<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ayla Kerimoğlu arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/ayla-kerimoglu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/ayla-kerimoglu/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 08 Apr 2019 07:40:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Ayla Kerimoğlu arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/ayla-kerimoglu/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8220;Sınırların Ötesine Geç&#8221; Ödülleri Sahiplerini Buldu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/08/sinirlarin-otesine-gec-odulleri-sahiplerini-buldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Apr 2019 07:40:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Ayla Kerimoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Esra Albayrak]]></category>
		<category><![CDATA[hazar derneği]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[Sınırların Ötesine Geç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=37295</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hazar Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği'nin düzenlediği 'Sınırların Ötesine Geç' kısa film yarışmasında dereceye girenlere ödülleri törenle verildi. “Ön Yargıları Kırmak” temalı yarışmada birinciliği "Krampon" isimli kısa film alırken, ikinci "Zıt Renk", üçüncü ise "Terk Edilmeyen" adlı kısa film oldu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/08/sinirlarin-otesine-gec-odulleri-sahiplerini-buldu/">&#8220;Sınırların Ötesine Geç&#8221; Ödülleri Sahiplerini Buldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi&#8217;nde düzenlenen törene NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Esra Albayrak, Vakıflar Genel Müdürü Adnan Ertem, Kızılay Genel Müdür Yardımcısı Alper Küçük, Üsküdar Kaymakamı Murat Sefa Demiryürek, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen ve Hazar Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Ayla Kerimoğlu ve çok sayıda davetli katıldı.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignright wp-image-37300" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/56395106_10157100230049441_6170083527044890624_n-640x960.jpg" alt="" width="240" height="360" />Törende konuşan Hazar Derneği Başkanı Ayla Kerimoğlu,“Bu projenin anahtar kelimeleri Suriyeli misafirler, ön yargı ve tanış olmak.. Biz önyargının panzehiri olan tanış olmayı projemizde ilke kabul ettik.” dedi. Araştırmaların 8 yıla yakın bir süredir Türkiye&#8217;de bulunan Suriyeli gençlerle Türk gençlerin yüzde 50&#8217;sinin hiç temas etmediğini gösterdiğine işaret eden Kerimoğlu, &#8220;Bu yüzden biz de çalışmamızda ön yargı meselesini merkeze aldık. Böylece 18-30 yaş arasındaki Suriyeli ve Türk gençlerin birlikte katılacağı bu yarışmayı gerçekleştirdik.&#8221; diye konuştu.  Kerimoğlu, gençlerin kısa film çekme becerilerini geliştirmek için eğitimler verdiklerini de belirterek, &#8220;Yarışmaya toplam 160 kişi başvurdu. Bunlardan 64 kişi eğitimlere de dahil oldu. Eğitim alan bu gençlerimiz, ilk kez bir kısa film çekmiş oldular. Çekim kaliteleri her ne olursa olsun, onlar bu projenin hayata geçirilmesinde önemli bir role sahip oldular.&#8221; Dedi. Yarışmaya 43 filmin katıldığını ve bunlardan 10 tanesinin finale kaldığını ifade eden Kerimoğlu, sosyal sorumluluk projesi olduğu için finale kalan tüm filmlere ödül verildiğini de sözlerine ekledi.</p>
<p><strong>&#8220;Mülteci Meselesine Çok Farklı Bir Pencereden Bakıyoruz&#8221;</strong></p>
