<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ankara Kent Konseyi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/ankara-kent-konseyi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/ankara-kent-konseyi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 13 Oct 2022 09:35:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Ankara Kent Konseyi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/ankara-kent-konseyi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ankara’da Çocukların Güvenli Gıdaya Erişimi Çalıştayı Düzenlenecek</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/10/13/ankarada-cocuklarin-guvenli-gidaya-erisimi-calistayi-duzenlenecek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Oct 2022 09:35:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Gıda]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Kent Konseyi]]></category>
		<category><![CDATA[birleşmiş milletler]]></category>
		<category><![CDATA[Güvenli Gıdaya Erişim]]></category>
		<category><![CDATA[kalkınma atölyesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=82014</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler GEF Küçük Destek Programı (SGP) desteğiyle Kalkınma Atölyesi tarafından Ankara Kent Konseyi iş birliğiyle tasarlanan 'Ankara Çocuklarının Güvenli Gıdaya Erişimi Çalıştayı' 17 Ekim Dünya Yoksullukla Mücadele Günü'nde Ankara Kent Konseyi'nde gerçekleşecek. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/10/13/ankarada-cocuklarin-guvenli-gidaya-erisimi-calistayi-duzenlenecek/">Ankara’da Çocukların Güvenli Gıdaya Erişimi Çalıştayı Düzenlenecek</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Özne olarak çocukları, mekan olarak Ankara’yı odağına alan çalıştay, şehrin yoksul bölgelerindeki çocukların gıdaya erişiminde karşılaşılan sorunları tespit etmek, bu konuda yapılan çalışmaları değerlendirmek ve kent içi dayanışma mekanizmalarını güçlendirmek üzere muhtemel imkanları araştırmayı amaçlıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-82018 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/10/ankarada-cocuklarin-guvenli-gidaya-erisimi-calistayi-duzenlenecek-1-640x640.jpg" alt="" width="311" height="311" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/10/ankarada-cocuklarin-guvenli-gidaya-erisimi-calistayi-duzenlenecek-1-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/10/ankarada-cocuklarin-guvenli-gidaya-erisimi-calistayi-duzenlenecek-1-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/10/ankarada-cocuklarin-guvenli-gidaya-erisimi-calistayi-duzenlenecek-1-1024x1024.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/10/ankarada-cocuklarin-guvenli-gidaya-erisimi-calistayi-duzenlenecek-1.jpg 1080w" sizes="(max-width: 311px) 100vw, 311px" />Ankara’da çocukların güvenli gıdaya erişimi ile ilgili çalışmalar yapan yerel yönetimler, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör temsilcileri ve akademisyenlerin katılacağı çalıştay, Ankara’nın içsel kaynaklarıyla çocukların güvenli gıdaya erişimine dair hayata geçirilebilecek çözüm önerilerini gündemine alacak. Çalıştayda geliştirilen çözüm önerilerini içeren bir rapor hazırlanacak ve bu rapor, kamuoyu ile paylaşılacak.</span></p>
<h5><b>Çalıştay Nasıl Tasarlandı?</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Çalıştayı tasarlayan Kalkınma Atölyesi ve Ankara Kent Konseyi ekibi, Dünyada ve Türkiye’de gıda krizi ile başa çıkma yöntemlerini inceleyerek, Ankara özelindeki çalışmaları ele aldı, bu konuda çalışma yürüten aktörlerin ağ haritasını çıkardı. Çocuk işçilerin yoğunlukta olduğu Altındağ, Önder, Solfasol, Şentepe mahallelerinde hane ziyaretleri gerçekleştirdi. Yerel yönetimler, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının yanı sıra mahalle muhtarları, okul müdürleri ve öğretmenlerle bir araya gelerek kişilerin gıdaya erişimlerinin önündeki engelleri tespit etti, ihtiyaçları ve çözüm önerilerini kaydetti. Elde edilen bilgilerden hareketle, çok sayıda paydaşla çocukların güvenli gıdaya erişiminin ele alındığı çevrimiçi görüşmeler gerçekleştirdi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocukların güvenli gıdaya erişimi çok katmanlı ve birbirinden farklı aktörlerin iş birliğini gerektiren bir konu. Bu yüzden çalıştay, sorunun tüm taraflarına bir araya gelme, ortak fikir üretebilme ve dayanışma mekanizması inşa edebilme imkanlarını sunmak üzere, katılımcılık ilkesi esas alınarak tasarlandı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Ankara Çocuklarının Güvenli Gıdaya Erişimi Çalıştayı” 17 Ekim Dünya Yoksullukla Mücadele Günü&#8217;nde Ankara’da Ankara Kent Konseyi binasında gerçekleştirilecek. </span></p>
