<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>1 Eylül Dünya Barış Günü arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/1-eylul-dunya-baris-gunu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/1-eylul-dunya-baris-gunu/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 01 Sep 2020 08:43:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>1 Eylül Dünya Barış Günü arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/1-eylul-dunya-baris-gunu/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sivil Toplum ve Barış</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/01/sivil-toplum-ve-baris/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Sep 2020 08:11:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Toplumsal Hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[1 Eylül Dünya Barış Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Barış Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[hakan tahmaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=57462</guid>

					<description><![CDATA[<p>Barış Vakfı Genel Başkanı Hakan Tahmaz, sivil toplumun barış inşasındaki rolünü Türkiye örneği üzerinden değerlendiriyor: "Sivil toplum örgütleri, diyalog ve müzakere aşamalarında, siyasi taraflardan farklı olarak, sürecin ilerlemesine ve mikro düzeyde dar sorunların çözümüne odaklandıklarında, kendi gerçek işlevlerini yerine getirmiş olurlar."</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/01/sivil-toplum-ve-baris/">Sivil Toplum ve Barış</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sivil toplum kurumları dünyanın birçok ülkesinde çatışma çözümü çalışmasında, değişik alanlarda ve farklı konularda işlevli, etkili çok boyutlu görev ve sorumluklar üstlenmişlerdir. Bizde ise çeşitli araştırmalar durumun park olmadığını gösteriyor. Daha detaylı bilgi için araştırmacı Cuma Çiçek’in Barış Vakfı için hazırladığı <a href="http://barisvakfi.org/2017_turkce_rapor.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Çözüm Süreci’nde STK’lar</a> raporuna bakılabilir.</p>
<p>2013-2015 çözüm süreci deneyimi de dahil azımsanmayacak bir birikime sahibiz. Barışa cesaret edemeyenlerin özgür yarını olamayacağını yeteri kadar tecrübe edindik.</p>
<p>Türkiye’deki sivil toplum örgütlerinin yapısal sorunlarını ve büyük ölçüde çözümü belli. Dayanışmadan, paylaşımdan ve örgütsel bağımsızlıktan uzak, toplumsal güvenirliği zayıf, uzmanlıkları sınırlı, siyasetin arka bahçesi olmaya meyilli ve esnekliğe sahip olmayan sivil toplum örgütlerinin barış arayışlarında ciddiye alınır bir etkisinin olamadığını, çözüm sürecinde yaşanarak öğrenildi. Bundan sonrası için önemli olan bunların tekrarlanmaması ve doğru dersler çıkarılması.</p>
<p>Türkiye’de sivil toplum kuruluşlarının bir denetim mekanizması olduğu veya görevlerinin esas olarak iktidarı/devleti denetlemek olduğuna ilişkin ciddi yanlış bir algı ve kavrayış var. Devlet veya hükümet politikalarını destekleme amaçlı sivil kurumlar, şimdilik tümden tartışma dışı, onlar bir tür resmî kurumlar.</p>
<p>Diğer yandan sivil toplum kurumları, çatışma çözümünde etkili olabilmek için kendi sınırlarını bilmek ve doğru tanımlamak zorunda. Barış süreçlerinin gidişatını, merkezi aktörler/çalışmalar kadar, yerel çalışmaların /yerel sivil toplum kurumlarının belirlediği, çeşitli çalışmalarda tecrübe edilmiş bir konu.</p>
<p>Barışın inşası için tarafları barışa zorlayacak ve toplumsal itici gücün yaratılması, yerel barış çalışmalarının doğru talep ve stratejiyle, toplumun farklı geniş kesimlerinin sürece katarak, yaygın çalışmayla ve zamanı verimli kullanarak mümkün olabilir.</p>
<p>Bizde çözüm sürecinde ise, barış çalışması yürütenlerin neredeyse tamamı, daha çok birinci halka görüşme olarak tanımlanan, merkezi görüşmelerin etrafına kümelenen bir çalışma yürüttüler. Akil İnsanlar Heyetlerinin yaptığı, kısa süreli ve barış sürecinin toplumsal meşruiyetini güçlendirmekten başka bir hedefi ve amacı olmayan çalışmalar dışında, iki yıl boyunca yaygın, tabanda bir çalışma olmadı.</p>
