<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ÖRAV arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/stk/orav/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/stk/orav/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 17 Sep 2024 13:10:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>ÖRAV arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/stk/orav/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>ÖRAV’ın Yeni Dönem Eğitimlerine Kayıtlar Başladı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2024/09/17/oravin-yeni-donem-egitimlerine-kayitlar-basladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Sep 2024 13:10:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ÖRAV]]></category>
		<category><![CDATA[Öğretmen Eğitimleri]]></category>
		<category><![CDATA[örav]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=86927</guid>

					<description><![CDATA[<p>ÖRAV, öğretmenlerin ihtiyaç duyduğu gelişim alanlarında farklı eğitimler sunuyor. Tüm eğitimleri incelemek ve detaylı bilgi almak için ÖRAV web sitesini ziyaret edebilirsiniz. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/09/17/oravin-yeni-donem-egitimlerine-kayitlar-basladi/">ÖRAV’ın Yeni Dönem Eğitimlerine Kayıtlar Başladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Öğretmenlerin mesleki ve kişisel gelişimlerini destekleyerek, çocukların nitelikli eğitime erişim hakkını korumak amacıyla 2008 yılında Garanti BBVA tarafından kurulan ÖRAV, öğretmenlerin ihtiyaç duyduğu gelişim alanlarında farklı eğitimler sunuyor.  Bugüne kadar eKampüs platformu üzerinden en çok ilgi gören ilk üç eğitim; Ergenliğin Yılmazlık Becerileri ile Desteklenmesi, Sosyal Duygusal ve Bilişsel Becerilerin Desteklenmesi ve Aktif Öğrenme Yöntem ve Teknikleri oldu.  2023-2024 eğitim öğretim yılında tüm eğitimlere toplam 47.987 öğretmen katıldı.</p>
<p dir="ltr"><strong>Yüz yüze eğitim fırsatları:</strong></p>
<p dir="ltr"><strong><em>Eleştirel Düşünme Becerileri Eğitimi</em></strong></p>
<p dir="ltr">Düşünme kavramının tanımından analiz ve çıkarım yapma becerilerine kadar içerisinde pek çok kazanım barındıran eğitim programı öğretmenlerin düşünce ve eleştiri temelli bir sınıf ortamı yaratması için geliştirildi. Bugüne kadar 5 bini aşkın öğretmenin kendini geliştirmesine fırsat sağlayan eğitim programı iki gün sürüyor.</p>
<p dir="ltr"><strong><em>Sınıftaki Sağlıklı İletişimin Temeli: Öğrenen Lider Öğretmen Eğitimi </em></strong></p>
<p dir="ltr">Öğretmenlerin entelektüel, mesleki ve sosyal gelişimlerini destekleyen bu program onların lider olarak kendini sınıfta daha rahat ifade etmesini hedefliyor. Akış ve ritmin sürekliliği, sorunlu davranışların yönetimi ve olumlu davranışların pekiştirilmesi gibi pek çok kritik konuya ışık tutan program öğretmenler için önemli bir fırsat!</p>
<p dir="ltr"><em><strong>Okul Toplumunun Psikolojik Sağlamlığı (BİROH) Eğitimi</strong></em></p>
<p dir="ltr">BİROH eğitimi, psikolojik sağlamlığın bir sınıfın ve bir okulun yerleşik kültürü haline getirilmesini amaçlıyor. Eğitim, kişilerarası ilişkiler, problem çözme, olumlu ilişki dersi ve stresle başa çıkabilme tekniklerini içeren çevresel hakimiyet dersi gibi pek çok noktaya değiniyor.  Program sonunda öğretmenlerin psikolojik sağlamlık kavramını temel bir beceri olarak sınıfa sunabilmesi hedefleniyor.</p>
<p dir="ltr"><strong>Çevrimiçi Eğitim Fırsatları:</strong></p>
<p dir="ltr">Katılımı kolaylaştıran ve Türkiye’nin farklı bölgelerindeki öğretmenlerin yararlandığı çevrimiçi eğitim fırsatları zengin bir program sunuyor.</p>
<p dir="ltr"><em><strong>Modern Yaşamda Başarı İçin: Sosyal Duygusal ve Bilişsel Becerilerin Desteklenmesi</strong></em></p>
<p dir="ltr">Bugüne kadar yaklaşık 15 bini aşkın öğretmene ulaşan eğitim programı, öğretmenlere sosyal duygusal ve eleştirel öğrenmenin kavramsal boyutlarını, önemini, okul ve sınıflarda uygulamalarını göstermeyi amaçlıyor.</p>
<p dir="ltr"><strong><em>Ergenliğin Yılmazlık Becerileri ile Desteklenmesi Eğitimi</em></strong></p>
<p dir="ltr">Program;  Ergenlik dönemi ve bu dönemin gelişimsel özellikleri, ergen davranışlarının okula, sınıfa ve ilişkilere olan yansımaları, gelişim yolculuklarında ergenlere nasıl destek olunabileceği gibi konuları kapsıyor. 16 bini aşkın öğretmenin katıldığı program yılmazlık becerileri konusunda kendini geliştirmek isteyen lider öğretmenleri bekliyor!</p>
<p dir="ltr">Tüm eğitimleri incelemek ve detaylı bilgi almak için : <a href="https://www.orav.org.tr/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.orav.org.tr/&amp;source=gmail&amp;ust=1726657216769000&amp;usg=AOvVaw2wyh2fwoPVmZbFYo9QN5rx">https://www.orav.org.tr/</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/09/17/oravin-yeni-donem-egitimlerine-kayitlar-basladi/">ÖRAV’ın Yeni Dönem Eğitimlerine Kayıtlar Başladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÖRAV Kısmi Zamanlı Eğitimcilerini Arıyor!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/09/orav-kismi-zamanli-egitimcilerini-ariyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Mar 2022 12:14:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ÖRAV]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitimci]]></category>
		<category><![CDATA[Kısmi Zamanlı Eğitimci]]></category>
		<category><![CDATA[Öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[Öğretmen Akademisi Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[örav]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=79403</guid>

					<description><![CDATA[<p>Öğretmen Akademisi Vakfı (ÖRAV)'nın, sürekli gelişim kültürünün bir parçası olmak isteyen öğretmenler için Kısmi Zamanlı Eğitimci başvuruları açıldı. Son başvuru tarihi 25 Mart 2022. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/09/orav-kismi-zamanli-egitimcilerini-ariyor/">ÖRAV Kısmi Zamanlı Eğitimcilerini Arıyor!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5><strong>Adaylarda Aranan Özellikler</strong></h5>
<ul>
<li>K12 düzeyinde en az 5 yıl öğretmenlik deneyimine sahip olmak,</li>
<li>Gelişim odaklı zihniyete ve öğrenme merakına sahip olmak,</li>
<li>Teknolojiyi ve özellikle eğitim teknolojilerini aktif olarak kullanabilmek,</li>
<li>Esnek çalışma saatlerine uyum sağlayabilmek,</li>
<li>Türkçeyi sözlü ve yazılı iletişimde doğru ve etkili kullanabilmek,</li>
<li>Takım çalışması yapabilmek,</li>
<li>Etkili iletişim becerilerine sahip olmak,</li>
<li>Ekran karşısında iletişimi güçlü tutacak dinamizme ve rahatlığa sahip olmak,</li>
<li>Alanında/branşında rutin çalışmaların ötesinde yenilikçi faaliyetlerde yer almak veya bu çalışmalara liderlik etmiş olmak,</li>
<li>Gönüllülük ve sosyal sorumluluk kavramlarına hayatında yer vermiş olmak.</li>
</ul>
<h5><strong>Başvuru</strong></h5>
<ul>
<li>Detaylı bilgiye ve başvuru formuna <a href="https://www.ekampus.orav.org.tr/post/kze-ilan-2022" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</li>
<li>Başvurular <strong>1 Mart &#8211; 25 Mart 2022</strong> arasında kabul edilecek.</li>
<li>Başvuru formlarının değerlendirilmesinin ardından, uygun görülen adaylarla çevrim içi olarak görüşmeye devam edilecek.</li>
