<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>askerlik arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/askerlik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/askerlik/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 20 Dec 2018 12:27:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>askerlik arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/askerlik/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>“Herkes İçin Askerlikte Adil Çözüm” Mümkün Mü?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/16/herkes-icin-askerlikte-adil-cozum-mumkun-mu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bahar Kılınç]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Jul 2018 09:33:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[askerlik]]></category>
		<category><![CDATA[vicdani red]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=28745</guid>

					<description><![CDATA[<p>24 Haziran seçimleri kampanyasında başlayan bedelli tartışmaları beraberinde zorunlu askerlik tartışmalarını da getirdi. Zorunlu askerliğin nasıl tartışılması gerektiği hakkında da fikir veren bir imza kampanyası birkaç gün önce başlatıldı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/16/herkes-icin-askerlikte-adil-cozum-mumkun-mu/">“Herkes İçin Askerlikte Adil Çözüm” Mümkün Mü?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">“Herkes için askerlikte adil çözüm” sloganıyla yola çıkan aktivist, hukukçu ve yazarlardan oluşan bir grup insan konu hakkında çeşitli çözüm önerileri sunarak yetkililere çağrı yaptılar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yazar Ümit Aktaş, Hukukçu Mehmet Ali Başaran ve vicdani red aktivizmi yürüten yazar Ali Fikri Işık bize kampanyayı anlattılar.</span></p>
<p><b>Bedelli tartışmaları devam ederken &#8220;Herkes için askerlikte adil çözüm&#8221; diyerek kampanyaya başladınız. Bu cümleyle neyi kast ettiğinizi açıklar mısınız?</b></p>
<p><b>A.F. Işık:</b><span style="font-weight: 400;"> Herkes için askerlikte adil bir çözümün &#8221;Herkes ve adil&#8221; kavramlarına dayanmaktan başka da çaresi yok zaten; çünkü  zorunlu askerlik yasası herkesi &#8221;zorunlu olarak kapsıyor ama herkesin adaletini &#8221; aynı zorunlulukla&#8221; gözettiği söylenemez. Zorunluluk bildiğiniz gibi her şeyden önce özgür iradenin gasp edilme halidir ve özgür iradenin olmadığı yerde adalet olmaz ,dolayısıyla da hiç kimse adil olma ihtiyacı duymaz. Ama gelin görün ki bu zorunluluk zırhını da delmek gerekiyor. Bunun yapmanın en meşru yolu insanı görünür kılmaktır.<strong> Askerlikte zengin ve fakir ayrımını paranteze alarak,insanı daha görünür kılmayı başardığımız zaman onun için adaleti de kısmen sağlamış kılmış oluruz.</strong></span></p>
<p><b>M.A. Başaran:</b><span style="font-weight: 400;"> İnsanların zorla asker yapılmasına karşıyız. Bazı insanlar bazı imkânlardan yararlanarak “zorla asker olmama hakkı”nı kullanabiliyor. Geçerli kabul edilen bir sağlık sorunu olanlar veya zenginler bu “hak”tan yararlanabiliyorlar. Ne var ki bu çözümler herkese teşmil edilemediği için adil değil. Biz meselenin geleneksel usulle, rant temelli olarak değil hak temelli olarak çözüme kavuşturulması için çağrı yapıyoruz.</span></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-28749" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/m.ali_.basaran-640x367.jpg" alt="" width="640" height="367" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/m.ali_.basaran-640x367.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/m.ali_.basaran-610x350.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/m.ali_.basaran-320x183.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/m.ali_.basaran.jpg 698w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><b>Askerliğin &#8220;peygamber ocağı&#8221; sayılmasının da etkisiyle konunun kamuoyunda etraflıca tartışılamaması gibi bir endişem var. Siz önerilerinizin toplum değerleriyle örtüştüğünü düşünüyor musunuz?</b></p>