<p>Sivil toplum kurumları için önemli bir başka konu veya sorun şu: Barış çalışmasında sizin (kişisel veya kurumsal) kendinizi nasıl tanımladığınız önemli, ama bundan çok daha önemlisi karşı tarafın (devletin ya da örgütün) sizi nasıl değerlendirdiği, tanımladığı veya algıladığı önemlidir. Kendinizi tanımlamanız, diyaloğun kapısını aralamadığı gibi, barış çalışmalarının en önemli unsuru olan güveni dahi asgari düzeyde sağlamaya yetmeyebilir. Çatışma çözümü çalışan sivil toplum kurumları bu hususu dikkate almak durumunda. Sorunun çözümü, kelimenin gerçek anlamıyla çoğulcu ve alanında uzmanlaşmış kadro, birikim ve donanıma sahip sivil toplum kurumu olmakta saklı.</p>
<p>Barış çalışmasında dil meselesi de hassas konuların başında geliyor. Kürt meselesi zaten yeterince sert ve aşırı siyasallaşmış bir sorun. Bu nedenle de sivil toplum çalışmalarında yürütürken ve kendine alan yaratmada zorlanıyor. Siyasi hüküm, yargı ifade eden dil, ön yargıları yıkmakta ve sorunun kavranmasında güçlükler çıkarıyor. Barış arayışının sürekliğini sağlamanın ön koşulu, diyalog aşamasında güvensizliği azaltmak, doğru duymak, doğru anlamak ve doğru içselleştirmektir.</p>
<p>Sivil toplum örgütleri, diyalog ve müzakere aşamalarında, siyasi taraflardan farklı olarak, sürecin ilerlemesine ve mikro düzeyde dar sorunların çözümüne odaklandıklarında, kendi gerçek işlevlerini yerine getirmiş olurlar. Sivil toplum örgütleri, siyasi tarafları fazla etkisi altında çalışma yapmamak zorundalar. Mazlumun haklarına etkin savunmak, sorunların şiddetsiz çözümü esas amaç olmalı. Aynılaşmanın barış çalışmasına katkısı sınırlı olur.</p>
<p>Yurtta sulh cihanda sulh sözünü hayatımızda sahici bir yere yerleştirmek ve anlamlı hale getirmek için barış mücadelesini geliştirmek ve yaygınlaştırmak mecburiyetimiz var. Onurlu ve insanca yaşamanın başka yolu yok. Bugün tarafları diyaloga veya masaya oturmaya zorlamadan önce, toplumda barış ve çözüm fikrini yeniden diriltmeye, sivil toplum kurumları arasında dayanışmayı, bilgi ve deneyim paylaşımını geliştirmeye ve çeşitli konularda uzmanlaşma çalışmalarına ağırlık vermeli. Bu çalışmaların etkili ve yaygın bir şekilde yürütülmesi çözümün yeni aktörlerinin, yeni yol ve yöntemlerinin belirmesine önemli katkı olur.</p>
<p>Çözümün en önemli parçası şiddet kullananları siyasal zemine çekmeyi başaracak, demokratik siyasal zemini güçlendirecek, katılımcılığı geliştirecek yol haritasıyla hukuk ve adaleti tesis etmektir. Yol haritası var, belli iddiasında bulunan ya gerçeği söylemiyor ya da 4 yıldır yaşanan değişimin ayırdında değildir.</p>
<p>Yazının tamamını kaynağında okumak için<a href="http://www.hakantahmaz.com/2020/09/01/baris-mucadelesi/?fbclid=IwAR2aUhPc8_b9VMWyBF1tOzWoDIZwgh36L2gztNw8W-hcO7OoOviAm0DLvVQ" target="_blank" rel="noopener noreferrer"> tıklayınız.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/01/sivil-toplum-ve-baris/">Sivil Toplum ve Barış</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>1 Eylül Dünya Barış Günü’nde: “Barıştan, Demokrasiden Vazgeçilemez”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/04/1-eylul-dunya-baris-gununde-baristan-demokrasiden-vazgecilemez/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eylem Sonbahar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Sep 2018 08:22:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[1 Eylül Dünya Barış Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Bakırköy Özgürlük Meydanı]]></category>
		<category><![CDATA[Cumartesi Anneleri]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Emek ve Demokrasi Güçleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=30091</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Emek ve Demokrasi Güçleri 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda miting gerçekleştirdi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/04/1-eylul-dunya-baris-gununde-baristan-demokrasiden-vazgecilemez/">1 Eylül Dünya Barış Günü’nde: “Barıştan, Demokrasiden Vazgeçilemez”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda miting düzenlendi.“Barıştan, demokrasiden vazgeçilemez” sloganıyla düzenlenen miting öncesi İncirli Caddesi üzerinde toplanan kortejler, Bakırköy Özgürlük Meydanı’na yürüyüş gerçekleştirdi. Mitinge sendikalar, siyasi partiler, milletvekilleri, Cumartesi Anneleri ve Barış Anneleri katıldı.</p>