<li>Değerlendirmesi olumlu sonuçlanan adayların ise 3 fazdan oluşan ‘’Eğitimci Eğitimi’’ süreci başlayacak.</li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/09/orav-kismi-zamanli-egitimcilerini-ariyor/">ÖRAV Kısmi Zamanlı Eğitimcilerini Arıyor!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÖRAV’dan Okul Öncesi Öğretmenlerine Eğitim</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/04/oravdan-okul-oncesi-ogretmenlerine-egitim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Mar 2022 10:02:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ÖRAV]]></category>
		<category><![CDATA[okul öncesi eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Okul Öncesi Öğretmenlerine Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[örav]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=79275</guid>

					<description><![CDATA[<p>Öğretmen Akademisi Vakfı'nın (ÖRAV) okul öncesi öğretmenlerine yönelik eğitimine başvurular açıldı. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/04/oravdan-okul-oncesi-ogretmenlerine-egitim/">ÖRAV’dan Okul Öncesi Öğretmenlerine Eğitim</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ÖRAV, Garanti BBVA’nın EşitBiz projesi kapsamında geliştirdiği yeni programı “Erken Çocukluk Döneminde Sosyal Gelişimin Desteklenmesi” eğitimi için okul öncesi öğretmenlerinin başvurularını almaya başladı.</p>
<p>Eşit bir gelecek için toplumsal rollerin etkisini gözeterek; sağlıklı sosyal gelişimi destekleyici nitelikte bir okul öncesi eğitim ortamı, materyalleri ve iletişimi konularında farkındalık ve tutum değişikliği yaratmayı hedefleyen program; senkron ve asenkron eğitimlerin yanı sıra, iki ay devam edecek mentorluk sürecini kapsıyor.</p>
<h5><strong>Başvuru</strong></h5>
<p>Eğitim programıyla ilgili detaylı bilgi ve başvuru için <a href="https://www.orav.org.tr/erken-cocukluk-doneminde-sosyal-gelisimin-desteklenmesi-egitimi" target="_blank" rel="noopener">bu bağlantıyı</a> kullanabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/04/oravdan-okul-oncesi-ogretmenlerine-egitim/">ÖRAV’dan Okul Öncesi Öğretmenlerine Eğitim</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÖRAV Yarıyıl Atölyeleri Başlıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/18/orav-yariyil-atolyeleri-basliyor-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Jan 2022 08:46:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ÖRAV]]></category>
		<category><![CDATA[Öğretmen Akademisi Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[örav]]></category>
		<category><![CDATA[Yarıyıl Atölyeleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=77733</guid>

					<description><![CDATA[<p>Öğretmen Akademisi Vakfı (ÖRAV)'nın 25-28 Ocak 2022 tarihlerinde çevrim içi  yapılacak olan Yarıyıl Atölyeleri için kayıt süreçleri başladı.  </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/18/orav-yariyil-atolyeleri-basliyor-2/">ÖRAV Yarıyıl Atölyeleri Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yıl sekizincisi düzenlenecek olan ÖRAV Yarıyıl Atölyeleri, çevrim içi olarak gerçekleşecek.</p>
<p>ÖRAV’ın katılımcı öğretmenleri her yıl farklı içeriklerle ve yeni eğitimciler, kurumlar ve STK’lar ile bir araya getirmeyi hedeflediği programda; sanattan, fen bilimlerine, eğitim teknolojilerinden, felsefeye kadar geniş bir yelpazede atölye içeriği yer alıyor.</p>
<h5><strong>Başvuru</strong></h5>
<p>Program akışı, atölyelerle ilgili detaylı bilgiye <a href="http://user.orav.org.tr/event/register" target="_blank" rel="noopener"><strong>bu bağlantıdan</strong></a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/18/orav-yariyil-atolyeleri-basliyor-2/">ÖRAV Yarıyıl Atölyeleri Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Anadillere Kayıtsızlık Bilinçli Bir Politika&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/01/anadillere-kayitsizlik-bilincli-bir-politika/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emel Altay]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Apr 2021 07:55:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DİERG]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[ÖRAV]]></category>
		<category><![CDATA[Anadil]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Yağan]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Eğitimi İzleme ve Reform Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[kapsayıcı eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Kenan Çayır]]></category>
		<category><![CDATA[örav]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=67881</guid>

					<description><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 2021 yılı öğretmen atamalarıyla ilgili açıklanan kontenjanlar, bir kez daha eğitimde kapsayıcılık konusuna dikkat çekti. 20 bin sözleşmeli öğretmen atamasını kapsayan açıklamada Kürtçe öğretmenliği için üç kontenjan ayrılırken diğer azınlık dillerine hiç yer verilmedi. Diyarbakır Eğitimi İzleme ve Reform Girişimi Direktörü Prof. Dr. Aziz Yağan, konuyu değerlendirirken anadillere kayıtsızlığın bilinçli bir politika olduğunu söyledi. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/01/anadillere-kayitsizlik-bilincli-bir-politika/">&#8220;Anadillere Kayıtsızlık Bilinçli Bir Politika&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Kapsayıcı eğitim meselesini masaya yatıran bir diğer kurum ise ÖRAV oldu. Öğretmen Akademisi Vakfı’nın her ay düzenlediği sohbetlerin mart ayındaki konu başlığı ise “Uzaktan Eğitimde Kapsayıcılık ve Ayrımcılık” olarak belirlendi. ÖRAV Kurumsal İletişim ve Kaynak Geliştirme Yöneticisi Ceylan Tokcan’ın moderatörlüğünde gerçekleşen sohbette İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde öğretim üyesi ve Sosyoloji ve Eğitim Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi müdürü olan </span><span style="font-weight: 400;">Kenan Çayır; kapsayıcı eğitimin her şeyden önce toplumsal hoşgörü, gelir eşitliği ve birbirine güveni tesis etmiş toplumlarda kök bulacağını söyledi. </span></p>
<h5><b>DİERG: Çokdilli Toplum Korku Değil Huzur Vermeli</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-67884 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/dierg.jpg" alt="DİERG" width="297" height="129" />Diyarbakır Eğitimi İzleme ve Reform Girişimi (DİERG) Direktörü Prof. Dr. Aziz Yağan, “Çokdilli toplum korku değil huzur vermeli” diyerek başlıyor sözlerine.  Türkiye’de 25 milyonun üzerinde Kürd nüfusu olduğunun tahmin edildiğini belirten Yağan, “Ancak, kaç Kürdün Zazaca ve Kurmancayı da içeren Kürdceyi yeterli düzeyde konuşup yazabildiği hakkında bilgimiz bulunmuyor. Kürdce konuşucuları da 2012 yılına kadar anadili olarak evin içinde öğrendikleri dillerinde okuma ve yazma yeterliklerini kendi kişisel çabalarıyla ve toplumsal dayanışmayla artırmaya çalışırdı” diyor. </span></p>
