<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>1999 depremi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/1999-depremi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/1999-depremi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 02 Jan 2020 11:47:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>1999 depremi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/1999-depremi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Godzilla&#8217;yı Çağırmak!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/04/godzillayi-cagirmak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Pınar Demircan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Oct 2019 12:10:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[1999 depremi]]></category>
		<category><![CDATA[AFAD]]></category>
		<category><![CDATA[Akkuyu NGS]]></category>
		<category><![CDATA[Çernobil Nükleer Felaketi]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[İkinci Dünya Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Lucky Dragon]]></category>
		<category><![CDATA[Mersin]]></category>
		<category><![CDATA[Soğuk Savaş dönemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=42955</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doğa ve doğal olanın vahşiliğine üstün gelmenin derdindeyken kendinden bir canavar yaratan insan kendi gazabından kurtulabilecek mi? İleri teknolojinin yıkıcılığını tırmandıran iklim krizi çağında siyasi iktidarlar felaketi önlemek yerine davet ediyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/04/godzillayi-cagirmak/">Godzilla&#8217;yı Çağırmak!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">İkinci Dünya Savaşı&#8217;nın ardından başlayan Soğuk Savaş dönemi boyunca yapılan iki bine yakın atom bombası denemelerinden yalnızca biriydi 1954 yılında Pasifik Okyanu&#8217;ndaki Marshall adalarında gerçekleştirilen deneme. Denemenin ardından Lucky Dragon (Şaslı Ejder) adındaki Japon menşeili gemi ve mürettebatı yoğun nükleer serpintiye maruz kalmış, bir balıkçı yaşamını yitirmişti. Godzilla fikri Toho film şirketi yapımcıları tarafından atom bombası denemesiyle ilgili haberler yayılırken yoğun radyoaktif serpintinin bir sürüngen türünü mutasyona uğratmasının hayali eseriydi. Godzilla gemileri, binaları, uçakları eline ne geçirse param parça ettiği gibi radyasyon da yayarak devasa cüssesiyle adeta atom çağının ejderhasıydı! 2019 yılında Canavarların Kralı adıyla olduğu gibi öncesinde de onlarca farklı versiyonuyla karşımıza çıkan Godzilla bu yazıda ise nükleer riskleri bu çağın diğer riskleriyle birlikte düşünmemize yardımcı olacak.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-42957 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/lucky-dragon3Ydeyq.jpg" alt="" width="347" height="238" />Çıkış noktası itibariyle Godzilla&#8217;nın kardeşi denebilecek nükleer santrallerin bir patlama, kaza halinde atom bombası gibi radyoaktif mağduriyet nedeni olduğu bilinen bir gerçektir.  Nitekim tarihte meydana gelen kazalar atom bombası patlamalarıyla açıklanır: 1986&#8217;da Çernobil Nükleer Felaketi&#8217;nde Hiroşima&#8217;ya ABD&#8217;nin atmış olduğu atom bombasıyla yayılan radyasyonun 400 kat fazlası yayılmıştır; 2011 yılında meydana gelen Fukuşima Nükleer Felaketi&#8217;nde ise yayılan radyasyon miktarı Hiroşima&#8217;ya atılan atom bombasıyla yayılanın 168 katıdır&#8230; Bu bağlamda en az iki nükleer santral rüyası gören ancak deprem ülkesi de olan Türkiye daha şimdiden temel inşaatında meydana gelen çatlaklarıyla tehlike sinyalleri yayarken Godzilla&#8217;yı karşılamaya hazırlanıyor gibi. Üstelik nükleer santral inşaatını yürüten Rus menşeili şirketin kendi ülkesinin jeolojik yapısı dahil bugüne kadar proje yaptığı ülkelerin profili açısından deprem riskini gözetmiş bir nükleer santral inşaatı da yok!