<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>alevi medyası arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/alevi-medyasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/alevi-medyasi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Sep 2019 09:47:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>alevi medyası arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/alevi-medyasi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Alevi Medyası Nasıl Daha Etkili Olur?   </title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/06/22/alevi-medyasi-nasil-daha-etkili-olur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cafer Solgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Jun 2019 09:15:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Etnik Kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi]]></category>
		<category><![CDATA[alevi medyası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=39926</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uzun süredir yeniden kendi kabuklarına çekilme eğilimi içerisine giren Alevilerin, varlığından hoşnut oldukları medyayı aktif bir şekilde sahiplenmeleri gereği var. Alevi medyası, yeri geldiğinde doğal, gönüllü bir muhabir olan, yeri geldiğinde eleştirileriyle, önerileriyle etkide bulunan "aktif" bir izleyici kitlesine ihtiyaç duyuyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/06/22/alevi-medyasi-nasil-daha-etkili-olur/">Alevi Medyası Nasıl Daha Etkili Olur?   </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft wp-image-39918" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/06/ŞükrüYıldız-1-640x360.jpg" alt="" width="360" height="203" />Şükrü Yıldız sosyal medya imkanlarının yayıncılığı herkesin yapabileceği bir düzeye taşıdığını ve bunun özellikle gençlere ulaşmak isteyen Alevi kurumlarının dikkate alması gereken bir yeni durum olduğunu vurgularken, Alevi kurumlarının televizyonculuk, gazetecilik yapmaktan da vazgeçmeleri gerektiğini söylüyor: &#8220;Alevi medyasının hem yazılı, hem de görsel anlamda geliştirilmesi Aleviler önünde duran bir zorunluluk. Bu alanda sosyal medya geleceğin medyası olarak önümüzde durmakta. Çok değişik çevrelerin kolayca yayın yapmasına ve fikirlerini yaymasına olanak veriyor. Yayıncılığı pahalı bir iş olmaktan çıkarmış bulunuyor. Özellikle de gençliğe ulaşmak isteyen kesimlerin elindeki en etkin araç. Diğer bir konu da Alevi kurum ve kuruluşlarının artık elini taşın altına koyup televizyonculuk, gazetecilik yapmaktan vazgeçmesi gerekiyor. Şimdiye kadar ki Alevi medyasında çalışmış ve yetişmiş olan yüzlerce medya çalışanı var. Bunlar yan yana getirilmek suretiyle yayıncılık yapılması doğru mecrada bir gelişmeye vesile olacaktır. Artık kurumların kendisini aşma dönemi gelmiştir.&#8221;</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yıldız bu düşüncesini, kurumların yönettikleri medyayı &#8220;kendilerini temsil&#8221; üzerine kurgulamalarına bağlıyor ve &#8220;Habercilik ve tartışma programlarında aleyhlerine olduğunu düşündükleri şeylerin yayınlanmaması için elindeki kurumsal ilişkileri devreye sokuyorlar&#8221; diyor. </span></p>
<p><b><img decoding="async" class=" wp-image-39915 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/06/DoğanBermek-1-640x360.jpg" alt="" width="368" height="207" /></b>Doğan Bermek<span style="font-weight: 400;"> de Alevi kurum yöneticilerinin Alevi medyasına bakış açısıyla ilgili gözlemini şu şekilde ifade ediyor: &#8220;Kendi politik görüşlerine uygun yayınları izliyorlar. Alevilik inanç ekseninde değil politik, popülist eksenlerde kullanılmaya çalışılıyor.&#8221;</span></p>
<p>Hatice Çevik<span style="font-weight: 400;"> aynı konuda keyfiliğin önüne geçmenin yayın ilkeleri belirlenmesiyle mümkün olabileceğine vurgu yapıyor: &#8220;Yayın ilkelerinin belirlenmesi çok önemli; yoksa kurum yöneticilerinin ya da medya yöneticilerinin değişmesi ile yayın politikasının yapboza çevrilmesi emeği yok edecek, geleceğe taşınmasını mümkün kılmayacaktır. Bu nedenle ilkesel hareket edilerek yola hizmet edilebileceği kanaatimdeyim.&#8221;</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Alevi kuruluşlarının artık elini taşın altına koyup televizyonculuk, gazetecilik yapmaktan vazgeçmesi gerekiyor. Şimdiye kadar Alevi medyasında çalışmış, yetişmiş yüzlerce medya çalışanı var. Bunlar yan yana getirilmek suretiyle yayıncılık yapılması doğru mecrada bir gelişmeye vesile olacaktır. Artık kurumların kendisini aşma dönemi gelmiştir.</span></p></blockquote>
<p>Nilgün Mete<span style="font-weight: 400;"> Alevi kurumlarının Alevi medyasına yaklaşımı ile ilgili işlerini çok da rahat yapamadıklarını ifade ediyor: &#8220;Bazen yaptığımız haberlerden dolayı kimi kurum başkanları ve kişiler hedef alabiliyor. Bu geneli, büyük tabloyu görmediklerinden kaynaklanıyor. AKP iktidarının antidemokratik tutumu, yapılan habere, haberciye saldırısı, müdahalesi maalesef tüm toplum kesimlerine de yansıyor. Bu kötü alışkanlıktan kurtulmak zorunda herkes. Yoksa biz medya çalışanları işimizi nasıl özgürce yapacağız!&#8221;</span></p>
<p><b>&#8216;Aleviler Medyalarına Sahip Çıkmalı&#8217;</b></p>
<p><b><img decoding="async" class=" wp-image-39928 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/06/NilgünMete-1-640x360.jpg" alt="" width="338" height="190" /></b>Nilgün Mete<span style="font-weight: 400;">, Alevi kurumlarının zaten kısıtlı olan medya imkanlarını gereğince iyi kullanmadıkları kanısında: &#8220;Haber değeri olan durumların bile bazen farkında değiller. Örneğin bir cemevinin elektriği aylar öncesinde kesilmiş, karanlıkta cem yapıyorlar ve bu mağduriyet medyaya bildirilmiyor.&#8221;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mete kendi deneyiminden hareketle &#8220;PİRHA olarak epey çaba sarf ediyoruz&#8221; diyor ve devam ediyor. Biz Alevilere ulaşıyoruz çoğunlukla. Oysa kurumlar olsun, Alevi yurttaşlar birebir olsun kendi sesi olan medyaya ulaşmayı artık bilmeli, öğrenmeli.&#8221; Mete&#8217;nin gözlemi, medyayı sorunları doğrultusunda harekete geçirme konusunda Alevilerin henüz yeterli bir duyarlılık sergilemediklerini düşündürüyor kuşkusuz. </span></p>