<h5><b>“Anadillerine Kayıtsızlık, Bilinçli Bir Politika”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Yağan, 2012 yılında anadili konusunda atılan adımların heyecan verici olduğunu ancak bu olumlu gelişmelerin devamının getirilmediğini ifade ediyor: “Türkiye’de yaklaşık yüz yıl boyunca esnemeyen resmi tek dil politikası geçerliydi. Türkçe dışındaki anadilleri evin içine hapsedilmişti. Bu süreç içinde Türkçe dışındaki anadilleri büyük hasar aldı. 2012 tarihinde Türkiye’de farklı anadillerine heyecan verici çeşitli olanaklar sağlandı, güçlü ve ümit veren ilk adımlar atıldı. Türkiye’nin üst düzey temsilci ve kurumlarının devletin tüm olanaklarını kullanarak gelişen güçlenen Türk diline karşı yaklaşımlarındaki tarihsel ve geleceksel bilinç, yerinde kaygı ve titiz planlamalar dikkate alındığında; Türkçe dışındaki anadillerine karşı devam eden aleni kayıtsızlığın, atılan ancak devam etmeyen olumlu adımların ya da tanınan alanın da sınırlı olduğuna dair bilinçli bir politika sürdürüldüğü izlenimi veriyor.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Milli Eğitim Bakanlığınca son yapılan 20 bin öğretmen atamasında Kürd diline üç kontenjan ayrılmasını, diğer dillere hiç kontenjan verilmemesini bu politikanın bir örneği olarak işaret eden Yağan; “Türkiye’de nasıl görünür bir dil politikası varsa, Türkçe dışındaki anadilleri için de örtük, göz ardı edilen ya da suskun bir politika vardır ve dönemsel iyileştirmelere rağmen bu politikalar kararlılıkla sürdürülmektedir.” diyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dillerin ölümünün kendi kendine gerçekleşmediğine vurgu yapan Yağan, anadili Türkçe olmayanlara yönelik güçlendirme ve araştırmaların çok düşük olduğuna dikkat çekiyor: “Literatür taraması yapıldığında araştırmacıların anadili Türkçe olmayanlara nasıl daha iyi Türkçe öğretilebileceği ya da Türk dil ailesinde sayılan diğer dillerin içeride ya da dışarıda nasıl güçlendirileceği üzerinedir; ancak, anadili Türkçe olmayanların dilsel düzeyleri ve gereksinimleri üzerine çalışmaların ihmal edildiği görülecektir.&#8221;</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Anadili Türkçe olmayan dillerin güçlendirilmesi ve yaygınlaştırılması konusu üzerine Milli Eğitim Bakanlığı ve akademinin uyum içinde olduğunu söylemekten bizi alıkoyacak bir kanıt bulmakta zorlanabiliriz.</span></p></blockquote>
<h5><b>“Her Mahallede Çokdilli Kreşler Açılmalı”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Yağan, Diyarbakır Eğitimi İzleme ve Reform Girişimi’nin (DİERG) hem geçmiş politikaların verdiği hasarın telafi edilmesi hem de açık, içindeki farklılıkları tanıyan ve onların her haliyle etkileşen bir toplum inşasına katkıda bulunacak bir öneride bulunduklarımdan, bu önerinin ebeveynlerce talep edilmesi halinde yerel yönetimlerin her mahallede çokdilli kreşler açmasını içerdiğinden bahsediyor. </span></p>
<h5><b>“Çokdilli Eğitim Eşit İlişki Getirecektir”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Yağan son olarak Türkiye’nin bünyesindeki çokdillilikle ele geçmez bir zenginliğin içinde yaşadığına vurgu yapıyor ve daha talepkar olunması yönünde çağrıda bulunuyor: “Çokdillilik günümüz dünyasında toplumların bir zenginliği sayılmaktadır ve eğitim sisteminde çokdilliliğe yer vermek de bu dillerin ve konuşucularının varlığına ve saygınlığına olumlu bir tepkidir. Çokdilliliği de içeren eğitim sisteminin erken çocukluk döneminde ve sonrasında bireye olumlu etkileri olabilecektir. Böylece toplum hem bünyesindeki farklı dillerle ve dolayısıyla farklı kültürlerle “eşit ilişki” kurabilecek, hem de farklı anadillerini erken çocukluk döneminden itibaren öğrenerek bireysel gelişime yani güçlü ve esnek toplumun şekillenmesine izin verebilecektir. Bir düşünce kuruluşu olan DİERG ve bu konuyla açıklıkla, ciddiyetle ilgilenen diğer kuruluş ve bireyler farklı anadili zenginliğinin bireyin ve toplumun bugününe ve geleceğine yön verebileceğinin; dahası, her alanda rekabetçi dünyada çok büyük bir rezerv olduğunun farkına varmasını beklemekle yetinmiyoruz, bunu hızlandırmak ve anadili ne olursa olsun bireylerin, ebeveynlerin de bu çabalarımızı daha talepkar olarak benimsemesi için elimizden geleni yapıyoruz.”</span></p>
<h5><b>Prof. Dr. Kenan Çayır: “Kapsayıcı Eğitime Sosyolojik Açıdan Yaklaşmak Gerekir&#8221;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-67886 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/kenan-cayir-640x359.jpg" alt="kenan çayır" width="364" height="204" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/kenan-cayir-640x359.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/kenan-cayir.jpg 700w" sizes="(max-width: 364px) 100vw, 364px" />Öğretmen Akademisi Vakfı tarafından </span><span style="font-weight: 400;">her ay Youtube üzerinden düzenlenen sohbetlere konuk olan</span><span style="font-weight: 400;"> Prof. Dr. Kenan Çayır, </span><span style="font-weight: 400;">Eğitimde kapsayıcılık ve ayrımcılık hakkında konuştu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde öğretim üyesi ve Sosyoloji ve Eğitim Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi müdürü olan </span><span style="font-weight: 400;">Kenan Çayır, kapsayıcı eğitim konusuna da mutlaka sosyolojik açıdan bakılması gerektiğini söyledi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Konuşmasına kapsayıcı eğitimin kökeniyle ilgili bilgiler vererek başlayan Çayır, kavramın 90’lı yıllarla birlikte günümüzdeki anlamını kazanmaya başladığını ifade etti: “Kapsayıcı eğitim, esasen özel eğitim alanından, engelli hareketlerinden çıkan bir kavram. 1970’lerde İngiltere ve Amerika başta olmak üzere bazı ülkelerde özellikle engellilere yönelik ayrımcı muameleye yönelik bir itiraz başladı. Mekânsal ayrışmaya itiraz ettiler. Kavramın ortaya çıkışına bakarsak; kapsayıcı eğitim dediğimiz zaman geleneksel kavram olarak özel gereksinimli öğrencilerin genel eğitime dahil edilmesini anlıyoruz. Fakat 1990’ların ortalarında kavram biraz anlam değiştirdi. Artık sadece engellileri, özel gereksinimli öğrencileri değil tüm farklılıkları kapsayacak bir anlama doğru evrilmeye başladı. Peki niye böyle oldu? 90’ların ortalarında ne oldu da kapsayıcı eğitim sadece engellileri kapsamaktan çıkıp da dil, din, etnik farklılıkları da içermeye başladı? Berlin Duvarı’nın yıkılışı 1989, kimlik hareketlerinin başlaması, eşit yurttaşlık hareketlerinin başlaması. Pek çok ülke artan özgürlük taleplerini eğitimde nasıl karşılayacağı sorusuna cevap olarak kapsayıcılık çıktı. &#8220;</span></p>