</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Daha bir hafta önce İstanbul&#8217;da 6 şiddetinde bir deprem meydana geldi ve uzmanların söylediğine göre bu hareket ana fay hattındaki kırılmanın öne çekilmesine neden oldu hatta büyük İstanbul depreminin 6 yıl içinde meydana geleceğine dikkat çekilmekte. Nihayet şehrin büyüklüğü ve düzensizliği, çarpık yapılaşması meseleyi daha tartışmalı hale getirirken deprem anında kullanılması gereken toplanma alanlarına alışveriş merkezlerinin yapılmış olması skandal olarak gündemde! Bununla birlikte AFAD başkanının bir </span><a href="https://medyascope.tv/2019/10/02/depreme-karsi-herkes-bireysel-tedbirini-almali-diyen-afad-baskani-mehmet-gulluogluna-tepki-erk-sahiplerinin-boyle-bir-uyarida-bulunma-hakki-yok-maruf19/"><span style="font-weight: 400;">konuşmasında</span></a><span style="font-weight: 400;"> depreme karşı herkesin bireysel tedbirlerini almasını salık vermesi neoliberal dönemde yurttaşların sorunlarla tek başlarına baş etmeye bırakıldığını gösteren örneklerden yalnızca biri. Hele riskli okul ve hastanelerin güvenli binalara dönüşmesi için 100 milyar TL&#8217;nin gerektiğini ve böyle bir kaynağın olmadığını söylemesi deprem vergilerinin akıbeti de sorgulanırken fazlasıyla can yakıcı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Deprem, tsunami ve nükleer patlamaların vurduğu 11 Mart 2011 tarihi itibariyle gerek Fukuşima&#8217;da gerekse ülke genelinde Japonların sokak eylemlerindeki en yaygın sloganı &#8220;Fukuşima&#8217;yı geri ver !&#8221; olmuştur. Zira radyoaktif kirliliğin öyle bugünden yarına yok olmaması mümkün değildir, deprem ve tsunaminin izleri silinirken ölçüm cihazlarıyla ölçülmedikçe anlaşılmayan radyoaktivite Fukuşima&#8217;daki eski hayatı adeta yutmuştur. Fukuşima Nükleer Felaketi Japonya ve dünya genelinde nükleer santrallerin inşaatında deprem riskinin dikkate alınmadığına dair tespitlerinin yapılması açısından önemlidir ve nükleer endüstrinin ülkedeki nüfusuna rağmen tüm nükleer santraller kapatılmıştır (Bugün yalnızca 9 reaktör aktif olup yeniden devreye alınma ihtimali olan reaktör sayısı  ise 28&#8217;dir). Deprem riski dünya genelindeki nükleer santraller açısından da güvenlik standartlarının yükseltilmesine, birçok tesisin testlerden geçirilmesine uygun olmayanların kapatılmasına neden olmuş ve diğerlerinin kapatılması için toplumsal muhalaefet yükselmiştir. Yine Asya kıtasının bir başka deprem ülkesi olan ve nüfusu Türkiye&#8217;nin nüfusunun dörtte birine tekabül eden Tayvan&#8217;da üç bin kişinin ölümüne on bin kişinin yaralanmasına neden olan depremin meydana geldiği 1999 yılından bugüne halk nükleer santrallerden çıkılması için uğraşmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-42958 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/deprem-map-640x452.jpg" alt="" width="391" height="276" />1999 yılı Türkiye açısından da  Marmara ve Düzce depremleriyle damgasını vurmuş, 30 bin kişinin yaşamını yitirdiği yıl olmuştur. Yine 2011 yılındaki Van Depremi ve ondan önceki Erzincan depremi binlerce kişinin can kaybına neden olmuş, toplumsal acıların yaşanmasıyla sonuçlanmıştır. Türkiye&#8217;nin bir deprem ülkesi olduğu ve fay hatlarının %98&#8217;inin aktif  durumda olduğu hemen herkes tarafından bilinir. Bununla birlikte en bilinen fay hatlarından Ecemiş, Akkuyu Nükleer Santrali&#8217;nin 30 kilometre ötesinden geçmektedir. Hatta 1990&#8217;larda dahi yeni teknolojilerle yapılan incelemeler 30 yeni fay hattı tespitini beraberinde getirmiştir. Bugün en tehlikeli varsayılan Kıbrıs dalma Batma çukuru Akkuyu ile 90 kilometre mesafedeki  Kıbrıs arasında mühim bir tespittir. Ancak bugünkü yeni teknolojiler kullanılarak yapılacak fay hattı taramasının Akkuyu NGS projesini tarihin çöp sepetine gönderme ihtimali olduğundadır ki bağımsız bilim insanları tarafından yapılacak yeni fay hatlarının araştırılmasından imtina edilmektedir. Diğer taraftan afet ve acil durumlara ilişkin tek yetkili kurumun 6 şiddetindeki deprem sonrasında herkesin kendi başının çaresine bakması önerisi aynı siyasi iktidarın nükleer santral kurma planlarıyla birlikte düşünülmesi gerekmektedir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İklim krizi ise nükleer santrali olan bazı ülkelerin teyakkuza geçerek bir an önce milyonlarca dolar maliyet gerektiren önlemler almasını gerektiren bir gerçektir. 