<p><b>&#8216;Gençleri İkna Edecek Bir Yayıncılık Gerekli&#8217;</b></p>
<p>Şükrü Yıldız<span style="font-weight: 400;"> güncel duruma ilişkin olarak, “Bir Alevi medyası var demek, abartı olur” diyerek ekliyor: “Alevi medyasını varlığını iddia etmek abartı olur. Alevi kurumlarının yayın organları var demek daha doğru bir yaklaşım. Lakin bu da giderek aşılıyor. Özellikle internet yayıncılığı bunun oluşmasına imkan veriyor.” Yıldız mevcut Alevi yayınlarının izleyici kitlesinin önemli ölçüde kırsal kesimler ve yaşlılar olduğu kanısında ve buradan hareketle “Gençleri ikna edecek bir yayıncılık gerekli” diyor.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Aleviler haber değeri olan durumların bile bazen farkında değiller. Örneğin bir cemevinin elektriği aylar öncesinde kesilmiş, karanlıkta cem yapıyorlar ve bu mağduriyet medyaya bildirilmiyor.</span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Yıldız, Alevi medyasının yaşadığı sıkıntılar bakımından iki hususa dikkat çekiyor: “Alevi medyasının temel sorunlarından bir tanesi maddi olarak bu yayınları destekleyecek kurumsal bir aklın olmayışı ve sermayedar kesimin Alevi yayıncılığında ticari bir getiri görememiş olmalarıdır. İkinci bir durum da Alevi entelektüellerin Alevi kimlikleriyle barışık olmalarından kaynaklı uzak durmalarıdır. Kendilerini Alevi kimliğiyle ifade etmek istemeyen ‘yetenekli’ kesimlerin Alevi medyasıyla ilişkilenmeyi menfaatlerine uygun düşmediğini düşünmeleri farklı bir cepheden Alevi medyasına katılımcılığı düşürmektedir.Kısacası Alevi medyası da popüler saldırının baskısı altında&#8230;”</span></p>
<p><b><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-39929 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/06/HaticeÇevik-640x427.jpg" alt="" width="334" height="223" /></b>Hatice Çevik<span style="font-weight: 400;">’e göre esas sorun ise, Alevi medyasının kendi içinde bir “bütün” oluşturamaması: “Kişi ya da kurumların sisteme ve Aleviliğe bakış açısı yayın çizgisini de belirliyor.” Çevik, mevcut yayınların güç şartlar altında sürdürüldüğünü belirterek bütün eksikliklerine rağmen “birbirimizden haberdar olmak adına” bu çabaların desteklenmesi gerektiğini vurguluyor ve Alevilerin, Alevi kurumların daha özverili olmaları gereğine dikkat çekiyor.</span></p>
<p><b>Sonuç</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Alevi medyasını tartışıyoruz ama aslında &#8220;merkez medya&#8221;, &#8220;ana akım medya&#8221; denilen medyanın toplum nezdinde ne denli &#8220;etkili&#8221; ve özellikle de &#8220;güvenilir&#8221; olduğu da bir tartışma konusu. &#8220;Ana akım&#8221; medyaya güvenmeyenlerin ise sadece Aleviler olmadığı biliniyor. Uzun süredir medya, &#8220;güvenilirlik&#8221; anketlerinde &#8220;En az güvenilen&#8221; sıralamasının üst sıralarında yer alıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sorunları, talepleri, beklentileri ile birlikte ülkemizde Aleviler var. Sorun, talep ve beklentilerinin görmezden gelinmesi birincisi tabii ki bu gerçeği ortadan kaldırmıyor ve ikincisi, kendi gerçeklerini görebilecekleri, duyurabilecekleri bir medya ihtiyacını da ortaya koyuyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2000&#8217;li yılların başlarında Avrupa&#8217;da başlayıp Türkiye&#8217;de peş peşe açılan Alevi televizyon kanalları, patronlarının farklı beklentileri bir yana, Alevilerin artık &#8220;gizli-saklı&#8221; olmaktan uzaklaşıp kimlikleri, talepleri ile birlikte &#8220;görünür&#8221; hale gelmelerinin kaçınılmaz sonuçlarından biriydi. Ekonomik sorunlarının üstesinden gelemeyip peş peşe kapandılar ama yerlerine yenileri açıldı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-39930 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/06/İzmir_Miting.jpg" alt="" width="346" height="189" />Alevilere yönelik yayın yapan medya organlarının altı çizilen sorunları şu şekilde özetlenebilir: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Alevilerin &#8220;Alevi&#8221; kimlikleri, inançları nedeniyle yaşadıkları sorunlar ve talepleri var. Sorunun bu ayırt edici özelliğini göz ardı edip Alevileri herhangi bir &#8220;muhalefet aracı&#8221; olarak ele almak, &#8220;ideolojik&#8221; açıdan anlaşılabilir; fakat çözüm noktasında Alevilere çok da yararı bulunmamaktadır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Alevi kurumları, Alevi medyasını bazı kişisel ikbal hesaplarının uzantısı olarak &#8220;yönetmek-yönlendirmek&#8221; gayretkeşliğinden vazgeçerek haberleri ile, programları ile kaliteli bir Alevi medyasının gelişmesini &#8220;doğal&#8221; misyonları olarak ele almak sorumluluğu ile baş başadırlar.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Esas sorun Alevi medyasının kendi içinde bir bütün oluşturamaması.  Kişi ya da kurumların sisteme ve Aleviliğe bakış açısı yayın çizgisini de belirliyor. Eksikliklerine rağmen birbirimizden haberdar olmak adına Alevi medyasının desteklenmesi gerekir.</span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Uzun süredir yeniden kendi kabuklarına çekilme eğilimi içerisine giren Alevilerin, varlığından hoşnut oldukları medyayı aktif bir şekilde sahiplenmeleri gereği var. Alevi medyası, yeri geldiğinde doğal, gönüllü bir muhabir olan, yeri geldiğinde eleştirileriyle, önerileriyle etkide bulunan &#8220;aktif&#8221; bir izleyici kitlesine ihtiyaç duyuyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Alevi sermaye sahiplerinin meseleye &#8220;ticari&#8221; kaygılarla yaklaşması ilk bakışta normal olsa da, sıradan Alevi yurttaştan farklı bir özverili tutum sergilemesi beklenmektedir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Alevi medyasının daha &#8220;etkili&#8221; olması, sadece Aleviler için değil bir &#8220;ortak payda&#8221; olarak herkesin kendi dini, etnik, siyasi düşünceleri, değerleriyle özgürce yaşaması çabası, hedefi, özlemi açısından da gerekli ve önemlidir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Alevi medyası daha etkili bir duruma eriştiği oranda, bunun en doğrudan sonuçlarından biri, merkez medyayı dönüştürme etkisi yaratması olacaktır. Ancak o zaman kendi bünyelerinde Alevi inancına, kültürüne, sorunlarına daha duyarlı olmaları gerektiğini nihayet kabulleneceklerdir.