<p><a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSeF9k77EAahmAChY54pb30KWU633gDbvxeHbtCCSRB2H7tBzA/viewform" target="_blank" rel="noopener">Katılım formuna buradan ulaşabilirsiniz.</a></p>
<div>LCV kaydı için: 05550998565</div>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/10/13/ankarada-cocuklarin-guvenli-gidaya-erisimi-calistayi-duzenlenecek/">Ankara’da Çocukların Güvenli Gıdaya Erişimi Çalıştayı Düzenlenecek</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivil Toplum Ne İşe Yarar?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/03/sivil-toplum-ne-ise-yarar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Jan 2022 11:38:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP)]]></category>
		<category><![CDATA[KEDV]]></category>
		<category><![CDATA[Kodluyoruz Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşil Düşünce Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Afet Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Kent Konseyi]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İNİSİYATİFİ]]></category>
		<category><![CDATA[Kodluyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[sivil düşün]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Ne İşe Yarar]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=77347</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil toplumun ve sivil toplum kuruluşlarının Türkiye’de üstlendiği işlev konusunda ne düşünürsünüz? 'a-Hiçbir İşe Yaramazlar, b-Pek bir işe yaramazlar, c- Bir şeylere yarıyorlardır herhalde! d- Çok farklı alanlarda faaliyet yürütürler; hayatımıza dokunan önemli işler yaparlar.' Bu soruya yanıt aramak ve bulduğum yanıtı paylaşmak, bir sivil toplum çalışanı, gönüllüsü, habercisi ve aktivisti olarak benim için elzemdi. Bu nedenle, Avrupa Birliği Sivil Düşün destekli 'Sivil Toplum Ne İşe Yarar?' adıyla hazırladığım çalışma ile 'Türkiye’de sivil toplum kuruluşları ne işe yarar?' sorusuna bulduğum yanıtı ve gerekçelerini e-book ve kısa videolarla paylaştım.  </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/03/sivil-toplum-ne-ise-yarar/">Sivil Toplum Ne İşe Yarar?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5><strong>Sivil Toplum Neden Önemli?</strong></h5>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/afet-platformu.jpg" target="_blank" rel="noopener"><img decoding="async" class="alignright wp-image-77353" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/afet-platformu-640x910.jpg" alt="" width="277" height="394" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/afet-platformu-640x910.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/afet-platformu-1024x1455.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/afet-platformu.jpg 1080w" sizes="(max-width: 277px) 100vw, 277px" /></a>Sivil toplum demokratik bir toplumda hayati bir role sahip çünkü sivil toplum, yasama, yürütme, yargı erki ile medyadan sonra aslında “Beşinci Güç” olarak tanımlanıyor ve aynı zamanda kamu sektörü ve özel sektörün yanında da sivil toplum &#8220;üçüncü sektör&#8221; olarak tarif ediliyor. Ancak Türkiye’de sivil toplum Beşinci Güç olacak ya da üçüncü sektör olacak seviyede güçlü değil.</p>
<p>Gelişmiş demokrasilerle kıyaslandığında Türkiye’de sivil toplum düşük bir etkiye ve yaygınlığa sahip. Sivil toplumun yeterince gelişmemiş ve kapasitesinin sınırlı olması, Türkiye’nin siyasi, sosyal ve ekonomik yapısı ile doğrudan bağlantılı. Bu alanlardaki tüm sorunlar kaçınılmaz olarak sivil topluma da yansıyor. Dolayısıyla, Türkiye’de sivil topluma elverişli demokratik ortamın varlığı koşulu ile sivil toplum etkin olabilir.</p>
<p>Henüz gelişmiş ülkelerin seviyesinde güçlü bir sivil topluma sahip değiliz. 2000’lerin başından itibaren ivme kazanan Avrupa Birliği üyelik sürecinde, mevzuatta yapılan değişiklikler ve demokratik katılıma olanak sunan siyasi ortam sayesinde Türkiye’de sivil toplum da hızla gelişmeye başlamıştı. Ancak son yıllarda artan kutuplaşma, demokratik sivil alanda daralmaya neden oldu. OHAL süreci ve pandemi kısıtları da sivil toplum üzerinde olumsuz etki yarattı. STK’ların sınırlı kapasitesini rakamlara üzerinden değerlendirdiğimizde, tablo pek iç açıcı değil.</p>
