<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ayşe Özlem Ekşi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/ayse-ozlem-eksi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/ayse-ozlem-eksi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 06 Apr 2022 20:38:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Ayşe Özlem Ekşi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/ayse-ozlem-eksi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Irkçılıkla Mücadele Günü&#8217;nde Suriyeli Mültecilere Bakış&#8230;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/21/irkcilikla-mucadele-gununde-suriyeli-multecilere-bakis/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seda Karatabanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Mar 2019 07:53:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etnik Kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Özlem Ekşi]]></category>
		<category><![CDATA[Hepimiz Göçmeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Irk Ayrımı ile Mücadele Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Irkçılığa Hayır Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[POLAT ALPMAN]]></category>
		<category><![CDATA[Ruhat Sena Akşener]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=36607</guid>

					<description><![CDATA[<p>21 Mart Irk Ayrımı ile Mücadele Günü dolayısıyla Suriyeliler başta olmak üzere mültecilerin durumunu ve Af Örgütü'nün ayrımcılıkla mücadele çalışmalarını konuştuk...</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/21/irkcilikla-mucadele-gununde-suriyeli-multecilere-bakis/">Irkçılıkla Mücadele Günü&#8217;nde Suriyeli Mültecilere Bakış&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Güney Afrika’nın Sharpville kentinde 21 Mart 1960’da siyah işçilerin paso taşımadıkları takdirde tutuklanmasını ön gören yasayı protesto edenlere polis tarafından ateş açıldı. Polis ateşi sonrası 69 siyah yurttaş hayatını kaybetti, 180 kişi yaralandı. <span style="font-weight: 400;">Irkçılığa karşı bir sembol haline gelen Sharpeville katliamından 6 yıl sonra Birleşmiş Milletler, katliam tarihi olan 21 Mart’ı Uluslararası Irk Ayrımı ile Mücadele günü ilan etti. 1966 yılında bu yana tüm dünyada ırk ayrımına karşı mücadeleye dikkat çekmek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleniyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2011 yılında başlayan ve milyonlarca insanın ülkesini terk etmesine neden olan Suriye Savaşı, göç ve ırkçılık tartışmalarını da beraberinde getirdi. ABD merkezli araştırma şirketi Pew’in verilerine göre en az 13 milyon Suriyeli evini terk etti. Gittikleri ülkelerde siyasal, sosyal ve kültürel açıdan ayrımcılığa uğrayan Suriyeliler, günümüzde ırk ayrımına maruz bırakılanların başında geliyor. </span><span style="font-weight: 400;">Türkiye, sınır komşusu Suriye’deki savaşın başlangıcında bu yana en fazla göç alan ülkelerden. Suriye savaşından bugüne kadar Türkiye’ye 4 milyona yakın Suriyeli geldi. Geçen ocak ayı verilerine göre Türkiye vatandaşı olan Suriyelilerin sayısı ise 53 bin 99. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye, Cenevre Sözleşmesi kapsamında coğrafi çekince uyguladığı için Avrupa Konseyi&#8217;ne üye ülkeler dışından gelen Suriyeliler için mülteci statüsü tanımıyor. Suriyeliler için hazırlanan Geçici Koruma Yönetmeliği ile birlikte Suriyelilerin hukuki sınıflandırılması mülteci değil geçici koruma statüsü adı altında sığınmacı olarak adlandırılıyor.</span></p>
<p><b><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-36475 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/Panel.3-640x480.jpeg" alt="" width="376" height="282" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/Panel.3-640x480.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/Panel.3.jpeg 1024w" sizes="(max-width: 376px) 100vw, 376px" />Irkçılığa Karşı Panel</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">16 Mart Cumartesi günü İngiltere, İrlanda, Avusturalya ve ABD’de ırkçılık karşıtı göstericiler sokaklara çıkarak ırkçılığa karşı seslerini yükseltti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de ise “Hepimiz Göçmeniz, Irkçılığa Hayır Platformu” İstanbul, İzmir ve Tekirdağ’da düzenlediği etkinliklerle ırkçılığa karşı mücadeleye dikkat çekti. Etkinliklerin İstanbul ayağının gerçekleştiği Cezayir Toplantı Salonu’ndaki panelde konuşan Hepimiz Göçmeniz, Irkçılığa Hayır Platformu aktivisti Yıldız Önen, Suriyeliler için hazırlanan Geçici Koruma Yönetmeliği’nin 11’nci maddesinin oldukça tehlikeli olduğunu belirterek, “Bu maddeye göre İçişleri Bakanlığı’nın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu istediği zaman tüm geçici koruma statüsündeki Suriyelileri geri gönderme hakkına sahip. Bu madde Türkiye’nin Avrupa Birliği ülkeleriyle pazarlık konusu oluyor” dedi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Panelde söz alan ve mültecilerle ilgili çalışmalarda yer alan İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bekir Berat Özipek, ekonomi pastasının durağan değil aksine aktif olduğunu belirtiyor ve ekliyor: “Göçmenlerin göç ettikleri ülkede sadece tüketici değil aynı zamanda üretici ve iktisadi aktörlerdir.” </span></p>
