<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>adil dönüşüm arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/adil-donusum/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/adil-donusum/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 27 Oct 2026 08:44:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>adil dönüşüm arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/adil-donusum/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Adil Geçiş Kimin Meselesi? Adil Geçişi Kime Nasıl Anlatmalı?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2026/10/27/adil-gecis-kimin-meselesi-adil-gecisi-kime-nasil-anlatmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ceylan Özünel]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 2026 08:41:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[YADA]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[adil dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[Adil Geçiş]]></category>
		<category><![CDATA[Adil Geçiş İletişim Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[İklim Adaleti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=88210</guid>

					<description><![CDATA[<p>Adil geçişin temel ilkelerinden biri “kimseyi geride bırakmamak”. Bu ne demek oluyor? Yani iklim kriziyle mücadele etmek için enerji sistemlerinde ve üretim biçimlerinde yapılan dönüşümlerde, bu dönüşümden etkilenecek toplumsal grupların yaşamlarının nasıl değişeceği, dönüşüm esnasında ve sonrasında yaşam biçimlerinin ne kadar korunacağı veya iyileştirileceğini gözetmek anlamına geliyor. Burada en çok madenler ve özellikle kömür gibi sektörlerde çalışan işçiler akla gelse de “kimseyi geride bırakmamak” iddiasının, işçilerin ailelerini, kadınları, çocukları, gençleri, çiftçileri, bölgelerdeki esnaflar gibi dönüşümden etkilenen herkesi kapsaması gerekiyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2026/10/27/adil-gecis-kimin-meselesi-adil-gecisi-kime-nasil-anlatmali/">Adil Geçiş Kimin Meselesi? Adil Geçişi Kime Nasıl Anlatmalı?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İklim krizini önlemeye ve krizin etkilerine uyum sağlamaya yönelik atılan ve bundan sonra atılacak adımların, beraberinde getireceği dönüşümlerin ne kadar adil olması gerektiğini tartışmaya başladık. Türkiye’de özellikle sivil toplum, uzun yıllardır bu soruyu gündeme taşımaya çalışıyor. Oysa bu tartışmanın kökleri çok daha geriye gidiyor. 1970’lerden itibaren ABD’de uygulanan çevre politikalarının işçiler üzerinde yaratabileceği yük, sendikaların gündeme taşıdığı önemli meselelerden biri olmuştu. Adil geçiş kavramının ortaya çıkışında da bu sendikal hareketlerin ve mücadelelerin önemli bir payı var. 1990’lara gelindiğinde ise “adil geçiş”, uluslararası iklim politikalarının temel kavramlarından biri haline geldi. Türkiye’de ise kavram, 2025 yılında yürürlüğe giren İklim Kanunu ile ilk kez yasal bir politika çerçevesinin parçası oldu.</p>
<p>Adil geçişin temel ilkelerinden biri “kimseyi geride bırakmamak”. Bu ne demek oluyor? Yani iklim kriziyle mücadele etmek için enerji sistemlerinde ve üretim biçimlerinde yapılan dönüşümlerde, bu dönüşümden etkilenecek toplumsal grupların yaşamlarının nasıl değişeceği, dönüşüm esnasında ve sonrasında yaşam biçimlerinin ne kadar korunacağı veya iyileştirileceğini gözetmek anlamına geliyor. Burada en çok madenler ve özellikle kömür gibi sektörlerde çalışan işçiler akla gelse de “kimseyi geride bırakmamak” iddiasının, işçilerin ailelerini, kadınları, çocukları, gençleri, çiftçileri, bölgelerdeki esnaflar gibi dönüşümden etkilenen herkesi kapsaması gerekiyor. Özellikle dönüşmesi planlanan kömür, diğer madenler ve ağır sanayi sektörleri etrafında inşa