<p>Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen de konuşmasında, yarışmanın başlığının herkese umut aşılayan bir konu olarak belirlendiğine dikkati çekerek, &#8220;Suriye&#8217;de milyonlarca insanın hayatı değişti, onlarla beraber bizim hayatımız da değişti. Tüm dünya &#8216;aman bize gelmesinler&#8217; yaklaşımıyla bakarken, mülteci meselesine biz çok farklı bir pencereden bakıyoruz. &#8216;Onların hayatlarına nasıl dokunabiliriz&#8217; mantığıyla bakıyoruz. Bu yarışma da bunun bir örneğidir.&#8221; Diye konuştu.  Tarihçi yazar Halil İnalcık&#8217;ın &#8220;Türkiye&#8217;de üç kişiden birisi muhacirdir, ya kendisi ya annesi ya da babası.&#8221; sözünü hatırlatan Türkmen, ancak ön yargıdan ve ötekileştirmeden uzak olan toplumların bir arada huzurlu bir şekilde yaşayabileceğini vurguladı.</p>
<p><strong>&#8220;Sanatın Dili Evrenseldir”</strong></p>
<p><img decoding="async" class="alignleft wp-image-37298" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/WhatsApp-Image-2019-04-07-at-21.25.18-640x408.jpeg" alt="" width="360" height="230" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/WhatsApp-Image-2019-04-07-at-21.25.18-640x408.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/WhatsApp-Image-2019-04-07-at-21.25.18-1280x817.jpeg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/WhatsApp-Image-2019-04-07-at-21.25.18-1024x653.jpeg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/WhatsApp-Image-2019-04-07-at-21.25.18.jpeg 1600w" sizes="(max-width: 360px) 100vw, 360px" />NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Albayrak ise konuşmasında Suriyeliler hakkında ön yargılara dikkati çekerek, &#8220;Suriyelilerin bir ellerinin yağda bir ellerinin balda olduğu, üniversitelere sınavsız yerleştirildikleri, vergi ödemedikleri, vatandaşlığın alelade bir şekilde dağıtıldığı ve daha benzeri birçok mit sokaklarımızda geziyor. Bunların aksi her ne kadar belgelerle açıklanmış olsa da bazılarımız bunlara inanmaya devam ediyoruz.&#8221; Dedi. Ön yargıları aşmanın kültür sanat faaliyetlerinin en büyük araçlardan biri olduğuna değinen Albayrak, &#8220;İstatistiklerle çok konuşuyoruz, &#8216;şu kadar mülteci ağırlıyoruz&#8217;, &#8216;şu kadar yatırım yapıyoruz&#8217; diye ancak bu istatistiklerin hiçbirinin, çocuğunun küçük bedenini Suriye&#8217;ye gömüp mülteci kampında yasını tutan kadının yazdığı şiirin derinliği kadar anlamı yok. Sanat hangi coğrafyada, hangi dilde üretiliyor olursa olsun, dili evrenseldir. İstisnasız olarak, dünyada aşık olan herkesin kalbi daha hızlı atar, evinde çocuğu birazcık geç kalan annenin endişesi yaklaşık aynı endişedir. Gözyaşı döken her insanın gözyaşının içinde bir miktar tuz vardır. Sanatın insanlar arasındaki empatiyi, kaynaşmayı ve uzlaşmayı sağlayacak en üstün enstrüman olduğunu düşünüyorum. Zira her birimiz en büyük sanatkarın eserleriyiz. Bu anlamda sanatı, ayıran, bir üstünlük kurma aracı haline getiren bir unsur olmaktan öte, birleştiren, buluşturan, eşitleyen ve detaya dikkat çeken bir araç olarak görüyorum ve bu çabayı kutluyorum.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>Suriyeli ve Türk gençlerin birlikte çektikleri filmlerin gösterimlerinin de yapıldığı &#8220;Sınırların Ötesine Geç Kısa Film Yarışması&#8221;nda birinciliği &#8220;Krampon&#8221; isimli kısa film alırken, ikinci &#8220;Zıt Renk&#8221;, üçüncü ise &#8220;Terk Edilmeyen&#8221; adlı kısa film oldu. Suriyeli gençlerin ailelerinin de katıldığı tören, sanatçı Ömer Akyol, Türkçe ve Arapça şarkılarla verdiği konserle  sona erdi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/08/sinirlarin-otesine-gec-odulleri-sahiplerini-buldu/">&#8220;Sınırların Ötesine Geç&#8221; Ödülleri Sahiplerini Buldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadınların Seçen ve Seçilen Olarak Söz Sahibi Olduğu Şehir Talebi…</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/15/kadinlarin-secen-ve-secilen-olarak-soz-sahibi-oldugu-sehir-talebi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Mar 2019 10:56:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[1 KADIN 1 HAYAT DERNEĞİ]]></category>
