<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ai Weiwei arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/ai-weiwei/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/ai-weiwei/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 22 Feb 2018 05:18:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Ai Weiwei arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/ai-weiwei/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Trajediler ve Sanatın Beklenmedik Faydası</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/02/22/trajediler-sanatin-beklenmedik-faydasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özge Karakaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Feb 2018 05:18:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Ai Weiwei]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=24654</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul’da, kara kışın gelip gelmemeye karar veremediği bir hafta sonu daha... Manzarası güzel müzeleri ziyaret etmek için şahane günler. Ben de öyle yapıp geçtiğimiz hafta Sakıp Sabancı Müzesi’ne gittim. Müze eylül ayından bu yana, fotoğrafları şehrin billboardlarını donatan “Ai Weiwei Porselene Dair” sergisini ağırlıyor. Sanatçının Türkiye’deki ilk sergisi, hem porselen eserlere hem de sanatçının yaşam hikâyesine yer veriyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/02/22/trajediler-sanatin-beklenmedik-faydasi/">Trajediler ve Sanatın Beklenmedik Faydası</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ai Weiwei, aslında Türkiye’de yaşıyor olmanın insanı aşina ettiği temaları; devrimlere, yasaklara ve yıkımlara karşı duruşunu eserlerinde ustalıkla işleyen bir sanatçı. Onu sadece sanatçı olarak tanımlamak ise karakterine haksızlık yaratabilir. Çünkü çağlar değiştikçe, toplumsal olaylar bir diğerini doğurdukça, insanlığın büyük sorunları ve insan hakları ihlalleri boyumuzu aştığında, o, üretimine hem sanatçı hem aktivist olarak devam etmiş.</p>
<p>Ai Weiwei’nin yakın zamandaki eserlerinin çoğu mülteciler temasındaki işlerden oluşturuyor. Berlin Konzerthaus’un girişindeki dev kolonları mültecilere ait binlerce can yeleğiyle kapladığı yerleştirmesinde tarihsel ve politik bir felaketin ciddi bir betimlemesi yatıyor. Çin Hükümeti’nin koyduğu yasakla senelerce evinden çıkması yasaklanan biri olarak, yönetmenliğini üstlendiği, evine dönmek isteyen ama dönemeyen mülteci nüfusu konu alan “Human Flow” (İnsan Seli) belgeselindeki insan hikayeleri görünmeyeni görünür kılıyor.</p>
<p>Bu sergide, sanatçının dünyada olup bitenleri betimleme, insanlık sorunlarını diğer insanlara anlatma ve hatta onları bir amaç doğrultusunda bir araya getirme gayreti güden çalışmalarının hepsi, karşısındakine harekete geçme hissi veriyor. Öte yandan, benzer türde haberleri her gün gazetelerde, televizyonlarda görüyor, sosyal medyada okuyoruz. Peki neden insanlığın sorunları hakkında bilgi sahibi olmak, bir sanat eserini gördüğümüzde hissettiğimiz harekete geçme isteğini yaratamıyor?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-medium wp-image-24655 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Foto1-640x428.jpg" alt="" width="640" height="428" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Foto1-640x428.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Foto1-610x408.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Foto1-320x214.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Foto1.jpg 956w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p><strong><em>“İnsanlar uzaktaki soyut olayları anlamak için yakındaki somut örnekleri kullanırlar.”