<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Akdeniz arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/akdeniz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/akdeniz/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 20 Nov 2020 11:17:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Akdeniz arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/akdeniz/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Akdeniz Masum, Sorumlu Siyaset…  Libya ve Kanarya Adalarında Göç Sancısı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/11/20/akdeniz-masum-sorumlu-siyaset-libya-ve-kanarya-adalarinda-goc-sancisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Selim Vatandaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Nov 2020 11:17:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Akdeniz]]></category>
		<category><![CDATA[göçmenler]]></category>
		<category><![CDATA[mülteciler]]></category>
		<category><![CDATA[zorunlu göç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=61166</guid>

					<description><![CDATA[<p>Libya açıklarındaki geçtiğimiz hafta yaşanan gemi felaketinde yüzden fazla kişi hayatını kaybetti. Son 6 yılda Akdeniz sularında tükenen hayat sayısı 19 bin 97 oldu. Afrika ve Orta Doğu ülkelerinden Avrupa’ya yönelen göç rotası Akdeniz ve Ege suları nedeniyle oldukça riskli olmasına rağmen kıtaya göç akışı devam ediyor. Göçün yeni rotası ise Avrupa sınırlarındaki Kanarya adaları… Göçün gerekçesini anlamaya çalışmak için Warsan Shire’ın şiirindeki şu satırları unutmamak gerekiyor: “Sular karadan daha güvenli olmadığı sürece kimse çocuklarını bir bota koymaz.”</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/11/20/akdeniz-masum-sorumlu-siyaset-libya-ve-kanarya-adalarinda-goc-sancisi/">Akdeniz Masum, Sorumlu Siyaset… &lt;br&gt; Libya ve Kanarya Adalarında Göç Sancısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Özellikle 2015 yılından sonra yoğunluklu olarak Orta Asya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerinden Avrupa’ya yönelen göç akışının temel nedenleri çatışma ve insan hakları ihlalleri oldu. Akdeniz ve Ege hattı üzerinden Avrupa’ya son 5 yılda 5 milyonun üstünde insan </span><a href="https://migrationdataportal.org/regional-data-overview/europe"><span style="font-weight: 400;">göç etti</span></a><span style="font-weight: 400;">. Göçmenlerin büyük bir kısmının durak ülkesi Kuzey Afrika ülkeleri üzerinden İtalya, Ege üzerinden ise Yunanistan idi. Hedef ülke ise endüstri ve sanayi ülkesi Almanya oldu. Almanya son 5 yılda yaklaşık 3 milyonun üstünde göçmene ev sahipliği </span><a href="https://www.destatis.de/EN/Themes/Society-Environment/Population/_Graphic/_Interactive/overview-migration.html;jsessionid=09008D538AD97ADE1B036D034F98A7E4.internet8722"><span style="font-weight: 400;">yaptı</span></a><span style="font-weight: 400;">.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-61168 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/avrupaya-goc-rotalari-640x348.jpg" alt="avrupaya göç rotaları" width="373" height="203" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/avrupaya-goc-rotalari-640x348.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/avrupaya-goc-rotalari.jpg 916w" sizes="(max-width: 373px) 100vw, 373px" />İtalya ve Yunanistan gibi ülkeler göç akışını yönetmekte oldukça başarısızdı. Nitekim söz konusu ülkeler temel sorumluluğu Avrupa Birliği’nin sırtına yüklemekteydi. Avrupa Birliği ise gelen göç akınlarını Birlik zirvelerinde defalarca tartıştı fakat alınan önlemler “Kale Avrupa” metaforunu derinleştirmekten öteye gidemedi. Örneğin Avrupa sınırlarına alınmayan 30 binin üzerinde göçmen Ege’deki adalarda sağlıksız koşullarda </span><a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/03/04/turkiye-ile-yunanistan-kiskacinda-gocmen-olmak/"><span style="font-weight: 400;">tutuldu</span></a><span style="font-weight: 400;">. İtalya ise göçmen dolu gemilerini aylarca karasularında </span><a href="https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-48776544"><span style="font-weight: 400;">bekletti</span></a><span style="font-weight: 400;">. Bir yandan Avrupa’ya göç 2015’ten günümüze Avrupa’nın katı tutumu ve koronavirüs krizi nedeniyle ters V tipi bir grafik izlerken, öte yandan Akdeniz’de ölümler devam ediyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-61169 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/hayatini-kaybeden-gocmen-sayisi-640x480.jpg" alt="hayatını kaybeden göçmen sayısı" width="316" height="237" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/hayatini-kaybeden-gocmen-sayisi-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/hayatini-kaybeden-gocmen-sayisi.jpg 