<h5><b>“Kapsayıcı Eğitim Türkiye’de 2016’da Konuşulmaya Başlandı”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Kenan Çayır, kapsayıcı eğitim kavramının Türkiye’ye çok yakın zamanda 2016 yılında girdiğini anlattı: “Milli Eğitim Bakanlığı’nın yayınlarından projelerden görebildiğim kadarıyla Türkiye’de kavramın yaygınlaşması 2016 yılı ve sonrasında oldu. Bugüne geldiğimizde artık kapsayıcı eğitim kavramı oturdu, bakanlık da kullanıyor, STK’larda. Bakanlık esasen 2000’lerle birlikte farklılık taleplerini görmeye çalışmıştı. Çalıştaylar düzenlendi, Roman çalıştayı, Alevi çalıştayı gibi… 2010’ların başında Kurmançi, Zazaca, Abazaca dersleri girdi müfredata. Ama o zamanlar kapsayıcı eğitim bir kavram olarak tartışılmadı. Ne zamanki 2012 yılında Suriyeli mülteciler meselesi gündeme geldi, o zaman kapsayıcı eğitim konuşulmaya başlandı. Hatta ilk dönem geçici eğitim merkezleri vardı çünkü mültecilerin geçici olacağı düşünülüyordu. Böyle olmadığı anlaşılınca Bakanlık uluslararası kuruluşlarla projeler yapmaya başladı. Bu kapsamda 2017 yılında sınıfında yabancı uyruklu öğrenciler bulunan öğretmenler için bir el kitabı yayınlandı. Bu el kitabında “göç dalgası karşısında kapsayıcı eğitim uygulamaları geliştirme ihtiyacı doğdu” deniyor.&#8221;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çayır, kapsayıcı eğitimin ayrımcılığı önleyebilmesi için önce işin sosyolojik boyutuna eğilinmesi gerektiğinin altını çizdi. Çayır’ın üstünde durduğu konuların başında hoşgörü eksikliği ve sosyal adaletin yetersizliği geldi: “Kapsayıcı eğitim ayrımcılığı önler mi? Bu soruyu yanıtlamadan önce farklılıkları kabulde hangi noktada olduğumuza bakmalıyız. “Toplumlar çeşitliliği ne derece kabul ediyor?” başlıklı bir araştırma yayınlandı. 2008 yılından bugüne ülkelerin farklılıklara karşı hoşgörüsü ölçülmüş. Sonuç maalesef iç açıcı değil. En gerileyen ülke Macaristan. Türkiye ikinci sırada. Pek farklılıklardan haz eden bir toplum değiliz maalesef. Bir diğer araştırma ise toplumlardaki güven endeksine odaklanmış. Danimarka’da yüz kişiden 60’ı insanlara güvenirim diyor. Türkiye’de ise sadece yüz insanın 8’i ben diğer insanlara güvenirim diyor. Biz eğitimciler için de bu çok önemli bir veri. Okullarda neyi yapamıyoruz da insanlar birbirine güvenmiyor? Ya da daha acı bir soru; bu güvensizlikte eğitimin katkısı ne? Bunların üstünde durmak gerekiyor. Bir diğer önemli konu ise sosyal adalet. AB ve OECD ülkelerindeki sosyal adalet endeksi, yani ayrımcılığa uğramama ve sosyal hayata dahil olma oranına baktığımızda Türkiye listedeki 41 ülke arasında 39. Sırada yer alıyor. Bu da ülkemizde çok ciddi bir sosyal adaletsizlik olduğunu gösteriyor.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çayır’ın üstünde durduğu bir diğer önemli konu ise gelir adaletsizliği oldu: “Nüfusu beş parçaya bölsek, nüfusun alt yüzde 20’si Türkiye’de milli gelirin sadece yüzde 6,1’ini alıyor. Bir diğer deyişle 16 milyon insan pastanın yüzde 6’sını alıyor. Üst yüzde 20 ise milli gelirin yüzde 40,6’sına sahip. Bu ciddi bir gelir eşitsizliği anlamına geliyor. Alttaki yüzde 20 ile üstteki yüzde 20 arasında 8 kat fark var. Örneğin İsveç’te bu fark 3 kat. Gelir dağılımı çok politik bir ölçüttür.” </span></p>
<h5><b>Kapsayıcı Eğitimin Sosyal, Eğitimsel ve Ekonomik Gerekçeleri</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">UNESCO’nun kapsayıcı eğitim için üç gerekçe sunduğunu söyleyen Çayır, bu gerekçelerins sosyal, eğitimel ve ekonomik gerekçeler olduğunu ifade etti: “Uluslararası belgeler bize “kapsayıcı eğitim yapmak için sınıfınızdaki çocukların farklı gereksinimlerini görün ve ayrımcılığı azaltın” diyor. UNESCO üç gerekçe sunuyor kapsayıcı eğitimin neden gerekli olduğuyla ilgili. Bu gerekçeler; sosyal, eğitimsel ve ekonomik gerekçeler. Sosyal gerekçe şu; kapsayıcı eğitimde öğrencilere eşit davranırsak daha adil bir toplum oluşabilir. Eğitimsel gerekçe; çocukların farklı gereksinimlerini görürsek akademik başarıları artar. Ekonomik gerekçe; farklılıklara farklı okullar yapmak yerine tüm farklılıkları aynı mekanda eğitmek ekonomik olarak da daha faydalı.”</span></p>
<h5><b>“Türkiye Azınlıklarla İlgili Sorunlarını Kolayca Aşamıyor”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Çayır’a göre Türkiye’de kapsayıcı eğitimi zorlaştıran şeylerse şunlar: “Kapsayıcı eğitimi duruma göre zorlaştıran ya da kolaylaştıran dört şart sayılır. Birincisi alt yapı, ikincisi öğretmen becerileri ve tutumları, üçüncüsü pedagojik stratejiler, dördüncüsü de müfredat. EBA’ya erişim sorunları mesela altyapı sorunudur. Okulların fiziksel imkanları da bir altyapı konusudur. Kapsayıcı eğitim için altyapının tamamen bu mantığa göre düşünülmesi lazım. Ancak örneğin Suriyeli mülteciler için öğretmenler Arapça şarkılar öğreniyor, Arapça’yı anlamaya çalışıyorlar ancak resmi kurumlarca da destek olması lazım. Türkiye azınlıklar konusundaki sorunlarını kolayca aşamıyor. Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin anadille ilgili üç maddesine çekince koymuştur Türkiye. O zaman Suriyeliler meselesinde Arapçayı ne yapacağız? Biraz öğretmenlerin sırtına yüklenmiş bu yük.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çayır son olarak ÖRAV ile ortaklaşa olarak Eylem Araştırmacısı Öğretmen adıyla bir proje yürüttükleri bilgisini verdi. Projede öğretmenlerden kapsayamadığı bir öğrencisini düşünmelerini istenmiş. Çayır, yakında rapor halinde yayınlanacak projeyle ilgili izlenimlerini; “Öğretmen arkadaşlarımız ilk başta öğrenci niye katılmıyor diye düşünüyor. Sonra kendine dönüp ben acaba neyi yapmıyorum, neyde eksik kalıyorum diye düşünmeye başladı. Eylem araştırmaları öğretmenlerden kendilerine dönük olarak beceri ve tutumlarını düşünmelerini hedefliyor” sözleriyle anlatıyor.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/01/anadillere-kayitsizlik-bilincli-bir-politika/">&#8220;Anadillere Kayıtsızlık Bilinçli Bir Politika&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Uzaktan ve Yüz Yüze Eğitim Birbirinin Karşıtı Olarak Düşünülmemeli&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/20/uzaktan-ve-yuz-yuze-egitim-birbirinin-karsiti-olarak-dusunulmemeli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Oct 2020 13:53:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ÖRAV]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Anıl Derkuş]]></category>
		<category><![CDATA[örav]]></category>
		<category><![CDATA[pandemide eğitim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=59774</guid>

					<description><![CDATA[<p>Öğretmen Akademisi Vakfı (ÖRAV) “Pandemi Döneminde Gündelik Pratikler, Algı ve Eğitim İhtiyaçları Araştırması” raporunu yayınladı. Rapor, nüfusun en az 35 milyonu ebeveyn olan Türkiye’de pandemide ortaya çıkan belirsizlikten en çok eğitimin etkilediğini gösteriyor. Raporu hazırlayan ÖRAV’dan Anıl Derkuş, uzaktan eğitim ve yüz yüze eğitimin birbirinin alternatifi-karşıtı olarak düşünülmemesi gerektiğini belirterek, doğru kullanıldığında uzaktan eğitimden iyi sonuçlar alınacağını vurguluyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/20/uzaktan-ve-yuz-yuze-egitim-birbirinin-karsiti-olarak-dusunulmemeli/">&#8220;Uzaktan ve Yüz Yüze Eğitim Birbirinin Karşıtı Olarak Düşünülmemeli&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Pandemi sürecinin başından beri öğretmenlere çevrimiçi toplantı ve eğitim desteği veren ÖRAV, yakın zamanda Çevrimiçi Eğitimde Etkileşimli Ders Tasarımı adlı yeni bir eğitim programı ile öğretmenleri desteklemeyi planlıyor. ÖRAV tarafından Türkiye’nin tüm istatistiki bölgelerinden toplam 3757 öğretmen ve ebeveyne ulaşılarak hazırlanan <a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/pandemi-doneminde-gundelik-pratikler-algi-ve-egitim-ihtiyaclari-arastirmasi/">“Pandemi Döneminde Gündelik Pratikler, Algı ve Eğitim İhtiyaçları Araştırması”</a> vesilesiyle raporu hazırlayan ÖRAV İzleme Değerlendirme Uzmanı Anıl Derkuş ile konuştuk.</p>
