<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Avcılık arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/avcilik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/avcilik/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 04 Oct 2020 06:21:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Avcılık arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/avcilik/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hayvanları Koruma Günü’nde 230 STK’dan Ortak Çağrı: &#8216;Avcılık Yasaklansın&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/04/hayvanlari-koruma-gununde-230-stkdan-ortak-cagri-avcilik-yasaklansin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Oct 2020 06:21:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Avcılık]]></category>
		<category><![CDATA[imza kampanyası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=58992</guid>

					<description><![CDATA[<p>4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü’nde bir araya gelerek ortak bir açıklama yapan 230 sivil toplum kuruluşu, yaban hayvanlarını öldürmenin spor, turizm, hobi ya<br />
da ihale konusu olamayacağını dile getirerek, 'Avcılık tamamen yasaklansın" çağrısında bulundu. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/04/hayvanlari-koruma-gununde-230-stkdan-ortak-cagri-avcilik-yasaklansin/">Hayvanları Koruma Günü’nde 230 STK’dan Ortak Çağrı: &#8216;Avcılık Yasaklansın&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Hayvanları Koruma Federasyonu 1931 yılında 4 Ekim’i Dünya Hayvanları Koruma Günü olarak ilan etti. Her yıl 4 Ekim’de tehlike altında olan hayvanlarla ilgili farkındalık yaratmak ve hayvan haklarını gündeme getirmek amacıyla çeşitli etkinlikler yapılıyor. Türkiye’de farklı alanlarda çalışma yürüten ve konularında uzman 230 sivil toplum kuruluşu, Dünya Hayvanları Koruma Günü’nde yaptığı açıklamada: ”Dünyayı birlikte yaşadığımız diğer canlılarla paylaşıyoruz. Ormanlar, dağlar, dereler hepimizin yaşam kaynağı ve hepimizin yaşamı birbirine bağlı. Bu nedenle haklarını bizim dilimizde ifade edemeyen tüm canlıların sesi olmak için bir aradayız.” diyerek, yalnızca diğer canlıların değil, insanların da yaşam hakkının korunması için avcılığın bir an önce yasaklanması gerektiğinin altını çizdi.</p>
<p>Spor veya hobi amaçlı ya da bir turizm faaliyeti olarak yaban hayvanlarının öldürülemeyeceğini, yaşam hakkının ihaleye açılamayacağını belirten 230 sivil toplum kuruluşu, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın avcılığı tamamen yasaklaması için binlerce doğa severin desteğiyle bir <a href="http://(Change.org/VurmaBeni)" target="_blank" rel="noopener noreferrer">imza kampanyası</a> başlattı.</p>
<p><strong>“Avcılık Değil, Yaşamı Korumak Teşvik Edilsin”</strong></p>
<p>Yaban hayatı kökenli hastalıkların yaygınlaşarak pandemilere dönüştüğü günümüzde avlanmanın artık bir ihtiyaç olmaktan çıkıp biyoçeşitlilik kaybının en önemli nedenlerinden biri haline geldiğini ve yaban hayatına zarar verdiğini belirten sivil toplum kuruluşları, Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün öncelikli görevinin hangi hayvan türünün ne kadar avlanacağından çok yaban hayvanlarını korumak olması gerektiğini vurguladı. Son 16 yıl içerisinde 500 bin kişinin avcılık sertifikası almasını eleştiren 230 sivil toplum<br />
kuruluşu, avcıların sayıları artarken, pek çok canlı popülasyonunun tükenme tehlikesi altında olduğunun bilimsel verilerle ortaya konulduğunu belirtti. UNESCO tarafından hazırlanan Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi’ne göre, her hayvanın yaşam hakkına saygı duyulması gerektiğini hatırlatan sivil toplum kuruluşları; hayvanları yaşatmak ve avcılığı durdurmak için herkesi harekete geçmeye ve <a href="http://change.org/vurmabeni" target="_blank" rel="noopener noreferrer">kampanyada</a> imzacı olmaya çağırıyor.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft wp-image-58993" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/Avina-Izin-Verilen-Memeli-Turleri-640x640.png" alt="4 ekim hayvanları koruma günü" width="360" height="360" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/Avina-Izin-Verilen-Memeli-Turleri-640x640.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/Avina-Izin-Verilen-Memeli-Turleri-1280x1280.png 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/Avina-Izin-Verilen-Memeli-Turleri-160x160.png 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/Avina-Izin-Verilen-Memeli-Turleri-1024x1024.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/Avina-Izin-Verilen-Memeli-Turleri.png 1620w" sizes="(max-width: 360px) 100vw, 360px" />230 kurum için konuşan ülkemizin ilk yaban hayatı uzmanlarından olan Tansu Gürpınar: “Türkiye, eski dünya kıtaları olarak bilinen Asya, Avrupa ve Afrika arasında doğal bir köprü konumundadır. Ayrıca dünyanın en büyük kıtası olan Asya’nın özelliklerini kendi ölçeğinde sergilediği için Küçük Asya ismini almıştır. Bu nedenlerden ötürü Türkiye doğası tam anlamıyla emsalsizdir. Yaşadığımız coğrafya bitki ve hayvan varlığı yönlerinden zengin bir biyolojik çeşitliliğe sahiptir. Ülkemiz aynı zamanda karnımızı doyuran kültür bitkilerinin yabani atalarının yer aldığı dünyanın en önemli gen merkezlerinden biridir. Bu zenginliğimiz dikkatle ve özenle korunmalıdır. Orman yangınları, sulak alanların kurutulması, çarpık yapılaşma,<br />
zirai zehirlerin aşırı kullanımı biyolojik çeşitliliğimize zarar vermektedir. Özellikle sayıları azalmış olan hayvan türleri üzerindeki avlanma baskısı zaten yaşama alanları daralmış olan bu varlıklar üzerinde ciddi tehdit oluşturmaktadır. Bu baskının büyük kısmının yasalara ve kurallara uymadan avlananlardan kaynaklandığı biliniyor. Düşünün ki çocuklarımız hiç üveyik sesi duymadan, geyik, karaca, ceylan görmeden büyüyebilir. Böyle bir şeyi bu ülkede bir kişinin bile isteyeceğini sanmıyorum. Bir araya gelen 230 kurum arasında konularında uzman birçok kuruluş ve kişiler var. Bilimsel verilerle ortaya konan bu gerçeklerin göz ardı edilmeyerek Türkiye doğasının daha iyi korunması için mevcut Kara Avcılığı Kanunu’nda gereken yeni düzenlemelerin ivedilikle yapılması gerekmektedir.” dedi.</p>
<p><strong>Tehlike Altındaki Türler Vuruluyor</strong><br />
2020-2021 Av Sezonu için Merkez Av Komisyonu’nun avına izin verdiği türler arasında, tehlike altında olan türler de bulunuyor. Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) tarafından hazırlanan kırmızı listede dünya ölçeğinde tehlike altında olan üveyik ve elmabaş patka kuş türleri de yer alıyor. IUCN’nin “hassas” kategorisinde bulunan türlerden üveyik nüfusunun son 40 senede yüzde 78, elmabaş patka nüfusunun ise son 20 yılda yüzde 50 gibi büyük bir oranda azaldığı belirtiliyor. Ayrıca “av turizmi” kapsamında avına izin verilen Anadolu yaban koyunu, ceylan, çengel<br />
boynuzlu dağ keçisi, karaca, yaban keçisi, melez yaban keçisi, kızıl geyik, yaban domuzu gibi memeli türlerde bulunmaktadır. Bu türlerden oluşan 798 canlının yaşam hakkının, para karşılığında ihaleye açıldığına dikkat çeken sivil toplum kuruluşları. 1 Temmuz 2020’de TBMM Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu’ndan geçen Kanun Teklifi’nin 15. Maddesi’ne oy çokluğu ile getirilen bir ekle yabancı diplomat ve üst düzey misafirlerin diledikleri takdirde ücretsiz olarak avlanabilmesi ve yaşam alanları tahrip edildiği için yerleşim yerlerine gelen ayı, domuz gibi hayvanların da öldürülebilmesinin kesinlikle kabul edilemez olduğunu belirtiyor.</p>
<p><strong>Tepkiler Sayesinde Kurtuldular</strong></p>
<p>230 sivil toplum kuruluşu, düzenledikleri imza kampanyasının yanı sıra, sosyal medyada yaşam hakları ellerinden alınan canlılar adına tepkilerini dile getiriyor. Sanatçı başta olmak üzere ünlülerin sosyal medya üzerinden destek verdiği kampanya sonucunda, canlıların yaşamlarını tehdit eden birçok yanlış karar iptal edilmiş bulunuyor.<br />
Binlerce doğa severin tepkisi sonucunda iptal edilen bu kararlar arasında şunlar yer alıyor:</p>
<ul>
<li>Dersim 17 dağ keçisinin avlanmasıyla ilgili ihale iptal edildi.</li>
<li>Eskişehir belli noktalarda kızıl geyik acente kotalarının avlattırılmasına ilişkin 20 Temmuz’da yapılacak ihale durduruldu.</li>
<li>Erzincan’da mahkeme kararıyla, dağ keçileri vurulmaktan kurtuldu.</li>
<li>Şanlıurfa’daki ceylanların avlanması için düzenlenen ihalenin iptalini talep eden dava açıldı, ihale için yürütmeyi durdurma kararı verildi.</li>
