<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>batuhan aydagül arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/batuhan-aydagul/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/batuhan-aydagul/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 28 Feb 2024 10:02:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>batuhan aydagül arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/batuhan-aydagul/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Belediyelerin Eğitimde Daha Etkin Olması Mümkün Mü?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/07/belediyelerin-egitimde-daha-etkin-olmasi-mumkun-mu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Mar 2019 10:44:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[batuhan aydagül]]></category>
		<category><![CDATA[DİERG]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Eğitimi İzleme ve Reform Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Reformu Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[ERG]]></category>
		<category><![CDATA[ilke derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=36022</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yerel yönetimlerin eğitim alanında meslek ve beceri kurslarının dışında neler yapabileceklerini konuştuğumuz STK temsilcileri, belediyelerin eğitimde yeterince rolü olamadığını belirtiyor. Peki ‘kapsayıcı eğitimi’ savunan ve gerçekleştiren belediyecilik uzak ihtimal mi?</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/07/belediyelerin-egitimde-daha-etkin-olmasi-mumkun-mu/">Belediyelerin Eğitimde Daha Etkin Olması Mümkün Mü?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">“Nasıl Bir Yerel Yönetim” dosyamızın; eğitim başlığında değerlendirmelerde bulunan Eğitim Reformu Girişimi (ERG) Direktörü Batuhan Aydagül, Türkiye’de mevcut kanunlar çerçevesinde belediyelerin eğitimde fazla rolü olmadığının altını çiziyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-36057 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/183154-640x320.jpg" alt="" width="384" height="192" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/183154-640x320.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/183154.jpg 880w" sizes="(max-width: 384px) 100vw, 384px" /></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">‘’Yerel yönetimlerin, kendi sınırlarında bulunan okulların yapımı, tadilatı, temizliği ve güvenliğinin sağlanması noktasında çok daha fazla rol alması gerektiğini düşünüyorum. Belki dezavantajları da olabilir ama tartışılmalı’’ diyen Aydagül, bu yolla okul-mahalle, okul-ilçe arasındaki bağların güçleneceğini savunuyor. Aydagül’e göre fiziksel ihtiyaçların belediyeler tarafından görülmesinin, vatandaşın hesap soracağı bir mekanizma oluşturmak adına önemi var. ‘’Çünkü vatandaş devletten hesap soramıyor. Ama belediye başkanı vatandaşı memnun etmediği zaman aynı partiden olsa bile seçilme ihtimali azalabiliyor’’ diyen ERG direktörü, belediyelerin ayrıca ders dışı etkinlik ve eğitimlerde de ciddi rol alabileceğini hatırlatıyor ve ekliyor: ‘’Ders dışı etkinliklerde ve kulüplerde, yetenek ve beceri odaklı eğitimlerde belediyeler çok ciddi rol oynayabilir, katma değer sağlayabilirler. Mesela, belediyelerin spor için yaptığı yatırımlarla okulların ihtiyaçlarını karşılaması ya da okuldaki spor mekanının ilçede mahallede yaşayan gençler ihtiyaçlarını karşılamasının konuşulması lazım.’’</span></p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-36056 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/okullarda-ders-disi-etkinliklerin-islevleri-640x350.png" alt="" width="426" height="233" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/okullarda-ders-disi-etkinliklerin-islevleri-640x350.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/okullarda-ders-disi-etkinliklerin-islevleri.png 1000w" sizes="(max-width: 426px) 100vw, 426px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İLKE Derneği’nden Hamit Kardaş da benzer görüşte. ‘’Eğitimin belediyelere bakan yönünün yani mesleki eğitim veya kişisel eğitim gibi hizmetlerin daha sistematik ve ulaşılabilir olması gerekiyor’’ diye konuşan Kardaş, eğitimin temel sorunlarının her şehirde aynı olduğunu hatırlatıyor.</span></p>
