<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>25 kasım dosyası arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/25-kasim-dosyasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/25-kasim-dosyasi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Jan 2020 09:51:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>25 kasım dosyası arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/25-kasim-dosyasi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8216;Şiddetin Bahanesi Olmaz&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/23/siddetin-bahanesi-olmaz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Meryem]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Nov 2018 08:34:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[25 kasım dosyası]]></category>
		<category><![CDATA[kadına yönelik şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan aydın]]></category>
		<category><![CDATA[Türk-Pdr Der]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=32672</guid>

					<description><![CDATA[<p>İlk haberimizde Leyla Turhan’la şiddetin psikolojik boyutunu ele almıştık. Sıradaki haberimizde şiddetin eğitimdeki yansımaları ve önlenebilirliliği üzerine Türk-Pdr Der Diyarbakır Şubesi’nun çiçeği burnunda başkanı Ramazan Aydın’la konuşuyoruz. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/23/siddetin-bahanesi-olmaz/">&#8216;Şiddetin Bahanesi Olmaz&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Kadına karşı şiddet diyoruz bu şiddet mekanizması çok erken yaşlarda mı oluşuyor. Okulda özellikle kız çocuklarının gördüğü şiddetten konuşmak İstiyorum ne düşünüyorsunuz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şiddet, bireyin fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik yönden zarar görmesiyle,  acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketleri, buna yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfi engellenmesini de içeren, fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranıştır. Kadına yönelik şiddet ise, kadınlara, yalnızca kadın oldukları için uygulanan veya kadınları etkileyen, cinsiyete dayalı bir ayrımcılıkla kadının insan hakları ihlaline yol açan her türlü tutum ve davranıştır. Kadın, duygu ve düşüncelerini sözle ifade etmeye daha yatkındır. Bir sorun yaşadığında hislerini kolayca anlatabilir. Fakat erkeğin bu konudaki eğilimi, çok gelişkin değildir. Böyle olunca da, erkek öfke birikimini şiddet şeklinde ifade etme yoluna başvurur. Her 3 kadından 1’i kocasının ya da sevgilisinin fiziksel şiddetine maruz kalıyor ve bu dünyada ki en yaygın insan hakkı ihlalleri arasında. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu şiddet mekanizması çok erken yaşlarda başlıyor aslında. Ailesinde ve çevresinde şiddete maruz kalan çocuklar şiddeti bir yöntem olarak benimseyebilir. Şiddete maruz kalan çocukların ileri yaşlarda hem kendisine hem de çevresine şiddet uyguladığı zarar verdiği bazı yapılan araştırmalarda ortaya çıktığını görmekteyiz. Yani şiddet gören çocuk, bunu bir davranış biçimi olarak benimsiyor ve ileride bu şiddeti başkasına yöneltiyor. Bu yüzden erken çocukluk döneminde çocukların şiddet ortamından uzak olmaları gerekmektedir. Ayrıca çocuklara yönelik resimli hikaye kitaplarında şiddet öğeleri baya yer alıyor. Ağır şiddet öğeleri içeren yayınların çocuklar tarafından okunması şiddeti öğrenilir kılıyor.  