2050 yılından itibaren su seviyesindeki yükselmelerin 60 santimetreye çıkması riski ABD&#8217;de 13 ve Birleşik Krallık&#8217;ta 12 reaktör için santral sahasına su dolması ve tesis içinde tutulan atıkların sular altında kalması felaketiyle sonuçlanabilecektir. Bununla birlikte normal şartlarda nükleer santrallerde kullanılmış olan yakıt çubuklarının tesisten çıkarılması için önce tesis içindeki havuzlarda 20 yıl bekletilerek soğutulması gerekir ki su seviyelerinin yükselme hızı öngörülenden yüksek olabileceği için bu ülkeler birçok riskin ve maliyet içerse de santrallerin tasfiyesini ivedilikle planlamak zorundadır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İklim krizi çağının doğayla barışık olmayan endüstrilere pek şans tanımayacağı aşikar. Türkiye hala nükleer santrallerle ilgili maddi manevi sorunları yaşamama şansına sahip ülkelerdendir. Nükleer güç olma projesinden vazgeçmesi ona bu sorunlarla uğraşan ülkelerin kaybettiği zamanı kazanmış olarak gereksiz maliyet ve faturaların altına girmekten kurtulabilir. Kaldı ki yüzünü dünya endüstri devi Almanya&#8217;dan alabileceği feyzle gerçek yerli ve milli kaynakları olan güneşine ve rüzgarına dönmesi onu gelecekte olası bir enerji kısıtı yaşamaktan da kurtaracağı gibi gerçek gücüne de kavuşturacaktır. Aksi halde bir deprem ülkesi olan ve iklim krizinin etkilerini yaşayan Türkiye&#8217;de siyasi iktidarın nükleer endüstriye kapı aralaması Godzilla&#8217;yı çağırmaktan başka bir şey değildir!</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/04/godzillayi-cagirmak/">Godzilla&#8217;yı Çağırmak!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>17 Ağustos Marmara Depremi’nin Üzerinden 19 Yıl Geçti, Yeni Afetler Kapıda</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/17/17-agustos-marmara-depreminin-uzerinden-19-yil-gecti-yeni-afetler-kapida/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Aug 2018 11:08:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[1999 depremi]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem Araştırma Enstitüsü]]></category>
		<category><![CDATA[kandilli rasathanesi]]></category>
		<category><![CDATA[Marmara Depremi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=29801</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de 17 Ağustos 1999 sabahında gerçekleşen Marmara depreminin üzerinden 19 yıl geçti. Kocaeli/Gölcük merkezli deprem ağır kayıplara neden oldu. 17 Ağustos depremi tüm Marmara Bölgesi’nde, Ankara’dan İzmir’e kadar geniş bir alanda hissedildi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/17/17-agustos-marmara-depreminin-uzerinden-19-yil-gecti-yeni-afetler-kapida/">17 Ağustos Marmara Depremi’nin Üzerinden 19 Yıl Geçti, Yeni Afetler Kapıda</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hazırlanan raporlara göre 17 bin 480 kişi öldü, 23 bin 781 kişi yaralandı, 505 kişi sakat kaldı ve 285 bin 211 konutun hasarlı olduğu tespit edildi. Bu olaydan sonra deprem toplanma alanları, binaların depreme dayanıklılığı konusu yıllarca tartışıldı.</p>
<h3>“Her yer betonlaştığı için ısı adaları oluştu”</h3>