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/06/22/alevi-medyasi-nasil-daha-etkili-olur/">Alevi Medyası Nasıl Daha Etkili Olur?   </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alevi Medyası İhtiyaç mı? </title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/06/21/alevi-medyasi-ihtiyac-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cafer Solgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Jun 2019 08:06:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Etnik Kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[alevi medyası]]></category>
		<category><![CDATA[Doğan Bermek]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyin Kelleci]]></category>
		<category><![CDATA[Mahmut Akgül]]></category>
		<category><![CDATA[Nilgün Mete]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=39908</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kendisini 'sol' olarak tanımlayan medya Alevileri doğal bir 'muhalefet' aracı olarak görüyor. Ancak Alevilerin 'Alevi' oluşlarından kaynaklanan sorunlarının çözülmesi, taleplerinin karşılanması ile çok da ilgili oldukları söylenemez. Aleviler 'zorda' oldukları müddetçe Aleviler üzerinden de 'muhalefet' yapılabilmektedir ve onları ilgilendiren de budur.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/06/21/alevi-medyasi-ihtiyac-mi/">Alevi Medyası İhtiyaç mı? </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Görüştüğümüz Alevilere yönelik medya kuruluşlarında çalışmış veya halen çalışmakta olan gazeteci, yazar, sivil toplum aktivistleri mevcut medyanın Alevilerin sorun ve taleplerine ilgisiz kalmaları nedeniyle bir &#8220;Alevi medyası&#8221;nın gerekli olduğuna işaret ediyorlar. Ana akım medya Alevilerle ilgili gelişmelere duyarsız kalıyor, konuyla ilgili bir &#8220;uzmanlaşma&#8221; ihtiyacı hissetmiyor ve iktidardan esen rüzgarlara göre tutum belirliyorsa, Aleviler ya medyadan hiçbir şey beklemeyecekler ya da kendi medyalarını oluşturacaklardır. &#8220;Ne gerek var Alevi medyasına?&#8221; şeklinde özetlenebilecek düşünce sahipleri de var. Bu şekilde düşünenlerin genel olarak kendini &#8220;sol&#8221; olarak tanımlayan çevreler olduğu görülüyor. Madem &#8220;sol&#8221; medya bütün ezilenler, emekçiler, &#8220;ötekiler&#8221; için yayın yapmaktadır, mazlum ve mağdur Alevilerin hakları için de yayın yapılmaktadır, o halde “Alevi medyasına” da gerek yoktur! Kimi kendini &#8220;solda&#8221; tanımlayan Alevilerin de benimsediği bu eleştirel düşüncenin kendince &#8220;tutarlı&#8221; görünen gerekçesi bu şekilde özetlenebilir.&#8217;</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Alevi bölgelerinin ekrana yansıtılması Aleviler arasında ilişkilerin gelişmesine ve bir birini tanımalarına vesile olmuştur. Bir izleyicinin &#8216;Lo em çikastar pirbine (oğul ne kadar çokmuşuz)&#8217; cümlesinde ifadesini bulan ruhi durum bu yayınlarla sağlandı&#8217;</span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Fakat bu yaklaşım ilk bakışta göründüğü kadar &#8220;tutarlı&#8221; değil. Çünkü Alevileri &#8220;muhalefet&#8221; yapmanın &#8220;araç&#8221; ve &#8220;argümanlarından&#8221; biri olarak görmekle malul. Aleviler, mazlum ve mağdur oluşları nedeniyle doğal bir &#8220;muhalefet&#8221; yapma aracı olarak ele alınıyor. Alevilerin &#8220;Alevi&#8221; oluşlarından, yani inançlarından kaynaklanan sorunlarının çözülmesi, taleplerinin karşılanması ile çok da ilgili oldukları söylenemez. Aleviler &#8220;zorda&#8221; oldukları müddetçe Aleviler üzerinden de &#8220;muhalefet&#8221; yapılabilmektedir ve &#8220;önemsenen&#8221; de budur. Bu açıdan </span>Doğan Bermek<span style="font-weight: 400;">&#8216;in merkez medya için dile getirdiği eksiklik (Konuyu bilen uzman çalıştırma gereği duymama) &#8220;sol&#8221; veya &#8220;alternatif&#8221; ya da &#8220;muhalif&#8221; denilen medya için de kendisini göstermektedir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Realite bu olunca &#8220;Alevi medyası&#8221;, Aleviler için bir ihtiyaç olmaktadır. Bunun aksini düşünmek, Alevilerin sorun ve taleplerinin karşılanması istek ve beklentilerinden vazgeçmelerini istemekten farksızdır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Belirtmek gerekir ki, &#8220;Alevi medyası&#8221; derken bir kurumsal yapıdan söz etmiyoruz. Alevilere yönelik yayın yapan TV kanalları, radyolar, internet siteleri var. Biraz yakından bakıldığında bunların da birbiriyle kayda değer bir iletişim veya koordinasyon içerisinde olmadıkları görülür. Bunun da en önemli nedeni, ideolojik tercihlerdeki farklılıklardır denebilir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-39913 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/06/ErgülŞanlı.jpg" alt="" width="336" height="336" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/06/ErgülŞanlı.jpg 582w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/06/ErgülŞanlı-160x160.jpg 160w" sizes="auto, (max-width: 336px) 100vw, 336px" />Bir dönem (2006) Alevilere yönelik yayın yapan bir TV kanalında program yapan Alevi dedesi </span>Ergül Şanlı<span style="font-weight: 400;">, &#8220;Alevi televizyonu diye yayın yapanlar aslında siyaset yapıyorlardı. Bu kanalların bazı patronları TV aracılığıyla sanki Alevileri temsil ediyorlarmış gibi davranıp siyasi hesaplar yapıyorlardı&#8221; diyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bununla birlikte 2000&#8217;li yıllarla birlikte önce Avrupa&#8217;da yayına başlayıp sonra merkezlerini Türkiye&#8217;ye taşıyan Alevi TV kanalları bir &#8220;ilk&#8221; olmaları itibarıyla önemli bir misyonu da yerine getirdiler. Çoğu kısa süre sonra ekonomik nedenlerle kapanan bu televizyonlar vesilesiyle yurdun dört bir yanındaki Aleviler, denilebilir ki ilk defa birbirlerinden haberdar oldular, &#8220;görünür&#8221; oldular. </span></p>