<p><strong>Pandemi Döneminde Gündelik Pratikler, Algı ve Eğitim İhtiyaçları Araştırması’nı raporu bize ne gösteriyor? Özetler misiniz? </strong></p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-59775 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/Anil_Derkus.jpg" alt="Anıl_Derkuş" width="295" height="393" />Pandemi süreci, her kesimi etkiledi. Bu etki, hiç şüphesiz eşit dağılmıyor. Yaş, cinsiyet, ekonomik durum, meslek gibi dinamikler pandeminin olumsuz etkisini derinleştirebiliyor ya da hafifletebiliyor. Araştırma kapsamında Türkiye’nin tüm istatistiki bölgelerinden toplam 3757 öğretmen ve ebeveyne ulaştık. Araştırmanın en büyük çıktılarından biri, pandemi sebebiyle ortaya çıkan belirsizliğin sağlıktan sonra en çok eğitim alanını etkilediği oldu. Türkiye toplam nüfusunun yarısından fazlası, doğrudan eğitim dolayımıyla etkileniyor bu süreçte. Araştırmamızda bu paydaşları odağımıza almamızın sebebi de bu. Onların algı ve ihtiyaçlarını anlamak ve bilgisini üretmek önemli. Öğretmenlerin karşılaştığı en büyük sorun, buna hazırlıksız yakalanmalarıydı. Uzaktan eğitim, bir teknolojik altyapı ve araç sahipliği ile belirli bir düzeyde dijital okuryazarlık gerektiriyor. Mevcut müfredatın ve eğitim tasarımının, uzaktan eğitime hazır hale getirilmesini gerektiriyor. Tüm bunlar planlama demek. Öğretmenlerin ya da eğitim yöneticilerinin bu hazırlığı yapacak vakti olmadı. Öğretmenlerin çok büyük bir çoğunluğu bu süreçte imkanlarını sonuna kadar kullanarak ellerinden gelenin en iyisini yaptılar. Ancak uzaktan eğitim sürecinde tek faktör, öğretmen yeterliliği değil. Çok sayıda öğrencinin uzaktan eğitime erişecek elverişli bir ortamı, teknolojik araç gereçleri yoktu.</p>
<p><strong>COVID-19 pandemisine bağlı karantina ve uzaktan eğitim sürecinin öğretmen ve ebeveynlerde yarattığı etki, öğretmen ve velilerin genel durum ve ihtiyaçlarında hangi konular öne çıkıyor? </strong></p>
<p>Öğretmen ve veliler açısından bu etkiyi ayrı ayrı değerlendirmek gerekiyor. Nitekim araştırmanın tasarım aşamasında da bunu yaptık. Öğretmen ve veliler açısından hem kesişen hem ayrışan noktalar var. Pandemi, öğretmenler açısından daha önce neredeyse hiç yaşanmamış bir tecrübeydi. Bu durum, bir hazırlıksızlık hissine ve kaygıya yol açtı. Fakat bu kaygı, hızlı bir uyumlanma sürecini de beraberinde getirdi. Öğrencilerinin, bu süreci en hasarsız ve öğrenme kaybı olmadan yaşamaları için ellerinden geleni yaptılar. Fakat öğretmenler bu süreçte şunu da hissettiler: kendileri bu öğrenme/öğretme tecrübesinde tek aktör değildi. Etki edemedikleri, ellerinde olmayan birçok dinamik devredeydi.</p>
<p>Bu noktada ebeveynlerden söz edebiliriz. Eğitimde her zaman önemli bir dinamik ve paydaş olan veliler, uzaktan eğitim sürecinde daha da önemli hale geldiler. Raporda bu yüzden onlara “evdeki öğretmenler” dedik. Araştırma süresince çok sayıda veli, kendilerini bu rol ve sorumlulukla tanımladılar. Pandemi koşulları altında ebeveynlerin çocukların zorlayıcı davranışlarını yönetmekte ve öğrenme kayıplarıyla ilgili kaygıyı yönetmekte oldukça zor bir süreç geçirdiklerini söylemek mümkün. Öğretmenlerin uzaktan eğitim sürecine hazırlıksız yakalanışı gibi, evde çocuklar ve aileleri de benzer bir hazırlıksızlık ve kaygı yaşadılar. Bu hazırlıksızlık ve yetersizliği farklı birçok alanda hissettiler. Örneğin araştırmaya katılan her 10 veliden 5’i teknolojiyi kullanırken kendilerini yeterli hissetmediklerini paylaştılar. Buna, çocukların evde olmalarından kaynaklı artan beslenme, uyku, mekan düzenlemeleri eşlik ederken, bir yandan da çocukların öğrenme süreçlerini ve psikolojik olarak da iyi olma hallerini desteklemek eşlik etti.</p>
<p><strong>Eğitim Sistemine Dair Sorunlar ile Uzaktan Eğitimin Dezavantajları Birbirinden Ayrıştırılmalı! </strong></p>
<p><strong>Türkiye’de eğitim sisteminin süregelen sorunları ile pandeminin birleşmesi, nasıl bir tablo ortaya çıkardı? </strong></p>
<p>Bu gerçekten çok önemli bir soru. Bir cevabı da içinde taşıyor. Uzaktan eğitim sürecinde, çeşitli koordinasyon sorunları, teknolojik araç sahipliği ve internet altyapı yetersizlikleri gibi sebeplerle yaşanan sorunların hepsi, uzaktan eğitimin kendisine yöneldi. Bunun dışında eğitim sisteminin kendi iç sorunları, öğretmenin mesleki yeterlilik ve tercihleriyle ilişkilendirilebilecek faktörler, yıllık eğitim müfredatının uygunluğu, pandemi gibi olağanüstü koşullara uyarlanabilme ve dönüşebilme kapasitesi gibi problemler, uzaktan eğitimle ilişkili ve uzaktan eğitimden kaynaklı sorunlar olarak görüldü. Bu yolla, bir yöntem olarak uzaktan eğitim, işlevsiz olmakla, verimli olmamakla, yetersizlikle ilişkilendirildi ve yüz yüze eğitimin yerini hiçbir zaman tutamayacağı söylemi yaygınlaştı.</p>
<p>Ancak örneğin uzaktan eğitimin, yüz yüze eğitime göre teknolojiyle çok ilişkili bir yöntem olması, uzaktan eğitime dair bir problem değildir. Bu yüz yüze eğitimin de bu zamana kadar teknolojiyle yeterince angaje olamadığına işaret edebilir. Bu yalnızca çok küçük bir örnek. Önemli olan nokta ise eğitime yönelik çözüm ve strateji üretirken eğitim sistemine dair sorunlar ile uzaktan eğitimin yöntemsel olarak kendi dezavantajlarını birbirinden ayrıştırmak. Sorunların kaynağı, doğru adreslenmezse, onlarla mücadele de edilemez.</p>
<p><strong>Sizin için bu raporda ulaştığınız bulgulardan en dikkat çekici ve beklenmeyeni hangisi oldu? </strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-59777 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/orav-1.jpg" alt="örav rapor" width="249" height="355" />Türkiye’nin her yerinden, her branştan, her tecrübeden binlerce öğretmenle çalışan bir vakıf olarak, araştırmanın sonuçlarının bizi çok şaşırttığını söylemek doğru olmaz. Her gün duyduğumuz, bildiğimiz, pratik ettiğimiz bilgilerin verilerle doğrulanması gibi oldu. Ancak en dikkat çeken bulgu, pandemi gibi bir sürecin altında dahi olsa evde kalmaktan rahatsız olmayan -hatta memnun olan diyebiliriz- öğretmen ve velilerin varlığı oldu. Hatta bu yalnızca öğretmen ve veliler için değil, farklı birçok toplumsal kesim için geçerli. Bunu dünyada yapılan başka araştırmalardan da biliyoruz. Örneğin, İngiltere’de pandemi başladığında mutluluk gibi pozitif duygularda düşüş yaşanırken, karantina süreciyle bu pozitif duyguların eskisinden daha da yüksek seviyelere geldiği; bunun yanında kaygı ve anksiyete seviyelerinde düşüş yaşandığı ortaya çıktı.</p>
<p>Benzer sonuçlarla karşılaşıp bunun nedenini açık uçlu sorularla derinleştirdiğimizde, cevabın pandemide ve yeni normalde değil, eski normalin kendisinde olduğunu fark ettik. Farklı kesimlerden birçok insan eski “yoğun koşturmalı”, trafik, gürültü, kalabalık ve bir yerlere yetişme telaşı içeren eski düzenlerinden sonra evde kalarak kendilerini iyi hissettiler. Elbette bu his geçici ya da bir savunma yöntemi olabilir. Daha fazla soruşturmayı ve takip etmeyi gerektiriyor bu konu da.</p>
<p><strong>Bu araştırma aynı zamanda ülke nüfusunun büyük kısmının öğrenci velisi olduğu göz önünde alındığında, ebeveyn kimliğine sahip olan milyonlar nezdinde, toplumun genel ruh hali ve ihtiyaçlarını da ortaya koyuyor olabilir mi? </strong></p>