		<category><![CDATA[Ayla Kerimoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[hazar derneği]]></category>
		<category><![CDATA[İyi Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[KA.DER]]></category>
		<category><![CDATA[KADAV]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Adayları Destekleme Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlarla Dayanışma Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Nuray Kayaoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=36379</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yerel yönetimlerde kadınları katılımcı yahut oyun kurucu olarak ne kadar görebiliyoruz? Kadın dostu belediyecilik kavramının içini dolduran örnekler bulmak mümkün mü? İdeal bir belediyecilik anlayışında kadına sağlanan konum nasıl olur? Evden çıkan kadının şehrin yönetiminde daha aktif rol alması için neler yapılabilir sorularını kadın örgütlerine sorduk…</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/15/kadinlarin-secen-ve-secilen-olarak-soz-sahibi-oldugu-sehir-talebi/">Kadınların Seçen ve Seçilen Olarak Söz Sahibi Olduğu Şehir Talebi…</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Merkezi Beyoğlu Belediyesi sınırlarında bulunan ve İstanbul’un bir çok ilçesinde çalışmalar yürüten Kadınlarla Dayanışma Vakfı (KADAV) gönüllüsü Papatya Bostancı, İstanbul’un artık, sakinleriyle neredeyse zorunluluk ilişkisi yürüten, sorunlar yumağı bir kent halini aldığını savunuyor. Bostancı, şehrin yönetiminde kadın kimliği üzerinden gördüğü eksikleri ve çözüm önerilerini şöyle sıralıyor: ‘’Yerel yönetimlerin bütün çalışmalarını değerlendirebilecek durumda olamasak da, bireysel olarak kadın kimliğimle ve kurumsal olarak KADAV penceresinden baktığımızda; katılım ve temsiliyet noktasında eksiklik görmekteyiz. Hizmetlere erişim, dezavantajlı grupların mesleki eğitimi ve istihdam, şiddetle mücadele kapsamında sığınaklar ve danışma merkezleri, ayrımcılıkla mücadele, bakım hizmetleri, kentsel dönüşüm ve mekansal talepler, afet yönetimi, ekolojik perspektif, cinsiyet eşitlikçi ve katılımcı bütçe gibi konuların öncelendiği demokratik bir yaklaşımla tüm ülkeye model oluşturacak şekilde tasarlanmalı ve özgün koşullar ölçüsünde azami oranda uygulanmalıdır. Çoklu ayrımcılığa maruz kalan ve bizi de doğrudan ilgilendiren dezavantajlı gruplara özellikle kadın, LGBTİ ve  göçmenlere yönelik şiddet, ayrımcılık ve istihdam sorunları gibi bir an önce çözülmesi gereken konularda kadın yaşam ve ekonomiye katılım merkezleri, ayrımcılıkla mücadele merkezleri  göçmenlerle dayanışma merkezleri ve kreşlerin  kurulmasını, ilgili STK’larla tam koordinasyon içerisinde yürütülmesini önermekteyiz.’’</p>
<p>“İyi Belediye” anlayışının en temel ilkesinin ‘katılımcılık’ olduğunu vurgulayan Bostancı, “ Kent sakinlerinin hepsine dönük üretilen hizmetler ancak bütün kesimler bir platform üzerinden görüşlerini, eleştirilerini, önerilerini ortaya koyabilirlerse yani, bütün belediyecilik süreçlerine dahil olabilirlerse daha anlamlı olabilir. Belediyelerin katılımcı demokrasiyi güçlü bir şekilde uygulamasıyla yalnızca kamusal hizmetlerin üretiminde değil, aynı zamanda gerçek sorunlara gerçek çözümler üretilmesi noktasında da başarılı olunabilir. Çoğunlukçuluğu değil çoğulculuğu, tekçiliği değil çokluğu, ulaşılmazlığı değil erişebilirliği güçlü bir perspektif olarak uygulayan belediye bu anlamda iyi bir belediyecilik örneği olabilir. Katılımcılık ilkesinin yerel yönetimler tarafından içselleştirilmesi ve belediyelerin kadın örgütleri ve STK larla yatay bir ilişkilenme biçimi oluşturarak cinsiyet eşitliği anlayışını ürettikleri bütün politikalarda işlevsel olarak yaygınlaştırmaları gerekmektedir.” Diyor.</p>
<p><strong>“Belediyeler STK’ları Desteklemeli”</strong></p>
