<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Batuhan Ersun arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/batuhan-ersun/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/batuhan-ersun/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 24 Jan 2020 09:04:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Batuhan Ersun arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/batuhan-ersun/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8220;Türkiye’de Açık Veri Konusunda İşbirliği Artmalı“</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/24/turkiyede-acik-veri-konusunda-isbirligi-artmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Jan 2020 09:04:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İzlemedeyiz Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[açık veri zirvesi]]></category>
		<category><![CDATA[Batuhan Ersun]]></category>
		<category><![CDATA[Bilge Narin]]></category>
		<category><![CDATA[Doğruluk Payı]]></category>
		<category><![CDATA[orhan şener]]></category>
		<category><![CDATA[Pınar Dağ]]></category>
		<category><![CDATA[veri gazeteciliği]]></category>
		<category><![CDATA[Veri Kaynağı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=47283</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzlemedeyiz Derneği tarafından düzenlenen Açık Veri Zirvesi'nde sivil toplum, akademi, özel sektör, basın ve yerel yönetim temsilcileri kendi alanlarında veriyi kullanma deneyimlerini paylaştı. Türkiye’de açık veriye ulaşılmadaki engeller konusunda değerlendirmelerin yapıldığı ve katılımcılar arasında ortak bir zemin yaratılmasına fırsat sunan zirvede, açık veri konusunda sektörler arasında işbirliği ihtiyacına işaret edildi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/24/turkiyede-acik-veri-konusunda-isbirligi-artmali/">&#8220;Türkiye’de Açık Veri Konusunda İşbirliği Artmalı“</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Doğruluk Payı ve Veri Kaynağı çalışmaları ile bilinen İzlemedeyiz Derneği’nin Yönetim Kurulu Başkanı Batuhan Ersun kurum olarak Açık Veri Zirvesi&#8217;ni düzenlemedeki temel motivasyonlarının, farklı paydaş ve sektörleri dâhil ederek, ilerleyen yıllarda açık veri alanında bir habitat yaratmak olarak özetledi.</span><span style="font-weight: 400;"> İzlemedeyiz Derneği&#8217;nin aktif olarak 5 yıldır bu alanda çalıştığını belirten Ersun, &#8220;Bu zirvede özel sektör, yerel yönetim ve akademiden bu alanda çalışan katılımcıları bir araya getirdik. Birçok büyükşehir belediyesinden yetkilileri, yerelden kent konseyi katılımcıları, veri konusunda yüksek lisans ve doktora yapan kişileri de dâhil ettik” dedi. </span><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de veri alanında en iyi ve düzenli şekilde çalışan kesimin veri gazeteciliği olduğunu belirten Ersun, yerel yönetimlerin açık veriyi kullanarak şeffaflık yaratmalarını önemsedikleri için zirveye &#8221;Yerel Yönetimler ve Açık Veri Kullanımı” oturumunu dahil ettiklerini ifade etti. Özel sektör temsilcilerinin zirveye dâhil etmeyi çok önemsediklerini, ilerleyen yıllarda özel sektörün de açık veri üreten kurumlar olarak katılacağı zirveler düzenleyeceklerini de ekleyen Ersun, “Her sektör, açık veri üzerinden birbiriyle konuşabilsin istedik. Bu bir başlangıç” dedi.</span></p>