Özellikle okul ortamlarında şiddete maruz kalan binlerce çocuk var. Kız çocukları açısından bakarsak karşı cinsi tarafından gördüğü psikolojik, fiziksel ya da diğer şiddet türleri karşısında kişi ciddi anlamda psikolojik olarak etkilenebilir. Şiddet eğer travmatik bir boyuta gelirse bedeli maalesef daha ağır oluyor. Travmatik şiddet olayların ilerde kişide birçok psikolojik ve fiziksel hastalıklara neden olduğu yapılan çalışmalarda ortaya konmuş durumda. Çocukların şiddetsiz bir okul ortamında eğitim-öğretim görmeleri kaçınılmaz. Bir de ailesi tarafından sevgisiz büyütülmüş çocuklar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sevgisiz büyüyen çocuklar; psikolojik açıdan ne kadar sağlıklı olacağı ve nasıl bir hayat yaşayacağı anne-babası ile ilişkisinde ne kadar ‘kabul’ gördüğüne veya ‘ret’ edildiğine bağlı olarak değişiyor. Dünyanın çok farklı yerlerinde yapılan araştırmalara göre; çocuklukta anne-babası tarafından ret edilmiş, sevgi gösterilmemiş çocuklar; ileride kendine güveni olmayan, öfkesini kontrol etmekte güçlük çeken, duygularını göstermekte zorlanan veya duyguları bir andan diğerine çabucak değişiveren ve belki de en önemlisi hayata olumsuz bakan kişiler oluyorlar.</span></p>
<figure id="attachment_32673" aria-describedby="caption-attachment-32673" style="width: 640px" class="wp-caption alignnone"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-medium wp-image-32673" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/IMG-20181122-WA0004-640x427.jpg" alt="" width="640" height="427" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/IMG-20181122-WA0004-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/IMG-20181122-WA0004.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/IMG-20181122-WA0004-610x407.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/IMG-20181122-WA0004-320x213.jpg 320w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /><figcaption id="caption-attachment-32673" class="wp-caption-text">Ramazan Aydın</figcaption></figure>
<p><b>Sağlıklı bireyler yetişmesi ve şiddetsiz bir iletişim şekli kurmak için okullarda dikkat edilmesi gereken şeyler nelerdir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Okul ortamları bildiğiniz üzere sadece öğretimi kapsamıyor. Çocukların aileden sonra eğitim aldıkları ikinci önemli bir yerdir okul. Bu nedenle sadece ders olarak değil hayatın içinde var olan her şeyin kısmen okul tarafından da kazandırıldığını biliyoruz. Öğrencinin ahlak, saygı, hoşgörü vb. şeyleri örtük olarak öğrendiği yerlerden biridir. Okulda şiddet, okul iklimi üzerinde olumsuz sonuçlar üreten, </span><span style="font-weight: 400;">öğrenci</span><span style="font-weight: 400;">lerin öğrenme süreçlerine zarar veren, onların gelişimlerini engelleyen, saldırgan ve suç benzeri davranışları tanımlamayan ve sosyoloji – psikoloji disiplinleri içerisinde ele alınan önemli konulardan biridir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Okullardaki şiddet, değişik nedenlerden kaynaklanabilir ve çok yönlüdür. Sorun, yalnızca öğretmenlerin veya idarecilerin öğrenciler üzerinde baskıcı tutumlar içerisinde olması değildir. Şiddet, öğretmenlerden veya okul içinde güvenliğin sağlanmasında önemli görevleri bulunan okul idaresinden bağımsız bir biçimde, tamamen öğrenci odaklı olarak da ortaya çıkabilir. Özellikle toplumda meydana gelen yozlaşmalar ve şiddet yanlısı eğilimler, öğrencileri büyük oranda etkilemektedir. En değersiz konuları bile şiddete dönüştürebilecek eğilimde bulunan öğrenciler, çoğu zaman şiddetin kaynağı durumunda oldukları gibi, aynı zamanda şiddetin etkisinin de odağı konumundadırlar. Okulda şiddeti engellemek için yapılması gerekenler;</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Okulda risk faktörü içeren durumların tespit edilmesi ve bu doğrultuda şiddet eylem planının yapılması</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">İhtiyaç duyan öğrencilere psikolojik danışma ve grup rehberliği çalışmalarının yürütülmesi</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">İhtiyaç duyan öğrencilerin sosyal etkinliklere olumlu şekilde yönlendirilmeleri</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Gerektiği zaman öğrenci ailelerinin ziyaret edilmesi</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Okul psiko-sosyal ani müdahale ekiplerinin oluşturulması ve gereken durumlarda etkin şekilde faaliyet göstermelerinin sağlanması</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Sınıf rehberliğinin etkin çalışması</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Şiddet içeren yayınların kaldırılması</span></li>