<p><b>STK-Belediye İşbirliği Ne Kadar Mümkün? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eğitim Reformu Girişimi Direktörü Batuhan Aydagül, sınırları içinde bulundukları Beyoğlu Belediyesi’nin çalışmaları hakkında şunları söylüyor: ‘’Beyoğlu Belediyesi ile kurum olarak bir ilişkimiz yok. Hiç ilişki kurmayı denemedik. Yapmış oldukları iki projeden haberdarım. Birincisi her belediyenin çalışma faaliyetleri arasında olan; genç ve yetişkin nüfusa yönelik meslek edindirme kursları olan İSMEK’ler. Diğeri ise Beyoğlu Belediyesi ile Bernard Van Leer Vakfı’nın ortaklaşa hayata geçirdiği ‘Bilinçli Aile Sağlıklı Nesiller’ projesi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İLKE Derneği’nden Hamit Kardaş ise sınırları dahilinde bulundukları Üsküdar Belediyesi ile işbirliği içerisinde olmadıklarını ancak bilgi alışverişi amaçlı ziyaretlerde olumlu karşılandıklarını, 2019 yılı için belediyeyle işbirliği içinde olmayı planladıklarını kaydediyor.</span></p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-36054 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/headline-640x320.jpg" alt="" width="440" height="220" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/headline-640x320.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/headline.jpg 660w" sizes="(max-width: 440px) 100vw, 440px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aynı soruyu yönelttiğimiz Başka Bir Okul Mümkün Derneği Ayvalık’taki durum hakkında pek iç açıcı konuşmuyor: ‘’Belediye ile yaptığımız görüşmeler, yaptığımız işin çok değerli olduğu, çocuk hakları ve eğitime belediye olarak büyük önem verdikleri, talep ve önerilerimizi samimiyetle değerlendireceklerini söyleyen fakat bir çoğu hiç gerçekleşmeyen sözlerle dolu görüşmeler olarak sürmekte.’’</span></p>
<p><b> ‘’Seçmenler Doğru Kararı Verebilmeli’’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Diyarbakır Eğitimi İzleme ve Reform Girişimi (DİERG), erken dönem çocukluk eğitiminden yaşam boyu öğrenmeye dek eğitim öğretimin her kademesiyle, kanıta dayalı veriler ışığında ilgilenen, aynı zamanda öğretmenlerin yaşadıkları atama süreçlerini de takip eden bir sivil toplum kuruluşu. Merkezi Diyarbakır’da bulunan DİERG Direktörü Aziz Yağan, Diyarbakır Belediyesi’nin eğitim alanında yaptığı çalışmalardan Sümerpark, Cegerxwin Kültür Merkezi ve Aram Tigran Konservatuarı’nda yurttaşlara onlarca yıldır eğitimler verdiğinden söz ediyor. ‘’Bu eğitimlere epey bir rağbet olduğunu biliyoruz ancak eğitimlerdeki faaliyetlerin türü, çeşitliliği, katılımcı sayısı, eğitmenlerin sayısı ve niteliği, hizmetlerin verimliliği ile ilgili verilere sahip değiliz’’ diyen Yağan, yaklaşan yerel seçimleri anımsatarak ‘’Seçmenler eğitim hizmetlerini zenginleştirecek, yaygınlaştıracak, sürekli güncelleyecek eğitim politikalarına göre de başkan adaylarını ve ekiplerini ciddiyetle değerlendirmelidir’’ diyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yağan, Diyarbakır’daki ilçe belediyelerinin eğitim alanındaki çalışmalarını şöyle anlatıyor: ‘’Kayapınar, Sur, Yenişehir ve Bağlar belediyelerinin web sayfalarını incelediğinizde yapılan ya da planlanan faaliyetler hakkında bilgilere, dökümlere rastlanmıyor ancak etkinlikler sayfalarından izlenebildiği kadarıyla sosyal projeler, öğrencilere okul sonrası ders desteği, spor, kültür ve sanat içerikli kurs ve etkinlikler devam ediyor. Henüz objektif olarak bu faaliyetleri izlemeye, değerlendirmeye başlamadık.’’</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ebeveynlere bir önerisi de olan Yağan, ‘’Aileler mevcut yerel yönetimlerin ve yönetime aday olanların eğitim, sosyal, kültürel ve sportif hizmetlerini, projelerini seçmen olmayan çocuklarıyla tartışmalı. Onların beklentilerini, görüşlerini, eleştirilerini duymalı. Oylarını kullanırken tercih edecekleri adayın çocuklarının gelişimine uygun vaatlerde bulunması gibi kriterlere sahip olmalı’’ diyor.</span></p>
