<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Basın Bülteni arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/basin-bulteni/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/basin-bulteni/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 17 Jan 2018 08:05:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Basın Bülteni arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/basin-bulteni/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Basına ve kamuoyuna – &#8216;Mirketler kapıda beklesin&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/20/basina-kamuoyuna-mirketler-kapida-beklesin/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/20/basina-kamuoyuna-mirketler-kapida-beklesin/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Pınar İlkiz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Mar 2017 14:32:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Basın]]></category>
		<category><![CDATA[Basın Açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[Basın Bülteni]]></category>
		<category><![CDATA[Dernek]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[internet medyası]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Pikan Ajans]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum kuruluşları]]></category>
		<category><![CDATA[Yasama]]></category>
		<category><![CDATA[yürütme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=12573</guid>

					<description><![CDATA[<p>İdeal düzenlerde medya, yasama-yürütme-yargıdan sonra gelen dördüncü kuvvet olarak anılır. Buna beşinci kuvvet olarak internet/internet medyasını da ekleyebiliriz artık. Bu bilgi cepte ilerlersek, faaliyet gösteren her kurumun bir şekilde basında kendine yer bulmaya çalışma refleksi daha da anlaşılır oluyor. İnsanlara ulaşmak istiyorsunuz. İnsanlar gazete okur, televizyon izler, internette dolaşır. Bütün yollar Roma’ya çıkıyor.* Sivil toplum [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/20/basina-kamuoyuna-mirketler-kapida-beklesin/">Basına ve kamuoyuna – &#8216;Mirketler kapıda beklesin&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İdeal düzenlerde medya, yasama-yürütme-yargıdan sonra gelen dördüncü kuvvet olarak anılır. Buna beşinci kuvvet olarak internet/internet medyasını da ekleyebiliriz artık. Bu bilgi cepte ilerlersek, faaliyet gösteren her kurumun bir şekilde basında kendine yer bulmaya çalışma refleksi daha da anlaşılır oluyor. İnsanlara ulaşmak istiyorsunuz. İnsanlar gazete okur, televizyon izler, internette dolaşır. Bütün yollar Roma’ya çıkıyor.*</strong></p>
<p>Sivil toplum kuruluşları da birçok faaliyet gerçekleştiren ve bunların basında yer almasını isteyen yapılardan. Sorun şu ki, bazen bütün faaliyetlerinin basının ilgisine mazhar olmasını istiyorlar, bazen de en başarılı ya da basında yer bulma şansı en yüksek olan açıklamaları, etkinlikleri, vb. uzay boşluğuna gidiyor.</p>
<p>İşin sadece pratik kısmına bakalım istiyorum. Bunu yaparken de hem basın hem de sivil toplum kuruluşu tarafında yer almış biri olarak iki tarafın da pratikleri üzerinden gitmek en sağlıklısı.</p>
<p>Basın açısından bakıldığında, muhabire gönderdiğiniz haber -basın toplantısı ya da etkinlik daveti değil- eğer üyelerinize gönderdiğiniz metin ile aynıysa doğrudan çöpe gitme riski çok yüksek. Çünkü sizin üyelerinize “Yarın akşam şurada toplanıyoruz. Beraber şunları, bunları, biraz da onları konuşacağız.” şeklinde gönderdiğiniz metin, haber diline uygun olmadığı için, muhabir bu metne bakıp bir basın bülteni/duyuru değil sadece fazladan iş yükü görecektir.</p>
<p>Haber masasından kalkıp sivil toplum masasına oturduğumuzda metni hazırlayan kişi aynı zamanda ofisin idari işlerinden, üyelerden, kampanyalardan da sorumluysa bir metni oluşturup, parçalara bölüp yeniden yazmak için vakti kalmayacaktır. Böyle bir insan kaynağı kapasitesi ile karşı karşıyaysak birden fazla şekilde yazılmış metinler lüks olabilir.</p>