<li>Mersin’de yaşam hakları ihaleye açılan 75 dağ keçisinin vurulmasıyla ilgili karara Mersin Barosu tarafından dava açıldı.</li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/04/hayvanlari-koruma-gununde-230-stkdan-ortak-cagri-avcilik-yasaklansin/">Hayvanları Koruma Günü’nde 230 STK’dan Ortak Çağrı: &#8216;Avcılık Yasaklansın&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yasal Cinayet: Av</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/22/yasal-cinayet-av/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hayvanlara Adalet Derneği]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2020 07:17:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Avcılık]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kara Avcılığı Kanunu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=56137</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avcılar hayvanların doğal yaşamlarına müdahale ederek onları öldürürken bu hayvanlar varlıklarını hala nasıl sürdürüyorlar? Tabii ki hayvanların doğal yaşamları bu denli bir katliamı kaldıramaz. Sistem şöyle işliyor; devlet hayvan üretiyor, ürettiği hayvanları avlak adı verilen alanlara yerleştiriyor, parasını ödeyen o hayvanları öldürüyor, devlet gelen paralarla yeni hayvanlar-yeni avlaklar üretiyor. Bu şekilde yapay bir döngü oluşturulmuş durumda.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/22/yasal-cinayet-av/">Yasal Cinayet: Av</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Hayvan hakları mücadelesinin en önemli başlıklarından biri olan av yani “yasal cinayet” son haftalarda gündemde yoğun bir şekilde yer alıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gündeme ilk olarak, Kara Avcılığı Kanunu’nda yapılması planlanan değişiklik geldi. Bu değişiklik ile diplomatik pasaport taşıyanların, devlet misafirlerinin, zenginlerin yani nüfuz sahibi kişilerin Türkiye’de avlanmak için para vermemeleri amaçlanıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sonrasında; Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde yaşamlarını sürdüren geyiklerin, keçilerin ve benzeri hayvanların av adı altında öldürülmeleri için açılan ihaleler gündeme geldi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aslında Hayvanları Koruma Kanunu’nun bir istinası olan Kara Avcılığı Kanunu gerçeği ve bu kanuna dayalı olarak gerçekleşen av adı altındaki cinayetler ve bu cinayetler için açılan ihaleler yeni tanıştığımız konular değil her zaman gerçekleşen ama yeterli seviyede tepki görmeyen konular. Ancak; son haftalarda hem yapılması planlan yasal düzenlemeye hem de açılan ihalelere gösterilen yoğun tepki, bütün olumsuzlukların yanında toplumda bu alandaki farkındalığın arttığını gösteren olumlu bir gelişme olarak düşünülebilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu yoğun tepki sayesinde, Dersim’de açılan dağ keçisi öldürme ihalesi şimdilik iptal edildi. Ama Tarım Orman Bakanlığı’nın yaptığı açıklamadan anladığımız kadarıyla, tepkiler nedeniyle şimdilik geri çekilse de tekrar gündeme gelecek gibi görünüyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yine aynı şekilde Eskişehir’de açılan geyik öldürme ihalesi hakkında, Eskişehir 1. İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verdi. Bu ihalenin yürütmesinin durdurulması çok güzel bir gelişme olmakla beraber, mahkemenin kararının gerekçelerinden birinin; ihaleye konu geyiklerin popülasyon dışına çıkarılmalarının (mahkeme burada öldürmeyi kibarca ifade etmeye çalışmış) nedenleri konusunda ayrıntılı bilgi verilmemesi olduğunu görüyoruz. Yani mahkeme öldürmeye gerekçe arıyor, aradığı gerekçeyi bulduktan sonra tavrının nasıl olacağını birlikte göreceğiz.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bunun yanında; gündemde yoğun bir şekilde yer alan bu iki ihale dışında Türkiye’nin çeşitli yerlerinde, kimse haberdar olmadan sesiz sedasız yapılan öldürme ihaleleri var. Maalesef ki olay bazında verdiğimiz tepkiler de sorunu temelden çözmekten ziyade, tepkiler sakinleşene kadar geçici olarak geri çekilme, tepkiler sakinleşince tekrar gündeme gelme  gibi bir sonuç doğuruyor. Bu nedenle tepkilerimizi hem olay bazında sürdürüp hem de önümüzdeki aylarda ilgili Meclis komisyonunda görüşülmeye başlanacak Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılması planlanan değişikliğe kanalize etmemiz gerekiyor. Sorunu temelden çözebileceğimiz yer orası.</span></p>
<p><b>Avdan Kimler Nemalanıyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bunu yapabilmemiz için de öncelikle neyle mücadele ettiğimizi anlamamız gerekiyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kara Avcılığı Kanunu’nun amacı nedir ve bu kanuna dayalı olarak sürdürülen av adı altındaki cinayetlerden kim menfaat sağlamaktadır? Kanunun genel gerekçesinde bu durum çok açık bir şekilde ifade ediliyor. Genel gerekçede; av hayvanlarının sayılarının, av kaynaklarının azalması; avcı sayısındaki artış; tarım ilacı kullanımının artması ve benzeri gerekçelerle azaldığı ve bu durumu önlemek için bu kanunun çıkarıldığı ve gerekli tedbirler alındığı takdirde çok dinamik bir tabii kaynak olan av hayvanlarının çok kısa zamanda ekonomide önemli bir yere sahip olacakları belirtiliyor. Devamında da kanunun çıkarılma amacının av ve yaban hayatı kaynaklarını korumak, geliştirmek, ekonomiye faydalı hale getirmek olduğu ifade edilmiş.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gerekçenin metninden devletin av adı altındaki cinayetlerden ekonomik menfaati olduğunu çok net bir şekilde anlıyoruz. Peki nedir bu ekonomik menfaat?</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Avcılık belgesi almak isteyen kişi, devlete harç ödemek zorundadır.</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Avcılık yapmak isteyen kişi, devlete “avlanma izin ücreti” ve “avlanma ücreti” adları altında iki farklı ücret ödüyor.</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Avlanırken kullanılan gereçler için ödenen ücretin belli bir yüzdesi devlete gidiyor.</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Devlet, avı turizm amaçlı kullanıyor ve yurt dışından avlanmak üzere insanları getirip onlardan da aynı ücretleri alıyor.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">Yani cinayetin dozu ne kadar artarsa, devletin kasasına o kadar para giriyor. İşte devletin av konusunu düzenlemek amacıyla Kara Avcılığı Kanunu’nu çıkarmasının, bu kanunun devamında ısrarcı olmasının nedeni ve bizim mücadele ettiğimiz şey. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir de bu cinayetin başrol oyuncuları avcılardan da bahsetmemiz gerekiyor. Avcılar, bir canlıyı öldürmekten keyif alan, bu keyifleri için para ödemekten çekinmeyen insanlar. Aklımıza Eli Roth’un Hostel isimli filmi gelebilir, yaşananlar pek farklı değil. Tabii bu noktada; sağladığı maddi menfaatlerin sarhoşluğunda olan devlet, bizleri, öldürmekten keyif alan insanlarla birlikte yaşamaya mecbur bıraktığının ya da ülke genelinde işlenen cinayetlerin çoğunda av silahlarının kullanıldığının farkında değil. (ya da bu iyimser bir bakış açısı, bile isteye yapıyor olabilir mi?)  </span></p>
<p><b>Avlaklarda Hayvan Üretimi</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sormamız gereken bir diğer soru da şu: Avcılar hayvanların doğal yaşamlarına müdahale ederek onları öldürürken bu hayvanlar varlıklarını hala nasıl sürdürüyorlar?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tabii ki hayvanların doğal yaşamları bu denli bir katliamı kaldıramaz. Sistem şöyle işliyor; devlet hayvan üretiyor, ürettiği hayvanları avlak adı verilen alanlara yerleştiriyor, parasını ödeyen o hayvanları öldürüyor, devlet gelen paralarla yeni hayvanlar-yeni avlaklar üretiyor. Bu şekilde yapay bir döngü oluşturulmuş durumda. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İşin enteresan tarafı, devlet ve avcılar; bu senaryodaki hayvanları doğal kaynak, bütün bu süreci de doğanın dengesinin bir parçası olarak nitelendiriyorlar ve kendileri bu döngüden çıkarlarsa doğanın dengesinin bozulacağını iddia ediyorlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İşin gerçeğine bakarsak; doğal yaşam, doğal denge diye bir şey bırakmadıkları, öldürecekleri kadar hayvan ürettikleri, bu öldürme işlemleri için ihale açarak büyük paralar döndürdükleri bir manzara görüyoruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İşte büyük bir ekonomik sektöre dönmüş olan bu cinayet, hayvan hakları mücadelesinin en önemli ve zor başlıklarından biri. Bu korkunç sektörle mücadele etmenin tek yolu, hep birlikte “Av Cinayettir” diye haykırmak. Ve gerçek bir samimiyetle bu katliamı durdurma konusundaki kararlılığımızı net olarak göstermek. #ÇünküAvCinayettir </span></p>
<p>Yazar: Barış Karlı</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/22/yasal-cinayet-av/">Yasal Cinayet: Av</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2019’un İlk Yarısında, Hayvanlara Şiddet Uygulayan Kaç Fail Tespit Edilebildi?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/27/2019un-ilk-yarisinda-hayvanlara-siddet-uygulayan-kac-fail-tespit-edilebildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Burak Özgüner]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Aug 2019 06:57:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Avcılık]]></category>