<p><b>Ü. Aktaş:</b><span style="font-weight: 400;"> Ordunun ve dolayısıyla da askerliğin &#8220;peygamber ocağı&#8221; kavramıyla ifadesi, doğrudan Peygamber (AS) ile alakası olmayan, tarih içerisinde türetilmiş bir kavramdır. Her ne kadar bunun kültürümüze yerleştiği bir gerçekse de, Peygamber (AS) son tahlilde askerî bir kişilik değildir ve sorunları mümkün olduğu her zaman barışçı yollarla çözümlemiştir. Ayrıca profesyonel ve zorunlu askerlik kavramlarının tarihi de neredeyse yüz yıllık geçmişi bulunmaktadır. Bu kavramın, yani &#8220;peygamber ocağı&#8221; atfının konunun tartışılmasını engellemesi ise asla söz konusu olamaz. Olsaydı şayet bu kadar yüksek sayıda kişi, &#8220;kutsal&#8221; askerlik görevini yapmak yerine onca parayı ödeyerek askerlikten muaf sayılmak için yıllarca kaçağa düşerek beklemezdi. Konunun tartışılmasını engelleyen asıl etken, halkın devlet korkusu veya fetişizmi ile ilgilidir. Ama bu da, yukarıda belirttiğim gibi iki yüzlü bir duygudur ve gerçek bir devlete saygı duygusundan kaynaklanmaz. Kısacası konunun özünde bir dinî bir kutsama ya da vatan sevgisi falan bulunmamaktadır. Mevzu her konuda olduğu gibi bu konuda da Türkiye Cumhuriyetinin çağdaş ve demokratik teamüllere aldırışsızlığı ve bu meseleyi gizli bir vergilendirme kurumuna dönüştürme riyakarlığına dayanmaktadır. Tabi ve yine her konuda olduğu gibi, itaatkâr tebaamız da, kutsal devlet hazretlerinin yaptığı gibi, buna tepkisini aynı riyakârlıkla göstermekte, ne gidip askerliğini yapmakta ve ne de bu konuda &#8220;sivil itaatsizlik&#8221; gibi gâvur işi yollara başvurmakta, kuzu kuzu gidip devletin kestiği haracı ödemektedir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Bu meselede en doğru yol, zorunlu askerliğin kaldırılması veya en azından askerlik yapmayacaklar için kamu hizmeti alternatifi getirilmesidir. İşte o zaman gerçekten bu meselenin ne kadar kutsandığı da ortaya çıkacaktır.</strong> Bu kadar diretilmesinin altında yatan sebep, belki bu yalın gerçekliğin ortaya çıkmasının önlenmesine dayalıdır.Meselenin üzücü yönlerinden birisi ise,  zorunlu askerlikte hâlâ direnen ülkelerden çoğunun &#8220;Müslüman&#8221; ülkeler olması. Buradan yola çıkılarak biçimsel bir yargıya varılması ise yanlış olur. (Müslümanlar askerlik sever ya da Müslüman ülkelerde askeri yönetimler egemen gibi.) Bence bu, Müslüman ülkelerin içerisinde olduğu açmazı ele vermekte. Çünkü sorunlarını çözme konusunda bariz bir yeteneksizlik içerisindeler ve bu nedenle de çoğu kez -her ne kadar bu sorunlarını çözme konusunda pek işe yaramasa da- askeri yollara başvurmaktalar. Beri yandan çoğunun yönetimi baskıcı ve antidemokratik olduğundan, kendilerini ancak asker korumalarla ve harcamalarla ayakta tutmaktalar ve doğal olarak  bunun bedelini de halklarına ödetmekteler. Tıpkı ülkemizde de olduğu gibi.</span></p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-28750" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/umit-aktas.jpg" alt="" width="600" height="400" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/umit-aktas.jpg 600w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/umit-aktas-320x213.jpg 320w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p><b>A.F. Işık:</b><span style="font-weight: 400;"> Bizim önerimiz insani değerler ile örtüşüyor.Önemli olan da bu. Hiç şüphe yok ki yaygın ve kabul görmüş değerler karşısında şimdilik sanki dezavantajlı durumdayız gibi bir görüntü var. Ama bu bir büyük yanılgıdan başka bir şey değil.çünkü milyonların askerliğe gitmediği, askerlik süresini ( bedelli yapmak) suretiyle siyasi konjonktürü markaja aldığı bir ülke de aslında o değerler öyle sanıldığı gibi sağlam inançlar üstüne bina edilmemiştir. Dolayısıyla reel gerçek bizi doğruluyor. Resmi algının yarattığı resim doğruyu yansıtmıyor. Eğer öyle değilse, o zaman Bedelli askerlik talebinin kendisini izah etmek zorundadırlar. Eğer devlet neredeyse periyodik sürelerde bedelli askerlik uygulamasına baş vurmak mecburiyetinde kalıyorsa, bu algı resmi düzeyde de bir tutarlılığa sahip değildir demektir.</span></p>