800w" sizes="(max-width: 316px) 100vw, 316px" />Geçtiğimiz hafta (11 Kasım 2020) Libya’nın batı kanadındaki al-Khums sahillerine 100’ün üzerinde göçmen bedeni vurdu. Görgü şahidi balıkçıklar denizdeki göçmenlerin şoka girdiğini ve dalgalar içinde batıp çıkarken gözden kaybolduklarını ifade etmekteydi. STK temsilcilerine göre insan kaçakçıları sonbahar ortasındaki sıcak hava koşullarından yararlanarak yüzlerce göçmeni küçük botlara yerleştirmeye çalışmaktaydı. Fakat yolculuk trajedi ile sonuçlandı. Hayatını kaybedenler arasında </span><a href="https://www.theguardian.com/world/2020/nov/12/bodies-of-74-migrants-wash-up-on-libyan-beach"><span style="font-weight: 400;">6 aylık bir bebek</span></a><span style="font-weight: 400;"> de bulunmaktaydı. International Organization for Migration’dan Flavio Di Giacomo’a göre yalnızca 2020 yılında </span><a href="https://twitter.com/fladig/status/1326458582611718145"><span style="font-weight: 400;">10.300’den fazla göçmen</span></a><span style="font-weight: 400;"> denizde yakalanmış ve Libya’ya geri gönderilmişti. Medicins sans Frontiers (MSF) isimli sivil toplum kuruluşu Twittter hesabından “</span><a href="https://twitter.com/MSF_Sea/status/1326223186518831104"><span style="font-weight: 400;">Avrupa Birliği izliyor mu</span></a><span style="font-weight: 400;">?” başlıklı bir çağrı yayımladı. MSF’ye göre Avrupa Birliği ya arama kapasitesini artırmalı ya da sivil toplum kuruluşlarının hayat kurtarma kapasitesini artırmasına izin vermeliydi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-61172 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/bm-genel-sekreteri-640x640.jpg" alt="BM genel sekreteri" width="266" height="266" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/bm-genel-sekreteri-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/bm-genel-sekreteri-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/bm-genel-sekreteri.jpg 800w" sizes="(max-width: 266px) 100vw, 266px" />İtalyan yayın organı La Stampa’dan Vladimiro Zagrebelsky ise Libya sahillerinde yaşanan trajediye ilişkin, “Pandemi koşulları kayıtsızlığın bahanesi olmamalı” ifadesini kayda geçmekteydi. </span><a href="https://www.eurotopics.net/tr/251260/akdeniz-deki-oelueler-artik-hangimizi-sarsiyor?zitat=251215#zitat251215"><span style="font-weight: 400;">Zagrebelsky</span></a><span style="font-weight: 400;">’ye göre “Covid-19 nedeniyle hayatını kaybeden insanlara dair ardı arkası kesilmez bilgiler yüzünden, İtalya ile Tunus ve Libya arasındaki denizde can verenler ne manşetlere düşüyor, ne de kimsede bir duyguya sebep oluyor artık. İspanya menşeli bir STK&#8217;nın gemisi tarafından kurtarılmış olsa da denizde geçirdiği zorlukları atlatamayıp hayatını kaybeden altı aylık bir bebek ancak insanlarda ufak da olsa bir duyguya sebep oluyor. Oysa ölüm ölümdür, büyüğü küçüğü olmaz. Akdeniz&#8217;de yaşanmaya devam eden trajedi, önlemlerin alınmasına ve en azından göçün boyutlarını azaltmak için yeniden dikkatleri üzerine çekmeye ihtiyacı var. Böylece insanlara yardım edenlere bir hareket alanı açmanın yanı sıra yaptıkları iş karşılığında onlara takdir ve destek gösterilebilir.”</span></p>
<h5><b>Göç Rotası Kanarya Adaları’na Sıçradı</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">İnsan kaçakçılarını önlemek için etkin bir yargı mekanizmasının olmadığı Batı Afrika ülkelerinden göçmenler Avrupa’ya ulaşabilmek için yeni rotalar arıyor. Bir yandan Midilli’deki göçmenler ve Libya’daki akın için Avrupa çözüm aramaya çalışırken, öte yandan mülteci dramı </span><a href="https://www.youtube.com/watch?v=w7MvpBfrWdU"><span style="font-weight: 400;">Kanarya Adaları’na</span></a><span style="font-weight: 400;"> sıçramış durumda. Yılın başından bu yana İspanya&#8217;nın Kanarya Adaları&#8217;na 4.000&#8217;den fazla Afrikalı göçmen akın etti. Göçmenlerin birçoğu, Fas&#8217;tan ve Batı Sahra topraklarından kalkan teknelerle Sahel&#8217;deki kötüleşen güvenlik durumundan kaçmakta. İspanya anakarasına gelenler geçen yılın aynı dönemine göre yarı yarıya azalırken, Kanarya Adaları&#8217;na çıkışlar yaklaşık yedi kat artmış </span><a href="https://www.bbc.com/news/world-europe-54985581#:~:text=A%20total%20of%2016%2C700%20migrants,last%20month%2C%20the%20data%20shows."><span style="font-weight: 400;">durumda</span></a><span style="font-weight: 400;">. Ada yetkilileri ise kapasite sınırlarını aştıklarını ifade ediyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-61173 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/kanarya-adalari-640x360.jpg" alt="kanarya adaları" width="330" height="186" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/kanarya-adalari-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/kanarya-adalari-1280x720.