</ul>
<p><b>Özellikle bölge çocukları ne gibi bir şiddet türüne maruz kalıyorlar?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kendi çalışma deneyimlerinden açıklayacak olursam en çok fiziksel şiddetin görüldüğünü ifade edebilirim. Maalesef bizim bölgemizde fiziksel şiddet oldukça çok fazla. Fiziksel şiddet gördüğü için bunu okul hayatına yansıtan birçok öğrenci görmekteyiz. Okul ortamında şiddet eğilimli olan öğrencilerin çoğu aile ortamında şiddet görmektedir. Fiziksel şiddet görenlerin ilerde yaşadıkları olumsuzluklar ileri derecede öğrencinin hayatını etkilemektedir. Psikolojik rahatsızlıkları oluşması, bağımlılıkların gelişmesi, kendine zarar verme davranışların ortaya çıkması gibi birçok problemi beraberinde getirmektedir. Şiddetsiz okul ortamı için uygun aile ortamlarının oluşması gerekir. Bunun için aile eğitimlerine toplum olarak ihtiyaç duymaktayız. </span></p>
<p><b>Öğretmen, aile ve velilere önerileriniz nelerdir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çok boyutlu, kapsamlı yaklaşımla, aileleri, akranları, medyayı, toplumun </span><span style="font-weight: 400;">öğeleri</span><span style="font-weight: 400;">ni bir arada ele alan programlar hazırlamak ve uygulamak gerekir. Erken sınıflarda başlayıp sonradan sonraki sınıflarda pekiştirilen programlara sahip olmamız gerekiyor. Ailelerin iletişim becerileri, arkadaşlık, birbirine saygı duyma, birbirine özen gösterme, nezaket vb. gibi konularda hassas olması gerekir. Öğretmenlerin eğitimi de çok önemlidir. Bazı öğretmenlerin etkileşime dayalı tekniklerde rahat olmamaları ya da daha az beceri sahibi olmaları nedeniyle etkileşime dayalı teknikler konusunda eğitilmeleri çok önemlidir. Dolayısıyla öğretmenleri bu konuda eğitmek kaçınılmazdır. Sınıfın olumlu kontrolü, şiddeti önleme programlarında çok önemlidir. Kısaca okulun olumlu atmosferinin ya da kültürünü arttırmaya yönelik programlar yürütmek gerekir. Saldırganlık, şiddet ve zorbalığı teşvik edecek, destekleyecek yapıda aileler olmamak çok önemlidir. Şiddetin Bahanesi Olmaz….</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/23/siddetin-bahanesi-olmaz/">&#8216;Şiddetin Bahanesi Olmaz&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diyarbakır &#8216;Şiddeti&#8217; Konuşuyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/23/diyarbakir-siddeti-konusuyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Meryem]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Nov 2018 08:00:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[25 kasım dosyası]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Kural]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya kadına karşı şiddetle mücadele günü.]]></category>
		<category><![CDATA[müslüm gürses]]></category>
		<category><![CDATA[Sıla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=32667</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ahmet Kural'in Sıla' ya uyguladığı şiddet ile şiddet meselesi bir kez daha Türkiye televizyonlarında konuşulur oldu. Müslüm Gürses'in biyografisinin  çekildiği film gösterime henüz girmişken Müslüm Gürses'in Muhterem Nur'a uyguladığı şiddet; Gürses'in çektiği çilelerin gölgesine sığındı. Medyada ünlülerle gündeme gelen kadına yönelik şiddet meselesi maalesef gündemden  düşemeyecek kadar hayati ve her zaman karşılaşılan bir sorun.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/23/diyarbakir-siddeti-konusuyor/">Diyarbakır &#8216;Şiddeti&#8217; Konuşuyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>25 kasım Dünya kadına karşı şiddetle mücadele günü. Türkiye&#8217;nin her yerinde  kadının güçlenmesi ve farkındalık yaratmak için çok sayıda etkinlik düzenlendi, düzenleniyor.  25 Kasım’ı Kadına yönelik şiddetle mücadele günü vesilesiyle şiddet meselesini enine boyuna Diyarbakır&#8217;daki Sivil Toplum Kuruluşu temsilcileri ve aktivistlerle konuştuk.</p>
