<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mor Dayanışma arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/stk/mor-dayanisma/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/stk/mor-dayanisma/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 12 May 2020 13:44:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Mor Dayanışma arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/stk/mor-dayanisma/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Mor Dayanışma’dan Sağlık Çalışanı Kadınlar İçin Kampanya</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/01/mor-dayanismadan-saglik-calisani-kadinlar-icin-kampanya/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Emin İlbeyli]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2020 09:53:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Mor Dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[#MorPazartesi]]></category>
		<category><![CDATA[Coronavirus]]></category>
		<category><![CDATA[korona]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=51845</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mor Dayanışma sağlık çalışanı kadınlarla dayanışmak sorunlarını ve taleplerini görünürleştirmek için Mor Pazartesi başlığıyla sosyal medyada bir kampanya başlattı. Kampanyaya katılan kadınlar, sağlık çalışanları için acil test ve koruyucu ekipman taleplerini dile getirdi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/01/mor-dayanismadan-saglik-calisani-kadinlar-icin-kampanya/">Mor Dayanışma’dan Sağlık Çalışanı Kadınlar İçin Kampanya</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe title="Mor Dayanışma’dan Sağlık Çalışanı Kadınlar İçin Kampanya" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/MevU-2NbIEc?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Coronavirus (COVID-19) her geçen gün daha fazla insanı etkilemeye davam ediyor. Salgınla mücadelede en ön safta yer alan sağlık çalışanları ise bu virüsten en çok etkilenenler. </span><span style="font-weight: 400;">Bunun da en önemli nedeni onların bu hastaları daha çok görüyor ve tedavisini üstleniyor olmaları. Mor Dayanışma’nın kampanyasına katılan kadınlar da koruyucu ekipman ve acil test uyarısında bulunuyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kampanyaya katılan kadınlardan  Tuğçe Özçelik: ‘‘Sağlık çalışanı kadınlar ne kahraman ne de melek! Onlar da bizim gibi insan ve doğaüstü güçleri yok. Tüm sağlık çalışanı kadınlara acil test ve koruyucu ekipman sağlanmasını talep ediyoruz’’ diyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kampanya ile ilgili tüm paylaşımlara erişmek işin Twitter’da #MorPazartesi tagine göz atabilirsiniz.</span></p>
<p><strong>İtalya ve Çin’de Virüsten Etkilenen Sağlıkçılar</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İtalya Ulusal Sağlık Enstitüsü&#8217;ne göre, Koronavirus bulaşan sağlık çalışanı sayısı 6 bin 414. Çin’de ise virüsten 1716 sağlık çalışanı etkilendi.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/01/mor-dayanismadan-saglik-calisani-kadinlar-icin-kampanya/">Mor Dayanışma’dan Sağlık Çalışanı Kadınlar İçin Kampanya</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Şiddetle Mücadele Politik Bir Duruştur”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/25/siddetle-mucadele-politik-bir-durustur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emel Altay]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Nov 2019 12:10:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Mor Dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[Cemile Baklacı]]></category>
		<category><![CDATA[Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Krav Maga Intensive Defence Academy]]></category>
		<category><![CDATA[Mazhar Enis Tayman]]></category>
		<category><![CDATA[Öz savunma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=44864</guid>