<p>Sivil toplum deyince aklımıza ilk gelen yapılar dernek, vakıf, sendika, oda ve kooperatifler. Resmi verilere göre, 84 milyon nüfuslu Türkiye’de dernek üye sayısı 12 milyon civarında. Nüfusa oranladığımızda Türkiye’de ortalama 687 kişiye 1 dernek düşüyor. Bu oran gelişmiş ülkelere kıyasla oldukça düşük. Gelişmiş ülkelerde her 10 kişiden ortalama 4 kişi bir STK üyesi iken Türkiye’de her 10 kişiden sadece 1’i bir STK üyesi. Bu sayılar, Türkiye’de sivil toplum düşük bir etkiye ve yaygınlığa sahip olduğunu teyit ediyor.</p>
<h5>Neden &#8216;Sivil Toplum Ne İşe Yarar?&#8217; Çalışması?</h5>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/ankara-kent-konseyi.jpg" target="_blank" rel="noopener"><img decoding="async" class="alignleft wp-image-77356" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/ankara-kent-konseyi.jpg" alt="" width="301" height="425" /></a>Türkiye’de kamuoyu sivil toplumu ve sivil toplum kuruluşlarını (STK) ne kadar tanıyor? Faaliyetlerinden haberdar mı? STK’lara ne kadar güveniyor? Demokratik bir sisteme STK’ların üstlendiği hayati rolün ne ölçüde farkında? Bir sivil toplum çalışanı, gönüllüsü ve sivil toplum haberciliği yapan bir aktivist olarak, tüm bu sorularla birlikte, STK’ların hayata geçirdikleri faaliyetlerin kamuoyunda ne kadar bilindiğini; nasıl bir karşılık bulduğu ve yarattıkları etkiyi sorguladım. Ve şahsen, sivil toplumun kamuoyunda yarattığı algıya, küçük de olsa, pozitif bir katkıyı nasıl sağlayabileceğimi düşündüm. Ortaya, “Sivil Toplum Ne İşe Yarar” adlı bu çalışma çıktı.</p>
<p>AB Sivil Düşün desteğiyle hazırlanan bu çalışmada, 8 farklı hak alanında çalışan sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle görüştüm, faaliyetlerini inceledim. Bu STK’lar Afet Platformu, Ankara Kent Konseyi, Başka Bir Okul Mümkün Derneği, Hak İnisiyatifi Derneği, HAYTAP (Hayvan Hakları Federasyonu) Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı, Kodluyoruz Derneği ve Yeşil Düşünce Derneği.</p>
<p>Bu <a href="https://www.slideshare.net/alasaraalasara/sivil-toplum-ne-ie-yarar" target="_blank" rel="noopener">çalışma</a>, sivil toplum kuruluşlarının tüm çeşitliliği ve renkliliğiyle hayatımızın ne kadar içinde olduğuna; yürüttükleri faaliyetlerin geniş kapsamına ve bunların sonucunda yarattıkları sosyal etkiye dair fikir verebilmeyi amaçlıyor.</p>
<p>Özetle, <a href="https://www.youtube.com/channel/UCELNVc4Ak2euzYvrBcByUHg" target="_blank" rel="noopener">çalışma</a> “STK’lar neler yapıyor?” ve “yaptıkları ne işe yarıyor?” sorusuna yanıt vermek için bir girizgah…</p>
<h5>Sivil Toplum Kuruluşları Hangi Alanlarda Faaliyet Yürütür?</h5>
<p>Sivil toplum kuruluşları çok çeşitli alanlarda faaliyet yürütürler. Gençlik, çevre, kadın hakları, insan hakları, engelli hakları, tüketici hakları, çocuk hakları, eğitim, hayvan hakları, istihdam, teknoloji, kent politikaları, hemşehrilik gibi pek çok farklı konu alanında faaliyet gösterirler.</p>
<p>Türkiye’de sivil toplum kuruluşlarının sayısı:<br />
• 12O bin civarında dernek,<br />
• 6 bine yakın vakıf,<br />
• 600 civarında sendika,<br />
• 3 bin oda ve<br />
• 53 bin kooperatif</p>
<h5>Sivil Toplum Kuruluşları Neye Yarar?</h5>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/hak-inisiyatifi.jpg" target="_blank" rel="noopener"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-77359" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/hak-inisiyatifi-640x977.jpg" alt="" width="291" height="444" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/hak-inisiyatifi-640x977.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/hak-inisiyatifi-1024x1563.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/hak-inisiyatifi.jpg 1080w" sizes="auto, (max-width: 291px) 100vw, 291px" /></a>• Sivil toplum kuruluşlarının asıl amacı topluma çeşitli şekillerde fayda sağlamaktır.<br />
• Sivil toplum kuruluşları, toplumda çok çeşitli konulardaki sorunları tespit ederler ve çözüm önerileri geliştirerek bu doğrultuda faaliyet yürütürler.<br />
• Bazı sivil toplum kuruluşları istihdama katkı sağlar; bazıları ücretsiz yazılım eğitimleri verir.<br />
• Bazı sivil toplum kuruluşları kadınları haklarını korumak, şiddete maruz kalmaları durumunda mağduriyetlerini gidermek ve onları ekonomik olarak güçlendirmek için çalışır.<br />
• Bazı sivil toplum kuruluşları, çevre sorunları konusunda bilgi ve farkındalığımız artırır; ilkim kriziyle mücadelede neler yapmamız gerektiğini gösterir.<br />
• Bazı sivil toplum kuruluşları, haklarımızı (örneğin tüketici hakları, işçi hakları, insan hakları, eğitim hakları, kadın hakları) bilmemize katkı sunarlar.<br />