		<category><![CDATA[hakim]]></category>
		<category><![CDATA[kaçak avcılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=41692</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM), 2019 yılının ilk 6 ayında, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın, hayvan hakları ihlâlleri nedeniyle tespit ederek, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ve 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu’na muhalefet gerekçesi ile haklarında idarî para cezası uyguladığı fail sayısını açıkladı. HAKİM’in açıkladığı veriler, mevcut mevzuat ile hayvanlara yönelik şiddetin önlenemediğini gösteriyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/27/2019un-ilk-yarisinda-hayvanlara-siddet-uygulayan-kac-fail-tespit-edilebildi/">2019’un İlk Yarısında, Hayvanlara Şiddet Uygulayan Kaç Fail Tespit Edilebildi?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, her yeni güne, hayvanlara yönelik yeni bir işkence, cinsel şiddet ve katliam haberi ile başlıyor. Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM), sivil toplum kuruluşları ve yurttaşlar tarafından, Tarım ve Orman Bakanlığı’na yüzlerce hayvan hakları ihlâli başvurusu yapılmasına rağmen, failler tespit edilemediği için bu şahıslar hakkında herhangi bir yaptırımın uygulanamadığına dikkat çekiyor. Hayvanlara yönelik şiddet, hâlâ cüzî idarî para cezaları ile karşılık buluyor.</p>
<p>Hayvan hakları ihlâlleri, birçok alanda ve birçok şekilde gerçekleşirken, hayvanlara karşı işlenen suçların sadece bazıları, mevzuata göre değerlendiriliyor ve failler hakkında işlem yapılabiliyor. Hayvanları Koruma Kanunu, daha çok sokak hayvanlarının hakları ihlâl edildiğinde uygulanırken; Kara Avcılığı Kanunu, yaban hayvanlarını korumak yerine, devletin “malı” sayılan ve “yasal” olarak öldürtülen yaban hayvanlarının bedelini, faillerden tazmin etmeye çalışıyor. Uygulanan idarî para cezalarının ne kadarının tahsil edildiğini ise ne Tarım ve Orman Bakanlığı ne de Hazine ve Maliye Bakanlığı takip ediyor ya da biliyor.</p>
<p><strong>İlk 6 ayda, Hayvanları Koruma Kanunu’na muhalefet eden sadece 364 fail tespit edilebildi</strong></p>
<p>HAKİM’in bilgi edinme yoluyla bakanlığın Yaban Hayatı Daire Başkanlığı’ndan elde ettiği verilere göre, bu yılın ilk 6 ayında, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’na göre hayvan hakları ihlâli gerçekleştiren şahıslardan sadece 364’ü tespit edilebildi ve bu faillere toplam 2.037.335 TL idarî para cezası uygulandı.</p>
<p><strong>1.894 şahsın, Kara Avcılığı Kanunu’na göre “kaçak” olarak avcılık yaptığı tespit edildi</strong></p>
<p>HAKİM, yaban hayvanlarını, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu’na aykırı olarak öldüren faillerin sayısı ve uygulanan yaptırımları ise bakanlığın Av Yönetimi Daire Başkanlığı’ndan elde etti. HAKİM’in elde ettiği bilgilere göre, bu yılın ilk 6 ayında,</p>
<ul>
<li>Sadece 1.894 şahsın, Kara Avcılığı Kanunu’na muhalefet ettiği tespit edilebildi. Bu faillere, toplam 2.345.716,25 TL tutarında idarî para cezası uygulandı.</li>
<li>Tespit edilebilen 552 failden, 1.323.892,37 TL tutarında; “yasak” avlanma ile yaban hayatında ve ekosistemde meydana gelen tahribat ve eksilme nedeniyle tazminat bedeli tahsil edilmesine karar verildi.</li>
</ul>
<p>4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu’nun ilgili madde ve fıkralarına göre, tespit edilen fail sayısı ve uygulanan idarî para cezaları ise şöyle yansıdı:</p>
<ul>
<li><strong>Madde 5.1 &#8211; 5.2:</strong>Avlanma süreleri dışında avlanmak fiilinden dolayı: 622 faile 314.842,00 TL</li>
<li><strong>Madde 5.1 &#8211; 5.2:</strong>Avlanma miktarları dışında avlanmak fiilinden dolayı: 51 faile 26223,25 TL</li>
<li><strong>Madde 12:</strong>Avlaklarda izin almadan avlanmak fiilinden dolayı: 135 faile 69.180 TL</li>
<li><strong>Madde 12.1:</strong>Merkez Av Komisyonu (MAK) tarafından avlanmaya yasaklanan avlaklarda avlanma fiilinden dolayı: 76 faile 38.859,75 TL</li>
<li><strong>Madde 12.2: </strong>Özel kanunlarla avlanmanın yasaklandığı sahalarda avlanmak fiilinden dolayı: 85 faile 83.460,00 TL</li>
<li><strong>Madde 13.4:</strong>Yabancı avcılık belgesi ve geçici avcılık belgesi almadan avlanmak fiilinden dolayı: 17 faile 44.115,00 TL</li>
<li><strong>Madde 14.2.1:</strong>Avlaklarda avlanma izni almadan avlanmak fiilinden dolayı: 40 faile 14.921,25 TL</li>
<li><strong>Madde 14.2.2:</strong>Avlaklarda avcılık belgesi olmadan avlanmak fiilinden dolayı: 1.404 faile 1.074.937,00 TL</li>
<li><strong>Diğer maddelerden dolayı:</strong>313 faile 679.179,00 TL.</li>
</ul>
<p><strong>Savcılığa sevk edilen vaka bulunmuyor</strong></p>
<p>HAKİM’in elde ettiği bilgilere göre, bu yılın ilk yarısında, 4915 Sayılı Kara Avcılığı Kanunu’nun 21/2, 7 ve 24/2 maddeleri kapsamında herhangi bir kişiye işlem yapılmamış. Bu nedenle Cumhuriyet Savcılıklarına bildirilen vaka da bulunmuyor.</p>
<p><strong><img decoding="async" class="wp-image-41695 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/08/622-kişiye-314.84200-TL-640x1600.png" alt="" width="514" height="1285" /></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/27/2019un-ilk-yarisinda-hayvanlara-siddet-uygulayan-kac-fail-tespit-edilebildi/">2019’un İlk Yarısında, Hayvanlara Şiddet Uygulayan Kaç Fail Tespit Edilebildi?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HAKİM: &#8220;Yüz Binlerce Hayvanı Öldüren Avcılık Da Av Turizmi De Yasaklanmalı&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/05/hakim-yuz-binlerce-hayvani-olduren-avcilik-da-av-turizmi-de-yasaklanmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Apr 2019 10:18:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HAKİM]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[av turizmi]]></category>
		<category><![CDATA[Avcılık]]></category>
		<category><![CDATA[Burak Özgüner]]></category>
		<category><![CDATA[hakim]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan hakları ihlalleri]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları izleme komitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=37230</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM), 2018 yılında avcılık ile ilgili olarak, Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan elde ettiği verileri açıkladı. 2018'de sürdürülen "av turizmi"nde 2.546 hayvan öldürüldü, 2018-2019 av sezonunda öldürülen yüz binlerce hayvanın tam sayısı ise bilinmiyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/05/hakim-yuz-binlerce-hayvani-olduren-avcilik-da-av-turizmi-de-yasaklanmali/">HAKİM: &#8220;Yüz Binlerce Hayvanı Öldüren Avcılık Da Av Turizmi De Yasaklanmalı&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;de tür ayırt etmeksizin hayvan hakları ihlâllerini raporlayan ve bu ihlâllerin yaptırımla sonuçlanması için mücadele veren Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM), avcılık ve &#8220;av turizmi&#8221; nedeniyle yaşam hakları ellerinden alınan ve zarar gören hayvanlar ile ilgili olarak, Tarım ve Orman Bakanlığı&#8217;ndan bilgi edinme yoluyla elde ettiği verileri açıkladı. Bakanlık, öldürülen hayvanların Avlak Yönetimi Bilgi Sistemi&#8217;ne (AVBİS) avcılar tarafından sağlıklı bir şekilde girilmediğinden, 2018-2019 av sezonunda öldürülen yaban hayvanı sayısının kayıt altına alınamadığını bildirdi.</p>
<p><strong>Yüz binlerce yaban hayvanı öldürüldü </strong></p>
<p>Bakanlık verilerine göre, Türkiye&#8217;de 2018 yılı sonu itibarı ile 275.697 kayıtlı avcı bulunurken, bu şahısların 219.492&#8217;si aktif olarak avlanıyor. HAKİM, avcılar tarafından öldürülen hayvanların, aktif avcı sayısı düşünüldüğünde sadece bir sene için, yüz binlerle ifade edilebileceğini belirtiyor.</p>
<p><strong>6.972 avcıya ceza kesildi; 7.170 yaban hayvanına el konuldu</strong></p>
<p>HAKİM&#8217;in başvurusuna yanıt veren Tarım ve Orman Bakanlığı Av Yönetimi Daire Başkanlığı, 2018 yılında yapılan av kontrol ve denetimleri sırasında, yasadışı avlandıkları tespit edilen 6.972 avcıya, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu&#8217;na muhalefetten, toplam 6.506.451,20 TL idarî para cezası uygulandığını ve 7.170 yaban hayvanına el konulduğunu belirtti.</p>
<p><strong>&#8220;Av turizmi&#8221; adı altında 2.546 yaban hayvanı öldürüldü</strong></p>
<p>Yerli avcıların haricinde, yurtdışından gelen avcılar da Türkiye&#8217;de avlandı. 2018&#8217;de yapılan &#8220;av turizmi&#8221; kapsamında, 1.026 yabancı uyruklu avcı Türkiye&#8217;ye gelerek avlandı. &#8220;Av turizmi&#8221; kapsamında, yaban keçisi, yaban domuzu, çengel boynuzlu dağ keçisi, karaca, kızıl geyik, Anadolu yaban koyunu ve ceylan olmak üzere 2.546 yaban hayvanı öldürüldü.</p>
<p><strong>&#8220;Avcılık da av turizmi de yasaklanmalı&#8221;</strong></p>
