<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Akgün İlhan arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/akgun-ilhan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/akgun-ilhan/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 28 Feb 2021 11:37:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Akgün İlhan arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/akgun-ilhan/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Geleceğimizi Korumanın Yolu: İyi Bir Su Vatandaşı Olmak!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/28/gelecegimizi-korumanin-yolu-iyi-bir-su-vatandasi-olmak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Tolga Akkuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2021 11:37:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Podcast]]></category>
		<category><![CDATA[Akgün İlhan]]></category>
		<category><![CDATA[Caretta Ekolojik Ahval]]></category>
		<category><![CDATA[iklim krizi]]></category>
		<category><![CDATA[su krizi]]></category>
		<category><![CDATA[su vatandaşı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=66228</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil Sayfalar, Kültürhane Mersin ve ÇİTTA Çukurova İnsan Tohum Toprak Atölyeleri işbirliği ile hazırlanan Caretta Ekolojik Ahval’in bu haftaki programında Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi IPM Mercator araştırmacısı ve Açık Radyo’da 15 günde 1 Çarşamba günleri 16:30'da yayınlanan “Sudan Gelen” programının hazırlayıp sunan Akgün İlhan ile iklim krizi bağlamında kuraklık sorununu, ülkemizdeki su yönetimini, su kullanımı ile ilgili atılması gereken adımları konuşma imkanı bulduk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/28/gelecegimizi-korumanin-yolu-iyi-bir-su-vatandasi-olmak/">Geleceğimizi Korumanın Yolu: İyi Bir Su Vatandaşı Olmak!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">“Su ve İklim Krizi ile ilgili konuşmak üzere 9 – 11 yaş aralığındaki çocukların eğitim gördüğü bir okula davet edildiğimde dikkatlerini hemen çekmek maksadı ile bir soru geldi aklıma ve onlara, “Siz suyun resmini çizebilir misiniz ve çizecek olsanız nasıl bir resim olurdu?” şeklinde bir soru yönelttim” diyerek başlıyor söze Akgün İlhan. İlk çocuk “Ben mavi bir damla çizerim” derken, bir diğeri “Ama suyun rengi mavi değil ki” itirazında bulunmuş, bir diğeri “İnsan bedeni çizerim, çünkü geçen derste öğrendiğime göre vücudumuzun %60’ı sudan oluşuyormuş” dedikten ve ortam her çocuğun bir başka cevabı ile hareketlendikten sonra en son bir çocuk, “Ben olsam dünyayı çizerdim. Dünyanın her yerinde su var ve su olmayan bir yer de yok” diyerek noktalamış tartışmayı.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocukların beş dakika içinde geldiği nokta gibi su ile ilgili durum diye belirtiyor İlhan ve ekliyor, “Suya ne oluyorsa bize de o oluyor. Suda mikroplastikler geziniyorsa, bizim de içimizde aynı mikroplastikler geziniyor. Su döngüsü, gezegenin de var olabilmesi için sürekli bir devinim içindedir. İklim krizi gibi su döngüsünü sekteye uğratan değişimler yaşandığında ise felaketler ile karşı karşıya kalıyoruz. Günümüzde 7,8 milyara ulaşan dünyadaki insan nüfusunun tatlı suya erişimi konusunda eşitsizlikler mevcut. Afrika ve Güney Asya ülkelerinde şebeke suyu olmadığı ve altyapılar sıkıntılı olduğu için insanlar temiz suya erişemiyor. 2 milyar insanın içmek için temiz suya,  4,2 milyar insanın ise tuvalet ya da kanalizasyon gibi sistemlere yani hijyene erişimi bulunmuyor günümüzde.