edilen kentlerde yaşayan insanların öncelenmesinin yanı sıra aslında dönüşümler tüm ülkeyi ilgilendiriyor. Çünkü yaşanacak dönüşüm süreçlerinin tamamı adil bile olsa olası göçlerin, yok olan istihdam alanlarının, yeni ortaya çıkacak işlerin, sürdürülebilir bir çevresel ekosistemin ortaya çıkması anlamında geliyor. Dolayısıyla adil geçiş meselesi dönüşümlerin keskin yaşanacağı bölgelerin yerel meselesi veya yalnızca sektörlerde çalışan işçilerin meselesi değil, herkesin meselesi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Adil Geçiş Kavramı Henüz Yeterince Sahiplenilmiyor, İklim Krizi veya Adil Geçiş Bugünün Derdi Haline Gelemiyor</strong></p>
<p>Adil geçiş, sivil toplum, akademi ve kamu kurumları içerisinde tartışılırken, Türkiye toplumu henüz kavramla yeterince tanışmıyor. Adil geçiş politikaları yeni yasal zemine oturmuşken, bir yandan politikalar ve uygulamalar geliştirilirken, toplumun bu dönüşümü doğru anlaması kritik. Dezenformasyonun iklim eylemlerinde ne kadar yaygın bir sorun olduğunu biliyoruz. Adil geçişin de bu yanlış bilgi yaygınlaşması akımı arasında kaybolmaması gerekiyor. YADA Vakfı’nın yürüttüğü Adil Geçiş Algı Araştırması ve bu araştırma bulguları üzerine hazırladığı Adil Geçiş İletişimi Rehberinde, temelde adil geçişin kim tarafından nasıl algılandığı ve bilindiği, adil geçiş iletişimi yapılırken nelere dikkat edilmesi gerektiği yer alıyor.</p>
<p>X platformu üzerinden yapılan söylem analizi sonuçlarına göre, zaman içinde &#8220;adil dönüşüm&#8221; ve &#8220;kömürden çıkış&#8221; gibi kavramlar yerini baskın bir şekilde &#8220;adil geçiş&#8221; retoriğine bırakmış. Bu söylemin yayılmasında soyut iklim argümanları yerine; cari açık, ithalat bağımlılığı ve enerji güvenliği gibi teknik-ekonomik çerçevelemeler en yüksek erişim ve etkileşimi alıyor. Veri setindeki tweetlerin %41’i kömürden çıkış, adil geçiş ve iklim adaleti gibi temel kavramlarla ilgili bilgi yayma ve farkındalık içerikleri. Buna karşı, direnç söylemleri yine aynı veri setindeki tweetlerin yaklaşık %9’unu oluşturuyor. Söylemin asıl üreticileri ise platformlar, inisiyatifler ve oluşumlar. Ancak bu yapıların erişimi düşük kalıyor, söylemin kitlelere yayılmasında bireysel sesler ve kanaat önderleri 3 kat daha fazla görüntülenmeyle çok daha etkili. Bununla birlikte, Akbelen, Amasra, Soma gibi kentlerde yaşanan yerel somut krizler soyut iklim söyleminin çok üzerinde ilgi görüyor. Yani soyut politika çerçeveleri insanların dikkatini çekmiyor, somut vaka ve yerel hikayeler çekiyor. Kavramlar yaygınlaştırılırken, iletişimde kanaat önderlerinin belirgin bir şekilde daha fazla etkileşim alan içerikler paylaşması, platform inisiyatif ve oluşumların ürettiği içerikleri basit ve anlaşılır bir şekilde bu kanaat önderlerine ulaştırmasının ne kadar kritik olduğunu gösteriyor. Bununla birlikte, gündelik hikâyelerin, özelde de yerel direnişlerin öne çıkması kritik bir veri. Bu veri, iklim krizi, adil geçiş ve bunlarla bağlantılı diğer konuların iletişimine odaklanırken gündelik meselelere değinmenin önemine işaret ediyor.</p>
<p>Algı araştırması kapsamında kömür üretim bölgeleri (Soma ve Tavşanlı) ve demir-çelik sanayisinin yoğunlaştığı İskenderun&#8217;da yapılan görüşmeler, adil geçiş kavramının yerelde de sahiplenilmediğini gösteriyor. Kavram “uzmanlık” terminoloji setiyle kendisine alan bulduğu için iklim değişikliği daha fazla bilinse de akıllarda adil geçişin tam bir karşılığı yok. Öte yandan, kavram bilinse de “adil” kelimesinin kendisine karşı bir inanç yok. Zaten Batı menşeli görülen adil geçiş kavramı, ülkenin her yerindeki adaletsizlikler sebebiyle hem güven oluşturamıyor hem de meşruiyet kazanamıyor. Yerelde daha ziyade, kalkınma, refah, sağlık, istihdam, ekonomi gibi somut ve önceliklendirilen kavramlar bir anlam ifade ediyor. Dolayısıyla, iklim eyleminin bir parçası olarak farkındalık yaratılmak istenen ve yerel toplulukların kararların bir parçası olması gereken adil geçiş süreçlerinin belki adil geçiş denmeden anlatılması gerekiyor.</p>
