<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>aşı karşıtlığı arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/asi-karsitligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/asi-karsitligi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Dec 2021 13:07:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>aşı karşıtlığı arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/asi-karsitligi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkiye’de Aşı Karşıtlığı: Bilinmeyen Karşısında Duyulan Korkunun İstismarı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/17/turkiyede-asi-karsitligi-bilinmeyen-karsisinda-duyulan-korkunun-istismari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nuriye Ortaylı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Sep 2021 10:41:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Aşı]]></category>
		<category><![CDATA[aşı karşıtlığı]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=74441</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de Haziran ayından beri isteyen herkesin aşı olma olanağı var. Ama milyonlarca vatandaş kısmen hurafelerin etkisiyle bu adımı atmadılar. Yoğun bakımlarda yatanların ve her gün bir uçak dolusu kaybettiğimiz insanların neredeyse tamamı aşı olmamış ya da aşısını tamamlamamış vatandaşlar. Bu yüzden aşı karşıtlığı basit bir saçmalıklar dizisi değil. Halk sağlığı için ciddi bir tehdit.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/17/turkiyede-asi-karsitligi-bilinmeyen-karsisinda-duyulan-korkunun-istismari/">Türkiye’de Aşı Karşıtlığı: Bilinmeyen Karşısında Duyulan Korkunun İstismarı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Bir büyük felaket olarak Covid-19 pandemisi hepimizin hayatını etkiledi ve her birimizde değişik ve zaman içinde de değişiklikler gösteren bir dizi olumsuz duygu yarattı. Korku, endişe, yerini bıkkınlığa terk eden merak, üzüntü, yoksunluk. Bu kadar yoğun duygular hem davranışlarımızı hem düşüncelerimizi etkiliyor. Her birimiz bu baskıya farklı şekillerde cevap veriyoruz.  Farklı savunma mekanizmaları kullanıyoruz. Yok varsaymak sık kullanılan savunma mekanizmalarından biridir. Şaşırtıcı olmayarak bir grup insan Covidle geçirdiğimiz bir buçuk yılda zaman zaman bu yolu seçti. Pandeminin başından beri aslında virüs olmadığını, aslında hastalık da olmadığını, televizyonlarda gösterilen hastane görüntülerinin sahte olduğunu savunan insanların sayısı hiç de az değildi. Başımıza gelen felakete karşı geliştirilen, kuşkusuz çok da işe yaramayan bir başka savunma mekanizması da kendimiz dışında bir suçlu bulmak. O zaman da devreye komplo teorileri, içimizde bir yerde kıvrılıp yatan ayrımcılık, dışarıdaki düşman korkuları girdi. İçine bir tutam kulaktan dolma bilgi de katarak, virüsün orijininin yarasalar olduğu bilgisini eklektik bir şekilde kullanarak “yarasa çorbası içmek gibi tuhaf huyları olan Çinlilerden”, ya da ezeli düşmanı batılı emperyalistlere birçok yel değirmeni arayanlar çıktı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Pandemi ilanından henüz 7-8 ay geçmişti ki tünelin ucunda ışık göründü. Virüse karşı birden çok aşı geliştirilmişti. Sayıları otuz, kırk binleri bulan gönüllülerle yapılan klinik çalışmalar bu aşıların, hastalığın ölümcüllüğünü önlemekte etkili hem de çok etkili olduğunu göstermişti. Günlük yaşamımızda hemen hepimizin kullandığı, ağrı kesicilerin, antibiyotiklerin, antidepresanların, kanser ilaçları için yürütülen klinik çalışmalar ve sağlık otoritelerince bunların kullanımına izin verme süreçleri bir avuç uzman dışında kimsenin ilgisini çekmez, sessiz sedasız yürürken, dünya nefesini tutup Covid aşılarının geliştirilmesini adım adım izledi. Medyayı biraz izleyebilen herkes insanların kullandığı, aşı, ilaç vb gelişiminin bütün basamaklarını, ruhsatlandırmanın adımlarını, üretimin çetrefil sorunlarını öğrenme şansına sahipti. Ama birincisi herkes bunları çok dikkatli izleyecek zamana ve ilgiye sahip değildi. İkincisi, itiraf etmek gerekir ki bu süreçler karmaşıktı ve bu konulara ilişkin bir altyapısı olmayanların anlatılanları tam kavraması kolay değildi. Ya da medya ve bilim insanları ve en önemlisi sağlık otoritesi bunları her düzeyden vatandaşın anlayabileceği şekilde anlatma konusunda başarılı olamadı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Üstüne Sağlık Bakanlığı salgın boyunca zaten çok zayıf olan iletişim stratejisini aşı söz konusu olduğunda da düzeltemedi. </span><span style="font-weight: 400;">Aşılar geliştirilmişti, ama temini güçtü. Zengin birkaç ülke aşıların ilk üretimlerini daha yaz aylarında bağlayıcı kontratlarla kendi ülkeleri için satın almıştı. Türkiye gibi ülkelerin aşı, hele de ipi ilk göğüsleyen aşıları temin etmesi güçtü. Bütün bu süreç zaten ürkmüş, salgınla gelen kayıplarla sarsılmış, belli bir stratejisi olmadan ve genellikle son dakikada alınan, ne işe yaradığı anlaşılamayan ve sürekli değişen tedbirlerden bezmiş vatandaşın hem yönetime güvenini kaybetmesine hem de kafasının iyice karışmasına yol açtı. Bakanlık elinde talep edenlere yetecek aşı olmadığı için aşıları tanıtmak, vatandaşı özendirmek için bir kampanya yürütmedi. Sonuçta meydan hurafelere ve bu hurafeler yoluyla ilgi, şöhret, kim bilir belki de bizim bugün göremediğimiz çıkarlar peşinde koşan bir avuç aşı karşıtına kaldı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aşı karşıtları, bilim karşıtlarının kullandığı bütün yöntemleri kullanıyorlar. İleri sürdükleri savların belli bir mantık zinciri izlemesi gibi bir dertleri yok. Gerçeklere dayanmasını ise hiç umursamıyorlar. Bilimsel savlara karşı çıkarken hiç çekinmeden bilimin jargonunu kullanıyorlar. Örneğin virüse karşı en etkili olan mRNA aşılarını kötülemek için, güya “bilimsel”(!) açıklamalar yapıyorlar. Söylenenleri dinleyince mRNA denen mesajcı RNA’ın esas işlevini ya bilmedikleri ya da bilmezden geldiklerini görüyorsunuz. İşi hücre içinde, taşıdığı kodla uygun proteini yaptırmak olan ve bu protein sentezlendikten sonra parçalanıp yok olan mRNA’ya sahip olmadığı özellikler atfediyorlar. Hücrenin çekirdeğine girip DNA zincirine eklendiğini ve burada kalıcı olduğunu iddia ediyorlar. RNA isminin bu konuyu kulaktan duymuş insanlarda yarattığı genlerle ilgili olma çağrışımını kullanıyor, ama bütün bu mekanizmalar hakkında bilinen diğer bilgileri yok sayıyorlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Karşılarına bilgiyle ve kanıtla çıkarsanız, komplo teorilerine başvuruyorlar. Bu komploları düzenlediğini iddia ettikleri aktörleri sürekli değiştiriyorlar. Hitap ettikleri kitleye göre bir gün ilaç endüstrisini, bir başka gün ilaç endüstrisini düzenlemeye ve denetlemeye çalışan bilim insanlarını, başka bir yerde hepsini birden suçluyorlar.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ortada açık olanı görmüyor, olmayanı hayal ediyor ve olmuş gibi anlatıyorlar. Örneğin dünyanın gözü önünde yürütülen aşı klinik çalışmalarının varlığını reddediyor ya da sonuçlarının gizlendiğini iddia ediyorlar. Bunu yaparken de kar amaçlı ilaç endüstrisinin birçok insan üzerinde yarattığı güvensizliği kullanıyorlar. Ama aynı endüstrinin geliştirdiği ve ürettiği, üstelik Covid aşıları kadar da kamuoyu tarafından yakından izlenmemiş ürünleri pekala kullanıyorlar. Kar amaçlı ilaç endüstrisinin denetlenmesi için, on yıllar içinde geliştirilmiş kamu denetim mekanizmalarını bir kalemde geçersiz, sahte diye yaftalıyorlar. Bu denetimleri dürüstçe yapmaya çalışan binlerce uzmana ve bilim insanına çürümüş, satılmış diye saldırıyorlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aşıların hayat kurtardığını görmek istemiyorlar. Var olmayan yan etkiler uyduruyorlar. Covid yüzünden her gün hayatını kaybeden yüzlerce insanı görmüyor, ama bir tanesi bile belgeli olmayan aşıya bağlı yüzlerce binlerce ölüm olduğunu ileri sürüyorlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Art arda izlendiğinde bu saçmalıklar dizisi gülüp geçilecek bir tuhaflık olabilirdi. Vatandaş ne olduğunu tam anlamadığı bir hastalıktan kurtulmak için, ne olduğunu, nasıl geliştirildiğini yine tam anlamadığı (kendisine anlayabileceği şekilde anlatılmadığı için anlamadığı) bir maddeyi vücuduna uygulayıp uygulamamayı kafasında evirip çevirirken, sağdan soldan duyduğu, saçma ama, hemen herkese hitap edebilecek kadar çeşitlendirilmiş bu hurafeler yüzünden tereddüde düşüyor. Hepsine inanmasa bile karar vermesi güçleşiyor, harekete geçmeyi, gidip aşı olmayı erteliyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sonuçta Türkiye’de Haziran ayından beri isteyen herkesin aşı olma olanağı var. Ama milyonlarca vatandaş kısmen bu hurafelerin etkisiyle bu adımı atmadılar. Yoğun bakımlarda yatanların ve her gün bir uçak dolusu kaybettiğimiz insanların neredeyse tamamı aşı olmamış ya da aşısını tamamlamamış vatandaşlar. Bu yüzden aşı karşıtlığı basit bir saçmalıklar dizisi değil. Halk sağlığı için ciddi bir tehdit. Salgın yönetiminin bu tehdidi ciddiye alması ve vatandaşa doğruları anlatmak için toplumu seferber etmesi<a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/30/level-atlayan-pandemi-ve-sivil-toplum/" target="_blank" rel="noopener"> gerekli.</a></span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/17/turkiyede-asi-karsitligi-bilinmeyen-karsisinda-duyulan-korkunun-istismari/">Türkiye’de Aşı Karşıtlığı: Bilinmeyen Karşısında Duyulan Korkunun İstismarı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Salgın Süreci Yönetimi: Katılımcılıktan Uzak, Topluma Güven Vermeyen Bir Tarz</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/05/salgin-sureci-yonetimi-katilimciliktan-uzak-topluma-guven-vermeyen-bir-tarz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Meryem]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Aug 2021 10:09:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Aşı]]></category>