<p><b>“Göçmenlerin Deneyimi Kamu Görevlisine Göre Değişiyor”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İnsan Hakları Aktivisti Ayşe Özlem Ekşi, panelde göçmenlerin kamu hizmetine erişimde yaşadığı sıkıntıların, kamu görevlisinin bakış açısına bağlı olduğunu aktararak, “Göçmenin kamu hizmetinden faydalanması, ilgili yerdeki kamu görevlisinin bakış açısına ve döneme göre değişiyor. Suriyeli göçünün ilk dönemlerin daha kabullenici ve sahiplenici söylem hakimken şimdi ise ‘Benim vatandaşım dururken Suriyelilere mi yardım edeceğiz’ bakışı hakim” dedi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yurttaşlık Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Nükte Devrim Bouvard ise, Türkiye’de göçmenlere uygulanan yasal düzenlemeleri şöyle sıraladı:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Sadece Avrupa Konseyine üye ülkelerden gelenlere verilen Mülteci Statüsü, </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-3’ncü bir ülkeye gidene kadar Türkiye’de kalmasına izin verilen Şartlı Mülteci Statüsü, </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Ülkesine gönderildiği takdirde ölüm cezasına çarptırılma ya da  işkence görme riski bulananlara karşı uygulana İkincil Koruma Statüsü</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Suriyeli göçmenlere uygulanan Geçici Koruma Statüsü.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-36608 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/Polat_Alpman.jpeg" alt="" width="380" height="190" /></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><b>“Mülteciler Sorumluluk Değil Hak Sahibi Kişiler”</b></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Siyaset Sosyoloğu Dr. Polat Alpman aynı zamanda Göç Araştırmaları Derneği kurucularından. Göç alanında çalışmaları bulunan Alpman, Türkiye’nin içinde bulunduğu koşullar, siyasal alanın yapılanması, medya dili ve siyasal pratiklerin de etkisiyle, yaşanan her türlü olumsuzluğu nedenini mülteciler olarak gören yaygın bir davranış biçiminin hakim olduğunu söylüyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mültecilerin sorumluluk sahibi değil hak sahibi kişiler olduğuna vurgu yapan Alpman, sorumluluk sahibi kişilerin görevlerini yerine getirmediği için toplumda oluşan öfkenin mültecilere yöneldiğini ve ayrımcılığa, ırkçılığa maruz bırakıldıklarını ifade ediyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class="wp-image-36609 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/Ruhat-Sena-Akşener-640x360.jpg" alt="" width="387" height="218" />Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Savunuculuk Direktörü Ruhat Sena Akşener’e göre </span><span style="font-weight: 400;">ırk, etnik kimlik, ulus, sınıf, din, inanç, cinsiyet, dil, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, yaş, sağlık veya başka bir durum gözetilmeksizin, herkesin ayrımcılığa uğramamaya hakkı var. Ve bu hak evrensel insan hakları normları, hukuk ve antlaşmalarla güvence altında. </span><span style="font-weight: 400;">Akşener, </span><span style="font-weight: 400;">Uluslararası Af Örgütü’nün çalışmalarında, ayrımcılık yapmama ilkesini temel aldığını ifade ederek, “Herkesin ırk veya etnik kimliğe dayalı tehdit ve tacizden korunması gerekiyor. Irk ayrımcılığına maruz kalan ve ihlale uğrayan kişilerle ilgili, küresel kampanya ve savunuculuk çalışmalarımız mevcut” diyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Akşener, Af Örgütü’nün ırkçılık üzerinden hak ihlaline uğramış insanlara yönelik çalışmalarıyla ilgili soruyu ise şöyle yanıtlıyor: </span><span style="font-weight: 400;">“</span><span style="font-weight: 400;">2017 yılında, 778 Britanyalı ve Amerikan kadın gazeteciye gönderilen 200 binden fazla tweetin tarandığı bir çalışmada, kadın gazetecilerin cinsiyet ve ırk üzerinden hakaret ve tacize maruz kaldıkları gösterildi. Siyah kadınların Twitter’dan tacize maruz kalma ihtimalinin beyaz kadınlarınkinden yüzde 84 daha fazla olduğu bulundu. Yine güncel olarak farklı kimlik ve kültürleri dolayısıyla toplu gözaltı ve tutuklamaya maruz bırakılan Uygurlarla ilgili sürdürülen bir kampanyamız bulunuyor.”</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/21/irkcilikla-mucadele-gununde-suriyeli-multecilere-bakis/">Irkçılıkla Mücadele Günü&#8217;nde Suriyeli Mültecilere Bakış&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meydanda Mülteci Meselesi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/20/meydanda-multeci-meselesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aybala Arslantürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Nov 2018 11:08:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Özlem Ekşi]]></category>
		<category><![CDATA[Meydan]]></category>
		<category><![CDATA[Meydan buluşmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Mülteci Meselesi Kimin Meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[mültecilik]]></category>
