<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>BASO arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/baso/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/baso/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 02 Feb 2026 10:55:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>BASO arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/baso/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kız Sen Türkiye’nin Hangi Kutbundansın?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2026/02/02/kiz-sen-tu%cc%88rkiyenin-hangi-kutbundansin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nilgün Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Feb 2026 10:47:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[BASO]]></category>
		<category><![CDATA[Boğaziçi Avrupa Siyaset Okulu]]></category>
		<category><![CDATA[Diyalog]]></category>
		<category><![CDATA[kutuplaşma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=87988</guid>

					<description><![CDATA[<p>Siyaset Okulu en çok da bu demek. İnsani, medeni ve müşfik bir temas. Kurumsal yapısı, formatı ya da gelenekleri değişse de, koruyacağı özü bu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2026/02/02/kiz-sen-tu%cc%88rkiyenin-hangi-kutbundansin/">Kız Sen Türkiye’nin Hangi Kutbundansın?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p2"><b>2014 yılından bu yana Türkiye’nin en güzide sivil işlerinden biri olan Avrupa Siyaset Okulu, kutuplaşma kelimesinin cazibesine inat, insanlık tarihi kadar eski bir fikre sahip çıkıyor: İnsani, medeni ve müşfik sosyal temas. </b><b></b></p>
<p class="p2">Kutuplaşma, herhalde son 10 yılın, belki daha da uzun bir zarfın, birbirini duymaya tahammülü olmayan &#8211; bazı hayali, bazı organik &#8211; topluluklarını tanımlamak için başvurulan başlıca kavramlardan.</p>
<p class="p2">Bir ikilik ima ediyor: Kuzeyle güney, doğuyla batı, aşağıyla yukarı, içle dış, yerliyle yabancı, kentliyle köylü, zenciyle beyaz, kadınla erkek.</p>
<p class="p2">2014 yılından bu yana Türkiye’nin en güzide sivil işlerinden biri olan Avrupa Siyaset Okulu’nun farklı dönemlerden 20 kadar mezunu, 2025’in son günlerinde bir araya geldik. Derdimiz, bir arada yaşamı dinamitleyen bu kutuplaşma denen musibeti tartışmak, okulun hem geleceği hem de misyonu hakkında fikir alışverişinde bulunmaktı.</p>
<p class="p2">“Rüyalarda buluşuruz” dediğinizi duyar gibiyim. Anayasal demokrasinin tüm kurumlarıyla zangır zangır titrediği, ayağımızı bastığımız toplumsal ve siyasal zeminin sarsıldığı, hak temelli sivil alanı saran kasvet ve yeisin sardığı, Belçika Başbakanı’nın Gramsci&#8217;ye atıfla çağ dönümü canavarlarının dişlerinden bahsettiği, bildiğimiz anlamda bir insan hakları rejimi havzası olarak Avrupa’nın sapır sapır döküldüğü, bir kurum olarak üniversitenin sistematik saldırıların hedefi olduğu, kelimenin her anlamıyla kurak bir zamanda, kulağa biraz çocukça, hatta bebeksi bir pembelikte geliyor değil mi?</p>
<p class="p2">Değil… Çünkü zoraki ve yalan olan kutuplaşmanın kendi.</p>
<p class="p2">Katılımcılardan birinin tabiriyle, insanın mayası bozuk değil. Biraz tembeliz belki, karmaşık sorunlarla uğraşmaktansa günah keçileri yaratmayı seviyoruz, bazen bencil ve korkağız, noksanımız bol şükür, ama kendimizi en iyi hissettiğimiz anlar ve yerler, hep bir aradalıkla mücehhez. Neşe hep, ötekinin aynasından yansıyor.</p>