<p>İstanbul’da depremden sonra insanların sığınabileceği 493 yer belirlenmişti. Ancak 493 yerin 4’te 3’ü yapılaşmaya açılmış durumda. <a href="https://www.gazeteduvar.com.tr/gundem/2018/08/17/19-yil-sonra-deprem-istanbul-5-afet-daha-yasadi/" target="_blank" rel="noopener">Gazete Duvar’dan Hacı Bişkin</a>‘e konuşan <strong>İnşaat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Cemal Gökçe</strong>, İstanbul’un her yerinin betona dönüştürüldüğünü, artık İstanbul’un bir depreme hazırlanırken 5 afetle karşı karşıya kaldığını söylüyor:</p>
<p>1-) Yağmur yağdığında yağmuru alabilecek toprak olmadığı içi sular bir yerde toplanıyor ve sel baskınları meydanları geliyor. Su baskınları İstanbul için bir afete dönüştü. Her yıl İstanbul’da sel baskınları oluyor.</p>
<p>2-) Her yer betonlaştığı için ısı adaları oluştu. Isı adaları bir afet anlamına geliyor.</p>
<p>3-) Konut yapıldıkça İstanbul nüfusu arttı. Dolayısıyla hava kirlendi. 1999 yılına göre İstanbul’un havası çok daha kirli.</p>
<p>4-) Bilime uygun, insan yaşamına uygun kentsel dönüşüm yapılmadığı için insanlar bugün İstanbul’daki insanları sosyal ve toplumsal olaylarla karşı karşıya. Bu da bir afet.</p>
<p>5-) İstanbul bugün 1999 yılından daha iyi değil. Yaşayacağımız olası bir depremde İstanbul’daki yapı stokunun varlığı aynen devam ediyor. Bu yapı stoku 7 ve üzeri yaşadığımız bir depremde ciddi ölçüde can ve mal kayıpları yaşayacak. Ama bir şey daha yaşayacak. Kontrolsüz, plansız, yaşanılabilir kent anlayışına uygun olmayan bir yapılaşma söz konusu olduğu için yangınlar ortaya çıkacak. İtfaiye araçları çoğu mahalleye giremeyecek. Dolayısıyla İstanbul’daki yangınlar söndürülemeyecek.</p>
<h3>Toplanma alanlarına rezidans ve AVM</h3>
<p>İstanbul’da deprem sonrası toplanma alanlarında rezidanslar ve AVM’ler yükseldi. Acil Eylem Planı’nda boş tutulacağı söylenen; ancak yapılaşmaya açılan alanlardan bazıları şöyle sıralanıyor:</p>
<figure id="attachment_29803" aria-describedby="caption-attachment-29803" style="width: 640px" class="wp-caption alignnone"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-29803" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/2-horz-640x285.jpg" alt="" width="640" height="285" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/2-horz-640x285.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/2-horz-1024x456.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/2-horz-1280x570.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/2-horz-610x272.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/2-horz-320x143.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/2-horz.jpg 1912w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /><figcaption id="caption-attachment-29803" class="wp-caption-text">Beşiktaş-Bakırköy-Bahçelievler</figcaption></figure>
<figure id="attachment_29804" aria-describedby="caption-attachment-29804" style="width: 640px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-29804" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/5-horz-640x284.jpg" alt="" width="640" height="284" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/5-horz-640x284.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/5-horz-1024x454.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/5-horz-1280x568.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/5-horz-610x270.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/5-horz-320x142.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/5-horz.jpg 1917w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /><figcaption id="caption-attachment-29804" class="wp-caption-text">Kadıköy-Mecidiyeköy-Zeytinburnu</figcaption></figure>
<h3>Kandilli: “Gözümüz Batı, Doğu ve Kuzey Anadolu fayları üzerinde”</h3>
<p>Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, 17 Ağustos Depremi’nin 19. yıl dönümünde Türkiye’de deprem tehlikesi konusunda farkındalık yaratmak ve depreme karşı alınacak tedbirleri anlatmak amacıyla bir basın toplantısı düzenledi.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Haluk Özener,</strong> <strong>Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü</strong>’ndeki çalışmaları şöyle özetledi:</p>