		<category><![CDATA[sivil sayfalar]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşama Dair Vakıf (YADA Foundation)]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=32544</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaşama Dair Vakıf ve Sivil Sayfalar tarafından düzenlenen Meydan Buluşmalarının ikincisi ‘Mülteci Meselesi Kimin Meselesi?’ konu başlığı ile 13 Kasım tarihinde Ankara’da gerçekleştirildi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/20/meydanda-multeci-meselesi/">Meydanda Mülteci Meselesi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum kuruluşlarından temsilcilerin katılımıyla gerçekleşen etkinliğin açılışında konuşan YADA Vakfı’ndan Ceylan Özünel, Meydan Buluşmaları ile hem sivil toplumun içerisindeki diyalog eksikliğinin giderilmesi; hem de yeni işbirlikleri ve ortak çözümlere adımlar atılmasını hedeflediklerini ifade etti. YADA’nın kurucularından Ulaş Tol da, gerçekleştirdikleri araştırmaların sonuçlarını hem sivil toplumla paylaştıklarını hem de kendi araçlarını ürettiklerini ifade ederek, “Bu tür etkinliklerde genelde birbirine alan olarak daha yakın olan kuruluşlar bir araya geliyor. Biz yaptığımız iş ve etkinliklerde herkesin kendi içinde toplanmasından ziyade, alanların birlikteliklerini sağlamaya çalışıyoruz. Sivil Sayfalar bunun bir örneği, diğeri de Meydan Buluşmaları. Buluşmalar üç temel amaca hizmet ediyor; </span></p>
<ol>
<li><span style="font-weight: 400;"> Farklı çalışma alanlarındaki sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirmesi, bu da alan geçişlerini görebilmeyi sağladı. </span></li>
<li><span style="font-weight: 400;"> Kendine benzemeyen ve söylediklerine güçlü itirazları olan yerlerle bir araya gelmek. </span></li>
<li><span style="font-weight: 400;"> Yeni yöntemlerle neler yapabiliriz konusunda etkin karşılaşmayı sağlamak” diye konuştu.</span></li>
</ol>
<p><b>Farklı Kurumlar, Ortak Meseleler&#8230;</b></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-32546" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0396-640x427.jpg" alt="" width="640" height="427" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0396-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0396-1024x683.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0396.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0396-610x407.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0396-320x213.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Katılımcıların birbirleri ile tanıştıkları açılış etkinliğinden sonra ‘Mülteci Meselesi Kimin Meselesi?’ başlığında katılımcıların mülteci çalışmalarındaki  deneyimleri paylaşıldı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İnsan hakları aktivisti </span><a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/31/meydan-soylesileri-sahada-bulunan-aktorler-guclendirilmeli/"><span style="font-weight: 400;">Ayşe Özlem Ekşi</span></a><span style="font-weight: 400;">; mülteci meselesinin çok boyutlu olduğunu dile getirerek, “İşin uluslararası boyutu, iç siyaset politik boyutu, insan hakları boyutu var; sivil toplum açısından farklı, kamudan baktığımızda farklı. Yürüttüğümüz projeler kapsamında aynı gün içerisinde kaymakamla, belediye başkan yardımcıları ile, bürokrasi ile; bir yandan sivil toplum kuruluşları ile, uluslararası örgütlerle ve mülteciler ile temasa girip birbirinden çok daha farklı ihtiyaçları ve perspektifleri gözlemleme imkânı buluyorum. Gözlemlediğim en önemli sorun koordinasyon sorunu. Etkileşim çok az, iletişim çok az, koordinasyon çok sorunlu olduğu için ve herkesin elinde bulunan veriler açıklıkla paylaşılmadığı için sürekli mükerrer faaliyetler ve yardımlar dillendiriliyor. Sivil toplumun kendi arasındaki etkileşimin de dönemsel olarak zayıflaması ve güçlenmesi de ayrı bir mesele. Göçmen toplumun sivil topluma katılımı, mültecilerin kendini ifadesi bambaşka bir boyut, kamuda politik katılımları ayrı bir boyut bütün bunlar hem kamunun hem sivil toplumun hem de mültecilerin kendi inisiyatiflerinin etkin olması, iletişimin sağlanması, koordinasyonun güçlenmesi ile gelişecek.’ dedi.</span><a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/07/yerelden-yola-cikarak-uretiyoruz/"><span style="font-weight: 400;"> Mavi Kalem Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nden </span><span style="font-weight: 400;">Arzu Karacanlar</span></a><span style="font-weight: 400;"> da konuşmasında, “Mülteciler yararlanıcı olarak projelerde yer alırlar. İlk defa burada mültecilerin sadece yararlanıcı değil, toplumda yaşayan bireyler de olduklarının vurgulandığını gördüm ve çok mutlu oldum.” dedi.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-32547" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0402-640x509.jpg" alt="" width="640" height="509" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0402-640x509.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0402-1024x815.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0402.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0402-610x485.