					<description><![CDATA[<p>25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü’ne oldukça iç acıtıcı bir tabloyla giriyoruz. 20 Kasım 2019 tarihine dek 302 kadın öldürüldü. Öldürülen kadınların yüzde 64’ünün failleri yakınları (koca/eski koca, sevgili/eski sevgili). Bu tabloyu değiştirmek için yapılacak çok şey var. Öz savunma da bunlardan biri. Mor Dayanışma ve Krav Maga Intensive Defence Academy ile öz savunmanın önemini ve öz savunma tekniklerini konuştuk. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/25/siddetle-mucadele-politik-bir-durustur/">“Şiddetle Mücadele Politik Bir Duruştur”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Mor Dayanışma, mevcut </span><span style="font-weight: 400;">öz savunma atölyelerinin yetersiz olduğunu, örgütlü oldukları illerde, mahallelerde bu atölyeleri ücretsiz bir şekilde kadınlara ulaştırdıklarını ve önümüzdeki dönemde bunun sayısını artırmayı hedeflediklerini söylüyor. KIDA ise belediyelerle işbirliği içinde kadınlara ücretsiz öz savunma dersi veriyor. 3 yıldır sürdürdükleri sosyal sorumluluk projesi kapsamında 175 kadına eğitim verilmiş. </span></p>
<p><b>“Özgüven, Dayanışma ve Örgütlenme de Öz Savunma Biçimidir”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-44870 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/mor-dayan%C4%B1%C5%9Fma-640x853.jpg" alt="" width="256" height="341" />Mor Dayanışma Sözcüsü Cemile Baklacı, </span><span style="font-weight: 400;">öz savunmanın hem hukukta hem de hayattaki anlamıyla başlıyor sözlerine: “Hukuki tabiriyle meşru müdafaa (savunma) TCK kapsamında</span><b>,</b><span style="font-weight: 400;"> kendisine veya başkasına yönelmiş haksız bir saldırıya karşı o anki durum ve imkanlarla saldırı ile orantılı bir şekilde saldırıyı engellemek için işlenen fiildir. Fakat elbette biz kadınların hayatında daha geniş bir kapsamda yer alıyor. Kadınların yaşamlarına, yaşam biçimlerine yönelik saldırılara karşı bu saldırıyı def etmek amacıyla yapılan savunma biçimi olarak tanımlayabiliriz. Kanunda saldırı ile eş zamanlı olarak işlenmesi gerektiği yazıyor. Fakat bizim hayatımızdaki saldırılara ne yazık ki anında cevap veremeyebiliyoruz. Uzun vadeli saldırılara karşı “tak etti&#8221; denilen yerde ve korunmanın alternatifi olmadığı yerde de devreye girebilir öz savunma. Aynı zamanda yalnızca bir saldırı ya da cinayet değildir. Kadının özgüven kazanması, dayanışması, örgütlenmesi de sistematik erkek şiddetine karşı bir öz savunma biçimidir.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Baklacı, öz savunmanın bir hak olmanın ötesinde politik bir duruş da olduğunu söylüyor: “Şiddete karşı bireysel öz savunma haktır. Bunun yanı sıra sadece şiddet sırasında değil genel anlamda da şiddetin karşısında olmak, kadın katliamının karşısında olmak ve bunun mücadelesini vermek öz savunmayı içinde barındıran politik bir duruştur.”</span></p>
<p><b>“Davalar Öz Savunma Hakikatini Gösteriyor”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-44874 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/KIDA-640x640.jpeg" alt="" width="307" height="307" />Baklacı Çilem Doğan davasın hatırlatıyor ve ‘bu davalar yalnızca cinayet davaları değil’ diyor: “2015 yılında kendisi “satmaya&#8221; çalışan eşi Hasan Karabulut&#8217;u, Karabulut ona silahla yöneldiği zaman öldürmek zorunda kalan Çilem Doğan hafızamızdadır. Çilem’in davasını, aslında tüm kadınların davası olarak niteleyebiliriz, fiilin işlendiği zamandan itibaren takip ettik. Duruşma tarihlerinde adliye koridorlarını doldurduk. Yasemin Bulut ve Nevin Yıldırım davalarında olduğu gibi&#8230; Bu davaların yalnızca bir cinayet davası olmadığını, kadınların şiddet ve baskı karşısında alternatifsiz ve yargıya güvensiz kaldıkları durumda işlemek zorunda kaldıkları cinayet davaları olduğunu duyurduk. Onlara mektuplar yazdık, aileleri ile görüştük. Ve serbest kaldıklarında kendileri ile görüştüğümüzde bu duruma dair bahane üretmediklerini, pişmanlık için de bir bahane üretmediklerini, yapacak başka bir şeyleri olmadığını gördük. Bu durum öz savunma hakikatini de gösteriyor bizlere.