<p><strong>İklim Krizi Çalışmalarına Destek Çağrısı</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-47310 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/EOymPTJXkAE9jKS-640x320.jpg" alt="" width="362" height="181" />Kadir Has Üniversitesi Öğretim üyesi Doç. Dr. Pınar Dağ da zirveyle ilgili olarak, “Türkiye’de açık veri konusunda iş birliği yapılması gerekiyor; bu nedenle buraya katılan kişilerin işbirliği yapmaları çok önemli. Ayrıca,  yapılan projelere destek verilmesine ihtiyaç var. Bir de, açık lisanslara önem verilmesi ve açık verilerin daha fazla açık lisans alması gerekiyor” dedi.</span><span style="font-weight: 400;"> Pınar Dağ, “Açık Veri Üzerine Notlar” başlıklı konuşmasında “Sera Gazı Emisyonlarının Azaltılması İçin Politika Üretme ve Açık Veri  Tabanı Oluşturarak Kamuoyunu Etkileme” adlı projeyi, sivil ve bağımsız kişilerin desteği ile hayata geçirmeyi umduğunu ifade etti. Projenin sera gazının nasıl azaltılacağı ve politikacıların nasıl ikna edileceği sorusuna yanıt olacak şekilde, bir veri tabanı oluşturmayı hedeflediklerini belirten Dağ, destek ve  işbirliği çağrısı yaptı. Herkesi “Çevre ve Açık Veri” konulu açık veri gününe davet eden Pınar Dağ, </span><span style="font-weight: 400;">açık verilerin geniş kapsamlı sivil katılım sağlamadığına işaret ederek, “Kurumlarda iyi veri okur-yazarlarına ihtiyaç var. Veri okur-yazarlığı Sıfır Hipotezi ile doğrudan ilişkili.” dedi. </span></p>
<p><b>Açık Verinin Yerel Yönetime Katkısı </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> <img decoding="async" class=" wp-image-47311 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/EOyzsnTWsAAkYPR-640x320.jpg" alt="" width="386" height="193" />“Yerel Yönetimler ve Açık Veri Kullanımı” başlıklı oturumda konuşan Argüden Yönetişim Akademisi’nden İnan İzci, verilerin vatandaş için faydalı alanlarda yoğunlaşması, vatandaşın hayatındaki karşılığının bulunması gerektiğini düşündüğünü belirterek, uygulamada açığı kapatabilmek için iyi yönetişimi ölçebilecek şekilde geliştirdikleri Belediye Yönetim Karnesi’nden bahsetti. Bu karnenin, veriyi kullanarak, bütünsel bakış sağlayan bir metodu, yerele uyarladığını söylenen İzci,  ayrıca yerelde doğrudan bireylerin ihtiyaç ve durumlarını tespit edebilmek amacıyla, açık verinin kullanılmasıyla “vatandaş bütçesi” ve “vatandaş karinesi” adlı iki yeni göstergeye daha ihtiyaç olduğuna inandığını belirtti.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">TESEV’den Dr. Bürge Elvan Erginli konuşmasında, yürüttükleri Kent 95 projesinden ve açık veri ile projenin eksikliklerinin giderilerek genişletilebileceğinden bahsetti. Kent 95 projesinin amacının, mahallelerin yaş ve yoksulluk haritaları üzerinden belediyelerin verdiği hizmetleri doğru yerde sunup sunmadıklarını göstermek olduğunu söylenen Erginli, TÜİK’in 2012 yılından bu yana ilçe ve mahalle ölçeğinde verilerinin çok kısıtlı olduğunu ve mevcut verinin de açık veri olmadığından bahsetti. Erginli, Kent 95 kapsamında toplayabildikleri verileri dileyen kişilerle paylaşmak istediklerini söyledi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">IDEMA’dan Evren Aydoğan ise konuşmasında, açık verinin nasıl kullanacağı ve açık veriyi daha iyi kullanmanın- açık veriyi demokratikleştirmenin neden gerekli olduğu sorusuna odaklandı.  İkinci soruya sosyal politikalar açısından yaklaşan Aydoğan’a göre, belediyelerin sosyal yardım politikalarına açık veri ile ulaşabilmek gerekiyor. Zira açık veri, yoksulluğu azaltmaya yarıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> “Açık veriyi kimler, nasıl ve hangi amaçla kullanıyor? Açık verinin konusu olan yoksullar, açık veriyi ne ölçüde kullanıyorlar?” sorularıyla, Zirve sırasında sıklıkla vurgulanan “verinin politik olduğu” tespitine değinen Aydoğan “Bizim derdimiz yoksulun o gün yemek alması mı? Yoksa yoksulluğu bitirmek mi?” diyerek, sorunun yanıtına göre açık veri kullanımının hangi amaca hizmet edeceğinin netleşeceğine dikkat çekti. </span></p>