<p>Bakanlık verilerinin, avcılığın ne kadar büyük bir katliama sebep olduğunun resmî delili olduğunu belirten HAKİM Koordinatörü Burak Özgüner, &#8220;<em>Avcıların keyfi için yüz binlerce yaban hayvanı, korkunç şekillerde öldürüldü, öldürülüyor. Avcılıkta birçok yöntem yasak olmasına rağmen, yaban hayvanlarının işkence ile nasıl öldürüldüklerini sürekli raporluyoruz. Avcılığı, cinayet olarak tanımlıyoruz. Savunmasız hayvanların canını alan bir insan hobisi olarak karşımıza çıkan ve bakanlık için de kanlı bir gelir kapısı olan avcılık da av turizmi de derhal yasaklanmalı</em>&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;Yaban hayvanı kurtarma ve rehabilitasyon merkezlerinin sayısı arttırılmalı&#8221;</strong></p>
<p>Özgüner, avcıların yaraladığı ya da kazazede, hasta yaban hayvanlarının rehabilitasyonu ve tedavisi için merkezlerin yetersizliğinden bahsederek &#8220;Şu anda Türkiye&#8217;de sadece 6 yaban hayvanı kurtarma ve rehabilitasyon merkezi bulunuyor. Türkiye&#8217;de yaşayan yüzlerce farklı türden yaban hayvanı düşünülerek bu merkezlerin sayısının arttırılması, avcıların elinden kurtulan yaban hayvanlarının da yaşam şanslarını arttıracaktır. Yaralı yaban hayvanları, kilometrelerce yol kat edilerek bu merkezlere taşınırken yaşamını yitiriyor&#8221; açıklamasında bulundu.</p>
<p>HAKİM&#8217;e Tarım ve Orman Bakanlığı&#8217;nca gönderilen 2018 yılı verilerinin tamamı şöyle:</p>
<p><strong>2018 yılı sonu itibari ile kayıtlı avcı sayısı:</strong> 275.697</p>
<p><strong>2018 yılı sonu itibari ile aktif avcı sayısı:</strong> 219.492</p>
<p><strong>Yasadışı avlanan ve yakalanan avcı sayısı:</strong> 6.972</p>
<p><strong>Avcılara uygulanan idarî para cezası toplamı: </strong>6.506.451,20 ₺</p>
<p><strong>Av kontrol ve denetimlerde el konulan ölü ve canlı yaban hayvanı sayısı:</strong> 7.170</p>
<p><strong>&#8220;Av turizmi&#8221; kapsamında öldürülen yaban hayvanı sayısı:</strong> 2.546</p>
<p><strong>2018 yılı av turizmi geliri:</strong> 7.801.683 ₺</p>
<p><strong>2018-2019 Av döneminde &#8220;avlanma izin kartı&#8221; satışından elde edilen gelir:</strong> 19.289.750,00 ₺</p>
<p><strong>2018-2019 Av dönemi &#8220;avcılık belgesi harcı&#8221;ndan elde edilen gelir:</strong> 41.370.000,00 ₺</p>
<p><strong>Bakanlığın kurtarma ve rehabilitasyon merkezlerine sevk edilen yaban hayvanı sayısı:</strong> 12.178</p>
<p>* <em>Nakil sırasında ve bu merkezlerde yaşamını yitiren yaban hayvanı sayısı:</em> 4.744</p>
<p>* <em>Tedavilerinin ardından hayvanat bahçelerine kapatılan hayvan sayısı:</em> 1.701</p>
<p>* <em>Tedavilerinin ardından doğaya geri salınan yaban hayvanı sayısı:</em> 5.733</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/05/hakim-yuz-binlerce-hayvani-olduren-avcilik-da-av-turizmi-de-yasaklanmali/">HAKİM: &#8220;Yüz Binlerce Hayvanı Öldüren Avcılık Da Av Turizmi De Yasaklanmalı&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İçişleri Bakanlığı, Bin Mermi Genelgesinin Gerekçesini Açıkladı!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/11/icisleri-bakanligi-bin-mermi-genelgesinin-gerekcesini-acikladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Burak Özgüner]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Feb 2019 08:39:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Avcılık]]></category>
		<category><![CDATA[Fatma Biltekin]]></category>
		<category><![CDATA[genelge]]></category>
		<category><![CDATA[gerekçe]]></category>
		<category><![CDATA[hakim]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları İzleme Komitesi’nden]]></category>
		<category><![CDATA[İçişleri Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kara Avcılığı Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[mermi]]></category>
		<category><![CDATA[mermi miktarı]]></category>
		<category><![CDATA[silahlanma]]></category>
		<category><![CDATA[Tbmm]]></category>
		<category><![CDATA[Umut Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[yurttaşa yıllık 1000 mermi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=35109</guid>

					<description><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığı’nın 14 Mart 2018 tarihli genelgesi ile, yurttaşların yıllık mermi alma hakkı, beş kat arttırılarak 200’den 1000’e çıkartılmıştı. Milletvekilleri, ilgili genelgeyi parlamentoda birçok kez gündeme getirmiş ancak genelgenin gerekçesi bakanlıkça ısrarla açıklanmamıştı. Sivil Sayfalar olarak, “mermi miktarı” konusu ile yayımlanan genelgenin gerekçesini İçişleri Bakanlığı’na sorduk. Bakanlık açıklama yaptı:</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/11/icisleri-bakanligi-bin-mermi-genelgesinin-gerekcesini-acikladi/">İçişleri Bakanlığı, Bin Mermi Genelgesinin Gerekçesini Açıkladı!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İçişleri Bakanlığı</strong>, 14 Mart 2018 tarihinde yayımladığı, 2018/5 sayılı ve “<strong>mermi miktarı</strong>” konulu genelge ile sivil yurttaşların yıllık mermi alma hakkını 200’den 1000’e çıkarmıştı. Genelge, ateşli silahlar ve av silahı bayilerine de emniyet birimlerince duyurulmuştu. Yayımlanan genelge, özellikle darbe girişiminden sonra sıkça dile getirilen “<strong>iç savaş</strong>” endişelerini tekrar gündeme taşımış, bireysel silahlanma tartışmalarını da şiddetlendirmişti.</p>
<p><strong>Mermi Miktarında Artış, Silah Reklamlarına Yasak</strong></p>
<p>Günümüzde bireysel silahlanma, her gün duyduğumuz cinayet ve şiddet olaylarını kolaylaştıran faktörlerin başında geliyor. Birçok ülke, bireysel silahlanma konusunda ciddi kısıtlamalar ve yasaklar getirirken, Türkiye’de bireysel silahlanmayı engellemeye yönelik girişimler maalesef emekleme seviyesinde… <strong>Ticaret Bakanlığı’</strong>nca hazırlanan “<strong>Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik</strong>” 28 Aralık 2018’de Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yürürlükteki yönetmeliğe yapılan bir ek ile, ateşli ve ateşsiz silahların reklamı yasaklandı: “Her türlü ateşli ve ateşsiz silah, silah üreticisinin ve satıcısının reklamına izin verilemez”. Silah reklamları yasaklansa da İçişleri Bakanlığı’nın tepki çeken mermi genelgesi hâlâ yürürlükte&#8230;</p>
<p><strong>Milletvekillerinin Soru Önergeleri Yanıtsız Bırakıldı</strong></p>
<p>Geride bıraktığımız 26. yasama döneminde, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri, söz konusu genelgenin gerekçesini İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya birçok kez sormuş ancak bu soru önergelerinin tamamı yanıtsız bırakılmıştı. Bu yasama döneminde de CHP’den, İstanbul Milletvekili Özgür Karabat ve Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, söz konusu genelgeyi tekrar parlamento gündemine taşıdı ancak her iki milletvekili de İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun cevaplandırmasını istediği soru önergelerine yanıt alabilmiş değil.</p>
<p><strong>Genelge Deliniyor mu?</strong></p>
<p>CHP Grup Başkanlığı’nca 2 Ekim 2018 tarihinde TBMM Başkanlığı’na sunulan yazılı soru önergesinde, Niğde Milletvekili Gürer’in Bakan Soylu’ya yönelttiği ancak herhangi bir cevap alamadığı bir diğer soru ise ülkemizde hüküm süren denetimsizliğe dikkat çekiyor: “Birden farklı ilden mermi talebi açıldığı ve elektronik ortamda takip edilmediği için yıllık istihkakın üzerinde merminin şahıslarca alındığı doğru mudur?”</p>
<p><strong>İçişleri Bakanlığı’nın Genelge Gerekçesi: Kaçak ve Usulsüz Mermi Edinimini Engellemek</strong></p>
<p>Milletvekillerinin soru önergeleri aylardır cevapsız bırakılırken, <strong>Sivil Sayfalar</strong> olarak, toplumun birçok kesimini ilgilendiren ve toplumsal tepki çeken genelgenin gerekçesini İçişleri Bakanlığı’na bilgi edinme hakkı kapsamında sorduk. Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Güvenlik Daire Başkanlığı, söz konusu genelgenin gerekçesini kaçak ve usulsüz mermi edinimini engellemek olarak açıkladı:</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-35111" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/gerekce-640x608.png" alt="" width="640" height="608" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/gerekce-640x608.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/gerekce-1024x973.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/gerekce.png 1158w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>“Atıcılık sporunu yapan vatandaşlarımızın poligonlarda ve meskûn mahal dışında yaptıkları atışlarda 200 adet mermi istihkakının az olmasından dolayı daha fazla mermi edinimi için kaçak yollara ve usulsüz edinimine gittikleri görülmektedir. Çalışır durumda olmayan ve ekonomik ömrünü tamamlamış tehlike arz eden bu silahları sırf mermi istihkakı alabilmek için ellerinde bulundurdukları bilinmektedir. Bu gerekçelerle yıllık 200 adet olan mermi istihkakı 1000 adete artırılmıştır. Bu mermi istihkakları tek seferde alınabileceği ğibi parça parça da alınıbilinir.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-35112" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/silahlanma-640x318.png" alt="" width="640" height="318" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/silahlanma-640x318.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/silahlanma-1024x508.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/silahlanma.png 1036w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><strong>Son 4 Yılda, Silahlı Şiddette % 69 Artış Yaşandı</strong></p>