<p>HAZAR Derneği Başkanı Ayla Kerimoğlu 2015 yılında kadına yönelik şiddet konusunda AB desteğiyle Belçika ortaklı bir proje yürüttüklerini, bu projede Üsküdar ve Küçükçekmece Belediyesi ile işbirliği yaparak destek aldıklarını anlatıyor. Yerel yönetimleri İstanbul özelinde değerlendiren Kerimoğlu, ‘’Aslında hayal edemeyeceğim kadar iyileştirme yapıldı ama bir yandan da hayal edemeyeceğim kadar yoğun bir yapılaşmayla biz İstanbul olarak sınıfta kaldık. Belediyecilik anlamında elli yıl öncesinin kötülüklerine karşılık gelen bu gün başka kötülükler yaşıyoruz’’ diyor ve ekliyor: ‘’Biz HAZAR olarak yerel yönetimlerden destek alıyoruz ve almalıyız da. Kimse kendi çıkarları için kullanmadığı sürece, biz belediyelerin hizmet etmek zorunda olduğu kişilere hizmet ettiğimiz sürece belediyeler de yetemediğimiz noktada bize destek olmak zorunda.’’</p>
<p><strong>“Erkek Egemen Belediyelerle Karşı Karşıyayız”</strong></p>
<p>Kadınların belediyelerin çatısı altında istihdamı noktasında 1 KADIN 1 HAYAT DERNEĞİ adına konuşan Darya Kızılboğa, merkezlerinin bulunduğu Hakkari Belediyesi özelinde kadınların yerel yönetimlerde yer bulamadığının altını çiziyor. ‘’Erkek egemen bir belediye ile karşı karşıya olduğumuzu belirtmek isterim. Her birim amiri erkek, bir çok birimde kadın yok. Kadınlar yönetimden soyutlanmış durumda. Kadınların yerel yönetimlerde hakkı olan yerleri geri verilmeli. Kadınların sadece kadın birimlerinde yer almaları da enteresan bir durum. Belediyelerde pozitif ayrımcılığın olmasını istiyoruz.’’ diyen Kızılboğa, yeni yerel yönetimden beklentilerini şöyle açıklıyor: &#8220;Hakkari’de ne gençlik meclisi ne de kadın meclisi var. Kadınlarımız ve gençlerimiz kendi şehirlerinin yönetimine dahil olamıyor, halk kendi yönetiminde söz sahibi değil. Bu vazgeçilmesi gereken bir tutum. Şehir halkı nasıl olur da el pençe divan, boynunu bükerek belediye biriminden talepte bulunur, nasıl olur da kendisi için var olan belediye başkanına ulaşamaz? Bu hiyerarşinin yıkılmasını istiyoruz. İşe, belediyelerin siyaset üstü olduğunu kabullenmekle başlayabiliriz. Hangi partinin adayı seçilirse seçilsin tüm seçmelere eşit mesafede yaklaşmalılar. Kapsayıcılık ve eşitlik ilkelerini benimsemeli tüm belediyeler. Ayrıca kadınların süreçten dışlanma gibi bir durumla karşılaşmaları artık bizleri bıktırdı. Seçim çalışmalarını partilerin kadın birimleri yürütürken, seçimlerde sonra yetki alanlarının kısıtlanmasını anlayamıyoruz.’’</p>
<p><strong>“Eşitlik Mahalleden Başlıyor”</strong></p>
<p>Kadın Adayları Destekleme Derneği (KA.DER) Genel Başkanı Nuray Kayaoğlu ise belediyeler ve adaylar için hazırladıkları ‘’Kadın Dostu’’ adında bir taahhütnameleri olduğunu anlatıyor: ‘’Belediyelerden beklediğimiz pek çok şeyi içeren bu taahhütnameyi imzalayan büyükşehir belediyeleri ‘Kadın Hakları Koordinasyon Kurulu’, ‘Kadın-Erkek Eşitlik Komisyonu’ ve ‘Kadın-Erkek Eşitlik Birimi’ kurmayı;  büyükşehir, ilçe ve belde belediyeleri bütçelerini toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlılık ilkesini göz önünde bulundurarak hazırlamayı; kadın STK’larıyla kadın ve kız çocuklarının konumlarını güçlendirme konusunda işbirliği yapmayı; kadın-erkek eşitliği konusunda toplumu bilgilendirici çalışmalar yapmayı; büyükşehir belediyesi bünyesinde ‘Kadın Danışma ve Dayanışma Merkezi’ kurmayı ve ihtiyaca cevap verecek şekilde kadın sığınma evi açmayı taahhüt etmiş oluyor. Aynı zamanda, tüm belediyelerden ve adaylardan sivil toplum kuruluşlarıyla iletişim ve işbirliği içerisinde olmasını bekliyoruz.’’</p>