<blockquote><p>“Dünyada depremleri önceden tahmin eden kabul edilmiş bir bilimsel çalışma bulunmamaktadır. Marmara’da 7’nin üzerinde bir deprem olacağını biliyoruz. 7.2, 7.7 şiddetlerine varan senaryolar mevcut. Kandilli olarak 1033 ölçüm noktasında 30 farklı deprem senaryosu çalıştık. Marmara’da böylesi bir deprem sonrası olası bir tsunami deniz tabanı heyelanlarından kaynaklanacak. Senaryo sonuçları dalga yüksekliğinin yaklaşık 2- 2,5 metre boyunda oluşabileceğini ortaya koyuyor. Deprem güvenliğinde tam anlamıyla söz edebilmemiz için 15 yıla ihtiyacımız var. Umarım potansiyel depremler bizi bekler. Kandilli olarak en önemsediğimiz konu yapılar. Burada inşaat mühendislerinin deprem konusunda ayrı bir eğitim görmeleri zorunlu hale getirilmelidir.”</p></blockquote>
<h3><strong>Depremde kayıpların yüzde 95’i depreme dayanıksız binalar ve yapısal tehlikelerden kaynaklanıyor</strong></h3>
<p>Toplantıda deprem risklerini ve hasarlarını minimize etmek yolunda alınması gereken tedbirlere değinilerek depremle mücadele en önemli iki temel olgunun deprem bilinci yüksek bir toplum olmak ve depreme dayanıklı binalarda yaşamanın önemi vurgulandı. Depremde can ve mal kayıplarının yüzde 95’inin depreme dayanıksız binalar ve yapısal tehlikelerden kaynaklandığının altı uzmanlarca bir kez daha çizildi.</p>
<p>Kaynak: Duvar, Toplumcu Meclis,<a href="https://yesilgazete.org/blog/2018/08/17/17-agustos-marmara-depreminin-uzerinden-19-yil-gecti-yeni-afetler-kapida/" target="_blank" rel="noopener"> Yeşil Gazete</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/17/17-agustos-marmara-depreminin-uzerinden-19-yil-gecti-yeni-afetler-kapida/">17 Ağustos Marmara Depremi’nin Üzerinden 19 Yıl Geçti, Yeni Afetler Kapıda</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sulukule’den Kirazlıtepe’ye Dönüşümün ‘Bazı’ Sembolleri</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/15/sulukuleden-kirazlitepeye-donusumun-bazi-sembolleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seçil Türkkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Aug 2018 14:40:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[1999 depremi]]></category>
		<category><![CDATA[çamlıca camii]]></category>
		<category><![CDATA[Kentsel Dönüşüm Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[sulukule]]></category>
		<category><![CDATA[TOKİ]]></category>
		<category><![CDATA[üsküdar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=29722</guid>

					<description><![CDATA[<p>Depreme hazırlık için çıkan kentsel dönüşüm yasaları, 1999 depremi yıldönümü yaklaşırken yine afet gerekçesiyle kullanılmıyor. Çamlıca eteklerindeki Kirazlıtepe’de yaşanan dönüşüm inşa edilen “en büyük cami” ünvanlı Çamlıca Camii ve boğaz manzarasıyla birlikte düşünülünce, ortamda mahalleliye pek yer kalmıyor. Örnek, akıllara Sulukule’yi getiriyor.  </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/15/sulukuleden-kirazlitepeye-donusumun-bazi-sembolleri/">Sulukule’den Kirazlıtepe’ye Dönüşümün ‘Bazı’ Sembolleri</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">“</span><span style="font-weight: 400;">Rantsal dönüşüm değil, kentsel dönüşüm istiyoruz”* 7 Ağustos’ta Evrensel Gazetesi muhabiri Cansu Pişkin’in haber spotunda zamanımızın ruhuna işaret eden bu cümle geçiyor. Türkiye’nin pek çok yerindeki ‘yatırım’ ya da ‘yenilenme’ çılgınlığı karşısında kendini korumak için eylem yapmayı seçenler yanlış anlaşılmamak için kendi argümanlarını da üretmek durumunda kaldı. Kirazlıtepe’de de 2016 yılından beri gündemde olan kentsel dönüşüm bahsine karşı, 2 yıl sonunda geldiğimiz noktada mahalleli işte böyle bir argümanla derdini anlatmaya çalışıyor. Ama bir başka argümanları/sloganları daha var. </span></p>