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0402-320x255.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İzmir merkezli Uluslararası Yardımlaşma ve Entegrasyon Derneği’nden Muhammed Abdullatif Alsairavan, medyada Suriyelilerle ilgili olumsuz algı oluşturacak yayınlardan duyduğu üzüntüyü ifade ederek, “‘Suriyeliler olarak bizler keyif için değil zor durumlardan geldik. Mültecilerin yük geldiğinin farkındayız. Bir mülteci olarak şöyle bir problem yaşıyorum, hepimiz yaşıyoruz aslında ve bunun için bir şey yapabilir miyiz merak ediyorum. Bu da bizimle ilgili çıkan; yardım parası aldığımız, okullara sınavsız girdiğimiz gibi söylentiler.’ dedi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Suriyeli Hanımlar Derneği Başkan Maaisa Said</span><span style="font-weight: 400;"> de, </span><span style="font-weight: 400;">sadece Suriyeli kadınlara hizmet verdiklerini, hizmetlerinin arasında psikolojik destek, sosyal destek bölümü (aile huzuru, Türkçe kursu) sosyal uyum kursları olduğundan bahsetti. Said, d</span><span style="font-weight: 400;">ernek ile ilişki içerisinde olan 4000 kişi ile yaptıkları çalışma sonucu kadınların %56&#8217;sının eğitimli olduğunu ve kendi ayakları üzerinde durmak istediklerini; bu nedenle kendi işlerini açabilmeleri için mikro kredi verdiklerini anlattı. </span><span style="font-weight: 400;">Türkiyeli ve Suriyeli sivil toplum kuruluşlarının bir arada çalışması ile sürdürülebilirliğinin sağlanacağını belirten Said</span> <span style="font-weight: 400;">kendi dernekleri özelinde de başka Türkiyeli dernekleri ile çalışmak istediklerini ve iş birliklerine açık olduklarını belirtti.</span></p>
<p><strong>Açık meydanda tartışmalar çözüm önerileri ile son boldu</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-32548" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0530-640x427.jpg" alt="" width="640" height="427" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0530-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0530-1024x683.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0530.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0530-610x407.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0530-320x213.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Etkinliğin son bölümünde katılımcıların önerileri ile belirlenen konu başlıkları ile açık meydanlar kuruldu ve konu başlıkları tartışıldı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Birinci grup, dil bariyeri konusunu ana dilde eğitim ve entegrasyon-uyum başlığı ile ele aldı. Türkiye’nin mülteci politikalarının konuşulduğu bölümde, sosyal sivil hayata katılımın mevcut durumu  ve nasıl olması gerektiği tartışıldı. Uyum denilen kavramın tek yönlü olmaması gerektiğinin vurgulandığı tartışmada, ‘bir arada yaşam’ ifadesinin daha doğru bir kavram olduğu ve bunun öğrenilen bir süreç olduğunun altı çizilelerek bunu hayata geçirecek projelere ihtiyaç olduğuna dikkat çekildi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir diğer grup nefret söylemi ve ‘neden sosyal uyumu sağlayamıyoruz?’ sorusunu tartıştı. Kalıcı olmaları ile yüzleşememe, misafir/geçici koruma altında olunması yerel halkın kabullenememesine ve nefret söylemlerinin sürekliliğine neden olabileceği konuşuldu. Bu noktada da temelin aslında bilgi eksikliği ve doğru bilinen yanlışlar olduğu yinelendi. Çözüm önerilerinde; yerel seçim sürecini etkileyecek bir kampanya oluşturmak, meydan etkinliğinin çıktılarını sadece sivil toplumla değil devlet kurumları ile paylaşmak, ders kitaplarında ayrımcılık karşıtı bölümlerin olması için adım atmak, temel olarak Türkiyelileri sosyal uyuma katmak, platformlar üzeri bir sosyal medya kampanyası yapmak vardı. Mülteci kalıbından çıkıp iş arkadaşı, komşu, yol arkadaşı gibi bakılabildiğinde normalleştirme sürecine girileceğinin ve bunun fayda sağlayacağına değinildi.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-32550" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0571-640x427.jpg" alt="" width="640" height="427" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0571-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0571-1024x683.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0571.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0571-610x407.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0571-320x213.