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mor Dayanışma sözcüsü Cemile Baklacı, öz savunma atölyelerinin yeterli olmadığını söylüyor. Mor Dayanışma olarak örgütlü oldukları illerde, mahallelerde bu atölyeleri ücretsiz bir şekilde kadınlara ulaştırdıklarını ve önümüzdeki dönemde bunun sayısını artırmayı hedeflediklerini söylüyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin arttığı bu günlerde öz savunmanın öneminin daha da arttığını ifade eden Baklacı,  sözlerini örgütlü mücadelenin önemi vurgusuyla bitiriyor: “Tekrar etmek gerekirse öz savunma yalnızca fiziksel şiddete karşı bir tepki değil kadınların bulundukları ikincil konumların meşru olmadığını, cinsiyetçiliğin hak ve ebedi-ezeli olmadığını açığa çıkarmanın mücadelesi olduğunu da dile getirmek gerekiyor. Şiddetin, baskının, ayrımcılığın cinsiyetimizden kaynaklı ‘hak ettiğimiz şeyler’ olmadığını açığa çıkarmak gerekiyor. Haklarımıza ve yaşamlarımıza yönelik örgütlü bir mücadele şarttır. Kadınların örgütlü duruşu da patriyarkal kapitalizme karşı bir öz savunmadır.”</span></p>
<p><b>“Mesele Sadece Toplumsal Cinsiyetle Sınırlı Değil”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-44871 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/enis-tayman-640x801.jpeg" alt="" width="321" height="402" />Krav Maga Intensive Defence Academy (KIDA) kurucusu ve eğitmeni Mazhar Enis Tayman sözlerine felsefelerini anlatarak başlıyor:</span><b> “</b><span style="font-weight: 400;">Öncelikli hedefimiz toplumsal cinsiyet odaklı çalışmak, bunun yanında da meselenin sadece toplumsal cinsiyetle sınırlı olmadığını anlatabilmek&#8230; Çünkü aslında sorun zayıfın güçlüyle olan mücadelesi. “Tayman’a göre sorun daha çok iktidarla ilgili… </span><b>“</b><span style="font-weight: 400;">Sorunun gerçekten her zaman toplumsal cinsiyet odaklı olduğunu düşünüyoruz. Ancak işin şu kısmı da önemli; kadına saldıran erkek aynı zamanda kendinden güçsüz olduğunu düşündüğü başka erkeklere de saldırıyor. Dolayısıyla ortada büyük bir iktidar sorunu da var. Durkheim’ın Anomi teorisine bağlıyorum olan biteni, toplum olarak bir anomiyle yaşıyoruz sanki. (Anomi: Toplumsal denge bozulduğunda ortaya çıkan yasasızlık, kuralsızlık durumu)</span><b>. </b><span style="font-weight: 400;">Şiddeti uygulamayı kendisinde hak gören, karşısındakini zayıf gören kişiler var. Bu kişilere uluslararası literatürde ‘predator’ yani avcı hayvan deniyor.”  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tayman, “Biz Krav Maga eğitimlerinde sadece dövüşmeyi öğretmiyoruz, insanların ruhlarına mücadele edilebilirliği de yerleştirmeye çalışıyoruz” diyerek mücadelenin önemine vurgu yapıyor: Bizim dövüş felsefemizde bir yumruk yemenizin, dişinizin kırılmasının vesaire çok da önemi yoktur. Önemli olan mücadeleden sağ ve salim çıkabilmenizdir. Mücadelenin sonunda kaybedebilirsiniz de. Amerika’da yapılan bir araştırma cinsel saldırılar sırasında hayatta kalmak için sesini çıkarmayanlar bu travmayı çok uzun süreler üzerlerinde atlatmıştır. Oysa sonunda yenilse dahi mücadelesini sonuna kadar sürdüren kadınlar travmayı çok daha hızlı atlatmış. Direnmek önemli. Bunu hayatın her alanında uygulamalıyız. Uyanık olmalıyız çevremizi bilmeliyiz. Eminim pek çoğumuz oturduğumuz yerde karakolun nerede olduğunu bilmeyiz. Resmi kurumların nerede olduğunu bilmez. Çoğunlukla pek çok arkadaşımızın bir B planı yoktur. “Evden şu an koşarak çıksam nereye giderim?” gibi bir soruya cevapları yoktur. Yalnız yaşayan kadın arkadaşlarımızın evlerinde kendi güvenliğini sağlayabilecekleri önlemleri var mı? Ben şiddetten uzak duruyorum diye bir düşünce olmaz. Şiddet size geliyor zaten. Hayatında insanın başına bir ya da iki kez denk gelir böyle travmalar. Bunda da hazır olmak gerek. Şunu da sorabilirsiniz; hayatımızda bir ya da iki kez başımıza gelme ihtimali var diye yıllarımızı salonda eğitim alarak geçirmek gerekli mi? Bu bir seçimdir. Ben başıma gelen bir olayla hayatımın kararmasını istemem. Kendimizi fiziksel şiddete karşı korumalıyız. Bunu başardıkça mental şiddete karşı da daha güçlü durduğumuzu göreceğiz. Çünkü güçlendikçe ‘biri bana kötü bir şey yaparsa karşılığını alır’ diye düşüneceğiz.”</span></p>