<p>KA.DER olarak eşitliğin mahalleden başladığını düşündüklerini kaydeden Kayaoğlu, ‘’Muhtarlıkları çok önemli buluyoruz. Buradaki kadın temsili dalga dalga Türkiye’ye yayılacaktır’’ diyerek yerel yönetimlerden beklentilerini şöyle sıralıyor: ‘’Kadın dostu yerel yönetimler ve toplumsal cinsiyete duyarlı bütçeleme çalışmaları. Aynı zamanda yerel yönetimler halka yakın olmaları, demokrasiye olan etkisi ve halkın katılımı açısından toplumsal cinsiyet eşitliğini hayata geçirebilecek en etkin ve birincil kurumlar. Dolayısıyla burada oluşacak politikalar kadınların yaşam kalitesini yükseltecek donanıma sahip olmalı. Güvenilir bir kentte yaşamak kadının temel hakkı. Mesela, güvenilir ulaşım, sosyal ve kültürel haklar, girişimcilik destekleri ve sağlık gibi kadının hayatını direkt etkileyen politikalar kadınların hayatında çok önemli.’’</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/15/kadinlarin-secen-ve-secilen-olarak-soz-sahibi-oldugu-sehir-talebi/">Kadınların Seçen ve Seçilen Olarak Söz Sahibi Olduğu Şehir Talebi…</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Sınır Ötesine Geçebilmek; Bir Cesaret”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/10/sinir-otesine-gecebilmek-bir-cesaret/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emine Uçak]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Dec 2018 11:01:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Ayla Kerimoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[hazar derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Sınırların Ötesine Geç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=33059</guid>

					<description><![CDATA[<p>Suriyeli ve Türkiyeli gençler arasındaki ön yargıları azaltmak amacıyla ‘Sınırların Ötesine Geç’ adlı kısa film yarışmasını düzenleyen Hazar Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Ayla Kerimoğlu, “Önemli olan bir araya gelmelerini ve birbirleriyle iletişim kurmalarını sağlamak. Zihinlerimizi ele geçiren ön yargılar yüzünden yanlış davranış ve tutumlara girebiliyoruz. Ayrımcı yaklaşımlar, nefret söylemleri gösterebiliyoruz. Yarışmayla hem zihinsel hem de ön yargıların oluşturduğu sınırların ötesine geçebilme meselesini dillendirmek istedik. Aynı zamanda coğrafi sınır meselesini de birlikte düşünmelerini istedik. Sınırın ötesine geçebilmek bir cesaret aslında.” Diyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/10/sinir-otesine-gecebilmek-bir-cesaret/">“Sınır Ötesine Geçebilmek; Bir Cesaret”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hazar Derneği’nin düzenlediği  ‘Sınırların Ötesine Geç’ adlı kısa film yarışmasının en önemli şartı, Türk ve Suriyeli katılımcıların aynı projenin bir bölümünde mutlaka birlikte çalışmaları. 19-30 yaş arası bütün gençleri kapsayan ve son kayıt tarihi 22 Şubat olan yarışmada; birinciye 10, ikinciye 6 ve üçüncü gelen filme de 4 bin TL ödül verilecek. Şu ana kadar 77 Suriyeli 73 Türk olmak üzere 150 başvurunun yapıldığı yarışmanın eğitim bölümünde ise 30 kadın, 27 erkek olmak üzere 57 kişi eğitim alıyor.</p>
<p><img decoding="async" class="alignleft wp-image-33066" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Ekran-Alıntısı-2-640x427.png" alt="" width="360" height="240" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Ekran-Alıntısı-2-640x427.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Ekran-Alıntısı-2-610x407.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Ekran-Alıntısı-2-320x213.png 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Ekran-Alıntısı-2.png 654w" sizes="(max-width: 360px) 100vw, 360px" />Hazar Derneği olarak, 2011 yılında Suriye savaşı başladığı andan itibaren mültecilik alanında çalışmalar yürüttüklerini, ardından kamp ziyaretleri, insani yardım faaliyetleri yaptıklarını belirten Ayla Kerimoğlu, “Ama sadece insani yardım sürdürülebilir bir şey değil. Bir süre sonra fiziksel ihtiyaçlardan öte yaşamsal ihtiyaçlar, bu toplumda nasıl yaşayacaklarına dair olan ihtiyaçlar öne çıkmaya başladı. Bundan hareketle İstanbul’daki