<p class="p2"><b>Makul bir müktesebat </b><b></b></p>
<p class="p2">Nitekim o masanın etrafındaki 20 kişinin memleketleri, inandıkları değerler, renkleri, duruşları, doğruları ve yanlışları, iyileri ve kötüleri, güzelleri ve çirkinleri hep başka başkaydı.</p>
<p class="p2">Size bu kadar uzak, hatta düşman görebileceğiniz biriyle aynı ortama düşünce, ilkin vahşiliğiniz tutuyor: Hızla kendine benzettiklerinin yanında hizalanma, uzun ve sessiz bakışlar, ufak ufak ortamı koklama, bebek adımlarıyla mıntıka kontrolu. Tedirgin, dikkatli ve savunmada. Ama güvenli bir alan ve makul bir müktesebat sağlandığında, hayatımızın en güzel anları da buralarda kaydediliyor.</p>
<p class="p2">Avrupa Siyaset Okulu da böyle bir yer. Katılanlar bilir, birkaç basit kuralı vardır. Akli baliğ olanın itiraz etmeyeceği, medeniyet 101 seviyesinde, ama yaşamsal kurallar: Her zamankinden daha özenli, her zamankinden daha az alıngan olmak; münazara ve münakaşa için değil, merak ve muhabbet için dinlemek… Bu kadar beş benzemezin yan yana durup konuşabilmesini; kaygılarını ve umutlarını güvenle paylaşabilmesini sağlayan duru, ama işlevsel bir akide.</p>
<p class="p2">Şimdi durup düşünelim. Bu meseleleri senaryosuna katık eden dizilerimizde bile üçüncülere, ara renklere, geçişlere, çokluğa yer yok. Ve bu hiçbir şey değilse bile çok sıkıcı. Sosyal bağlarımızı, maddi ve manevi dünyamızı, zihnimizi, sohbetlerimizi, günün sonunda bütün hayatımızı yoksullaştıran bir 0’lar ve 1’ler düzeni. Kendi küçük dünyamızdan çıkmamızın karşısına dikilen bir mahpushaneye gönüllü girmek gibi kutuplaşmanın şehvetine kapılmak.</p>
<p class="p2">Ötekini dinleyebilmek, nazik ve müşfik olabilmek; davayı satmak, kırgınlıklarını kalbine gömmek, haksızlıkların, eşitsizliklerin üstünü örtmek, aptallaştırıcı bir inkara kapılıp bugün yamuk yumuk bulduğumuz ve varsa sonsuza sabitlenmesine yardım etmek mi demek?</p>
<p class="p2">Pek de değil. O gün söz alanlardan biri, demokrasinin bugün yaşadığı krizin bir ekonomi politiği olduğunu küt diye söyledi. Buz gibi sınıfsallık. İtiraz etmek güç.</p>
<p class="p2">Yahut insanlığın büyük hikayesinde bir uğraktan fazlası olmadığını ikrar, ille de insana rengini ve kokunu veren ne varsa kaldırıp çöpe atmak mı demek?</p>
<p class="p2">O gün masanın etrafında oturan herkes, alabildiğine <i>sui generis </i>idi. Ama bizi neyin ayırdığı değil, neyin birleştirdiğine odaklanmayı seçmişlerdi. Zihni bir yoksulluğa razı değillerdi.</p>
<p class="p2"><b>Eskimeyen bir fikir </b><b></b></p>
<p class="p2">Avrupa Siyaset Okulu’na başvurduğumda yıl 2017 idi. Sanırım üç ya da dördüncü dönem katılımcılarındanım. Yaş sınırının 35 olduğu okula, köprüden önce son çıkışta dahil olmuştum. Bugün 42 yaşındayım ve muhtemelen okulun en “tecrübeli” mezunlarından biriyim. Allahtan saçları daha kır arkadaşlarımız da var.</p>
<p class="p2">Dünün koşulları geçiciydi, bugünün iç sıkıcı nobranlığı geçecek. Hiçbir şey sonsuza dek sürmez. Mühim olan, bir araya gelebileceğimiz, ortak bir hayatın mümkünlüğünü doğrudan tecrübe edebileceğimiz ne varsa, kamusal alanlar, okullar, belki dijital araçlar, sivil topluluklar, semt pazarları, bostanlar ya da sahiller, onlara sahip çıkmak. Bazen bir sofrada, bazen amfide, bazen bir deprem bölgesinde afetzedelerin elinden birlikte tutarken, bazen bir derginin sayfalarında, sabrı olmayan dijital çağ mağdurları için bir x2’de izlenen bir YouTube videosunun yorumlarında buluşabilmek.</p>