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/kanarya-adalari-1024x576.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/kanarya-adalari.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 330px) 100vw, 330px" />İspanya’ya bağlı olan Kanarya Adaları’nı Avrupa’nın bir sınırı olarak gören göçmenler zorlu koşullara rağmen adalara küçük teknelerle ulaşmaya çalışıyor. BBC’ye göre bu yıl başından itibaren toplam 16.700 Afrikalı göçmen Kanarya Adaları’na ulaşmış durumda. Bu rakam geçen yıla göre %1000 oranında artış göstermiş durumda. Batı Afrika ülkelerinden yalnızca 100 km uzaklıkta olan Kanarya Adaları’na ulaşan göçmenler otobüslerle başkent Las Palmas de Gran Canaria&#8217;daki bir göçmen kampına taşınıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-61174 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/worsan--640x640.jpg" alt="worsan shire" width="283" height="283" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/worsan--640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/worsan--160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/worsan-.jpg 800w" sizes="auto, (max-width: 283px) 100vw, 283px" />İspanya’dan El País gazetesine verdiği bilgiye göre, İspanya İçişleri Bakanlığı göçmenleri tahliye etme kararını nasıl alabileceğini araştırıyor. Bu bir yönüyle de İspanya’nın göçmenleri geri gönderme çalışmasını meşrulaştırma çabası… Geçen ay Avrupa&#8217;ya giden en az 140 göçmen, yaklaşık 200 kişiyi taşıyan bir teknenin Senegal açıklarında batması sonrasında boğulmuştu. Uluslararası Göç Örgütü (IOM), teknenin Mbour kasabasından ayrıldıktan kısa bir süre sonra alev aldığını ve alabora olduğunu söyledi. Söz konusu vakada teknenin kundaklanma ihtimalinin de göz önünde bulundurulmasını gerektiriyor. </span></p>
<h5><b>İnsanlar Niçin Göçüyor?</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Göç olgusunun merkezinde istikrarsız coğrafyalar yer alıyor. Özellikle savaş, kuraklık, siyasi kriz nedeniyle insanlar göç etmek zorunda kalıyor. Zorunlu göçmenlerin hangi rotayı izleyeceklerine ilişkin bir dizi faktör rol alsa da belirli bir varış noktası bulunmuyor. Göçünün yönünün Avrupa’ya evrilmesinin temel nedeni ise Avrupa ülkelerinin göçmenlere “koruma” sağlama ihtimali ve göçmenlerin Avrupa’daki akrabalarının varlığı… Göçmenlerin büyük çoğunluğu yolculuklarının farklı noktalarında sınırları geçmek için maalesef insan kaçakçılarını kullanıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-61175 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/mary-pipher-640x640.jpg" alt="Mary Pipher" width="226" height="226" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/mary-pipher-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/mary-pipher-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/mary-pipher.jpg 800w" sizes="auto, (max-width: 226px) 100vw, 226px" />Mülteciler ve göçmenler Avrupa da dahil olmak üzere tüm yolculukları boyunca dayak, adam kaçırma, zorla çalıştırma ve keyfi gözaltı dahil olmak üzere kapsamlı şiddete maruz kalabiliyor. Bunun ötesinde açlık, şiddet veya boğulma yoluyla ölümlere de şahit olunuyor. Göçmenleri şiddet ve ölüm riski bulunan bu zorlu yola ikna eden şey kendileri için başka bir seçenek olduğuna inanmamak… Kaynak ülkelerde temelde ekonomik ve siyasi faktörler nedeniyle insanların artık hayatını sürdüremeyeceklerine ilişkin umutların tükenmesi insanların başka coğrafyalara doğru yol almasında neden oluyor. Bu yönüyle kendi coğrafyasında istikrarı ve refahı tesis edemeyen karar alıcılara büyük sorumluluk düşüyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-61177 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/moises-640x640.jpg" alt="Moises Rodrigues" width="311" height="311" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/moises-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/moises-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/moises.jpg 800w" sizes="auto, (max-width: 311px) 100vw, 311px" />Çatışmalar son yıllarda göçte rol oynayan temel faktör konumunda… Öyle ki 2019&#8217;da AB&#8217;de koruma statüsü alan 295.800 sığınmacının dörtte birinden fazlası, sırasıyla Afganistan ve Irak ile savaştan zarar gören Suriye&#8217;den geldi.  