<p>Genelleme ve basitleştirilmiş varsayımlardan uzak durarak, şöyle bir hesaplama yapabiliriz. Araştırma kapsamında Türkiye’nin tüm istatistiki bölgelerinden toplam 3 bin 757 öğretmen ve ebeveyne ulaştık. Araştırmanın en büyük çıktılarından biri, pandemi sebebiyle ortaya çıkan belirsizliğin en çok eğitim alanını etkilediği oldu. Türkiye’de k12 seviyesinde yaklaşık 17 Milyon 750 bin öğrenci ve 1 milyonun üzerinde öğretmen var. Dolayısıyla belirsizlikten en çok etkilenen meslek grubu da öğretmenler oldu. Bu hesapla en az 35 milyon veli/ebeveyn olduğunu düşünebiliriz. Türkiye toplam nüfusunun yaklaşık 54 milyonu doğrudan eğitim dolayımıyla etkileniyor bu süreçte. Dolayısıyla evet, toplumun genel ruh hali ve ihtiyaçlarına dair çıkarımlar da yapmak mümkün.</p>
<p><strong>Bu rapora başladığınız tarihten bugün gelinen aşamaya, rapora dahil konular açısından bir değişim oldu mu?  </strong></p>
<p>Belirsizlik kısmi olarak ortadan kalkmaya başladı. Çok kısa bir süre önce, hangi grupların okula gidip hangi grupların gitmeyeceğine yönelik açıklamalar geldi. Fakat başta veliler olmak üzere, tüm toplumsal kesimler açısından belirsizlik ve endişe devam ediyor. Rapora başladığımız tarihten bugüne değil ama zaten her bir gün, öğretmenlerin çok büyük bir kısmı, mesleki açıdan daha iyisini yapabilmek için var gücüyle çalışıyorlar. Dijital okuryazarlıkları, uzaktan eğitim tasarımları konusunda kendilerini ve meslektaşlarını güçlendirecek eğitimler alıyorlar, veriyorlar.</p>
<p>Öğretmenlerin bu çabasını destekleyen birçok kurumsal ve bireysel girişim ve proje de var elbette. Başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere, birçok kamu kurumu, STK ve özel girişim, öğretmenlerin bu gelişimlerini destekleyecek projeler geliştirdiler. Öğretmen Akademisi Vakfı olarak biz de pandemi sürecinin başından beri öğretmenlere webinarlar ve çevrimiçi eğitimler aracılığıyla eşlik ediyoruz. Şimdi de Çevrimiçi Eğitimde Etkileşimli Ders Tasarımı isimli yepyeni bir eğitim programı ile öğretmenleri destekleyeceğiz.</p>
<p>Öğretmenler, veliler ve öğrencilerden topladığımız verilerin tamamına yakınının belki de ortaklaştığı en önemli çıktı, sözünü ettiğimiz bu bağın uzaktan eğitimle birlikte son derece kırılganlaştığı, zayıfladığı ve iletişim kurmanın çok zor hale gelmiş olduğudur. Bu gibi meseleleri taşıyabilmesi niyetiyle “uzaktan öğretmenler” gibi bir tanımlamaya gittik.</p>
<p><strong>Öğretmen ve Öğrenci Arasındaki Bağın Uzaktan Eğitimle Kırılganlaşması&#8230;</strong></p>
<p><strong>Yeni normalde “Uzaktan Öğretmenler” diye tanımladığınız homojen bir grup var mı? Öğretmenler de kendi içlerinde ayrışıyor mu? </strong></p>
<p>Türkiye’de okul çağındaki çocukların çok büyük bir çoğunluğu, öğretmenlerini kendi ebeveynlerinden daha çok görüyor. Bu, bir öğrencinin öğretmeni ile kurduğu ilişkinin ne kadar önemli olabileceğinin bir sinyalidir. Öğretmenler, öğrencileriyle geçirdikleri bu sürede çok güçlü sosyal ve duygusal bağlar da geliştirirler. Öğretmenler, veliler ve öğrencilerden topladığımız verilerin tamamına yakınının belki de ortaklaştığı en önemli çıktı, sözünü ettiğimiz bu bağın uzaktan eğitimle birlikte son derece kırılganlaştığı, zayıfladığı ve iletişim kurmanın çok zor hale gelmiş olduğudur. Bu gibi meseleleri taşıyabilmesi niyetiyle “uzaktan öğretmenler” gibi bir tanımlamaya gittik.</p>
<p>Hiç şüphesiz pandemiden önce de homojen olmayan öğretmen grubu, bu uzaktan eğitim sürecinde de homojen değildi. Araştırma verilerine bakıldığında bu deneyimin öğretmenler açısından çok farklılaştığını söylemek mümkün. Dijital okuryazarlık, müfredat, öğrencinin teknoloji sahipliği, sağlık, öğrenme/öğretme motivasyonları gibi saiklerle, ya da görevlendirme gibi dışsal sebeplerle uzaktan eğitim sürecini görece iyi ve farklı düzeylerde son derece kötü geçiren öğretmenlerden söz edilebilir.</p>
<p>Bunun dışında iyi ve kötünün ötesinde yılmadan çalışan, pes eden, yorulan öğretmenlerden; meslektaşlarıyla, okul yönetimiyle, öğrencileri ve velileriyle işbirliği yapan öğretmenlerden; kendi teknolojik cihazlarını öğrencileriyle paylaşan öğretmenlerden, bu uzaktan eğitim sürecinde hiç görev al(a)mayan öğretmenlerden, normalin üstünde mesai yapan öğretmenlerden söz edebiliriz.</p>
<p><strong>Pandemide engelli öğretmenler, engelli veliler ve engelli öğrencilerin durumuna dair bu raporda bir bulgu var mı? </strong></p>
<p>Bu süreçte en çok zorluk yaşayan grup da elbette özel eğitim öğretmenleri ve yüz yüze iletişimin kritik öneme sahip olduğu, özel eğitime ihtiyaç duyan öğrenciler oldu. Okullar uzaktan eğitime geçtikten sonra, dil becerileri sınırlı, dikkat eksikliği, hiperaktivitesi bulunan, zihinsel yetersizliği ya da dikkat bozukluğu bulunan öğrenciler için uzaktan eğitim maalesef gerçekleştirilemedi. Bu noktada bütün sorumluluk ailelere kalmış oldu. Ebeveynler bu konuda oldukça çaresiz durumdalar. Bu alan, daha fazla ilgiyi ve ihtiyaca yönelik geliştirilecek stratejileri gerektiriyor.  Bu stratejiler içlerinde ilgi, merak, özen içeren sosyal politikaları, hem de teknolojik çözüm önerilerini içinde barındırmalı.</p>
<p><strong>Uzaktan Eğitim Öncesine göre, pandemi sürecinde öğretmene düşen öğrenci sayılarında ciddi bir azalış var mı? Özellikle Anadolu kentlerinde bu sayılarda dramatik bir değişim gözleniyor mu?  </strong></p>
<p>Burada dramatik bir değişimden söz etmek mümkün. Öğretmen başına öğrenci sayılarında büyük bir azalma var. Biz aslında araştırmaya başlamadan önce çevremizdeki öğretmenlerden, velilerden ve basından biliyorduk ki, uzaktan eğitimle değişen en büyük şey öğretmenlerin dersine girdiği öğrenci sayıları oldu. EBA TV yoluyla dersi takip eden öğrenciler, okul yönetimleri tarafından görevlendirilmeyen öğretmenler, teknolojik araç sahipliği nedeniyle uzaktan eğitime dahil olamayan öğrenciler, devlet okullarında çalışan resim, müzik, beden eğitimi gibi branş öğretmenleri gibi çok çeşitli nedenlerle öğretmenler uzaktan eğitimde öğrencileri ile rutin iletişimlerini ve etkileşimlerini kaybettiler.</p>
<p><strong>Eğitimde fırsat eşitsizliğini konuşuyoruz ve tabii düşük gelirli ailelerin çocuklarının olanaksızlıkları yanında öğretmenlerin de fırsat eşitsizliğinden söz edilebilir mi? Yani Anadolu kentlerindeki bir öğretmenin pandemide uzaktan eğitim koşulları ile büyükşehirdeki aynı mı? </strong></p>
<p>Uzaktan eğitime erişim konusunda tam bir sayı verilemese de bir eşitsizlik ve sorun yaşandı. Bu sorun, yaygın olarak “köy okulları” olarak anılan okullarda ve bölgelerde daha çok yaşandı. Çok sayıda öğrencinin bilgisayarı, tableti, internet bağlantısı ve hatta yaşadıkları evde bir televizyonu yok. Dolayısıyla elbette Anadolu kentlerindeki öğretmenlerle büyükşehirlerdeki öğretmen ya da öğrencinin koşulları aynı değildi. Burada o Anadolu kentinin Türkiye’nin neresindeki bir Anadolu kenti olduğu, o öğretmen ya da öğrencinin o kentin neresinde yaşadığı gibi dinamikler de söz konusu. Bunun yanında bir büyükşehrin kendi içinde bile bu eşitsizlikler yaşanıyor. Eşitsizliği yalnızca kent ölçeği bağlamında değerlendirmek çok eksik bir yorum olur.</p>
<p><strong>Örgün eğitim ve uzaktan eğitim arasında, öğretmenlerin eğitim faaliyetleri açısından net-kesin bir ayrışma var mı? Nasıl farklar var? </strong></p>