<p>Bununla birlikte, söylem analizinin de işaret ettiği gibi, yerelde de iklim krizi, gündelik yaşamla bir bağ kurulmadığı sürece çok ileri vadede düşünülebilecek soyut bir kavram olarak görülüyor. Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik, siyasi krizler ve belirsizlikler zaten toplumun her kesimi için bugünden en fazla yarını düşünebilecek bir zemin sunuyor. Dolayısıyla iklim krizi veya adil geçiş zaten insanlar için bugünün derdi haline gelemiyor.</p>
<p><strong>Adil Geçişi Kime Nasıl Anlatmalı?</strong></p>
<p>YADA Vakfı’nın hazırladığı “Sivil Toplum için Adil Geçiş İletişimi Rehberi”nde bu içgörülerden yola çıkarak, adil geçiş iletişimi yapılırken nelere dikkat edilmeli, toplumun farklı kesimlerine adil geçiş nasıl anlatılırsa daha anlaşılır olur üzerine öneriler yer alıyor.</p>
<p>Öne çıkan önerilerden biri, teknik ve uzmanlaşmış politika jargonunun sivil toplumun dar bir uzman çevresine sıkışmasına ve genel kitlelerden tamamen kopmasına yol açacağına işaret ediyor. Buna göre, rehberde iklim ve adil geçiş söylemlerinin kitlelerin gündelik hayatına dokunacak şekilde basitleştirilmesi öneriliyor. Bir başka deyişle, uzmanlık jargonlarıyla yapılan iletişim çalışmaları toplumun birçok kesimine hitap edemiyor. Bununla birlikte, iklim krizi veya adil geçiş “geleceğin soyut senaryoları” gibi algılanıyor, bu da özellikle yerelde bir karşılık bulmuyor. Bu nedenle iletişim çalışmalarında, bugünün geçim veya istihdam kaygıları, ekonomik gerçeklikleri gibi meselelerden bahsederek gündem oluşturulmasına ihtiyaç var.</p>
<p>Rehberde de özellikle altı çizilen bir konu da adil geçişin yalnızca çevre örgütlerinin sınırları içine hapsedilemeyecek kadar çok boyutlu bir toplumsal refah meselesi olması. Toplumsal cinsiyet eşitliği örgütlerinden hak temelli çalışan yapılara, gençlik hareketlerinden işçi hakları savunucularına ve sendikalara kadar pek çok farklı aktörün bu sürecin parçası olması gerekiyor. Çevre alanında çalışan kurumlar da bu ihtiyacın giderek daha fazla farkında. Ancak söylemekle yapmak arasında, ciddi ve emek yoğun bir süreç var. Farklı tematik alanların iklim ve adil geçiş gündemiyle gerçek bir bağ kurabilmesi için yalnızca ortak etkinlikler ya da kampanyalar değil, kurumsal köprüler, karşılıklı kapasite geliştirme ve bilgi paylaşımına dayalı kalıcı iş birlikleri de gerekiyor. Bu nedenle paydaş iletişimini yalnızca mesajların doğru kişilere ulaştırılması olarak değil, farklı aktörlerin birbirinden öğrenmesini ve birlikte üretmesini sağlayan uzun soluklu bir süreç olarak ele almak önemli.</p>
<p>Bu noktada rehberin önerdiği yaklaşımlardan biri, kadın, çocuk, gençlik ve yoksulluk gibi hak temelli alanlarda çalışan sivil toplum kuruluşlarıyla iklim ve çevre örgütlerinin ortak iletişim çalışmaları geliştirmesi. Adil geçişi yalnızca çevre ve iklim söylemi üzerinden değil, farklı hak alanlarıyla ilişkilendiren ortak mesajlar üretmek; kampanyalarda farklı paydaşların seslerine ve deneyimlerine yer vermek; iletişimi tek bir kurumun sözcülüğüne dayandırmak yerine çeşitlendirmek, adil geçişin toplumun farklı kesimleri tarafından sahiplenilmesinin önünü de açabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2026/10/27/adil-gecis-kimin-meselesi-adil-gecisi-kime-nasil-anlatmali/">Adil Geçiş Kimin Meselesi? Adil Geçişi Kime Nasıl Anlatmalı?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YADA Vakfı&#8217;ndan Diyarbakır&#8217;da Meydan Buluşması Daveti: &#8220;İklim Krizi, Dönüşüm ve Ortak Gelecek için Birlikte Düşünmek&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2026/06/05/yada-vakfindan-diyarbakirda-meydan-bulusmasi-daveti-iklim-krizi-donusum-ve-ortak-gelecek-icin-birlikte-dusunmek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Jun 2026 09:51:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[YADA]]></category>