Göçte rol oynayan ikinci temel faktör ise ekonomi… BM Çalışma Örgütü’ne göre 2017 yılında dünya çapında yaklaşık 164 milyon kişi iş bulabilmek umuduyla göç etmek </span><a href="https://www.europarl.europa.eu/news/en/headlines/world/20200624STO81906/exploring-migration-causes-why-people-migrate"><span style="font-weight: 400;">zorunda kaldı</span></a><span style="font-weight: 400;">.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Moises Rodrigues’in ifade ettiği üzere; hepimiz birer göçmendik fakat bazılarımız bunu unuttuk. Zorunlu göç bir insan hakkıdır.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/11/20/akdeniz-masum-sorumlu-siyaset-libya-ve-kanarya-adalarinda-goc-sancisi/">Akdeniz Masum, Sorumlu Siyaset… &lt;br&gt; Libya ve Kanarya Adalarında Göç Sancısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İklim değişikliği ile yaşanan ısı artışı Akdeniz’deki canlı türlerini yok edebilir</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/03/19/iklim-degisikligi-ile-yasanan-isi-artisi-akdenizdeki-canli-turlerini-yok-edebilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Mar 2018 12:41:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[WWF]]></category>
		<category><![CDATA[Akdeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Aslı Pasinli]]></category>
		<category><![CDATA[Orkinos]]></category>
		<category><![CDATA[Paris İklim Anlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Doğayı Koruma Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[WWF Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=25295</guid>

					<description><![CDATA[<p>WWF (Dünya Doğal Hayatı Koruma Vakfı), Doğu Anglia Üniversitesi ve James Cook Üniversitesi tarafından hazırlanan “Isınan Dünyada Doğal Hayat: İklim Değişikliğinin Biyoçeşitlilik Üzerindeki Etkileri” başlıklı rapor WWF tarafından küresel düzeyde her yıl gerçekleştirilen en büyük çevre hareketi olan “Dünya Saati 2018” öncesinde yayımlandı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/03/19/iklim-degisikligi-ile-yasanan-isi-artisi-akdenizdeki-canli-turlerini-yok-edebilir/">İklim değişikliği ile yaşanan ısı artışı Akdeniz’deki canlı türlerini yok edebilir</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İklim değişikliğinin dünyanın farklı doğal yaşam alanlarındaki 80.000 bitki ve hayvan türü üzerindeki etkisini inceleyen rapora göre, karbon salınımı kontrolsüz şekilde artmaya devam ederse,  Amazon ve Galapagos gibi dünyanın en zengin doğal bölgelerindeki hayvan ve bitki türlerinin yarıya yakını yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir.</p>
<p><strong>Paris İklim Anlaşması</strong>’ndaki ısı artışını 2 derece ile sınırlı tutma hedefine ulaşılsa bile bu bölgelerde tür çeşitliliğinin % 25’i kaybedilecek.</p>
<p>Küresel düzeydeki artışın 2 derece ile sınırlandırılması ve türlerin yeni alanlara özgürce yer değiştirebilmeleri halinde beklenen soy tükenişleri %25’ten %20’ye düşüyor.</p>
<p>Ancak türler yer değiştiremedikleri takdirde hayatta kalmayı başaramayacaklar. Bitkilerin, amfibilerin ve sürüngenlerin iklim değişiklikleri karşısında hızlı bir şekilde yer değiştirmeleri pek mümkün görülmüyor.</p>
<p><strong>WWF-Türkiye Genel Müdürü Aslı Pasinli</strong> konuyla ilgili olarak şunları söyledi:</p>
<blockquote><p>“İklim değişikliğinin biyoçeşitlilik üzerinde olumsuz etkileri olacağı kaçınılmaz bir gerçek. Zararı asgari düzeyde tutmak ise bizim elimizde. Emisyonların azaltımı, sahip olduğumuz en önemli araç. Dünyada Karadeniz ve Akdeniz havzalarının da arasında yer aldığı, biyoçeşitlilik ve ekosistemlerin korunması açısından en öncelikli 35 bölge bulunuyor. Sıcaklık artışını 2 derecede sınırlandırabilirsek, bu bölgelerin yüzey alanının ortalama üçte ikisinin, türlerin iklim değişikliğinin etkilerinden korunacakları sığınak görevi görmeleri mümkün. Sıcaklık artışını sınırlayamazsak, bu oran üçte bire düşüyor. Bununla beraber,  en iyi senaryo altında bile kayda değer ölçekte bir alanda türlerin iklim değişikliğine karşı  ayakta durması mümkün olmayacak. Bu nedenle yerel uyum stratejilerini hayata geçirmemizin de biyoçeşitlilik kaybını azaltmak için hayati önemi var.”</p></blockquote>
<p><strong>Akdeniz bölgesi ciddi risk altında</strong></p>
<p>Akdeniz, iklim değişikliğine en fazla maruz kalan öncelikli bölgelerden biri olarak değerlendiriliyor. Artan sıcaklıkların, aynı düzeyde seyreden ya da azalan yağış miktarlarıyla birleşmesi; toprak nemliliğinin azalacağı ve kuraklık koşullarının görülme olasılığının artacağı anlamına geliyor. Bu da, orman yangını riskleri ile ekosistemler, tarım ve insanlar üzerindeki olumsuz etkilerin artmasına neden olacak. Yılda 300 milyondan fazla ziyaretçi de Akdeniz’in kalan kaynakları üzerindeki muazzam baskıyı artırıyor.</p>