• Bazı sivil toplum kuruluşları, haklarımız ihlal edildiğinde, nasıl mağduriyetimizi gidereceğimiz gösterir ve ücretsiz olarak bize hukuki destek verir.</p>
<h5>Sivil Toplum Kuruluşları Pek Çok Alanda Faaliyet Yürütüyor; İşe Yarıyor!</h5>
<p>En başında bu çalışmanın hareket noktasını oluşturan “Türkiye’de sivil toplum kuruluşları ne işe yarar?” sorusuna bulduğum yanıt şu oldu:</p>
<p>Sivil toplum kuruluşları, çok farklı alanlarda faaliyet yürütürler; topluma sağladıkları fayda kamuoyunda az bilinir fakat hayatımıza dokunan ÖNEMLİ işler yaparlar. Örnekleri çok! AB Sivil Düşün destekli bu çalışmada yer alan sivil toplum kuruluşları ve faaliyetlerinin bir özeti;</p>
<p><strong><a href="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/kodluyoruz-1.jpg" target="_blank" rel="noopener"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-77371" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/kodluyoruz-1-640x1016.jpg" alt="" width="285" height="453" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/kodluyoruz-1-640x1016.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/kodluyoruz-1-1024x1626.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/kodluyoruz-1.jpg 1080w" sizes="auto, (max-width: 285px) 100vw, 285px" /></a>Afet Platformu</strong>: Türkiye meydana gelen tüm afetlerde (deprem, sel, orman yangını) 26 Sivil Toplum kuruluşu afet sahasında aktif olarak birlikte görev alıyor.</p>
<p><strong>Ankara Kent Konseyi:</strong> Türkiye&#8217;nin en aktif Kent Konseyi: 1250 sivil toplum kuruluşundan oluşuyor. Ankara Büyükşehir Belediyesi ile ortak çalışarak politika üretiyor.</p>
<p><strong>Başka Bir Okul Mümkün Derneği:</strong> Mevcut eğitim sistemine alternatif BBOM Modeli yarattı. Türkiye’de 7 farklı kentte 7 kooperatif ve 5 okul Modeli uyguluyor.</p>
<p><strong>Hak İnisiyatifi Derneği:</strong> “Kim olursa olsun zalime karşı; kim olursa olsun mazlumdan yana” anlayışıyla, İslami kesime yakın olmasına karşın hem dindar hem seküler kesimin haklarını korumaya çalışıyor.</p>
<p><strong>HAYTAP</strong>: Sadece evcil hayvanlar için değil tüm hayvan türleri (at, inek, eşek ) için mücadele ediyor. Türkiye’de “Kapınızın Önüne Bir Kap Yemek-Su” gibi birçok farkındalık çalışmasını başlattı. Emekli Hayvanlar Çiftliğini kurdu.</p>
<p><strong>Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı:</strong> Türkiye’de kadın kooperatifi hareketini başlattı. Dar gelirli, yoksul ve dışlanmış kadınlarla iş modeli geliştiriyor; ürettikleri ürünlerin satılmasını sağlıyor.</p>
<p><strong>Kodluyoruz Derneği:</strong> Türkiye’nin birçok kentinde ve çevrimiçi ortamda hem yetişkinlere hem çocuklara ücretsiz kodlama ve yazılım eğitimi veriyor; katılımcılara iş de buluyor.</p>
<p><strong>Yeşil Düşünce Derneği:</strong> İklim değişikliğiyle mücadelede aktif savunuculuk ve kampanyacılık yapıyor, farkındalığı artırıyor. Belediye başkanlarının yeşil politikaları benimsemesine katkı sağlıyor.</p>
<h5>Sivil Toplum Kuruluşlarının Çalışmalarını Neden Takip Etmeliyim?</h5>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/yesil-dusunce-dernegi.jpg" target="_blank" rel="noopener"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-77363" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/yesil-dusunce-dernegi-640x904.jpg" alt="" width="278" height="393" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/yesil-dusunce-dernegi-640x904.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/yesil-dusunce-dernegi-1024x1447.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/yesil-dusunce-dernegi.jpg 1080w" sizes="auto, (max-width: 278px) 100vw, 278px" /></a>Bu kadar çok ve çeşitli alanda faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşlarından, hangilerinin çalışmalarının bizim için fayda sağlayacağını ve-veya başkalarının hayatında olumlu bir etki yaratacağını düşünüyorsak, o kuruluşları takip edebiliriz.</p>
<p>Örneğin sağlık alanında yaşadığınız bir sorun (COVID-19 virüsü) nedeniyle, o alanda çalışan bir sivil toplum kuruluşunun (örneğin Halk Sağlığı Uzmanları Derneği) çalışmalarını takip ederek, bilgilenebilir ve çevrenizdekilere de bu bilgiyi aktarabilirsiniz.</p>
<h5><strong>Sivil Toplum Kuruluşlarını Neden Desteklemeliyim?</strong></h5>
<p>Sivil toplum kuruluşları devlet yardımı almadan, kendi üyeleri ve gönüllülerin desteği ile faaliyetlerini yürüttükleri ve kâr amacı gütmeden topluma çok çeşitli alanlarda fayda sağlayan kuruluşlar oldukları için; bizim onlara sağlayacağımız destek, aynı zamanda bu sivil toplum kuruluşlarının topluma sundukları katkıyı da artırır.</p>