<p><b>“Demokrasiyi Özümsemediyseniz Şiddet Uygularsınız”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-44875 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/WhatsApp-Image-2019-11-25-at-12.08.32-640x426.jpeg" alt="" width="367" height="244" />Tayman, eğitime gelen kadınların en büyük sorununun bir erkekle başa çıkamayacaklarını düşündükleri olduğunu söylüyor ve bunun nedenlerini toplumsal rollerde buluyor: “Bu tamamen toplumsal rollerle alakalı. “Küçük Ayşe napıyorsun, bana söyle?” Ne yapar küçük Ayşe? Bebeğiyle oynar. Küçük asker ne yapar? Tüfeğiyle oynar. Kız ve erkek çocuklara biçilen görevler çocuk şarkılarında bile karşımıza çıkar. Böyle büyütüldü çocuklar. Bize gelen insanlarda şiddeti odağa almış insan yok. Biz ACI yok diyoruz. Ayrımcılık cinsiyetçilik ve ırkçılık yok. Bu üç gibi kavramı önemsiyoruz. Bu kavramlara dokunmadan küfür edemezsiniz mesela. Sözel şiddetin kaynağında bunlar var.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öz savunmanın sadece fiziksel şiddete karşı durmak değil sözel şiddetle de mücadele etmek olduğunu söyleyen Tayman; “Aslında tacizi sadece beden bütünlüğüne yapılmış bir hareket olarak algılamamalıyız, zihin bütünlüğüne karşı da bir şiddet uygulanıyor. Siz bana bir şey söylerken sertçe ‘sus konuşma!’ diye bağırmam da tacizdir” diyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tayman, toplumun toplumsal cinsiyet rollerinin değişmesinden korktuğunu, sorumluluktan kaçtığını söylüyor: “Şiddet çarşambadan perşembeye var olan bir şey değildir. Kadınlar her daim uyanık ve farkında olmalı, sözlü ya da fiziksel en ufak şiddet eğilimine geçit vermemeli. Erkeği engellemek tabii ki toplumun görevi ama toplum çoğunlukla üstüne düşen görevi yapmaz. Çünkü yaparsa bir şeyler değişir. O zaman bizim de kendimize çekidüzen vermemiz gerekir, toplumsal cinsiyet rolleri değişir çünkü. İşte insanlar bundan korkuyorlar.” </span></p>
<p><b>“Üç Yılda 180’e Yakın Kadın Öz Savunma Eğitimi Aldı”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">KIDA, belediyelerle sürdürdüğü sosyal sorumluluk projesi kapsamında şu ana dek 180’e yakın kadına ücretsiz öz savunma eğitimi vermiş. Üç yıldır sürdürdükleri ücretsiz eğitimler Kadıköy Belediyesi’yle başlamış, sonra Ataşehir ve Bakırköy belediyeleri de katılmış ancak katılım eksikliği sebebiyle şu an sadece Kadıköy’le işbirliği devam ediyor. KIDA haftanın bir günü bir saat Kalamış Gençlik Merkezi’nde kadınlara öz savunma dersi veriyor. Tayman eğitimlerin içeriğini şu sözlerle anlatıyor: “Belli bir müfredat dahilinde ilerleyen eğitimlerimizde fiziksel ve mental öz savunma dersleri verdik. Saldırganla evin içerisinde karşı karşıya geldiğinizde nasıl bağırmanız gerektiği, hangi kelimeleri kullanmanız gerektiğini anlatıyoruz. Örneğin evinizde saldırıya uğradığınızda camı açıp imdat diye bağırırsanız sizi duyanlar aile içi şiddet diye düşünüp camlarını kapatırlar. Ama ‘Yangın var!’ diye bağırırsanız bütün o duyarsız insanlar kendi canlarını da düşünerek harekete geçerler ve kurtulma umudunuz doğar. Kendinizi savunmak kompleks bir yapıdır. Sadece karşınızdakini fiziksel olarak alaşağı ederek kendinizi savunamazsınız.