<p>Akdeniz’deki biyoçeşitlilik, iklim değişikliğinin düşük seviyelerde kaldığı durumda bile kırılganlık taşıyor. Küresel ısınma 2 derece ile sınırlandırılsa bile, çoğu tür grubunun neredeyse %30’u, tüm bitkilerin ise üçte birinden fazlası risk altında kalacak. Mevcut politikaların devamı halinde ise bölgedeki biyoçeşitliliğin ortalama olarak yaklaşık yarısı kaybedilecek. Yayılım gösterecek memeliler ve kuşların bu duruma belli oranda uyum sağlayabileceği ifade ediliyor. Ancak uzmanlar habitatları halen önemli ölçüde bozulma ve parçalanmaya maruz kalmış bir bölgede bunun zor olacağına işaret ediyorlar.</p>
<p><strong>Deniz canlılarının geleceği tehlikede</strong></p>
<p>Akdeniz’de yaşayan yeşil deniz kaplumbağası, iribaş deniz kaplumbağası ve deri sırtlı deniz kaplumbağası türleri <strong>Uluslararası Doğayı Koruma Birliği</strong> (IUCN) tarafından “tehlikede”, “kritik tehlikede” ve “düşük riskli” olarak sınıflandırılıyor. Bu türler, iklim değişikliği tarafından ciddi ölçüde tehdit ediliyorlar. Kaplumbağalarda genellikle, yuvanın daha altta kalan, daha serin kısmındaki yumurtalardan erkek yavrular çıkıyor. Sıcaklıkların artması, yumurtalardan sadece dişi yavruların çıkmasına ya da sıcaklık belli bir noktayı aştığında hiçbir yavrunun sağ kalmamasına sebep olabilir.</p>
<p>Balinalar, yunuslar ve fokları kapsayan deniz memelilerinin açık denizlerden kıyı sularına kadar Akdeniz’de çok çeşitli habitatları bulunuyor. Deniz memelileri aynı zamanda çevresel koşullardan ve avlarının dağılımından da büyük ölçüde etkileniyor. Örneğin deniz suyu sıcaklıkları ve tuzluluk oranlarındaki değişimler, Akdeniz uzun balinasının avladığı tek tür olan kuzey krilinin dağılımını etkiliyor. Deniz memelileri geçmişte çevresel değişimlere uyum sağlama becerisi gösterdiler, ancak bugünkü iklim değişikliğine yeterince hızlı tepki verip vermeyecekleri bilinmiyor.</p>
<p>Orkinos balıklarının çevrelerindeki sıcaklık değişimlerinden kuvvetli bir şekilde etkilenmeleri bekleniyor. Su sıcaklığındaki değişimlerin orkinoslar üzerinde, kalp işlevlerinin, üreme faaliyetinin, yumurtlama ve larva gelişiminin, yüzme becerilerinin etkilenmesini de içeren fizyolojik sonuçları bulunuyor. Örneğin, çizgili orkinos (Katshwonus pelamis) türünün, gelecekteki ısınmaya, ergin ve larva habitatını genişleterek karşılık vereceği tahmin ediliyor. Mavi yüzgeçli orkinosun (Thunnus thynnus) ise uygun habitatlarının daralacağı öngörülmesine rağmen, iklim değişikliğine uyum sağlayabilmek için uzun mesafe göç etme becerilerini kullanması bekleniyor.</p>
<p>Köpekbalıkları da iklim etkilerine duyarlı bir tür olarak değerlendiriliyor. İklimdeki dalgalanmalar; gelişim, üreme ve hayatta kalma becerilerini etkileyerek bu türün topluluk yapısını bozabilir, bolluk değerlerinde değişimlere, dağılımlarında kaymalara ve yerel ölçekte nesillerinin tükenmesine sebep olabilir. Büyük boyutları ve düşük doğurganlık oranları, türün iklim etkilerine karşı olan bu hassasiyetini artırıyor, çünkü bu durum az sayıdaki görece büyük ve gelişkin genç köpekbalıklarını yetiştirmek için güçlü bir ebeveyn bakımı gerektiriyor.</p>
<p>Mersinbalığı da çevresel tuzluluk ve ısı oranlarındaki değişimlere karşı duyarlı olan bir başka balık türü. Yaşanan değişimler bu balıkların fizyolojik işlevlerini etkiliyor. Yok olma tehlikesi altındaki Avrupa mersinbalığının yayılım alanı sınırları, uygun habitat alanlarını daraltan iklim değişikliğinin fazlasıyla etkisi altında kaldı. Adriyatik mersinbalığının tuzluluk oranındaki değişimlere uyum gösterdiği tespit edildi. Ancak sıcaklık ve tuzluluk oranlarındaki değişim aralığının iklim değişikliğine bağlı olarak genişlemesi bekleniyor. Bu durum popülasyonların genel uyumluluğunu zorlayıcı bir etken haline gelebilir.</p>
<p>Dünyadaki diğer kritik bölgelerden bazıları şu şekilde sıralanabilir:</p>
<ul>
<li>Miombo ağaçlıklarında ve Güney Afrika’da amfibilerin %90’a yakını, kuşların %86’sı, memelilerin %80’i yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor.</li>
<li>Amazon, bitki türlerinin %69’unu kaybedebilir.</li>
<li>Güneybatı Avustralya’da amfibilerin %89’u yok olabilir.</li>
<li>Madagaskar’da bulunan türlerin %60’ı risk altında bulunuyor.</li>
<li>Günde 150-300 litre su tüketmesi gereken Afrika filleri su kıtlığı tehlikesi ile karşılaşabilir.</li>
<li>Sundarban kaplanlarının üreme alanlarının %96’sı yükselen su seviyesi nedeniyle sular altında kalabilir.</li>
</ul>