<p>Bireysel silahlanmaya karşı 1993’ten bu yana mücadele veren Umut Vakfı’nın “<a href="http://www.umut.org.tr/umut-vakfi-turkiye-silahli-siddet-haritasi-2018/"><strong>Türkiye Silahlı Şiddet Haritası &#8211; 2018 Raporu</strong></a>”na göre, &#8220;2018 yılında basına 3 bin 679 olay basına yansımış bulunuyor… Yani sonu yaralama ve öldürmeye varan silahlı şiddette son 4 yılda % 69 artış dikkat çekiyor. Geçen yıl basına yansıyan bu 3 bin 679 olayda insanlar tüfeklerle, tabancalarla, kesici aletlerde ki, birçoğu acımasızca 2 bin 279 kişiyi öldürdü, 3 bin 762 kişiyi de yaraladı”. Umut Vakfı, “ağır yaralıların ne kadarının hastanede öldüğünü belirleme şansımız yok” diyor.</p>
<p>Ülkemizde, % 85’i ruhsatsız olmak üzere en az 25 milyon silah bulunduğunun belirtildiği, Umut Vakfı’nın 2018 raporuna göre, ateşli ve kesici aletlerle işlenen cinayetlerin 1.478’inde tüfekler, 1.429’unda (100’ün üzerinde beylik silahı olmak üzere) tabancalar”, 772’sinde ise kesici aletler kullanıldı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-35113" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/silahlanma-verileri-640x375.png" alt="" width="640" height="375" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/silahlanma-verileri-640x375.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/silahlanma-verileri.png 1006w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><strong>Av tüfekleri, Cinayetlerde Başı Çekiyor</strong></p>
<p>Her gün aldığımız hayvanlara yönelik şiddet haberlerinde ise, kaç hayvanın bireysel silahlar ile öldürüldüğü ve yaralandığı bilinmiyor. Avcılık, neredeyse tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yasal bir şekilde sürdürülüyor; kayıtlı ve kaçak avcılar, yılda yüzbinlerce hayvanı bireysel silahları ile öldürüyor. Av tüfeklerinin, bireysel silahlar ile işlenen cinayetlerde başı çektiği, yine istatistik verilerine yansımış durumda. Hayvan hakları savunucuları da hem hayvanların yaşam hakkını gasp ettiği, hem toplumsal şiddeti arttırdığı, hem de kadın ve nefret cinayetlerinde kolaylaştırıcı olduğu gerekçesiyle, avcılığın tüm Türkiye’de yasaklanması gerektiğini savunuyor.</p>
<p><strong>HAKİM: Bireysel Silahlanma da Avcılık da Yasaklanmalı</strong></p>
<p>Hayvan Hakları İzleme Komitesi’nden (HAKİM) Fatma Biltekin “Avcılığın tamamen yasaklanması için yıllardır mücadele veriyoruz. Avcılık, dünyadaki en güçlü endüstri olan silah lobisinin en büyük pazarlarından biri. Hem şirketler hem de devletler, silah endüstrisinden büyük paralar kazanıyor. Günümüzde, şirketlerin, devletlerin kârı, yaşam hakkından maalesef ağır basıyor. Bu yüzden avcılığı yasaklatamıyoruz. Avcılık, hayvanları doğrudan katlederken, insanları da dolaylı olarak katlediyor. Av tüfeği edinmek, Türkiye’de çok kolay. Bireysel silahlanma da avcılık da yasaklanmalı” diyor.,</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-35114" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/avcılık-640x362.png" alt="" width="640" height="362" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/avcılık-640x362.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/avcılık.png 952w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><strong>Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Gelir Kapısı: Avcılık</strong></p>
<p>Türkiye’de tür ayırt etmeksizin, hayvan hakları ihlâllerini raporlayan HAKİM’in edindiği resmî bilgilere göre avcılık, Tarım ve Orman Bakanlığı için ciddi bir gelir kaynağı… HAKİM’in, bilgi edinme hakkı kapsamında edinmiş olduğu bilgilere göre, 2017 yıl sonu itibarı ile Türkiye’de 260 bin 764 kayıtlı avcı var; bu şahısların 153 bin 510’u aktif avcı. Bu aktif avcılardan, sadece 2017’de, avlanma izin kartı satışı ve avlanma harcından toplam 47 milyon 278 bin 548 TL gelir elde edildi.</p>
<p>Yine 2017’de, Kara Avcılığı Kanunu’na muhalefet eden avcıların, 1301’i ateşli silah olmak üzere 2509 adet av araç ve gerecine el konulmuş; el konulan bu araç ve gereçlerin satışından ise 575 bin 754 TL gelir elde edilmiş.</p>
<p>*Haberde yer verilen, İçişleri Bakanlığı’nın cevabî yazısı, imla hataları düzeltilmeden, aynen aktarılmıştır.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/11/icisleri-bakanligi-bin-mermi-genelgesinin-gerekcesini-acikladi/">İçişleri Bakanlığı, Bin Mermi Genelgesinin Gerekçesini Açıkladı!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tunceli Valiliği Dersim’de Avcılığı Yasakladı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/04/tunceli-valiligi-dersimde-avciligi-yasakladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sayder Caner]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Feb 2019 07:34:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Avcılık]]></category>
		<category><![CDATA[Dersim]]></category>
		<category><![CDATA[Dersim’de Avcılık Yasaklansın]]></category>
		<category><![CDATA[kampanya]]></category>
		<category><![CDATA[Tuncay Sonel]]></category>
		<category><![CDATA[tunceli]]></category>
		<category><![CDATA[Tunceli Valisi]]></category>
		<category><![CDATA[yaban hayvanları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=34835</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dersim’de Avcılık Yasaklansın kampanyası amacına ulaştı ve Valilik kararı ile Dersim’de avcılık yasaklandı. Tunceli Valisi Tuncay Sonel, valilik kararıyla kent genelinde dağ keçisi, su samuru, vaşak, ur keklik, bozayı, kurt ve çengel boynuzlu dağ keçisinin avlanmasının yasaklandığını söyledi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/04/tunceli-valiligi-dersimde-avciligi-yasakladi/">Tunceli Valiliği Dersim’de Avcılığı Yasakladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Change.org üzerinden başlatılan “Dersim’de Avcılık Yasaklansın” kampanyası amacına ulaştı ve Valilik kararı ile Dersim’de avcılık yasaklandı.</p>
<p>Tunceli Valisi Tuncay Sonel, valilik kararıyla kent genelinde dağ keçisi, su samuru, vaşak, ur keklik, bozayı, kurt ve çengel boynuzlu dağ keçisinin avlanmasının yasaklandığını söyledi.</p>
<p>Yaban hayvanları için doğaya yem bıraktı.</p>
<p>Öte yandan Dersim’de olumsuz hava koşulları nedeniyle yiyecek bulmakta zorluk çeken yabani hayvanlar doğaya yem bırakıldı. İl Jandarma Komutanlığı ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü ekipleri, gazetecilerle birlikte Skorsky tipi 2 helikopterle bölgeye giderek yaban hayvanları için doğaya yem bıraktı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/04/tunceli-valiligi-dersimde-avciligi-yasakladi/">Tunceli Valiliği Dersim’de Avcılığı Yasakladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DEDEF: Avcılık Katliamı Durdurulsun</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/21/dedef-avcilik-katliami-durdurulsun/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eylem Sonbahar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Jan 2019 22:03:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Avcılık]]></category>
		<category><![CDATA[DEDEF]]></category>
		<category><![CDATA[Dersim]]></category>
		<category><![CDATA[Dersim Dernekleri Federasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[doğa severler]]></category>
		<category><![CDATA[tunceli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=34390</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dersim Dernekleri Federasyonu, kaçak avlanma sonucu çok sayıda dağ keçisinin katledilmesine dair yazılı açıklama yaparak; kentte devam eden avcılığın son bulmasını ve olaya tepki verdikleri için gözaltına alınan doğa severlerin serbest bırakılmasını istedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/21/dedef-avcilik-katliami-durdurulsun/">DEDEF: Avcılık Katliamı Durdurulsun</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dersim’de  kaçak avlanma sonucu çok sayıda dağ keçisinin katledilmesine yönelik tepkiler sürüyor.</p>
<p>Kentte süren kaçak avcılığın son bulmasını isteyen DEDEF (Dersim Dernekleri Federasyonu) yazılı bir açıklama yaparak, konuya duyarlılık gösterdiği için  gözaltına alınan doğa severlerin serbest bırakılmasını istendi.</p>