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tayman, şiddetin bugünden yarına çözülecek bir sorun olmadığını ama şiddete karşı öz savunma yöntemlerini öğrenerek hayatımızı korumaya alabileceğimizi söylüyor: “Mental ve ruhsal açıdan da güçlü olmalısınız, o zaman kendinizi savunmanız daha kolaylaşır. Daha kolaylaşır diyorum, tamamen çözülür diyemem. Şiddet çok büyük bir sorun. Kadın arkadaşlarımız muhakkak kendi hayatlarını kazanabilecekleri bir kurguyla hayata devan etsinler. Bu birinci şart. İkincisi kadın arkadaşlarımızdan her koşulda partnerlerini sorgulayıp bir durum analizi yaparak birlikteliklerine devam etmelerini rica ediyorum. Ne yazık ki erkek saldırganlığı çok doğal karşılanan bir durum. Ne var canım bir tokat atıyor, o da şiddet mi? Ye kadar indirgeniyor bazı durumlar. Eğer yanınızdaki erkek trafikte arabadan inip birine saldırıyorsa günü birinde o şiddet size de yönelebilir. Eğer o erke dilindeki seksist söylemleri fütursuzca kullanabiliyorsa, cinsiyetçi ifadeler kullanıyor, küfürler ediyorsa ortada gerçekten kadına saygı duymayan bir erkek var demektir. Zamanla değişmez erkekler. Bir erkeği eğitemezsiniz ama terbiye edebilirsiniz.”</span></p>
<p><b>“Öz Savunma Sadece Fiziksel Değil Mental Ve Ruhsal Olarak Da Güç Gerektirir”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-44872 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/elif-%C3%B6zcan.jpg" alt="" width="290" height="362" />Krav Maga Intensive Defence Academy’de Krav Maga eğitmeni olan Elif Özcan, insanları fiziksel olarak eğitmenin yanı sıra bir o kadar da mental olarak eğitmeye önem verdiklerini söylüyor. Toplumumuzda insanların, özellikle de kadınların farkında olmadan hep bir kabullenme içerisinde yaşadıklarını ifade eden Özcan; “Hayır demek ya da istemiyorum demek akıllarına gelmiyor. Her şeyden önce farkındalık geliştirmeleri, bir birey olmaları konusunda eğitim veriyoruz.  Bize gelenlere her şeyden önce bunu vermeye çalışıyoruz. Bunun yanı sıra kendilerini öz savunma anlamında da temel bazı tekniklerle nasıl koruyabileceğinizi gösteriyoruz” diyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dersler belli bir müfredat dahilinde ilerliyor. Derslerde sadece fiziksel değil, mental ve ruhsal açıdan da katılımcıları bilinçlendirip güçlendirecek teorik kısımlar da mevcut. Özcan, eğitim programını hazırlarken ülke gerçeklerini ve katılımcıların yaşadıklarını da göz önünde bulundurduklarını söylüyor: “Krav Maga çok çeşitli stiller içeriyor. Biz eğitimlerimizi Türkiye şartlarına uyarlayarak tasarladık. Burada kadınlara uygulanan şiddet çok farklı. İki erkeğin dövüştüğünü görürseniz genelde birbirlerine yumrukla saldırdıklarını fark edersiniz. Kadına saldırıda ise muhtemelen aşağılama amacıyla beraber saçından tutup sürükleme, boyun eğdirme hareketlerini gözlemliyoruz. Bu tarz saldırılara karşı belirliyoruz eğitimlerimizi.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gelen kişilerin profili değişiklik göstermekle birlikte asıl baktıkları nokta kişinin şiddet eğilimi olmaması, şiddet uygulamak için eğitim alma amacı taşımaması… Elif Özcan, “Bizler ASAS’larız, yani Agresif Savunma Amaçlı Saldırgan” diyerek açıklıyor felsefelerini: “Katılımcılarımız birbirinden farklı hikayelere sahip insanlardan oluşuyor. Şiddet görenler geliyor, onun yanında basında yer alan haberlerden etkilenen ve kendini güvende hissetmeyen kadınlar da geliyor. Eğitimlere katılan genelde eğitim düzeyi yüksek kişiler oluyor. Zaten biz çözümü şiddette arayanları eğitmiyoruz. Asla şiddeti desteklemiyoruz. Ama şu bir gerçek, şiddete karşı olmamız şiddete maruz kalmamızı engellemiyor. Kendimizi savunmak zorundayız. Bizler ASAS’larız, ASAS’ın açılımı Agresif Savunma Amaçlı Saldırgan demektir</span></p>
