<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>350Ankara arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/350ankara/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/350ankara/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 12 May 2020 11:44:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>350Ankara arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/350ankara/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>“Islak Mendil Doğa ve Hijyen Düşmanı Bir Kandırmaca”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/03/16/islak-mendil-doga-ve-hijyen-dusmani-bir-kandirmaca/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emel Altay]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Mar 2020 11:51:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[350Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[ıslak mendil]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=48713</guid>

					<description><![CDATA[<p>Koronavirüs gündeminde öne çıkan en önemli başlık hijyen. kirli olabileceğini düşündüğümüz her yüzeyle temastan sonra ellerimizi en az 20 saniye yıkamalı, yıkayamıyorsak da kolonya ya da dezenfektan ile temizlemeliyiz. Bu noktada ıslak mendiller de pratik bir hijyen çözümü olarak önerilenler arasında gelse de çevre sağlığı üzerine çalışan STK’ların buna itirazı var. Islak mendilin doğada çözünmesi en zor maddelerden biri olduğu ve herhangi bir hijyen sunmadığını söyleyen 350Ankara ile görüştük. Kendilerini ‘iklim için bir aktivizm imecesi’ olarak tanıtan 350Ankara; “Islak mendil hijyen değil, tam tersi iklim, doğa ve hijyen düşmanı bir kandırmaca” diyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/03/16/islak-mendil-doga-ve-hijyen-dusmani-bir-kandirmaca/">“Islak Mendil Doğa ve Hijyen Düşmanı Bir Kandırmaca”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Koronavirüsten korunmak için yapılan önerilerde ellerin temiz tutulması öne çıkıyor. Ellerin en az 20 saniye olacak şekilde sık sık yıkanmasının yanında suya erişemediğimiz zamanlarda ıslak mendil kullanımı teşvik edilmekte. Siz de tam bu noktada itirazınızı belirtiyorsunuz. Islak mendil kullanımının doğaya ve insan sağlığına etkileri neler? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Islak mendil kimyasal emdirilmiş bir tekstil ürünü. Bu tekstil ürünün ana ham maddesi nonwoven yani dokusuz kumaştır ve bu üretim için Polipropilen veya Polyester kullanılır. Yani petrol türevidir. Yani elimize tutuşturulan ıslak mendiller kimyasal emdirilmiş petrol ürünüdür. 350Ankara olarak zaten iklimi değiştiren petrole ve doğaya yok olmayan bu ürünlere karşı mücadele ediyoruz. Ama şimdi hekimlerin uyarısı ile petrol lobilerinin bir yalanı daha ortaya çıktı. Evet ıslak mendil aynı zamanda hijyen de sağlamıyor.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Islak mendil hijyen sağlamaz, elinizdeki kirini yayar ve doğayı kirletir, iklimi de değiştirir.</span></p></blockquote>
<p><b>Çevreye ve insan sağlığına zarar vermeden korunma yöntemleri neler olmalı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Koronavirüs özelinde bunun çözümü hekimlerimizin dediği gibi bol sabunlu su ile yıkamak. Tabii burada sıvı deterjanların da petrol türevi olduğunu hatırlatmak isteriz.</span></p>
<p><b>Siz ODTÜ’de plastik atığa son kampanyasına her yerde eklemesini yaparak destek veriyorsunuz. Yüz maskesi ve ıslak mendil tüketiminden buraya bir parantez açmak mümkün olabilir. Bu konuda Türkiye’nin karnesi nasıl? ODTÜ’lülerin taleplerinde bir gelişme var mı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye 90’lı yıllarda 17 milyon atık üretirken bunların çoğu organik atıklardı. Şimdilerde atık miktarı 32 milyon ton seviyesinde ve bu artışın en büyük nedeni ambalajlı ürünler. Türkiye’nin atık karnesi berbat. Kentler pislik içinde, Belediyelerimiz sıfır atık adı altında her yeri çöpe boğan politikalar uyguluyor. Bugün sıfır atık uygulayan bütün belediyeler daha çok çöp üretme hedefine sahip.