<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ayşe Öktem arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/ayse-oktem/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/ayse-oktem/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 16 Nov 2019 09:26:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Ayşe Öktem arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/ayse-oktem/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8216;Göçmen Harfler&#8217; 3 Dilli Kitap Oldu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/16/gocmen-harfler-3-dilli-kitap-oldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 Nov 2019 09:26:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beraberce Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Öktem]]></category>
		<category><![CDATA[beraberce derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Göçmen Harfler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=44494</guid>

					<description><![CDATA[<p>beraberce Derneği Direktörü Ayşe Öktem,  “Göçmen Harfler” projesi kapsamında mülteci kadınlar tarafından yazılan öykülerden oluşan Türkçe, Arapça ve İngilizce olarak 3 dilli basılan kitabın lansmanında yaptığı konuşmada, "Umarım bu kitap kadınları anlamak, onlara hak ettikleri saygıyı göstermek için bir vesile olur." dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/16/gocmen-harfler-3-dilli-kitap-oldu/">&#8216;Göçmen Harfler&#8217; 3 Dilli Kitap Oldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>beraberce Derneği’nin “Göçmen Harfler” projesi kapsamında mülteci kadınlar tarafından üretilen öykülerden oluşan Türkçe, Arapça ve İngilizce olarak 3 dilli basılan kitabın lansmanı, Karşı Sanat’ta yapıldı. Törene katılan Pelin Batu kitaptan çok etkilendiği Nesreen Sabeer’in “Kocaman Evrende Dar Bir Yatak” öyküsünü <strong><a href="https://www.facebook.com/berabercedernegi/videos/743188952811678/">seslendirdi.</a></strong></p>
<p>beraberce Derneği’nin Göçmen Harfler adıyla 10 hafta boyunca mülteci kadınlarla birlikte yürüttüğü yazı atölyesi 20 Ekim 2018’de başlamıştı. Filmmor Kadın Kooperatifi’nde gerçekleşen Göçmen Harfler Yazı Atölyesi, mülteci kadınların özne olarak var olmaya çalıştıkları kamusal alanda, cinsiyet rolleri, eşitsizlikler ve ayrımcılık üzerine öyküler, şiirler, fotoğraflar, resimler aracılığıyla düşünmeyi, tartışmayı; bunlardan yola çıkarak bireysel ve kolektif hafızalarda yolculuğa çıkmayı ve bu yolculuğu kurmaca yazı ile aktarmayı amaçlıyordu.</p>
<p>Edebiyatçı/edebiyat öğretmeni Melike Koçak’ın kolaylaştırıcılığında yürüyen atölyede sözlü ve yazılı tüm çalışmalar Türkçe ve Arapça olmak üzere çift dilli yürütüldü. Yazı aracılığıyla düşünme ve ifade edebilme becerilerini geliştirmeyi amaçlayan atölyeye, orta ve iyi derece Türkçe bilen mülteci kadınlar katıldı. 10 hafta süren atölyenin ardından mülteci kadınların yazılarından oluşan kitap Arapça-Türkçe-İngilizce olarak basıldı.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft wp-image-44495 size-boldthemes_small" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/beraberce_lansman_12kasim_-17-320x274.jpg" alt="" width="320" height="274" />Açılışta konuşmasına kitabın hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür ederek başlayan beraberce Derneği Direktörü Ayşe Öktem, &#8220;Kitabı üç dilde çıkardık. İlginçtir, kimse bize &#8216;neden İngilizceye çeviriyorsunuz&#8217; diye sormadı. Bir STKnın çıkardığı kitabın İngilizce de olması bize çok normal geliyor – çünkü donör bunu isteyecek, belki uluslararası basın ilgilenir. Ama Arapça? &#8216;Neden bunun bir de Arapçasıyla uğraşıyorsunuz&#8217; diye soran oldu. Hem de Arapça’nın dizgisi de zor, tercümesi falan çok daha pahalı, gerekli mi bu şimdi? Evet, gerekliydi Arapçası. Yazar kadınlarımızın anadili olduğu için. Ve duygular en gerçek, en içten, en yakıcı ifadelerini anadilde buldukları için. Ve anadil, bir mülteciye kalan en son vatan olduğu için. Her şey yıkıldıktan sonra, vatanda hiçbir şey kalmadıktan sonra, her şey elinden alındıktan sonra yanında getirdiği ve kimsenin elinden alamayacağı, kimsenin işgal edemeyeceği yerdir mültecinin anadili. Pahalı diye, zor diye, bu kadınların yanlarında getirdikleri o içsel vatanı mı alacaktık ellerinden? Almayacaktık tabii.