<p><b>‘’Belediyeler Çocuk Odaklı Düşünmüyor’’</b></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-36053 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/doga_kesfi-640x427.jpg" alt="" width="411" height="274" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/doga_kesfi-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/doga_kesfi-1280x854.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/doga_kesfi-1024x683.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/doga_kesfi.jpg 1500w" sizes="auto, (max-width: 411px) 100vw, 411px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">BBOM’dan Levent Kahraman’a göre ‘’Yapılabilecek birçok proje, çalışma ve işbirliği fırsatı bulunmasına rağmen gerçekleşemiyor.’’ Belediyelerin çocuk odaklı bir yönetim anlayışına sahip olmadığını kaydeden Kahraman, ‘’Türkiye’nin en büyük tabiat parkına sahip kentimizde çocukların doğada olabilecekleri, eğitimlerini doğada yapabilecekleri bir alan bulunmamakta. Betonlar içinde sıkıştırılmış çocukların doğadan öğrenmeye ihtiyaçları var’’ diye konuşuyor. Yerel yönetimden beklentilerini sıralayan Kahraman, ‘’Alternatif ve eğitim dostu bir belediyenin öncelikle bu alanda yer alan eğitimci ve çocukları dinlemesi, talep ve önerilerine kulak vermesi gerekir’’ diyor ve ekliyor: ‘’Belediye sınırları içinde eğitim için ayrılmış alanların bulunması ve bunların kamuya açık ücretsiz bir şekilde kullandırılması gerekir.’’</span></p>
<p><b>Umut Vaat Eden Yerel Yönetim Örnekleri</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">BBOM’dan Levent Kahraman eğitim alanında yenilikçi hizmetler sunmaya çalışan yerel yönetim örneklerini şöyle aktarıyor: ‘’Seferihisar Belediyesinin kurduğu Çocuk Meclisi ve Doğa Okulu, Tarsus Büyükşehir Belediyesinin kurduğu Tarsus Orman Okulu, Kocaeli Belediyesi’nin kurduğu Ormanya Doğa Okulu ve Eskişehir Tepebaşı Belediyesinin kurduğu Yaşam Köyü projesinin diğer belediyeler için örnek teşkil etmesinin diliyoruz.’’</span></p>
<p><b>Eğitim Uzmanları Başkan Olursa…</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Belediyeyi kurum olarak siz yönetiyor olsaydınız nasıl bir başkanlık performansı sergilerdiniz diye sorduğumuz STK temsilcileri farklı noktalara değiniyor. Aydagül bu soruyu şöyle yanıtlıyor: ‘’Temel hedef olarak eğitimi odağımıza koyar ve iyileştirilmesi için çalışma disiplinleri geliştirirdik. Katılımcılığı en üst seviyelerde tutardık. Yapılan her şeyde çevrenin ve vatandaşın korunmasını ve iyiliğini ön planda tutardık. Son olarak estetiğin önemini ekleyebilirim.’’ Kahraman ise ‘’BBOM ekibi belediye başkanı olsaydı öncelikle kent ile ilgili alınacak kararları çocukların da dahil olduğu katılımcı, barışçıl ve uzlaşmacı yönetişim sistemleri kurardı. Bu sayede daha yaşanabilir ve mutlu kentler yaratmaya başlardık’’ diye konuşuyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Sosyal Kooperatifçilik” alanında farkındalığı arttırmak için çalışan BBOM Derneği’ne göre yerel yönetimlerle sivil toplum arasındaki bağın gelişmesi için yapılabilecekler şunlar: ‘’Her belediyede sivil toplum ile ilişkiler bölümlerinin kurulması, STK’ların belediyeler ile ortak projelerde yer almasının teşvik edilmesi, sivil toplum örgütlerinin kapasitelerinin ve etkilerinin artırılması için proje, fon ve eğitim desteklerinin bulunması, bu konuda her belediyede bir kuluçka merkezi veya benzeri bir yapı kurulması, iyi örneklerin ve uygulamaların paylaşılması, Belediye çalışanlarının özellikle de başkan ve başkan yardımcılarının STK temsilcileri ile düzenli buluşmalar yapması ilk etapta düşünülebilecek yenilikler olabilir.’’ </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/07/belediyelerin-egitimde-daha-etkin-olmasi-mumkun-mu/">Belediyelerin Eğitimde Daha Etkin Olması Mümkün Mü?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gençlerin sesini dinlemek</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/01/02/genclerin-sesini-dinlemek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Semuhi Sinanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jan 2018 09:25:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[YADA]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[batuhan aydagül]]></category>
		<category><![CDATA[British Council]]></category>
		<category><![CDATA[DEMET LÜKÜSLÜ]]></category>
		<category><![CDATA[Ferhat Kentel]]></category>
		<category><![CDATA[GDN]]></category>
		<category><![CDATA[GELECEK DAHA NET]]></category>
		<category><![CDATA[HANSIN DOĞAN]]></category>
		<category><![CDATA[NEXT GENERATİON TÜRKİYE]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşama Dair Vakıf (YADA Foundation)]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sivilsayfalar.overteam.com/?p=22162</guid>