<p class="p2">Siyaset Okulu en çok da bu demek. İnsani, medeni ve müşfik bir temas. Kurumsal yapısı, formatı ya da gelenekleri değişse de, koruyacağı özü bu.</p>
<p class="p2">Bu özü savunmak, atalık tohumun toprakla buluşacağı günü beklemesi gibi sakınmak. Bu fikir, II. Dünya Savaşı sonrası oluşan ve bugün yaşam destek ünitesinde can çekiştiği söylenen düzenden çok daha eski çünkü. Binlerce yıl daha eski.</p>
<p class="p2">O gün herkes okulla ilgili bu öze değen bir hikaye anlattı. Belli ki özlem var.</p>
<p class="p2">Diyarbakırlı arkadaşlarımızdan biri, başka bir arkadaşımızı ziyarete Adapazarı’na kabak tatlısı yemeye gidecekmiş, öyle dedi. Eli boş gitmez, Saim’den bir burma kadayıf da sardırır kesin.</p>
<p class="p2">Babam askerliğini Adapazarı’nda yapmış, onun bir Orta Anadolu köylüsü olarak zorunlu askeri hizmet sayesinde görebildiği memlekete, ben de Avrupa Siyaset Okulu sayesinde gidebilirim, ne olmuş…</p>
<p class="p2">Tarih ya da çağ dışı kalacağız korkusuyla doğru bildiğimiz yoldan şaşacak değiliz ya. Sebat tam da böyle zamanlar için var.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2026/02/02/kiz-sen-tu%cc%88rkiyenin-hangi-kutbundansin/">Kız Sen Türkiye’nin Hangi Kutbundansın?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Avrupa Siyaset Okulu Eylül 2021 Başvuruları Sürüyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/16/avrupa-siyaset-okulu-eylul-2021-basvurulari-suruyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Jun 2021 07:51:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Siyaset Okulu]]></category>
		<category><![CDATA[BASO]]></category>
		<category><![CDATA[Boğaziçi Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset Okulu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=71429</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avrupa Siyaset Okulu’nun 2021 yılında gerçekleştireceği eğitim programlarından ikincisi için başvurular sürüyor. 12-19 Eylül 2021 tarihleri arasında yapılacak olan eğitim için son başvuru tarihi 23 Haziran 2021, saat 16.00. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/16/avrupa-siyaset-okulu-eylul-2021-basvurulari-suruyor/">Avrupa Siyaset Okulu Eylül 2021 Başvuruları Sürüyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Programda Türkiye’nin önde gelen akademisyen ve uzmanları ders verecek, ekonomik büyümeden dış politikaya, seçmen eğilimlerinden sosyal politikalara, çok çeşitli konu başlıkları altında dersler yapılacak.</p>
<h5><strong>Başvuru Koşulları</strong></h5>
<ul>
<li>Eylül Eğitimi’ne hâlihazırda siyasi partilerde, sivil toplum örgütlerinde ve yerel yönetimlerde çalışmakta olan veya çalışmayı planlayan 25-35 yaş arasındaki gençler başvurabilir.</li>
<li>Program 30 kişilik.</li>
</ul>
<h5><strong>Değerlendirme</strong></h5>
<ul>
<li>Gelen başvurular arasında bir değerlendirme yapılacak ve İstanbul ile Ankara dışındaki şehirlerden gelen başvurulara öncelik verilecek.</li>