<p>Kaynak: İklim Haber</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/03/19/iklim-degisikligi-ile-yasanan-isi-artisi-akdenizdeki-canli-turlerini-yok-edebilir/">İklim değişikliği ile yaşanan ısı artışı Akdeniz’deki canlı türlerini yok edebilir</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akdeniz Ülkeleri Tembel mi?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/02/25/akdeniz-ulkeleri-tembel-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Caner Özdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Feb 2018 17:11:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Akdeniz]]></category>
		<category><![CDATA[düşük istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[İLO]]></category>
		<category><![CDATA[ispanya]]></category>
		<category><![CDATA[işsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Avrupa Ülkeleri]]></category>
		<category><![CDATA[OECD]]></category>
		<category><![CDATA[Yunanistan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=24733</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özellikle 2008 küresel ekonomik krizi sonrası Yunanistan için söylenen, zaman zaman diğer Akdeniz ülkelerine ve Türkiye’ye de genişletilen ve kamuoyunda da oldukça fazla karşılık bulduğunu düşündüğüm bir düşünce var: “Yunanistan (veya Türkiye veya diğer Akdeniz ülkeleri) ekonomisi kötü, çünkü insanlar tembel”. Veya: “AB içinde Almanya, Hollanda, Danimarka gibi Kuzey Avrupa ülkeleri çalışıyor. Yunanistan gibi ülkelerdekiler yan gelip yatıyor. Sonra da krizin faturasını yine Almanlar, Hollandalılar ödüyor.” Zaman zaman bu tespite kanıt olarak da Akdeniz ülkelerindeki yüksek işsizlik oranları gösteriliyor. Bu yazıda bu fikrin ampirik bir kanıtının olmadığını hatta tam tersine işsizliğin yüksek olduğu Türkiye’de ve diğer Akdeniz ülkelerinde çalışanların çok daha fazla fedakârlık yaptıklarını göstermeye çalışacağım.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/02/25/akdeniz-ulkeleri-tembel-mi/">Akdeniz Ülkeleri Tembel mi?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ILO verilerinden haftalık ortalama çalışma saatlerine baktığımızda OECD ülkeleri arasında Türkiye’nin listenin en tepesinde olduğunu görüyoruz (Bkz. Grafik 1). Haftalık 47 saatlik çalışma süresiyle Türkiye dünya çapında da en çok çalışan birkaç ülke arasında. Yunanistan da ortalama 41 saat ile en üst sıralarda. Portekiz, İspanya, İtalya gibi diğer Akdeniz ülkeleri de ortalamanın üzerinde çalışıyorlar. Listenin diğer ucuna baktığımızda ise Hollanda, Almanya, Norveç, Danimarka gibi ülkelerde ortalama haftalık çalışma saatinin 35 saatin bile altında olduğunu görüyoruz. Bu etkinin bir kısmının Kuzey Avrupa ülkelerinde yarı zamanlı çalışmanın yaygın olmasından kaynaklandığı söylenebilir. Onu da başka bir veri ile kontrol edebiliriz. Aynı grafikte haftalık 48 saatten fazla çalışanların yüzdesine baktığımızda Türkiye bu istatistikte de açık ara en önde. ILO verisine göre 2015 yılında Türkiye’de çalışanların % 36’sı 48 saatten fazla çalışmış. Özellikle Kuzey Avrupa ülkelerinde bu oran % 10’un altında.</p>
<p>&nbsp;</p>
<figure id="attachment_24737" aria-describedby="caption-attachment-24737" style="width: 462px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-24737 " src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim1-640x356.png" alt="" width="462" height="257" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim1-640x356.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim1-610x340.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim1-320x178.png 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim1.png 943w" sizes="auto, (max-width: 462px) 100vw, 462px" /><figcaption id="caption-attachment-24737" class="wp-caption-text">Grafik 1. http://www.ilo.org/ilostat/faces/ilostat-home adresindeki verilerden oluşturulmuştur.</figcaption></figure>
<p>Konunun ücretle ilgili kısmını herkesin zaten tahmin edebildiğini düşünüyorum. Grafik 2’de görüldüğü üzere başta Türkiye ve Yunanistan olmak üzere uzun çalışma saatlerinin bulunduğu ülkelerde ortalama aylık ücretler de en düşük düzeylerde. Haftalık çalışma saati ortalamasının düşük olduğu ülkelerde ise ücretler en yüksek. Yani, en çok çalışanlar en az kazanıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<figure id="attachment_24738" aria-describedby="caption-attachment-24738" style="width: 513px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-24738 " src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim2-640x267.png" alt="" width="513" height="214" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim2-640x267.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim2-610x254.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim2-320x133.png 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim2.png 947w" sizes="auto, (max-width: 513px) 100vw, 513px" /><figcaption id="caption-attachment-24738" class="wp-caption-text">Grafik 2. http://www.ilo.org/ilostat/faces/ilostat-home adresindeki verilerden oluşturulmuştur (2014-2016 yılları).</figcaption></figure>