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Kitabın yazarlarının &#8216;ülkesini ve vatan toprağı dediğimiz o anadillerini yanlarında taşıyan, hüzünleriyle ve hayalleriyle aramızda yaşayan kadınlar&#8217; olduğunu vurgulayan Öktem, &#8220;Bu kadınlara emekleri için teşekkür ediyorum. Umarım, bu kitap, bu kadınları anlamak, onlara hak ettikleri saygıyı göstermek için bir vesile olur. Ve umarım, bu memlekette, bu güzel kadınların hak ettikleri yeri almalarına ufacık da olsa bir katkımız olur&#8221; dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/16/gocmen-harfler-3-dilli-kitap-oldu/">&#8216;Göçmen Harfler&#8217; 3 Dilli Kitap Oldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Hatırlamak İyileştirir, Özgürleştirir&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/29/hatirlamak-iyilestirir-ozgurlestirir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cafer Solgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Mar 2019 07:42:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beraberce Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Öktem]]></category>
		<category><![CDATA[beraberce derneği]]></category>
		<category><![CDATA[hatırlamak iyileştiriri]]></category>
		<category><![CDATA[Hatırlamak Özgürleştirir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=36972</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beraberce Derneği, "Hatırlamak İyileştirir" ve "Hatırlamak Özgürleştirir" başlıklı kitaplarını tanıtan bir etkinlik düzenledi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/29/hatirlamak-iyilestirir-ozgurlestirir/">&#8216;Hatırlamak İyileştirir, Özgürleştirir&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Beraberce Derneği&#8217;nin iki yıldır sürdürdüğü &#8220;Beraberce Değişim Programı: Hafıza Mekanları&#8221; projesi, &#8220;Hatırlamak İyileştirir&#8221; ve &#8220;Hatırlamak Özgürleştirir&#8221; başlıklı kitapların yayınlanması ile sona erdi. &#8220;Hatırlamak İyileştirir&#8221; 2017 yılı gönüllülerinin, &#8220;Hatırlamak Özgürleştirir&#8221; ise 2018 yılı gönüllülerinin deneyim ve gözlemlerini paylaştıkları yazılardan oluşuyor. Kitaplarda, Beraberce Derneği Direktörü Ayşe Öktem&#8217;in projenin içeriğini tanıtan önsöz yazları da bulunuyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-36974 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/BerDer-640x380.jpg" alt="" width="360" height="214" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/BerDer-640x380.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/BerDer.jpg 979w" sizes="(max-width: 360px) 100vw, 360px" />26 Mart 2019 günü Beyoğlu&#8217;ndaki Cezayir Restorant&#8217;ta yapılan toplantıya medya ve çeşitli sivil toplum temsilcileri, aktivistler katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Ayşe Öktem, konuşmasında, yürüttükleri hatırlama çalışmalarının kimlik inşası/pekiştirmesiyle uğraşmadığını, felaketlerin tekrarlanmaması için yapıldığını belirterek, &#8220;zor ve ağır geçmişleri konuşmanın, paylaşmanın, onlarla yüzleşmenin sonuçta iyileştirdiğini, geçmişin hayaletlerinden kurtulmanın özgürleştirdiğini&#8221; vurguladı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">DVV International’ın (Almanya Halk Yüksekokulları Birliği Uluslararası Birlikte Çalışma Enstitüsü) stratejik partneri Beraberce Derneği’nin