<li>İlk aşamayı geçen adaylar <strong>3 Temmuz 2021</strong> günü internet üzerinden yapılacak olan sınava davet edilecek.</li>
<li>Sonuçlar 30 Temmuz 2021 tarihine kadar e-mail yoluyla bildirilecek.</li>
<li>Katılımcıların konaklama, yol ve yemek masrafları Avrupa Siyaset Okulu tarafından karşılanacak.</li>
</ul>
<h5><strong>Başvuru</strong></h5>
<ul>
<li><strong>Programa 23 Haziran 2021, saat 16.00’a</strong> kadar başvuruda bulunabilirsiniz.</li>
<li>Başvuru yapmak isteyen adayların <a href="https://form.jotform.com/AvrupaSiyasetOkulu/eylul-2021-basvuru-formu">başvuru formunu</a> eksiksiz doldurmaları gerekiyor.</li>
</ul>
<h5><strong>Önemli Not</strong></h5>
<ul>
<li>Salgın, halk sağlığı öncelikleri ve resmi yönetmeliklerdeki değişiklikler nedeniyle eğitimin yeri, zamanı ya da şekli konusunda değişiklik yapma zorunluluğu oluştuğunda katılımcıların en hızlı şekilde haberdar edilmesi taahhüt ediliyor.</li>
<li>Başvurular ile ilgili detaylı bilgi için <a href="http://avrupasiyasetokulu.org/iletisim/sss/">Sık Sorulan Sorular</a> sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Sorularınız için iletisim@avrupasiyasetokulu.org adresine e-mail gönderebilirsiniz.</li>
</ul>
<p>Avrupa Siyaset Okulu&#8217;na dair detaylı bilgiye <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/08/bogazici-avrupa-siyaset-okulu-5-yasinda/" target="_blank" rel="noopener">bu söyleşiden</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/16/avrupa-siyaset-okulu-eylul-2021-basvurulari-suruyor/">Avrupa Siyaset Okulu Eylül 2021 Başvuruları Sürüyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Boğaziçi Avrupa Siyaset Okulu 5 Yaşında</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/08/bogazici-avrupa-siyaset-okulu-5-yasinda/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/08/bogazici-avrupa-siyaset-okulu-5-yasinda/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Oct 2019 08:10:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[BASO]]></category>
		<category><![CDATA[Boğaziçi Avrupa Siyaset Okulu]]></category>
		<category><![CDATA[Hakan Altınay]]></category>
		<category><![CDATA[Hazal Acar]]></category>
		<category><![CDATA[Kerem Mert İspir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=43017</guid>

					<description><![CDATA[<p>Farklı siyasi görüşlere sahip, Türkiye’nin pek çok kentinden 400’den fazla mezunu olan Boğaziçi Avrupa Siyaset Okulu (BASO) 5 yaşında. BASO, Türkiye’de en özgün, en çok çeşitliliği barındıran ve en çok muhabbet vaat eden siyaset okulu olma iddiasını taşıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/08/bogazici-avrupa-siyaset-okulu-5-yasinda/">Boğaziçi Avrupa Siyaset Okulu 5 Yaşında</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">BASO Direktörü Hakan Altınay, çalışanlar Kerem Mert İspir ve Hazal Acar ile BASO’nun varoluş amacını, neyi hedeflediklerini, neden iddialı olduklarını, Türkiye’de siyasi iklimin etkisini ve dahasını konuştuk.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ekibin vurguladığı gibi “Türkiye’de farklı olana merak ve muhabbete olan susamışlık” BASO’ya haklı bir iddia katmış ve çeşitlilik içinde muhabbet vaat etmesi sebebiyle onu biricik kılmış&#8230; BASO deneyimi bize “Türkiye’de kutuplaşma belki de yüzeydedir” ümidini aşılayabilir. </span><b> </b></p>