<p><b>“Kondisyon, Agresyon ve Farkındalık”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-44873 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/KIDA2-640x1138.jpeg" alt="" width="279" height="496" />Özcan, öz savunma için her şeyin yanında kondisyona da sahip olunması gerektiğini söylüyor. “ Kondisyonunuz olmalı, savunma için bedenin kuvvete ihtiyacı var. İlla kaslı olmamız gerekmiyor, vücudumuzda zaten belli bir kuvvet var, onu teknikle birleştirerek uygulayabiliyor olmalıyız. Bizim KAF dediğimiz bir sistemimiz var. Kondisyon, Agresyon ve Farkındalık. Kondisyonunuz olmazsa mücadele edemezsiniz. Agresyon zaten temel, tetikleyici bir kuvvet. Farkındalık da çok önemli. Görüyorsunuzdur, başına kapüşonunu geçirmiş, kulağında kulaklıklar, eller cepte yürüyen insanlar var. Hiçbir şekilde savunması yok. Biz bunu ‘uyurgezer pozisyon’ diye tabir ediyoruz. Dışarıdan ses duymuyor, görmüyor, eller cepte, çanta arkada, reaksiyon vermesi çok zor. Tabii her an da tetikte yaşayamazsınız, paranoyadan bahsetmiyoruz ama başınıza gelecek herhangi biri tehlikeye karşı hazır pozisyonda olmak önemli. Aksiyona geçebiliyor olmanız lazım.”</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/25/siddetle-mucadele-politik-bir-durustur/">“Şiddetle Mücadele Politik Bir Duruştur”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mor Çatı: &#8220;Çocuk İstismarında İstisna Yaratılamaz&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/21/mor-cati-cocuk-istismarinda-istisna-yaratilamaz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Jan 2019 09:33:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Mor Dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk istismarcıları]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk İstismarı]]></category>
		<category><![CDATA[Mor Çatı]]></category>
		<category><![CDATA[Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=34402</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, TBMM'de mağdur ile evlenmesi koşulu ile çocuk istismarcılarının cezalarının ertelenmesi önerisine ve cebir, şiddet, tecavüz yoluyla veya zorla yaptırılan evliliklerin bu düzenlemenin dışında tutulmasına tepki gösterdi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/21/mor-cati-cocuk-istismarinda-istisna-yaratilamaz/">Mor Çatı: &#8220;Çocuk İstismarında İstisna Yaratılamaz&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı yaptığı yazılı açıklamada,  cinsel istismarın herhangi bir koşulda suç olmaktan çıkarılamayacağını ve çocukların evlendirilmesinin suç olduğuna dikkat çekerek, mağdur ile evlenmesi koşulu ile çocuk istismarcılarının cezalarının ertelenmesine ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair öneriye tepki gösterdi.</p>
<p>Mor Çatı başta olmak üzere kadın örgütlerinin mağdurun fail ile evlenmesi halinde, cezanın ertelenmesi ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını da öngören af tasarısının yeniden gündeme getirilmesine itiraz ettiklerinin hatırlatıldığı açıklamada, &#8220;Bu defa mağdur ile evlenmesi koşulu ile çocuk istismarcılarının cezalarının ertelenmesi ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması önerisi tartışılıyor. Cebir, şiddet, tecavüz yoluyla veya zorla yaptırılan evliliklerin bu düzenlemenin dışında tutulacağı belirtiliyor. Cinsel istismar herhangi bir koşulda suç olmaktan çıkarılamaz. Çocukların evlendirilmesi her koşulda suçtur. Söz konusu düzenleme bir cezasızlık hali olduğu gibi çocuk istismarcılarına ve erken yaşta evlilik yanlılarına cesaret ve teşvik sağlamaktadır. Bir çocuğun evlendirilmesi şiddet eylemidir. Cebir, şiddet ve tecavüz yoluyla zorla evlendirmeyi bir istisna olarak tanımlamak, cinsel istismar ve erken yaşta evliliğin her koşulda cebir, şiddet ve tecavüz içeren bir zorlama durumu olduğunu inkâr etmek demektir&#8221; denildi.</p>