yönetiminde, Hrant Dink Vakfı ile birlikte yürütülen projede, Hrant Dink Vakfı uluslararası panellerin örgütlenmesi ve Hrant Dink Hafıza Mekânı&#8217;nın açılmasını, Beraberce Derneği ise değişim programı ve bu program bağlamında bir blog yayınlamayı ve paylaşım atölyelerini üstlenmişti. Proje çerçevesinde 2 yılda 19 gönüllüye dünyanın değişik ülkelerindeki vicdan ve yüzleşme mekanlarında 2 ay boyunca çalışma imkanı sağlandı. Gönüllüler ülkeye döndükten sonra deneyimlerini atölyelerde ve kaleme aldıkları blog yazılarında paylaştılar. Lansmanı yapılan iki kitap bu yazıların derlenmesiyle oluştu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ayşe Öktem, yürüttükleri projenin önümüzdeki Nisan ayı itibarıyla &#8220;Hatırla!&#8221; adıyla sürdürüleceğini açıkladı. Proje kapsamında 40 gönüllünün farklı vicdan ve hafıza mekanlarına gitmeleri sağlanacak.</span></p>
<p><strong>&#8216;Irkçılığa Karşı Durmak İnsanlık Görevimiz&#8217;</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Etkinliğe, projeyi destekleyen Almanya Dışişleri Bakanlığı&#8217;nı temsilen İstanbul Başkonsolosluğu Kültür Ateşesi Meik Laufer katıldı. Laufer konuşmasında hatırlama kültürünün Almanya için ifade ettiği önemin altını çizdi. Almanya Dışişleri Bakanı Josef Maas&#8217;ın açıklamasını alıntılayan Laufer, &#8220;Irkçılığa kesin bir şekilde karşı durmak ve insan haklarını savunmak, bir görevdir&#8221; dedi. </span><span style="font-weight: 400;">Etkinliğin sonunda gönüllüler ve katılımcılar da hafıza, hatırlama ve yüzleşme konularında görüşlerini paylaştıkları konuşmalar yaptı.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/29/hatirlamak-iyilestirir-ozgurlestirir/">&#8216;Hatırlamak İyileştirir, Özgürleştirir&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mülteciler Neden &#8216;Sorun&#8217; (2)</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/01/multeciler-neden-sorun-oldu-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cafer Solgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Mar 2019 08:34:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Öktem]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Şenol Sert]]></category>
		<category><![CDATA[göçmen]]></category>
		<category><![CDATA[Kadir Has Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTİ]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[Ozan Tekin]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Sosyal Siyasal Eğilimler Araştırması 2018]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=35782</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadir Has Üniversitesi’nin “Türkiye Sosyal Siyasal Eğilimler Araştırması 2018” yılı raporunda toplumun kendisine “komşu” olarak istemediği kesimlerin başında yüzde 53.8 oranı ile “eşcinseller” gelirken, ikinci sırada yüzde 45.8 oranı ile “mülteciler” yer alıyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/01/multeciler-neden-sorun-oldu-2/">Mülteciler Neden &#8216;Sorun&#8217; (2)</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dosyamızın ilk bölümünde Kadir Has Üniversitesi  tarafından yapılan <a href="http://www.khas.edu.tr/uploads/turkiye-sosyal-siyasal-egilimler-arastirmasi-2018.pdf" target="_blank" rel="noopener">“Türkiye Sosyal Siyasal Eğilimler Araştırması 2018”</a>  verilerinden mültecilerin Türkiye&#8217;nin en önemli sorunları arasına girmesini değerlendirmiştik. İkinci bölümde yine bu araştırmada çıkan diğer bir sonuç olan mültecilerle komşuluk yapılmak istenmeyişini merceğe aldık. Araştırma sonuçlarına göre, toplumun neredeyse yarısının  mültecileri ‘komşu’ olarak istemiyor… <span style="font-weight: 400;">Mültecilerle neden “komşu” olmak istemeyiz? Bu soruya aldığımız yanıt ve değerlendirmeler, sorunun çok yönlü ve düşündürücü boyutları olduğunu ortaya koyuyor…</span></p>