<p>Bu nedenle, bizim için hassasiyet arz eden konu ve konularda (işçi hakları, hayvan hakları, kadın hakları, çocuk hakları v.b.) o alanlarda çalışan sivil toplum kuruluşlarını desteklemek hem bireysel olarak kendimiz için hem de toplum için fayda sağlayacaktır.</p>
<h5>Faaliyetlerini Beğendiğim STK’ları Nasıl Destekleyebilirim?</h5>
<p>• Çalışmalarını beğendiğimiz, faaliyetlerinin toplumsal fayda sağladığını düşündüğümüz sivil toplum kuruluşlarını sosyal medyada takip edebilir; paylaşımlarını çevremizde yaygınlaştırabilir ve bu faaliyetlerin daha geniş kesimler tarafından bilinmesini sağlayabiliriz.<br />
• Ayrıca, sivil toplum kuruluşlarına ayni ya da maddi olarak destek verebilir; bağış yapabiliriz.<br />
• Ek olarak, sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerine aktif olarak, gönüllü ve-veya üye olarak da katkı sunabiliriz.</p>
<p>* <strong>“Sivil Toplum Ne İşe Yarar?” adlı Sivil Düşün</strong> destekli çalışma kapsamında hazırladığım e-book’a <a href="https://www.slideshare.net/alasaraalasara/sivil-toplum-ne-ie-yarar" target="_blank" rel="noopener"><strong>buradan</strong></a>; <a href="https://www.youtube.com/channel/UCELNVc4Ak2euzYvrBcByUHg" target="_blank" rel="noopener"><strong>videolara ise bu bağlantıdan</strong></a> ulaşabilirsiniz. Çalışmanın tasarımı, video kurgu ve montajı Sevde Tunç’a; iletişim danışmanlığı Şevket Uyanık’a ait.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/03/sivil-toplum-ne-ise-yarar/">Sivil Toplum Ne İşe Yarar?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Salgına Dirençli Kentler için 10 Yaşamsal Gündem</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/07/salgina-direncli-kentler-icin-10-yasamsal-gundem/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Sep 2020 07:48:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Kent Konseyi]]></category>
		<category><![CDATA[salgına dirençli kentler]]></category>
		<category><![CDATA[Savaş Zafer Şahin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=57756</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ankara Kent Konseyi, salgına dirençli yerleşim alanlarının niteliklerine Başkent yerel yöneticilerinin ve paydaşlarının dikkatini çekmek amacıyla yaşamsal önem taşıyan gündem maddelerini bir araya getirdi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/07/salgina-direncli-kentler-icin-10-yasamsal-gundem/">Salgına Dirençli Kentler için 10 Yaşamsal Gündem</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Tüm dünyayı saran COVID-19 pandemisi, farklı ölçeklerdeki yerleşimler ve yönetsel yapılar arasındaki ilişkileri yeniden tanımlıyor. Yakın gelecekte, salgınla ilgili deneysel nitelikteki bilimsel araştırma ve önlemler bu ilişkilerle birlikte kentlerdeki yaşamın yeniden tanımlanmasına, kentlerin planlanmasına, yönetilmesine ve düzenlenmesine ilişkin anlayışların gözden geçirilmesini gerektirecek.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-57775 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/09/kentkonseyi.jpg" alt="ankara kent konseyi" width="261" height="261" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/09/kentkonseyi.jpg 400w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/09/kentkonseyi-160x160.jpg 160w" sizes="auto, (max-width: 261px) 100vw, 261px" />Çünkü kentlerin birer büyüme makinesi gibi algılandığı, yerel hizmetlerin de artan inşaat ve büyük projelere göre şekillendiği alışılageldik kent ve yerel yönetim yapılarının nicelik ve büyüklük odaklı yaklaşımlarının salgın karşısında etkisiz kaldığı görülmekte. Etkili bir aşı ve ilaç bulunsa bile, çevresel ve insan faaliyeti kaynaklı halk sağlığı sorunlarının bundan sonra en önemli gündem maddemiz olacağının farkındayız. Artık, kentlerde sağlıklı bir yaşam için kendi bünyesinin gücüyle salgınlara karşı dirençli, yaşanabilirlik temelinde yeniden ele alınmış kentler ve yerleşim alanları oluşturmak zorundayız. Kentlerimizin ortak aklı ve kentleşme sürecine ilişkin anlayışımızı bu gerçekler doğrultusunda yeniden ele almalıyız.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ankara Kent Konseyi, salgına dirençli yerleşim alanlarının niteliklerine Başkent Ankara’nın yerel yöneticilerinin ve paydaşlarının dikkatini çekmek amacıyla yaşamsal önem taşıyan gündem maddelerini bir araya getirdi. Bunun için halen dünyada ve Türkiye’de bu konuda yapılan bilimsel çalışmalardan ve tartışmalardan yararlanıldı. Kentin ortak aklını meydana getiren tüm paydaşların kendi içlerinde ve bir arada bu gündem maddelerini ele almalarının, geliştirmelerinin, uyguladıkları yenilikçi ve yaratıcı uygulamaları paylaşmalarının bundan sonraki salgın sürecine hazırlıklı olmak ve daha sağlıklı kentler oluşturabilmek için önemli olduğu düşünülüyor.</span></p>