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">3. grupta, engelli Suriyeli çocukların rehabilitasyon merkezlerine erişimleri, bu hizmetten yararlanamıyor olması ile sığınma evlerine erişemeyen mülteci kadınların sorunları tartışıldı. Sivil toplum kuruluşlarının fon sağlayıcılardan fon alıp sonrasında ise hizmeti tam sağlamadıkları yarım bırakıldığı gözlemleri paylaşıldı. Mülteci konusunun tek başına ele alınmasının doğru olmayacağı, daha önce gerçekleştirilmiş ayrımcılıklarla ortak noktalarının olduğu ve her şeyi kapsayan bir mücadelenin yürütülemeyeceğine değinildi. Sağlık konusunda sivil toplum arasında bilgi aktarımını sağlayabilecek bir raporlama yapılması çözüm önerisi olarak dile getirildi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dördüncü grupta mültecilerin istihdamı, uluslararası mülteci politakaları ve göç alanında bilgi üretimi konuları konuşuldu. Çalışma iznini iş verenlerin bürokratik nedenlerden dolayı genelde almak istemediği belirtilerek, istihdamın artması için özel sektöre vergi indirimine gidilebilir önerisi getirildi. Suriyelilerin seyahat hakkıyla ilgili yaşadıkları sıkıntıların istihdam konusuna da olumsuz etki ettiği vurgulandı. Seyahat hakkının önlenmesinin istihdama ket vurması konu edildi. Akademide ve sivil toplumda her kurum her fona erişemediği, bu alanda eşitsizlikler olduğu vurgulandı.Bilgi üretimine sivil toplumun araştırmacı vasfı ile katılamaması ve araştırmaların etik kurallara uygun olarak yapılması ve araştırıcıların güvenliğinin  sağlanmasının önemine işaret edildi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir diğer grup, iş birliği ve ortak çalışmalar üzerine konuştu. Mülteci meselesi diyalog eksikliğinin ve işbirliği kurulmasının sorunlu olduğu mesele olarak nitelendirildi. Hem sivil toplumun kendi içinde hem de devletle kurmaya çalıştığı ilişkilerin önünde engeller olduğu konuşuldu. ‘Bazı ağlara girmek zor, nasıl aşabiliriz’ sorusuna cevap arandı. Sahada ise daha çok yan yana olmaya ihtiyaç var özellikle insani yardım kuruluşları ile kapasite geliştirici kuruluşların bir arada olması aslında birlikteliğin ilk adımı olabilir; tematik geçişkenliğe de ihtiyaç var örneğin insani yardım kuruluşları çalışmalarına kadın çalışmaları gruplarının da katılması ve toplumsal cinsiyet perspektifinden konuya müdahil olması önerisi getirildi. Bir araya gelme etkinliklerinin yerelde daha etkili olabileceği konuşuldu. Almanya’da yaşamış bir katılımcı bir Facebook grubu ile birçok sivil toplum kuruluşlarının bir araya geldiği deneyim paylaşımı yapıldığını aktardı. Böyle bir topluluk örneğinin Türkiye’de kurulması önerisi getirildi ve sonrasında tüm grupların tartışmaları paylaşılırken de mümkünlüğü üzerine görüş bildirildi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Etkinlik, grup tartışmalarında konuşulan konuların ve çözüm önerilerinin tüm katılımcılarla paylaşılması ile sona erdi.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/20/meydanda-multeci-meselesi/">Meydanda Mülteci Meselesi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meydan Söyleşileri: &#8220;Sahada Bulunan Aktörler Güçlendirilmeli&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/31/meydan-soylesileri-sahada-bulunan-aktorler-guclendirilmeli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seçil Türkkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 Oct 2018 09:00:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Özlem Ekşi]]></category>
		<category><![CDATA[bir arada yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Meydan buluşmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Meydan Söyleşileri]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=31828</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil toplum kuruluşlarıyla yeni bir diyalog ve müzakere modelini hayata geçirmek üzere konuşmak için Yaşama Dair Vakıf ve Sivil Sayfalar’ın düzenleyeceği  Meydan Buluşmaları'nın ikincisi, 13 Kasım’da mülteciler ve bir arada yaşamı konuşmak için Ankara’da yapılacak. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/31/meydan-soylesileri-sahada-bulunan-aktorler-guclendirilmeli/">Meydan Söyleşileri: &#8220;Sahada Bulunan Aktörler Güçlendirilmeli&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Göç ve mültecilik alanında hem kamuda hem de sivil toplumda çalışan, Meydan Buluşması&#8217;nın katılımcılarından insan hakları aktivisti Ayşe Özlem Ekşi ile gündem önerilerini konuştuk. Ekşi, “Saha tecrübesinin artırılması, bu doğrultuda kamu kurumları ile işbirliğinin daha fazla geliştirilmesi gerektiğini” söylüyor.</p>
<p dir="ltr">Türkiye’nin meseleleri  üzerine konuşmak ve müzakere etmek için STK Temsilcileri, konu hakkında çalışan akademisyenler ve aktivistlerin bir araya geldiği Meydan Buluşmaları serisinin ikinci etkinliğinde “Mülteci Meselesi Kimin Meselesi?” sorusuna yanıt aranıyor.</p>
<p dir="ltr">Katılımcı kuruluşların birbiriyle tanışmalarına da destek olan bu buluşma serisi, bir arada yaşam tahayyüllerini konuşmak için bir alan açıyor. Meydan Buluşması&#8217;nın katılımcılarından insan hakları aktivisti Ayşe Özlem Ekşi ile buluşmadan hemen önce,  gündemlerini konuştuk.</p>
<p dir="ltr"><strong>Yerel yönetimler ve göç alanında çalışıyorsunuz. Göçmenlere hizmet veren merkezler kuruyorsunuz. Bu alanda çalışmak nasıl bir tecrübe idi, biraz bahsedebilir misiniz?</strong></p>