<p><b>BASO fikri neden ve nasıl doğdu?  </b></p>
<p><b>Hakan</b><span style="font-weight: 400;">: Biz, Avrupa Konseyi’nin Siyaset Çalışmaları Okulları ağının üyesiyiz. O ağın en eski okulu Rusya’daki okul ve ben orada ders veriyordum. Bir noktada Türkiye’de de bir siyaset okulu olması fikri ortaya çıktı. Boğaziçi Üniversitesi ile 2014 yılında ilk denemeyi çok el yordamıyla yaptık. Düşündüğümüzden daha iyi geçtiğinden, devam etmeye karar verdik. </span></p>
<p><b>2014 yılından bu yana BASO eğitim programında neler değişti? </b></p>
<p><b>Hakan</b><span style="font-weight: 400;">: Şimdi yaptığımız program ile ilk program karşılaştırırsak belki yüzde 50 örtüşmüyor. İlk halinden evrildi ve evrilmeye devam edecek. İçtenlikle her seferinde neyi daha farklı &#8211; iyi yapabiliriz diye düşünüyor ve araştırıyoruz. </span></p>
<p><b>Kerem</b><span style="font-weight: 400;">: Eğitim program içeriğine çok kafa yoruyoruz. Hem bizim hem akademik danışma kurulumuzun ve akademik danışmanımızın sürekli düşündüğü bir şey.</span></p>
<p><b>Uyumlu Çeşitlilik </b></p>
<p><b>Katılımcıları nasıl seçiyorsunuz?  Seçim kriterleriniz neler? Başvurup kabul alamayanlar için ne söylersiniz?  </b></p>
<p><b>Hazal</b><span style="font-weight: 400;">: Çok fazla kriterimiz var aslında iyi bir grup oluşturmak için. Bir gruba giremeyip başka bir gruba girenler oluyor. 5 kere başvurup 6.da kabul alanlar olabiliyor. Her grubun kendi içinde bir dinamiği var. En başta kadın-erkek dengesine bakıyoruz. Coğrafi çeşitlilik oluşturmaya çalışıyoruz. Siyasi partilerde ve sivil toplum kuruluşlarında da bir denge oluşturmaya çalışıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu nedenle, kabul almayanlar yılmasınlar, başvurmaya devam etsinler.</span></p>
<p><b>Kerem</b><span style="font-weight: 400;">: İstanbul ve Ankara’daki arkadaşlar daha kolay akademisyenlere ulaşabiliyorlar. Türkiye’nin diğer kentlerinde, akademik ortama erişim çok daha kısıtlı. Bizim daha eşitleyici bir tarafımız da var, gözettiğimiz kriterlerden biri de bu. Anadolu kentlerinden başvuranlar, aslında daha avantajlı hale geliyorlar. </span></p>
<p><b>Kerem</b><span style="font-weight: 400;">: Katılımcı adayları, başvuru formunu doldurup, CV gönderiyorlar. Bir sonraki aşamada telefon ve online mülakat yapılıyor. Aslında 2 şeye dikkat ediyoruz: Katılımcılar birbirlerinden- diğer arkadaşlarından ne alabilirler? Ve katılımcılar diğer arkadaşlara ne katabilirler? O yüzden “Neden 25 yaş altını almıyorsunuz?” eleştirisinin cevabı tecrübe şartı; bu birbirlerine bir şeyler katabilmenin sağlanmasına adına konan bir kriter bizim için.  </span></p>
<p><b>25-35 yaş kriteriniz çok mu katı? </b></p>
<p><b>Kerem</b><span style="font-weight: 400;">: İstisnai durumlarda kuralları esnetiyoruz, tabii 35 yaşın biraz üstüne çıkabiliyoruz. Bazen 25 yaş altına biraz inebiliyoruz ama katılımcıları bilgilendiriyoruz Bunun bir dengesi var. Bu dengeyi sağlamak istiyoruz. 40 yaşında ve 18 yaş insanı kişileri yan yana koymak bize çok sağla fayda sağlayamayabilir gibi geliyor.  </span></p>