		<category><![CDATA[aşı karşıtlığı]]></category>
		<category><![CDATA[aşılama oranları]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Tabip Odası]]></category>
		<category><![CDATA[Halis Yerlikaya]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıkta eşitsizlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=73262</guid>

					<description><![CDATA[<p>"Salgın süreci katılımcılıktan uzak ve güven vermeyen bir tarzda yürütülüyor." Diyarbakır Tabip Odası’ndan Dr. Halis Yerlikaya ile sağlıkta bölgesel eşitsizlikleri ve bölge genelinde aşılama oranlarını konuştuk. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/05/salgin-sureci-yonetimi-katilimciliktan-uzak-topluma-guven-vermeyen-bir-tarz/">Salgın Süreci Yönetimi: Katılımcılıktan Uzak, Topluma Güven Vermeyen Bir Tarz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Diyarbakır ve çevre illerde COVİD-19 vakaları artış gösteriyor. Türkiye genelinde aşılama oranının en düşük olduğu bilinen bölgede aşı stoğu bitmiş durumda. Toplumda aşıya karşı bir güvensizlik söz konusu. Hastanelerde yeniden Covid klinikleri açılmaya başladı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-73264 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/halis-yerlikaya.jpg" alt="Halis Yerlikaya" width="308" height="205" />Halis Yerlikaya, COVİD-19 pandemisinin tüm sürecinde başarısız salgın yönetimi nedeniyle toplumsal düzeyde yıkıcı sonuçlar ortaya çıktığını belirtti. Türkiye&#8217;nin nüfusa oranla dönem dönem Avrupa’da ve dünyada vaka sayılarının en fazla olduğu, doğrudan ve dolaylı olarak açıklananın çok üzerinde ölümün yaşandığı ülkelerden biri olduğunu, tüm süreç boyunca toplumdan gerçeklerin gizlendiğini söyleyen Yerlikaya, açıklanan vefat sayıları ve rakamların gerçekliği ifade etmediğine, meslektaşları ve sağlık çalışanlarının tanıklık ettiğini ekledi. Yerlikaya, Sağlık Bakanlığı&#8217;nın verileri ile ilgili ise, &#8220;Sağlık Bakanlığı, mızrak çuvala sığmayınca kara tabloya dönüşen turkuaz tabloya sadece bir gecede 1 milyondan fazla iyileşen hasta sayısı ekledi. Sağlık Bakanlığı tarafından sunulan verilerin güvenilmez olduğu yapılan şeffaflık araştırmasında da açığa çıktı.’’ dedi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Salgının toplumsal etkilerinin azaltılması için tedavi edici sağlık kuruluşlarından önce toplum bazında bulaşıcılığın engellenmesi gerektiğini, epidemiyoloji bilimine uygun, etkili olduğu kanıtlanmış ve yaşamın içinde sınanmış pratiklerin hayata geçirilmesinin başarıyı getireceğini, ülkemizde yapılanların akla ve bilime aykırı olduğunu ifade eden Yerlikaya, &#8220;Salgın süreci yönetimi katılımcılıktan uzak, topluma güven vermeyen bir tarzda yürütüldü. Bu da salgının kontrol altına alınamamasının en önemli etkenlerinden biri oldu. Toplum olarak büyük bir bedel ödedik. Sosyal cinayete dönüşen önlenebilir çok sayıda ölüme tanıklık ettik.’’ şeklinde konuştu. </span></p>
<h5><strong>&#8216;Aşı Kararsızlığı Küresel Sağlığı Tehdit Eden En Önemli Başlıklar Arasında&#8217;</strong></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Aşıları hastalıklara karşı mücadelede tıbbin en önemli başarılarından biri olduğunu, günümüze kadar aşılar sayesinde birçok hastalığın yeryüzünden silindiğini ve milyonlarca insanın yaşamının kurtarıldığını belirten Dr. Yerlikaya &#8220;Dünya Sağlık Örgütü aşı kararsızlığını, küresel sağlığı tehdit eden en önemli başlıklar arasında saymaktadır’’. dedi. Sağlık Bakanlığı&#8217;nın salgın ile mücadelede toplum üzerinde etkili bir aşı kabul çalışması yapmadığını vurgulayan Yerlikaya, mevcut yönetim anlayışının aşıya güven duygusu oluşturamadığını ekledi. </span></p>
<h5><b>&#8216;Mevsimlik Tarım İşçileri ve Göçmenlere Yönelik Ayrı Bir Çalışma Yürütülmesi Gerekmekte&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Dr. Halis Yerlikaya Türkiye aşı tedariki ve dağıtımındaki zorlukları aşmada zaman zaman başarılı olsa bile -ki son günlerde aşı tedarikinde önemli sorunlar yaşamakta olduğunu söyleyerek, COVID-19 aşısına karşı oluşan tereddütleri engelleyemezse salgını önlemek için gereken aşılama oranlarına ulaşamama ile yüz yüze kalınacağını, ayrıca mevsimlik tarım işçiler ve göçmenlere yönelik ayrı bir çalışma yürütülmesi gerektiğini ve bu dezavantajlı grupların aşılanamaması halinde toplumsal bağışıklığa da ulaşılamayacağının altını çizdi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dr. Halis Yerlikaya, pandeminin ortaya çıkışı, yayılımı ve yönetimi ile ilgili uygulanan tutarsız politikaların toplumda güvensizliği tetiklediğini ifade ederken, bu durumun pandeminin bilimsel gerçeklerinin hem anlaşılmasını hem de kabul edilmesini zayıflatan yaygın dezenformasyonu tetiklediğini söyledi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türk Tabipler Birliği olarak bir taraftan aşı tedariki ile ilgili gerekli uyarıları yaparken diğer taraftan tedarik edilmiş olan aşıların kullanımına dair neler yapılması gerektiği ile ilgili de uyarılarda bulunduklarını ifade eden Yerlikaya, &#8220;Milyonlarca insanı mümkün olduğunca hızlı bir şekilde aşılamaya yönelik çabada ülke çapında başarılı olmak için, hem aşılara hem de aşılama çabasından sorumlu kurumlara duyulan güven konusu öncelikli olarak ele alınmalıdır. Aşıların etkinliği ve güvenliği ile ülkede lojistik zorlukların yetkin bir şekilde yönetilme kapasitesi konusunda halk arasında güven kurulmalıdır.’’ dedi. </span></p>
<h5><b>&#8216;Aşı Yerellerde Şeffaf, Tutarlı Bir Biçimde Anadilinde Yapılmalıdır&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8216;Aşı Kampanyası&#8217; başlatılması gerektiğini ifade eden Halis Yerlikaya, bu kampanyaların yerellerde şeffaf ve tutarlı bir biçimde, anadilde yapılması gerektiğini belirtti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yerlikaya&#8217;ya göre, bölgesel farklılıklar ve eşitsizlikler gözetilerek toplumda güven oluşması, toplum katılımının sağlanması için yerel dinamiklerle iş birliği yapılması ve toplumun tüm kesimlerini temsil eden demokratik kitle örgütlerinin, meslek odalarının, sendikaların, geniş interdisipliner bilim insanlarının sürece ve karar alma mekanizmalarına doğrudan katılımı sağlanmalı. Bunun yanında, kampanya süreçlerinde görev alacak tüm sağlık çalışanlarının emek ve özverilerinin görünür kılınması ve motivasyonlarını yüksek tutacak çalışmalar yapılması gerektiğini ifade etti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aşıya dair tereddüt yaşayanlar ve aşı karşıtlarını ayrı değerlendirmek ve gerekli iletişim kampanyaları yürütmek gerektiğini söyleyen Yerlikaya, bölgedeki oranların düşüklüğü ile ilgili, &#8220;Bölgemizde aşılanma oranları düşük seyretmekte. İller ve bölgeler arası aşılanma oranlarında ciddi eşitsizlik olduğu verilerle ortada. Aşılamaya ilişkin sağlıklı değerlendirmelerin yapılabilmesi için aşılamanın çok iyi gittiği izlenimi yaratmaya çalışan Sağlık Bakanlığı’nın aşılama verilerini sadece il genelinde değil; ilçe ve mahalle düzeyinde yaş, cinsiyet, mesleklere göre birinci ve ikinci dozu ayrı belirtmek üzere aşılanma oranlarını, aşılanmış gruplarda COVID-19 vakalarının sayısını günü gününe paylaşması gerekiyor.&#8221; şeklinde konuştu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dr. Halis Yerlikaya, aşılama oranının düşüklüğünün sebeplerini ise şöyle açıkladı: &#8220;Pandemi sürecinde güven veren bir politika sürdürülmemesi, toplum katılımı sağlanmaması, gerekli toplumsal bilgilendirme yapılmaması, anadilinde sağlık hizmeti sunulmadığı ve teknoloji kullanımını gerekli kılan randevu, onam vb. bölge insanları açısından zorlayıcı faktörlerin olması, başlangıçta aşı tedarikinde yaşanan sorunlar nedeniyle aşılama oranları Diyarbakır ve bölgede diğer illerle kıyaslandığında düşük seyrediyor.&#8221;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Toplum bağışıklığı için hesaplanan %70 hedefinin her yerleşim yerinde olması gerekliliği ilkesinin göz ardı edilmemesini gerektiğini ifade eden Yerlikaya, ilkeyi şöyle açıkladı: &#8220;Her yerleşim yerinde (sokak, mahalle, belde, ilçe, il, bölge ve ülke) iki doz aşı yapılan nüfusun oranının %70’in üzerinde olması. Dahası bu oranın kırılgan topluluklarda da (mülteciler, evsizler, ötekileştirilen topluluklar, cezaevindeki kalanlar vb.) sağlanması hedeflenmeli.&#8221;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dünyada yapılan 2 milyar doz aşının çok büyük kısmının batı Avrupa ve Kuzey Amerika&#8217;da yapıldığını, sadece binde üçünün Afrika’da yapıldığı göz önüne alınırsa dünya kapitalist sisteminin bu hedefin uzağında olduğunu belirten Yerlikaya, &#8220;Tüm dünyada riskli grupların aynı anda aşılanması gerekirken, ters hizmet yasası burada da kendini gösterdi. Birçok ülkede risksiz ama parası olan kişiler aşılanırken, onlarca ülkede sağlık çalışanlarının bile aşıya erişemediği ve yaşamlarını bir gerçeklikle karşı karşıyayız’’ dedi. </span></p>