<p><b>SAHİP ÇIKANLAR VS SAHİP ÇIKILANLAR</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-29726" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/PANKARTLI-ADAM-640x512.jpg" alt="" width="640" height="512" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/PANKARTLI-ADAM.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/PANKARTLI-ADAM-610x488.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/PANKARTLI-ADAM-320x256.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İstanbul’un Üsküdar’ında bulunan Kirazlıtepe mahallesinde geçtiğimiz yıl Ağustos ayında Çevre Bakanı Mehmet Özhaseki’nin katılacağı kentsel dönüşüm programında yapılan eyleme polisler müdahale etmeden önce mahallelilerce “Sayın Cumhurbaşkanım size sahip çıkanları sahipsiz bırakmayın” pankartları açılmıştı. Bu slogan da bir uyarı ya da kırgınlığa işaret ediyor. Durum belki de karşılıklı, zira Özhaseki bu mahalleye gitmekten o gün için vazgeçti. Ama diğer ziyareti yaklaşık 1 yıl sonra, “barış” için olacaktı. </span></p>
<p><b>BOĞAZA NAZIR KİRAZLITEPE </b></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-29727" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/kirazlıtepe-ESKİ.jpg" alt="" width="480" height="308" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/kirazlıtepe-ESKİ.jpg 480w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/kirazlıtepe-ESKİ-320x205.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 480px) 100vw, 480px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kirazlıtepe mahallesinin özelliği Önümüze bir harita açınca anlaşılır hale geliyor zira alan sahile uzanan bir tepede yer alıyor. Bugün mahallede bulunan düzensiz ve denetimsizce yapılmış yapıları aradan silerseniz, boğaza nazır bir dünya inşa edebilirsiniz. Arkasında Çamlıca Tepesi, arkasında Ferah Mahallesi, Küplüce ve Hasippşa, önünde ve aşağıda ise Çengelköy var. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kentsel Dönüşüm Derneği’nden Yakup Örs mahallede başlayan kentsel dönüşüm sürecini   şöyle anlatıyor; 2016’da 6306 sayılı kanunla Üsküdar Belediye Meclisi tarafından kentsel dönüşüm alanı ilan edildi burası. Halk ile anlaşamadıkları noktada bölgeyi riskli alan ilan ettiler. 3 Köprüyü de gören bu mahalleye TOKİ’den başkasının girmesi yasaklandı ve TOKİ bir yıl boyunca yalnızca 46 kişiyle anlaşabildi. Oysa burada 1525 tane hane ve 796 adet tapu vardı, yasa kapsamında da 3’te ikiyle anlaşmak zorundalardı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">14 Şubat tarihli ve “Tepedeki Değişim”** başlıklı Hürriyet Gazetesi Ekonomi haberine göz atarsak 180 bin metrekarelik birimde yapılması planlanan dönüşümün 220 bin metrekareye çıktığını öğreniyoruz. Haber dümenin başına Üsküdar Belediyesi yerine artık Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın geçtiğini de müjdeliyor. Bu, şu manaya geliyor; bölgedeki kentsel dönüşüm belediye tarafından ‘yapılamayınca’ bu kez halkın karşısına bölüm sonu canavarı çıkıyor. Mahalleli polisle bile karşı karşıya kalınca bakanlığın talebi üzerine bu kez 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Kanunu’nun ek birinci maddesi uygulanıp, riskli alan ilan ediliyor. Böylece hak sahipleri riskli alan kararlarına karşı dava açabilecek, ama uygulamalarına dava açamayacak hale geliyor. </span></p>