&#8221;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İstanbul’un su sorununa ve her geçen gün şehre daha uzak bir noktadan su taşınması konusuna da değinen Akgün İlhan, “Ayağımızı suyumuza göre uzatacağımız yerde, tam aksi yönde hareket edip suyu kendi ayağımıza, kendi yaşam standardımıza uydurmaya çalışıyoruz” şeklinde konuşuyor. Kötü uygulamaların yerine alternatif çözümlere yer verilmesinin zaruri olduğunu vurgulayan İlhan, “Su tasarrufu derken sadece vatandaş ya da devletin değil herkesin bir şekilde katkıda bulunması gereken bir işleyiş ve sorumluluktan bahsediyoruz. Öncelikle daha az su harcamalı, su tasarrufu yapmalıyız. Bu net bir durum. Bir diğer nokta ise harcadığımız suyu en verimli şekilde kullanmak durumunda olmamız. Türkiye bazında kentsel su kullanımında %44 oranında kayıp/kaçak oranı var. Tarımsal su kullanımına gelecek olursak, ülkede kullanılan suyun %74’ü tarımsal faaliyetlere gidiyor. Çok fazla su tüketmeyen tarımsal üretimlere geçilmesi gerekiyor. Sulama teknolojilerinde de geri bir noktadayız. Ekonomik teşvikler ve yasal zorunluluklar ile yıllardır dile getirilen damlama sulamaya geçilmesi gerekiyor. Bu şekilde %90 oranında su tasarrufu gerçekleştirebiliriz” diye belirtiyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bireysel olarak yapılması gerekenleri ise şu şekilde aktarıyor Akgün İlhan, “Vatandaş olarak da yapmamız gerekenler var. Ben İstanbul’da yaşıyorum. Suyumuzun %23’ü kayıp/kaçak, ama kullandığımız %77’lik kısım ile ilgili yapabileceklerimiz var. Musluktan akan, içilebilir kalitedeki suyu tuvalet rezervuarları gibi her yerde kullanmamamız lazım. Birincil su kaynakları yerine ikincil su kaynaklarına yönelmemiz lazım. Yani az kirlenmiş atık su olarak nitelenen gri su kullanabiliriz. Lavaboda el yıkama ya da duş aldıktan sonra kalan su için kullanıyoruz gri su terimini. Bu çok kirli bir su değil ve basit bir arıtma ile yeniden tuvalet rezervuarlarında kullanıma sokulması mümkün. Gri su bazı ülkelerde çamaşır makinalarında bile kullanılıyor. Sadece bu yöntemle %50 oranında su tasarrufu sağlayabiliriz. İstanbul ve Ankara’da yerel yönetimler bin metrekare ve üzerindeki yeni yapılarda yağmur suyu sarnıçlarını zorunlu hale getirdi. Bu gibi uygulamaların yaygınlaştırılması gerekiyor.” diyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Su Ayak İzi’ne de vurgu yapan Akgün İlhan, içtiğimiz su dışında besin maddelerinin, tekstil sektörü ürünlerinin ve hayatın her alanında kullandığımız her tür materyalin üretimi ve bize ulaşana kadarki evreleri sırasında tükettiği su miktarını tarif eden Su Ayak İzinin de azaltılması yönünde uygulamaların önemine değinerek sözlerini şu şekilde noktalıyor: “Bunları da hesaba kattığımızda ne kadar az tüketirsek, ne kadar gereksiz tüketimden kaçınırsak o kadar iyi bir Su Vatandaşı oluyoruz ve suyu koruyarak aslında kendi bedenlerimizi ve geleceğimizi de korumuş oluyoruz. Hepsi bir arada gitmeli diye düşünüyorum ben.”</span></p>
<p><iframe title="Spotify Embed: Geleceğimizi Korumanın Yolu: İyi Bir Su Vatandaşı Olmak!" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/episode/2Qnl7nQo8klUow4b4tZvif?si=R5LzhfpaQ_WB5LcnUz3GVg&#038;utm_source=oembed"></iframe></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/28/gelecegimizi-korumanin-yolu-iyi-bir-su-vatandasi-olmak/">Geleceğimizi Korumanın Yolu: İyi Bir Su Vatandaşı Olmak!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Böyle Gidersek 30 Sene İçinde Su Fakiri Ülke Olacağız&#8221; </title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/22/boyle-gidersek-30-sene-icinde-su-fakiri-ulke-olacagiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dilan Karacan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Feb 2021 09:06:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Akgün İlhan]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[su sorunu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=65940</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye'deki su politikalarını ve verilerini değerlendiren Su politikaları uzmanı Akgün İlhan, gerekli önlemler alınmazsa 30 yıl içinde su fakiri bir ülke olacağımızı hatırlatıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/22/boyle-gidersek-30-sene-icinde-su-fakiri-ulke-olacagiz/">&#8220;Böyle Gidersek 30 Sene İçinde Su Fakiri Ülke Olacağız&#8221; </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Türkiye&#8217;deki güncel su kaynak durumu nasıl? Öngörüler neler söylüyor? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-65941 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akgun-ilhan.jpg" alt="akgün ilhan" width="279" height="284" />Türkiye ne sanıldığı kadar su zengini ne de su fakiri bir ülke. İkisinin arasında bir yerde yer alıyor. Ülkemizin yıllık tüketilebilir su potansiyeli 112 milyar m</span><span style="font-weight: 400;">3</span><span style="font-weight: 400;">. Bunun yüzde 74’ü tarımda, yüzde 13’ü içme-kullanma amacıyla kentlerde ve diğer yüzde 13’ü de sanayide tüketiliyor. Türkiye dünya ortalamasının üzerinde ısınan bir ülke olması dolayısıyla aşırı iklim olaylarından (seller, kuraklıklar, sıcak dalgaları vb.) çok etkilenen bir ülke. Bu durum da hem su kaynaklarının beslenmesini hem de suya erişimi daha da zorlaştırıyor. Üstelik 83 milyonu aşmış nüfusumuzun yarattığı kullanım baskısı da bu olumsuzlukların üstüne ekleniyor. Özetle bir yanda hızla artan bir nüfus öte yanda erişimi zorlaşan ve kirlenen su varlıklarımız söz konusu. Öyle ki 1960’lı yıllarda kişi başına düşen yıllık su miktarı 4000 m</span><span style="font-weight: 400;">3</span><span style="font-weight: 400;"> iken bu miktar bugün 1349 m</span><span style="font-weight: 400;">3</span><span style="font-weight: 400;">’e düşmüş durumda. Böyle gidersek 30 sene içerisinde su fakiri ülke olacağız.</span><b>  </b></p>
<figure id="attachment_65942" aria-describedby="caption-attachment-65942" style="width: 278px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" class="wp-image-65942 " src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/kisibasina-dusen-su-miktari-640x501.jpg" alt="Türkiye'de kişi başına düşen yıllık su miktarı" width="278" height="218" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/kisibasina-dusen-su-miktari-640x501.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/kisibasina-dusen-su-miktari.jpg 937w" sizes="(max-width: 278px) 100vw, 278px" /><figcaption id="caption-attachment-65942" class="wp-caption-text">Türkiye&#8217;de kişi başına düşen yıllık su miktarı</figcaption></figure>
<p><span style="font-weight: 400;">Buna ek olarak Türkiye küresel iklim değişikliğinden en fazla etkilenen Doğu Akdeniz havzasında bulunuyor. Kuraklığın yaşanma sıklığı da şiddeti de artıyor. Bugün Türkiye’nin 7 bölgesinde de aşırıdan hafife uzanan çeşitli derecelerde kuraklık yaşanıyor. Ve hatta bir yanda kuraklık yaşarken öte yanda sellerle boğuşuyoruz. Bundan birkaç hafta önce İzmir’de yaşanan aşırı yağışların sonucunda yaşanan sellerde 2 insan hayatını kaybetti, büyük mal kaybı yaşandı. Türkiye, artık rutin hale gelmiş bu iklim riskleri karşısında gerçek çözümler oluşturulmadığı sürece her geçen gün daha kırılgan bir ülke haline geliyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">1960’lardan bu yana 2 milyon hektara yakın sulak alan kurudu. Bu Marmara Denizi’nin 1,5 katından fazla bir alan kurudu demek. Bunun nedenleri sadece iklim değişikliği değil, aynı zamanda iklim değişikliğiyle uyumsuz ve hatta ona inat kentleşme, tarım, enerji ve sanayi politikaları. Bunun nedenleri iklim değişikliğinde azaltım yönünde dişe dokunur bir adım atmak yerine onu artırıcı petrol, kömür ve linyit gibi fosil yakıtlara daha fazla yatırımlar yapmak.   </span></p>
<p><b>Hükümetin su politikaları nasıl değerlendiriyorsunuz? </b></p>
<figure id="attachment_65943" aria-describedby="caption-attachment-65943" style="width: 359px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" class=" wp-image-65943" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/kuraklik-sikligi-640x503.jpg" alt="Türkiye'de kuraklık olma sıklığı" width="359" height="282" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/kuraklik-sikligi-640x503.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/kuraklik-sikligi.jpg 700w" sizes="(max-width: 359px) 100vw, 359px" /><figcaption id="caption-attachment-65943" class="wp-caption-text">Türkiye&#8217;de kuraklık olma sıklığı</figcaption></figure>