<h5><strong>Maskesiz Günler için: Toplumsal Bağışıklık</strong></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de salgının hala kontrol altına alınamadığını, Türkiye’de aktif hasta sayısının halen çok yüksek seyrettiğini, maskesiz günlere gelebilmemiz için toplumsal bağışıklığın elde edilmesi, nüfusun çok önemli bir bölümünün aşılanması gerektiğini ifade eden Yerlikaya, &#8220;Türkiye’de tam aşılı nüfus oranı henüz %17 civarında. Toplum bağışıklığı için hesaplanan %70 hedefinin henüz çok uzağındayız. Üstelik başta Hindistan’da görülen Delta varyantı olmak üzere endişe verici varyantlar gündemde iken aşılama çalışmalarının hızla artması, bireysel olarak alınması gereken önlemlere devam edilmesi, olası enfekte kişilerle karşılaşma sürelerinin kısa tutulması, havalandırmanın yapılması gerekmektedir.&#8221; dedi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aşıların onaylanması ve kullanıma sunulmasının, içerisinde bulunduğumuz sağlık krizinin hemen sona ereceğinin habercisi olmadığını, toplumsal düzeyde bağışıklığı oluşturacak şekilde aşılamanın henüz yapılmadığını hatırlattı.</span></p>
<h5><b>&#8216;Tedirgin Olma Aşı ol&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">TTB olarak da ifade ettikleri gibi çok uzun bir bekleyişten ve toplum olarak çok büyük kayıp yaşadıktan sonra aşılar sayesinde 1,5 yıldır süren bu derin krizden çıkma şansı doğduğunun altını çizen Yerlikaya, topluma aşı dayanışması çağrısı yaptıklarını ifade ederek kampanyalarını şöyle anlattı &#8220;#TedirginOlmaAşıOl diyoruz. Siz aşı olursanız olağan sağlık hizmetlerine erişimde kronik hastalıkların tedavi sürecinin aksamaması, onkolojik hastaların erken tanı ve tedavilerinin yürütülebilmesi konusunda yaşanan aksaklıklar giderilebilecek. Ve pandeminin ikincil nedenlere bağlı yıkımın da önüne daha hızlı geçilecektir. </span><span style="font-weight: 400;">Ama özellikle Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere kamu otoritesinin aşılama konusundaki sorumluluğunu yerel dinamikleri dikkate alarak o bölgenin kültürel özelliklerini olası tereddütleri, erişim ve uygulama sıkıntılarını dikkate alarak yerel yönetimler, sağlık meslek örgütleri, STK&#8217;lar ile birlikte çözümlemesi gerekmektedir.’’</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/05/salgin-sureci-yonetimi-katilimciliktan-uzak-topluma-guven-vermeyen-bir-tarz/">Salgın Süreci Yönetimi: Katılımcılıktan Uzak, Topluma Güven Vermeyen Bir Tarz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’nin COVID-19 Hafızası: Pandemi Sürecinin İlginç Uygulamaları</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/12/turkiyenin-covid-19-hafizasi-pandemi-surecinin-ilginc-uygulamalari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Jul 2021 09:01:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[aşı karşıtlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Aşı Milliyetçiliği]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[Korona Günleri]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=72629</guid>

					<description><![CDATA[<p>'Türk genine etki etmeyen' virüsten, lebalep parti kongrelerine, 'büyük resmi gören' aşı karşıtlarından, kısıtlama dönemi boyunca süren çelişkili yasaklar, uygulamalar... COVID-19 virüsüyle mücadelede süreç içinde tanıklık ettiğimiz ilginç uygulamaları sizler için derledik.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/12/turkiyenin-covid-19-hafizasi-pandemi-surecinin-ilginc-uygulamalari/">Türkiye’nin COVID-19 Hafızası: Pandemi Sürecinin İlginç Uygulamaları</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de Temmuz başında tam aşılanan nüfus oranı %18 civarında. En az 1 doz aşı alan kişi oranı %42. Aşılama hızının günlük 1 milyonu aştığı bugünlerde, pek çok ülkeye kıyasla aşı çeşitliğine sahip olunmasına rağmen Türkiye’de toplumun bir kesimi aşılara karşı şüpheyle yaklaşıyor, bir kısmı da aşı olmayı reddediyor.</p>
<p>Biontec CEO’su Prof. Dr. Uğur Şahin, birkaç gün önce aşılamanın pandemiyi kontrol altına almadaki etkisinin altını çizdi ve “Türkiye’de normal hayatlarımıza 3-4 ay içinde muhtemelen döneceğiz” dedi.</p>
<p>Yakın zamanda delta ve delta + varyantları ile tanıştığımız COVID-19 virüsüne karşı en etkili korunmanın <a href="https://twitter.com/serapsimsekyvz/status/1410677220927053828" target="_blank" rel="noopener">“hibrid bağışıklık”</a>, yani “hastalığı geçirmek+ aşılama veya iki farklı aşı türüyle aşılama” olduğu söyleniyor. Uzmanlar, yeni varyantlar ve yeni piklerin yaşanmaması ve aşı karşıtlarının etksinin azalması için Eylül&#8217;e kadar tedbirli olunması çağrısı yapıyor.</p>
<h5><strong>En Başından: Mart 2020’den</strong></h5>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-72639 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/0x0-saglik-bakani-fahrettin-koca-guncel-corona-virusu-rakamlarini-acikladi-10-temmuz-2021-koronavirus-tablosu-1625940619178-640x324.jpg" alt="Türkiye’nin COVID-19 Hafızası : Pandemi Sürecinin İlginç Uygulamaları " width="389" height="197" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/0x0-saglik-bakani-fahrettin-koca-guncel-corona-virusu-rakamlarini-acikladi-10-temmuz-2021-koronavirus-tablosu-1625940619178-640x324.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/0x0-saglik-bakani-fahrettin-koca-guncel-corona-virusu-rakamlarini-acikladi-10-temmuz-2021-koronavirus-tablosu-1625940619178.jpg 650w" sizes="(max-width: 389px) 100vw, 389px" />Türkiye’de ilk vakanın açıklandığı 11 Mart 2020 tarihinden bu yana pandemi sürecinde tanık olduğumuz dikkat çekici bazı başlıkları içeren bu yazıda, COVID-19 virüsünün hayatımızın 1,5 yıllık zaman diliminde yarattığı ve içinde iken fark ettiğimiz ve bu nedenle pandemi sürecinden toplumsal olarak da etkilendiğimiz bazı ilginç ayrıntıları hatırlatıyoruz.</p>
<p>Salgının neden olduğu şok ve şaşkınlık, salgınla mücadele alınan çelişkili ya da tutarsız kararlar, toplumda gözlemlenen ilginç tepkiler, komplo teorileri, hızla yayılan yanlış bilgiler sadece Türkiye ile sınırlı değil şüphesiz.</p>
<p>Salgını dönemi, birçok ülkede <a href="https://www.dw.com/tr/koronavir%C3%BCse-dair-komplo-teorileri/a-53525023">yeni ve özgün komplo teorisine</a> de kapı araladı. Almanya&#8217;da <a href="https://www.dw.com/tr/almanyada-korona-ve-komplo-teorileri/a-53455377">&#8220;hijyen eylemleri&#8221; adı verilen</a> ve Microsoft&#8217;un kurucusu iş insanı Bill Gates hakkında çok sayıda iddia dile getirildi. Avrupa&#8217;nın pek çok ülkesinde olan &#8220;Korona Asileri&#8221; hareketinin İsviçre’deki destekçileri silahlı mücadele çağrısında bulundu. Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın salgını hafife alan, bilimsellikten uzak açıklamaları ile Çin’in virüsü biyolojik silah olarak kullandığı iddiaları en akılda kalan örneklerden birkaçı. Brezilya&#8217;da Başkan Bolsanaro’nun destekçilerinin, sokak eylemleri düzenleyerek, salgınla mücadeleye silahlı kuvvetlerin katılması talebi ise pandemide tanık olduğumuz en tuhaf haberlerden biriydi.</p>
<h5><strong>Sağlık Çalışanlarının Fedakarlıkları</strong></h5>
<p>Türkiye’nin pandemi sürecinde başarısına en büyük katkıyı sağlık sistemi ve sağlık çalışanlarının sağladığı sıklıkla dile getirildi. Bu nedenle, salgın sürecinin başat aktörleri olan sağlık emekçilerinin maruz kaldıkları bazı ilginç durumları öncelikle not etmek gerekir.</p>
<p>“Ülkemizde aşılama, sağlık çalışanlarının dünyanın hiçbir yerinde görülemeyecek fedakarlığıyla çok iyi gidiyor”. Buna benzer açıklamalar Cumhurbaşkanı, Sağlık Bakanı ve uzmanlar dahil pek çok kişi tarafından defaatle yinelendi.</p>
<p>Pandeminin başından bu yana Türkiye’de her kademede sağlık çalışanlarının canhıraş bu fedakarlıkları, maalesef ödüllendirilmedi. Aksine pandemi süreci sağlıkçılar için her zamankinden çok daha zorlu bir sürece dönüştü.</p>