<p><b>TEPEDEKİ DEĞİŞİM CAMİYE GİDİYOR </b><span style="font-weight: 400;">  </span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-29732" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/istanbul-dha.2jpg-1_16_9_1523698262-640x359.jpg" alt="" width="640" height="359" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/istanbul-dha.2jpg-1_16_9_1523698262-640x359.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/istanbul-dha.2jpg-1_16_9_1523698262-610x343.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/istanbul-dha.2jpg-1_16_9_1523698262-320x180.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/istanbul-dha.2jpg-1_16_9_1523698262.jpg 714w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“</span><span style="font-weight: 400;">Tepedeki Değişim”de bir başka haber daha var. Kirazlıtepe’de şimdiye kadar yaşananlar ve yaşanacakları açıklayacak bir inşaat haberi de göze çarpıyor. Metinde esamesi okunmayan Kirazlıtepe Mahallesi, “Çamlıca Tepesi’nin eteklerinde başlayan” dönüşüm olarak anılıyor. Mahallenin sahiden de tepesine temeli 2013’te atılan Çamlıca Camii bugünlerde inşa ediliyor. Haziran 2018’de açılması planlanan camii, bu ayın başlarında ise Ak Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 3 saat incelendi. Camiye ulaşmak için 3 km’lik bir tünel de yapılıyor, çarşı aksı da planlanıyor. Mimari için bir yarışma yapılmış fakat yine de mimar Hacı Mehmet Güner caminin mimarı olmuş. Güner’in Maraş’ta yaptığı camii Erdoğan tarafından beğenilince, kendisine bir de İstanbul için sipariş edilmiş. Bu arada Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük camii olmak gibi bir iddia da var. Yani “Tepedeki Değişim” için bir mahalle içinde insanları olmadan dönüştürülmek zorunda gibi gözüküyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“</span><b>İSTESENİZ DE İSTEMESENİZ DE YIKACAĞIZ”</b></p>
<figure id="attachment_29728" aria-describedby="caption-attachment-29728" style="width: 640px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-29728" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/YAKUP-ORS-1-640x360.jpg" alt="" width="640" height="360" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/YAKUP-ORS-1-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/YAKUP-ORS-1-610x343.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/YAKUP-ORS-1-320x180.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/YAKUP-ORS-1.jpg 736w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /><figcaption id="caption-attachment-29728" class="wp-caption-text">(Görsel: Gazete Duvar)</figcaption></figure>
<p><span style="font-weight: 400;">Bundan sonrasını yeniden Yakup Örs anlatsın; Bakanlık çoğunluğu sağlayamayınca konuyu tekrardan Belediye’ye devretti fakat insanlara verdikleri tekliflerin hiçbir teminatı olmadığı için çoğunlukla anlaşabilmiş değil. Bu oyuna gelen insanlar anlaştı ve anlaşanların evlerini seçimden bir gün sonra yıkmaya başladılar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu yıkım yaşanırken ortaya çıkan problemler şöyle sıralanıyor; Kalan insanların yaşam alanlarını daraltmaya çalışıyorlar, binalar yıkılırken hiç bir güvenlik önlemi alınmıyor, yıkım ruhsatı yok, asbest değer ölçümleri yapılmamış molozlar olduğu yerde bırakılıyor, daha geçen hafta bir hafriyat kamyonu bir kadını ezdi. Aynı zamanda anlaşanların evlerini yıkarken bilinçli olarak anlaşma yapmayanların evlerine de zarar veriyorlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bölgede diğer bir sorun Belediye’nin Üsküdar’a hakim gülen yüzünün şimdilik Kirazlıtepe için geçerli olmaması. Örs Belediye Başkanı’nın mahalleliye tehditler savurduğunu söylüyor. “Verseniz de vermeseniz de yıkacağız, Elektriğinizi suyunuzu keseriz.” </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“</span><b>MADDELER KABUL EDİLEMEZDİ” </b></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-29748 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/onur-cingil-640x356.jpeg" alt="" width="270" height="150" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/onur-cingil-640x356.