<p>Çok uzun bir tartışma alanı burası. Türkiye’de de henüz internete ve teknolojiye erişim meselesinden tartışma hakkıyla bu noktaya gelemedi. Uzaktan eğitimde öğrenciye erişim, internete erişim gibi algılanıyor. Yıllardır üzerinde çalışılan öğrenci merkezli, sorgulama temelli, kapsayıcı, interaktif vb. ders yapma yöntemleri ve öğretmenlik becerileri yalnızca fiziksel olarak sınıfı yönetmeye ya da yüz yüze eğitime ilişkin beceriler değillerdi.</p>
<p>Yüz yüze eğitimde üzerinde mutabakata varmaya çalıştığımız etik ilkeler, mesleki prensipler ve öğretmenlik becerileri, uzaktan eğitimde ortadan kalkmıyor ya da geçersiz hale gelmiyor. Yüz yüze eğitimde bu becerileri konusunda zaten kendine güvenen öğretmenler, uzaktan eğitimde de eğer ihtiyaçları varsa dijital becerilerini geliştirerek yine iyi ders yapıyorlar. Öğrencinin de buradan kaynaklı bir öğrenme kaybı olmuyor.</p>
<p>Bu anlamda yalnızca öğrenciyle uzaktan eğitim, doğru kullanıldığında öğrencilerin otonom öğrenme becerilerini de geliştiren, zamandan tasarruf, kapsayıcı ve farklılaştırılmış öğretim gibi çok sayıda imkânı içinde barındıran bir yöntem. Yeter ki ihtiyaçları doğru tespit edip, biraz özveriyle üzerine mesai harcanabilsin. Ve tekrar ediyorum ki uzaktan eğitim ve yüz yüze eğitimi birbirinin alternatifi ya da karşıt-ikili diye düşünmeyelim.</p>
<p><strong>“Üretkenlik ve Her Şeye Yetişme Baskısından Uzaklaşmak Gerekiyor</strong><strong>”</strong></p>
<p><strong>Velilerin pandemi döneminde “Evdeki Öğretmen” olmaktan pek memnun kalmadığı ve süreci yönetmekte zorlandıklarına dair paylaşımlar görüyoruz. Velilerin pandemide eğitmen-öğretmen rolüne daha kolay adapte olmaları için ne yapılabilir? Sizin raporda öne çıkardığınız öneriler neler? </strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-59817 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/ORAV-Logo--640x640.jpg" alt="ÖRAV Yeni Logo" width="239" height="239" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/ORAV-Logo--640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/ORAV-Logo--160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/ORAV-Logo-.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 239px) 100vw, 239px" />Elbette çok sayıda veli, son derece haklı olarak bu süreçte çok zorlandılar. Ancak unutmamak gerekiyor ki bir anne-baba, yalnızca bir anne-baba değil. Ebeveynlik rolleri çoğu kez, diğer tüm kimlikleri ele geçiren ve yok eden, toplumsal olarak salt bir yük gibi sorumluluk bindiren birer kimlik olarak yaşanıyor.</p>
<ul>
<li>Bu noktada her şeye yetişemeyeceğimizi, başarısız da olabileceğimizi, tüm duygularımızı birlikte kabul etmek gerekiyor. Hissettirilen bu üretkenlik ve her şeyi yetişme baskısından mümkün olduğunca uzaklaşmak gerekiyor.</li>
<li>Bunun yanında araştırmada sıklıkla talep edilen bir diğer şey de veli eğitimleri. Bu eğitimler en çok dijital okuryazarlık becerileri ve çocukların zorlayıcı davranışlarıyla başa çıkabilme becerileri konularında talep ediliyorlar. Bu sebeple AÇEV gibi kurumların anne-baba destek eğitimleri çok önemli.</li>
<li>Diğer bir öneri ise, ebeveynlerin çocukların yaşayabileceği öğrenme kayıplarına yönelik. Velilerin çok büyük bir çoğunluğu çocuğunun bu dönemde çok “geri kaldığını” düşünüyor. Öğrencilerin eğitim kaybına yönelik bu kaygı, öğrencilerin stres düzeyini artırarak eğitim kaybına daha çok katkıda bulunuyor. Bu kaygıdan uzak durmak, öğrencilerde de stres yaratmayıp, uyumlanma sürecini hızlandıracaktır.</li>
</ul>
<p><strong>Pandemi sonrası süreç için hibrid modeller ve uzaktan eğitim ile örgün eğitimin bir arada sürdürülmesi mümkün olabilir mi? Türkiye’de bu sistemin oluşmasına ilişkin yapısal koşullar uygun mu? </strong></p>
<p>Bu yönteme nüanslarıyla beraber Hibrit, Karma, Harmanlanmış ya da Tersyüz Eğitim diyebiliriz. Elbette ki sürdürülmesi mümkün ve hatta gerekli de. Bu eğitim modeli pandemiden kaynaklanan geçici bir zorunluluk olarak ortaya çıkmadı. Yıllardır Türkiye’de de dünyada da birçok kurum tarafından kullanılan bir yöntem.</p>
<p>Uygulanmasına gelince, yapısal koşullar açısından az önce uzaktan eğitim için saydığım her şey geçerli. Yaygın, eşit bir internet bağlantısı, dijital araç sahipliği, çevrim dışı indirilebilir kaynaklar, öğretmen, öğrenci ve velilerin dijital okuryazarlık yeterlikleri, uzaktan eğitim tasarımı konusunda becerilerin geliştirilmesi gibi aksiyon adımlarına ihtiyaç var. Bu yapısal koşulların yanında sürecin şeffaf yürütülmesi, çocuklara öğretmenler ve velileri tarafından bu eğitim modelinin açıklıkla anlatılması, bilgi verilmesi ve teşvik edilmesi gerekiyor.<strong> </strong></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/20/uzaktan-ve-yuz-yuze-egitim-birbirinin-karsiti-olarak-dusunulmemeli/">&#8220;Uzaktan ve Yüz Yüze Eğitim Birbirinin Karşıtı Olarak Düşünülmemeli&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Karantina Döneminde Gündelik Pratikler, Algı ve İhtiyaçlar”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/11/karantina-doneminde-gundelik-pratikler-algi-ve-ihtiyaclar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Jun 2020 10:59:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[ÖRAV]]></category>
		<category><![CDATA[örav]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=54769</guid>

					<description><![CDATA[<p>Öğretmen Akademisi Vakfı, Covid-19 sürecinin, öncelikle aile ve ev yaşamına yansımalarını, algımızı, duygusal ve diğer ihtiyaçlarımızı ve tüm bu süreçte başta öğretmenler olmak üzere hem yetişkinlerin hem de çocukların eğitim ihtiyaçlarını anlamak üzere “Karantina Döneminde Gündelik Pratikler, Algı ve İhtiyaçlar” adında bir araştırma yürütmeye başladı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/11/karantina-doneminde-gundelik-pratikler-algi-ve-ihtiyaclar/">“Karantina Döneminde Gündelik Pratikler, Algı ve İhtiyaçlar”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Eğitimcilerin ve ebeveynlerin görüşleriyle Türkiye temsili bir örneklemi temsil etmeyi hedefleyen bu kapsamlı araştırmanın amacı, süreçle ilgili sosyal ve duygusal anlamda neler yaşadığımızı keşfetmek.</p>
<blockquote><p>Bu kritik dönemin bilgisini üretmek, bizlere faydalı olabilecek bir iç görü kazandıracaktır.</p></blockquote>
<p>Araştırma ile ilgili tüm sorularınız için arastirmalar@orav.org.tr adresine veya araştırmanın ÖRAV adına yürütücüsü, İzleme ve Değerlendirme Uzmanı Anıl Derkuş’a (anil.derkus@orav.org.tr) e-posta atarak ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Soruların doğru veya yanlış cevabı yoktur. İsminiz, adresiniz veya diğer özel bilgileriniz sorulmamaktadır. Gelen tüm yanıtlar bilimsel araştırma raporunda bir toplam olarak ve anonimleştirilerek, kullanılacaktır.</p>
<p>Tüm cevaplarınız Öğretmen Akademisi Vakfı (ÖRAV) tarafından saklı tutulacak ve hiçbir özel veya tüzel kişi ile paylaşılmayacaktır.</p>
<p>Katılmak için <a href="https://tr.surveymonkey.com/r/Pandemi2020">tıklayınız</a>.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/11/karantina-doneminde-gundelik-pratikler-algi-ve-ihtiyaclar/">“Karantina Döneminde Gündelik Pratikler, Algı ve İhtiyaçlar”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÖRAV&#8217;ın Küresel Destekçileri Arasında Yer Aldığı T4 Konferansı Başlıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/28/oravin-kuresel-destekcileri-arasinda-yer-aldigi-t4-konferansi-basliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 May 2020 08:53:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ÖRAV]]></category>