<p>COVID1-19’un meslek hastalığı sayılmaması, <a href="https://bianet.org/bianet/saglik/246184-saglik-calisanlarinin-istifa-ve-izin-yasagi-kalkiyor">27 Ekim 2020 sonrasında getirilen</a> sağlık emekçilerinin izin hakkının ve istifa etme yasağının bulunması, yine Türkiye’ye özgü uygulamalardandı. Nihayet, istifa kısıtlaması bulunan çalışanlar <a href="https://www.cnnturk.com/saglik/saglik-calisanlari-istifa-yasagi-kalkti-mi-ne-zaman-kalkacak">1 Temmuz 2021 itibariyle</a> istedikleri takdirde istifa edebilme hakkına sahip oldular. Virüsün meslek hastalığı sayılması için verilen mücadele geçen mayıs ayında salgından ölen bir doktora <a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/saglik/saglik-calisanlari-icin-emsal-karar-6425466/">ölüm aylığı bağlanmasının emsal karar</a> ile mümkün olabildi.</p>
<h5><strong>Pandemide Türeyen Yanlış Bilgiler </strong></h5>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-72631 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/covid-19-640x360.png" alt="Türkiye’nin COVID-19 Hafızası : Pandemi Sürecinin İlginç Uygulamaları " width="375" height="211" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/covid-19-640x360.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/covid-19-1024x576.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/covid-19.png 1200w" sizes="(max-width: 375px) 100vw, 375px" />COVID-19 salgını sadece Türkiye’de değil tüm dünyada yanlış bilgi ve komplo teorisinin üretilmesine neden oldu<strong>. </strong>COVID-19 hakkında geçen yılın Nisan ayında başlıca yanlış bilgi (mezenformasyon) türleri, kaynakları ve iddiaları Oxford Üniversitesi Reuters Gazetecilik Çalışmaları Enstitüsü tarafından yayınlanmıştı: <a href="https://teyit.org/covid-19-yanlis-bilgi-turleri-kaynaklari-ve-iddialari">225 mezenformasyon örneklemi</a></p>
<p>Salgının başlarında dile getirilen en tuhaf iddialardan biri “Türklerin genetik yapılarından dolayı virüse <a href="https://teyit.org/genetik-yapimizin-bizi-koronavirusten-koruyacagi-iddiasi">yakalanmayacakları”</a> idi. Türkiye’de sıklıkla dile getirilen komplo teorileri ve yanlış- yalan bilgiler Teyit gibi doğrulama platformları tarafından detaylı şekilde incelendi teyitlendi. Bunlardan sadece birkaçı;</p>
<ul>
<li><a href="https://teyit.org/analiz-rna-asilarinin-insan-dnasini-degistirecegi-iddiasi">RNA aşılarının insan DNA’sını değiştireceği iddiası</a>;</li>
<li><a href="https://teyit.org/analiz-covid-19-asisi-ile-insanlara-mikrocipler-yerlestirilecegi-iddiasi">Covid-19 aşısı ile insanlara mikroçipler yerleştirileceği iddiası</a>;</li>
<li><a href="https://teyit.org/asilarin-kisirliga-neden-oldugunu-gosteren-bir-kanit-yok">Aşıların kısırlığa neden olduğunu gösteren bir kanıt yok</a>;</li>
<li><a href="https://teyit.org/analiz-covid-19-asisinin-bazi-genclerde-kalp-iltihaplanmasi">Covid-19 aşısının bazı gençlerde kalp iltihaplanmasına sebep olduğu iddiası</a>;</li>
<li><a href="https://teyit.org/analiz-covid-19-asisi-ile-insanlara-maymun-ve-domuz-genleri-enjekte-edilecegi-iddiasi">Covid-19 aşısı ile insanlara maymun ve domuz genleri enjekte edileceği iddiası</a>;</li>
<li><a href="https://teyit.org/analiz-bazi-kisilerin-kollarina-miknatis-yapismasinin-covid-19-asilarinda-cip-oldugunu-gosterdigi-iddiasi">Bazı kişilerin kollarına mıknatıs yapışmasının Covid-19 aşılarında çip olduğunu gösterdiği iddiası</a>;</li>
<li><a href="https://teyit.org/analiz-koronavirus-surekli-mutasyona-ugradigi-icin-asinin-ise-yaramayacagi-iddiasi" target="_blank" rel="noopener">Koronavirüs sürekli mutasyona uğradığı için aşının işe yaramayacağı iddiası</a>; <a href="https://teyit.org/analiz-asinin-icindeki-luciferase-enziminin-genlerimizi-degistirecegi-iddiasi">Aşıdaki luciferase enziminin genlerimizi değiştireceği iddiası</a>.</li>
</ul>
<p>Teyit ve Doğruluk Payı gibi doğrulama platformlarının yanı sıra, Türkiye’de bazı durumlarda virüsten daha hızlı yol alan yanlış bilgi yayılımını medya kullanıcılarının gözünden anlamak ve önleyici öneriler geliştirmek için Doç. Dr. Suncem Koçer’in <a href="http://infodemilab.com/" target="_blank" rel="noopener">İnfodemiLab projesi</a>, kitlelerin doğru ve güvenilir bilgiye erişimine katkı sunan örneklerden biriydi.</p>
<p>Kamuoyunu yanlış bilgilere karşı uyaran Prof. Dr. Mehmet Ceyhan hakkında “<a href="https://www.internethaber.com/prof-dr-mehmet-ceyhan-hakkinda-teror-savciligina-suc-duyurusu-tutuklansin-tt-oldu-2182687h.htm" target="_blank" rel="noopener">halkı paniğe sevk ettiği</a>” iddiasıyla Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Bürosuna suç duyurusunda bulunulması ve #MehmetCeyhanTutuklansın etiketinin sosyal medyada gündem olması, sürecin ilginç başlıklarından biri idi.</p>
<p>Türkiye’de pandemi sürecinde tanık olduğumuz en yakın “apaçık yanlış bilgi” örneği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Avrupa&#8217;nın en gelişmiş ülkeleri dahi, aşıları ücretle yapıyorlar. <a href="https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-57612263">İngiltere’de Aşı 100 sterlin</a>&#8221; demesi oldu. Yalanlanan bu iddiadan daha da ilginci, Sabah, Akşam, Türkiye ve Yeni Şafak gazetelerinin, Erdoğan’ın konuşmasını “Avrupa’da aşının ücretli olduğu” iddialarına <a href="https://farukbildirici.com/erdogan-in-dil-surcmeleri-bilgi-hatalari-ve-gercege-aykiri-ifadeleri/">haberde yer vermeyerek yayımlamaları idi. </a></p>
<h5><strong>Salgın Yönetiminde Son Dakika Kararları </strong></h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-72633 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/asrin-kuresel-salgini-640x436.jpg" alt="Türkiye’nin COVID-19 Hafızası : Pandemi Sürecinin İlginç Uygulamaları " width="331" height="226" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/asrin-kuresel-salgini-640x436.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/asrin-kuresel-salgini.jpg 767w" sizes="auto, (max-width: 331px) 100vw, 331px" />Pandeminin başından itibaren karar alıcılar Türkiye’nin “salgını en iyi yöneten ülkeler arasında” olduğunu defaatle açıklamayı sürdürdü. Öyle ki, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, “<a href="https://www.iletisim.gov.tr/turkce/duyurular/detay/iletisim-baskanligi-turkiyenin-koronavirusle-basarili-mucadelesini-kitaplastirdi-15-3-21">Asrın Küresel Salgını &#8211; Türkiye’nin Koronavirüsle Başarılı Mücadelesi”</a> isimli kitap 15 Mart 2021 tarihinde yayınladı. Kamu Denetçiliği Kurumu ise 2020 yılının ortalarında  yabancı kamuoyunu bilgilendirmek üzere salgın sürecinde sağlık tedbirleri, idari ve ekonomik önlemleri anlatan &#8220;<a href="https://www.aa.com.tr/tr/koronavirus/kdk-turkiyenin-koronavirusle-mucadeledeki-basarisini-dunyaya-anlatacak/1879853">Türkiye&#8217;nin Koronavirüs Hastalığıyla Mücadelesi</a>&#8221; başlıklı rapor hazırladı.</p>
<p>Türkiye’de salgınla mücadele kapsamında alınan kararlar sıklıkla son saatler hatta yasağın başlamasına dakikalar kala açıklandı. Örneğin, 10 Nisan 2020’de ise Bilim Kurulu’nun tavsiyesi doğrultusunda 30 büyükşehir ve Zonguldak’ta 48 saatliğine sokağa çıkma yasağı ilan edildi. İlk kez Türkiye’de en kapsamlı sokağa çıkma yasağı ilan edilen bu karar, yasağın başlayacağı günden sadece birkaç saat öncesinde açıklandı. Kamuoyu tepkisi üzerine İçişleri Bakanı Süleyman Soylu istifa etti ancak istifa kabul edilmedi.</p>
<p>Bazı uzmanlara göre, Türkiye pandemiyle mücadelede <a href="https://www.dw.com/tr/t%C3%BCrkiyede-pandemi-salg%C4%B1n-y%C3%B6netiminde-nas%C4%B1l-bir-s%C4%B1nav-verildi/a-56840015">yapılması gerekenlerin büyük bir kısmı yapıldı; ancak zamanında değil</a>. Tüm bu tutarsızlıklara rağmen geçen yılın Temmuz ayındaki araştırmada Türkiye, 9 ülke ile karşılaştırılarak “<a href="https://www.ipsos.com/tr-tr/koronavirus-salginiyla-mucadelede-en-basarili-ulke-turkiye">koronavirüs salgınıyla mücadelede en başarılı ülke</a>” olarak gösterildi.</p>
<p>İpsos’ın bu yılın Haziran tarihli araştırmasına göre Türkiye’de “<a href="https://www.ipsos.com/tr-tr/her-iki-kisiden-biri-salginla-mucadelenin-iyi-gittigini-dusunuyor">her iki kişiden biri salgınla mücadelenin iyi gittiğini düşünüyor.</a>” Bu yılın Nisan başında salgınla mücadelenin kötü gittiğini düşünen kişilerin oranı %60 iken, Haziran ayında aşılamanın hızlanmasıyla bu oran %38’e geriledi.</p>
<h5><strong>Salgında Sağlık İletişimi  </strong></h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-72634 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/dso-turkiye-covid-19-verileri-640x307.jpg" alt="Türkiye’nin COVID-19 Hafızası : Pandemi Sürecinin İlginç Uygulamaları " width="409" height="196" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/dso-turkiye-covid-19-verileri-640x307.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/dso-turkiye-covid-19-verileri.jpg 679w" sizes="auto, (max-width: 409px) 100vw, 409px" />Türkiye’nin pandemiyle mücadelede izlediği sağlık politikaları, Kayıhan Pala gibi uzmanlar tarafından salgını “<a href="https://twitter.com/ismailsaymaz/status/1366659094195675139">önlemede başarısız, tedavide başarılı</a>” sözleriyle özetleniyor.  Bazı uzmanlar, Türkiye’nin salgın mücadelesinin <a href="https://www.dw.com/tr/t%C3%BCrkiyede-pandemi-salg%C4%B1n-y%C3%B6netiminde-nas%C4%B1l-bir-s%C4%B1nav-verildi/a-56840015">bilimsel verilere dayalı olarak yönetilmediği</a> görüşünde.</p>