<p><b>Türkiye’de Açık Veri Gazeteciliği    </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-47312 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/EOzZw29U0AAJctx-640x320.jpg" alt="" width="340" height="170" />Veri Gazeteciliği panelinde Orhan Şener, açık veri gazeteciliğinde söz ettikleri verinin dijital veri “big data” olduğunu vurgulayarak, bunun gazetecilikte kullanımından söz ettiklerini belirtti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">ABHV Üniversitesi’nden Bilge Narin, büyük verideki artış ve dijitalleşme sonucu kullanılan verideki artış sebebiyle yeni bir döneme girildiğini ve bunun ilk örneğini Wikileaks belgelerinde gördüklerini hatırlattı. Narin, veri gazeteciliğini “dağınık halde bulunan ve miktarca fazla olan, anlamlı ilişkileri olmayan verilerden bir anlam, anlamlı bir anlatı çıkartmak” olarak tanımlıyor ve bunun çeşitli yol ve araçları olduğunu söylüyor. Bilge Narin’in konuşmasında dikkat çektiği bir diğer nokta, veri gazeteciliğinin, resmi kaynaklara bağımlı bir gazetecilik türü olmaya başladığını savunması idi. Narin’e göre, “veri gazeteciliği kullanıcı türevli sıradan insanların kaynaklarına dokunan kaynaklarla beslenmeli”; bunu sağlamak için ise “veri okur-yazarlığı şart  ve açık veri politikaları desteklenmeli”. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Doğruluk Payı’ndan Koray Kaplıca ise açık veri gazeteciliğini siyaset bilimi ekseninden değerlendirerek, 2014 yılında “ hakikat sonrası- post-truth” kelimesinin yılın kelimesi seçildiğini hatırlattı ve yeni sağ ile popülizmin yükseldiği siyasi iklimde siyasetçilerin olguyu değil algıyı kullandıklarına değindi. Kaplıca’a göre, olgunun geri plana alındığı bu süreçte, yanlış bilgiyi hızlandırıcı etkisi nedeniyle, sosyal medya da bundan sorumlu tutulabilir.   </span></p>
<p><b>Türkiye’de Verinin İyi Kullanıldığı Kurumlar   </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Açık Veri Zirvesi’nin son oturumunda, Türkiye’de veriyi iyi kullanan Veri Kaynağı, Teyit.org, İhtiyaç Haritası, IDEMA, KAOS-GL ve Socrates Dergi temsilcilerinin katıldığı Show and Tell paneli yapıldı. </span><span style="font-weight: 400;">Veri Kaynağı editörü Cemre Ünaldı, “Sorun, verinin yokluğunun ötesinde, var olan verinin anlaşılır olmaması veya açık olamamasıydı. Biz, verileri herkesin anlayabileceği şekilde yaygınlaştırmaya çalıştık.” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-47313 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/EOzx_PqWoAAxVEd-640x320.jpg" alt="" width="406" height="203" />Teyit.org editörü Nilgün Yılmaz, siyasilerden değil dijital ve konvansiyonel medyadan adlıkları ihbarların üzerinde çalıştıklarını ve tüm kaynakları şeffaf, bağımsız bir kuruluş olduklarını vurguladı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İhtiyaç Haritası’ndan Esra Aslan, üyelik sistemi ile işleyen İhtiyaç Haritası’nın gerçek ihtiyaç sahibi ve ihtiyacı gerçekten karşılayacak