<p><b>Hakan</b><span style="font-weight: 400;">: </span><span style="font-weight: 400;">Günün sonunda kazanımların büyük kısmı aslında birbirlerinden edindikleri esin oluyor. Grubun uyumlu olması gerekiyor</span><span style="font-weight: 400;">. </span><span style="font-weight: 400;">Kimin kiminle uyumlu olacağını tartıyoruz.  Seçerken dengeli bir grup oluşturmaya çalışıyoruz. Olabildiğince </span>uyumlu bir çeşitlilik<span style="font-weight: 400;"> sağlamaya sağlıyoruz.  </span></p>
<p><b>Etki analizi yapıyor musunuz?</b></p>
<p><b>Hakan</b><span style="font-weight: 400;">: Etki analizi yapmıyoruz, biz anekdotal ilerliyoruz. Program içinde ve sonrasında yaptığımız,  mezun buluşmaları öncesi ya da sonrasında yaptığımız anketler bize yeterli geliyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sadece ölçebildiğimiz şeyleri değil, anekdotları da son derece önemsiyoruz. Etki iddiamız çok büyük değil. </span></p>
<p><b>Kerem</b><span style="font-weight: 400;">: Sonuçta yaptığımız şey insanların bir araya gelmesi ve birbirlerinden bir şeyler öğrenmesi. BASO olarak iddialıyız ama sonuçta biz ilişkiler kurmak ve insanları bir araya getirmeye çalışıyoruz. </span></p>
<p><b>BASO’nun Hedefi: Karşılaşmalar Ve Muhabbetler </b></p>
<p><b>BASO ne yapmayı hedefliyor?  </b></p>
<p><b>Hakan</b><span style="font-weight: 400;">: Kişisel cevabım şu: biz buna karşılaşmalar ve muhabbetler diyoruz. Daha çok karşılaşmaya ihtiyacımız var. Herkes kendi köşesinde yaşıyor. Bir araya geldiğimizde de daha iyi muhabbetlere ihtiyacımız var. Bu işi bu yüzden yapıyorum. Bunu, bütün insanlığın ihtiyacı olarak görüyorum. İnsanlar fazla kutuplaştı. Böyle yaşadıklarından güven üretemiyor ve bu nedenle de karşılıklı bağımlılık ağlarını bir yük olarak taşıyorlar, bir zenginleşme derinleşme imkânı olarak değil. Bu, sadece bizim çabamızla çözülmez ama bunlar yapılmazsa daha kötü olur. Herkesin birbirine biraz daha adım atıp birbirini can kulağıyla dinlemesine ihtiyaç olan bir dünyadayız. Biz de çok küçük olsa katkı sunmaya çalışıyoruz.</span></p>
<p><b>Hazal</b><span style="font-weight: 400;">: Biz niye yapıyoruz bu işi? Çünkü biz Türkiye’nin ve dünyanın daha iyi bir yer olması için bir şeyler yapıyoruz. Katılımcılar farklı kurumlardan</span> <span style="font-weight: 400;">ama hepsi aslında kendilerince iyi bir şey yapıyorlar. Bu insanların bir araya gelmesi lazım, konuşması lazım diye düşünüyorum. </span></p>
<p><b>Kerem</b><span style="font-weight: 400;">: Daha iyi bir dünya ve Türkiye için çalışmak amacımız. Çok fazla birbirimize benzer kişilerle konuşuyoruz. Hakan’ın dediği “Birlikte düşünürsek eğer daha iyi sonuca ulaşabiliriz.” Herkes kendi fikrini çılgınca savunuyor.Kendi açımdan insanların daha fazla hikâye öğrenmesine biz aracı oluyoruz. Ne kadar çok farklı hikâye bilebilirsek, Türkiye’nin ve dünyanın daha iyi bir yer olacağını düşünüyorum.  </span></p>
<p><b>Her yıl 2 eğitim programı düzenliyorsunuz. İçeriği nasıl belirliyor ve güncelliyorsunuz? </b></p>
<p><b>Kerem</b><span style="font-weight: 400;">: Avrupa Konseyi projesi olmamızdan dolayı demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü, 3 temel prensip bizim için yol gösterici. Asıl 8 günlük yaz ve kış okullarında eğitimlerde, oturmuş bir şablonumuzda 4 tema var: teori ve temel prensipler; politika- siyasa (policy-making) olan konular; daha yeteneklere dayalı; iletişim, seçmen eğilimleri, hikaye anlatılıcığı gibi beceri üzerine dersler ve tecrübeli devlet adamlarını ve siyasetçilerin sunumları. </span></p>