<p><b>1. “Geleceği Planlarken Vizyoner ve Hızlı, Yönetimde katılımcı ve kapsayıcı olmak”:</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kentlerin kalkınma, mekânsal yapı ve yatırım planlamaları bugüne kadar sağlık ve dirençlilik çok fazla dikkate alınmadan gerçekleştirildi. Her yerleşim, salgına dirençli kentsel yapının ortaya çıkmasına uygun bir planlama yaklaşım ve modelini tartışmaya açmalıdır. Birbirinden ve gerçek ihtiyaçlardan kopuk bir planlama tarzı yerine, üzerinde uzlaşılmış çerçeve yaklaşımlara dayalı, kentin tarihsel, doğal ve kültürel değerlerine gerekli hassasiyeti gösterirken hızlı gerçekleştirilen yeni bir planlama anlayışı ile planlamanın gündem olmasına ihtiyacımız var. Bunun için de kimsenin dışarıda kalmadığı, kentin uzmanlık bilgisine sahip ve örgütlü tüm paydaşlarının kapsayıcı bir anlayışla sürece dâhil edildiği bir yönetim anlayışında ortaklaşmalıyız. Kutuplaşma, ötekileştirme, ayrımcılık olmayan bir süreç yönetimi salgına dirençli kentlerin temelini oluşturacaktır.</span></p>
<p><b>2. “Hizmette Yenilikçi ve Yaratıcı, Uygulamada Şeffaf ve Hesap Verilebilir olmak”:</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-57776 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/09/zafer-sahin-640x426.jpg" alt="zafer şahin" width="374" height="249" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/09/zafer-sahin-640x426.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/09/zafer-sahin-1024x682.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/09/zafer-sahin.jpg 1280w" sizes="auto, (max-width: 374px) 100vw, 374px" />Salgın öncesi dönemde, kentlerin gelişim sürecinde geldikleri aşama itibariyle alışılageldik hizmet tanımlarının ve hizmet sunum biçimlerinin çevresel açıdan sürdürülebilirliği ve halkın gerçek ihtiyaçlarına yanıt verip veremediği önemli bir tartışma konusuydu. Genişleyen yetki sınırları, etkin olmayan, verimsiz ve kaynakların sürdürülebilir kullanımına dayanmayan ulaşım, altyapı, konut, kentsel dönüşüm, kamusal alan kullanımı, halk sağlığı, peyzaj düzenlemesi ve pek çok diğer alandaki uygulamaların sorunları görülmekteydi. Salgınla birlikte bu sorunlar akut kentsel krizlerin ortaya çıkmasına sebep oldu. Bu sebeple, yerel yönetimlerin sundukları tüm hizmetlerin yeniden analiz edilmesi, değişen koşullara uygun yeni hizmet tasarımlarının yapılması gerekmektedir. Yenilikçi ve yaratıcı yaklaşımların hizmetlerin geliştirilmesi ve yeniden tanımlanması için kentlerdeki tüm paydaşlarla birlikte uygulanmaya konması gerekiyor. Uygulamada hizmet sunumuna ilişkin açık veri politikasıyla şeffaf ve hesap verilebilir bir anlayışın uygulamaya konması hizmetlerin yeniden tanımlanmasında sivil toplum ve özel sektörün de katkısının alınmasını sağlayacaktır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> 3. </span><b>“Kurumsal Kapasite Sahibi, Bilimsel Bilgi Üretimine Açık” olmak:</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Salgın döneminde ortaya çıkan ihtiyaçlar, yerel yönetimlerde daha önce öne çıkmamış bazı kurumsal niteliklerin önemini göstermiştir. Zor zamanlarda doğru kararlar alabilen, eldeki kaynakları daha etkin ve verimli kullanabilen, farklı toplum kesimlerini bir araya getirerek ortak akıl oluşturulmasını kolaylaştırabilen, alışılageldik hizmet alanları dışında yeni yaklaşımları deneyebilecek inisiyatifi alabilen, adil ve eşit hizmet sunumuna ilişkin olarak gerçek ihtiyaç sahiplerini tespit edebilen, kurumsal eşgüdüm ve işbirliklerine açık, etik farkındalığı yüksek yeni bir kurumsal yapı ve bu kurumsal yapının oluşumuna olanak tanıyacak personel yapısına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu ihtiyaç kaçınılmaz olarak akademi ve bilimsel bilgi üretimi yapan üniversitelerle ve bilimsel bilgi ile doğru ilişki kurulmasını gerektirmektedir. Bunun için bilimsel araştırma ve veriye dayalı hizmet sunumu, eldeki verilerin bilimsel araştırmalar için açık olarak paylaşılması, ortaklaşa ar-ge ve prototip üretimi faaliyetlerine girişilmesi, patent ve faydalı model hedefli yaklaşımlara geçilmesi gerekmektedir. Bu şekilde, yerel yönetimlerin faaliyetlerinin kendisi kalkınma ve dirençliliği inşa edecek bir ar-ge yaklaşımı haline gelecektir.</span></p>