<p>&nbsp;</p>
<p>Son olarak bir de istihdam istatistiklerine dikkat çekmek istiyorum. Yine ILO hesaplamalarına göre OECD ülkeleri arasında çalışan nüfusun toplam nüfusa oranının en düşük olduğu (aynı zamanda işsizliğin de en yüksek olduğu) ülkeler sırasıyla Yunanistan, İtalya, Türkiye ve İspanya. Bu oranın en yüksek olduğu ülkeler ise yine büyük çoğunlukla Kuzey Avrupa ülkeleri (Bkz. Grafik 3).</p>
<p>&nbsp;</p>
<figure id="attachment_24739" aria-describedby="caption-attachment-24739" style="width: 489px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-24739 " src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim3-640x310.png" alt="" width="489" height="237" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim3-640x310.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim3-610x296.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim3-320x155.png 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim3.png 933w" sizes="auto, (max-width: 489px) 100vw, 489px" /><figcaption id="caption-attachment-24739" class="wp-caption-text">Grafik 3. http://www.ilo.org/ilostat/faces/ilostat-home adresindeki verilerden oluşturulmuştur.</figcaption></figure>
<p>&nbsp;</p>
<p>Tüm bu veriler şöyle özetlenebilir: Başta Türkiye olmak üzere tembellikle suçlanan Akdeniz ülkelerinin işçileri Kuzey Avrupa ülkelerindeki işçilere nispetle çok daha uzun çalışıyorlar ve ay sonunda çok daha düşük maaşlar alıyorlar. İşgücüne katılımın bu çok çalışıp az kazanan ülkelerde en yüksek düzeylerde olduğunu düşünürsek, aslında Türkiye gibi Akdeniz ülkelerinde tembellik diye bir sorun olmadığı, esas olarak emeğin değerinin çok düşük olduğu, Kuzey Avrupa’da çalışan belki iki işçinin yaptığı bir işi Akdeniz’de bir kişinin çok daha ucuza yaptığı tespitinde bulunabiliriz. Hatta Akdeniz ülkelerindeki yüksek işsizlik ve düşük istihdama katılımın da sebeplerinden birinin bu olduğu söylenebilir. Keza, bu sayılara bakarak mesela Türkiye’deki ortalama çalışma saatlerinin Kuzey Avrupa ülkelerindeki seviyelere düşürüldüğünde çok daha fazla kişinin istihdama katılabileceği ve düşen işsizlik rakamları ile birlikte ücretlerin bile artabileceği söylenebilir. Öyle görünüyor ki mesele tembellik değil, emeğin değersizleşmesi meselesi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/02/25/akdeniz-ulkeleri-tembel-mi/">Akdeniz Ülkeleri Tembel mi?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nasıl bir kitlesel fonlama? :  Avrupalı aşırı sağcılar mültecileri kurtaran STK’lara karşı bağış kampanyası başlattı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/09/nasil-bir-kitlesel-fonlama-avrupali-asiri-sagcilar-multecileri-kurtaran-stklara-karsi-bagis-kampanyasi-baslatti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Jun 2017 13:21:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Akdeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Aşırı Sağ]]></category>
		<category><![CDATA[Bağış]]></category>
		<category><![CDATA[Bloc Identitaire]]></category>
		<category><![CDATA[Çeviri]]></category>
		<category><![CDATA[Génération Identitaire]]></category>
		<category><![CDATA[göçmen]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[Online bağış sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[PayPal]]></category>
		<category><![CDATA[SOS Méditerranée]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=15651</guid>

					<description><![CDATA[<p>Twitter’daki görsel çok “insani”. Şişme botun üzerinde birkaç kişinin bulunduğu görselde “Mürettebatımızı finanse edin. Teşekkürler” yazılı. Görselin altında ise “Bağışlarınız sayesinde kurtarma operasyonlarına başlayabileceğiz” ifadeleri kaleme alınmış. Fakat bu bağış kampanyasının hedefi “Göçmenleri durdurmak”, “Avrupa’yı savunmak” (#StopImmigration #DefendEurope ). Avrupa’daki aşırı sağcılar Akdeniz’deki mülteci kurtarma operasyonlarını sabote etmek için şimdiye kadar internet üzerinden 64 bin [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/09/nasil-bir-kitlesel-fonlama-avrupali-asiri-sagcilar-multecileri-kurtaran-stklara-karsi-bagis-kampanyasi-baslatti/">Nasıl bir kitlesel fonlama? :  Avrupalı aşırı sağcılar mültecileri kurtaran STK’lara karşı bağış kampanyası başlattı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Twitter’daki görsel çok “insani”. Şişme botun üzerinde birkaç kişinin bulunduğu görselde “Mürettebatımızı finanse edin. Teşekkürler” yazılı. Görselin altında ise “Bağışlarınız sayesinde kurtarma operasyonlarına başlayabileceğiz” ifadeleri kaleme alınmış. Fakat bu bağış kampanyasının hedefi “Göçmenleri durdurmak”, “Avrupa’yı savunmak” (#StopImmigration #<a href="http://defend-europe.org/fr/home_fr/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">DefendEurope</a> ).</p>