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-48717 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/03/350Ankara-640x427.jpg" alt="" width="375" height="250" />ODTÜ’de Doğa’nın Çoçukları ile yaptığımız ön çalışma sonrasında öğrenci arkadaşlarımız çok sıkı bir kampanya başlattılar. İlk tespitlerine göre ODTÜ yurtlarında öğrenci başına günde 216 gram plastik atık üretildiği tespit edildi. Düşünsenize, ikiyüz on altı gram, günde! Ayrıca sadece yemekhanede günde 20 bin adet plastik ekmek ambalajı çıkıyor. Özetle ODTÜ’de artık herşey plastik atık üretme üstüne kurulu. İlk kampanya eğitiminden sonra ODTÜ’de bir ön rapor hazırlandı ve kamuoyu bilgilendirilmesi yapıldı. Ayrıca Gezi’den bu yana toplantılarını aksatmadan sürdüren Anıtpark Forum ile beraber ortak bir atık strateji toplantısı düzenlendi. Böylece ODTÜ kampanyasının ileriki aşamasında Ankara’daki atık kirliliği mücadelesinin hazırlığı da yapılmış oldu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şu aşamada ise ODTÜ’de arkadaşlarımız rektörlük ve ilgili idari birimler  ile görüşüyor ve onların bu konuda politika üretmesi için görüşmeleri sürdürüyorlar. Elde edilen bilgiler işimizin kolay olmadığı yönünde. Bu nedenle kampanya yakın bir zamanda üst bir aşamaya geçecek gibi görünüyor, bu yönde hazırlıklar yapılıyor.</span></p>
<p><b>Bu tür salgın tehlikelerinde insanlar kendilerini güvende hissetmek için genelde her söyleneni yapmaya hazır oluyorlar. Hele ki önerilenler arasında bir yol daha pratikse onu seçme eğilimi baskın oluyor. Islak mendil kullanımı da buna bir örnek. Aslında salgın tehlikesinden ayrı değerlendirdiğimizde de daha pratik olan hazır şampuan, sabun, deterjan gibi temizleyicilere yöneliyoruz. İklim krizinde ve yine insan sağlığı üzerinde bu alışkanlıkların yarattığı hasar ne ölçüde? Tolere edilebilir düzeyde mi yoksa bir an evvel önlem mi alınmalı? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Toplama bakıldığında petrol türevi şampuan ve deterjanlar az görünse de genel politikaya bakılınca bütünün parçaları olduğu görülecektir. Bir anlamda, sorun sadece şampuanlar olsaydı evet belki tolere edebilirdik belki ama bu kadar akaryakıt tüketimi üstüne plastik ambalajları ve bir de üstüne petrokimyasalları ekleyince her tarafımızın petrol olduğu görülecektir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Koronavirüs tüm dünyada çok kötü etkiler yarattı ve halen de etkisi, endişesi devam ediyor. Öte yandan ironik ama faydalı sonuçlar doğurduğu da ortaya çıktı. </span><span style="font-weight: 400;">Örneğin </span><span style="font-weight: 400;">Çin’de </span><span style="font-weight: 400;">petrol rafinerileri, demir çelik tesisleri ülkenin son 5 yılda artan üretimine rağmen en düşük seviyeye gelmiş durumda. Dünya genelinde uçuşlar azaldı. İnsanlar genelde evlerine kapanmayı tercih ettikleri için tüketim de düştü. Olanları bir de bu açıdan yorumlarsanız neler söylersiniz? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Koronavirüs kötü birşey. Ama trafik kazaları daha kötü. Şimdiye kadar koronavirüs nedeniyle dünyada ölen insan sayısı Türkiye’de bir yılda trafik kazalarında ölenlerin yarısı kadar. Öte yandan virüse rağmen Çin’de hayat devam ediyor. Tek sıkıntı ekonomi. Demek ki bu kadar çok çalışmadan yaşam sürebiliyor ve havamız bile temizleniyor. Ortaya çıkan seragazı tasarrufu bile pek çok ülkenin iklim politikasında daha iyi. Koronavirüs bizlere insan ve doğayı gözeten bir yaşamın aslında pek çok şeyi çözeceğini gösteriyor.</span></p>
<p><b>Son olarak, bundan sonra da çevre sağlığı açısından koronavirüs önlemleri nasıl devam etmeli?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Koronavirüs aslında bir sağlık sorunu. Ama bundan faydalanmaya çalışanlara göz yummamamız gerekiyor. Geçtiğimiz aylarda petrol şirketleri plastik kirliliği üstüne bir bienale düzenlemiş, bazı çevre kuruluşları da bu bienale destek vermişti. O zaman destek veren bu örgütleri bizler <a href="https://350ankara.org/mucadeleyide-piyasalastirmayin/">ayıplamıştık</a></span><span style="font-weight: 400;">. Nitekim sonrasında plastik lobileri plastiğin iklim dostu olduğu söyleme cüretini bile gösterdi. Bu bize birşey gösterdi. Meselenin en başından mücadele etmek gerekiyor ve böylece konuya dair yeterli itirazı olmayanların konuyu öğrenmesini sağlamak gerekiyor ki kolayca petrol lobilerine teslim olmasınlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Unutmadan, ıslak mendil hijyen değil, tam tersi iklim, doğa ve hijyen düşmanı bir kandırmaca.