<p><b>M.A. Başaran:</b><span style="font-weight: 400;"> Endişenizde haklısınız. İslam dini ile sağlıklı bir ilişki kurulması olanağı bulunduğunda, kimi “dini” kurum ve kuruluşlar İslam’ın yakasından düştüğünde, İslam’ın sabiteleri uydurulmuş tabuların yerini alacaktır. O vakit, endişelenmenize gerek kalmayacak. Su akacak ve yolunu bulacak.</span></p>
<p><b>Sivil Sayfalar&#8217;da geçen günlerde Bedelli Askerlik Platformu&#8217;yla bir <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/27/gundem-bedelli-ise-dakikalar-icinde-toplaniriz/" target="_blank" rel="noopener">röportaj</a></b><b>*</b><b> yapıldı. Platform başkanı bedelli askerliğin devlet için zahmetsiz bir kazanç yöntemi olduğunu ifade ediyor. Bu görüş zaten dile getiriliyordu. Sizin bedelli önerinizse zenginle fakir arasında bir adalet tesis etmeyi hedefliyor. Ne kadar gerçekçi buluyorsunuz bu öneriyi?</b></p>
<p><b>A.F. Işık:</b><span style="font-weight: 400;"> Elbette gerçekçi bulmuyoruz ama defacto bir durumu nasıl iyileştirebiliriz sorusunun da kaçınılmaz yanıtı olarak ortaya çıkıyor bu önerme. Madem askerlik zorunlu ve madem bazı durumlarda bedelli adı altında bazı iyileştirmeler yapılıyor, o halde bedellinin uygulamasında da bazı iyileştirmeler yapmak mümkün. Bu mümkün, makul ve sürdürülebillir bir önerme ve çözümdür.</span></p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-28752" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/vr-ali-fikri-isik1-351x185.jpg" alt="" width="351" height="185" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/vr-ali-fikri-isik1-351x185.jpg 351w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/vr-ali-fikri-isik1-351x185-320x169.jpg 320w" sizes="(max-width: 351px) 100vw, 351px" /></p>
<p><b>M.A. Başaran:</b><span style="font-weight: 400;"> Üç aşamalı önerimizin ilki bu. İkinci ve üçüncü aşamaya hemencecik “olmaz” diyeceklere, “buyrun” diyorum, “Bedelli askerlikte ısrar ediyorsanız ve adalet diye de derdiniz varsa, alın size öneri!” Herkesin durduğu yer ve gerekçesi farklı. Ben önerinin üçüncü aşamasında duran biri olarak ilk aşamadaki bedelli önerimizi “oyunbozan” olarak görüyorum.</span></p>
<p><b>Önerilerinizden biri olan &#8220;alternatif kamu desteği&#8221; çok ilgi çekici. Vicdani redde de alan açtığını düşünüyorum. Bu önerinin gerekçe ve faydalarını biraz daha anlatır mısınız?</b></p>
<p><b>A.F. Işık:</b><span style="font-weight: 400;"> Alternatif Kamu hizmeti, adil çözümün ikinci ve en etkili aşamasıdır. Vicdani ret yasası çıkıncaya kadar devlet birikmiş askerlik problemlerini Alternatif kamu hizmetleri yoluyla çözmek zorundadır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şu an yürürlükte olan anayasaya göre de Vicdani ret bir insan hakkıdır. Anayasanın 90. maddesi uluslararası sözleşmeleri iç hukuktan daha üstün ve geçerli tutar. Türkiye&#8217;de vicdani ret yasasının olmayışı bu talebi bir hak olmaktan çıkarmaz. Türkiye&#8217;nin altında imzası olan iki büyük sözleşme vicdani ret talebine hukuku dayanak oluşturur. Birleşmiş Milletler medeni haklar sözleşmesi ve Avrupa insan hakları sözleşmesi, &#8221;Din ve vicdan özgürlüğü bağlamında vicdani ret&#8217;i insan hakkı olarak tanımlar.</span></p>
<p><b>M.A. Başaran:</b><span style="font-weight: 400;"> Bir kısım medya kasıtlı olarak vicdani reddi adeta vatana millete devlete düşmanlık olarak lanse ettiği için bu kavramı duyanların çoğu önyargılı hale geldi ne yazık ki. Bu bir ara formüldür.<strong> Dini, siyasi, ideolojik ve sair sebeple askerlik yapmak istemeyen kişi, eşdeğerde sivil bir kamu hizmeti ile topluma faydalı, hatta çok daha faydalı olabilir.</strong> </span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span> <span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Malum olduğu üzere zorunlu askerlik bir angaryadır ve devasa boyutlarda bir israfa dönüşmüş durumdadır. İsraf da dinimizin hiç ama hiç hoş görmediği bir durumdur ayrıca. İslam adına konuşan meşhur hocalarımızdan hiçbirini bu konuda bir çift laf ederken göremiyoruz. Yoksa haramlara karşı mücadele bir yere kadar mı?</span></p>