<p>Sağlık Bakanlığı’nın toplumla pandemide etkili bir sağlık iletişimi kuramadığı iddiası da Türk Tabipler Birliği, HASÜDER gibi STK’lar tarafından birçok kez dile getirildi.</p>
<p>Pandemiyle mücadelesini bilimsel temellere oturtarak yönetmek isteyen Sağlık Bakanlığı, 10 Ocak 2020’de Koronavirüs Bilim Kurulu’nu oluşturdu. Kurul’un misyonu, hükümete salgınla mücadele kapsamında tavsiyeler vermekti. Ancak Kurul’da Türk Tabipler Birliği’nden bir temsilcinin yer almaması ve bazı Bilim Kurulu Üyeleri’nin zaman zaman açıklamalar yaparak, kendilerinin görüşü hilafına kararlar alındığını söylemeleri, kamuoyu ile yetkililer arasında etkili bir iletişimin kurulamadığının yansımalarından biri idi.</p>
<p>Süreç içinde kamuoyunda yetkililerin açıkladığı resmi verilere duyulan güvenin sarsıldığına tanıklık ettik. Pandeminin başında Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı verilere toplumsal düzeyde yüksek bir güven duyulurken,  yetkililerin açıklamadığı ya da gecikmeli veya eksik veriler;  COVID-19 nedeniyle ölüm oranları ve aşıların etkinliği konusunda tedirginliğe neden oldu.</p>
<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın 2020 yılının Temmuz’unda açıkladığı vaka tablosunda, “vaka sayısı” ifadesi, “hasta sayısı” olarak değiştirildi. Yoğun bakım ve entübe hasta sayıları yerine “ağır hasta ve hastalarda zatürre oranı” ifadeleri kullanıldı.</p>
<p>Bakan Koca’nın, “Her vaka hasta değildir. Çünkü testi pozitif çıktığı halde hiçbir semptom göstermeyenler var.” ifadeleri, bazı kesimlerde verilerin tam ve doğru açıklanmadığı şeklinde yorumlandı. Süreç içinde, Sağlık Bakanlığı verileri yerine, ilgili uzman ve ilgili kurumlar kendileri çeşitli hesaplamalarla istatistik oluşturmaya başladı.</p>
<p>Bu gelişmelerden hareketle, uzmanların salgın yönetiminde <a href="https://hasuder.org.tr/halk-sagligi-bakis-acisiyla-covid-19-pandeminin-ilk-yili/" target="_blank" rel="noopener">bilimsel kriterlere uygun, açık şeffaf, hesap verilebilir ilkelere uygun yapılması</a> uyarılarındaki haklılık payını, yakın zamanda TÜİK tarafından açıklanması gereken <a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/ekonomi/tuikten-olum-nedeni-verileri-icin-erteleme-duyurusu-6501163/" target="_blank" rel="noopener">ölüm ve ölüm nedenlerine ilişkin verilerini</a>n açıklanmasının ertelenmesinde gördük.</p>
<h5><strong>Yerli Aşı Çalışmaları </strong></h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-72631 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/covid-19-640x360.png" alt="Türkiye’nin COVID-19 Hafızası : Pandemi Sürecinin İlginç Uygulamaları " width="393" height="221" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/covid-19-640x360.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/covid-19-1024x576.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/covid-19.png 1200w" sizes="auto, (max-width: 393px) 100vw, 393px" />Dünyada şimdiye kadar 3.25 milyar doz aşı yapıldı. Aşılananların %80&#8217;inden fazlası yüksek-orta üst gelirli ülkelerdeki insanlar. Dünya nüfusunun %70’ini aşılamak için ise 11 milyar doz gerekiyor. Bu hesapla, yoksul ülkeler aşıya ancak 2023&#8217;te ulaşabilecek. <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/20/kuresel-esitsizligin-yeni-sembolu-asi-adaletsizligi/" target="_blank" rel="noopener">Aşı siyasetinin yarattığı aşı milliyetçiliği</a>, patent hakları sorunu çözülmeden ve dünya nüfusunun büyük kısmı aşılanmadan küresel düzeyde salgının bitmesi mümkün olmayacak.</p>
<p>Salgında yerli aşı çalışmalarının da beklenen hızla ilerlememesi toplumun konuya ilgilisini azalttı. Yerli aşı çalışmaları ile adı özdeşleşen Ercüment Ovalı’nın yerli aşı iddiaları 2020 yılından bugüne sonuçsuz kaldı. Yine de Türkiye’nin yerli aşı geliştirme çalışmalarıyla “<a href="https://www.yenisafak.com/koronavirus/iste-turkiyenin-asilari-18-asimiz-dsode-kayitli-dordu-klinik-asamada-3622164" target="_blank" rel="noopener">milli ilaç ve tıbbi teçhizat hamlesinin altyapısın</a>ı” kurma gayretleri sonucu, Türkiye’nin Dünya Sağlık Örgütü’ne kayıtlı 18 aşı çalışmasından 4’ü klinik aşamada.</p>
<h5><strong>Farklı Toplumsal Kesimlerde Aşı Karşıtlığı</strong></h5>
<p>Türkiye’de “büyük resmi gördüm, aşı olmayacağım” diyen aşı karşıtları, pandemi sürecinin ilginç gelişmeleri arasında yerini aldı. Son yapılan kamuoyu araştırması, Türkiye’de <a href="https://www.ipsos.com/tr-tr/asi-olmamis-bireylerin-65i-asi-sirasi-geldiginde-olma-niyetinde" target="_blank" rel="noopener">aşı olmamış bireylerin %65’inin aşı sırası geldiğinde aşı olma niyetinde</a> olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Aşı karşıtlığı ve aşıya karşı şüpheciliğin önde gelen isimlerinden olan Ümit Aktaş, Biontech aşısı da dahil olmak üzere “<a href="https://twitter.com/drumitaktas/status/1412416696669904900" target="_blank" rel="noopener">dünya üzerinde COVID-19&#8217;u önlemek için FDA onaylı bir aşı</a>” olmadığı ve “mevcut aşıların tamamı deneysel aşılar” olduğu iddiasını sürdürüyor. Dahası, “aşıların zorunlu olmadığı ve hiç kimsenin hiçbir tedavi için zorunlu tutulamayacağı” uyarısıyla şüpheleri artırıyor.</p>
<p>Bugün, Türkiye’de hatırı sayılır bir kesimin aşı karşıtlığnı sürdürmesini <a href="https://twitter.com/mehmetceyhan23/status/1411282650824949761" target="_blank" rel="noopener">Prof. Dr. Mehmet Ceyhan,</a> “Karpuz seçimini bile deneyimine güvenip karpuzcuya bırakan halkın, salgın ve aşı konusunda uzman kesilmesi” sözleriyle özetliyor.</p>
<p>Sağlık Bakanlığı, kamuoyunda aşılama hızını artırmak ve aşılamayı teşvik için kamu spotlarında pek çok ünlüye yer verdi. Bunlardan biri olan <a href="https://twitter.com/CMYLMZ/status/1408505808330137603">Cem Yılmaz</a> ise kendisine yönelik tepkilere, “ bu vebali alıyormuşum gibi şeyler yazanlar var. Aşıları ben steyşın reno ile gezip yapmıyorum. Bu aşı karşıtı da ne menem bi türmüş” sözleriyle karşılık verdi.</p>
<h5><strong>Sokağa Çıkma Yasakları, Cuma ve Teravih Namazları, Kesilen Para Cezaları</strong></h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-72637 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/tbb-civid-19-asilari-640x360.jpg" alt="" width="356" height="200" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/tbb-civid-19-asilari-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/tbb-civid-19-asilari.jpg 680w" sizes="auto, (max-width: 356px) 100vw, 356px" />Sokağa çıkma yasaklarının adil uygulanmadığı iddiası; siyasi parti kongreleri ve bazı etkinliklerde toplanan kalabalıklara ceza kesilmesi; fırından ekmek almaya giden ya da çevre için mücadele veren yerel halka ağır para cezaları pandemi sürecindeki ilginç başlıklardan bir diğeri idi.</p>
<p>Sokağa çıkma yasaklarına rağmen Cuma namazı ve Ramazan ayında teravih namazlarının kılınmasına izin verilmesi; uygulamayı destekleyen <a href="https://www.indyturk.com/node/281351/haber/diyanet%E2%80%99ten-cuma-namaz%C4%B1-i%C3%A7in-temasl%C4%B1-a%C3%A7%C4%B1klamas%C4%B1-karantina-%C5%9Fartlar%C4%B1na-uymak-dinen" target="_blank" rel="noopener">Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun</a> COVID-19 virüsü kapan ve teması olanların “cemaate katılmamaları ve karantina şartlarına riayet etmeleri dinen zorunludur” uyarısı, virüsün yayılımını engellemedi. Nitekim, Kastamonu’da Cuma namazı kılmak için oluşturulan cemaatte, <a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/gundem/cuma-namazinda-coronaya-yakalandilar-6-olu-6426952/" target="_blank" rel="noopener">virüs bulaşan 8 kişiden 6&#8217;sı hayatını kaybetti.</a></p>
<p>AK Parti’nin pandemi sürecinde kısıtlara rağmen kongrelerini binlerin katılımı ve hıncahınç dolu salonlarda, <a href="https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-56510563">lebalep sürdürmesi </a>; otobüslerle Ankara’ya taşınan binlerce kişinin kapalı salonlarda bulunması ve sonra yine ülkenin dört yanına dağılması, “Evde Kal” çağrısı yapan Sağlık Bakanı’nın inandırıcılığının sorgulanmasına neden oldu. Bakan, gelen tepkiler üzerine “konuyu gündemde tutmanın kimseye faydası olmadığını” açıklaması yaptı.</p>
<p>Bir tarafta tablo böyle iken diğer tarafta sokağa çıkma kısıtlamasını ihlal ettiği için <a href="https://onedio.com/haber/sokaga-cikma-kisitlamasini-ihlal-ettigi-icin-para-cezasi-yiyen-kagit-toplayicisi-baba-gozyaslarina-boguldu-977448">5 bin 850 TL ceza kesilen kağıt toplayıcısı baba</a>; İstanbul Ümraniye&#8217;de sokağa çıkma yasağının bitmesine yarım saat kala yasağı ihlal ettiği gerekçesiyle <a href="https://tr.sputniknews.com/turkiye/202102051043742064-sokaga-cikma-yasaginda-ceza-kesilen-genc-gunluk-70-liraya-calisiyorum-bu-cezayi-odemek-icin-kac-ay/">3 bin 469 lira para cezası kesilen bir genç</a>; ekmek almaya otomobiliyle giden sürücüye <a href="https://www.sabah.com.tr/yasam/2020/05/01/ekmek-almaya-otomobiliyle-giden-surucuye-392-lira-ceza">392 lira ceza</a> verilmesi, pandemi sürecindeki tutarsız ve adaletsiz uygulamalardan sadece birkaçı idi.</p>