Suriyeli kadınlara Türkçe dersleri vermeye başladık. Bunu dört yıldır sürdürüyoruz. Dil meselesi Suriyelilerin yaşadığı en büyük sorunların başında geliyor. Türkçe eğitimi verdiğimiz kadınlarla aynı zamanda Türk kültürünü de anlatmaya başladık. Dil kültürün de taşıyıcısı olduğu için düğünlerimizi, yaslarımızı, çocuklarımızı konuştuk, böylece bir konuşma kulübümüz de oldu. Birbirimizle konuştukça onların neleri önemsediklerini, nasıl hissettiklerini daha iyi anlamaya başladık. Örneğin evlerine kimsenin gelmediğinden yakınıyorlardı. Önce birlikte ders yaptığımız kadınları evlerinde ziyaret ettik, ardından tanımadığımız kadınların adreslerini bulduk onları da ziyaret etmeye başladık. Yaptığımız programlara, gezilere onları da dahil etmeye başladık.“ dedi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-33062" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/WhatsApp-Image-2018-12-07-at-21.49.05-640x1386.jpeg" alt="" width="166" height="360" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/WhatsApp-Image-2018-12-07-at-21.49.05-640x1386.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/WhatsApp-Image-2018-12-07-at-21.49.05-610x1321.jpeg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/WhatsApp-Image-2018-12-07-at-21.49.05-320x693.jpeg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/WhatsApp-Image-2018-12-07-at-21.49.05.jpeg 739w" sizes="auto, (max-width: 166px) 100vw, 166px" />Savaşın bitmemesi Suriyelilerin burada kalıcı olduğunun iyice netleşmesi üzerine de entegrasyon, uyum, birlikte yaşama üzerine düşünmeye ve bu alanda projeler yürütmeye başladıklarını belirten Ayla Kerimoğlu, ‘Sınırların Ötesine Geç’ projesinin Türk ve Suriyeli gençlerin Hazar bünyesinde yürüttüğü Göç Çalışmaları ekibinin toplantıları sırasında ortaya çıktığını anlatıyor.</p>
<p>Göç çalışmaları komisyonuyla bir araya gelip ‘birlikte yaşam konusunda ne yapabiliriz’i konuşmak istediklerini ancak bizzat gruptakilerin kendi içlerine dönük ‘ön yargıları’ üzerinden bunu başaramadıklarını anlatan Kerimoğlu, “Baktık ki derneğin yabancısı olmadığı Suriyeli gençlerin, yine dernek bünyesindeki Genç Hazar’daki gençlerin bile ön yargıları var. Bunu fark edince entegrasyon konusunda en önemli sorunların ön yargılardan çıktığını bir kez daha gördük. En son yapılan araştırmaları önümüze koyunca, burada ciddi bir sorunun işaretlerini tespit etmiş olduk. Ve kendi çapımızda ön yargıyla mücadele için bir çalışma yapalım” dedik.</p>
<p>Gençlerin dünyasını düşündüklerinde, medyaya, görselliğe olan ilgiden ve son zamanlarda kısa film alanına olan rağbetten de yola çıkarak kısa film yarışması düzenleme kararı aldıklarını belirten Kerimoğlu, “Biz burada filmi araçsallaştırıyoruz. Gençlerin araçlarını kullanarak onlara bir şeyler anlatmak olarak düşünebiliriz bunu. Kısa film alanında becerilerini geliştirme imkanı, sivil toplum için fazla sayılabilecek bir ödülle yarışmayı cazip hale getirmeye çalıştık. Bunları olabildiğince çok kişiye ulaşmayı amaçladığımız için yaptık. Suriyeliler ve Türkiyeliler olarak bir arada özellikle de ör yargılar üzerine düşünmelerini istiyoruz ve bu alanda birlikte çalışmalar üretmelerini. Filmin tamamını birlikte yapmak zorunda değiller ama bir aşamasını mutlaka birlikte yapmaları gerekiyor şartname açısından. Dediğim gibi amaç bir araya gelmelerini ve düşünmelerini sağlamak.  Zihinlerimizi ele geçiren ön yargılar yüzünden yanlış davranış ve tutumlara girebiliyoruz. Ayrımcı yaklaşımlar, nefret söylemleri gösterebiliyoruz. Yarışmayla hem zihinsel hem de önyargıların oluşturduğu sınırların ötesine geçebilme meselesini dillendirmek istedik. Aynı zamanda coğrafi sınır meselesini de birlikte düşünmelerini istedik. Sınırın ötesine geçebilmek bir cesaret aslında. Bunu ‘geçmeyle’ sembolize ettik. ‘Sınırların Ötesine Geç’ yarışmanın amacını ortaya koyan çarpıcı bir başlık oldu’ diye anlatıyor.</p>