<p><b>Son olarak, &#8220;vicdani red&#8221;, &#8220;zorunlu askerlik&#8221;, &#8220;&#8221;profesyonel askerlik&#8221; gibi konuların toplumda doğru bir şekilde tartışılabilmesi için sivil toplum bir rol üstlenmeli mi? Diğer bir deyişle bu tartışmayı kimler açmalı, kimler dahil olmalı bu tartışmaya?</b></p>
<p><b>A.F. Işık:</b><span style="font-weight: 400;"> Türkiye&#8217;nin bütün sorunları sivil alanda tartışılmalı.Sorunların özü ve karakteri ne olursa olsun o sorunu önce sivil toplum tartışmalı, bir karara bağlamalı ve uygulama için görevlendirdiği resmi odaklara sorun teslim edilmelidir. <strong>Sivillerin tartışıp çözmediği hiçbir sorun gerçek çözümlerine kavuşamaz.</strong></span></p>
<p><b>M.A. Başaran:</b><span style="font-weight: 400;"> Bu konularda sağlıklı bir tartışma, konuşma ve düşünme ortamı oluşturulmaması konusunda son derece bilinçli bir politika olduğu anlaşılıyor. Düşünmeye, tartışmaya, aklıselime, hakka ve hukuka davet etmeye başladığınızda, linç kültürünün sopaları haline getirilen aygıtlar –başta medya, yargı ve troll çeteleri- derhal harekete geçiyor. </span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span> <span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Bu tartışmayı Recep Tayyip Erdoğan açmalı ki ardından bir sürü köşe yazarı, “dini” lider ve ekran görseli bir anda aydınlanma yaşasın ve hiç vakit kaybetmeden tartışma köpürsün. Derken STK’lar –Sivil Toplum Kuruluşları- da kamu spotu görevini ifa etsin. Başka türlü olacak gibi değil! Vaziyet içler acısı ne yazık ki. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İmza kampanyasına ulaşmak için </span><a href="https://www.change.org/p/herkes-i%C3%A7in-askerlikte-adil-%C3%A7%C3%B6z%C3%BCm?recruiter=37048809&amp;utm_source=share_petition&amp;utm_medium=twitter&amp;utm_campaign=psf_combo_share_initial..&amp;utm_term=share_petition"><span style="font-weight: 400;">buraya</span></a><span style="font-weight: 400;"> tıklayabilirsiniz</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Konuyla ilgili daha detaylı bilgi ve haberler için </span><a href="http://www.askerlikteadilcozum.com/"><span style="font-weight: 400;">burayı</span></a><span style="font-weight: 400;"> inceleyebilirsiniz</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/16/herkes-icin-askerlikte-adil-cozum-mumkun-mu/">“Herkes İçin Askerlikte Adil Çözüm” Mümkün Mü?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akademi Buluşmaları 5:  Ahmet Güneş ile “Göğe Kuşak Lazım”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/16/akademi-bulusmalari-5-ahmet-gunes-ile-goge-kusak-lazim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Mar 2017 09:20:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTİ]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Cinsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Güneş]]></category>
		<category><![CDATA[Akademi Buluşmaları]]></category>
		<category><![CDATA[askerlik]]></category>
		<category><![CDATA[Göğe Kuşak Lazım]]></category>
		<category><![CDATA[hukuki sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sel Yayınları]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi partiler]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal hareketler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=12460</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akademi Buluşmaları’nın 5&#8217;incisi 18 Mart Cumartesi günü 13:00-15:00 saatleri arasında SPoD Ofis’te gerçekleşecek.  