<p>Şükrü Yıldız<span style="font-weight: 400;"> bu durumu şu sözleriyle dile getiriyor: &#8220;Alevi televizyonları, Alevileri gerçek anlamda yansıtma gücünün çok gerisinde bir alt yapı ile yayına girmiştir. Bu kanalların böyle bir iddiada bulunması da doğru değildir. Fakat verili durumu tespit ve ekrana taşımada büyük rol oynamışlardır. Alevi bölgelerinin ekrana yansıtılması Aleviler arasında ilişkilerin gelişmesine ve bir birini tanımalarına vesile olmuştur. Bir izleyicinin &#8216;Lo em çikastar pirbine (oğul ne kadar çokmuşuz)&#8217; cümlesinde ifadesini bulan ruhi durum bu yayınlarla sağlandı.&#8221;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-39915 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/06/DoğanBermek-1-640x360.jpg" alt="" width="377" height="212" />&#8220;Aslında 90ların sonu ve 2000&#8217;lerin başında bir dönem Alevi medyasından söz edilebilecek bir ortam vardı. Ama Alevi medyası bu fırsatı kullanamadı ya da çok yetersiz kaldı. O günler iyi değerlendirilebilse idi bugün çok güçlü bir Alevi medyamız olabilirdi&#8221; diyen </span>Doğan Bermek<span style="font-weight: 400;">, mevcut Alevi kanalların yetersizliğini ise şu sözleriyle dile getiriyor: &#8220;Bugün Alevilere dönük yayın yapan medya, sadece Alevi müziğinden örnekler sunuyor, ama sunumlarda müziğin arka planı, nefesin sözleri ve anlamı çoğunlukla kayıp. Haberler herhangi bir günlük haber gibi veriliyor bir süreğin içinde oldukları fark edilmiyor. Anma günleri herhangi bir biçimde kültürel bağlamları içinde anlatılamıyor. Kısaca yeterli ve etkili olamıyor.&#8221;</span></p>
<p><b>Alevi Medyası Gerçekten &#8216;Alevi Medyası&#8217; mı?</b></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-39916 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/06/NilgünMete_2-640x640.jpg" alt="" width="314" height="314" />Nilgün Mete<span style="font-weight: 400;"> &#8220;Patronları Alevi olan medya organları var, evet&#8221; diyerek ekliyor: &#8220;Ama bu TV ve radyo kanalları, internet gazeteleri ne kadar Alevi medyası? Alevi medyası tanımına uyuyorlar mı? Alevilerin yaşadıkları sorunları sayfalarına, stüdyolarına ne kadar, nasıl taşıyorlar? Sadece türkü programlarıyla, muharrem ayında 12 gün yapılan programlarla Alevi medyası tanımı içine girmemeli bu söz konusu medya organları.&#8221; </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mete&#8217;nin eleştirisinin temelinde ise &#8220;asimilasyon&#8221; kaygısı var: &#8220;Türkiye’de Alevilik Yolu, yoğun bir Sünni ve Şii müdahalesiyle karşı karşıya. Aleviler, özellikle Alevi çocuklar, gençler asimile ediliyor. Bu yönde uygulanan devlet ya da iktidar destekli projeler var. Kendisine Alevi medyasıyız diyen bu medya organları asimilasyon politikalarına karşı duruş sergiliyor mu? Karşı haberler yapıyor mu? Asimilasyon çalışmalarını, uygulamalarını dillendiriyor mu? Gerçek anlamda Alevi medyası olamamalarının sebepleri var elbette. Patronun, çalışanların niteliğinin, Alevi Yolu’na ilgisinin, yakınlığının, duyarlılığının önemli olduğunu düşünüyorum. &#8220;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-39917 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/06/MahmutAkgül_1-640x427.jpg" alt="" width="276" height="184" />Yol TV&#8217;den </span>Mahmut Akgül<span style="font-weight: 400;">, &#8220;Alevi medyası&#8221; şeklindeki bir tanımlamanın baskı, asimilasyon ve inkar politikalarıyla ilgili olduğunu savunarak &#8220;Bu nedenle Alevilerin medyaya şüphesiz ki ihtiyacı var&#8221; diyor ve devam ediyor: &#8220;Aleviler 2000&#8217;li yıllarda, kendi medyası ile, hem yaşamsal hem de kamusal alanda görülmeye başlamıştır. Bununla birlikte ana akım medyada Alevilik ile ilgili söylenen tüm çarpık sözler ve tanımlamalar tartışılmaya başlanarak, kendi dilleri ile kendilerini anlatmaya başlamışlardır. Bu başlangıç, ayni zamanda Alevilerin kimlik mücadelesinin daha belirginleştiği dönem olmuştur.&#8221;</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;"> &#8216;Alevilere dönük yayın yapan medya, sadece Alevi müziğinden örnekler sunuyor, ama sunumlarda müziğin arka planı, nefesin sözleri ve anlamı çoğunlukla kayıp. Haberler herhangi bir günlük haber gibi veriliyor bir süreğin içinde oldukları fark edilmiyor. Anma günleri herhangi bir biçimde kültürel bağlamları içinde anlatılamıyor&#8217;</span></p></blockquote>
<p><b>Alevi Medyası Ne Kadar Etkili?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Alevi medyası olarak adlandırılsın ya da adlandırılmasın, esas olarak Alevi yurttaşlara yönelik yayın yapan, diğer medya organ ve araçlarının aksine esas olarak Alevilik ve Alevilerle ilgili gelişmeleri duyuran az sayıda da olsa TV kanalı, internet haberciliği yapan web siteleri, kişisel ya da gençlik ve kadınlar başta olmak üzere çeşitli gruplaşmaların koordine ettiği sosyal medya sayfaları var. Ama kuşkusuz &#8220;medya&#8221; deyince halen yazılı ve görsel basın araçları akla geliyor. Sahipleri ve çalışanlarının fedakarlığıyla yayın yapan, ayakta kalmaya ve okuruyla buluşmaya çalışan bazı dergiler var; ama genel olarak hedeflediği kitleye ulaşma bakımından etkili bir yazılı medya aracının varlığından bahsetmek mümkün değil. Bazıları ekonomik nedenlerle, bazıları KHK&#8217;lerle kapatılan TV kanalları bir yana halen uydu üzerinden güç şartlarda yayın yapan televizyonlar var. Fakat denilebilir ki bundan ortalama bir tarih vermek gerekirse 10 yıl öncesi kadar etkin ve etkili olamıyorlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çeşitli Alevi televizyon kanallarında yaptığı programlarda izleyicilerine yurt sathındaki Alevi yurttaşların yaşamlarından, kültürlerinden, tarihlerinden kesitler sunan </span>Hüseyin Kelleci<span style="font-weight: 400;">, &#8220;Şu anda etkili bir Alevi medyası yok, Aleviler üzerinde olması gereken etkiyi yaratmaktan uzak kalıyorlar&#8221; diyor. </span>Ergül Şanlı<span style="font-weight: 400;"> da aynı kanaati paylaşıyor. </span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-39918 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/06/ŞükrüYıldız-1-640x360.jpg" alt="" width="448" height="252" />Şükrü Yıldız<span style="font-weight: 400;">&#8216;ın da bu konuda ilginç bir gözlemi var; &#8220;Temelde Aleviler kendilerine yönelik yayınların olmasından ve bu yayınlarda kendilerini görmekten memnuniyet duyuyorlar. Lakin bunu ifade ediş biçimleri her halde yayınların durduğu veya kapatmaların yaşanmasından sonra daha iyi ifade etmeye başladılar.