<p>Entegrasyon ve birlikte yaşama konusunda düşünmede özellikle kamusal alanda geç kalındığını bunun kamunun ‘Suriyelilerin kalıcı olmamaları’na dönük politikalarından kaynaklandığını belirten Kerimoğlu, mülteciler konusunda Avrupa’ya yönelik yapılan açıklamaların iç kamuoyunun mültecilere dönük olumsuz algılar oluşturduğuna dikkat çekiliyor. Mültecilerin geldikleri toplumda ekonomiden, kültüre kadar bir çok alanda katkılarının olduğunu araştırmalarla ortaya çıktığını hatırlatan Kerimoğlu, “Yöneticilerin çıkıp Avrupa’ya mesaj vermek üzere, ‘mülteciler için şu kadar milyon dolar harcadık’ açıklamaları insanların zihninde şöyle bir şey oluşturuyor. ‘Madem bu kadar milyar dolarımız var buradaki fakirler için niye kullanılmıyor’ Mültecilerin bir maliyeti var bu gerçek ama bunun eksik bir tarafı var. Harcanan para iç piyasada kullanılıyor ve bu piyasayı canlandırıyor. İkinci kısmı söylenmiyor. Bu politikaların içerdeki mülteci algısını olumsuzlaştıracak şekilde yapılmaması önemli” dedi. Sivil toplumun bir araya gelerek mültecilere yönelik olumsuz algıları ortadan kaldırmak için çalışmalar yürütmesi gerektiğinin de altınını çizen Kerimoğlu, bu konuda kamunun sivil topluma bilgi akışında bulunmasını ve çalışmalarını şeffaflaştırmasına da dikkat çekiyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-33063 " src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/DSC_0446-640x425.jpg" alt="" width="441" height="293" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/DSC_0446-640x425.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/DSC_0446-1024x680.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/DSC_0446.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/DSC_0446-610x405.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/DSC_0446-320x213.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 441px) 100vw, 441px" />Entegrasyon alanındaki en önemli konulardan birinin eğitim meselesi olduğunu hatırlatan Ayla Kerimoğlu, entegrasyon çalışmalarının ‘asimilasyon’a dönüşmemesinin önemine de işaret ediyor. Suriyelilerin bu konuda ‘entegrasyona evet asimilasyona hayır’ şeklinde bir düşünce içinde olduklarını belirten Kerimoğlu, “Bu insanlar bu kültürün içinde yaşayacaklarına göre dil öğrenmek zorundalar. O yüzden GEM’lerin kapatılıp karma eğitime dönülmesini çok önemsiyoruz. Yeni doğan çocuklar için Arapça öğrenme bir sorun haline gelebilir, aileler bunu dile getiriyor. Ailelerin ‘ entegrasyona evet ama asimilasyona hayır’ yaklaşımı var. Çocuklarıyla ilgili ‘kendi kültürlerini unutacaklar, öğrenmeyecekler’ gibi korkuları var. Milli Eğitim’in bu konuda yöntemler bulması gerekiyor; ayrıca Arapça dersleri verilebilir veya farklı alanlarda desteklenebilir. Bu milli eğitim açısından üzerinde düşünülmesi gereken teknik konular. Ama bunu verebilecek şekilde hazırlık yapılması gerektiğini düşünüyorum. Şunu hesap etmek lazım bu çocuklar şu an Türkiye’deler… Ama yarın savaş bittiğinde içlerinde vatandaş olsa bile Suriye’ye dönüp oranın yarınını kuracak gençler olabilir. Kendi kültürlerini kopmamaları geri dönüşlerini veya çift vatandaş da olsa geleceklerini şekillendirmeleri açısından önemli. Entegrasyon meselesi Suriyelilerin kendi içlerine dönüp gettolaşmaması, ileride muhtemel toplumsal çatışmalar yaşamamız için çok önemli” diye konuştu.</p>
<p>‘Sınırın Ötesine Geç’ yarışmasıyla ilgili geniş bilgi için <a href="http://www.hazardernegi.org/sinirlarin-otesine-gec-hazar-kisa-film-yarismasi/" target="_blank" rel="noopener">tıklayınız.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/10/sinir-otesine-gecebilmek-bir-cesaret/">“Sınır Ötesine Geçebilmek; Bir Cesaret”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