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/onur-cingil-610x340.jpeg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/onur-cingil-320x178.jpeg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/onur-cingil.jpeg 760w" sizes="auto, (max-width: 270px) 100vw, 270px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Avukat Onur Cingil’a göre ise, yıkım sürecine giden yolda Üsküdar Belediyesi Kirazlıtepe’de daha önce imar planları ile yapamadığı uygulamayı kentsel dönüşüm ile yapmak istiyor. Sürecin başında bölge halkının taleplerini almadan, önlerine sundukları sözleşmelerde   kabul edilemez maddeler yer alıyordu. Bu maddeler Cingil’a göre “Ya imzalarsın ya da evini başına yıkarım” demekti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Avukat diğer yaşananları şöyle anlatıyor; Belediye bizzat müteahhit gibi uygulama alanına arsa toplamaya başladı. Yıkım tebligatları gönderdiler, usulsüzlükler göz ardı edildi, yargı kararları beklenmedi, dahası can ve mal güvenliği hiçe sayıldı, yıkım kararı aldıkları evi yıkma hırsından bitişikteki evdekilerin can ve mal güvenliği düşünülmedi. Kanuna aykırı bu yıkımlarla ilgili olarak Savcılık tarafından soruşturma da açılmış durumda. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mahalleli de, dernekten Örs de, Avukat Cingil da bu yıkıların ardından sağlıklı bir dönüşüm sürecinin gelmeyeceği konusunda hemfikir. Zira 2 yılı aşkın zamandır devam eden kentsel dönüşüm sürecinde, mahalle sakinlerinin karşısına henüz bir proje çıkmamış durumda. Bölge halkı kurduğu platformla hakkını savunmaya çalışıyor. Öte yandan 2 yılı aşkın bir süredir takip ettiğimiz “Üsküdar İmar Grubu’nda” ise büyük hayal kırıklıkları yaşanıyor. Hem Üsküdar Belediyesi hem de Cumhurbaşkanı’nın kendilerini mağdur etmeyeceğini düşünen mahalleli şaşkın. </span></p>
<p><b>BU KEZ BARIŞ ZİYARETİ </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tarihler 20 Haziran 2018’i yani Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden 1 yıl sonrayı gösterdiği zaman, Bakan Özhaseki mahalleye yeniden uğruyor şöyle sesleniyor; “Üsküdar’da da kentsel dönüşüm için hazırız. İmar Barışı’na geçelim. Evlerinizin değeri birse iki olacak. İki ise dört olacak. Şimdi çektiğiniz sıkıntılardan sonra mahalleler tamamlandığında tüm sosyal donatı alanı içinde olan yeni konutlarda yaşamanın keyfini göreceksiniz. Bakanlık olarak buradayız. Ancak Sayın Cumhurbaşkanımızın da özel ilgi gösterdiği Üsküdar gibi Kirazlıtepe gibi yerler var. Bunun için geliyoruz buraya.”</span></p>
<p><b>SULUKULE’DEN KİRAZLITEPE’YE GİDEN YOL</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bütün bu olanlar aslında Türkiye gündemini uzun süre işgal eden bir başka “projeyi” akıllara getiriyor. Sulukule. Mahallede 2005 yılında başlayan yıkım gündeminin içinden 2011 yılından bir haber, sanki bugüne sesleniyor**   “Sulukulelilerin Yenileme Projesi&#8217;nin iptali için açtığı davada bilirkişi, projeyi 5366 sayılı kanuna uygun bulmasa da villalar satışa çıkıyor. Sulukule Platformu, 600 bin TL&#8217;lilk villalarda mahallelinin barınmasının mümkün olmadığını söylüyor.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">*https://www.evrensel.net/haber/358693/kentsel-donusum-mu-rantsal-donusum-mu</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">**http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/tepedeki-degisim-40741170</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">**</span><a href="https://bianet.org/bianet/toplum/133365-villalar-bitmek-uzere-ama"><span style="font-weight: 400;">https://bianet.org/bianet/toplum/133365-villalar-bitmek-uzere-ama</span></a></p>
<p><span style="font-weight: 400;">*** Sulukule sürecine bakmak için</span> <span style="font-weight: 400;">http://sulukulegunlugu.blogspot.com/</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/15/sulukuleden-kirazlitepeye-donusumun-bazi-sembolleri/">Sulukule’den Kirazlıtepe’ye Dönüşümün ‘Bazı’ Sembolleri</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