<p dir="ltr">Yerel yönetimlerin göç yönetiminde, bilhassa uyum-entegrasyon politikalarının geliştirilmesinde oldukça önemli bir rolü olduğu Dünya&#8217;daki tecrübeye bakılarak biliniyor, kabul ediliyor bir süredir;  Türkiye&#8217;nin henüz çok yeni ve kısa tecrübesi de bunu doğrular nitelikteydi. Saha tecrübesi ve hakimiyeti, yerel toplum ve sığınmacı toplumla sürekli temas halinde olması, uyum-entegrasyon çalışmalarındaki etkinlik potansiyeli ile göç yönetimi açısından kilit bir noktada bulunuyor yerel yönetimler. Bu potansiyeli fark ederek, yerel yönetimlerin göç yönetimindeki rolünü belirlemek ve daha etkin kılmak amacıyla, yerel yönetimler bünyesinde yürütülen çalışmalara iyi bir örnek olması için oluşturduk bu merkezleri. Bu merkezlerde uzman personel tarafından sunulan  danışma, bilgilendirme ve yönlendirme hizmetleri kapsamında, sığınmacıların başvuru ve talepleri değerlendirilerek ihtiyaç analizi yapılıyor. Bu analiz sonuçlarıyla, kamu kurum ve kuruluşları ve ilgili STK&#8217;larla işbirliği ve koordinasyon halinde sığınmacıların ihtiyaçlarının daha hızlı ve etkin bir şekilde giderilmesi sağlanmaya çalışılıyor. Sığınmacıların, kamu kurum ve kuruluşlarının ve STK&#8217;ların hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak ve hizmet sunumunu daha etkin ve verimli kılmak temel amaç bu hizmet sunumunda. Bu doğrultuda danışma-yönlendirme hizmetleri yanı sıra bilgilendirme, farkındalık artırmaya yönelik kurs, eğitim, tanıtım vb etkinlikler de organize ediliyor bu merkezlerde.</p>
<p dir="ltr"><strong>İşbirliklerine açık bir yapılanma olduğunu söyleyebilir misiniz yerel yönetimler bünyesinde kurulan bu merkezlerde?</strong></p>
<p dir="ltr">Elbette söyleyebiliriz. Merkezlerin temel mantığı yereldeki kamu kurum ve kuruluşları, STK&#8217;lar ve sığınmacı toplumun kendi içinden doğal temsilcilerle işbirliği halinde hizmetleri yürütmek. bunun için oluşturulan koordinasyon kurulunun aldığı kararlar doğrultusunda hizmetler planlanıyor ve  sunuluyor. Bu konudaki tecrübe de bunun çok etkin ve verimli sonuçlar doğurduğunu gösterdi.</p>
<p dir="ltr"><strong>Sivil Toplumun &#8220;bir arada yaşam&#8221; konusunda verdiği sınavı nasıl buluyorsunuz?</strong></p>
<p dir="ltr">Oldukça yoğun bir ilgi olduğu kesin bu alana sivil toplum tarafından, çok başarılı çalışmalar  yürütüldü bu süreçte. Ancak bir arada yaşam adına karşılıklı uyum-entegrasyon süreçlerinde etkinliklerinin artırılması için  altyapılarının güçlendirilmesi, saha tecrübesinin artırılması, bu doğrultuda kamu kurumları ile işbirliğinin daha fazla geliştirilmesi gerektiği de muhakkak.</p>
<p dir="ltr"><strong>Sizce STK&#8217;lar devlet politikalarını yönlendirmede yeterli etkiye ve etkinliğe sahip mi?</strong></p>
<p dir="ltr">Son on küsur yıldır STK&#8217;ların kamu  politikalarına katılımlarının nispeten arttığını, daha etkinleştiklerini gördük. Daha geniş yelpazede katılımın sağlanması, sivil toplumun tecrübesinin daha fazla dikkate alınması gerektiği de bu süreçte sürekli vurgulandı.  Son birkaç yıldır ise içinden geçtiğimiz sosyopolitik süreçte, kamu politikalarının daha merkeziyetçi bir çizgide ilerlediği bu süreçte kamu-STK işbirliğinin zayıfladığı da bir gerçek. Bu süreçte STK&#8217;ların etkisinin azaldığı, etkinliklerinin yetersiz kaldığı görülüyor.</p>
<p dir="ltr"><strong>Ne yapılırsa elimizdeki fotoğraf değişir?</strong></p>
<p dir="ltr">Her şeyden önce sığınmacı nüfusun büyük çoğunluğunun kalıcı olabileceklerini hesaba katan, öngörülü ve uzun vadeli politikalar üretilmesi için güçlü bir inisiyatif oluşturulması için ısrarla çabalamak gerekiyor. STK&#8217;lar, siyasetçiler ve  kamu kurumlarında etkin konumda bulunan, konunun hassasiyetinin ve öneminin farkında olan bürokratların, sığınmacı toplumdan temsilcileri de dahil ederek, uzlaşmacı ve çözüm odaklı bir perspektifle daha fazla görüş alışverişi yapmaları ve işbirliğini geliştirmeleri gerekiyor.</p>
<p dir="ltr">Her bir aktörün bu süreçte rolünün netleştirilmesi ve işin bir ucundan tutmak üzere kendi alanına yoğunlaşması, uzmanlaşması; bütün bunlarınsa etkili bir işbirliği ve koordinasyon halinde gerçekleştirilmesi durumunda tablonun çok daha umut vaat edeceği kesin.</p>
<p dir="ltr"><strong>Siz de <a href="http://meydanda.org/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=http://meydanda.org/&amp;source=gmail&amp;ust=1540538530932000&amp;usg=AFQjCNElaL26V4rc9TiwokQZycx5ibBvpQ">Meydan</a> toplantısına katılacak isimlerdensiniz. Ön plana çıkarmayı planladığınız sorunlar/tespitler ya da çözüm önerileriniz neler?</strong></p>
<p dir="ltr">Evet katılıyorum. Sahada bulunan aktörlerin daha etkin olabilmesi için rollerinin iyice netleştirilmesi, altyapılarının desteklenmesi, karşılıklı işbirliğinin geliştirilmesi noktasında yapılabilecekler; bu konudaki sorunlar ve eksikler, neler yapılabileceği; yerel yönetimlerin bu konudaki rolü gibi konulardan daha çok bahsetmeyi planlıyorum. Tüm katılımcılar tarafından tespit edilecek olan genel sorunlara yönelik yerel yönetimlerde kurulan merkezlerde edindiğimiz saha tecrübesini yansıtan, sahadan sağlanabilecek desteğin çerçevesini çizen bir takım önerilerde bulunabilirim muhtemelen.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/31/meydan-soylesileri-sahada-bulunan-aktorler-guclendirilmeli/">Meydan Söyleşileri: &#8220;Sahada Bulunan Aktörler Güçlendirilmeli&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Göçmenlerin Karar Mekanizmalarına Dahil Edilebilmesi İçin Kamu-Sivil Toplum Ortaklığı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/25/ayse-ozlem-eksi-gocmenlerin-karar-mekanizmalarina-dahil-edilebilmesi-icin-kamu-sivil-toplum-ortakligi-gerekli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bahar Kılınç]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Jul 2017 10:56:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Özlem Ekşi]]></category>