		<category><![CDATA[adil dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[Adil Geçiş]]></category>
		<category><![CDATA[iklim krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Meydan]]></category>
		<category><![CDATA[YADA Vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=88071</guid>

					<description><![CDATA[<p>Farklı deneyim ve perspektiflerin bir araya gelmesini özellikle önemsiyoruz. Çünkü adil geçiş yalnızca bir politika meselesi değil; aynı zamanda bir anlatı, bir algı ve ortak gelecek meselesi. Meydan buluşması, konuya ilgi duyan ve katkı sunmak isteyen herkese açıktır.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2026/06/05/yada-vakfindan-diyarbakirda-meydan-bulusmasi-daveti-iklim-krizi-donusum-ve-ortak-gelecek-icin-birlikte-dusunmek/">YADA Vakfı&#8217;ndan Diyarbakır&#8217;da Meydan Buluşması Daveti: &#8220;İklim Krizi, Dönüşüm ve Ortak Gelecek için Birlikte Düşünmek&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>YADA Vakfı&#8217;nın duyuru metnini paylaşıyoruz:</p>
<h2><b>“İklim Krizi, Dönüşüm ve Ortak Gelecek için Birlikte Düşünmek”</b></h2>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Bu dönüşümün neresindeyiz?</span></i><i><span style="font-weight: 400;"><br />
</span></i> <b>Meydan Buluşması</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İklim krizi yalnızca çevresel değil, aynı zamanda finansal, toplumsal ve politik bir dönüşümü beraberinde getiriyor. Enerji üretiminden çalışma hayatına, yerel ekonomilerden gündelik yaşama  kadar pek çok alan hızla değişiyor. Bu değişim sürecinde asıl soru ise şu: </span><b><i>Bu dönüşüm kimleri nasıl etkiliyor ve kimin için adil ilerliyor?</i></b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Adil geçiş, tam da bu noktada, dönüşümün yönünü ve sonuçlarını birlikte tartışmayı gerektiriyor. Bu tartışmanın kapsayıcı olabilmesi, işçiler, gençler, kadınlar başta olmak üzere ulusal ve bölgesel aktörlerin ihtiyaç ve beklentilerinin duyulmasına bağlı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">YADA Vakfı olarak, Türkiye’de iklim krizinin ve dönüşümün nasıl algılandığını ve farklı toplumsal kesimler tarafından nasıl deneyimlendiğini birlikte tartışmak üzere sizleri </span><b>18 Haziran Perşembe </b><span style="font-weight: 400;">günü </span><b>Diyarbakır’da</b><span style="font-weight: 400;"> gerçekleştireceğimiz </span><b>Meydan Buluşması</b><span style="font-weight: 400;">’na davet ediyoruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu buluşmada, YADA Vakfı’nın yürüttüğü </span><b>“Adil Geçiş Algı ve Söylem Araştırması”</b><span style="font-weight: 400;"> sonuçlarını birlikte değerlendirecek, Türkiye’deki iklim kriziyle bağlantılı dönüşüm süreçlerinin nasıl daha kapsayıcı, anlaşılır ve toplumsal olarak sahiplenilebilir hale gelebileceğine birlikte yanıt arayacağız.</span></p>
<h3><b>Neyi konuşacağız?</b></h3>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de iklim ve enerji dönüşümü nasıl algılanıyor?</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Bu dönüşüm farklı toplumsal kesimleri nasıl etkiliyor?</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">İşçiler, gençler, kadınlar, yerel aktörler ve diğer kırılgan gruplar bu sürecin neresinde?</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Bu dönüşüm nasıl daha kapsayıcı ve anlaşılır şekilde anlatılabilir?</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">“Adil geçiş” bu dönüşümün neresinde duruyor?</span></li>