					<description><![CDATA[<p>Next Generation Türkiye araştırması, nitel ve nicel aşamaları, paydaş toplantılarıyla birlikte gençliğe dair kayda değer birçok bulguyu barındırıyor. Yaşama Dair Vakfı (YADA) ve Gelecek Daha Net (GDN) Gençlik Platformu işbirliği ile gerçekleştirdiği Next Generation Türkiye araştırması gençliğin gündelik hayatına, gelecek kaygılarına ve toplumsal konulara dönük değerlendirmelerine ışık tutuyor. Türkiye’deki gençlik çalışmalarının duayen isimlerinden Prof. Dr. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/01/02/genclerin-sesini-dinlemek/">Gençlerin sesini dinlemek</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Next Generation Türkiye araştırması, nitel ve nicel aşamaları, paydaş toplantılarıyla birlikte gençliğe dair kayda değer birçok bulguyu barındırıyor.</strong><span id="more-22162"></span></p>
<p><a href="http://tr.yada.org.tr/">Yaşama Dair Vakfı</a> (YADA) ve <a href="http://www.gelecekdaha.net/?lng=en" target="_blank" rel="noopener">Gelecek Daha Net</a> (GDN) Gençlik Platformu işbirliği ile gerçekleştirdiği <a href="https://www.britishcouncil.org.tr/nextgeneration/turkey" target="_blank" rel="noopener"><em>Next Generation Türkiye</em></a> araştırması gençliğin gündelik hayatına, gelecek kaygılarına ve toplumsal konulara dönük değerlendirmelerine ışık tutuyor.</p>
<p>Türkiye’deki gençlik çalışmalarının duayen isimlerinden <a href="http://core.sehir.edu.tr/Pages/kadro/ferhatkentel.aspx" target="_blank" rel="noopener">Prof. Dr. Ferhat Kentel</a> ve <a href="http://fenedebiyat.yeditepe.edu.tr/tr/sosyoloji/akademik-kadro/g-demet-lukuslu" target="_blank" rel="noopener">Doç. Dr. Demet Lüküslü’nün</a> akademik danışmanlığını yürüttüğü raporun çalışma grubundaysa “Türkiye’de eğitim politikaları” dendiğinde akla ilk gelen isimlerden <a href="http://batuhanaydagul.org/" target="_blank" rel="noopener">Batuhan Aydagül</a> ve kurumsal sosyal sorumluluk/girişimcilik konularında tecrübeleriyle tanınan <a href="https://tr.linkedin.com/in/hansin-dogan-273453107" target="_blank" rel="noopener">Hansın Doğan</a> gibi isimler bulunuyor.</p>
<h4>&#8220;Siyaset, pozitif tanımı itibariyle kendimiz kalarak birlikte yaşamanın yollarını aramak iken, gençler siyasete giderek daha pejoratif anlamlar atfediyorlar.&#8221;</h4>
<p><strong>Bazı Çarpıcı Detaylar</strong></p>
<p>12 şehirde gerçekleştirilen 2524 anket çalışması başta olmak üzere araştırma; nitel ve nicel aşamaları, paydaş toplantılarıyla birlikte kayda değer birçok bulguyu barındırıyor. Araştırmanın ana aksamı, gençliğin gündelik hayatlarında, sosyo-kültürel yaşamın çeşitli mecralarında tecrübe ettikleri gerilimler üzerine kurgulanmış. Bu gerilim alanlarının başındaysa aile geliyor. Güçlü gençlik politikalarının yokluğunda aile, gençler için en önemli destekleyici kurumlardan biri. Ama aynı zamanda gençler, aileleriyle doğrudan çatışmaya girmeden onlardan bağımsızlaşmaya da çabalıyor. Evlilik, bu anlamda gençlere “özgürlüğe giden bir yol” sunuyor.</p>
<p>Gençler, siyaset kavramının kendisine uzak olmasa da gençlerin siyasete katılımlarının düşük olduğu gözlemleniyor. Üstelik araştırmaya göre gençler, özellikle siyasi görüş farklılıklarının olduğu arkadaşlarıyla siyaset konuşmaktan bilinçli olarak kaçınıyorlar, çünkü hayatlarında böyle bir gerilimin yer almasını istemiyorlar. Siyaset, pozitif tanımı itibariyle kendimiz kalarak birlikte yaşamanın yollarını aramak iken, gençler siyasete giderek daha pejoratif anlamlar atfediyorlar.</p>
<h4>&#8220;&#8230;Gençlerin eğitime dönük algısında tedirgin edici bir sonuç ortaya çıkmış: Gençlerin yarısından fazlası, kişisel başarılarında eğitimden ziyade kişisel ilişkilerin ve bağlantıların önemli olduğunu düşünüyor. Türkiye’nin değişen ekonomi-politiğinde patronajın görünür biçimde yaygınlaştığı bu dönemde, dikey mobilitenin gittikçe zorlaştığını ve nepotizmin/ahbap-çavuş ilişkilerinin belirginleştiğini söylemek mümkün.&#8221;</h4>
<p>Gençlerin günlük olarak sıklıkla tercih ettikleri aktiviteler arasında arkadaşlar, akrabalar ve komşularla ev, kafe, restoran veya parklarda buluşmak ön plana çıkarken müze, sanat galerisi veya tarihi mekanları ziyaret etmek, konsere veya tiyatroya gitmek nadiren görülüyor. Yaygın kanının aksine, yüksek gelir grubundaki gençler arasında bu tür aktiviteler daha az revaçta. Bu Türkiye’deki kültür politikalarında yanlış giden bir şeylerin olduğunun en üzücü göstergelerinden.</p>