</em></strong></p></blockquote>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p>2011 yılında ODTÜ’de öğrenciyken öğrenci değişim programına katılmıştım. Uluslararası ofis ve montor hocalarımız değişim öğrencisi olacakları birkaç saatliğine bir araya getirerek, bizi nelerin beklediğine dair bilgilendirme yapacaklardı. Bilgilendirmenin içeriğinde, kendi konfor alanlarımızın ve “güvenli duvarlarımızın” dışına çıkıyor olduğumuz gerçeğinden yola çıkarak, bu ülke sınırları dışında “Türkiyeli olmanın” bizi karşı karşıya bırakabileceği durumlar hakkında bilgilendirmeler de yer alıyordu. Uluslararası İlişkiler bölümünden bir hocamız, o gün kısa bir konuşma yaptı. Ve konuşmasını aklıma kazınan şu cümleyle bitirdi: “İnsanlar uzaktaki soyut olayları anlamak için yakındaki somut örnekleri kullanırlar.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Değişim öğrencisi olduğum dönemde ve sonralarında, bu cümlenin ne anlama geliyor olduğuna dair önemli deneyimler edindim. Yurt dışında tanıştığım insanların çoğu bana yaşadığım ülkenin koşulları, kültürü ve günlük yaşantısı üzerine onlarca soru yöneltti. Çoğu gün haberlerde duydukları, gördükleri bilgileri zihinlerinde yeterince iyi canlandıramayanlar için somut bir örnek haline gelmiştim. Etrafımdakiler bana bakarak, benim yaşantım ve olduğum insan üzerinden ülkemi ve ülkemde yaşanan diğer hayatları canlandırmaya çalışıyorlardı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ancak, cümlenin anlamını tamamen kavramam için biraz daha zaman geçmesi gerekti. Hem kariyerimde aldığım yol hem de psikoloji alanına duyduğum ilgi sayesinde, duygularımızın etkisi altında nasıl kaldığımızı ve beynimizin bizi hayretler içerisinde bırakacak kadar irrasyonel bir şekilde çalıştığını öğrendim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İnsanların uzaktaki soyut olayları yakındaki somut örneklere bakarak anlamlandırmasına etki eden psikolojik etmenlerden ilki &#8220;yakınlık&#8221; kavramı. Bu, “somut örneğe” olan fiziksel uzaklığımız ve/veya ilişki biçimiyle ilgili. Yanı başımızda gerçekleşen bir cinayete kayıtsız kalmamız güçken tarih boyunca geçekleşmiş soykırımlar, savaşlar ve toplu katliamlar karşısında insanlığın kılını kıpırdatmaması, bunun en iyi örneği.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İkinci ve bence daha enterasan olan etmen ise canlılık. Canlılık, duyduğumuz ya da bize anlatılan hikâyeleri ne kadar belirgin hatlarla zihnimizde canlandırabilmemizle ilgili. Yani, hayal gücümüzle veya anlatıcının bize neyi ne kadar hayal ettirilebildiğiyle&#8230; Örneğin, mültecileri ele alalım. Binlerce insanın savaş nedeniyle ülkesini terk etmesini, akrabalarından ve sevdiklerinden ayrı düşmüş olmasının neye benzediğini hayal etmek, eğer böyle bir felakete maruz kalmadıysak çok güç. Öte yandan, eğer bize ülkesinden, şehirden istemeyerek taşınmak zorunda kalmış birinin hikâyesini; onun evine, mahallesindeki bakkala, sokakta her gün beslediği köpeğe son kez veda edişini anlatırsa terk ediş duygusunun muğlaklığı azalır. Hayatında bir defa mahallesini ya da yaşadığı şehri değiştirmek zorunda kalan herkes bunun ne demek olduğunu bilir. Detayları canlandırmanın harekete geçmekle önemli bir ilişkisi var. Küçük detayları görmeye başladığımızda, durum daha duygusal hale gelir ve olaylar karşısında harekete geçme hissimiz artar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Davranışsal ekonominin öncülerinden Dan Ariely, <em>Akıldışının Mantığı</em> kitabında bunu şöyle açıklıyor: “Bir trajedi uzakta gerçekleşir, büyük olur ve çok sayıda insanı kapsarsa, o trajediyi daha uzak ve daha az duygusal bir perspektiften