&#8221;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">PİRHA&#8217;dan gazeteci </span>Nilgün Mete<span style="font-weight: 400;">, Alevilerin Alevi medyasına bakışını değerlendirirken &#8220;Mevcut medya içinde kendilerini göremeyen Alevi yurttaşlar, biraz olsun seslerini duyuran medyayı önemsiyor. Alevi medyası olarak gördükleri televizyon kanallarını, ajansını, radyoları, gazeteleri ellerinden geldiğince destekliyorlar&#8221; diyor ve daha başarılı ve etkin bir gazetecilik için PİRHA deneyiminden hareketle, Alevi yurttaşlarla yerlerinde buluşmanın önemine dikkat çekiyor: &#8220;Biz ajans olarak köylere kadar gidiyoruz. Oradaki canlarla kucaklaşıyoruz. Bundan çok mutlu oluyorlar ve kendi sesleri olan ajansla tanışıyorlar. Ciddi bir şekilde Alevi toplumuyla buluşmak lazım. Bu başarıldığı sürece Aleviler de umduğunu mutlaka bulacaktır, medyasına sahip çıkacaktır. Bu karşılıklı etkileşim meselesi. Çok emek vermek gerekiyor.&#8221;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yol TV&#8217;dem </span>Mahmut Akgül<span style="font-weight: 400;">, Alevi televizyonların &#8220;Toplumdaki aidiyet duygusunu öne çıkardıklarını&#8221; belirterek Yol TV deneyiminin &#8220;Alevi kimliği, Alevilerin istemleri ve Alevilik konularında aidiyet duygusu yaratırken, toplumda ötekiler diye adlandırılan kesimlerin de sesi olmuştur&#8221; görüşünü savunuyor.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Patronları Alevi olan medya organları var, evet. Ama bu TV ve radyo kanalları, internet gazeteleri ne kadar Alevi medyası? Alevi medyası tanımına uyuyorlar mı? Alevilerin yaşadıkları sorunları sayfalarına, stüdyolarına ne kadar, nasıl taşıyorlar? Sadece türkü programlarıyla, muharrem ayında 12 gün yapılan programlarla Alevi medyası tanımı içine girmemeli bu söz konusu medya organları&#8217;</span></p></blockquote>
<p>Doğan Bermek<span style="font-weight: 400;"> ise Alevilere yönelik yayın yapan televizyonlar için farklı bir gözleme sahip: &#8220;Alevi yurttaşlar biraz çaresizlikten, biraz da alışkanlıktan izliyorlar ama dinlemiyorlar. Yani ekran açık ama müzik yoksa çok özel haller dışında yayını dinleyen de pek yok sanıyorum.&#8221; Bermek bunun nedenini ise esas olarak söz konusu medya kuruluşlarının gerekli bilgi ve donanıma, vizyona sahip olmada yetersiz oluşlarına bağlıyor ve aynı yetersizliğin Alevi kurumlarında da var olduğunu savunuyor: &#8220;Alevi kurumlarının medya ile ilişkileri çok çok zayıf. Ana akım ya da yaygın medyanın aradığı araştırmacı, birikimli kişiler kurumlarda yoklar veya çok çok azlar.&#8221; Bermek, Alevi-Kızılbaş deyişlerini cd&#8217;ler üreterek belgeleştiren Kalan Müzik&#8217;i de &#8220;Alevi medyası&#8221; deyince hatırlamak gerektiğini ekliyor sözlerine.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Genç kesimin Alevi televizyonlarına genellikle &#8220;ilgisiz&#8221; olduğunu ifade eden </span>Şükrü Yıldız<span style="font-weight: 400;">, &#8220;En çok bölge ve yöre programları izleniyor, insanlar kendilerine mikrofon tutulmasını istiyor&#8221; diyor. Yıldız, Alevilerin kendi medyalarını yeterince sahiplenmemeleri şeklindeki görüş için ise, &#8220;Sahiplenecek güçlerinin, alt yapılarının olmamasından ileri geldiği&#8221; kanısında.</span></p>
<p>Haberin 1. bölümü: <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/06/20/medya-alevileri-tanimiyor/" target="_blank" rel="noopener">Medya Alevileri Tanımıyor</a></p>
<p><span style="font-weight: 400;">YARIN: Alevi Medyası Nasıl Daha Etkili Olur?</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/06/21/alevi-medyasi-ihtiyac-mi/">Alevi Medyası İhtiyaç mı? </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Medya Alevileri Tanımıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/06/20/medya-alevileri-tanimiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cafer Solgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Jun 2019 11:09:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Etnik Kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi]]></category>
		<category><![CDATA[alevi medyası]]></category>
		<category><![CDATA[Doğan Bermek]]></category>
		<category><![CDATA[Hatice Çevik]]></category>
		<category><![CDATA[Mahmut Akgül]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=39793</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aleviler, "ana akım" denilen medyanın kendilerini ya görmezden geldiği ya da haberi genellikle iktidar lehine manipüle ettiği görüşünde. "Muhalif " olarak adlandırılan medyanın ise yetersiz kaldığına inanılıyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/06/20/medya-alevileri-tanimiyor/">Medya Alevileri Tanımıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Talepleri ve sorunları kapsamında Aleviler, yer yer gündemin üst sıralarında yer yer de gündem dışında görünmesine karşın aslında hep gündemde. Başka gündemlerin gölgesi altında kalması, görünürde üzerinde konuşulmuyor, tartışılmıyor olması meselenin önem ve ağırlığını azaltmıyor, aksine artırıyor. Fakat en azından gelinen nokta itibarıyla Türkiye’nin toplumsal bütünlüğü içerisinde Alevilerin varlığı, artık herkesin malumu olan bir gerçeklik. Farklı yaklaşımlara konu olmakla beraber Alevilerin sorunları, talepleri olduğu da, aynı şekilde herkesin malumu olan bir başka gerçeklik. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-39800 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/06/Semah_1.jpg" alt="" width="395" height="191" /></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bilindiği üzere bir toplumsal meselenin sonuç alıcı, kalıcı bir çözüm noktasına varabilmesi, yaşadığımız çağın gerçekleri ve gerekleri de dikkate alındığında, medya bağlamında yansımasını bulmadan kolayca gerçekleşememektedir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tam da bunun için Alevilerin medyaya ihtiyaç duydukları çok açık. Ne var ki Alevilerin medyayla ilişkileri burada izah edildiği gibi “düz” bir hat izlemiyor; oldukça sorunlu. Bunun medyanın mevcut yapısından ileri gelen boyutları olduğu gibi Alevi kurumları ve bir bütün olarak Alevilerden kaynaklanan boyutları da var…</span></p>
<p><b>Aleviler Medyaya Güvenmiyor</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-39797 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/06/ŞükrüYıldız.jpg" alt="" width="340" height="340" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/06/ŞükrüYıldız.jpg 400w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/06/ŞükrüYıldız-160x160.jpg 160w" sizes="auto, (max-width: 340px) 100vw, 340px" />İletişim çağında yaşıyoruz. İletişim araç ve imkanları son derece çeşitli. Dünyanın herhangi bir köşesinde yaşanan bir olaydan anında herkes haberdar olabiliyor. Ama Aleviler, kendileri söz konusu olunca &#8220;ana akım&#8221; denilen medyanın kendilerini ya görmezden geldiği ya da haberi genellikle iktidar lehine manipüle ettiği görüşünde. &#8220;Muhalif &#8221; olarak adlandırılan medyanın ise yetersiz kaldığına inanılıyor. Yetersizliğin yanı sıra, Alevi yazar ve yayıncı </span>Şükrü Yıldız<span style="font-weight: 400;">&#8216;ın şöyle bir tespiti var: &#8220;Merkez medya ve kendisini alternatif veya sol medya olarak tanımlayan basın-yayın organları Alevilik meselesini Alevilerden bağımsız olarak ele almışlardır. Özellikle cumhuriyetin ilk yıllarından başlayarak 80&#8217;li yıllara kadar Sünni İslam kökenli Türk aydınları Aleviler adına konuşmuş, toplumda da bu kişilerin çoğu Aleviymiş gibi  algılanmıştır.&#8221;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2000&#8217;li yıllarla birlikte önce Avrupa&#8217;da sonra da Türkiye&#8217;de peş peşe kurulan ama kısa süre içinde kapanan uydu üzerinden yayın yapan Alevi televizyon kanallarının birçoğunu kuran, yöneticiliğini yapan ve halen merkezi Avrupa&#8217;da bulunan Semah Medya&#8217;nın yönetim kurulu başkanı </span>Şükrü Yıldız<span style="font-weight: 400;">, Alevi hareketinin gelişmesine paralel olarak kendisini &#8220;Alevi televizyonu&#8221; olarak tanımlayan televizyon kanallarının ortaya çıktığını hatırlattıktan sonra, &#8220;Tabii ki&#8221; diyerek ekliyor: &#8220;Merkez medya veya alternatif medya organları Alevilerin dünyasını işleyen program, çalışma ve yayınlara yer verseler böylesine kimlikli yayınlara ihtiyaç olmayacaktır. Zaten ilk dönem Alevi kanallarının hedefi medyada Alevileri görünür kılmaktı. Baskı oluşturmaktı.&#8221;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-39795 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/06/DoğanBermek.jpg" alt="" width="279" height="181" />&#8220;Mevcut medya Alevilerin yaşadığı sorunlara yeterince, gereğince yer vermiyor&#8221; düşüncesini paylaşan bir başka isim ise, Alevi Düşünce Ocağı Başkanı </span>Doğan Bermek<span style="font-weight: 400;">. Bermek&#8217;in dikkat çektiği bir başka husus daha var: &#8220;Mevcut medya Alevilerin yaşadıkları sorunlara gereğince yer vermiyor. Yeterli uzmanlık bilgileri yok ve olayları arka planlarını, geçmişlerini ve başka olaylar ile bağlantılarını irdelemeden sadece haber olarak veriyor. Çok önemli sorunları ya da girişimleri de farkında olmadan değersizleştiriyor. Aleviler medyada yer bulamıyor, ayrıca bulsalar da, medyada Alevileri ve Aleviliği anlamış yönetici ve programcı o kadar az ki sorunlar soyutlaştırılıyor.&#8221;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Önemli medya kuruluşlarının hemen tamamında iç ve dış siyasetle, toplumsal meselelerle, örneğin Kürt sorunuyla veya söz gelimi çevre sorunlarıyla ilgili gelişmeleri izleyen muhabirler, editörler, yazarlar olduğu düşünülecek olursa </span>Doğan Bermek<span style="font-weight: 400;">&#8216;in işaret ettiği eksikliğin önemi daha iyi anlaşılır olmaktadır. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Mevcut medya Alevilerin yaşadıkları sorunlara gereğince yer vermiyor. Yeterli uzmanlık bilgileri yok ve olayları arka planlarını, geçmişlerini ve başka olaylar ile bağlantılarını irdelemeden sadece haber olarak veriyor. Aleviler medyada yer bulamıyor, ayrıca bulsalar da, medyada Alevileri ve Aleviliği anlamış yönetici ve programcı o kadar az ki sorunlar soyutlaştırılıyor.</span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Bunu bir “örnek” üzerinden irdelemek yararlı olabilir. 