<p>Miting alanında basın metnini İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri okudu. Ortak açıklamada, en yüksek bütçenin savaşa ayrıldığına dikkat çekildi. Ekonomik krizin ağırlaşacağı vurgulanırken “İşçilerin,emekçilerin savaşa karşı barış için güçlerini birleştirme” çağrısı yapıldı.</p>
<p><strong>“Barış talebimizden vazgeçmeyeceğiz”</strong></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-30092" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/InShot_20180902_195446493-640x418.jpg" alt="" width="640" height="418" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/InShot_20180902_195446493-640x418.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/InShot_20180902_195446493-1024x669.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/InShot_20180902_195446493-1280x836.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/InShot_20180902_195446493-610x398.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/InShot_20180902_195446493-320x209.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/InShot_20180902_195446493.jpg 1568w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Cumartesi Annelerinden Hanım Tosun ile Barış Annelerinden Bedia Gökgöz  yaptıkları konuşmalarda barış talebini her zaman dillendireceklerini, vazgeçmeyeceklerini belirttiler. 10 Ekim Ankara Katliamı’nda oğlu Korkmaz Tedik’i kaybeden Erdoğan Tedik “Umutsuzluğa karamsarlığa yenik düşmeyeceğiz. Adaletin herkese geldiği günler gelene kadar mücadelemiz devam edecek” diye konuştu. Gezi Platformu’ndan Volkan Kesen Bilici, “Düşmanlarımızın inadına bu topraklara mutlaka barış, kardeşlik gelecek” dedi.Konuşmaların ardından BEKSAV bünyesinde faaliyet yürüten Grup Vardiya ezgilerini seslendirdi. Ardından Zeytinburnu Belediyesi’nde işinden edilen ve işine dönmek için direnen Kenan Güngördü, “KHK’lerle muhalifleri susturmaya çalışanlara sesleniyoruz. Sizden korkmuyoruz.” dedi.</p>
<p>HDK Eş Sözcüsü Prof. Dr.Onur Hamzaoğlu, “Toplumsal barış için  mücadele bizlerin bir görevidir. Barış emek istiyor. Cumartesi Anneleri’ne, Barış Anneleri’ne verilen sözler tutulmadan bu topraklara barış gelmeyecek.” şeklinde konuştu.  HDP Eş Genel Bakanı Sezai Temelli ise Cumartesi Anneleri ve  Barış Annelerinin mücadelesini selamlayarak konuşmasına başladı.”Savaşa son vermek,  talana son vermek için bugün yan yana gelen emekçiler, kadınlar,bu  ülkede mağdur edilmiş herkes, hepimiz bu mücadeleyi büyüteceğiz.” ifadelerini kullanan Temelli hasta tutsakların durumuna dikkat çekerek konuşmasını tamamladı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/04/1-eylul-dunya-baris-gununde-baristan-demokrasiden-vazgecilemez/">1 Eylül Dünya Barış Günü’nde: “Barıştan, Demokrasiden Vazgeçilemez”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul Barış Mitingi Bakırköy&#8217;de Gerçekleşti</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/03/istanbul-baris-mitingi-bakirkoyde-gerceklesti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Sep 2018 09:07:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etnik Kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[1 Eylül Dünya Barış Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Bakırköy Özgürlük Meydanı]]></category>
		<category><![CDATA[barış mitingi]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=30043</guid>

					<description><![CDATA[<p>Barış mitinginde "Dil, din, renk, ırk-milliyet ayrımı olmadan eşitlik temelinde, kardeşçe, özgürce ve barış içinde bir arada yaşamak mümkün. Savaş, ölmek-öldürmek kültürü bir kader değil. Özgür ve insani bir dünya kurmak bizim elimizde" diye seslenildi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/03/istanbul-baris-mitingi-bakirkoyde-gerceklesti/">İstanbul Barış Mitingi Bakırköy&#8217;de Gerçekleşti</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1 Eylül Dünya Barış Günü Mitinginin İstanbul&#8217;daki adresi Bakırköy Özgürlük Meydanı’nı oldu.</p>