<p>Sanırım bunu söylemeye dahi gerek yok ama gençler eğitim sisteminden memnun değil. Özellikle de sınav sisteminden. 15 yıllık tek parti iktidarında kaç kere değiştirildiğini düşünecek olursanız bunda şaşılacak bir durum yok. Ancak bunun ötesinde, gençlerin eğitime dönük algısında tedirgin edici bir sonuç ortaya çıkmış: Gençlerin yarısından fazlası, kişisel başarılarında eğitimden ziyade kişisel ilişkilerin ve bağlantıların önemli olduğunu düşünüyor. Türkiye’nin değişen ekonomi-politiğinde patronajın görünür biçimde yaygınlaştığı bu dönemde, dikey mobilitenin gittikçe zorlaştığını ve nepotizmin/ahbap-çavuş ilişkilerinin belirginleştiğini söylemek mümkün.</p>
<p>Gençlik Türkiye’deki en önemli sorun olarak terörü görüyor (gençlerin neredeyse yarısı). Ancak raporda da ifade edildiği üzere, saha çalışması yoğun terör saldırılarının olduğu dönemin hemen ertesinde gerçekleştiği için araştırmanın zamanlaması sonucu etkilemiş olabilir. Günümüz şartlarında, istihdamın gençlerce daha öncelikli bir sorun olarak algılandığı kanaatindeyim. Türkiye’de genç işsizlik oranı yüzde 20 iken, gençlerin yüzde 26&#8217;sı <a href="https://en.wikipedia.org/wiki/NEET" target="_blank" rel="noopener">NEET</a> kategorisinde. Araştırma raporundaki en önemli bulgulardan biri, devletin özellikle NEET kategorisindeki gençleri politikalarında geri plana atması. Rapora göre, “14-24 yaş grubunun sadece yüzde 30&#8217;unu oluşturan eğitim gören gençler, gençlerin güçlenmesine ayrılan bütçenin yüzde 75&#8217;inden yararlanıyor. Çoğunluğu oluşturan eğitim görmeyen gençlerin söz konusu bütçedeki payı ise sadece yüzde 25&#8217;te kalıyor.” (s. 40)</p>
<p><strong>Bazı Keşkeler</strong></p>
<p>Raporda gençler, 18-30 yaş arası referansıyla tanımlanmış. Bu yaş aralığındaki çeşitliliğin farkındalığıyla çeşitli konularda kırılmalara yer verilmiş: 18-24, 25-30 yaş arası; kadın-erkek, öğrenci, çalışıyor, NEET vb. Ancak bazı can alıcı konularda yeteri kadar detaya inilmediği, sahadan esas ihtiyaç duyduğumuz bazı konularda yeteri kadar kırılmalara/kategorik ayrımlara yer verilmediğini düşünüyorum. Örneğin rapora göre Türkiye&#8217;deki gençlerin yüzde 39&#8217;u Türkiye&#8217;nin AB üyesi olmasını isterken, yüzde 32&#8217;si kararsız, yüzde 29&#8217;u da buna karşı çıkıyor. Fakat hangi gençlik hangi fikri benimsiyor? Mesela gelir durumu mu yahut ideolojik yönelim mi esas belirleyen bu konuda? Raporda gençlerin, kültürel anlamda kendilerini Orta Doğu&#8217;ya daha yakın gördüğü, coğrafi yakınlığından dolayı özellikle Türkiye&#8217;nin doğusunda yaşayan gençlerin böyle düşündüğü belirtilmiş. Bu “iki dünya arasındaki” kimlik bunalımı da çeşitli kırılmalara/kategorik ayrımlara yer verilerek daha detaylı işlenebilirdi belki.</p>
<p>Rapora göre en çok ayrımcılığa maruz kalan kimlikler, gayri-Müslimler, Suriyeli mülteciler ve LGBT bireyler. Bu topluluklar, gençliğin en az temasta bulunduğu toplumsal gruplar. Her ne kadar gençler, bu gruplarla temas etmeyi istediklerini belirtseler de “gündelik karşılaşmaların” ırkçılığı/yabancı düşmanlığını sonlandıracağı varsayımında bulunmak doğru değil. Zira, raporda da kısmen değinildiği üzere, bu karşılaşmalardaki iktidar ilişkilerini göz ardı etmemek gerekiyor. Dolayısıyla sadece “gündelik karşılaşmaları” artıracak politika önerileri, istenen etkiyi yaratmayacaktır.</p>
<p>Bir kurum olarak evliliğin gençlerin yaşantılarındaki önemini çok yerinde ve detaylı inceleyen rapor, bir aşama daha ileri gidip gençliğin genel olarak “duygusal / romantik yaşamlarındaki” dinamikleri de irdeleyebilirdi. Sosyo-ekonomik statü, ideolojik yönelim, lokasyon, etnik ve mezhepsel köken gibi konuların bu dinamiklere nasıl tesir ettiğini analiz etmek, gelecek çalışmalar için de faydalı olabilirdi.</p>
<p><em>Next Generation Türkiye </em>raporunun, geçmiş raporların ışığında belirli bir çerçeveyi takip ettiğini biliyorum. Hiç kuşkusuz araştırma soruları da önceden belirlenen tematik çerçeveler ekseninde seçilir. Ama rapor keşke gençlerin siyasi katılımlarının ötesinde ideolojik oryantasyonları, önemli alternatif ekonomik katılımlardan biri olan girişimciliğe dönük yaklaşımları, gençliğin radikalleşmesi gibi konuları da ele alsaydı; saygı duyulan gruplar arasında doktorlar, avukatlar, hakimler gibi daha çeşitli meslek gruplarına ve kurumlara güven sorularına da yer vermiş olsaydı demeden edemedim.</p>