30 Temmuz 2012’de Alevi ve Sünni yurttaşların birlikte yaşadığı Malatya’nın Doğanşehir ilçesine bağlı Sürgü beldesinde bir “olay” yaşandı. Bir ramazan davulcusu Alevi olduğunu, oruç tutmadığını bildiği halde sahur vakti Evli ailesinin önünde ev ahalisini uyandırana değin davul çaldı. Söz konusu tarihte davulcunun bu tutumuna adeta “isyan” eden ev sahibi, “Biz oruç tutmuyoruz, sabah erken bu evden 4-5 kişi işe gidiyor, hastamız var” diyerek davulcuyu uyardı. Davulcunun buna karşılığı ise “Ramazana hakaret ettiler” diye feryat ederek belde halkını ayağa kaldırmak oldu. Gecenin o vakti Evli ailesinin evi önünde tekbir getirerek toplanan kalabalık, evin yanındaki ahırı ateşe verdi. Evi taşladı, camları kırdı. Olay yerine gelen jandarma kalabalığı yatıştırmakta zorlandı, ilçe merkezinden takviye birlikler istendi. Jandarma komutanı “linç” histerisine kapılmış kalabalığı, ancak “Sabah olunca bu aileyi buradan göndereceğiz” diyerek yatıştırabildi ve insanlar evlerine geri döndü. Bu “haber” dönemin medyasında kendisine “Tehlikeli gerginlik” türü başlıklarla yer buldu. Ama gerçekte bu “nötr” imiş gibi görünen başlık daha az “tehlikeli” değil. Çok açık ki “olayın” baş aktörü, ne tür bir niyetle hareket ettiği araştırılması gereken davulcudur. Ama hiçbir medya grubu bu davulcuya mercek tutma gereği duymadı. (Aynı şekilde savcılar da buna gerek duymadı.) Evlerinde saatlerce ışıklarını kapatıp korku içerisinde güvenlik güçlerinin kalabalığı dağıtmasını bekleyen insanların yaşadığı psikoloji ve canlanan tarihi hafızalarını “merak” eden de olmadı. Tıpkı o beldede yaşayan diğer Alevi yurttaşların neler hissettiğini de merak eden olmadığı gibi. Tabii olaya karışan ya da uzak duran Sünni yurttaşlara da mikrofon uzatan ve “Ne oldu? Niye oldu?” diye soran da olmadı. Bir başka ayrıntı: Niyetleri içindekilerle birlikte evi yakmak olan kalabalık, jandarma müdahalesinin ardından “Alevilere ölüm!” sloganlarına ara verip adeta “düşmana” karşı verdikleri mücadeleden dolayı duydukları “gururu” tatmin etmek istercesine İstiklal Marşı okudu. Bu, nasıl bir marazi psikolojik motivasyondur; kimseler merak etmedi, araştırmadı&#8230;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir başka örnek… Bilindiği üzere dini veya resmi bayram, anma, yıldönümü gibi özel günlerde medya &#8220;günün anlam ve önemine uygun&#8221; yayınlar yapar. Bu, gayet “anlaşılır” bir hassasiyet. Ama merkez medyadaki bu olağan &#8220;hassasiyete&#8221;, Alevilerin örneğin 12 İmam orucu, Hızır orucu gibi günlerinde rastlamak mümkün değil. Tek başına bu iki örnek üzerinden bile düşünülecek olursa Alevilerin mevcut medyaya neden güven duymadıkları gayet açık ve anlaşılır olmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Zaten denilebilir ki “Alevi medyası” da bu tablonun doğrudan sonucudur.  Alevi gazeteci, yazar ve aktivistlerin tamamının altını çizdiği husus bu oldu. Aleviler, tıpkı </span>Doğan Bermek<span style="font-weight: 400;">’in vurguladığı gibi kendi medyalarının olmasını bir “ihtiyaç” görüyorlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-39796 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/06/HaticeÇevik-1-1.jpg" alt="" width="348" height="348" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/06/HaticeÇevik-1-1.jpg 348w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/06/HaticeÇevik-1-1-160x160.jpg 160w" sizes="auto, (max-width: 348px) 100vw, 348px" />&#8220;Medya insanlara ulaşmanın en etkili yolu&#8221; diyen gazeteci </span>Hatice Çevik<span style="font-weight: 400;">, merkez medyanın yetersizliğine vurgu yaptıktan sonra, &#8220;Aleviler sorunların artarak devam etmesi ve seslerini duyurmak, kendi inanç ve kültürlerini yaşatmak ve doğru bir şekilde ortaya koymak, Aleviler arasında iletişimi sağlamak amacıyla kendi alternatif medyalarını oluşturdular&#8221; diyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">PİRHA&#8217;dan gazeteci </span>Nilgün Mete<span style="font-weight: 400;"> de mevcut medyanın Alevileri ve Alevilerle ilgili gelişmeleri görmezden geldiği inancında. Mete&#8217;ye göre &#8220;yandaş&#8221; olarak adlandırılan iktidar yanlısı medya kuruluşlarında Alevilere yönelik bir &#8220;nefret dili&#8221; de görülmeye başlamış. Alevi meselesine hakim insanların görüşlerine başvurularak hazırlanan özel haberler ise &#8220;hiç yok denecek kadar az&#8221; diyen Mete, bu konuda Alevilerin de eksikleri olduğunu savunuyor: &#8220;Alevilerin de mevcut medyada yer bulmak için özel bir çaba sarf ettiklerini düşünmüyorum,  görmüyorum. Gündemi takip ederek bir açıklama yapmak ya da kendileriyle ilgili kitlesel eylemler düzenleyerek görünür olmak gibi bir çabaları pek yok. Dolayısıyla haberciler de durağan bir toplumun sorunlarını, taleplerini dillendirmekten uzak duruyorlar. Alevi kurumları daha aktif olabilirler. Basın birimleri oluşturabilirler ve bu birimin aktif çalışmasını sağlayabilirler. Medya organlarıyla, çalışanlarıyla daha aktif, birebir iletişim kurabilirler. Bu da seslerini duyurmalarında bir yol olacaktır.&#8221;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-39799 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/06/MahmutAkgül-640x640.jpg" alt="" width="235" height="235" />Merkezi Almanya&#8217;da bulunan Yol TV temsilcisi </span><b>Mahmut Akgül</b><span style="font-weight: 400;">&#8216;ün mevcut medya organlarının Alevilere bakış açısıyla ilgili daha kesin ve doğrudan bir görüşü var: &#8220;Medya siyasi iktidarlarla kurdukları çapraz ilişkiler nedeniyle genelde hükümetlerin sözcüsü durumundadır.&#8221; Akgül&#8217;e göre merkez medya sadece Alevileri değil, tüm &#8220;ötekileştirilenleri&#8221; yansıtmaktan uzak durmaktadır. Akgül, &#8220;Kimi zaman irili ufaklı haberler görülebiliyor, ama onlar da genellikle algı operasyonlarına hizmet ediyor&#8221; inancında.</span></p>
<p>Hatice Çevik<span style="font-weight: 400;">, Alevi dernekleri, kentlere göçle beraber ortaya çıkan “yeni durum” nedeniyle Alevilerin “bir arada olmak” ihtiyacının ürünü olarak ortaya çıktıklarını belirtiyor. Çevik, bu dernekler ve yöre dernekleri bünyesinde çıkarılan yayınlar olduğunu hatırlatarak şöyle devam ediyor: “Bireysel çabalarla çıkarılan dergi ve gazetelerin yanı sıra derneklerin çıkardığı bu yayınlar da Alevi medyasının zeminini oluşturdu.  Pir Sultan Abdal, Alevilerin Sesi, Zülfikar, Serçeşme, Yol, Cem, Kızılbaş, Semah, Alevilik Araştırmaları, Nefes, Dem, Ehlen, Dersim, Divriği, Pazarcık, Arguvan, vs. Bunlardan bazıları hala yayınına devam etmektedir.” </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çevik, 1990’lı yıllardan itibaren daha çok Alevilere hitap eden radyoların yayına başladığını, ancak bir “iletişim aracı” olarak televizyonların Aleviler için daha büyük bir önem taşıdığını savunuyor: “2004 yıllarında başlayan TV yayıncılığı tüm zorluklara rağmen devam etmektedir. Su TV, Dem TV, Barış TV, TV 10, Yol TV, Cem TV, Can TV deneyimleri ile Aleviler televizyonculuk alanında da bir hayli tecrübe kazandılar. Birçoğu kapanmış, kapatılmış olsa da bütün olanaksızlıklarına rağmen Can TV ve Yol TV yayınlarına devam etmektedir.