		<category><![CDATA[Göç İdaresi Genel Müdürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[keçiören göçmenlik hizmetleri merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci hakları]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Göç Örgütü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=17009</guid>

					<description><![CDATA[<p>Keçiören Göçmen Hizmetleri Merkezi, Türkiye&#8217;de özellikle Suriyeli mültecilerin yaşadığı sorunlara yardımcı olabilmek için “Türkiye’nin Ulusal Uyum Politikalarının Geliştirilmesine Destek Projesi”ni hayata geçirdi. Bu projeyle kamu ve sivil toplum arasında da bir köprü gören bu merkez hakkında &#8220;Keçiören Göçmen Hizmetleri Merkezi Koordinatörü  Ayşe Özlem Ekşi ile konuştuk. Ekşi sorularımızı yanıtladı ve kamu kurumları ile sivil toplum [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/25/ayse-ozlem-eksi-gocmenlerin-karar-mekanizmalarina-dahil-edilebilmesi-icin-kamu-sivil-toplum-ortakligi-gerekli/">Göçmenlerin Karar Mekanizmalarına Dahil Edilebilmesi İçin Kamu-Sivil Toplum Ortaklığı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Keçiören Göçmen Hizmetleri Merkezi, Türkiye&#8217;de özellikle Suriyeli mültecilerin yaşadığı sorunlara yardımcı olabilmek için “Türkiye’nin Ulusal Uyum Politikalarının Geliştirilmesine Destek Projesi”ni hayata geçirdi. Bu projeyle kamu ve sivil toplum arasında da bir köprü gören bu merkez hakkında &#8220;Keçiören Göçmen Hizmetleri Merkezi Koordinatörü  Ayşe Özlem Ekşi ile konuştuk. Ekşi sorularımızı yanıtladı ve kamu kurumları ile sivil toplum arasında köprü görevi üstlenen çalışmaların önemine vurgu yaptı.</strong></p>
<p><span id="more-17009"></span></p>
<p><strong>-Öncelikle Keçiören Göçmenlik Hizmetleri Merkezi&#8217;ndeki çalışmalarınıza nasıl başladığınızı anlatır mısınız?</strong></p>
<p>Keçiören Göçmenlik Hizmetleri Merkezi (KGHM), IOM(Uluslararası Göç Örgütü) iş birliğiyle yürüttüğü “Türkiye’nin Ulusal Uyum Politikalarının Geliştirilmesine Destek Projesi” kapsamında, uyum politikalarında yerel yönetimlerin rolünün belirlenmesine yönelik, yerel yönetimler bünyesinde oluşturulması öngörülen bir model geliştirmek üzere IOM ve Keçiören Belediyesi iş birliği ve ECHO&#8217;nun desteği ile kuruldu ve geçen sene Ağustos ayı itibariyle faaliyete geçti. Belediyenin, göçmen ve mültecilerle süregelen hizmet ve çalışmalarını daha sistemli ve etkin hale getirme arayışının bir sonucu olarak ortaya çıktı bu proje.  Proje öncesinde yaklaşık  altı ay kadar yerel aktörlerin göçmen ve mültecilerle çalışma kapasitelerinin, koordinasyon yeteneklerinin değerlendirildiği bir fizibilite çalışması yürütüldü.  Bu süreçte belediyenin, yereldeki kamu kurum ve kuruluşlarının, STK’ların, özel sektörün süregiden çalışmaları gözlemlendi.  Göçmenlerin yoğunlukla yaşadığı semtlerde hane ziyaretleri ile durum ve ihtiyaç analizi yapıldı. Göç alanında çalışan ulusal ve uluslararası kuruluşlar ile akademisyenlerin görüş ve önerileri alındı. Farklı ülkelerden iyi örnekler incelendi.  Bölgedeki göçmen nüfusun oranı ve ihtiyaçlarına göre sunulan hizmetlerin ve aktörler arası koordinasyonun yeterliliği değerlendirilerek kapasite geliştirici ne tür çalışmalar yürütülebileceği üzerinde düşünüldü bu süreçte ve etkili olabileceği düşünülen bir model üzerinde çalışmaya başlandı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-17080 alignleft" src="http://sivilsayfalar.overteam.com/wp-content/uploads/2017/07/FB_IMG_1500652915595.jpg" alt="" width="448" height="623" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/FB_IMG_1500652915595.jpg 720w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/FB_IMG_1500652915595-640x891.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/FB_IMG_1500652915595-610x849.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/FB_IMG_1500652915595-320x445.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 448px) 100vw, 448px" />         <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-17079" src="http://sivilsayfalar.overteam.com/wp-content/uploads/2017/07/FB_IMG_1500652909192-e1500978497478.jpg" alt="" width="450" height="624" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/FB_IMG_1500652909192-e1500978497478.jpg 450w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/FB_IMG_1500652909192-e1500978497478-320x444.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 450px) 100vw, 450px" /></p>
<p><strong>-Ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?</strong></p>