<p>Pandemide kesilen idari para cezalarından çevreciler de nasibini aldı. <a href="https://twitter.com/krtkulturtv/status/1386283247932518400">Rize İkizdere’de Jandarmanın</a> sokağa çıkma yasağı gerekçesiyle, direnişe katılan yaşlı kadınların da olduğu gruba ceza kesildi. Kazdağları’ndaki yaşam savunucularına ise Koronavirüs tedbirleri kapsamında ormanlara giriş yasağını ihlal ettikleri için <a href="https://t24.com.tr/haber/kaz-daglari-nda-altin-madenine-karsi-nobette-olanlara-kesilen-koronavirus-cezalari-400-bin-lirayi-asti,895775" target="_blank" rel="noopener">kesilen cezaların toplamı ise 400 bin lirayı geçti</a>.</p>
<h5><strong>Sokağa Çıkma Yasakları ve 65+ Üstü Bireyler  </strong></h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-72638 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/pandeminin-dusurdugu-maskeler.jpg" alt="Türkiye’nin COVID-19 Hafızası : Pandemi Sürecinin İlginç Uygulamaları " width="224" height="311" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/pandeminin-dusurdugu-maskeler.jpg 404w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/pandeminin-dusurdugu-maskeler-188x260.jpg 188w" sizes="auto, (max-width: 224px) 100vw, 224px" />1 Nisan 2020’de 65 yaş ve üzeri yaştaki bireyler ile bağışıklık sistemi düşük ve kronik sağlık problemleri olan kişilerin evlerinden dışarı çıkmaları, açık alanlarda dolaşmaları ve toplu taşıma araçları ile seyahat etmeleri sınırlandırılarak sokağa çıkmaları yasaklandı.</p>
<p>Salgında en savunmasız gruplardan olan yaşlıların mevcut sorunları pandeminin getirdiği sorunlar ile iç içe geçti. 65+ Yaşlı Hakları Derneği ve diğer uzmanların pandemin başından itibaren dile getirdiği “sokağa çıkma yasaklarının yaşlıların haklarını gözetecek şekilde yeninden düzenlenmesi” talebi karşılık bulmadı.</p>
<p>Pandemide yaşlı insanlar toplumsal hayattan dışlandı, salgının kaynağı oldukları gibi bir algı yaratıldı ve “<a href="https://www.ttb.org.tr/kutuphane/covid19-rapor_6/covid19-rapor_6_Part53.pdf" target="_blank" rel="noopener">yaşçılığa” yeni bir boyut</a> getirdi. 65 yaş üstü bireyler, nihayet geçen ay, iki doz aşı olmuş olma koşulu ile sokağa çıkma kısıtlamasından kurtuldu. Ancak <a href="https://www.hurriyet.com.tr/galeri-65-yas-ustu-toplu-tasima-yasak-mi-serbest-mi-icisleri-bakanligi-genelgesinden-son-detaylar-41823347/2" target="_blank" rel="noopener">aşı olmayan 65 yaş ve üzeri kişiler</a> hala Pazar dışındaki 6 günde, sadece 10.00 &#8211; 14.00 saatleri arasında sokağa çıkabilecek; pazar günleri ise tam gün sokağa çıkma kısıtlamasına tabi olacaklar.</p>
<p>Yasaklar nedeniyle mağduriyet yaşayan yaşlılara kolluk güçlerinin desteği, basında yer bulan haberler arasında yer aldı. Denizli’de sokağa çıkma yasağı olan yaşlı kadın, <a href="https://twitter.com/trthaber/status/1248634342294925313">ineği sancılanınca kendisine yardım eden jandarma</a> ekipleri; <a href="https://twitter.com/TurkishIndy/status/1246749147547537410">yaşlı adamın tarlasını süren</a> jandarma, askeri kamuflaj giyen yaşlı bir vatandaşın bacaklarıyla ağaca baş aşağı asılarak komando marşı okuduğu görüntüler sosyal medyada ilgi gören örnekler arasındaydı.</p>
<h5><strong>Çocuklar, Gençler ve Eğitim</strong></h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-72640 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/eba-tv-640x360.jpg" alt="Türkiye’nin COVID-19 Hafızası : Pandemi Sürecinin İlginç Uygulamaları " width="383" height="216" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/eba-tv-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/eba-tv-1024x576.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/eba-tv.jpg 1090w" sizes="auto, (max-width: 383px) 100vw, 383px" />Pandemi sürecinde Türkiye’de en tartışmalı başlıklardan biri okulların kapatılması ve uzaktan eğitim sürecinde yaşanan sıkıntılardı. 1,5 yıllık süre zarfından ilk ve orta eğitim kurumları ile üniversiteler kimi dönemlerde bir açılıp bir kapandı.</p>
<p>Okulların kapatılmasının üzerinden bir yıldan fazla bir zaman geçti. Bu sürede eğitim çoğunlukla uzaktan devam etti; kısa süreli olsa da yüz yüze seyreltilmiş eğitim yapılan dönemler oldu.</p>
<p>Türkiye, 3 Nisan 2020’de tüm eğitim öğretim kurumları uzaktan eğitime geçti. Dünyada 210 ülkenin 112’sinde pandemide okullar tamamen açık kalırken Türkiye’de kapalı kalmasına karşı <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/07/uzmanlar-uyariyor-turkiyede-okullar-bir-an-once-acilmali/" target="_blank" rel="noopener">uzmanlar okulların mutlaka açılmasını tavsiye</a> etse de, MEB bu yılın Haziran ayına dek okulların açılmasını uygun görmedi. Türkiye’de ilköğretim seviyesinde bazı okullarda dileyen öğrenciler okullarına bu ayın sonuna dek birkaç gün de olsa gidebiliyorlar.</p>
<p>Seyreltilmiş yüz yüze eğitim, uzaktan eğitim, EBA web sitesi ve EBA TV’ye erişim sorunları, uzaktan eğitimde kapsayıcılık sorunu, Türkiye’nin doğusunda internete erişmek için dağ tepe aşan çocuklar, uzaktan eğitimi farklı deneyimleyen çocuk ve gençler, özel okulların kendi uzaktan eğitim sistemlerini kullanmaları; <a href="https://www.gazeteduvar.com.tr/gundem/2020/05/05/tarim-iscisi-cocuklar-uzaktan-egitime-de-cok-uzaklar" target="_blank" rel="noopener">tarım işçisi çocukların eğitime de uzak olmaları</a>; virüs nedeniyle YKS ve LGS sınavlarının ertelenme taleplerinin reddedilmesi; virüs riski gerekçe gösterilerek bazı sınavlar ertelenirken, YKS’nin öne çekilmesi; Milli Savunma Üniversitesi Askeri Öğrenci Aday Belirleme Sınavı’nda (MSÜ) 400 adaya Covid-19 bulaştığını iddiası; üniversiteye hiç gitmeden eğitim alan öğrenciler pandemi sürecinde eğitimde yaşanan dikkat çekici başlıklardan bazıları idi.</p>
<h5><strong>Yoksullar, Gündelik Çalışanlar, İşsizler</strong></h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-72641 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/issizlik-ve-pandemi-640x404.png" alt="Türkiye’nin COVID-19 Hafızası : Pandemi Sürecinin İlginç Uygulamaları " width="377" height="238" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/issizlik-ve-pandemi-640x404.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/issizlik-ve-pandemi.png 1006w" sizes="auto, (max-width: 377px) 100vw, 377px" />Pandeminin dünyada istihdamda yarattığı krizin sürdüğü ve istihdam artışının kayıpları telafi etmeye yetmeyeceği <a href="https://tr.euronews.com/2021/06/02/ilo-covid-19-krizi-nedeniyle-2021-in-ilk-ceyreginde-140-milyon-kisi-isini-kaybetti" target="_blank" rel="noopener">uyarısı yapılıyor.</a> Dünya Bankası’na göre, Türkiye COVID-19’un yayılmasını kontrol altına almaya yönelik önlemler alıyor; etkilenen şirketlere, hanehalklarına ekonomik destek sağlıyor. Ancak, “ekonomik durum, normal duruma göre daha belirsiz.”</p>
<p>IMF verilerine göre ise devletlerin pandemide yaptığı sosyal yardımlar açısından <a href="https://www.al-monitor.com/tr/contents/articles/originals/2021/01/turkey-pandemic-pandemic-expands-poverty-high-inflation.html">Türkiye dünya sıralamasında en alt sıraları</a><u>nda</u>: pek çok ülkede devletler, bireylere ve şirketlere hibe niteliğinde sosyal yardımlar dağıtırken, Türkiye 6 milyon aileye sadece bir kereye mahsus 1000 TL nakdi yardım yaptı. <a href="https://bizbizeyeteriz.gov.tr/">Dayanışma kampanyasından</a> toplanan 2 milyar TL, 2 milyon aileye 1000’er TL olarak dağıttı.</p>
<p>TÜİK verileri geniş tanımlı ele alındığında, işsizlik yüzde 40’a, gerçek işsiz sayısı <a href="http://disk.org.tr/2021/01/disk-ar-ocak-2021-issizlik-ve-istihdamin-gorunumu-raporu-yayimlandi-issizlik-artiyor/" target="_blank" rel="noopener">10 milyona yaklaştı</a><u>.</u> Diğer bir deyişle, pandemide “yoksulluk enine ve derinlemesine büyüdü.” Bu nedenle, <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/08/derin-yoksulluk-agi-yoksullukla-mucadelede-basarili-bir-dayanisma-modeli/" target="_blank" rel="noopener">Derin Yoksulluk Ağı’ndan Hacer Foggo</a>, “Bu seviyede gıda ihtiyacı, dip açlık, kronik yoklukla hiç karşılaşmamıştım. Açlıktan emziremeyen anne, bebeğine hazır çorba içiriyor.” diyor.</p>
<p>Pandemiyle mücadelede, merkezi yönetimin yanı sıra yerel yönetimler de bağış gibi çeşitli yollarla sosyal yardım desteklerini hayata geçirdi. Ankara, <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/20/yerel-yonetimlerin-pandemiyle-mucadelesi-1-iykm-esgudum-ve-koordinasyon-sagliyor/">İstanbul</a>, <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/24/yerel-yonetimlerin-pandemiyle-mucadelesi-2-izmirde-kriz-belediyeciligi/">İzmir</a> ve <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/01/yerel-yonetimlerin-pandemiyle-mucadelesi-3ortak-akilla-hareket-eden-kent-gaziantep/">Gaziantep</a> Belediyeleri pandemiyle mücadelede pek çok iyi uygulama örneğini hayata geçirdi.</p>
<p>Buna karşın <a href="https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-52127212">CHP&#8217;li büyükşehir belediye başkanlarının başlattığı bağış kampanyalarının</a>, İçişleri Bakanlığı genelgesiyle yasaklanıp hesapların bloke edilmesi; Danıştay’ın  CHP’li belediyelerin yardım kampanyalarının engellenmesine dair yürütmenin durdurulması talepli  <a href="https://www.evrensel.net/haber/407874/danistay-belediyelerin-yardim-toplanmasina-itirazi-reddetti">başvurusunu reddetmesiyle</a> sonlanan süreç, kamuoyunda yankı bulan başlıklardandı.</p>