<h4><strong>LÜKS DEĞİL ZORUNLULUK</strong></h4>
<p>Fakat eğer bir iletişim sorumlunuz mevcutsa, bu sizin için bir lüks değil zorunluluk. İnsanlara sesinizi duyurmak isterken nasıl ki gündelik hayatta çalışanlarınızla, üyelerinizle, destekçilerinizle ya da varsa donörünüzle aynı tonda konuşmuyorsanız, basın, kamuoyu ve devletle de aynı tonda konuşmuyorsunuz.</p>
<p>Bu da bizi “Basına ve Kamuoyuna” diye başlayan e-postalara getiriyor. “Önce geriye kim kalıyor?” diye sormak geçiyor içimden (mirketler?). “Devlet” diyecekseniz, ona zaten sadece bir e-posta atmıyorsunuzdur diye düşünüyorum.</p>
<p>Şöyle basit bir örnek üzerinden gidelim. Bir tatil beldesinde yaşayan insanlarız. Mevsim sonbahar, yarın akşam da gazinoda bir eğlence düzenleyeceksiniz. Belde sakinlerini de eğlenceye çağırmak istiyorsunuz. Ama aynı zamanda bunun haberinin basında yer almasını da istiyorsunuz.</p>
<h4><strong>YAN KOMŞU ESMA ABLA VE MUHABİRLER</strong></h4>
<p>Basına göndereceğiniz metinde etkinliğin adı, tarihi, saati, kim tarafından ve hangi mahiyette düzenlediğini gibi temel bilgiler yazıldıktan sonra ayrıntıya girebilirsiniz. Ama komşunuz Esma ablaya gidip basına gönderdiğiniz metindeki gibi şeyler söylemezsiniz. “Esma abla, bizim dernek gazinoda eğlence düzenliyor yarın akşam. Hadi gel biz de gidelim. Hem çekirdek çitleriz hem de havamız değişir” dersiniz. Bu sizin komşunuzla, yani üyelerinizle, destekçilerinizle kurduğunuz ilişkiye/samimiyete göre şekillenen modüler bir metindir.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-12577" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/03/sivil_sayfalar_2.png" alt="" width="1080" height="828" /></p>
<p>Yoksa olay şuna döner: Esma abla, yarın akşam saat 20.00’de Yaşadığı Beldeyi Sevenler Derneği olarak gazinoda eğlence düzenliyoruz. Elde edilecek geliri çocuklara oyun parkı yaptırmak için kullanacağız, senin de teşrifin beni mutlu edecektir.</p>
<p>Tersine çevirdiğimiz metni tekrar ters yüz edersek, ilk başta değindiğimiz noktaya geliyor; basına da geçeceğiniz metinde “Biz” dili kullanmak muhabirin/editörün önce tek tek fiillerden birinci çoğul ekini silmesi, ardından metnin içinde geçen “bizim”, “Derneğimizin” gibi kelimeleri değiştirmesi ile sonuçlanacaktır.</p>
<p>Tabii bu kadar Nasreddin Hoca olmak gerekmez, hırsızın hiç mi suçu yok; muhabirlerin bu kadar tembel olduğu ön kabulünden de bir noktada vazgeçmek gerek.</p>
<h4><strong>ORTAK BİLENLERİN EN BÜYÜĞÜ</strong></h4>
<p>Son olarak “bildiğiniz gibi” ile başlayan metinler&#8230; Her atölye/sunum/fikir-alışverişinde dediğim şu: Zaten bildiğim gibiyse okumama gerek yok… Bu ilk başta çok üstten bir tavır gibi gelebilir size ama unutmamanız gereken bir nokta var. Sivil toplumun kapsayıcı, bilgilendirici olması üzerine konuşurken mangalda kül kalmıyor. Fakat “bildiğiniz gibi” dediğiniz zaman metninizi okuyan insan eğer bahsettiğiniz konuyu bilmiyorsa onu dışarıda bırakmış oluyorsunuz. Bir de üstüne sizin metninizi okuma şevki kırılmış oluyor.</p>
<p>Diğer yandan da konu ile ilgili aynı şeyleri bilmiyor olabilirsiniz, bu ihtimali de göz ardı etmeyin. Bir alanda savunuculuk yaparken en başta yanınızda durmasını istediğiniz insanlara üzerine çalıştığınız konuyu açık ve net bir şekilde anlatmanız gerekir. Bilmediğini, bilmemesinin bir olasılık olduğunu hesaba katarak başlamalısınız.</p>
<p>*Pınar İlkiz – Pikan Ajans İletişim Geliştirme Direktörü</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/20/basina-kamuoyuna-mirketler-kapida-beklesin/">Basına ve kamuoyuna – &#8216;Mirketler kapıda beklesin&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/20/basina-kamuoyuna-mirketler-kapida-beklesin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KA.DER: Demokrasi herkes içindir!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/13/ka-der-demokrasi-herkes-icindir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Mar 2017 10:51:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Basın Bülteni]]></category>