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/03/16/islak-mendil-doga-ve-hijyen-dusmani-bir-kandirmaca/">“Islak Mendil Doğa ve Hijyen Düşmanı Bir Kandırmaca”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Salda Gölü’nü Kurtarmak İçin Beş Günümüz Var”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/02/salda-golunu-kurtarmak-icin-bes-gunumuz-var/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emel Altay]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Aug 2019 12:20:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[350Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[salda gölü]]></category>
		<category><![CDATA[TOKİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=41211</guid>

					<description><![CDATA[<p>İklim krizine karşı mücadele yürüten aktivist grup 350Ankara’dan TOKİ ihalesiyle betonlaşmaya açılan Salda Gölü için acil çağrı: "Ya kalan 4-5 günde projeyi durduracağız, ya da 4-5 ay sonra betonlaşan bir Salda gölümüz olacak."</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/02/salda-golunu-kurtarmak-icin-bes-gunumuz-var/">“Salda Gölü’nü Kurtarmak İçin Beş Günümüz Var”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Salda Gölü’ne Millet Bahçesi yapma projesinin ihalesi tüm karşıt seslere rağmen 31 Temmuz günü yapıldı. İhale öncesinde “Salda Gölü Beton Olmasın” diyerek sosyal medyada kamuoyu yaratmaya çalışan aktivist grup 350Ankara ile mücadelenin önümüzdeki süreçte nasıl ilerleyeceğini konuştuk. </span></p>
<p><b>En güncel olandan başlarsak, Salda Gölü’nün ihalesi tüm itirazlara rağmen yapıldı. Şimdi neler yapılabilir? Kararın dönmesi için siz aktivist grup olarak neler yapacaksınız? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-41213 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/08/350ankara1-640x427.jpg" alt="" width="357" height="238" />2 Şubat 2019 tarihinde bakan tarafından duyurulan ve 5 Temmuz’da şartnamesi onaylanan ve 10 Temmuz’da ihaleye çıkılan Salda Gölü kenarına 140 bin metrekare inşaat ve hafriyat yaratacak proje için ilk altı ay hiçbir şey yapılmamış. Çok açık ki ihaleye birkaç gün kala konuyu gündeme taşımamız en başta yapılmayanların eksikliğini gideremez. Bizim konuyu gündeme taşımamız Salda Gölü’nün sahipsiz kaldığını üzülerek görmemiz ve aslında 6 ayda yapılmayan işlerin eksikliğini gidermek isteme hırsımızdan kaynaklandı. Açıkçası biz büyük bir iş değil, basit ve doğru olan işi yapma çabasındayız.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şimdi yapılacak şeyler için birkaç günümüz kaldı. Projeyi yapacak firmanın seçimi sonrası 15 gün içinde arazi teslimi yapılacak ve sonraki 75 gün içinde inşaat bitecek. Yani ya kalan 4-5 günde projeyi durduracağız, ya da 4-5 ay sonra betonlaşan bir Salda gölümüz olacak.</span></p>
<p><b>Salda Gölü’nü kurtarmak için sosyal medyada sizin de dahil olduğunuz kampanyalar yürütüldü. Güçlü bir kamuoyu yaratıldığını düşünüyor musunuz? İş buralara gelmeden STK’lar ve projeye karşı duran siyasetçilerle birlikte daha ciddi adımlar atılabilir miydi? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bizim amacımız kamuoyu yapmak değil. Sadece Salda Gölü’nün sahipsiz olmadığını göstermek, bu konuda sorunun kaynağına ulaşabilecek adresleri motive etmekti. Nitekim 2 Şubat’ta da doğrudan meclis ve bakanlık koridorlarına konuyu gündem yapmaya çalıştık. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İşin buralara gelmeden yapılacak çok şey vardı. Ancak hiçbiri yapılmamış. Üzülerek gördük, TOKİ şartnamesini büyük bir rahatlıkla hazırlamış, Bakanlıklara girip çıkabilecek siyasetçiler hiçbir şekilde bir telefon bile açmamış. Yoksa bu kadar skandal bir iş bu kadar iklim felaketinin olduğu bir dönemde yapılamazdı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çok açık ki 2 Şubat’tan bir hafta ya da bir ay sonra ilgili kamu kurumlarında müteahhitler işi takip ederken biz de takip edebilseydik bu iş çoktan biterdi.</span></p>