<p>Avrupa’daki aşırı sağcılar Akdeniz’deki mülteci kurtarma operasyonlarını sabote etmek için şimdiye kadar internet üzerinden 64 bin Euro topladı. Online ödeme sitesi PayPal üzerinden kitlesel fonlama (crowdfunding) kampanyasını örgütleyen Fransız “Génération Identitaire”  (Kimlikçi Nesil)  adlı örgüt İngiliz <a href="https://www.theguardian.com/world/2017/jun/03/far-right-raises-50000-target-refugee-rescue-boats-med?CMP=fb_gu" target="_blank" rel="noopener noreferrer">The Guardian</a> gazetesine verdiği demeçte “Gemi, seyahat masrafları ve eylemlerini filme çekmek” için söz konusu parayı topladıklarını açıkladı. “Avrupa’yı Savun” başlığı altında açılan bağış kampanyası 14 Mayıs’ta başlatılmıştı.</p>
<p>Avrupalı yetkilileri “göçmen taraftarı”, sivil toplum örgütlerini de onların &#8220;iş birlikçileri&#8221; olarak gören söz konusu aşırı sağcı örgütün kampanya videosunda sadece ama sadece tek arzularının sivil toplum örgütlerine ait göçmen kurtarma gemilerinin engellenmesi olduğu belirtiliyor. Hazırlanan videoda “Avrupa’yı yasadışı göçten kurtarmak için Akdeniz’de büyük bir misyona hazırlanıyoruz. Profesyonel bir ekip kurup, büyük bir gemi kiralayarak, insan tacirleriyle beraber çalışan sivil toplum örgütlerine karşı koymak için Akdeniz’de yolculuğa çıkmayı arzuluyoruz” ifadeleri kullanılıyor.</p>
<p><a href="https://www.facebook.com/GenerationIdentitaire/videos/1190224071088919/">https://www.facebook.com/GenerationIdentitaire/videos/1190224071088919/</a></p>
<p>“Génération Identitaire” adlı örgüt  The Guardian gazetesine yaptığı açıklamada, SOS Méditerranée  (SOS Akdeniz) adlı sivil toplum kuruluşunun kullandığı Aquarius gemisinin ana hedefleri olduğunun altını çiziyor. Aquarius bir senede 20 bin göçmen kurtarmıştı. Geminin Libya ile İtalya arasında sadece mayıs ayında kurtardığı göçmen sayısı ise 2900.</p>
<p>SOS Méditerranée adlı örgüt ise aşırı sağcı örgütün kampanyasını üzerine yorum yapmayı “değirmenlerine su taşıyacağı” ve yaptıkları eylemlere fazlaca önem verildiği intibası doğuracağı nedeniyle reddediyor. Öte yandan Göçmenleri Karşılama ve Refakat Bürosu  (Bureau D’accueil Et D’accompagnement Des Migrants – BAAM) <a href="https://www.facebook.com/baam.asso/posts/665853343606534:0" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Facebook</a> üzerinden başlattığı imza çağrısı ile PayPal’a “yasadışı” bağış kampanyasını durdurma talebinde bulunuyor.</p>
<p>Aşırı sağcı “Bloc Identitaire”e<b> </b>(Kimlikçi Blok) bağlı Génération Identitaire,<b> </b>gençlere yönelik olarak 2012’de kurulmuştu. Aşırı sağcı örgüt eylemlerini haklılaştırmak için “Avrupa’nın işgal altında olduğunu”, “medeniyet kaybı” yaşadıklarını ileri sürüyor.  Geçen cumartesi günü aşırı sağcılar 50 bin Euro toplayarak hedeflerine ulaştıklarını ve fakat “bağış” almaya devam edeceklerini paylaşmışlardı. Söz konusu örgüt geçen mayısta da İtalya’nın Sicilya bölgesindeki limanı kurtarma gemilerine kapatmaya çalışmış fakat polis tarafından tutuklanmışlardı.</p>
<p>Hatırlatma: 2017  başından bu yana en az 150’si çocuk olmak üzere 1620 göçmen Akdeniz’i geçerken hayatını kaybetti.</p>
<p>Bu yazı <a href="http://www.leparisien.fr/societe/un-groupe-de-l-ultra-droite-appelle-aux-dons-pour-empecher-le-sauvetage-en-mer-des-migrants-08-06-2017-7030089.php" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Le Parisien</a>, <a href="https://www.24matins.fr/migrants-identitaires-collectent-57-000-euros-saboter-operations-de-sauvetage-543318" target="_blank" rel="noopener noreferrer">24matins</a>, <a href="http://www.ouest-france.fr/monde/migrants/crowfunding-ils-lancent-une-collecte-contre-le-sauvetage-des-migrants-5048379" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Ouest-France</a>, <a href="http://www.20minutes.fr/societe/2082407-20170608-collectifs-extreme-droite-levent-64000-euros-empecher-sauvetages-migrants-mer" target="_blank" rel="noopener noreferrer">20minutes</a> haber sitelerinden derlenmiştir.</p>
<p>Derleyen: Erdal Aktaş</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/09/nasil-bir-kitlesel-fonlama-avrupali-asiri-sagcilar-multecileri-kurtaran-stklara-karsi-bagis-kampanyasi-baslatti/">Nasıl bir kitlesel fonlama? :  Avrupalı aşırı sağcılar mültecileri kurtaran STK’lara karşı bağış kampanyası başlattı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