kişiyi tespit ettiği bir veri sistemi yarattığından bahsetti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">KAOS GL derneğinden Yıldız Tar konuşmasında,  kamu kuruluşlarının görmezden geldiği bir alan olan LGBTİ+üyelerinin, en çok suça maruz kalan grup üyeleri olmasına rağmen, bunun verisinin bulunmayışından hareketle, kendi kullanımları için bir veri tabanı oluşturduklarını belirtti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Zirveyle ilgili geniş bilgi için <a href="http://www.acikverizirvesi.com/" target="_blank" rel="noopener">tıklayınız. </a></span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/24/turkiyede-acik-veri-konusunda-isbirligi-artmali/">&#8220;Türkiye’de Açık Veri Konusunda İşbirliği Artmalı“</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gençlik STK’ları değerlendiriyor: Gençlerin sivil katılımı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2016/07/31/genclik-stklari-degerlendiriyor-genclerin-sivil-katilimi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bahar Kılınç]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 31 Jul 2016 13:42:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Başak Tuğsavul]]></category>
		<category><![CDATA[Batuhan Ersun]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal İşler Departmanı]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[Gençlik Bilgi Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik servisleri merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Gençlik Sivil Katılımı Dünya Raporu]]></category>
		<category><![CDATA[Görkem Özer Bağcı]]></category>
		<category><![CDATA[ortak gelecek için diyalog derneği]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum Gönüllüleri Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Yunus Emre Benli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=14265</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal İşler Departmanı (UN DESA) bu hafta Gençlik Sivil Katılımı Dünya Raporu’nu yayınladı. Raporun ortaya koyduğu verileri Gençlik STK’larıyla tartıştık. Toplum Gönüllüleri Vakfı, Gençlik Bilgi Merkezi, Ortak Gelecek için Diyalog Derneği ve Gençlik Servisleri Merkezi Sivil Sayfalar’a değerlendirmelerini sundu. Toplum Gönüllüleri Vakfı: Farklı gençlik gruplarının maruz kaldığı sorunlar da gencin içinde [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/07/31/genclik-stklari-degerlendiriyor-genclerin-sivil-katilimi/">Gençlik STK’ları değerlendiriyor: Gençlerin sivil katılımı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal İşler Departmanı (UN DESA) bu hafta Gençlik Sivil Katılımı Dünya Raporu’nu yayınladı. Raporun ortaya koyduğu verileri Gençlik STK’larıyla tartıştık. Toplum Gönüllüleri Vakfı, Gençlik Bilgi Merkezi, Ortak Gelecek için Diyalog Derneği ve Gençlik Servisleri Merkezi Sivil Sayfalar’a değerlendirmelerini sundu.</strong><span id="more-14265"></span></p>
<h4><strong>Toplum Gönüllüleri Vakfı: Farklı gençlik gruplarının maruz kaldığı sorunlar da gencin içinde bulunduğu toplumsal konum özelinde değişiyor</strong></h4>
<p><em>Başak Tuğsavul: </em>Rapor özetinden yola çıkarak söyleyebilirim ki, yapılan tespitlerin önemli bir kısmı bizim de çalışmalarımızda ortaya çıkan konular. Örneğin staj sürecinin gençlerin bir sürü haktan yoksun bir şekilde işletilmesini, iş sürecinin bir parçası değil, gönüllü bir faaliyet olarak düşünülmesini önemli bir sorun olarak görüyoruz.</p>