Ayda bir akademinin farklı alanlarından isimlerin sunum yaptığı, LGBTİ ve queer çalışmalarına ilişkin tartışmalar yürütülen buluşmanın beşincisinde, Sel Yayınları’ndan çıkan “Göğe Kuşak Lazım” kitabının yazarı Ahmet Güneş kitabı ve çalışması hakkında konuşacak. “Göğe Kuşak Lazım” hakkında: LGBTİ hareketi, 80’lerin son çeyreğinde Türkiye [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/16/akademi-bulusmalari-5-ahmet-gunes-ile-goge-kusak-lazim/">Akademi Buluşmaları 5:  Ahmet Güneş ile “Göğe Kuşak Lazım”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akademi Buluşmaları’nın 5&#8217;incisi <strong>18 Mart Cumartesi günü 13:00-15:00</strong> saatleri arasında <strong>SPoD Ofis</strong>’te gerçekleşecek.  Ayda bir akademinin farklı alanlarından isimlerin sunum yaptığı, LGBTİ ve queer çalışmalarına ilişkin tartışmalar yürütülen buluşmanın beşincisinde, Sel Yayınları’ndan çıkan “Göğe Kuşak Lazım” kitabının yazarı Ahmet Güneş kitabı ve çalışması hakkında konuşacak.</p>
<p><strong>“Göğe Kuşak Lazım” hakkında:</strong></p>
<p>LGBTİ hareketi, 80’lerin son çeyreğinde Türkiye toplumsal hareketler tarihine dâhil olup dinamizmi, çok yönlü bakış açısı, dönüştürücü pratikleri ile mücadeleye damgasını vurdu. Göğe Kuşak Lazım, hareketin gelişimini, kolektifleşmesini ve faklı zeminlerde siyaset alanı yaratmasını; sürecin özneleriyle birebir görüşmeler yaparak dernekleşme, hukuki sorunlar, siyasi partiler, askerlik sorunu ve temsil gibi başlıklar üzerinden sözlü tarih geleneğine katkı sunacak şekilde ele alma çabasının ürünü ve yazılmakta olan bir tarihe tanıklık çağrısıdır. Gökkuşağının altında yaşam var!</p>
<p><strong>Yazar Hakkında:</strong></p>
<p>Ahmet Güneş 1988’de Mardin, Derik’te doğdu. Bir dönem muhabirlik yaptı. Çeşitli dergi ve gazetelerde yazıları ve şiirleri yayınlandı. Politik nedenlerden dolayı bir dönem hapishanede kaldı. Göğe Kuşak Lazım kitabını ortaya koymasındaki en büyük etkeni kitabın yazma sürecinde tanıştığı ya da dolaylı olarak haberdar olduğu LGBTİ bireylerin yaşamakta olduğu fiziksel ve psikolojik şiddettir. Ayrıca cezaevlerindeki politik tutsakların 2012 yılında gerçekleştirdiği açlık grevini konu alan Devrimci Selam ve Saygılarımla adlı kitabı yayınlandı. Halen kitap çalışmalarına devam etmektedir.</p>
<p><strong>SPoD Ofis Adres</strong> : Halaskargazi Caddesi Tayyareci Mehmet Ali Bey Sokak No:1/2 Şişli, İstanbul</p>
<p><strong>Tel</strong> :  0212 292 48 02</p>
<p><strong>Email</strong> :  info@spod.org.tr</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/16/akademi-bulusmalari-5-ahmet-gunes-ile-goge-kusak-lazim/">Akademi Buluşmaları 5:  Ahmet Güneş ile “Göğe Kuşak Lazım”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>28 Şubat Platformu: Darbeciler  yargılanırken mağdurlar neden içeride?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2016/02/29/28-subat-platformu-darbeciler-yargilanirken-magdurlar-neden-iceride/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Esmanur Şamiloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Feb 2016 15:30:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[28 Şubat Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[askerlik]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Beyazıt Meydanı]]></category>
		<category><![CDATA[MAZLUMDER]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan Beyhan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=3149</guid>

					<description><![CDATA[<p>28 Şubat’ın yıldönümünde birçok STK’nın bir araya gelerek oluşturduğu 28 Şubat Platformu, İstanbul Beyazıt Meydanı’nda bir açıklama yaptı. Açıklamada 28 Şubat darbesinin tasarlanması ve uygulanmasında katkısı olan tüm unsurların yargılanması için çağrıda bulunuldu. 28 Şubat darbesinin 19. yılında darbeyi takip eden süreçte yapılan başörtüsü eylemlerinin simgesi olarak hatırlanan Beyazıt Meydanı’nda 28 Şubat Platformu tarafından “28 [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/02/29/28-subat-platformu-darbeciler-yargilanirken-magdurlar-neden-iceride/">28 Şubat Platformu: Darbeciler  yargılanırken mağdurlar neden içeride?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>28 Şubat’ın yıldönümünde birçok STK’nın bir araya gelerek oluşturduğu 28 Şubat Platformu, İstanbul Beyazıt Meydanı’nda bir açıklama yaptı. Açıklamada 28 Şubat darbesinin tasarlanması ve uygulanmasında katkısı olan tüm unsurların yargılanması için çağrıda bulunuldu.</h3>