<p><b>4. “Finansal Kaynak Yönetiminden Alternatif Kaynak Yönetimine Geçmek”:</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yerel yönetimlerin kullandıkları kaynaklar çok büyük ölçüde finansaldır. Merkezi idarelerin vergi gelirlerinden ayırdıkları pay ve yerel yönetimlerin başka alanlarda elde ettikleri gelirler yapılan yatırım ve harcamaların temelini teşkil etmektedir. Ancak, bunun sonucunda yerel yönetimler ağırlıklı olarak ihale yapan ve yöneten kurumlar haline gelmiş hizmet adı verilen faaliyetler içeriği sorgulanmayan işlere dönüşmüştür. Oysaki salgın süreci, ihale yaklaşımlarıyla yönetilemeyecek sorunların ve meselelerin bulunduğunu bize hatırlatmıştır. Büyük finansal kaynaklarla yapılacak devasa projeler yerine eldeki kaynakların akılcı kullanımı, halkın yardımlaşmasını kolaylaştıracak ara mekanizmaların tasarlanması ve küçük ama önemli ayrıntılarda değişiklikler yapılması, veri yönetimi ve içerik üretimi ile katma değer oluşturulması daha büyük önem taşır hale gelmiştir. Bunun yapılabilmesi için hizmetlerin yeniden tasarlanması çok önemlidir. Bu anlayışla yerel yönetimlerin parasal bir yönetimden kaynak yöneten aracı yapılara dönüşmesi gerektiği görülmektedir. Bunun için müşterekler adı verilen ortak kullanım ve dayanışma mekanizmalarına, kooperatiflerle iş birliklerine ve alternatif hizmet sunum, katılım ve birlikte üretim anlayışına geçilmesi gerekmektedir.</span></p>
<p><b>5. “Eşitlik ve Hakçalık için Yoksun ve Yoksulları İzleyebilmek”:</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Salgın süreci, kentlerde yaşayan insanlar için yoksulluk ve yoksunluğun yeni biçimlerinin ortaya çıkmasına sebep oldu. Bir yandan sosyo-ekonomik olarak alt gelir gruplarına mensup ve yardıma muhtaç insanların sayısı ekonomik durgunluğun da etkisiyle artarken bir yandan da gelir durumu yerinde olsa bile, salgının etkileri sebebiyle ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan yoksunlar kesimi ortaya çıktı. İstihdamın çok büyük bir kısmının hizmet sektöründe olduğu kentlerde, salgının etkileriyle yüzlerce iş kolunda faaliyet kısıtları, istihdam kayıpları ve görünmeyen mağduriyetler ortaya çıkarken, bazı işkollarında da çalışma şartları giderek daha da zorlaşmaya başladı. Bir kenti salgınlara karşı dirençli kılacak en önemli unsurun kentlilerin dayanışması olduğu düşünüldüğünde artık, kentteki yoksulluk ve yoksunlukları izleyebilme ve tespit edebilmenin çok önemli olduğu görülmektedir. Bu amaçla, eşit ve hakça hizmet sunum koşullarını sağlayabilmek adına, alışılageldik sosyal yardım anlayışının dışına çıkılarak gerçek ihtiyaç sahiplerine erişecek izleme ve değerlendirme sistemlerinin kurulması, buna yönelik olarak dayanışmacı bilgi ağlarının oluşturulması gerekmektedir.</span></p>
<p><b>6. “Gerçek Dayanışmayı Örgütleyebilmek İçin Aidiyeti ve Sahiplenmeyi Ateşlemek”:</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Salgın öncesi dönemde dayanışma ve yardımlaşma faaliyetleri, bireylerin tercihleriyle belli zamanlarda ağırlıklı olarak kültürel unsurlarla belirlenen bir süreç olarak görünüyordu. Salgın bize, dayanışmanın bir kentli topluluk olarak var olmanın esas şartı olduğunu hatırlattı. Bireysel tercihlerden öte, yoksunluk ve yoksulluk sorunlarını ortadan kaldırabilmek, kriz anlarıyla başa çıkabilmek için dayanışmanın örgütlenmesinde daha farklı bir ruh haline ihtiyaç duyulmaktadır. Kentlilerin yaşadıkları sokak, mahalle, semt ve kent ölçeğinde dayanışmanın örgütlenmesine katılabilmeleri için aidiyet ve sahiplenme duygularının güçlendirilmesi ve yeni bir duygudaşlık yaratılması çok önemlidir. Bu duygudaşlık, maddi kazanım ve beklentilerin ötesine geçen, kamusallık hissinin ağır bastığı, bürokratik ve siyasi ayrımcılıktan arındırılmış ve gerçek sorunlara odaklanan bir anlayışla şekillenmelidir. Bunun için kültürel, sanatsal ve sporla ilgili faaliyetlerin kentle ilişkisinin yeniden düşünülmesi yaşamsaldır.</span></p>