<p><b>Muhabbete Olan İhtiyacımız Mevsimlerden Azade </b></p>
<p><b>5 yılda katılımcı profiliniz değişti mi? Siyasi iklim, katılımcı profilini etkiledi mi?</b></p>
<p><b>Hazal</b><span style="font-weight: 400;">: “Acaba diyalog kurmayı engelleyecek bir siyasi ortam var mı şu anda?”diye düşünüyoruz her seferinde ama öyle olmuyor. İnsanlar, sanırım siyasi ortamı aşabiliyorlar, kendi kimliklerinden bağımsızlaşıp bir diyalog sürecine geçebiliyorlar. Katılımcı profilinde çok belirgin bir değişim olmadı.  </span></p>
<p><b>Kerem</b><span style="font-weight: 400;">: İster istemez siyasi iklim hepimizi etkiliyor ama katılımcı profilini etkilemedi. Türkiye’nin son 5 yılında pek çok şey oldu. 2016 yılında Temmuz’da darbe girişimi oldu, biz Ağustosta yine okul yaptık. Burada kritik olan şey: insanların bu siyasi iklime rağmen, konuşmak istemesi… Bizi bu işe devam ettiren şey, bu siyasete ve sivil topluma inanmış gençlerin kendinden farklı olanı tanımak istemesi, merak duyması ve konuşmaya duyulan ihtiyaç…  Alandaki platformlar daraldıkça, gelenler “biz böyle bir deneyim yaşamadık” diyorlar</span><b>. </b>BASO eğitimine katılanların “biz bunu yaşamadık demesi” bizi kıymetli kılıyor. Değişmeyen tek şey, muhabbet isteği ve  merak. Bunun farkındayız ve bizi buna devam ettiren şey bu.</p>
<p><b>Hakan</b><span style="font-weight: 400;">: Çeşitliliği sağlayacak kadar başvuru geliyor. Çözüm süreci ya da OHAL olsa da olmasa da her seferinde biz “bu sefer zor olacak” desek de BASO’yu sürdürebiliyoruz. Ve okuldan memnuniyet her seferinde artıyor. </span>Muhabbete olan ihtiyaç mevsimlerden bağımsız bir şekilde, güçlü şekilde var, anlaşılan. Türkiye’de kutuplaşma belki de yüzeydedir.  Belki de insanlar birbirlerini merak ediyordur<span style="font-weight: 400;">. Belki de bu iyi bir şeydir. Bu talep olduğu sürece BASO devam edecek. </span></p>
<p><b>BASO’yu kalıcı bir yapıya çevirmek gibi bir amacınız var mı?</b></p>
<p><b>Hakan</b><span style="font-weight: 400;">: Var ve bu eşiği atladığımızı düşünüyorum. Bu iş, kurucu kurumlarımız kalıcı kılmak için istekli oldukları sürece devam edecek. Çok pahalı işler değil aslında, az kaynakla da yapılıyor. Hocalarımız davet ettiğimizde, geliyorlar. Sanırım tüm paydaşlarımız koyduğunun değdiğine düşünüyor. Bu nedenle, bugün itibarıyla sürdürülebilir sorunumuz yok diye düşünüyorum. </span></p>
<p><b>Daha görünür olmak gibi bir kaygınız var mı?   </b></p>
<p><b>Hazal</b><span style="font-weight: 400;">:  Başvuru sürecinde sosyal medyada daha çok görünür olmaya başladık. Görünürlük önemli tabii ama buna büyük bütçeler ayırmayı düşünmüyoruz.  </span></p>
<p><b>Hakan</b><span style="font-weight: 400;">: Ünlü olmak gibi bir derdimiz yok. Yeterince geniş ve derin bir başvuran havuzu yakaladığımız sürece, bu bize yeterli geliyor. Bize benzemeyen insanlara ulaşmayı,  çeşitliliği angarya olarak görmüyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> </span><b>Kerem</b><span style="font-weight: 400;">: Çok görünür olmak için değil de daha çok çeşitlilik için çabalıyoruz. Başvurularda daha odaklı çalışıyoruz. Günün sonunda 1000 başvuru alıp 70 kişiyi kabul edince, yaklaşık 930 kişiyi reddetmiş oluyoruz. Bunlardan belki 500 kişi bize öfkeli oluyor. Buna üzülüyoruz. Bu nedenle, herkes bilsin bizi diye değil olabildiğince çeşitliliği sağlayalım istiyoruz. Mütevazıyiz ama iddialıyız; iddiamız başka bir yerde…</span></p>