<p>Avrupa Konseyi Çocukların Cinsel Sömürü ve İstismara Karşı Korunması Sözleşmesi’nin 14. maddesi gereği, devletin; faillerin değil, mağdurların kısa ve uzun vadede fiziksel ve psiko-sosyal iyileşmelerine yardımcı olmak üzere gerekli yasal veya diğer tedbirleri almakla yükümlü olduğunun hatırlatıldığı açıklamada şu uyarılara da yer verildi: &#8220;Tecavüz ve istismarcıları cezasızlaştırmaya çalışmaktan derhal vazgeçilmeli, bu konuya ilişkin bir af düzenlemek yerine, çocukları cinsel davranışa yönlendiren, buna kolaylık sağlayan, teşvik eden ve zorlayan kişilerin cezalandırılmasına ilişkin düzenleme derhal yapılmalı, erken yaşta ve zorla evlendirme resmi ve dini nikahı da kapsayacak şekilde Ceza Kanunu’nda hiçbir yasal boşluğa yer vermeden suç olarak düzenlenmelidir!&#8221;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/21/mor-cati-cocuk-istismarinda-istisna-yaratilamaz/">Mor Çatı: &#8220;Çocuk İstismarında İstisna Yaratılamaz&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mor Dayanışma ve Kampüs Cadıları 3. Kadın Kampı Sonuç Metni</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/09/mor-dayanisma-ve-kampus-cadilari-3-kadin-kampi-sonuc-metni/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Aug 2018 08:38:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Mor Dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Batman]]></category>
		<category><![CDATA[Burdur]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[Denizli]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Edirne]]></category>
		<category><![CDATA[Kampüs Cadıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=29562</guid>

					<description><![CDATA[<p>3,4,5 Ağustos 2018 tarihinde "Özgürlük Yanı Başımızda, Ellerimizde, Kadınlar Nerdeyse Orada" şiarıyla  İstanbul, Antakya, Mersin, Adana, İzmir, Antalya, Aydın, Denizli, Burdur, Muğla, Afyon, Ankara, Eskişehir, Çanakkale, Bursa, Edirne, Sakarya, Diyarbakır, Şırnak, Batman, Dersim’den tüm farklılıklarıyla bir araya gelen 300’ü aşkın kadın, Balıkesir Gönen Kemal Türkler Tesisleri'nde gerçekleşen Mor Dayanışma ve Kampüs Cadıları  3. Kadın Kampında toplandı. Bir dizi atölye ve etkinliklerin ardından hazırlanan sonuç bildirgesi kamuoyuyla paylaşıldı . </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/09/mor-dayanisma-ve-kampus-cadilari-3-kadin-kampi-sonuc-metni/">Mor Dayanışma ve Kampüs Cadıları 3. Kadın Kampı Sonuç Metni</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Güçleniyor, Büyüyor, Sınırları Aşıyoruz; </strong><strong>Özgürlük Yanı Başımızda, Ellerimizde, Kadınlar Neredeyse Orada!&#8221;</strong></p>
<blockquote><p>24 Haziran’da gerçekleştirilen baskın seçimle, tek adam rejiminin kurumsallaşmasının önü açılmış ve faşizme doğru yönelim, güç kazanmış oldu. 24 Haziran&#8217;a giden sürece bakacak olursak; seçim süreci, baskı ve korku ortamının arttığı, hukukun ve ifade özgürlüğünün fiili zorla yok edildiği, nefes almanın bile zorlaştığı bir ortamda ve medya ambargosu içinde yaşandı.</p>
<p>Sermayenin neoliberal politikalarının sözcüsü AKP/Erdoğan iktidarı, iktidara geldiği andan itibaren toplumsal yaşam içinde gerici-muhafazakar bir dönüşüm gerçekleştirmeye çalışıyor. Bu dönüşümü gerçekleştirmeye çalışırken, tek adam diktatörlüğü yürüyüşüne karşı en önde duran kadınların yaşamlarını hedef alıyor.</p>
<p>16 yıla yayılarak gerçekleştirilen bu dönüşümle, giydiğimiz kıyafetten attığımız kahkahaya, kaç çocuk doğuracağımıza ve gün boyunca nerede ne zaman olabileceğimize dek müdahale edilerek, bütün yaşamımız üstünde zaten var olan erkek tahakkümü daha da artırıldı.</p>
<p>Kadın düşmanı söylemler ve ardı ardına çıkarılan yasalarla, erkek egemen politikalar sürekli daha geniş alanlarına yayılıyor ve derinleştiriliyor.</p>
<p>Daha da ötesinde, biz kadınların üzerindeki her türlü aşağılama, baskı ve şiddet toplum nezdinde meşrulaştırılıyor.</p>
<p>Bütün erkekler kadınları aşağılama ve şiddet kullanmayı kendi hakları olarak görüyor; taciz, şiddet ve cinayetler artarak sürüyor.</p>
<p>Çıkarılmaya çalışılan son yasa tasarısıları bunun en sıcak ve açık örneği.</p>