<p>Yine rapor özetinden yola çıkarsak bu genellemelerin cinsiyet, etnik köken, haklarından sürekli olarak mahrum bırakılan diğer tüm kategorideki gençler için kırılımlarından bahsetmek de iyi olur diye düşünüyoruz. Farklı gençlik gruplarının maruz kaldığı sorunlar da gencin içinde bulunduğu toplumsal konum özelinde değişiyor.</p>
<h4><strong>Gençlik Bilgi Merkezi: Gençler karar alamıyor ve aldıkları kararı uygulayamıyor</strong></h4>
<p><em>Yunus Emre Benli: </em>Mevcut dünya sistemi içinde hala en büyük sorunumuz kutuplaşmış dünya ve bu dünyadaki devlet sistemlerinin ve yönetimlerinin kendi ülkelerinde yaşayan gençlerin yaşadığı istihdam ve eğitim sorunu gençlerin katılımı sürecinde çözmüyor oluşu durumudur. Gençlerin kendi yerellerinde ki katılımı sürecindeki alınan kararlar olsa dahi bu durum karar alıcılar tarafından uygulanmıyor ya da bu süreç uygulanma safhası için dahi alan oluşturulmuyor.</p>
<p>Gençlerin siyasal katılımı süreci 1. Dünya ülkeleri için iyi bir durum sürecinde görünürken bu durum 3. Dünya ülkelerinde  mevcut yaşanan gençlik sorunları bağımlılık ile mücadele üzerine kurgulanmış durumdadır. Bu kurgulanmış durum var 3. Dünya ülke düzeylerinde diğer gençlik sorunlarının tanınması ve çözülmesi sürecine ket vurulmuş şekilde gerçekleştirilmektedir. Oysaki var olan gençlik sorunları bütün şartlarda eşit olarak tanınmalı ve çözüm yolları sürecin ve yaşanan krizin önceliğine göre oluşturulmalıdır. Görünürdeki gençlik sorunları için çalışan ve aktif olarak gençlerin katılımını ve ortak çözüm önerileri kapsamında politika önermelerini savunan gençlik STK ve grupları oluşturdukları hak temelli platformlar sürecinde bürokrasi engeli kat ve kat daha da artmaktadır. Keza mevcut sistem yine gençlik katılımını tam anlamıyla tanımaz iken. tanınan belirli gençlik politikaları önermeleri belirli yerel, ulusal ve uluslararası mekanizmalar tarafından  sınırlandırılmaktadır.</p>
<p>Geçtiğimiz yıllar içinde siyasal katılımın yanındaki en büyük engel süreçlerinden biri de gençlerin kendi girişimlerini gerçekleştirememeleri, gerçekleştirebilseler dahi kaynak yönetimi krizlerinden dolayı bu girişimi interaktif olarak sürdürülebilir hale dönüştürümemeleri durumudur. Tabii ki de var olan gençlik girişimlerinin sürdürülebilir olmamasının nedeni sadece yaşadıkları kaynak bulma sorunu değil, bunun yanında var olan girişimlerini nasıl bir sürdürülebilir modele dönüştürübilecekleri konusundaki yetersiz bilgilenme ve bilgilendirilme araçlarının yetersizliğidir. Bu sürecin en büyük süreci eko-sistem içinde oluşturulubalecek gençlerin kendi girişimlerine rahatlıkla kaynak bulabilecekleri kamu sermayesi tarafından desteklenerek mevcut sistem içinde simülayon programları oluşturularak öğrenme süreçlerinin hızlandırılması ve kapasite gelişim süreçlerini daha iyi birer gençlik girişim modellerine dönüşmelerini sağlayacaktır.</p>
<p>Sürecinde kendi içindeki bu denli sorunların bilinirliği yine gençler tarafından çözüm yolları bulunsa dahi uygulama sürecindeki sınırlamaların olması durumunu çözebilecek şey ‘’dönüşüm’’dür. Bu dönüşüm ancak mevcut yerel , ulusal ve uluslararası mekanizmaların gençler için yine gençlerle alacakları ve uygulayacaları kararlar da gençleri bu çözüm süreçlerine tam anlamıyla dahil etmesi ve bu dahiliyet çerçevesinde gençlerin mutlak fırsat eşitliği, toplumsal cinsiyet , toplumsal barış kavramları gözetileireke sosyal çözümlemedeki mevcut tek güç birliği ve oy birliği gençler için gençlerin aktif katılımıyla gerçekleştirilmelidir.</p>