<p><b><img decoding="async" class=" wp-image-35777 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/OzanTekin.jpg" alt="" width="263" height="263" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/OzanTekin.jpg 292w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/OzanTekin-160x160.jpg 160w" sizes="(max-width: 263px) 100vw, 263px" />Ozan Tekin: &#8220;Sorunun Özünde Irkçılık Var&#8221;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Hepimiz Göçmeniz-Irkçılığa Hayır” kampanyasının aktivistlerinden Ozan Tekin, “Topluma yukarıdan aşağıya yabancı düşmanlığı empoze edildiğini” savunarak, &#8220;</span><span style="font-weight: 400;"> Tüm dünyada, siyasetçiler ve medya, o toplumdaki sorunların kaynağı ve sorumlusu olarak göçmenleri gösteriyor. Bu, o sorunların asıl muhataplarının bu işten sıyrılmasına yarıyor. İşsizlik mi var? İstihdam politikalarını belirleyenlerin, işverenlerin ve hükümetlerin yerine, günah keçisi ‘insanların işlerini ellerinden alan’ göçmenler oluveriyor. Sağlık sistemi işlemiyor mu? Sorunu yaratanın kural koyucular, o sistemi düzenlemekle yükümlü olanlar değil ‘yoğunluğu arttıran’ mülteciler olduğu söyleniyor.&#8221; diye konuştu. Bu söylemin tabanda karşılık bulduğunu belirten Tekin, &#8220;</span><span style="font-weight: 400;">Bunda Türkiye’nin kuruluşundan itibaren ırkçılığın pek çok farklı halk için yoğun olarak kullanılmış bir motif olmasının etkisi var. Bugün sığınmacıların çoğunluğunu oluşturan Araplar, eğitim sisteminde bize ‘bizi arkamızdan vuran hainler’ olarak anlatıldı. Bunun yanı sıra, insanların asıl sorunu yaratan daha büyük güç merkezleriyle uğraşmasındansa, sorun olarak Suriyelileri kabul edip onlarla uğraşmasının kolaylığının da bir faktör olduğunu düşünüyorum.&#8221; şeklinde anlatıyor. </span></p>
<p>Mültecilere komşu olunmak istenmemesinin sebebinin, kültürel farklılıklar gibi öğelerden çok, onların buraya gelip hayatı zorlaştıran insanlar olarak görülmeleri yönündeki yanlış algılar olduğunu ifade eden Tekin, &#8220;<span style="font-weight: 400;">Ancak bunu kırmak, buna karşı mücadele etmek mümkün. Dünyanın birçok yerinde, son birkaç yılda, solun, emek hareketinin ve demokrasi için mücadele eden herkesin temel gündemi bu olmuş durumda. Ve bu çabalar sonuç veriyor. Dünya Ekonomik Forumu’nun birçok ülkede yaptırdığı bir ankete göre, mülteciler ‘halkların değil hükümetlerin sorunu’. Yüzde 57’lik bir kesim göçmenlerle dayanışma ifade ediyor. Uluslararası Af Örgütü 2016’da 27 ülkede 27 bin kişiyle benzer bir çalışma yaptığında, göçmenleri ülkelerine kabul etmeye hazır olanların oranı yüzde 80 civarında çıkmıştı. İşçi sınıfı içinde yaygın kampanyalar inşa edildiğinde, tabanda ezilenler arasında böyle bir dayanışma duygusunu inşa etmek mümkün olabiliyor. Gerek hükümetin göçmenleri ‘misafir’ olarak kodlayan tutumu, gerekse muhalefetin AKP’nin daha da sağından yönelttiği ‘geri gönderilsinler’ eleştirisi, Türkiye’de benzer bir tablonun yaratılmasını güçleştiriyor. Ancak bu konudaki çabalarımız sürüyor.” diye konuştu.</span></p>
<p><b><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-35779 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/Ayse-Oktem.jpg" alt="" width="318" height="253" />Ayşe Öktem: &#8220;Göçmenler Bizimle Komşu Olmak İstiyor mu Peki?&#8221;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Beraberce Derneği’nden Ayşe Öktem, herkesin kendi “mahallesinde” yaşamak istediğine dikkat çekerek “Peki göçmenler bizimle komşu olmak istiyor mu?” diye de sormak gerektiği görüşünde.