ele alırız. Bu, kötü kalpli olduğumuz için değil, insan olduğumuz için böyledir.” Bu noktada akılcı düşünmeye çalışmak, aslında empatiyi olumsuz etkiliyor. Çünkü bir insanın acısını milyonlarca insanla çarpma türünden hesaplamalar yapmaya çalışmak, sorunlara ilgimizi yoğunlaştırmak yerine içimizdeki merhamet duygusunu baskılıyor ve bizi durduruyor. Stalin’in dediği gibi “Bir insanın ölümü trajedi, bir milyon insanın ölümü ise istatistik&#8221; haline geliyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" class="size-full wp-image-24656 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/foto2.jpg" alt="" width="550" height="364" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/foto2.jpg 550w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/foto2-320x212.jpg 320w" sizes="(max-width: 550px) 100vw, 550px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Sanatın beklenmedik faydası</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>İnsanlar, yakınlık kurdukları felaketlerde harekete geçiyor ve olaylar hayal güçlerini aştığında kilitlenip kalıyorlarsa kitlesel trajedileri çözmek için insanlıktan umudumuzu kesmeli miyiz? Sanatın ve sanatçıların tam bu aşamada devreye girdiğini ve modern hayattaki yerlerine anlam kattıklarını düşünüyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ai Weiwei’nin işleri üzerinden insanlığa katkısı, mültecilerin problemleri, devletin koyduğu yasaklar, polis zoru ve hapis cezaları gibi politik kararların yaşamımız üzerindeki etkisine ve modern çağ felaketlerine ayna tutmak. Bir sanatçı olarak, toplumların dünyadaki olaylarla yakınlık kurabilmesini sağlamak ve bunları zihnimizde canlandırmaya yardımcı olmak. Yaradılış gereği duygularımızın fazla esiri altında ve irrasyonel canlılar olarak, sanatın en beklenmedik faydasının, toplumsal gerçekliklerimizin farkına varmamızı sağlaması olurdu diye düşünüyorum. Sanat aracılığıyla farkına varabileceğimiz daha anlamlı pek az şey var.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/02/22/trajediler-sanatin-beklenmedik-faydasi/">Trajediler ve Sanatın Beklenmedik Faydası</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>9. Hrant Dink Ödülü Eren Keskin ve Ai Weiwei&#8217;nin</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/09/16/9-hrant-dink-odulu-eren-keskin-ai-weiweinin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 Sep 2017 07:20:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hrant Dink Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Ai Weiwei]]></category>
		<category><![CDATA[Eren Keskin]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Hrant Dink Ödülü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=18425</guid>

					<description><![CDATA[<p>9. Hrant Dink Ödülleri, Lütfü Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı&#8217;nda düzenlenen gecede insan hakları savunucusu ve Avukat Eren Keskin ile sanatçı Ai Weiwei&#8217;ye verildi. Uluslararası Hrant Dink Ödülü’nün dokuzuncusu, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Ödülü, insan hakları ihlallerini hem Türkiye’nin hem de uluslararası toplumun gündemine taşıyan, hakkında 140 dava [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/09/16/9-hrant-dink-odulu-eren-keskin-ai-weiweinin/">9. Hrant Dink Ödülü Eren Keskin ve Ai Weiwei&#8217;nin</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>9. Hrant Dink Ödülleri, Lütfü Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı&#8217;nda düzenlenen gecede insan hakları savunucusu ve Avukat Eren Keskin ile sanatçı Ai Weiwei&#8217;ye verildi.</strong></p>