</ul>
<h3><b>Meydan Buluşması Nedir?</b></h3>
<p><span style="font-weight: 400;">Daha önce farklı başlıklarda gerçekleştirdiğimiz Meydan buluşmaları, farklı görüşlerin bir araya geldiği ve ortak düşünmenin teşvik edildiği diyalog alanları olarak kurgulandı. Bu buluşmada ise tartışmayı Türkiye’de giderek hızlanan dönüşüm süreçleri ve bu süreçlerin adil olup olmadığı sorusu etrafında ele alıyoruz.</span></p>
<h3><b>Kimler katılabilir?</b></h3>
<p><span style="font-weight: 400;">Farklı deneyim ve perspektiflerin bir araya gelmesini özellikle önemsiyoruz. Çünkü adil geçiş yalnızca bir politika meselesi değil; aynı zamanda bir anlatı, bir algı ve ortak gelecek meselesi. Meydan buluşması, konuya ilgi duyan ve katkı sunmak isteyen herkese açıktır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Katılım, salon kapasitesi nedeniyle sınırlıdır. Katılmak isteyenler aşağıdaki katılım formundan başvuru yapabilir. Limitli sayıda şehir dışından geleceklerin ulaşım ve konaklama masrafları karşılanacaktır. </span></p>
<p><b>Katılım Formu İçin <a href="https://docs.google.com/forms/d/1wEsSaD4JrNiVJU_SOfG3FfL0XTjwaXsDAfynUFyfToY/edit">Tıklayın </a></b></p>
<p><b>Yer</b> <b>: </b><span style="font-weight: 400;">Mitannia Regency Hotel,  </span><a href="https://www.google.com/maps/place/data=!4m2!3m1!1s0x4075203d04b2226d:0x25e71fcb3f41b560?sa=X&amp;ved=1t:8290&amp;ictx=111"><span style="font-weight: 400;">Prof. Dr. Selahattin Yazıcıoğlu Cad No:23, 21100 Yenişehir/Diyarbakır</span></a> <span style="font-weight: 400;"><br />
</span><b>Tarih</b> <b>:</b><span style="font-weight: 400;"> 18 Haziran 2026, Perşembe</span></p>
<p><b>Saat</b> <b>: </b><span style="font-weight: 400;">9.30-16.30</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><b>Proje Hakkında: </b><span style="font-weight: 400;">Bu buluşma, GIZ tarafından desteklenen YADA Vakfı’nın Türkiye’de iklim krizi, dönüşüm ve adil geçiş süreçlerine yönelik iletişimi güçlendirmeyi amaçlayan projesi kapsamında gerçekleştirilmektedir. </span><span style="font-weight: 400;">Alman Federal Çevre, İklim Eylemi, Doğa Koruma ve Nükleer Güvenlik Bakanlığı (BMUKN) tarafından görevlendirilen ve Uluslararası İklim Girişimi (IKI) tarafından finanse edilen, GIZ’in İklim Diplomasisi Eylem Programı kapsamında uygulanan Alman-Türk İklim İş Birliği: İklim Eylemi için Sivil Toplumun Güçlendirilmesi Projesi, Almanya ve Türkiye’de iklim eylemi için değişim aktörlerini harekete geçirerek, hem ulusal hem de ikili düzeyde sivil toplum ağlarını güçlendirmek suretiyle iklim değişikliğinin azaltımı ve uyum çabalarını ile politika üzerindeki etkiyi desteklemeyi amaçlamaktadır.</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Bu duyuru, Uluslararası İklim Finansmanı Girişimi (IKI) kapsamında yürütülen bir projenin parçasıdır. Bu girişim, Almanya Federal Çevre, İklim Eylemi, Doğa Koruma ve Nükleer Güvenlik Bakanlığı (BMUKN) tarafından desteklenmektedir. Bu yayında ifade edilen görüşler, Almanya Federal Çevre, İklim Eylemi, Doğa Koruma ve Nükleer Güvenlik Bakanlığı’nın (BMUKN) görüşlerini yansıtmak zorunda değildir.</span></i></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2026/06/05/yada-vakfindan-diyarbakirda-meydan-bulusmasi-daveti-iklim-krizi-donusum-ve-ortak-gelecek-icin-birlikte-dusunmek/">YADA Vakfı&#8217;ndan Diyarbakır&#8217;da Meydan Buluşması Daveti: &#8220;İklim Krizi, Dönüşüm ve Ortak Gelecek için Birlikte Düşünmek&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