<p><span style="font-weight: 400;">Devletin su politikaları ağırlıklı olarak su arzını artırma yönünde. Suyun verimli kullanımı ve su tasarrufu konuları politika metinlerinde dile getirilse de uygulamada hemen her sektörde arka planda kalıyor. Oysa iklim değişikliği çağında su arzını artırmanın en garantili ve en ucuz yolu su tasarrufunu sağlamaktır. Bugün kentlerimizde şebeke suyundaki kayıp kaçak oranı yüzde 43 civarında. Bunun yüzde 25’e indirilmesi için 2014 tarihinde </span><span style="font-weight: 400;">İçme Suyu Temin ve Dağıtım Sistemlerindeki Su Kayıplarının Kontrolü Yönetmeliği</span><span style="font-weight: 400;"> yürürlüğe girdi. Ancak kayıp kaçağı önlemede fazla bir mesafe alınmayınca yürürlükteki tarihler 4-5 sene ötelendi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Üstelik neredeyse yarısı musluklarımıza varabilen suyu verimli de kullanamıyoruz. Evlerimizdeki lavabo, duş ve çamaşır makinelerimizde kullanıldıktan sonra oluşan gri su (az kirlenmiş atık su) ile tuvalette kullanıldıktan sonra oluşan siyah su aynı borularda karışıp kanalizasyona veriliyor. Bu karma su, atıksu arıtma tesislerine gidiyor. Tuvalet sifonlarında içme suyu kullanılıyor. Binlerce yıllık kadim bir yöntem olan yağmur hasadı yapılmıyor. Gri suyun yeniden kullanımı ve yağmur hasadı konularında yasal zorunluluk veya ekonomik teşvik yok. Bu teknolojilerle kentlerde yüzde elliye varacak su tasarruf etmek mümkünken, artan nüfusun büyüyen su talebini karşılamak için hep daha fazla sayıda baraj kurulup, daha uzak mesafelerden su taşınıyor. Bu barajların ve isale hatlarının bir ekolojik ve sosyal maliyeti olduğu hesaba katılmıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Suyun dörtte üçünü tüketen tarım sektöründe de yüzde 90’lara yakın bir oranda kontrolsüz yüzey sulama teknikleri kullanılıyor. Tarımsal sulamada kaybedilen su yüzde 90’lara varabiliyor. Suyun yüzde 13’ünü kullanan sanayide de suyun yaklaşık üçte ikisi enerji üretimine gidiyor. Başta hidroelektrik, termik ve nükleer enerji olmak üzere tüm enerji biçimlerinde hammadde çıkarımında, türbinlerin hareket ettirilmesinde, soğutmada ve temizlemede kullanılan ortak girdi su. Türkiye’de elektrik ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan hidroelektrik ve fosil yakıtla çalışan termik santraller yoğun su kullanıyor ve kirletiyor. Bütün bu sektörlerde de döngüsel su kullanımını hayata geçirmek için yasal zorunluluklar ve teşvikler eksik kalıyor.  </span></p>
<p><b>Su kaynak kullanımı ve daha iyi bir su yönetimi adına neler yapılmalı? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hükümetin sadece su politikalarında değil tüm yönetim alanı politikalarında iklim değişikliğini merkeze alacak şekilde değişiklikler yapılmalı. Kentsel kullanımda evde üretilen atık suyun yarısından fazlasını oluşturan gri suyun ayrı bir tesisatla toplanıp arıtılarak yeniden kullanılması yeni binalarda bir asal zorunluluk haline getirilmeli. İlk kurulum maliyeti için de gerektiğinde ekonomik teşvik verilmeli. Yarı yarıya su tasarrufu sağlayan bu yöntemle hem birincil su varlıklarımız hem de atık su arıtma tesisleri üzerindeki kullanım baskısı azalacaktır. Yerel yönetimlerin yağmur yönetiminde sadece yağmursuyu hattı kurup bu suyu denize dökmek gibi gri altyapı çözümleri yeterli değil. Yağmur suyunu toplayıp rekreasyonel göletlere çevirerek kentlerdeki yeşil alanları artırmak mümkün. Böylece hem insanların ruh ve beden sağlığına fayda sağlamak, hem de kentin havasını temizleyip biyoçeşitliliğini kuvvetlendirmek ve felaketler karşısında daha dayanıklı kentler kurmak söz konusu olacaktır. Kente inen yağışın kentte kalması, yani toprak tarafından emilip yer altı sularını beslemesi için </span><span style="font-weight: 400;">sünger kent</span><span style="font-weight: 400;"> kavramı ilkelerine uygun uygulamalar gerçekleştirilmeli. İklim değişikliği, asfalt ve beton yüzeylerle mühürlenmiş su geçirimsiz yüzeylerin çokluğu gibi nedenlerle bozulan su döngüsünü ancak bu şekilde onarmak mümkün olabilir.  </span></p>