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İnternet yayıncılığının da özellikle kamuoyu oluşturma bakımından “önemli” olduğunu söyleyen Çevik, “Ancak” diyerek ekliyor: “Bütün Alevilerin internet kullandığını düşünemeyiz. Bu yüzden televizyon kadar etkili olamıyorlar.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yarın: Alevi Medyası İhtiyaç Mı?</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/06/20/medya-alevileri-tanimiyor/">Medya Alevileri Tanımıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alevi Medyası Sorunlarını Tartıştı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/31/alevi-medyasi-sorunlarini-tartisti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seda Baştuğ Dilli]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 May 2019 07:36:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etnik Kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[YADA]]></category>
		<category><![CDATA[alevi medyası]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilerin medyadaki görünürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[sivil sayfalar]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşama Dair Vakıf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=39263</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaşama Dair Vakıf ve Sivil Sayfalar, Alevi medyasının mensuplarını buluşturdu. Gazeteciler ve fikir liderleri, Alevilerin medyadaki görünürlüğünü artırmak için kültür sanat faaliyetlerinin artması ve yerel basına önem verilmesi gerektiğini düşünüyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/31/alevi-medyasi-sorunlarini-tartisti/">Alevi Medyası Sorunlarını Tartıştı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-39343 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/06/LRG_DSC06514-640x428.jpeg" alt="" width="310" height="207" />Alevilerin medyadaki görünürlüğü ve iletişim performansları üzerine geçtiğimiz yıldan bu yana çalışan Yaşama Dair Vakıf (YADA) ve Sivil Sayfalar, Alevi medyasından temsilcilerin katıldığı “Alevilerin İletişim Performansları” başlıklı bir çalıştay düzenledi. </span>Çalıştaya alevilerin iletişim çalışmalarına katkı sağlayan basın mensupları ve fikir liderleri katıldı.</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Alevilerin iletişim tecrübelerini paylaştığı çalıştayda, medyada Alevilerin performansı, iletişim problemleri ve çözüm önerileri tartışıldı. </span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Çalıştayın ilk bölümünde, Aleviler ve iletişim deneyimlerinin nasıl görüldüğü konuşuldu. Alevilere yönelik son 4-5 yılda medyada fiili ambargo olduğu söylenirken, bütçelerin yetersizliğinden bahsedildi. Yerel ve ulusal Alevi medya arasında iletişim olmadığı belirtilirken bütün kamuya seslenecek bir Alevi medyası oluşturmanın zorluğu ifade edildi. </span></p>
<p><b>Çözüm Mikro, Niş, Parçalı Yayın</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çözüm önerilerinin konuşulduğu ikinci bölümde, Alevilerin başta sinema olmak üzere kültür sanat faaliyetlerini artırması ve medyayla iletişim kurulması gerektiği belirtildi. Medya içi dayanışmanın önemine vurgu yapılan çalıştayda, mikro, niş, parçalı yayının daha etkili olacağı, bu nedenle yerel yayıncılığa daha fazla önem verilmesi gerektiği belirtildi. Yerelden genele haber akışının sağlanması gerektiği kaydedildi, Alevi medyasının siyasetten uzaklaşıp gazeteciliğe yaklaşması üzerinde duruldu. </span></p>
<p><b>Ali Duran Topuz/ Gazete Duvar:</b><span style="font-weight: 400;"> Alevilerin birçok sorunu var, bunların bir kısmı medyayla ilgili. Dolayısıyla Alevilerin ve Alevi dostu kurumların bu meseleyi konuşması, tartışması her zaman faydalıdır. Buraya gelirken bu kadar yararlı bir çalışma içine geleceğimi bilmiyordum. Son derece iyi bir çalıştay olduğu kanaatindeyim.</span></p>
<p><b><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-39344 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/06/LRG_DSC06515-640x428.jpeg" alt="" width="333" height="223" />‘Bize Ayna Tuttuğunuz İçin Teşekkür Ederim’</b></p>
<p><b>Hatice Çevik/Serbest Gazeteci:</b><span style="font-weight: 400;"> Bu çalıştaya davet edildiğimde gerçekten heyecanlandım. Çünkü hiç gündeme getirilmedi, hiç tartışılmadı. Kendi aramızda konuştuğumuz şeyler var tabii. Daha önce pek çok çalıştaya katıldım ama Alevi medyası alanında hiç katılmamıştım. Bizim dışımızda bir kurumun böyle bir taleple gelmesi gerçekten heyecan verici. Çünkü tarafsız bir gözden bakıp onun moderatörlüğünde kendi içimizdekini tartışmak bizler için çok verimli oldu. Aleviler zaten çok dertli, gazeteciler iki dertli. Cemal cemale gelip birbirimize ayna tutmamız, özeleştiri yapmamız güzeldi. Bu aynayı bize gösterdiğiniz için teşekkür ederim. Demek ki bu alanda çok sorunlar varmış. Bu ortaya çıktı. </span></p>
<p><b>‘Alevi Medyası Çoğaltılmalı’</b></p>
<p><b>Nilgün Mete/ PİRHA:</b><span style="font-weight: 400;"> Beklediğim gibi oldu, verimli geçti. Daha iyi olabilirdi. Alevi kurumların genel başkanları gelebilirdi ama davet etmişsiniz, gelmemişler. Gelmemelerini eleştiriyorum, keşke gelselerdi. Güzel oldu, daha sık yapılabilir. Aleviler kendilerini anlatsınlar. Aleviler ve medya konusunda çalıştayda hemen hemen her şey vurgulandı. Çözüm önerileri konusunda belki daha iyi şeyler vurgulanabilirdi. Eksik kaldı. Geniş katılımlı toplantılarda böyle oluyor. Alevi medyasının ihtiyaç olduğu vurgulandı, bu çok önemliydi. Alevi medyası mutlaka olmalı. Alevilerin sesi olacak bir basın mutlaka yaşatılmalı. Çoğaltılmalı.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/31/alevi-medyasi-sorunlarini-tartisti/">Alevi Medyası Sorunlarını Tartıştı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