<p><b>Siz sitenizde bugün bir yazı yayınlayarak insanlardan bireysel olarak mücadele etmeleri çağrısında bulundunuz. Bir kez daha insanların neler yapabileceğini, hangi yolları izleyerek yetkililere seslerini duyurabileceklerini anlatır mısınız? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-41214 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/08/salda-gölü-640x360.jpg" alt="" width="424" height="239" />Aslında amacımız “Salda Gölü’ne sahip çıkıyorum” güveni yaratmak, TOKİ’ye, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Tabiat Varlıkları Koruma Genel Müdürlüğüne ulaşmak. Çünkü bu kararın altında onların imzası, rolü var ve kimse onlara dokunmuyor. Bu nedenle sayfamızdan dersine çalışmak isteyenler için çalışmalarımızdan yola çıkarak bir yol haritası çıkardık. Burada amaç işin sorumlularına ulaşmak. 6 ay boyunca kimse ulaşmadıysa aramızdan maharetli olanlar ulaşacak ve ikna etme şansımız artacaktır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Salda Gölünü Kurtarma Planı süresi 1 hafta olan ve bugünden başlayarak çalışılması gereken bir plan. Aramalar başladı ve ne kadar çok arayan olursa, ne kadar konuyu sahiplendiğimizi gösteren bağlantılar konabilirse o kadar <a href="https://350ankara.org/salda-golu-kurtarma-plani-icin-cagridir/" target="_blank" rel="noopener">başarı gelecektir</a>.</span></p>
<p><b>Salda Gölü’ne, doğal faunaya zarar vermeden bir proje yapılması mümkün mü? Hayata geçirilmek istenen projede sizi en çok kaygılandıran noktalar neler? Bu proje uygulanırsa Salda Gölü’nde bizi hangi manzara karşılayacak, neleri kaybedeceğiz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Salda Gölü’nü korumak için ilk şart “dokunma” demek. Yani insan baskını azaltmak, dokundurmamak. Yeni binalar ile bunu kalıcılaştırmak değil. Şimdi yapılan 27 bina, 140 bin metrekare inşaat ve donatı işi ve çok daha fazla hafriyat. Çok açık ki Salda Gölü kalıcı yerleşime açılıyor. Asıl önemlisi Haziran ayında Türkiye en sıcak Haziran ayını yaşandı, Trabzon ve Düzce’de felaketleri gördü ve hala beton ve doğa tahribatı devam ediyor. Salda Gölü Türkiye’nin asfalt-beton politikalarının sembolü aslında.</span></p>
<p><b>Ne yazık ki Türkiye’nin kurtarılacaklar listesinde sadece Salda yok. 350Ankara’nın gündeminde şu an neler var? Bu noktada 350 Ankara’yı tanımak isteriz. Nasıl çalışıyorsunuz, hangi STK’larla işbirliği yapıyorsunuz, özellikle eğildiğiniz konular neler? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">350 Ankara 2008 yılında bilim insanlarını atmosferdeki güvenli karbondioksit miktarının milyonda 350 parçacık olması gerektiğini bilimsel olarak ortaya koyduktan sonra 2009’da kuruldu. Aslında bir eylem imecedir, sokağa çıkartan fikirler üstüne çalışır. Bu yüzden de Üretim Reformu Paketi adı verilen torba yasadan mera ve zeytinliklerin çıkartılması gibi ulusal kampanyalar yapmış, Çanakkale Çırpılar, Dosab, Bartın, Elbistan, İzmir gibi ülkenin dört bir yanındaki kömür karşıtı kampanyaya İklim değişikliği itirazını örgütlemiştir. Yerel verdiği bu destekler sayesinde Balıkesir ve Elbistan’da bazı projelerin iptalindeki bir rolü olmuştur.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">350Ankara aslında iklim krizinin geldiği noktada asfalt-beton- her türlü doğa tahribatı ve kömür-petrol-gazdan oluşan fosil yakıt politikalarına karşı çıkan katkısı olan (Beton-Sel felaketi raporu gibi), bilimsel verilere dayanan, doğa ve toplumu gözeten işler yapar. Bu kimi zaman festival düzenlemek, kimi zaman meclis koridorlarında yasa görüşmelerini izlemek şeklinde olur. Tabii ki bir eylem imecesi hiçbir zaman 6 ay boyunca takip edilmeyen bir Salda Gölü şartnamesini takip edemez.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">350 Ankara’nın şu an gündemi iklim krizi. Yani asfalt ve betonun yasaklanması, doğa tahribatının ve ağaç kesen her projenin iptali, fosil yakıtların hayatımızdan çıkartılması ve tabi ki iklim felaketleri.</span></p>
<p><b>Son olarak neler söylemek istersiniz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Salda Gölü için bir haftamız var ve süre başladı. Bizler anlatmazsak göle 140 bin metrekare inşaat yapılacağını, 27 bina dikileceğini, çok daha fazla alanın hafriyat ile tahrip edileceğini kimse anlatmayacak. </span><span style="font-weight: 400;">Salda Gölü meselesi aslında hepimiz için iklim meselesi!</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/02/salda-golunu-kurtarmak-icin-bes-gunumuz-var/">“Salda Gölü’nü Kurtarmak İçin Beş Günümüz Var”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