<h5><strong>Pandemide Tuhaf Yasaklar ve  Sanat   </strong></h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-72642 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/sahne-yasaklari-640x379.jpg" alt="Türkiye’nin COVID-19 Hafızası : Pandemi Sürecinin İlginç Uygulamaları " width="362" height="214" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/sahne-yasaklari-640x379.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/sahne-yasaklari.jpg 760w" sizes="auto, (max-width: 362px) 100vw, 362px" />Pandemi sürecinde tartışmalı konulardan bir diğeri, bazı ürünlerin satışına konulan yasaklardı. Tam gün sokağa çıkma yasağı olan hafta sonlarında ve 2021 yılının Ramazan Bayramı’nda marketlerde zorunlu temel ihtiyaç dışından kalan oyuncak, züccaciye, giyim, alkol gibi ürünlerin satışına izin verilmedi.</p>
<p>Bu yasaklardan en çok içki yasağı ile <a href="https://www.ntv.com.tr/turkiye/icisleri-bakanligi-yetkilileri-ped-hijyenik-madde-kategorisinde-satis-yasagi-yok,6IZBOsYMjkiZdQd--xloEA">hijyenik pedlerin satışına yasak geldiği iddiası</a> tepki çekti. Genelge çıkarılmadan tam kapanmanın sonuna kadar alkol satışının yasaklanması, <a href="https://twitter.com/CanAnayasa/status/1387027949342400514">Osman Can</a> gibi hukukçular tarafından “temel hakları sınırlandırma yetkisinin kötüye kullanımı ve Anayasanın 14. AİHS 18. maddelerini ihlal ” olarak nitelendirildi. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ise “içkinin sosyal mesafeyi azaltan etkisi” nedeniyle, “<a href="https://twitter.com/solhaberportali/status/1337676586154266625">kısıtlama getirmekte haklı</a>” olduklarını savundu.</p>
<p>İçki yasağına en ilginç itiraz, Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi <a href="https://twitter.com/BirGun_Gazetesi/status/1387294005382287361">Serap Şimşek Yavuz’dan</a> geldi: “Alkollü dezenfektan kullanmaktan parmak izimiz kayboldu ama insanlar evine alkol alamıyorlar. Hiçbir akılcı tarafı olmayan bir uygulama.”</p>
<p>Pandemi sürecinin başından itibaren kapanan tiyatrolar, işlerini icra edemeyen sanatçılar,  yaşadıkları ekonomik ve psikolojik sıkıntılar ve hatta hayatlarına son verenlerin örnekleriyle gündeme geldi. Son olarak, Türkiye&#8217;nin en ünlü müzik insanları arasında yer alan keman virtüözü <a href="https://www.ntv.com.tr/sanat/keman-virtuozu-ilyas-tetik-hayatini-kaybetti-unlulerden-bassagligi-mesajlari,Ip_X-iuTn0anQB8A531lTA" target="_blank" rel="noopener">İlyas Tetik geçim sıkıntısı nedeniyle intihar etti</a>. Gece 24.00’den sonra müzik yasağı getirilmesi ve canlı müzik performanslarına bir düzenleme getirilmemesi de <a href="https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-57314578" target="_blank" rel="noopener">müzisyenleri hüsrana uğrattı</a>. <a href="https://www.youtube.com/watch?v=iXKhIc807h0" target="_blank" rel="noopener">Hakan Altun</a>, gitarının tellerini keserek, karara tepki göstermişti.</p>
<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2020 yılının Aralık ayında, müzik sektörü çalışanları için &#8220;Müzik Susmasın&#8221; destek programı başlatmıştı; başvurusu kabul edilen 30 bin 744 kişiye Ocak ayından itibaren 3 ay boyunca her ay net bin TL, toplamda 3 bin TL destek verilmişti. Erhan Güleryüz, bin TL desteği ve müzik alanındaki sektör kuruluşlarını “<a href="https://www.youtube.com/watch?v=XDNxifWFjco" target="_blank" rel="noopener">Siz bizi dilenci yerine koyamazsınız</a>” sözleriyle eleştirmişti.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/12/turkiyenin-covid-19-hafizasi-pandemi-surecinin-ilginc-uygulamalari/">Türkiye’nin COVID-19 Hafızası: Pandemi Sürecinin İlginç Uygulamaları</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Salgınla Mücadelede, Ölümleri Engellemede Aşı Çok Önemli Yer Tutacak&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/11/salginla-mucadelede-olumleri-engellemede-asi-cok-onemli-yer-tutacak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hatice Aktay]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Dec 2020 10:16:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[aşı karşıtlığı]]></category>
		<category><![CDATA[aşı reddi]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=62362</guid>

					<description><![CDATA[<p>Lokman Hekim Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı öğretim üyesi ve Halk Sağlığı Uzmanları Derneği Yönetim Kurulu üyesi Prof. Dr. Sarp Üner ile toplumda yükselen koronavirüs aşısı karşıtlığını konuştuk. Üner, bu karşıtlığın risk altında olmadığını düşünme, aşının güvensiz olduğunu düşünme ve dini-felsefi gerekçelere dayandığını belirtirken, salgınla mücadelede aşının önemini vurguluyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/11/salginla-mucadelede-olumleri-engellemede-asi-cok-onemli-yer-tutacak/">&#8220;Salgınla Mücadelede, Ölümleri Engellemede Aşı Çok Önemli Yer Tutacak&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Özellikle gelişmiş ülkelerde aşı karşıtı komplo teorilerinin yayılmasıyla çocuklarına aşı yaptırmayan ailelerin sayısında artış görülmeye başlanmıştı. Kısacası, dünya genelinde aşılanma düzeyinin hala istenen seviyede olduğunu söyleyebilir miyiz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-62363 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/sarp-uner-640x1139.jpg" alt="sarp üner" width="246" height="438" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/sarp-uner-640x1139.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/sarp-uner.jpg 899w" sizes="auto, (max-width: 246px) 100vw, 246px" />Aşılar günümüzde enfeksiyon hastalıklarının ve komplikasyonlarının önlenmesinde en etkili yöntemlerinin başında gelmektedir. Yüksek bağışıklama oranlarıyla özellikle yüksek ve orta gelirli ülkelerde aşı ile önlenebilir hastalıkların sıklıklarında çok büyük düşüşler sağlanmıştır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aşıyla önlenebilir hastalıklara karşı verilen başarılı mücadele sonunda bazı tehlikeli hastalıkların ciddi oranda yaşamımızdan silinmesi toplumun hafızasında bu hastalıkların büyük risklerinin giderek silikleşmesine, bunun sonucunda da risk-fayda hesaplamalarında aşıların risklerinin daha büyük endişe kaynağı haline gelmesine neden olduğu görülmektedir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dünyada 1990’lı yıllardan itibaren ‘aşı reddi’ kavramı ortaya çıkmıştır. Aşı reddi vakalarının son yıllarda hızla artması ve tehlikeli boyutlara ulaşması üzerine; DSÖ 2019’da çözüme kavuşturmayı planladığı 10 küresel sağlık sorunun başında “aşı karşıtlığı”na yer vermiştir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu arada iki farklı kavramı birbirinden ayırmak gereklidir. Aşı tereddüdü aşıyı kabullenmekte gecikme veya aşıya ulaşılmış olmasına rağmen reddetme durumu olup bir ya da daha fazla aşı için söz konusudur. Aşı reddi ise tüm aşıları reddetme iradesi ile yaptırmama durumudur.</span></p>
<p><b>Türkiye’de de aşı tartışması bir süredir gündemde yer alıyor. Konuya ilişkin birbirinden farklı görüşler sık sık karşımıza çıkarken uzmanların aşıların uygulanması konusunda verdiği mücadele de devam ediyor. Peki, aşı tartışmasında son veriler ne söylüyor? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dünya Sağlık Örgütü kayıtlarına göre 8 Aralık itibari ile 52’si klinik 162’si preklinik safhada 214 aşı çalışması halen devam etmekte. Klinik fazdaki aşı adaylarından 13’ü Faz 3 çalışmasını sürdürmekte. Henüz onaylanan bir aşı yok ancak bazı ülkeler bazı aşıların kullanımı için ön onay verdiler. Bunlardan en son ve belki en bilineni bir mRNA aşısı olan BioNTech/Pfizer aşısının Birleşik Krallıkta Faz 3 çalışmalarının tamamlanmasından sonra uygulama iznini almış olması. Bunların yanı sıra CanSino aşısı Çin&#8217;de, Gamaleya Sputnik V aşısı Rusya’da, Sinopharm aşısı Çin ve Birleşik Arap Emirliklerin’de ve bize gelmesi en muhtemel aşı olan Sinovac aşısı Çin&#8217;de Faz 3 çalışmaları tamamlanmadan önce kullanım için onaylanmıştır.</span></p>