<p><b>7. “Salgına Dirençli Kentsel Kamusal Mekânları Tasarlamak ve Dönüştürmek”:</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Salgınla birlikte kentsel yaşamda doğal, yeşil ve açık alanların, insani etkileşimde bulunabileceğimiz kamusal mekanların, yaya mekanlarının, kentteki simgesel alanların ve hafıza mekanlarının önemini yeniden keşfetmeye başladık. Artık kapalı ve salgın türü halk sağlığı sorunlarının büyümesine sebep olacak devasa yapılar yerine insan ölçeğinde, salgın önlemlerinin hayatın akışını kesmeyecek şekilde uygulanabileceği mekanlara ihtiyaç duyulmaktadır. Yaya ve bisiklet yollarının, erişilebilirliğin, kent için kamusal alanların yeniden ele alınması ve tasarlanması, miktarlarının arttırılması gerekmektedir. Bunun için yüzeysel çözümlerden kaçınılan, iklim, bitki örtüsü ve kültürel mirasa hassasiyet gösteren katılımcı bir tasarım süreci başlatılması çok önemlidir. Bir sonraki halk sağlığı sorununa kentleri hazırlamanın yolu, kamusal mekanları dönüştürmekten geçmektedir.</span></p>
<p><b>8. “Etkin ve Güvenilir İletişim Mecralarıyla Halkın Farkındalığını Arttırmak”:</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Salgın döneminin verdiği en önemli derslerden birisi de halkın alınan önlemleri, uygulanan politikaları ve sonuçlarını öğrenmesi ve konulan kurallara uyması için etkin ve güvenilir iletişim kanallarının önemine ilişkindi. Ana, alternatif ve sosyal medya kanallarının, doğru ve inandırıcı bilgilendirme ile kullanımının, salgın önlemlerinin doğru uygulanmasındaki önemi çok iyi anlaşıldı. Özellikle yerel medya ve yerel yönetimlerin bilgilendirme kanallarının kullanılmasının, verilecek mesaj ve kanalın seçiminin salgınla mücadelede önce gelen araçlar olduğu anlaşıldı. Bu konuda yanlış bilgi, komplo teorisi ve dezenformasyonun önlenmesi ve liyakat sahibi uzmanların hazırlayacakları yetkin bilgi kaynaklarının toplumsal davranış kalıpları dikkate alınarak paylaşılması büyük önem taşımaktadır. Farkındalığın arttırılması için etkin kullanılabilecek bir iletişim mecrası alınacak pek çok önlemin yerini bulmasını sağlayacaktır.</span></p>
<p><b>9.“Kentsel İşlevlerin Yeniden Dönüştürülmesi, Sağlıklı Kent İşlevleri Tanımlamak”:</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Salgın öncesi dönemde kentlerde yer alan işlevlerin ve arazi kullanımlarının ağırlıklı olarak işyeri ve konut ayrımına dayalı, her bir işlevi ve işlev gruplarını kendi içine kapalı tesisler şeklinde gelişmeye başladığı görülmekteydi. Güvenlikli siteler, karma kullanımlı rezidanslar, avm’ler ve benzeri kentsel işlevlerle sanayi ve ofis alanlarının birbirlerinden ayrılması kent içerisinde çok ciddi bir nüfus hareketliliği oluşturmaktaydı. Salgın sonrasında kentsel işlevlerdeki bu ayrışma hem evden çalışmanın artması hem de açık alanlarla ilişkinin artması ihtiyacı ile birlikte tartışmaya açıldı. Artık, kent içerisinde mahalle odaklarının ve yürüme mesafesinde ulaşılabilir kentsel hizmetlerin ve işlevlerin ortaya çıkmasına yönelik bir düşünce yaygınlaşmakta. Bu şekilde halk sağlığı ve dayanışma açılarından daha dirençli bir yerleşim yapısının ortaya çıkabileceği iddia edilmektedir. Kentlerin gelişimini yönlendiren planlama kararlarının ve kentsel işlevlerin bu gözle yeniden değerlendirilmesi önemlidir.</span></p>
<p><b>10.“Yerel ve Sürdürülebilir Ekonomik Dinamikleri Harekete Geçirmek”:</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Küreselleşme süreci, salgın öncesi dönemde dünyanın belli bölgelerinin üretim üsleri haline gelmesini sağlamış ve yerel ekonomiyi tehdit eden tek tipleşmeyi öne çıkarmıştı. Uluslararası tüketim kalıpları lüks tüketimle birlikte yerel ekonomik değerlerin geri plana atılmasına sebep olmaktaydı. Ancak, salgın süreci, uluslararası tedarik zincirinin kırılganlaşmasına ve kopmasına sebep olurken, kendi kendine yetmek ve yerel üretim yaklaşımlarını tekrar hatırlattı. Kentlerin yakın çevresi ve içinde bulundukları tarım havzaları ile kırsal kalkınma yaklaşımları çerçevesinde yeniden ilişkilenmesi, yerel işletmelerin desteklenmesi artık eskisinden çok daha önemli hale gelmektedir. Kentsel lojistik ve tedarik zincirlerinin kentin yakın çevresindeki tarımsal üretimden daha etkin bir şekilde yararlanması için yeniden yapılandırılmasını gerektirmektedir. Bunun yanı sıra, coğrafi işaretli ürünler, yerel esnaf ve firmaların, sürdürülebilir bir ekonomi için desteklenmesi gerekmektedir. Bu şekilde, salgın türü kriz dönemlerinde kendi kendine yetebilen bir kentsel ekonomi inşa edilebilecektir.</span></p>
<p>Prof. Dr. Savaş Zafer Şahin</p>
<p>Ankara Kent Konseyi Başkan Yardımcısı</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/07/salgina-direncli-kentler-icin-10-yasamsal-gundem/">Salgına Dirençli Kentler için 10 Yaşamsal Gündem</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