<p>Siyasi partiler, hak ve meslek örgütlerinin de aralarında olduğu çok sayıda kişi ve kurum kortjeler halinde alana girdi.</p>
<p>Yapılan konuşmalarda barışın mümkün olduğu vurgulandı.</p>
<h3><strong>“Barış içinde yaşamak mümkün”</strong></h3>
<p>Ortak basın metninin Türkçesini İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, Kürtçesini ise DBP İstanbul İl Yöneticisi Bilal Basutçu okudu.</p>
<p>Açıklamada şu ifadeler öne çıktı:</p>
<p>“Dil, din, renk, ırk-milliyet ayrımı olmadan eşitlik temelinde, kardeşçe, özgürce ve barış içinde bir arada yaşamak mümkün. Savaş, ölmek-öldürmek kültürü bir kader değil. Özgür ve insani bir dünya kurmak bizim elimizde.</p>
<p>“Böyle bir dünya istemek bizim hakkımız. Çünkü biz milyonlar ve milyarlarız, dünyanın her yerindeyiz. Çalışanlar, üretenler, yeryüzü zenginliklerini yaratanlarız. Dünya bizim ortak evimiz, ama onu biz yönetmiyoruz. Bir avuç asalak sömürücü ve onların iktidarları yönetiyor. Savaşları biz istemedik, biz yaratmıyoruz, onlar dayatıyor ve yürütüyor. Ama savaşlarda milyon milyon ölenler biziz.</p>
<p>“Bizler diyoruz ki; İşçiler, emekçiler, kadınlar, dünyanın tüm sömürülenleri ve ezilen halkları, kardeşleşme ve dayanışma içinde, savaşlara karşı barışı kazanmak için seslerini, güçlerini ve eylemlerini birleştirirse mümkün olan gerçeğe dönüşecektir mutlaka.&#8221;</p>
<h3>&#8220;Barışı getireceğiz&#8221;</h3>
<p>Açıklamanın ardından söz alanlar şöyle konuştu:</p>
<p><strong>Hanım Tosun &#8211; Cumartesi Anneleri/İnsanları:</strong> Barış için bizler alanlarda olmaya devam edeceğiz. Bizim amacımız bugüne kadar çektiğimiz acıların hiçbir ananın yaşamamasıdır. Barış, annelerin mücadelesi ile bu ülkeye gelecektir.”</p>
<p><strong>Bedia Gökgöz &#8211; Barış Anneleri</strong>:  Bizler asla barıştan vazgeçmeyeceğiz. Onlar istediği kadar saldırsın bizler yolumuza devam edeceğiz. Savaş yok diyorlar. O zaman neden dağlarımız bombalanıyor. Neden çocuklarımızın cansız bedenleri bizlere geliyor. Bizler barış ile çocuklarımızın geleceğini kazanacağız. Barışı çocuklarımıza armağan edeceğiz. Önderimiz tutuklu oldukça barış gelmez. Bir gün mutlaka barış gelecek.</p>
<p><strong>Murat Budak &#8211; Suruç Aileleri</strong>:  Bizleri katlederek barışı yok edeceğini sanan kişiler yine yanıldı. Bakın yine burada dimdik ayaktayız. Bizler onurlu Kürt analarının çocuklarıyız, bizler 70 yaşında Ankara’da katledilen Meryem ananın çocuklarıyız. Bizler Kader’in, Cemo’nun, Sibel’in arkadaşlarıyız. Bizler bu ülkeye barışı getireceğiz. Biz kazanacağız.</p>
<p><strong>Erdoğan Tedik &#8211; 10 Ekim Derneği:</strong> Biz Ankara’ya barışın sesini yükseltmek için geldik. Maalesef bu irade bombalarla yok edilmek istendi. Amed’de, Suruç’ta, Ankara’daki saldırılar siyasi karakterli saldırılardır. Emekçi halk için savaş acı ve gözyaşı demektir. Ankara katliamı bu ülkenin polislerinin gözü önünde yaşandı. Bu katliama yol veren, faşistleri koruyan, ambulansları engelleyenlerden hesap sorulmadıkça mücadelemize devam edeceğiz. Tüm kamu görevlileri yargı önüne çıkarılana kadar adalet arayışımız devam edecektir. 103 barış güvercinine söz veriyoruz. Barış mücadele ile bedel ödeyerek gelecek. Söz ki o barışı getireceğiz.</p>
<p><strong>Taylan Kesinbilici &#8211; Gezi Platformu:</strong> Bizi özellikle ayrıştırmaya çalışanlar var. Acılarımızı ayrıştırmaya çalışanları var. Bunlar barışın da düşmanıdır. Bizler Gezi’de yola çıkarken Roboski’nin acısı içimizdeydi. Hepimizin acısı da ortak, mücadelemizde ortak. Düşmanı yenebileceğimizin göstergesi barışı bu coğrafyaya getirmek olacak. Mutlaka kazanacağız.</p>
<p>Kaynak: <a href="https://bianet.org/bianet/toplum/200412-istanbul-baris-mitingi-bakirkoy-de-gerceklesti" target="_blank" rel="noopener">Bianet</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/03/istanbul-baris-mitingi-bakirkoyde-gerceklesti/">İstanbul Barış Mitingi Bakırköy&#8217;de Gerçekleşti</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