		<category><![CDATA[Dış Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Fatma Betül Sayan Kaya]]></category>
		<category><![CDATA[hollanda]]></category>
		<category><![CDATA[KA.DER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=12298</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçen günlerde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya&#8217;nın Hollanda&#8217;da aracının durdurulması üzerine KA.DER (Kadın Adayları Destekleme Derneği) bir basın bülteni yayınladı. Basın bülteni şu şekilde; Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın; &#160; &#8211;          aracının Hollanda girişinde durdurulması, &#8211;          ülkeye girişine izin [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/13/ka-der-demokrasi-herkes-icindir/">KA.DER: Demokrasi herkes içindir!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Geçen günlerde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya&#8217;nın Hollanda&#8217;da aracının durdurulması üzerine KA.DER (Kadın Adayları Destekleme Derneği) bir basın bülteni yayınladı.</h3>
<p>Basın bülteni şu şekilde;</p>
<p>Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&#8211;          aracının Hollanda girişinde durdurulması,</p>
<p>&#8211;          ülkeye girişine izin verilmemesi,</p>
<p>&#8211;          polisin uyguladığı şiddet dili,</p>
<p>&#8211;          antidemokratik ve insan haklarına aykırı bir biçimde “İstenmeyen Kişi” ilan edilmesi ve</p>
<p>&#8211;          güvenlik güçleri eşliğinde “özgür iradesi” dışında, tehdit edilerek sınır dışı edilmesini kınıyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gerekçe olarak ‘kamu düzeni’ ve ‘güvenliği’ gösteren Hollanda Başbakanı, bu tutumla sadece Bakan Kaya&#8217;ya değil, Türkiye halkını da yok saymıştır. Bir ülkenin “seçilmiş” politikacısının ülkeye alınmayıp, bir yandan da sosyal medya ve güvenlik güçleri ile şiddet uygulanması, insan hakları, kadının insan hakları ve demokrasi adına büyük bir ayıptır, kabul edilemez.</p>
<p>Bakan Kaya, Hollanda&#8217;nın &#8220;istenmeyen kişi&#8221; kararı nedeniyle Schengen anlaşmasına dahil diğer Avrupa Birliği ülkelerine de giremeyecektir. Yeniden Hollanda&#8217;ya gelmesi halinde 6 ay hapis cezasına çarptırılacak ve yeniden sınır dışı edilecektir.</p>
<p>Yaşam, inanç, ifade, hareket ve eğilim özgürlüklerinin merkezi olan Hollanda’nın bu tutumu, kendi değerlerini ve demokrasisini inkar etmektir.</p>
<p>Hollanda’dan bu anti-demokratik kararı geri çekmesini ve ortaya çıkan diplomatik krizi uzlaşma ile çözmek için gereken adımları atmasını, hükümetin ve muhalefetin de barış dilini kullanarak tüm dünyaya örnek olmasını bekliyoruz.</p>
<p>Kitleleri kin, nefret ve düşmanlığa iten söylemlerden bir an önce vazgeçilmesini istiyoruz. Tüm dünyayı etkisi altına bu korku bulutunun dağılmasının, demokrasi, özgürlük ve barış için son derece önemli olduğuna inanıyoruz. Nefrete nefretle, düşmanlığa düşmanlıkla cevap vermek ne ülkemiz ne de dünya siyasetçilerine yakışan bir tutum değildir.</p>
<p>Referandum sürecinde, tüm siyasilerin Resmi Gazete’de 22 Mart 2008’de yayınlanan “Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un yurt dışında propaganda yapılmasını yasaklayan 10. maddesine dikkatini çekiyoruz. Yüksek Seçim Kurulu (YSK) da 15 Şubat 2017 tarihli 109 No’lu kararında bu yasaya dayanarak, yurt dışında (ve gümrük kapılarında), açık ve kapalı alanlarda, yazılı ve görüntülü her türlü propagandayı yasaklamıştır.</p>
<p>Bu hassas süreçte, tüm siyasi partilerin öncelikle kendi ülkelerindeki yasalara uyması gerektiğini hatırlatmak isteriz.</p>
<p><strong>Demokrasi &#8220;herkes&#8221; içindir, &#8220;herkes&#8221; için talep edilmelidir</strong></p>
<p><strong>Kadın Adayları Destekleme Derneği </strong></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/13/ka-der-demokrasi-herkes-icindir/">KA.DER: Demokrasi herkes içindir!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