<p><strong>Avcılar sadece askerlerin girebildiği yasak alanlarda avlanıyorlar</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-34392 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/dedef.jpg" alt="" width="290" height="290" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/dedef.jpg 290w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/dedef-160x160.jpg 160w" sizes="auto, (max-width: 290px) 100vw, 290px" />Dersim kent dışından gelen paralı avcılar tarafından gerçekleştirilen hayvan katliamına tepki gösterem ve gözaltına alınan doğa severleri  savunan DEDEF basın metninde avcıların sadece askerlerin girebildiği yasak bölgelere kadar gidip hayvanları katlettiklerine dikkat çekildi ve bu alanlara giren avcılara her türlü imkanın tanındığı savunuldu.</p>
<p>Açıklamada, “Dersim&#8217;de birçok hayvanın özgürce yaşadığını biliyoruz. Yaban hayat başlığıyla yapılan araştırmalara da bu yansımış durumda. Munzur alabalığı olarak tabir edilen kırmızı pullu alabalık, çengel boynuzlu dağ keçisi ve Bezuvar ilk akla gelen Dersime özgü türlerdendir. Öte yandan doğanın katledilmesi yüzünden çok az yaşam alanı kalan vaşaklar, ayılar, sansarlar, kurtlar, porsuklar ve su samurları da buranın sakinlerindendir. Ur kekliği, atmaca, kaya kartalı, akbaba gibi birçok kuş türü de tüm katliamlara rağmen buraları terk etmediler. Biz her yerde olduğu gibi Dersim’de de hayvanlarla, endemik bitki türleriyle birlikte özgürce yaşamak istiyoruz. Hayvanların katledilmediği ve endemik bitkilerin yok edilmediği bir doğada yaşamak istiyoruz.” denildi.</p>
<p><strong>“Resmi Makamlara Katliamlara Göz Yummaktadır”</strong></p>
<p>Açıklamada, kaçak avcılığa karşı yaban avını denetleme görevini yürüten İl Çevre Orman İşletme Müdürlüğü’nün ve kanunlara göre yaban hayatını koruma konusunda sorumluluk, denetleme yetkisi bulunan muhtarlıklar, belediyeler, çeşitli bölgelerde bulunan karakolların duruma yeterince müdahale etmedikleri  belirtildi</p>
<p><strong>“Koruma Altındaki Hayvanları Vurmak Bern Sözleşmesine Aykırıdır”</strong></p>
<p>Açıklamada uluslararası sözleşmelere bağlı kalınmadığı belirtilerek, “Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi’ne (Bern Sözleşmesi) göre ilimiz coğrafyasında bulunan Çengel boynuzlu dağ keçileri ve Bezuvarlar nesli yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan ve kesin olarak koruma altına alınması gereken hayvan (fauna) türleri olarak belirlenmiştir. Bu kapsamda Doğu Karadeniz Bölgesi’nde de görülen çengel boynuzlu dağ keçileri koruma altına alınmıştır. Ancak İl Valilik Av Komisyonu’nda, korunması gereken tür olarak bilinmesine rağmen, altına imza atılmış bulunan Uluslararası Sözleşmeye aykırı davranılarak yasal çerçevede bu türün avlanması için kota belirlemiştir. Böylece Bern Sözleşmesi de çiğnenmektedir.” ifadeleri kullanıldı.</p>
<p>Kaçak avcılığın son bulması ve gözaltına alınanların serbest bırakılması istenen açıklamada, “Birkaç gündür ilimize adeta kamp kurmuş, Dersim halkına bile yasaklanmış yerlerde elini kolunu sallayarak av yapan gruba karşı basın açıklaması yapan dostlarımız, gözaltına alınmıştır. Yıllardır yaşam alanlarımızı koruma mücadelemizde yanımızda olan Munzur Doğa Aktivisti dostumuz Haydar Çetinkaya ve tüm gözaltına alınan dostlarımızın derhal serbest bırakılmasını istiyoruz..” çağrısı yapıldı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/21/dedef-avcilik-katliami-durdurulsun/">DEDEF: Avcılık Katliamı Durdurulsun</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dersim’de Avcılık Protestosu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/16/dersimde-avcilik-protestosu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sayder Caner]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Jan 2019 17:49:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Avcılık]]></category>
		<category><![CDATA[Dersim]]></category>
		<category><![CDATA[protesto]]></category>
		<category><![CDATA[tunceli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=34311</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dersim’de vatandaşlar,  dağ keçisi avlamak için kente gelen paralı avcıları protesto etti.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/16/dersimde-avcilik-protestosu/">Dersim’de Avcılık Protestosu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Dersim’de  kaçak avlanma sonucu çok sayıda dağ keçisinin katledilmesine yönelik tepkiler sürerken bu kez de kente paralı avcılık faaliyetleri için gelen avcılar tartışma konusu oldu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dersim’e avcılık faaliyeti için gelen avcılar olduğunu duyan doğa ve hayvanseverler  durumu protesto etti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Seyit Rıza Parkı’nda bir araya gelerek </span><b>“Katil avcılar Dersim’den defolun”</b><span style="font-weight: 400;"> pankartı açan grup, yetkililerin avcılara karşı gerekli önlemleri almalarını istedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Grup adına basın açıklamasını okuyan doğa aktivisti Haydar Çetinkaya, ilde paralı avcıların iki vadide de avcılık yaparak Dersim’in kutsallarına zarar verdiklerini söyledi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çetinkaya, “İlimize av turizmi kapsamında gelen avcılar var. Şuan Pülümür vadisinde avdalar. Her yıl Orman ve Su İşleri Bakanlığı avlanacak hayvanlar için ihaleler açıyor. Bu avcılar da bu kapsamda şuan Dersim’de bulunuyorlar. Dersim doğasının kutsalları olan dağ keçilerimizi şuan avlıyorlar. 7’den 70 bu şehrin insanları avcılık istemiyor. Bu şehirde avcılık isteyen varsa sadece güzünü para hırsı bürümüş, katillere rehberlik edendir. Bunun dışında bu yaban hayatını spor uğruna yok etmek isteyenlerdir ”dedi.</span></p>
<p><b>“Avcılara izin vermeyeceğiz”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dersim insanı olarak avcılara izin vermeyeceklerini ifade eden Çetinkaya, “Defalarca av ihalesine karşı dilekçe vermemize rağmen ve devam eden imza kampanyamıza rağmen bu avcılar dışardan gelip doğamızın bu çeşitliliğini katlediyorlar. Bunlara rehberlik eden kılavuzlara, yaban hayatını kast edenlere sesleniyoruz. Yazık günahtır, doğadaki her canlının ahı vardır. Bizler bu katiller sürüsünü istemiyoruz” diye konuştu.</span></p>
<p><b>İmza kampanyası başlatıldı</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dersim’de her türlü avcılık faaliyetinin yasaklanması için change.org sitesi üzerinden imza kampanyası başlatıldı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İmza kampanyasını başlatan aktivistler </span><b> </b><span style="font-weight: 400;">doğada yaşam süren yaban hayatının korunmasını, yasal olarak devam eden avcılık faaliyetlerinin yasaklanmasını, kaçak avcılık yapanlara karşı gerekli tedbirlerin alınarak suç işleyenlerin tespit edilmesini ve cezalandırılmalarını istiyor.</span></p>
<p><b>İmza kampanyasına katılmak için <a href="https://www.change.org/p/dersim-tunceli-de-avcılık-yasaklansın-tuncelivaliligi?recruiter=false&amp;utm_source=share_petition&amp;utm_campaign=psf_combo_share_initial.pacific_email_copy_en_us_5.v1.pacific_post_sap_share_gmail_abi.gmail_abi.pacific_email_copy_en_us_3.control.pacific_email_copy_en_gb_4.v1.lightning_2primary_share_options_more.control&amp;utm_medium=whatsapp" target="_blank" rel="noopener">tıklayınız. </a></b></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/16/dersimde-avcilik-protestosu/">Dersim’de Avcılık Protestosu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı’nın ardından&#8230;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/06/uluslararasi-hayvan-haklari-konferansinin-ardindan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Burak Özgüner]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Nov 2017 08:25:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Avcılık]]></category>
		<category><![CDATA[hakim]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[OHAL]]></category>
		<category><![CDATA[sivil düşün]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Düşün Aktivist Programı]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=19860</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı&#8217;nda bir kez daha gördüm ki yüreği hayvanların özgürlüğü, kurtuluşu için atan binlerce insan, hayvanlar için çabalıyor. Bunu görmek, yalnız olmadığımızı bilmek bile benim için çok önemliydi. Cehennem koşullarında yaşamaya mahkum edilen hayvanlar için, yapabileceğiniz birçok şey olduğunu unutmayın&#8221; Her sene Lüksemburg&#8217;da düzenlenen Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı&#8217;na, Sivil Düşün Aktivist Programı&#8217;nın desteği [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/06/uluslararasi-hayvan-haklari-konferansinin-ardindan/">Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı’nın ardından&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8220;Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı&#8217;nda bir kez daha gördüm ki yüreği hayvanların özgürlüğü, kurtuluşu için atan binlerce insan, hayvanlar için çabalıyor. Bunu görmek, yalnız olmadığımızı bilmek bile benim için çok önemliydi. Cehennem koşullarında yaşamaya mahkum edilen hayvanlar için, yapabileceğiniz birçok şey olduğunu unutmayın&#8221;</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-19862 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/11/DJHrSrqXUAAQ02Y.jpg" alt="" width="353" height="442" />Her sene Lüksemburg&#8217;da düzenlenen Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı&#8217;na, Sivil Düşün Aktivist Programı&#8217;nın desteği ile, Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM) olarak katıldık. Konferansta Türkiye&#8217;de hayvan hakları ve güncel sosyal-politik durum hakkında bir sunum gerçekleştirdik. Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayvan hakları konferansında da gündemdeydi.</p>