<h4><strong>Ortak Gelecek İçin Diyalog Derneği:</strong><strong> Türkiye&#8217;de gençlerin siyasi katılımı klasik şekillerden giderecek uzaklaşacak</strong></h4>
<p><em>Batuhan Ersun: </em>BM Gençlik Sivil Katılımı Dünya Raporu&#8217;nun siyasi katılım kısmında da ön plana çıktığı üzere, dünya çapında gençler arasında klasik yöntemler ile siyasi katılım oranları düşüyor. Gençler arasında seçime katılım oranları ülkemizde çok geçerli olmasa da, dünyada bir düşüş ivmesinde. Siyasete katılımın alternatif yolları her zamankinden daha fazla ön plana çıkıyor ve bu konuda çalışmalar yürüten derneğimize de ciddi bir mesaj olarak görüyoruz bu durumu. Sosyal medyanın ve web tabanlı araçların önemi hakkındaki düşüncelerimizi ve çalışmalarımızı BM raporu da teyit ediyor bir nevi. Türkiye&#8217;de de gençlerin siyasi katılımının klasik şekillerden giderecek uzaklaşacağını söyleyebilirim.</p>
<h4><strong>Gençlik Servisleri Merkezi: Toplumsal süreçleri kendine dert edinen gençler farklı siyasal çizgiler oluşturmaya başlıyorlar ancak bu yeni alternatif; siyasiler tarafından ya baltalanıyor, ya da gençler hak etmedikleri şekilde itham ediliyorlar</strong></h4>
<p><em>Görkem Özer Bağcı: </em><strong>Genç işsizliği;,</strong> istatistiksel olarak yönetim erki tarafından çok dile getirilmese de raporda da belirtildiği gibi oldukça önemli bir sorun ve her geçen sene artıyor. Hatta bunun ötesinde istihdam alanına gençlerin görece daha geç katılabilmeleri yani meslek sahibi olabilmeleri için girişimlerde bulunma süreçlerini biraz daha öteleyebilmek için, eğitim hayatı önemli bir araç. Bir çok genç, artan işsizlik sebebiyle master, doktora, yada diğer Erasmus+ programlarına yöneliyor. Türkiye’de liselerin 4 yıla çıkartılması da aslında bu durumla ilgili.</p>
<p>Staja yönelme konusu çok gerçekçi gözükmüyor, istihdam süreçlerini atlatabilmek için gençler ulusal yada uluslararası bir çok değişim ve eğitim programlarına yöneliyorlar. Gençlik girişimciliğinin desteklenmesi ise tam bir fiyasko Türkiye için. Eğitim hayatı ile, pazarın beklentileri çoğu zaman birbirini karşılamıyor. Dünya trendlerinin takip edilmesi, yeniliklerin teknik ve bilimsel altyapılarının gençlere kazandırılması ve bununla birlikte evrensel değerlerin gençlere benimsetilmesi maalesef eğitim hayatının özünde bulunan noktalar değil. Üniversitelerde gerçek “üniversite” eğitimi verilmediği için, girişimciliği destekleyecek akademik, teorik, uygulama becerileri eksik kalıyor, bunun üstünde pazarın beklentileri ile Türkiye’nin sahip olduğu genç sosyal sermaye birbirine uyuşmayınca verilen destekler anlamlı sonuçlara dönüşmüyor.Türkiye olarak her geçen gün girişimcilik ve eğitim hayatında Dünya standartlarını karşılamaktan daha da uzaklaşıyoruz.</p>
<p>İşverenlerin gençlerin bu çaresizliklerinden faydalandıkları ise bir gerçek. Bir çok değerli genç beyin ucuz işgücü piyasasında harcanıyor. En basit haliyle, “bu işi isteyen sırada binlerce insan var, bu maaşa yaparsan yap, yapmasan gidersen nasılsa birini bulurum” fikri işverenlerin çok sık takındığı bir tavır.</p>
<p><strong>Siyasal Katılım</strong></p>