<figure id="attachment_65944" aria-describedby="caption-attachment-65944" style="width: 640px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-65944" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/su-dongusu-640x468.jpg" alt="Sünger kentte su döngüsü" width="640" height="468" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/su-dongusu-640x468.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/su-dongusu.jpg 1000w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /><figcaption id="caption-attachment-65944" class="wp-caption-text">Sünger kentte su döngüsü</figcaption></figure>
<p><span style="font-weight: 400;">Tarımda da damlama ve yağmurlama sulamayla yüzde 50-60 oranında ve hatta kimi durumlarda yüzde 90’a varan su tasarrufu sağlamak mümkün. Buna uygun bitki desenleri de eklendiğinde tarımda su tasarrufunu daha da büyütebiliriz. Suyumuzun en büyük kısmını alan bir sektörde böylesine bir tasarruf, akarsularımız ve göllerimiz üzerindeki kullanım baskılarını da büyük ölçüde azaltacaktır. Sanayide su verimliliğini yükseltebilmek için enerjiden kimyasal üretimine her sektörde birincil su kaynakları yerine atık suyun arıtılıp döngüsel olarak yeniden kullanılması gerekir. Aksi takdirde özellikle kurak zamanlarda azalan suyun sulama suyu olarak kullanılması yerine sanayiye gitmesi gibi sonuçlar ortaya çıkarabilir.  </span></p>
<p><b>Vatandaş ne yapmalı? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Vatandaş bireysel olarak evinde musluğundan akan suyu gereksiz yere tüketmemeli. Meyve ve sebzeyi, ninelerimiz ve dedelerimizin eskiden yaptığı gibi bir kabın içine su doldurup yıkamak bile önemli fark yaratabilir. Duşta ve lavabodaki musluğun açık kalma süresini kısaltmak için ufak davranış değişikliklerini alışkanlık haline getirmek faydalı olacaktır. Musluklara perlatör takmak da çok önemli bir önlemdir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ancak bireysel su tasarrufunda evin dışındaki su kullanımımız çok daha büyük yer tutar. Evde kullandığımız suyun onlarca katını satın aldığımız her türlü mal ve hizmet aracılığıyla harcamış oluyoruz. Aldığımız mallar ve hizmetler yoluyla oluşan büyük bir su ayak izimiz var. Doğal kaynağın çıkarılması, fabrikasyon, paketleme, depolama, taşıma, tüketiciye ulaştırma, kullanım ve atığa dönüşüm gibi bir ürünün ve hizmetin yaşam döngüsünün her aşamasında su gerek doğrudan gerekse dolaylı yollarla tüketiliyor ve kirletiliyor. Yani her malın ve hizmetin de su ayak izi var. Her birimizin su ayak izi tükettiğimiz bu malların ve hizmetlerin su ayak izlerinin toplamı kadar ediyor. Ne kadar az tüketirsek o kadar az da su kullanmış ve kirletmiş oluyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bireysel sorumluluğumuz bununla da bitmiyor. Gri suyun yeniden kullanımı, yağmur hasadı, su tasarrufu, yeşil alanların artırılması yönündeki taleplerimizi yerel yönetimlere ve merkezi hükümete doğru kanallarla iletmekle de yükümlüyüz. Bir devlet vatandaşlarının sorumluluğu oranında güçlüdür. Çünkü devlet sen, ben, biziz. Devlet hepimiziz. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/22/boyle-gidersek-30-sene-icinde-su-fakiri-ulke-olacagiz/">&#8220;Böyle Gidersek 30 Sene İçinde Su Fakiri Ülke Olacağız&#8221; </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘’Türkiye Su Fakiri Ülke Olma Riskiyle Karşı Karşıya’’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/06/13/turkiye-su-fakiri-ulke-olma-riskiyle-karsi-karsiya/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Jun 2019 11:10:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Akgün İlhan]]></category>