<p>Konferansta, Türkiye&#8217;den, çoğu birbirini tanımayan yaklaşık on kişiydik. Hayvan hakları aktivisti ve gazeteci- yazar Zülâl Kalkandelen ile yolumuz Lüksemburg&#8217;da da kesişti. Ricamız üzerine sağ olsun, Zülâl Kalkandelen bizi kırmadı ve birlikte yaptığımız sunumda, Türkiye&#8217;de veganizm ve hayvan hakları hareketine dair bir konuşma yaptı. Türkiye&#8217;deki hayvan hareketinin, kurtulamadığı refahçı (hayvanların köleliğine, sömürüsüne ve öldürülmesine karşı çıkmayıp bu süreçlerin &#8220;insanî&#8221; koşullarda işletilmesi gerektiğini savunan teori) çizgiden kaynaklanan tutarsızlığına dikkat çekti.</p>
<p>Yaptığımız sunumda, Türkiye&#8217;de hayvan haklarının durumu, hayvanların hukukî statüsü, mevzuatın hayvanlara yaklaşımı, farklı konu ve alanlarda hayvanları ilgilendiren ulusal mevzuat, hayvanlar için verdiğimiz mücadele, hayvan hakları mücadelesinde bir yöntem olarak vicdanî ret, darbe girişimi ve devam eden OHAL&#8217;in ülkeye, sosyal hareketlere etkisi üzerine konuştuk.</p>
<h4><strong>&#8220;Teorik sunumların ağırlıklı olduğu bir konferans yerine coğrafî ve küresel çapta karşılaşılan sorunların tespiti ve bu sorunların çözümü, transnasyonal bir dayanışma ağının oluşturulması konularına ağırlık verilseydi konferans daha verimli geçebilirdi&#8221;</strong></h4>
<p><strong>Türkiye&#8217;deki savaş ve çatışma ortamı</strong></p>
<p>Ben de savaş ve çatışma koşullarının hüküm sürdüğü bölgelere yaptığım ziyaretlerde edindiğim gözlem ve izlenimleri, dünyanın dört bir tarafından gelen hayvan hakları aktivistleri ile paylaştım; savaşın insanlarla birlikte hayvanlar ve doğayı da katlettiğini bir kez daha dillendirdim. Benim için oldukça travmatik olan, epey zorlu geçen bu ziyaretler, konferans aracılığıyla kısmen bir kez daha amacına ulaşmış oldu; tanık olduğum yıkımı, zulmü, katliamı uluslararası bir platformda bir kez daha ifade etme imkânı buldum. Gerçekleri aktararak, yaptığımız sunum ile maalesef herkesin içini kararttık.</p>
<p><strong>Konferansa dair&#8230;</strong></p>
<p>Konferans programı, bana göre çok fazla teoriye boğulmuştu. Hepimiz hayvan hakları hareketinde aktif söylem ve eylem üreten insanlardık. Teorik tartışmalar elbette önemli, mücadelenin ilkelerinin belirlenmesi açısından hayatî öneme sahip ama programda geniş bir yer tutan teorik sunumlar, konferansa dair beklentilerimizi biraz boşa çıkardı diyebilirim. Teorik sunumların ağırlıklı olduğu bir konferans yerine coğrafî ve küresel çapta karşılaşılan sorunların tespiti ve bu sorunların çözümü, transnasyonal bir dayanışma ağının oluşturulması konularına ağırlık verilseydi konferans daha verimli geçebilirdi diye düşünüyorum. Transnasyonal bir iletişim ve dayanışma ağı, özellikle gün geçtikçe izole bir hâle getirilen, yalnızlaşan ve dolayısıyla yalnızlaştırılan Türkiye gibi ülkelerdeki sosyal hareketler için oldukça önemli ve gerekli. Ancak ne olursa olsun, aynı mücadeleyi veren güzel insanlarla dört günümüzü paylaşmak, yaşadığımız ülkelerde ve küresel olarak karşımıza çıkan, hayvanların sorunlarını ve mücadeledeki engelleri sohbet ortamında, birebir tartışmak, dünyanın dört bir yanında hayvanların kurtuluşu için çabalayan yeni insanlarla tanışmak, tabii ki oldukça umut vericiydi.</p>
<p>Almanya, Fransa, İsveç, İsviçre, İtalya, Estonya, Polonya, İngiltere, Avustralya, Brezilya, ABD, Belçika, Hollanda, Çekya, Slovenya, Danimarka, Avusturya, İspanya, Norveç, İrlanda, Portekiz&#8217;den konuşmacıların olduğu konferansta, hayvan deneylerinden kürke, avcılıktan yumurta endüstrisine. esaret altındaki hayvanlardan balıkçılık endüstrisine, veganlıktan iklim değişikliğine kadar birçok konu üzerine konuşuldu. Farklı ülkelerdeki, hayvan haklarını ilgilendiren gelişmeler hakkında konuşmalar yapıldı. Uluslararası kampanyalar hakkında sunumlar ve hayvan hakları mücadelesinin daha etkin bir şekilde yürütülmesi için atölyeler gerçekleştirildi, film gösterimleri ve konserler düzenlendi. Bizler de &#8220;Genç İnsanlara Ulaşmak&#8221; konulu açık tartışmada, bir yıllık bir çalışmanın sonucunda ortaya çıkardığımız &#8220;Çocuklar İçin Türcülük ve Hayvan Hakları Atölyeleri&#8221; çalışmamız kapsamında açık kaynak hâline getirdiğimiz atölye modelini ve atölye modelinin oluşturulması sürecindeki gözlem ve izlenimlerimizi katılımcılarla paylaştık.</p>
<p><strong>Nonhuman Rights Project</strong></p>
<p>Konferans boyunca takip ettiğim birçok konuşma ve sunum arasında, Nonhuman Rights Project&#8217;in kurucusu Steven Wise&#8217;ın konuşması gerçekten umut ve ilham vericiydi. Wise, evrensel hukuk ilkelerini ve hukuku bir araç olarak kullanarak, Brezilya&#8217;daki Mendoza Hayvanat Bahçesi&#8217;nde bir kafesin içinde tek başına esaret altında tutulan ve Cecilia adı verilen şempanzeyi  Great Ape Project Brazil (GAP) ile nasıl kurtardıklarını, bizim dışımızdaki hayvanların bireylik hakkının kazanılması için nasıl bir mücadele yürüttüklerinden bahsetti. Türkiye&#8217;de birlikte çalıştığımız avukat dostlarımızın ve hak mücadelesi veren tüm avukatların, bu konuşmayı dinlemesini ve Nonhuman Rights Project&#8217;ten ilham almalarını diliyorum. Steven Wise&#8217;ın konuşmasının video kaydı <a href="https://www.youtube.com/watch?v=jU1LWiXy7n4" target="_blank" rel="noopener noreferrer">bu linkten</a> izlenebilir. Ayrıca, dünyada bir ilk olarak, tutsak şempanze Cecilia&#8217;nın, nasıl &#8220;insan olmayan birey&#8221; ilân edildiği ile ilgili olarak, Yunuslara Özgürlük Platformu&#8217;nun çevirdiği röportaj <a href="http://yunuslaraozgurluk.com/dunyada-bir-ilk-sempanze-cecilia-insan-olmayan-birey-ilan-edildi" target="_blank" rel="noopener noreferrer">bu linkten</a> okunabilir.</p>
<h4>&#8220;&#8230;hayvanlar için çok yönlü sürdürdüğümüz bu mücadelede, aynı zamanda yasal süreçleri işleterek, hukuku bir araç olarak kullanarak hayvanların haklarını korumaya çalışıyoruz. Darbe ve ardından gelen, âdeta başka bir darbe niteliği taşıyan OHAL&#8217;in, yargıyı oldukça etkisizleştirdiği ve siyasîleştirdiği, adliyeleri neredeyse bloke ettiği ise su götürmez bir gerçeklik&#8221;</h4>
<p><strong>Eğitimde vicdanî ret hakkı</strong></p>
<p>İlgimi çeken başka bir kampanya tartışması da hayvan deneyleri konusunda oldu. &#8220;Anti-vivisection&#8221; başlıklı kampanya tartışmasında, Brezilyalı aktivistler, ülkelerinde eğitimde vicdanî ret hakkının nasıl kazanıldığına ilişkin önemli deneyimler aktardılar. Bizler de Türkiye&#8217;de eğitimde vicdanî ret hakkının tanınması için bir kampanyaya başlamıştık ancak bu kampanya, Türkiye&#8217;nin bizi oradan oraya savuran süreçleri sayesinde, belli bir süre içerisinde sönümlenmişti. Etkinlikte konuşan Profesör Paula Brügger, akademisyenlerin bağnazlığı ve otoriterliğinden, akademik kariyer uğruna katledilen binlerce hayvandan ve hayvan deneylerinin gereksizliğinden bahsetti. Türkiye&#8217;de de üniversitelerindeki eğitimleri sırasında, hayvan katletmeyi ya da kullanmayı reddeden çoğu öğrencinin yoğun baskı gördüğünü biliyoruz. Her türlü zorluğa rağmen, eğitimde vicdanî ret hakkı Brezilya&#8217;da anayasal bir hak olarak kabul edilmiş durumda. Darısı Türkiye&#8217;nin başına diyorum&#8230;</p>
<p><strong>&#8220;Darbe ve OHAL&#8217;in hayvanlarla ne ilgisi var?&#8221;</strong></p>
<p>Konferansta tanıştığımız ve sunumumuzun içeriğini merak eden Türkiyeli bir hayvan korumacı, &#8220;darbe ve OHAL&#8217;in hayvanlarla ne ilgisi var ki?&#8221; diye bana sordu. Bizler, hayvanlara bireysel olarak uygulanan şiddetin yanında, yoğun bir şekilde karşımıza çıkan kurumsal şiddet ile de mücadele ediyoruz. Toplu zehirlemeler, usulsüz hayvan toplamaları, tecrit, toplama kampı işkenceleri gibi vakaların ve mekansal olarak, hayvan türleri açısından farklılık gösteren, her çeşit hayvan hakları ihlâlinin yaptırımla karşılık bulamayışı, Türkiye&#8217;de sürekli deneyimlediğimiz pratiklerdi. Ancak şu anda, bahsettiğim bu kurumsal şiddet ile mücadele etmek neredeyse imkânsız. Bizler, hayvanlar için çok yönlü sürdürdüğümüz bu mücadelede, aynı zamanda yasal süreçleri işleterek, hukuku bir araç olarak kullanarak hayvanların haklarını korumaya çalışıyoruz. Darbe ve ardından gelen, âdeta başka bir darbe niteliği taşıyan OHAL&#8217;in, yargıyı oldukça etkisizleştirdiği ve siyasîleştirdiği, adliyeleri neredeyse bloke ettiği ise su götürmez bir gerçeklik&#8230; Ülkemizde bir devlet geleneği olarak, yöneticilerin hesap vermemesi, devlet memurlarının soruşturulmaması ve cezasızlık konuları, içinden geçtiğimiz bu dönemde iyice ayyuka çıkmış durumda. Milletvekilleri aracılığıyla TBMM Başkanlığı&#8217;na sunulmasını sağladığımız, hayvan hakları ihlâlleri ile ilgili soru önergelerine bir cevap dahi alınamıyor.</p>