<p>28 Şubat darbesinin 19. yılında darbeyi takip eden süreçte yapılan başörtüsü eylemlerinin simgesi olarak hatırlanan Beyazıt Meydanı’nda 28 Şubat Platformu tarafından “28 Şubat dönemini tarih önünde telin ediyoruz” başlıklı bir basın açıklaması yapıldı. Yapılan açıklamada “Ülkemizdeki darbeler zincirinin son bulması için 28 Şubat Darbesi’nin tasarlanması ve uygulanmasında katkısı olan tüm unsurlar yargılanmalıdır. Bu dönemden kalan tüm düzenlemeler temizlenmelidir” cümlelerine yer verildi.</p>
<p><strong>Katılımcıların taşıdıkları pankartlarla “Darbeciler Yargılanırken Mağdurlar Neden İçeride?” diye soruldu; </strong><strong>“İşbirlikçiler yargılansın Mağdurların Hakları Geri Verilsin”</strong><br />
<img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-3155 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2016/02/foto1.jpg" alt="foto1" width="1300" height="867" /></p>
<p><strong>“28 Şubat’ın Tüm Aktörleri Yargılansın” çağrılarında bulunuldu.</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-3156 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2016/02/foto2.jpg" alt="foto2" width="1300" height="867" /></p>
<p><strong>Eylem alanında 28 Şubat döneminin gazete manşetlerine ve dönemin fotoğraflarına yer veren bir sergi de yer aldı.</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-3157 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2016/02/foto3.jpg" alt="foto3" width="1205" height="398" /></p>
<h4><span style="color: #000000;">DARBEYİ YAPAN SADECE ASKERLER DEĞİL</span></h4>
<p>Platform bileşenlerinden Mazlumder İstanbul Şubesi’nin başkanı Ramazan Beyhan da açıklamaya katıldı. Kendisine 28 Şubat’ın sivil toplum karnesini sorduk.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-3164 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2016/02/ramazan-beyhan.jpg" alt="ramazan-beyhan" width="1276" height="714" /><br />
“28 Şubat bir darbedir ve darbe her şeyden önce insanlık onuruna karşı işlenmiş bir suçtur. Çünkü bu meşru bir idareyi tahkir etmek ve görevden uzaklaştırmaktır. Milleti hafife almaktır” diyen Beyhan şöyle devam etti: “Ülkemizde darbe söz konusu olduğunda ilk akla gelenler askerler oluyor ama darbe süreçlerine baktığımızda askerlerin yanında başka bileşenler olduğunu görüyoruz. Bunun içerisinde sendikalar, iş adamları, bürokrasi ve sivil toplum kuruluşları var. Örneğin 28 Şubat döneminde Fethullah Gülen adeta askerin sözcülüğünü yapıp ‘beceremiyorsanız bırakın’ şeklinde bir ifade kullanıyor. Halbuki belki de gelmiş geçmiş en başarılı hükümetlerden bir tanesi dönemin hükümeti. Neyi becerememişler diye sormak gerekiyor. O dönem milletin hissiyatını paylaşan gerçek sivil toplum kuruluşları tepki gösterdiler ama sivil toplum görünümlü olup başka amaçlara hizmet edenler ya darbeye sessiz kaldılar ya da açıktan destek verdiler.”</p>
<p>Basın açıklamasının ardından Ak Parti İstanbul Gençlik Kolları üyeleri de İstanbul Üniversitesi önünde “Bir Daha Yaşamamak İçin El Ele” sloganıyla 28 Şubat yasakları döneminde yapılan “Başörtüsüne Özgürlük için El Ele” eylemlerini hatırlatan bir el ele tutuşma eylemi gerçekleştirdi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-3160 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2016/02/foto4.jpg" alt="foto4" width="1300" height="867" /></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-3161 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2016/02/foto5.jpg" alt="foto5" width="1300" height="867" /></p>
<h6><strong>Fotoğraflar</strong> Gizem Kendik</h6>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/02/29/28-subat-platformu-darbeciler-yargilanirken-magdurlar-neden-iceride/">28 Şubat Platformu: Darbeciler  yargılanırken mağdurlar neden içeride?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