<p>Merkezde istihdam edilen uzman personelle hukuk, sağlık, eğitim, iş-meslek, sosyal yardımlar konularında danışma ve yönlendirme başta olmak üzere çeşitli destekleyici hizmetler sunuluyor. Bu hizmetlerle göçmenlerin öncelikli olarak kamu kurum ve kuruluşlarının hizmetlerine erişimlerini kolaylaştırmak; yanı sıra yerel topluma yönelik sunulan kamu hizmetlerine göçmen hizmetlerinin entegre edilerek kamu kaynaklarının daha verimli kullanılması hedefleniyor. Bu amaçla talebe göre dil kursları, idari ve adli işlemler, sosyal yardım, iş-meslek, eğitim, sağlık konularında bilgilendirme ve yönlendirme, meslek eğitimleri, psiko-sosyal destek ile yerel toplum ve göçmen toplum arasında kaynaşmayı sağlamak üzere çeşitli sosyal-kültürel etkinlikler yürütülüyor. Bölgedeki göçmenlerin ihtiyaçlarını daha kolay tespit etmek ve sınıflandırmak amacıyla sosyo-ekonomik ve demografik verilerinin tutulduğu bir veri tabanı çalışması da söz konusu. Ayrıca kamu personelinin göçmenlerle çalışma kapasitelerini geliştirmek üzere çalışmalar yürütülüyor.  Bu çalışmalar, ilgili uluslararası kuruluşlar, yereldeki kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarını bir araya getiren bir koordinasyon kurulunun aldığı kararlar doğrultusunda yürütülüyor.</p>
<figure id="attachment_17081" aria-describedby="caption-attachment-17081" style="width: 430px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-17081" src="http://sivilsayfalar.overteam.com/wp-content/uploads/2017/07/CYMERA_20170724_091530-1-1.jpg" alt="" width="430" height="272" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/CYMERA_20170724_091530-1-1.jpg 682w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/CYMERA_20170724_091530-1-1-640x405.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/CYMERA_20170724_091530-1-1-610x386.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/CYMERA_20170724_091530-1-1-320x203.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 430px) 100vw, 430px" /><figcaption id="caption-attachment-17081" class="wp-caption-text">Ayşe Özlem Ekşi</figcaption></figure>
<p>&#8211;<strong>Sivil toplum ile kamu idaresi arasında bir köprü görevi görüyorsunuz. Sizce bu köprü neden gerekli?</strong></p>
<p>Göç ve göçmen hizmetleri prosedürlerinin sıklıkla değişmesi ve çeşitliliği, karmaşık bürokratik yapılanma, kültürel farklılık ve dil çeşitliliği nedeniyle iletişim sorunları, göçmelerin uyum sürecinde karar alma mekanizmalarına katılımlarını sağlayacak sistemlerin olmaması gibi çok temel sorunlar kamu ve sivil toplum arasında koordinasyonu zorunlu kılıyor. Türkiye’nin uyum politikalarına geçiş sürecinin henüz başlangıç aşamasında olması nedeniyle özellikle yerel yönetimlerin ve sivil toplumun bu sürece adaptasyonu konusunda yeterli araştırma, çalışma ve örnek uygulamalar bulunmuyor.  Bu doğrultuda; tüm bu sorunların aşılmasını hedefleyen, göç yönetimi açısından yerel yönetimlerin ve sivil toplumun hareket kabiliyetini kanalize eden; yerel yönetimler ve sivil toplum arasında köprü vazifesi görebilecek bir model geliştirmek üzere kafa yorduk. Dünyada da; göçmenlere yönelik ayrımcılığın önüne geçilmesi,  uyum politikalarının geliştirilmesi,  göçmenlerin karar mekanizmalarına dahil edilmesi, hizmet sunumunun entegre bir şekilde, daha hızlı ve etkin verilmesinin sağlanmasında yerel yönetimler ve sivil toplum arasındaki koordinasyona önemli bir rol biçiliyor uzun zamandır.</p>
<p><strong>-Söz konusu köprü ülkemizdeki mültecilerin sorunlarına çözümler üretirken nasıl bir farklılık ortaya koyuyor?</strong></p>
<p>Yerel yönetimler ve sivil toplumun saha tecrübesini ortaklaştırarak kamu kaynaklarının daha etkin ve verimli kullanılmasını sağlıyor. Kamu personelinin göçmenlere yönelik hak temelli bir perspektif geliştirebilme olanağını artırıyor. Göçmenlerin politik katılımı açısından ara geçiş basamağı olarak değerlendirilebilir bu çalışmalar.  Kültürlerarası arabuluculuğun geliştirilmesi noktasında da aktif bir rol üstlenebilir.</p>
<p><strong>-Sizce sivil toplum Türkiye&#8217;de mültecilere yönelik son dönemlerde iyice artan ön yargıları aşmaya yönelik neler yapabilir? Neler yapmalı?</strong></p>
<p>Yerel toplum ve göçmen toplum arasında sağlıklı karşılaşma ortamlarının oluşturulmasını sağlayan saha çalışmalarına yoğunlaşmak gerekir.  Medyanın ve sosyal medyanın bilinçlendirme, uyarıcı olma noktasında önemli bir rolü bulunmakla birlikte; sağlıklı bir karşılaşma ve kaynaşmanın sağlanabilmesi için saha çalışmalarının rolü çok daha önemli, bununla birlikte  oldukça yetersiz. Bu noktada sivil toplumun inisiyatif alması gerekli. Yine göçmenlerin siyasi katılımı, temsili, kendilerini ifade edebilme olanaklarının artırılması karşılıklı ön yargıların bertaraf edilmesi için oldukça önemli. Bu yönde kapasite geliştirici çalışmalarda da sivil toplum daha fazla rol üstlenmeli.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/25/ayse-ozlem-eksi-gocmenlerin-karar-mekanizmalarina-dahil-edilebilmesi-icin-kamu-sivil-toplum-ortakligi-gerekli/">Göçmenlerin Karar Mekanizmalarına Dahil Edilebilmesi İçin Kamu-Sivil Toplum Ortaklığı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