<p>Raporda siyasal katılımın sadece oy vermek ve seçimlere girmek olarak özetlenmesi siyasal katılım açısından biraz eksik kalmış. Siyasi partiler genç yöneticileri, temsilcileri belirleme de halen eksikler. Gençler halen “çocuktur, beceremez” düşüncesiyle ele alınıyor. Gençlerin beklentilerini, ihtiyaçlarını karşılayacak ve onların sesi olacak bir siyasi hareket Türkiye’de bulunmuyor. Gençler hali hazırda var olan siyasal hareketlere göre tekrar formüle edilmeye çalışılıyor, yani her siyasi hareket gençlerin olduğu gibi kabul etmekten öte, kendi siyasal profilini yaratmaya çalışıyor. Bu süreçlere katılmak istemeyen ancak gene de söyleyecek sözü bulunan, toplumsal süreçleri kendine dert edinen gençler farklı siyasal çizgiler oluşturmaya başlıyorlar ancak bu yeni alternatif siyasiler tarafından ya baltalanıyor, yada gençler hak etmedikleri şekilde itham ediliyorlar. Gezi Parkı süreci bu durumun en önemli ve doğru özetidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>En önemlisi,Türkiye’de gençlerin politika düzeyinde sorunlarını ve haklarını temsil edecek bir geniş kapsamlı bir yapı bulunmuyor. Gençlerin politika yapım süreçlerine katılabilecekleri büyük, kapsamlı,ideolojiler üstü,  bir sivil üst yapı bulunmuyor. Bazı girişimler var olmakla birlikte (Gençlik Örgütleri Forumu gibi, www.genchakli.org), bu yapılar şu an yönetim erki tarafından tanınmıyor ve gençlik politikalarının oluşturulmasında danışmanlık rolü üstlenecek sivil yapılar olarak görülmüyorlar.</p>
<p>Siberaktivizm ise, şu an Türkiye için oldukça yeni bir kavram. Siber alem şu an bir çok genç için kendini ifade etme,bilgi edinme ve sosyalleşme alanı olarak gözüküyor. Ancak yönetim erki, siber alemin gücünü yeni yeni keşfetmeye başladı ve gençlerin neyi, neden, nerede paylaştığını ve ne tür gençlerin bu paylaşımları yaptığını kestiremediği durumlarda, gençleri anlamaya çalışmak yerine, siber alemin kısıtlanması yoluna gidiyor. Yani Türkiye’nin belki 30 yılı aşkın hastalığı olan “her yeni hükümetin kendi gençlik profilini yaratma” çabası siber alemde de kendini gösteriyor.</p>
<p><strong>Toplumsal Katılım konusunda ise</strong>, bir çok genç özellikle sosyal, fiziksel, coğrafi engelleri olanlar bu süreçlerden uzak kalıyorlar. Gönüllülük, barış inşası ve spor etkinliklerinin içerikleri gerek sivil gerekse kamu tarafından her gence hitap edecek ve katılımı garantileyecek şekilde düzenlenmiyor. Toplumsal katılım süreçleri “yaşlıların söylediği ve gençlerin yaptığı” bir mantık üzerine kurulu. Süreçlerin nasıl yönetilmesi gerektiği, nerede, hangi şartlarda hangi stratejiyle yürütülmesi gerektiğine dair gençlerin gene fikirleri alınmıyor. Dil, din, ırk, etnik köken, cinsiyet, cinsel yönelimi farklı olan, fiziki-coğrafi-sosyal engelleri bulunan gençler, o anki siyasi erkin topluma bakış açısına göre çoğu zaman yok sayılıyorlar. Özellikle toplumsal cinsiyet süreçleri toplumsal katılım konusunda gençleri derinden etkiliyor.Toplumsal katılım halen boş zamanların değerlendirilmesi ya da boş zaman aktiviteleri olarak görülüyor. Bu gerek kamuya ait yada sivil yapıların oluşturduğu gençlik merkezlerinde görebilirsiniz. Yani toplumsal katılımı bir etkinliğe aktif katılım olarak görmemek gerek, gençlerin içinde yaşadıkları topluma ne verebildiği ve bu süreçte kendileri ne kazanıyor buna bakmak gerek.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/07/31/genclik-stklari-degerlendiriyor-genclerin-sivil-katilimi/">Gençlik STK’ları değerlendiriyor: Gençlerin sivil katılımı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