		<category><![CDATA[Boğaziçi Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal ve Çevresel Perspektiflerden Sürdürülebilirlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=39622</guid>

					<description><![CDATA[<p>Boğaziçi Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölümü’nde “Çevre ve Turizm” ile “Sosyal ve Çevresel Perspektiflerden Sürdürülebilirlik” adlı lisans derslerini vermekte olan Dr. Akgün İlhan, Türkiye’nin su stresi yaşadığını belirterek, nüfus artışı ve iklim değişikliğiyle birlikte su fakiri ülke olma riskiyle karşı karşıya olduğumuza dikkat çekti.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/06/13/turkiye-su-fakiri-ulke-olma-riskiyle-karsi-karsiya/">‘’Türkiye Su Fakiri Ülke Olma Riskiyle Karşı Karşıya’’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-39624 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/06/1560347931_IMG_7182-640x771.jpg" alt="" width="226" height="272" />Dr. Akgün İlhan, Birleşmiş Milletler’in (BM) verilerine göre 2025 yılında 1,8 milyar civarında insan mutlak su kıtlığı yaşayan bölgelerde yaşıyor olacağına dikkat çekerek ‘’BM’nin gelecek senaryolarına göre mevcut iklim değişikliğiyle 2030 yılına geldiğimizde kurak ve yarı-kurak yerlerde yaşayan 24 ila 700 milyon arasında insan göç etmek zorunda kalacak. Türkiye’de ise suya erişim konusunda önemli sorunlar kapıda… Türkiye’nin kullanılabilir tatlı su miktarı yılda 112 milyar m<sup>3</sup>. Bu miktarı 82 milyonu aşmış olan nüfusumuza böldüğümüzde kişi başına düşen tatlı su miktarı yılda 1365 m<sup>3</sup>’e denk geliyor. Falkenmark Su Kıtlığı İndeksi’ne göre eğer bu miktar 1000 ila 1700 m<sup>3 </sup>arasındaysa o ülke “su stresi” çekiyordur. Yani Türkiye şimdilik su stresi yaşanan bir ülke olsa da nüfusun artmasıyla, iklim değişikliği ve onunla uyumlu olmayan su politikalarıyla bu miktar 1000 m<sup>3</sup>’ün altına düşecek. İşte o zaman Türkiye tam su fakiri bir ülke olacak’’ dedi.</p>
<p>Dr. İlhan, temiz suya erişimin her geçen yıl zorlaştığı ve daha maliyetli hale geldiği dünyamızda su güvenliğini sağlamanın yolunun öncelikle şebeke suyundaki kayıpları önlemekle mümkün olacağını belirtti. Pet şişedeki bir litre suyun su ayak izinin üç litre olduğunu ifade eden İlhan, ‘’Bir litre ambalajlı su üretimi için üç litre su harcanmaktadır. Oysa şebeke suyu için bunun yarısı kadar su harcanır. Şebeke suyunun sadece su maliyetinin az olması nedeniyle bile tercih edilmesi gerektiği böylece ortaya çıkar. Bilinçli vatandaşlar olarak artık suyun tüketicisi değil koruyucusu olmanın vakti geldi de geçiyor. Suyu korumanın yolu ise su kullanımını en aza indirmekten yani suyu verimli kullanmaktan geçiyor.</p>
<p>Bunun için de su maliyeti şebeke suyunun iki katı olan ve doğada plastik birikimi yaratan ambalajlı sulardan uzak durmamız gerekiyor. Ayrıca duş alırken, elimizi, yüzümüzü, bulaşığımızı ve çamaşırımızı yıkarken ortaya çıkan az kirlenmiş atık suyu yani gri suyu basit bir arıtma sisteminden geçirerek yeniden tuvalet rezervuarlarında, bahçe sulamada ve ev temizliğinde kullanmak da tasarrufçu bir yöntem. Bu şekilde bir evin su ihtiyacı yarı yarıya azalabiliyor’’ diye konuştu.</p>
<p>Suya ekonomik olarak erişilebilirlik konusuna dikkat çeken Akgün İlhan, Türkiye’de şebeke suyu ve ambalajlı su birlikte tüketildiğinde asgari ücretle geçinen 4 kişilik bir ailenin aylık masraflarının %8’inin su tüketimine gittiğini belirterek Birleşik Devletler Çevre Koruma Ajansı (EPA) tarafından yapılan çalışmaya göre su masrafının hane giderlerinin %2’sini geçmemesi gerektiğini, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’na (UNDP) ve Birleşik Krallık Çevre, Ulaşım ve Bölgeler Departmanı’na (DETR) göre ise bu oranın %3’ü aşmaması gerektiği yönünde standartlar olduğu bilgisini verdi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/06/13/turkiye-su-fakiri-ulke-olma-riskiyle-karsi-karsiya/">‘’Türkiye Su Fakiri Ülke Olma Riskiyle Karşı Karşıya’’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