<p><span style="font-weight: 400;"> İlk haberimizde Mezopotamya Psikologlar İnisiyatifi’nden(DER-MEZ) Leyla Turhan’a Şiddeti en temelinden sorduk:</span></p>
<figure id="attachment_32670" aria-describedby="caption-attachment-32670" style="width: 640px" class="wp-caption alignnone"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-32670" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/IMG-20181123-WA0000-640x625.jpg" alt="" width="640" height="625" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/IMG-20181123-WA0000-640x625.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/IMG-20181123-WA0000-610x596.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/IMG-20181123-WA0000-320x313.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/IMG-20181123-WA0000.jpg 900w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /><figcaption id="caption-attachment-32670" class="wp-caption-text">Leyla Turhan</figcaption></figure>
<p><b><i>Şiddet Nedir? </i></b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şiddet, güç ve baskı uygulayarak insanların bedensel, ruhsal veya ekonomik açıdan zarar görmesine neden olan bireysel aynı zamanda toplumsal düzeyde de olabilen her türlü eylem olarak tanımlanabilir. Gücün baskı ve sindirme aracı olarak kullanılması temel meseledir. </span></p>
<p><b><i>Şiddetin türleri nelerdir?</i></b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şiddet fiziksel, cinsel, psikolojik, ekonomik türleriyle karşımıza çıkmaktadır. Fiziksel şiddet, uygulanan kişinin bedeninin zarar görmesine yönelik müdahalelerdir. Cinsel şiddet rızası olmadan bir kişiyi cinsel birlikteliğe zorlamak, cinsel yakınlık göstermek, kişiyi rızası olmadan cinsel tatmin aracı haline getirmektir. Kamusal olarak dile getirilmesi en zor olan şiddet türüdür. Psikolojik şiddet küçük görme, aşağılama, kişiliği ve fikirleri önemsememe, bağırma, sürekli eleştirme, lakap takma, davranışlarını sürekli kontrol etme, emir vermek, surat asmak gibi uzun vadede maruz kalan kişiyi zayıflatan, özsaygıyı düşüren, değersiz, yetersiz hissettiren hatta değersiz olduğuna dair mesajların içselleştirilmesiyle intihara sürükleyebilen şiddet türüdür. Psikolojik şiddetin kadın üzerindeki olumsuz etkisi, fiziksel şiddet kadar güçlü olmasına karşın fiziksel şiddetin beden üzerinde daha kalıcı ve somut izler bırakması, toplum nezdinde fiziksel şiddeti psikolojik şiddete daha fazla ön plana çıkarmaktadır. Ekonomik şiddet eşler arasında daha çok erkeğin kadının harcamalarını denetlemesi, banka kartlarına veya maaş hesaplarına el koyması, evin idaresinden sorumlu tutulan kadına kısıtlı para verilmesi, kadının çalışmasına engel olma veya zorla çalıştırması şeklinde karşımıza çıkabilir. Kadına yönelik ekonomik şiddet sadece eşler arasında değil akrabalık ilişkilerinde de görülür. Sadece kadın olduğu için mirastan yoksun bırakılması, mirastan pay almaması için resmi kurumlara zorla yönlendirilmesi, mal mülklerin sadece erkekler üzerinde olması ekonomik şiddettir. Aynı zamanda iş yerlerinde kadına erkekten daha az ücretin ödenmesi, hamile kalınca işten çıkarılması kamusal alandaki ekonomik şiddete örnek oluşturur. </span></p>