<p>Uluslararası Hrant Dink Ödülü’nün dokuzuncusu, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Ödülü, insan hakları ihlallerini hem Türkiye’nin hem de uluslararası toplumun gündemine taşıyan, hakkında 140 dava açılmış bulunan Avukat Eren Keskin ile son olarak mültecilerle ilgili çalışmalarıyla bilinen Çinli sanatçı Ai Weiwei aldı.<span id="more-19037"></span></p>
<p>Sunuculuğunu Ece Dizdar’ın üstlendiği törende, açılış konuşmasını yapan Hrant Dink Vakfı Başkanı Rakel Dink, &#8220;Doğruluk ve adalet yolu çetindir, dar ve dikenlidir, onun için onu seçenler azdır&#8221; dedi.  Konuşmasında ‘düşünce suçu’ nedeniyle hapiste olanlara da değinen Dink, 5 Temmuz&#8217;da gözaltına alınıp tutuklanan hak savunucuları adına Özlem Dalkıran&#8217;ı anarak, &#8220;Özlem Dalkıran&#8217;ın adalet uğruna tutuklu oluşu, onurlu ve erdemli duruşunun kanıtıdır&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Ayşenur Kolivar’ın seslendirdiği &#8216;Da im Yusuf Orti&#8217; adlı geleneksel Hemşince şarkısıyla başlayan gecede, Brenna MacCrimmon, Muammer Ketencoğlu, Sayat Nova Korosu, Helesa ve Dalepe Nena’dan kadınlar da sahne aldı.</p>
<p><strong>Işıklar 2017</strong></p>
<p>Gecede, dünyanın dört bir yanında ve Türkiye’de attıkları önemli adımlarla geleceğe dair umudu artıran kişi ve kurumların selamlandığı, ‘Işıklar’ başlıklı bir video gösterildi. 2017’nin ‘ışıklar’ı arasında, Şilili Claudio Castillo’nun kurduğu ataerkil toplum düzenini eleştiren ‘Ören Erkekler’; Paralimpik Oyunları’nda altın madalya kazanan Mehmet Nesim Öner; gençlere ve mültecilere bir arada yaşayabilecekleri fırsatlar sunan Startblok; Ruanda’da dezavantajlı gençleri bir araya getiren Future Vision akrobasi grubu; yeni tanıklar aracılığıyla kamuoyunu bilgilendiren Lice Adalet Arıyor Platformu; Trump’ın göçmen politikasını boykot etmek için kepenk indiren ABD’li göçmenler; klibiyle, toplum tarafından kadınlara dayatılan rolleri eleştiren Mecid el Aisa; evsizlere çorba dağıtan Çorbada Tuzun Olsun Derneği; AIDS nedeniyle ailesini kaybeden çocukların umudu olan Victoria Emah Emah; Oxford Üniversitesi’nin kullanılmayan bir yurdunu evsizlere barınak yapan aktivistler; işitme güçlüğü olanlar ile olmayanlar arasında iletişim kuran DEF RAP grubu; Amerika’da Siyu kabilesinin tarihsel yerleşimi olan Standing Rock’tan boru hattının geçmesine direnen aktivistler; Kadın Kadına Mülteci Mutfağı’nda yaşama umudunu paylaşan Suriyeli kadınlar yer aldı.</p>
<p><iframe title="Işıklar 2017 Uluslararası Hrant Dink Ödülü / Inspirations 2017 International Hrant Dink Award" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/0TKpl7Vw2f8?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>2017 Hrant Dink Ödülleri&#8217;ne layık görülen, Ai Weiwei ve Eren Keskin’e, ödülleri, jüri üyeleri Murathan Mungan ve Diyarbakır Barosu’nu temsilen Ahmet Özmen tarafından verildi.  Eren Keskin ödülünü aldıktan sonra yaptığı konuşmada &#8216;Hrant Dink&#8217;in güzel ifadesiyle &#8216;Bir güvercin tedirginliği var hepimizde&#8230;Üzerimizde tedirginlik var ama bu doğru olanı söylememize engel olmamalı. Bize bıraktığın sevgi ve cesaret için teşekkürler Hrant Dink&#8217; dedi.</p>
<p>Ödül töreni, <a href="http://www.hrantdink.org/" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">www.hrantdink.org</a> ve <a href="http://www.hrantdinkodulu.org/" target="_blank" rel="nofollow noopener noreferrer">www.hrantdinkodulu.org</a> adreslerinden naklen yayınlandı.</p>