		<category><![CDATA[örav]]></category>
		<category><![CDATA[T4 - Eğitimde Yeni Normal Ne Olacak?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=54336</guid>

					<description><![CDATA[<p>ÖRAV'ın iş ortağı olduğu, COVID-19 salgınından etkilenen okullar ile eğitimin geleceğinin ve öğretmenlerin rolünün tartışılacağı, “T4 - Eğitimde Yeni Normal Ne Olacak?” çevrimiçi konferansı 30 Mayıs Cumartesi günü Türkiye saatiyle 15.00-20.00 arasında dünyanın dört bir yanından on binlerce öğretmenin katılımıyla gerçekleşecek. Konferans, Youtube ve Facebook üzerinden canlı yayınlanacak. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/28/oravin-kuresel-destekcileri-arasinda-yer-aldigi-t4-konferansi-basliyor/">ÖRAV&#8217;ın Küresel Destekçileri Arasında Yer Aldığı T4 Konferansı Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Öğretmen Akademisi Vakfı (ÖRAV), COVID-19 sonrası öğretmenleri ve eğitimcileri bekleyen değişimin tartışılacağı “T4 &#8211; Eğitimde Yeni Normal Ne Olacak?” çevirim içi konferansını destekleyen küresel sivil toplum örgütleri arasında yer aldı. Dünya çapında öğretmen eğitim programları düzenleyen ve her yıl verdiği “Küresel Öğretmen Ödülü” ile tanınan Varkey Vakfı’nın eski CEO’su ve eğitim alanında saygın bir yere sahip olan Vikas Pota’nın liderliğinde gerçekleştirilecek T4 Konferansı, 30 Mayıs Cumartesi günü Türkiye saatiyle 15.00-20.00 arasında Youtube ve Facebook üzerinden canlı olarak yayınlanacak.  </span></p>
<p>OECD Eğitim ve Beceriler Başkanlığı Direktörü Andreas Schleicher<span style="font-weight: 400;">’in ana konuşmacı olarak yer alacağı etkinlikte, </span>Dünya Bankası Eğitimden Sorumlu Küresel Direktörü Jaime Saavedra<span style="font-weight: 400;"> öğrenme kaybının telafisi ile ilgili görüşlerini aktaracak. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">17 yaşında Nobel Barış Ödülü’ne layık görülen Malala Yousafzai’nin babası, öğretmen, eğitim ve kadın hakları savunucusu, </span>aktivist Ziauddin Yousafzai<span style="font-weight: 400;">,  Brezilya’nın eğitim alanındaki önemli sivil toplum kuruluşlarından olan </span>Todos pela Educacao’nun Başkanı Priscila Cruz<span style="font-weight: 400;"> ile Nijeryalı ünlü </span>rap şarkıcısı ve aktivist Banky Wellington <span style="font-weight: 400;">da konuşmacılar arasında yer alacak. </span></p>
<p>Güney Amerika’dan Tarih Öğretmeni Marjorie Brown<span style="font-weight: 400;"> gibi dünyanın dört bir yanında öğretmenlerin ve eğitimcilerin, koronovirüs salgını sırasında edindikleri deneyimleri paylaşacağı etkinlikte konuşmalar 4 farklı başlıkta toplanıyor:  iyi olma hali, teknoloji, liderlik ve işbirliği </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Katılımın ücretsiz olduğu T4 Konferansı’na <a href="https://www.eventcombo.com/e/The-new-normal-for-teachers--39198/ORAV"><i>buradan</i></a></span><span style="font-weight: 400;"> kayıt yaptırabilirsiniz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Facebook adresine <a href="https://www.facebook.com/groups/t4education/">buradan</a> YouTube adresine ise <a href="https://www.youtube.com/channel/UCUCBTm_S-BeJNE3Tzr1P31w">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Etkinlik dili İngilizcedir. </span><i><span style="font-weight: 400;"> </span></i><span style="font-weight: 400;">Konferansa katılan öğretmenler arasından gönüllü bir ekip, gün boyunca #T4Conf etiketiyle Twitter’dan Türkçe bilgi aktaracaktır. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/28/oravin-kuresel-destekcileri-arasinda-yer-aldigi-t4-konferansi-basliyor/">ÖRAV&#8217;ın Küresel Destekçileri Arasında Yer Aldığı T4 Konferansı Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“ÖRAV Yarıyıl Atölyeleri” Başlıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/09/orav-yariyil-atolyeleri-basliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Jan 2020 11:44:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ÖRAV]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Öğretmen Akademisi Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[örav]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=46698</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eğitimcilerin mesleki ve kişisel gelişimine destek sağlamak amacıyla faaliyet gösteren Öğretmen Akademisi Vakfı (ÖRAV), 21 - 30 Ocak tarihleri arasında, İstanbul Eminönü’ndeki genel merkezinde 24 farklı atölyeye ev sahipliği yapacak. İlkokul, orta ve lise seviyesindeki her branştan öğretmenin ve öğretmen adaylarının ücretsiz olarak katılabileceği atölye çalışmalarına ÖRAV web sitesi üzerinden kayıt olunabilir.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/09/orav-yariyil-atolyeleri-basliyor/">“ÖRAV Yarıyıl Atölyeleri” Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ÖRAV,<strong> </strong>2020 eğitim dönemi yarıyıl tatilinde düzenleyeceği atölyelerle öğretmenlerin kişisel ve mesleki gelişimlerine destek olmaya devam ediyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-46700 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/1578553580_yariyil_atolye__2_-640x425.jpg" alt="" width="276" height="183" />24 farklı konu başlığında atölyeler düzenleyecek olan Vakıf, yarıyıl tatili döneminde öğretmenlerin hem gelişimlerine katkı sağlamayı, hem de keyifli ve verimli bir tatil dönemi geçirmelerini hedefliyor. Yarım gün veya tam gün olarak planlan atölyeler, farklı kurumlardan gelen eğitimcilerin liderliğinde düzenlenecek.</p>
<p><strong>Atölyelerin İçeriği Katılımcılara Çok Zengin Bir Program Sunuyor</strong></p>
<p>ÖRAV Yarıyıl Atölyeleri kapsamında eğitimciler, geçtiğimiz senelerde yürütülmüş ve yoğun ilgi görmüş atölyelerin yanı sıra, yepyeni başlıklarla ilk kez deneyimlenecek atölyelerden de faydalanacak. Öğretmenlerin bu yıl katılabilecekleri atölyeler “Engelli Hakları Odaklı Kapsayıcı Eğitim Yaygınlaştırma Etkinlikleri”, “Dijital Dünyaya Yolculuk”, “Özel Eğitim ve Materyal Geliştirme”, “Grup Oyunları ile Okul Ruh Sağlığının Geliştirilmesi”, “Ekolojik Okuryazarlık”, “Fen Bilimleri Öğretmenleri için Astronomi” ve “Pozitif Gençlik Gelişimi Riskleri: İstismar, Akran Zorbalığı Ve Flört Şiddet” gibi çeşitli başlıklardan oluşuyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-46701 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/1578553566_yariyil_atolye__1_-640x426.jpg" alt="" width="320" height="213" />Sekiz gün boyunca 24 farklı konu başlığında düzenlenecek atölyelere katılım ücretsiz olarak gerçekleştirilecek. Kontenjan sınırı bulunduğundan kayıt yapılması gerekmektedir. Kayıt linki ve atölye içeriklerine <a href="http://user.orav.org.tr/event/register">bu linke</a> tıklayarak ulaşılabilir.</p>
<p><strong><u>Bilgi için:</u></strong></p>
<p>Tor İletişim ve Danışmanlık</p>
<p>Esin Özdemir <a>esin@toriletisim.com</a></p>
<p>Tel: 0533 353 75 15</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/09/orav-yariyil-atolyeleri-basliyor/">“ÖRAV Yarıyıl Atölyeleri” Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