<p><b><i>Kadınların en çok maruz kaldıkları şiddet türü hangisidir ? Kadınlar bu şiddete nasıl maruz kalıyorlar?</i></b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kadın hayatının gerçek durumu özel dünyada mahrem hayatta gizlenir. Evlilik, aile, mahremiyet gibi kavramların kutsallaştırılması ev içindeki gerçekliği görünmez kılar. O yüzden “Özel olan politiktir”. Cinsel ya da ev içindeki deneyim hakkında konuşmak beraberinde kamusal olarak aşağılanmayı, alay edilmeyi ve toplumsal baskıyı getirir. Aslında korkuyla ve utançla kadınların susturulduklarını söylemek mümkün. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kadınlar yalnızca bir şiddet türüne maruz kalmazlar ancak toplum içindeki statülerine, eğitim düzeylerine ve sosyal destek mekanizmalarına göre farklı şiddet türlerinin kurbanı olabilirler. Örneğin </span><span style="font-weight: 400;">öğrenim düzeyi arttıkça fiziksel şiddet gördüğünü söyleyen kadınların</span> <span style="font-weight: 400;">sayısı azalmaktadır</span><span style="font-weight: 400;">. Yüksek öğrenim düzeyi veya çalışıyor olmak kadınları eşlerine ve ailelerine karşı pek çok sınırlamadan kurtarır ancak yine de öğrenim seviyesinin yüksek olması veya toplumda statü sahibi olmak bir kadının şiddet görmemesi için yeterli olmamaktadır. </span></p>
<p><b><i>Kadınların maruz kaldıkları bu şiddet türleriyle  baş etme mekanizmaları nelerdir? Nasıl mücadele ediyorlar?</i></b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kronik olarak travmatize insanlar sürekli olarak aşırı tedbirli, kaygılı ve huzursuzdur.  Maruz kalınan uzun süreli stres nedeni kestirilemeyen baş ağrısı karın ağrısı gibi somatik belirtilere de yol açar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kadının şiddetle baş etme biçimi aslında kadının şiddeti yorumla biçimiyle ve özgün şartlarıyla doğrudan ilişkili. Örneğin şiddeti hak ettiğini düşünen kadınlar öğrenilmiş çaresizlik geliştirirler bu da destek aramaya engel oluşturur. Bununla birlikte suçluluk ve değersizlik duygularıyla baş etmek durumunda kalırlar. Kadınların şiddet sonrası başvurdukları resmi kurumların yargılayıcı olması, ne olursa olsun aile birliği için şiddeti görmezden gelen bir anlayışta olmaları kadınların destek alma yollarını tıkar. </span></p>
<p><b><i>Kadınların yaşadığı bütün bu travmatik deneyimlerle beraber şiddetsiz bir iletişimin mümkünlüğünü konuşmak istiyorum. Kimler bu konuda sorumlu? Kime ne düşüyor? </i></b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kadınların uzun süre kurbanı olduğu şiddeti travma olarak değerlendirmek mümkündür. Alandaki travma çalışmalarıyla bildiğimiz Judith Herman muharebe gazileriyle ev içi şiddet kurbanı kadınların hemen hemen aynı semptomları gösterdiklerini belirtir. Burada farklı olan kadının en yakınındakinden güvendiği kişiden zarar görmesi, bir muharebe gibi süre açısından net başlangıç ve bitişinin olmaması, kurulan duygusal bağın da şiddet tablosunu bulandırmasıdır. Şiddet psikolojik kimi tepkilere yol açar ancak kadınları şiddetten kurtaracak olan şey terapi değildir. Bir bütün olarak eğitim, sağlık, hukuk, medya kurumlarında ve hükümet politikalarında toplumsal cinsiyet eşitsizliğiyle mücadele edilmelidir. Erkeğin kadından daha üstün olduğu algısı erkeğin her türlü isteği için şiddeti meşrulaştıran bir zemin sunar. Şiddetle mücadele bireysel boyutta değil ya da tıbbi müdahale gerektiren bir olgu olarak değil makro düzeyde toplumsal anlayış, eril müdahale, eşit olmayan ve sürekli üretilen toplumsal cinsiyet rolleri bağlamında ele alınmalıdır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> Şiddet aynı zamanda bir egemenlik kurma biçimidir. Bu yanıyla çatışma ortamı, göç, kullanılan şiddet dili, kutuplaştırıcı söylemler şiddet davranışlarını besler. Çünkü toplumsal öfkeye, güven ve adalet duygusunun zedelenmesine, her an bir tehlikeyle karşı karşıya kalma hissiyatına yol açar. Şiddet sosyal olarak zayıf bırakılan veya daha zayıf olduğu düşünülen kişilere uygulanır. Ataerkil bir toplumda da bunun muadili kadınlar ve çocuklar olmaktadır. Bu yanıyla bireydeki şiddet davranışları genel şiddet atmosferinden bağımsız düşünülemez. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/23/diyarbakir-siddeti-konusuyor/">Diyarbakır &#8216;Şiddeti&#8217; Konuşuyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