<p><strong>İngiltere’de bir grup gösterici salgın için geliştirilen aşıların zararlı olduğunu savunarak aşı karşıtı gösteriler yapıyor. </strong><b>Türkiye&#8217;de de durum pek parlak değil. Son yıllarda tüm dünyada aşıya olan güvensizliğin nedeni nedir sizce?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aşıların doğrudan hastalıklardan koruyucu etkilerinin yanında, toplumda yüksek bağışıklama seviyeleri sayesinde aşılanmamış bireylerin de hastalıklardan korunmasını sağlayan dolaylı etkisi yani “kitlesel bağışıklama” etkisi, aşı reddi ile mücadelenin önemini artırmaktadır. Aşı karşıtlığı, aşı kapsayıcılığının ve toplumsal bağışıklığın önünde bir engeldir. Aşılarla elde edilen başarıların artmasına paralel olarak aşılara bağlı gerçek ya da algılanan yan etkilerle ilgili endişelerde de artış görülmektedir. Bu endişeler sıklıkla aşıların reddine de yol açabilmektedir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aşı tereddütleri, sürekli izleme gerektiren karmaşık ve hızla değişen küresel bir sorundur. Aşı tereddüttü nedeniyle aşılamalarındaki küçük düşüşler bile aşılanamamışlar göz önüne alındığında daha büyük halk sağlığı sorunlarına ve ekonomik olumsuzluklara neden olabilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Literatüre bakıldığında aşı reddinin altında yatan farklı nedenler olduğu görülmektedir. Çok temel olarak aşı reddinin sebeplerini üç ana grup altında toplamak mümkündür: bunlardan ilki aşıların güvenliğinden endişe edenlerdir. Günümüzde koronavirüs aşısına karşı ortaya çıkan tereddüt daha çok bu gruba girmektedir. İkinci grubu risk altında olmadığını düşünenler oluşturmaktadır. Son grup ise dini, felsefi veya komplo teorisi temelli gerekçelerle itiraz edenlerdir. Bu grubun öne sürdüklerinin hiçbir bilimsel dayanağı yoktur. </span></p>
<p><b>Normal hayatımıza dönme umutlarımız bilim insanlarının koronavirüse karşı etkili olacak bir aşı geliştirmesine bağlıydı. Sonunda aşı bulundu, kısa sürede geliştirilen bu aşı ne kadar güvenilir? HASUDER olarak yeni koronavirüs aşısını nasıl değerlendirirsiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Geliştirme çabaları süren ve aday tüm aşılar için benzer şeyleri söylemek mümkün. Faz 3 çalışmaları tamamlandıktan, bilimsel olarak değerlendirip etkili ve güvenli olduğu ortaya konduktan sonra bu aşılara güvenilebilir. Salgınla mücadelede, hasta ve ölümleri engellemede aşı çok önemli bir yer tutacak. Sağlık Bakanlığı kullanılacak aşılarla Faz 3 çalışması ile elde edilecek bilgileri bağımsız bilim kurumlarının ve bilim insanlarının değerlendirmelerine açmalıdır. Bu kurum ve kişilerin raporlarını da başta TTB olmak üzere meslek örgütleri ve uzmanlık dernekleri ile işbirliği içinde toplumu bilgilendirmek için kullanmalıdır. Bu sayede toplumda aşıya karşı tereddüt azalır ve güven sağlanabilir. Hangi aşı sorusu akla gelince yukarıda sayılan şartları yerine getirmiş ve ulaşılabilen hangi aşı varsa o mutlaka yaptırılmalı.</span></p>
<p><b>Toplumda koronavirüs aşısı karşıtlığı artarak devam ediyor. Tüm bu yaşananlar Covid-19&#8217;un kontrol altına alınması çabalarına sekte vurur mu?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Covid-19’da toplumsal bağışıklığın sağlanması için toplumun 2/3’ünün bağışık hale gelmesi gerekiyor. Aşının koruyuculuğu %90 olsa bu 50 milyondan fazla insanın aşılanması anlamına gelmekte. Aşı kararı ilk bakışta bireysel bir karar gözükmekle beraber diğer kişileri de etkileyen toplumsal bir karardır. Aşı reddi kararının ilk etkisi aşılama oranlarının düşmesi ve buna bağlı olarak hastalıkların yayılmasını kolaylaştırmasıdır. Salgın mücadelesinde şu anda elimizdeki en önemli  silahlardan biri olan aşının yaptırılmasında ortaya çıkacak sorunlar açıkçası salgını kontrol altına alma çabalarına karşı çok önemli bir engel oluşturur. </span></p>
<p><b>Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere kamu kurum ve kuruluşları, aşılama ile ilgili eğitimler ve bilinçlendirme kampanyaları düzenlese, toplumu  aşının ne olduğu, nasıl üretildiği, ne işe yaradığının ile ilgili ön bilgilendirme yapılması  halinde farklı bir anlayış çıkabilir mi ortaya?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İnsanların kendilerini daha bilgili ve farkındalıklarını artmış olarak tanımlaması aşılarla ilgili güven sorularının başını çekmektedir. Bunun yanı sıra dini ve felsefi etkin kişilerin yönlendirmeleri ise çözülmesi zor karşılıklı diyaloga ihtiyaç duyulan bir problem olarak görülmektedir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aşı redcileri homojen bir grup değildir ve aşı kararsızlığının birçok belirleyicisi vardır. Sosyo-kültürel, çevresel, ekonomik veya politik faktörlerden kaynaklanan nedenler arasında toplum liderlerinin tutumu, aşı karşıtı lobilerin çalışmaları, mevcut yasalar, din, kültür, cinsiyet, ekonomik durum gibi sosyo-demografik özellikler ve ilaç endüstrisinin nasıl algılandığı gibi nedenler sayılabilir. Bunun yanı sıra aşının kişisel algılanmasından, sosyal ortamlardan gelen etkiler de önemlidir. Kişisel ya da aile ve yaşanılan toplum üyelerinin aşı deneyimleri, sağlık ile ilgili inanç ve tutumlar, bireyin aşı ile ilgili bilgi ve farkındalık düzeyi, önceki deneyimlerden sağlık sistemi ve hizmet sağlayıcılarına duyulan güven ve kişisel deneyimler de aşı tereddüdünü etkiler. Aşı tereddüttü belirleyicileri arasında doğrudan aşı veya aşılama ile ilgili olanlardır. Yeni bir aşının olması, aşının uygulama şekli, aşı ve ekipmanının güvenilirliği, bunların tedarik kaynağı gibi nedenler de aşı tereddütünde belirleyici olurlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sağlık çalışanlarının, aşı uygulanacak bireyler ile iyi bir iletişim kurmasının ve güven sağlamasının, aşı konusundaki tereddütleri gidermede en etkili yollardan biri olduğunu gösterilmiştir. Sizin de belirttiğiniz gibi kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri, uzmanlık dernekleri, toplum liderleri ve medya topluma  aşının ne olduğu, nasıl üretildiği, ne işe yaradığı ile ilgili “doğru bilgilendirme” çalışmalarında yer almalıdır.  </span></p>
<p><b>Toplumdaki bu aşı karşıtlığı nasıl önlenecek?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aşı tereddüttü zaman, yer ve aşılara göre değişen karmaşık ve hızla değişen bir küresel sorun olduğundan ve tüm aşı tereddüt nedenlerine yönelik tek bir müdahale stratejisi yoktur. Literatür tüm aşı reddedenler/kararsızlar için tek bir doğru çözüm olmadığını bize göstermekte, özellikle hedefin özelliklerine ve/ aşıya yönelik tutumlarına göre uyarlanmış iletişim stratejilerinin daha etkili olabileceğini önermektedir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sağlık okuryazarlığının desteklenerek birey ve topluma yönelik daha etkili araçlar ile iletişim ve eğitimi yapılandırılmalıdır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Topluma dönük davranış değişikliğini hedefleyen yeni iletişim stratejileri geliştirilerek, medya ve iletişim kanallarına yönelik yürütülecek çalışmalarda güncel bilgi iletişim alanındaki gelişmelerden yararlanılmalıdır. Sosyal medyanın etkin kullanımı sağlanmalıdır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sağlık hizmet sunanların iletişim becerileri dahil teknik olamayan becerilerinin geliştirilmesi için yararlanabilecekleri eğitimler düzenlenmeli, etkili iletişim stratejileri kullanarak açık, kolay kabul edilebilir bilgiler sağlayarak aşı endişelerini en iyi şekilde giderebilecek şekilde iletişim ve danışmanlık sağlayabilmesi için desteklenmelidir. Olağan durumlar için geliştirilmiş iletişim süreçleri ve stratejileri bu gibi güç durumlar için yetersiz kalabilir. Bu gibi karmaşık durumlarla baş edebilmeye yönelik daha fazla eğitime ve destek sağlanmalıdır.</span></p>
<p><b>Virüs, tüm dünyada hız kesmeden yayılmaya devam ediyor. Türkiye’de aşıya dair yasal bir düzenleme mevcut mu? Koronavirüs aşısının zorunlu kılınması durumunda toplumda nasıl bir tepki yaratır? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Literatürde aşı reddinin çözümü için temelde iki farklı yol izlenebileceği önerilmektedir: yasa ile aşıyı zorunlu hale getirme; proaktif ve iknaya dayalı bilgilendirme/iletişim politikaları ile halkın aşılamaya karşı güvenini pekiştirmek ve desteğini almaktır. Aşının zorunlu olması ya da olmaması aşı reddi</span> <span style="font-weight: 400;">üzerinde net etki yapmamaktadır. Toplumun aşılanma yüzdesi ile devlet politikaları arasında net bir ilişki yoktur. Gönüllü aşılama politikası izleyen devletlerin aşılanma oranları, zorunlu aşılama politikası izleyen devletlerden geride değildir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de durum biraz karışık. Aşılar zorunlu(ymuş gibi) uygulanmakla birlikte aşı redlerine karşı hukuki bir düzenleme mevcut değildir. Ülkemizde aşı ile ilgili düzenlemelerden en önemlisi 1593 sayılı 1930 yılında yürürlüğe giren Umumi Hıfzıssıhha Kanunu&#8217;dur. Bu yasada çiçek aşısı için zorunluluğu içeren bir düzenleme yapıldığı görülmektedir. Ancak 2016 yılında Anayasa Mahkemesi mevcut mevzuatta aşılamanın zorunlu olmasını sağlayan bir madde olmadığına hükmetmiştir. Mevzuatta mevcut bu karışıklığı ve eksikliğin bir an önce giderilmesi elzemdir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Toplum sağlığını etkileyen bir duruma ait kararın kime ait olduğu önemli bir tartışma konusudur. Aşılar devlet tarafından zorunlu olarak yaptırılıp yaptırılmaması halen cevabını bulmamış sorulardan birisidir. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/11/salginla-mucadelede-olumleri-engellemede-asi-cok-onemli-yer-tutacak/">&#8220;Salgınla Mücadelede, Ölümleri Engellemede Aşı Çok Önemli Yer Tutacak&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