<p>Sonuç olarak, <em>Next Generation </em>çalışması, Türkiye’deki gençlik çalışmalarında önemli bir açığı kapatıyor. Kapsamlı analitik çerçevesi ve özverili çalışmalar sonucu elde edilen bulgularıyla rapor, gençliğin gündelik yaşantısındaki gerilimleri gün ışığına çıkararak muhtemel gençlik politikalarına kılavuzluk etmeye aday. Araştırma ekibinin ve yürütücülerin emeklerine sağlık!</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/01/02/genclerin-sesini-dinlemek/">Gençlerin sesini dinlemek</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gençlerin hayatına onların ‘sesinden’ bakmak: Next Generation araştırması</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/21/genclerin-hayatina-onlarin-sesinden-bakmak-next-generation-arastirmasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emine Uçak]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Dec 2017 09:26:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[batuhan aydagül]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Reformu Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Erol Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Feyza Akınerdem]]></category>
		<category><![CDATA[Gelecek Daha Net Gençlik Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[next generation]]></category>
		<category><![CDATA[rapor]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşama Dair Vakıf (YADA Foundation)]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sivilsayfalar.overteam.com/?p=22944</guid>

					<description><![CDATA[<p>Next Generation Türkiye araştırması, gençlerin gündelik hayatını, gelecek kaygılarını ve toplumsal olaylara bakışını onların değerlendirmeleriyle yansıtıyor. Eğitimci yazar Erol Erdoğan, araştırma sonuçlarından; gençlerin spor ve kültür sanata ilgisizliğine karşılık sosyal medyaya olan yoğun ilgisini yorumlarken, bunun sebepleri arasında Türkiye’ye has bir durum olarak son yıllardaki toplumsal olaylar ve darbe girişiminin etkili olduğunu belirtiyor. Boğaziçi Üniversitesi’nden [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/21/genclerin-hayatina-onlarin-sesinden-bakmak-next-generation-arastirmasi/">Gençlerin hayatına onların ‘sesinden’ bakmak: Next Generation araştırması</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Next Generation Türkiye araştırması, gençlerin gündelik hayatını, gelecek kaygılarını ve toplumsal olaylara bakışını onların değerlendirmeleriyle yansıtıyor. Eğitimci yazar Erol Erdoğan, araştırma sonuçlarından; gençlerin spor ve kültür sanata ilgisizliğine karşılık sosyal medyaya olan yoğun ilgisini yorumlarken, bunun sebepleri arasında Türkiye’ye has bir durum olarak son yıllardaki toplumsal olaylar ve darbe girişiminin etkili olduğunu belirtiyor. Boğaziçi Üniversitesi’nden Feyza Akınerdem ise, gençlerin evliliği ‘bağımsızlık’ ve güvenlik açısından bir çıkış yolu olarak görmesini ise şöyle yorumluyor:  “Gençler ailelerinin normlarından ancak kendilerine ait bir aile kurarak çıkabileceklerini hayal ediyorlar ama bu da çok kısa bir tercih aralığı oluyor”</p>
<p>British Council’ın Yaşama Dair Vakıf (YADA) ve Gelecek Daha Net (GDN) Gençlik Platformu iş birlikleriyle gerçekleştirdiği <a href="https://www.britishcouncil.org.tr/nextgeneration/turkey" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Next Generation Türkiye</a> araştırmasında; 12 şehirde, 18-30 yaş arası 2 bin 524 gençle nitel ve nicel görüşmeler yapılmış. Araştırmanın akademik danışmanlarından Doç. Dr. Gülden Demet Lüküslü’nün yorumuyla ‘gelecek değil şimdi, gençlerin gündelik yaşamlarının karmaşıklığına’ mercek tutan araştırmaya göre; Türkiye’deki gençler, dünyanın dört bir yanındaki akranları gibi, bireysel benlikleri ve bağımsızlıkları ile içinde yaşadıkları topluluklara, aile, eğitim ve evlilik gibi sabit kurumlara duydukları bağlılık arasında sürekli olarak denge kurmaya çalışıyor.</p>
<p>Araştırmanın öne çıkan bulgularını şöyle sıralamak mümkün:</p>