<p><strong>Ai Weiwei kimdir?</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-18428 alignleft" src="http://sivilsayfalar.overteam.com/wp-content/uploads/2017/09/5b261a42ffc78231fd1016068644a50c.jpg" alt="" width="206" height="165" />1957’de Pekin’de doğdu. Kültür Devrimi’nin ardından ailesiyle Pekin’e döndü. Pekin Film Akademisi’nde animasyon eğitimi aldı. 1983’te New York’a gitti ve sanat eğitimine devam etti. Ardından okulu bıraktı ve hayatını sokaklarda insan portreleri yaparak ve başka işlerde çalışarak sürdürdü. 1993’te Çin’e döndü. 2008 Siçuan Depremi’nin ardından gittiği bölgede, hükümetin yaşanan felaketle ilgili doğru bilgi vermediğini fark etti. Yıkılan devlet okullarının inşaatındaki hatalara, hayatını kaybeden öğrencilerin hikâyelerine ve dava süreçlerine dair yazılar yayımladığı ‘Citizen’s Investigation’ [Yurttaş Soruşturması] adlı internet sitesi resmî kararla kapatıldı. 2010’da, Şangay’da, stüdyo olarak kullanmak ve mimarlık dersleri vermek üzere inşa ettiği ev için yıkım, kendisi hakkında ise ev hapsi kararı çıkarıldı; mahkûmiyet kararı bir gün sonra geri çekilse de ülke dışına çıkması engellenmeye çalışıldı. 2011’de tutuklandı. Stüdyosu arandı, malzemelerine el kondu, çalışanları gözaltına alındı. Üç ay tutuklu kaldı. 2015’ten beri, Ortadoğu’dan Avrupa’ya göçlere dair enstalasyonlarla dünyanın dikkatini mültecilerin hayatta kalma mücadelesine çekmeye çalışıyor.</p>
<p><iframe loading="lazy" title="Ai Weiwei  - Uluslararası Hrant Dink Ödülü / International Hrant Dink Award / 2017" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/5uGLKsfoXJ8?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Eren Keskin kimdir?</strong></p>
<figure id="attachment_18429" aria-describedby="caption-attachment-18429" style="width: 281px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-18429" src="http://sivilsayfalar.overteam.com/wp-content/uploads/2017/09/uluslararasi-hrant-dink-odulleri-sahiplerini-buldu-_6715_dhaphoto6.jpg" alt="" width="281" height="187" /><figcaption id="caption-attachment-18429" class="wp-caption-text">Avukat Eren Keskin</figcaption></figure>
<p>Eren Keskin 1959’da Bursa’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. 1989 yılında üye olduğu İnsan Hakları Derneği’nde uzun yıllar yöneticilik yaptı. 1990’ların ilk yarısında, Kürt nüfusun çoğunlukta olduğu, olağanüstü hal rejimiyle yönetilen bölgelerde yaşanan insan hakkı ihlalleriyle mücadele etmek amacıyla oluşturulan heyetlerde yer aldı; bölgeye yaptığı ziyaretlerde sözlü ve silahlı saldırılara hedef oldu. 1990’lı yıllarda hakkında 200’e yakın dava açıldı. 1995 yılında Özgür Gündem gazetesinde yayımlanan bir yazısında ‘Kürdistan’ sözcüğünü kullandığı için altı ay hapis yattı. 1997’de Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu’nu kurdu. 2002&#8217;de, devlet kaynaklı cinsel işkence konusunda yaptığı bir konuşma nedeniyle hakkında açılan davada 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. Aynı yıl, Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu, bir yıllığına avukatlıktan men edilmesine karar verdi. Bu dönemde ana akım medyanın karalama kampanyasına maruz kaldı. Özgür Gündem gazetesine destek kampanyası çerçevesinde, üç yıl boyunca gazetenin eş yayın yönetmenliğini yaptı. Biri yaptığı bir konuşmayla, diğerleri ise gönüllü olarak yürüttüğü bu görevle ilgili olmak üzere, hakkında açılmış olan ve halen devam eden toplam 143 dava bulunuyor.</p>
<p><iframe loading="lazy" title="Eren Keskin  - Uluslararası Hrant Dink Ödülü / International Hrant Dink Award / 2017" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/Shc0OZdFBeQ?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/09/16/9-hrant-dink-odulu-eren-keskin-ai-weiweinin/">9. Hrant Dink Ödülü Eren Keskin ve Ai Weiwei&#8217;nin</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