<p><b>Nerede iddialısınız? Sizi diğer siyaset okullarından ayrıştıran nedir?</b></p>
<p><b>Kerem: </b><span style="font-weight: 400;">Bizi diğer siyaset okullarından ayrıştıran şey çeşitlilik: </span>Herkesin sesini duyurmada , çeşitlilikte iddialıyız<span style="font-weight: 400;">. </span><span style="font-weight: 400;">Genelde her dönem programa katılan kişiler, 17 farklı şehirden oluyor. Şu an neredeyse Türkiye’nin her yerinden mezunumuz var. Tarafsız olmak gibi değil ama olabildiğince herkese, medeni şekilde ses vermek için çaba gösteriyoruz.</span></p>
<p><b>Daha İyi Anlaşamamanın Yollarını Bulmak </b></p>
<p><b>Peki hep muhabbetten bahsettik. BASO’nun ilk programından bu yana 5 yıl içinde muhabbete halel getiren bir sorun çıkmadı mı?  </b></p>
<p><b>Kerem</b><span style="font-weight: 400;">: Sorun çıkabiliyor tabii anlaşamadığımız çok şey var. Burada bizim yaptığımız şey: anlaşamayacaksak da daha iyi anlaşamamanın yollarını bulmak. Anlaşamadıkları durumlar olsa da, günün sonunda asgari değerlerde buluştukları bir şeyler ortaya çıkıyor. Yaptığımız şeyi güzel kılan şey bu. </span></p>
<p><b>Mezunlarınızdan başarılı ya da ilham verici bulduğunuz kimler var?  </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şu an genç belediye başkanı unvanı sahibi Ordu Gülyalı Belediye Başkanı olan Ulaş Tepe mesela. Bu dönem eğitime katılan, geçen dönemin en genç belediye başkanı olan Mustafa Altıntaş var.   </span></p>
<p><b>Geleceğe dair öngörünüz ve projeleriniz neler?  </b></p>
<p><b>Hakan</b><span style="font-weight: 400;">: Yılda 2 eğitim yapmaya devam etmeye ve cazip olduğunu düşündüğünüz konularda mezunlarla toplanmaya devam edeceğiz.Hayatın ve birbirlerinin meraka değer olduğunu, birbirimize hatırlatmaya devam edeceğiz.  İnşallah gelecek yıl da burada olacağız. </span></p>
<p><b>Hakan Hocam, sizin yargı süreciniz devam ediyor. BASO’nun destekçilerinden Osman Kavala’nın da yargı süreci devam ediyor.  Bu konuda bir yorum yapmak ister misiniz?  </b></p>
<p><b>Hakan</b><span style="font-weight: 400;">: Mart ayında ortaya çıkmış bir iddianamemiz var, Haziran’da yargılama başladı.  </span><span style="font-weight: 400;">Bir çok açıdan bana sakat gelen bir iddianame ama dava görülüyor. Dava ,Gezi süreciyle ilgili. </span><span style="font-weight: 400;">Olaydan 6 yıl sonra açılması kendi başına bir sorun.  Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadına göre, uzun süre durağan durmuş ve sonra bu kadar yıl sonra açılan soruşturmaların, tanımı gereği siyasi olduğu düşünülüyor. Ama hukukun üstünlüğü, insan hakları, demokrasi BASO’nun vazgeçilmez kriterleri. Bunun bir parçası olarak, kimse de yargılanmadan azade değil. Mahkeme çağırdı ve gidiyoruz. Umarım vicdanlara ve hukuk tekniğine uygun şekilde yargı kararı çıkar ve herkes hızla temize çıkar.  </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/08/bogazici-avrupa-siyaset-okulu-5-yasinda/">Boğaziçi Avrupa Siyaset Okulu 5 Yaşında</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/08/bogazici-avrupa-siyaset-okulu-5-yasinda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