<p>Türkiye’deki gençler gelecekleri konusunda iyimser. Çoğunluk yaşam şartlarının gelecekte daha iyi olacağını düşünüyor. Gençlerin yarısı, WhatsApp ve diğer sosyal medya iletişim araçlarına günde iki saatten fazla vakit ayırıyor. Instagram, yüzde 29 ile gençlerin en çok kullandıkları üç sosyal medya kanalının başında gelirken; bunu yüzde 27 ile WhatsApp, yüzde 26 ile Facebook takip ediyor. Gençlerin yüzde 70’i müzik aleti çalma, çizim ya da resim yapma gibi sanatsal aktivitelere zaman ayırmıyor;  yarısı ise spor ya da herhangi bir egzersiz yapmıyor. Gençlerin yarısından fazlası iş piyasasındaki deneyimlerine dayanarak, hayatta başarı elde etmek için “tanıdıkları” olmasının okul başarısından daha önemli olduğunu düşünüyor. Gençlerin yüzde 26’sı ne okuyor, ne çalışıyor, ne de eğitim görüyor. Bu oran, genç erkeklerde yüzde 17 iken, genç kadınlarda yüzde 36’ya yükseliyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-22946 alignleft" src="http://sivilsayfalar.overteam.com/wp-content/uploads/2018/01/indir-2.jpg" alt="" width="225" height="225" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/indir-2.jpg 225w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/indir-2-160x160.jpg 160w" sizes="auto, (max-width: 225px) 100vw, 225px" /></p>
<p>Gençlerin internet kullanımına olan ilgisini yorumlayan eğitimci yazar Erol Erdoğan, dünya genelindeki gerekçelerden farklı olarak Türkiye’ye özel durumun, son yıllardaki toplumsal hareketliliğin bu sonuçlarda etkili olduğunu savunuyor. 17-25 Aralık,</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gezi protestoları ve 15 Temmuz darbe girişimi gibi olayların dijital medya kullanımını artırdığını belirten Erdoğan, “Çünkü son dönemdeki toplumsal hareketliliklerin çoğu dijital mecralar üzerinden organize edildi. Kriz ve eylem anlarındaki zorunlu kullanımlar, sonraki süreçte alışkanlığa dönüştü. Bunun dışında şu sebepler de var. Fatih projesi çerçevesinde dağıtılan tabletler, internette geçirilen vakitleri artırdı, dolayısıyla dijital mecralara da bu vesileyle ilgi arttı. Muhafazakar yaklaşımların aksine, dijital alandaki rahatlık, gençlerin kendini orada ifade etmesini kolaylaştırdı” değerlendirmesini yapıyor. Gençlerin temel sorununun ‘yalnızlık’ olduğu yorumunu yapan Erol Erdoğan, bu yalnızlığın giderilmesi için ebeveynlerin çocukları ile paylaşım, dayanışma, sohbet içerikli vakitler geçirmesinin, seyahat ve etkinliklere katılmasının önemine dikkat çekiyor.</p>
<p>Kategorik şekilde dijital mecra düşmanlığı yapılmamasının önemine dikkat çeken Erdoğan, “Bırak interneti, ders çalış” gibi sözlerle, internetin karşısında ders, kitap, okul-cami, sohbet gibi değerler konulmadan, bağımlılığı azaltacak ve boş vaktin daha iyi değerlendirilmesini sağlayacak imkanlar oluşturulmalı, alternatiflere yönlendirmede doğal ve dolaylı yollar tercih edilmeli. Çocuklar ve gençler, sosyal-kültürel süreçlerin dinamik üyesi olmalı, onları edilgen yapacak davranış ve organizasyon türlerinden uzak durmalıyız. İnternet ve dijital mecrayı eğitim, sanat, kültür, akademik bakımından faydalı kullanmanın yolları anlatılmalı, bu yöntemler uygulamalı olarak gösterilmeli” önerilerinde bulunuyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gençlerin eğitime bakışları konusunda geniş bir değerlendirmenin yer aldığı araştırmaya göre; gençler, eğitimi önemsiyor ancak büyük çoğunluğu eğitim sisteminden memnun değil. Dünya görüşleri, siyasi eğilimleri farklı olan gençler, eğitim sisteminde sorunlar olduğu konusunda hem fikir. 1’den 10’a kadar puanların yer aldığı bir ölçekte (‘1′ en az memnun ve ’10’ çok memnun) eğitim sisteminin neredeyse tüm unsurları 5’in altında puanlanırken, sınav sistemi ise en az beğenilen unsur olarak ortaya çıkıyor. Gençlerin yarıs</p>
<p>ı iyi bir eğitim almak için Batı ülkelerine gitmeleri gerektiğini düşünüyor. Yarısından çoğu gerek ulusal gerekse küresel iş piyasasında öne çıkmak için iyi derecede İngilizce bilmeleri gerektiğine inanıyor. Eğitim Reformu Girişimi Direktörü Batuhan Aydagül, araştırmayı yorumlarken, sonuçların topluma her düzeyde kaliteli eğitim sağlamanın iyi bir başlangıç noktası olduğunu gösterdiğini ifade ederek, “Sonuçlar, eğitimin toplumdaki gençler arasında önemini sürdürdüğünü gösterse de, eğitimde acilen ilerleme sağlanması gerektiği de ortada. Beceriye yönelik devlet destekli krediler ve burslara erişim, gençlerin hayalleri doğrultusunda eğitim ve öğrenimlerini planlamasına imkan tanıyabilir. Araştırma