</span><span style="font-weight: 400;"> İnsanların genelde yabancıdan yani bilmediğinden korktuğunu belirten Öktem, &#8220;Bu ilk zamanlardan kalan bir korunma refleksi herhalde, bilmediğinden uzak dur. Zamanla değişir, bilinmeyen bilinene dönüştükçe. </span><span style="font-weight: 400;">Bir başka etken bu topraklardaki yerleşme alışkanlıkları: Herkes kendi mahallesinde oturur. Bu bütün Ortadoğu’da da böyledir, Balkanlarda da: Ora Müslüman mahallesidir, şura Ermeni mahallesi, ha şura da Yahudi Mahallesi. Yüzyıllar içinde hayat böyle biçimlenmiş, herkes kendi mahallesinde oturur, mahallede kendi kültürünü yaşar. ‘Entegrasyon’ konsepti, yeni gelenin mutlaka eskiden beri burada olanla aynı mahallede yaşaması &#8211; ve o halde eskiden beri burada olana uyum sağlamak zorunda olması &#8211; mecburiyeti aslında bir Avrupa konsepti. Belki mülteci, ya da daha doğrusu göçmen de bizimle komşu olmak istemiyordur? Aralarında yaşayıp, kültürlerini, yemeklerini, kokularını, dillerini muhafaza etmek istiyordur? Soran var mı?” dedi.</span></p>
<p><b><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-35780 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/DenizŞenolSert-640x507.jpg" alt="" width="264" height="209" />Deniz Şenol Sert: &#8220;En Görünür ‘Öteki’ Mülteciler&#8221;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Özyeğin Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Deniz Şenol Mert de herkesin “kendi benzeri” insanlarla beraber olmak istediği görüşünde: </span><span style="font-weight: 400;">“Bence insanlar kendilerine benzeyen insanlarla yaşamayı tercih ediyorlar. Bu kimi zaman sınıfsal &#8216;gittikçe güvenlik bariyerlerinin yükseldiği sitelerde&#8217;, kimi zaman etnik &#8216;ki Dünya Değerler Araştırması’nda bu konuda oldukça liberal sonuçlar çıkmıştı&#8217;, kimi zaman da sözde ahlaki değerlere dayalı &#8216;LGBT komşu istememek, evli olmadan birlikte yaşayan çiftleri istememek gibi&#8217; bir ötekileştirmeye dayandırılabiliyor. Bugün halkın ya da sizin deyiminizle yurttaşların önünde en görünür ‘öteki’ de mülteciler. Çünkü sayılar eskisine göre çok daha fazla…”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> Sert, sorunun olası gidişatı konusunda ise, uzun vadeli politikalara dayalı olarak hareket edildiğinden emin olmadığını dile getirirken, mültecilerin çoğunun ülkelerine dönmeyecekleri kanısında olduğunu vurguluyor. </span><span style="font-weight: 400;">Mültecilerin mevcut durumuyla ilgili genel bir değerlendirmelerin iki ayrı kategoride yapılması gerektiğini belirten Sert, &#8220;Birincisi, geçici koruma altındaki Suriyeliler: Son dönemde, özellikle seçim öncesi, geri dönüş konusu sık sık gündeme getiriliyor. Ben bunun halk üzerinde orta vadede yanlış etkileri olabileceğini düşünüyorum. Zorunlu göç ile ilgili akademik yazın ve raporlara baktığımızda, geri dönüşlerin gerçekleşmesi için gerekli çok az temelin Suriye özelinde var olduğu söylenebilir. Halkta &#8216;Bu insanlar geri dönecek&#8217; algısı yaratmak, geri dönmedikleri &#8216;ki ben çoğunluğun dönmeyeceği ya da dönemeyeceği kanaatindeyim&#8217; durumda çok daha fazla mülteci karşıtı hareketin ortaya çıkmasına neden olacaktır. İkincisi, uluslararası koruma altındaki diğer kişiler için ise, son dönemde BM Mülteciler Yüksek Komiserliği ve Göç İdaresi arasında gerçekleşen süreç değişiklikleri, bu insanların hayatlarındaki belirsizliği artırıyor düşüncesindeyim. Zaten coğrafi kısıtlama yüzünden üçüncü bir ülkeye yerleştirilmesi gereken bu ikinci gruptaki şartlı mültecilerin süreçleri çok uzun sürüyordu. Şimdi yeni düzenlemelerin etkisiyle daha da uzayacak gibi görünüyor. Son olarak; yurttaşlar mülteciler üzerinden devamlı bir algı politikasına maruz kalıyorlar, ben halka aksettirilen politikaların gerçekten veriye dayalı ve uzun vadeli planlara dayandığından emin olamıyorum. Umarım öyledir…&#8221; diye konuştu.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/01/multeciler-neden-sorun-oldu-2/">Mülteciler Neden &#8216;Sorun&#8217; (2)</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