<p>Özellikle darbeden sonra, normal koşullarda yaşadığımızı kim iddia edebilir? Sivil toplum olarak çalışmalarımıza devam etmeye çalışıyoruz ancak Türkiye&#8217;de her daim mevcut olan devlet baskısı daha da artmadı mı? Örneğin, bizim, Çocuklar İçin Hemen Şimdi Barış Girişimi&#8217;nde, Denge ve Denetleme Ağı&#8217;nda birlikte olduğumuz, çalışmalarına kefil olduğumuz Gündem Çocuk Derneği OHAL&#8217;de kapatılmadı mı? Geçen sene, Ordu&#8217;da düzenlemek istediğimiz 3. Avrasya Hayvan Hakları Buluşması&#8217;nı OHAL nedeniyle iptal etmek zorunda kalmadık mı? İnsan hakları kadar politik ve toplumsal bir mücadele olan hayvan hakları hareketi, bu süreçten hiç etkilenmedi diyebilir miyiz? Devlet eliyle kanunun dışına itilmiş olan hayvanlar için bir hak mücadelesi vermek, bu koşullarda daha da zorlaştı. Verdiğimiz mücadeleden, geçmişte de tatmin edici sonuçlar alamıyorduk ancak son yıllarda tutunduğumuz tek dal olan hukuk da neredeyse tamamen işlevsiz hâle gelmiş durumda. Biz aktivistlerin yaşadığı yoğun travma, baskı ve tükenmişlik hâlinden bahsetmiyorum bile&#8230;</p>
<h4>&#8220;Konferansa Almanya&#8217;dan katılan aktivistler ise, Almanya basınının, Erdoğan hakkında her gün saatlerce yayın yaptığını, Cumhurbaşkanı&#8217;nın konuşmalarını sürekli aktardığını ifade etti ve &#8220;Almanya&#8217;da içimiz dışımız Erdoğan, artık katlanamıyoruz, siz Türkiye&#8217;de buna nasıl katlanıyorsunuz?&#8221; diye sordular&#8221;</h4>
<p><strong>&#8220;Nasıl vize aldınız?&#8221;</strong></p>
<p>Konferans boyunca, katılımcıların &#8220;Nasıl vize aldınız?&#8221; soruları ile sıkça karşılaştık.  HAKİM&#8217;in yürüttüğü hak ihlâllerini raporlama çalışmasını da daha önce desteklemiş olan Sivil Düşün Aktivist Destek Programı&#8217;nı yürüten AB Türkiye Delegasyonu&#8217;nun vize destek yazısı olmasaydı, muhtemelen vize alamayacaktık zaten. Konferansta konuşmacı olan, Kenya ve Pakistan&#8217;dan gelecek olan aktivistlerin ise maalesef vize alamadığını öğrendik. Halbuki en çok onların deneyimlerini merak ediyorduk ancak kendileri ile tanışamadık. Sınırlara, Avrupa Birliği&#8217;nin vize politikasına bir kez daha lanet okuduk. Pakistan ve Kenya&#8217;dan konuşmacılar, konferansa katılamayınca, &#8220;üçüncü dünya ülkesi&#8221; olarak Türkiye&#8217;den gelen aktivistler, yani bizler, konferans katılımcıları tarafından yoğun ilgi gördük. Bu yoğun ilgi, zaman zaman bizim için rahatsız edici boyutlara ulaştı.</p>
<p><strong>Gündemden düşmeyen &#8220;dünya lideri&#8221; Erdoğan&#8230;</strong></p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, konferansta da gündemdeydi. Birçok ülkeden aktivist, Türkiye ve Erdoğan hakkında birçok soru sordu; herkese esip gürleyen bir cumhurbaşkanı olarak, kendisi merak konusuydu. Kimi aktivistler ise Erdoğan&#8217;ı, &#8220;çılgınlık&#8221; konusunda Trump&#8217;la benzeştirdi ve bu çılgın &#8220;dünya liderleri&#8221; olduğu sürece, &#8220;hepimizin işi çok zor&#8221; diye yakındı. Konferansa Almanya&#8217;dan katılan aktivistler ise, Almanya basınının, Erdoğan hakkında her gün saatlerce yayın yaptığını, Cumhurbaşkanı&#8217;nın konuşmalarını sürekli aktardığını ifade etti ve &#8220;Almanya&#8217;da içimiz dışımız Erdoğan, artık katlanamıyoruz, siz Türkiye&#8217;de buna nasıl katlanıyorsunuz?&#8221; diye sordular.</p>
<p>Sohbetlerde, Türkiye&#8217;de hayvanların korunması ile ilgili mevzuatın ilk kez AK Parti döneminde kabul edilerek yürürlüğe girdiğini ama kanunun 13 senedir uygulanmadığını, insan haklarının bile çok zor savunulduğu bir dönemde hayvan haklarını savunmanın ne kadar güç olduğunu aktardık. Aynı zamanda, hayvanlara yönelik hak ihlâllerinin önlenmesi ve mevzuatın hayvanlar lehine iyileştirilmesi için, siyasî bir aktör olarak hükümet ve AK Parti&#8217;nin muhatap olduğundan ve hükümet ile diyaloğun sürdürülmesinin hayvanlar için öneminden de bahsettik. 2004&#8217;te yasalaşan ve AK Parti için siyasî bir başarı olarak değerlendirilebilecek Hayvanları Koruma Kanunu&#8217;nun hükûmet tarafından neden sahiplenilmediğini gerçekten merak ediyorum. Mesela, neden 13 senede bir tane bile belediye başkanı, Hayvanları Koruma Kanunu&#8217;na muhalefet ettiği için, görevi kötüye kullanmaktan yargılanıp cezalandırılmadı? Cumhurbaşkanı&#8217;nın, AK Partili bakan ve yöneticilerin, sık sık sarf ettikleri &#8220;Yaratılanı severiz, yaratandan ötürü&#8221; sözünden hepsinin hayvanları sevdiğini biliyoruz. Türkiye, hayvanları koruma hakkında bir mevzuata kavuştuğundan beri, hayvanları sevmenin yeterli olmadığını bizzat deneyimliyoruz. Onların haklarına saygı duyulmadığı sürece, barınaklardan, hayvanat bahçelerinden, yunus parklarından, hayvanların tutulduğu bilumum tesisten, onların imdat çığlıkları yükselmeye devam edecek.</p>
<h4>&#8220;Bugün korkunç boyutlara ulaşan ve önümüzdeki yıllarda bizi bekleyen ekolojik felaketlerin başlıca sebeplerinden de olan hayvancılık endüstrisi, devlet koruması altında gerçekleşiyor. Bu nedenle, hayvan hakları mücadelesi dünyadaki en zor mücadelelerden bir tanesi&#8221;</h4>
<p><strong>&#8220;Sizin yerinizde olsaydık mücadeleyi bırakırdık&#8221;</strong></p>
<p>Bizimle iletişim kuran katılımcıların kimisi, Türkiye gibi bir ülkede yaşadığımız için bizim için üzüldüğünü söyledi; kimisi ise savaştan, çatışmadan tarumar olan Suriye ile Türkiye&#8217;yi karşılaştırdı. Bu tarz tepki veren insanlara, asıl ihtiyacımız olan şeyin dayanışma olduğunu ısrarla anlattık. Bazı katılımcılar ise, aktardığımız bilgiler ve uluslararası basından takip ettiklerine dayanarak, &#8220;sizin yerinizde olsaydık mücadeleyi bırakırdık&#8221; dedi. Aktivistlerin bu denli &#8220;uç&#8221; noktalarda, hatta rahatsızlık verici boyutlarda yorum yapmalarını, şahsen Türkiye&#8217;nin iç ve dış politikadaki basiretsizliğine bağlıyorum.</p>
<p><strong>Hayvan hakları tüm dünyada yok sayılıyor</strong></p>
<p>Konferansın ardından, bir kez daha, tüm dünyada hayvan haklarının yok sayıldığını kolaylıkla söyleyebilirim. Bugün korkunç boyutlara ulaşan ve önümüzdeki yıllarda bizi bekleyen ekolojik felaketlerin başlıca sebeplerinden de olan hayvancılık endüstrisi, devlet koruması altında gerçekleşiyor. Bu nedenle, hayvan hakları mücadelesi dünyadaki en zor mücadelelerden bir tanesi. Devletlerle ayrı, hükümetlerle ayrı, sermaye grupları ile ayrı, yoğun bir tüketim çılgınlığı bombardımanı altında olan ve birçok faktör nedeniyle sorgulamaya kapalı toplum ile ayrı mücadele etmeniz gerekiyor.</p>
<p><strong>Hayvanlar için hepimizin yapabileceği şeyler var</strong></p>
<p>Mücadelemiz zor, karşılaştığımız engeller çok büyük ancak umudumuzu kaybetmeden mücadeleye devam ediyoruz çünkü her gün milyonlarcası öldürülen, sömürülen, sistematik işkenceye maruz bırakılan, ailesinden koparılan, müebbet hapse mahkum edilen hayvanların, bizlerden başka kimsesi yok. Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı&#8217;nda bir kez daha gördüm ki yüreği hayvanların özgürlüğü, kurtuluşu için atan binlerce insan, hayvanlar için çabalıyor. Bunu görmek, yalnız olmadığımızı bilmek bile benim için çok önemliydi. Cehennem koşullarında yaşamaya mahkum edilen hayvanlar için, yapabileceğiniz birçok şey olduğunu unutmayın. Hiçbir şey yapamasanız bile, değişimi kendinizde başlatabilirsiniz. Hayvanlara uygulanan rutin ve sistematik şiddet artık gün gibi ortada. Gerçeklerin farkında değilseniz &#8220;Earthlings&#8221; filmini izlemekle başlayabilirsiniz ve hayvanlara uygulanan zulme ortak olmamak için vegan olmayı en azından deneyebilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>* <em>Bu yılki Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı’ndaki konuşmaların video kayıtlarına, konferansın </em><a href="https://www.youtube.com/watch?v=kE0xmHkzpFg&amp;list=PLqPXWQAGKrlbiGDu7lE0TV2OczR9yLD53" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><em>Youtube kanalından</em></a><em> erişilebilir.</em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/06/uluslararasi-hayvan-haklari-konferansinin-ardindan/">Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı’nın ardından&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