aynı zamanda becerilere yönelik maddi desteğin yalnızca geleneksel kurum ve eğitim sistemi içerisindeki öğrencilerle kısıtlı olmaması gerektiğini de hatırlatıyor. Genç kadınların daha iyi erişime sahip olması için verilecek destek önem taşıyor. Böyle bir desteğin, sanat, girişimcilik gibi diğer alanları da kapsayacak şekilde genişletilmesi şart” hatırlatmasında bulunuyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-22947 alignleft" src="http://sivilsayfalar.overteam.com/wp-content/uploads/2018/01/TB6kf2RF.jpg" alt="" width="353" height="353" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/TB6kf2RF.jpg 353w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/TB6kf2RF-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/TB6kf2RF-320x320.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 353px) 100vw, 353px" /></p>
<p>Next Generation araştırmasının ilgi çekici sonuçlarından biri olan gençlerin evliliği ‘bağımsızlık’ ve ‘güvenlik’  anahtarı olarak görmesini değerlendiren Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Feyza Akınerdem, evlilik programı ile ilgili yaptığı araştırmada, her yaştan katılımcıların evlilik arzularını değerlendirirken en çok ön plana çıkan beklentinin de ‘güvenli bir hayat’ olduğunu hatırlatıyor. Her yaştan kadınların bunu özellikle vurguladığını belirten Akınerdem, “Geçmiş deneyimlerden ya da başka evlilikler üzerine gözlemlerinden yola çıkarak kadınlar evliliğin oldukça güvensiz bir mecra olabileceğini de teyit ediyorlardı. Evlilik programının ise canlı yayında geniş bir kitleye hitap eden bir program olması nedeniyle, güvenli bir evlilik yolu olabileceğini düşünüyorlardı. Zira böyle bir sahnede gizli saklı bir şeyin kalmasının mümkün olmadığını söylüyorlardı. Aslında bu veriden yola çıkarak geleneksel yahut bildik eş bulma yöntemlerinin içerdiği tekinsizliğin ifşa olduğunu söyleyebiliriz. Evlilik programı bu beklentiye cevap verebildi mi, bunu ölçmek mümkün değil. Ancak orada da mevcut aile kurumunu dönüştürecek herhangi bir fikirsel altyapı ve çaba olmadığı için, sistematik güvensizliklerin aynen devam ettiğini çıkarabiliriz” değerlendirmesini yapıyor.</p>
<p>Evliliğin özellikle kadınlar için kendi kararları verebileceği bir alan gibi görüldüğünü belirten Akınerdem, yalnızlığın Türkiye’de ‘seçenek’ olarak görülmediğini ifade ediyor. “Türkiye’de hayat aile içinde yaşamak üzere kurgulandığı için yalnızlık hem gençler için riskli görüldüğü için, genel ahlak normlarına aykırı bulunduğu için genellikle aileler böyle bir hayata izin vermiyor, hem de maddi zorluklar ve güvensizlik gibi durumlar için tercih etmiyorlar” diyen Akınerdem’e göre,  “Gençler ailelerinin normlarından ancak kendilerine ait bir aile kurarak çıkabileceklerini hayal ediyorlar ama bu da çok kısa bir tercih aralığı oluyor. Evlilikle birlikte çok daha girift aile ilişkilerine ve sorumluluklara adım atıyorlar. Yani bekledikleri özgürlük çoğu zaman sadece kısa bir süreliğine, aileden evliliğe geçerken kendilerine sağlanan seçim alanında mümkün, o da sağlanıyorsa.&#8221;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-22948 alignleft" src="http://sivilsayfalar.overteam.com/wp-content/uploads/2018/01/WhatsApp-Image-2017-12-19-at-16.02.49-610x813.jpeg" alt="" width="259" height="346" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/WhatsApp-Image-2017-12-19-at-16.02.49-610x813.jpeg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/WhatsApp-Image-2017-12-19-at-16.02.49-610x813-320x426.jpeg 320w" sizes="auto, (max-width: 259px) 100vw, 259px" /></p>
<p>Araştırmanın öneriler bölümünde ise şu konulara dikkat çekiliyor:</p>
<p>Eğitim kalitesinin iyileştirilmesi, eğitimin tüm biçimlerine kapsayıcı erişimin sağlanması ve gençlerin iş hayatına ve dış dünyaya hazırlanmasına destek olmak,</p>
<p>Gençlerin yaşadıkları toplumda bağımsız ve aktif vatandaşlar hâline gelmeleri ve kendi geleceklerine daha fazla sahip çıkmaları için güçlenmelerine destek olmak,</p>
<p>Tüm gençliğe hoşgörüyle bakan ve saygı duyan kapsayıcı bir toplumu desteklemek.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/21/genclerin-hayatina-onlarin-sesinden-bakmak-next-generation-arastirmasi/">Gençlerin hayatına onların ‘sesinden’ bakmak: Next Generation araştırması</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