<p>-Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Çalışma Bakanlığı  birleştirilip Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanlığı&#8217;na dönüştürüldü. Artan çocuk istismarı ve cinayetlerinin arka planını irdelemek yerine &#8220;sonuca yönelik cezalarla&#8221; yaşanan toplumsal çürüme örtbas edilmeye çalışılıyor.Kadın düşmanı yeni yasalarla, kadınlar evlere ve suskunluğa hapsedilmeye çalışılıyor.</p>
<p><strong>Kadınların isyanı her yerde</strong></p>
<p>Kürtaj eylemlilikleri, Gezi direnişi, Özgecan isyanı, cinsel istismar yasasına karşı ortaya çıkan kadın tepkisi ve son olarak OHAL’e rağmen 8 Mart eylemlilikleriyle kadınlar, yeni bir süreci başlattı.</p>
<p>Kadınların isyanının şehirlerin merkezlerinde yarattığı cesaret ve umut, yerellerde de yankı yarattı.</p>
<p>Bizler yerellerden yola çıkarak yayılıp çoğalan ve zenginleşen direnişlerin ya da biriken öfkenin ve direnme eğilimlerinin içinde olmaya, yerel çabaları ortak bir direniş ağında toplamaya çalıştık. Artan öfkemiz ve biriktirdiğimiz deneyimlerle 3-4-5 Ağustos’ta Mor Dayanışma ve Kampüs Cadıları 3. Kadın Kampı’nı ülkenin pek çok yerinden, farklı hikayelerini heybesine toplayarak gelen kadınlarla gerçekleştirdik.</p>
<p>Kampa gelirken arkamıza bir yıl boyunca pek çok il, üniversite ve mahallede yaptığımız örgütlenme çalışmalarını aldık. Güçlendik, büyüdük ve erkek egemenlerin bizlere çizdiği sınırları aştık!</p>
<p>Ev ev sokak sokak dolaşarak kampüslerde toplanarak dayanışmaya çağırdığımız kadınlarla ortaklaşarak yaptığımız paneller, söyleşi ve forumlar, atölyeler, bilinç yükseltme grupları, akademiler ve toplantıların bir ortaklaşma alanı olan bu kamp, aynı zamanda kadın mücadelesinde başka bir eşiğe işaret ediyor.</p>
<p>Baskı ve şiddetin arttığı bu günlerde muhalefetin tek sözcüsü olan ve sokaklardan asla geri adım atmayan kadınlar olarak iddiamız büyük ve gerçekçi.</p>
<p>Bizi ezmek, taciz etmek ve tecavüze etmek hatta öldürerek yok etmek isteyenlere inat,  bütün kadınlar özgürleşene ve yaşam alanlarımız bizim olana kadar mücadeleyi sürdüreceğiz.</p>
<p><strong>Özgürlük Ellerimizde!</strong></p>
<p>Feminist araştırmacı-yazar Hülya Osmanağaoğlu katılımı ile “Yeni Türkiye”de Kadın Mücadelesi tartışmasından, örgütlenme deneyimlerini aktarmaya; “Feminist bir yaşam”, çocuk istismarı, görünmeyen emek, beden, dil, mülteci kadınlar, yaratıcı yazarlık, bağımsızlık korkusu, ekofeminizm, LGBTİ+ atölyelerinden, gazeteci Sibel Yükler ile medya ve kadın tartışmasına, Ayten Kaya Görgün’ün katılımı ile “Çatlak Kızlar Sağlam Kapıda”  ve Hande Ortaç ile “Kankurutan” kitaplarının tartışmasından, yönetmen Cemre Yılmaz ile film atölyesine, yogaya zumbaya halaylara kadar dolu dolu bir kamp programı ile kadınlarla yan yana, omuz omuza geldik.” dedi.</p>
<p>Sözde kalkan ama fiiliyatta devam eden OHAL koşullarında gerçekleştirdiğimiz bu toplanma ve yaşamı yeniden kurma iradesi, kadın özgürlük mücadelesinde ileriye doğru bir adımdır.</p>
<p>İsyanın ve öfkenin örgütleyicisi olarak, patriyarkal kapitalizme karşı evlerden, mahallelerden, atölyelerden, sokaklardan, mutfaklardan, fabrikalardan, iş yerlerinden çıkıp başkaldırıyor, özgürlüğe kanat çırpıyoruz.</p>
<p>Yaşamı ve özgürlüğü istiyoruz, kadın dayanışmasıyla kazanacağız!</p>
<p>Şimdi kadınların isyanını örgütlülüğe, kadınların öfkesini iradeye dönüştürme vakti!</p>
<p>Şimdi yaşamı, mahalleleri, sokakları, kampüsleri mora boyamak için Mor Dayanışma ve Kampüs Cadıları’nda buluşma vakti!</p>
<p><strong>Özgürlük yanı başımızda, ellerimizde, kadınlar neredeyse orada! </strong></p></blockquote>
<p>MOR DAYANIŞMA ve KAMPÜS CADILARI</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/09/mor-dayanisma-ve-kampus-cadilari-3-kadin-kampi-sonuc-metni/">Mor Dayanışma ve Kampüs Cadıları 3. Kadın Kampı Sonuç Metni</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mor Dayanışma Yaz Kampı 3-4-5 Ağustos’ta</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/10/mor-dayanisma-yaz-kampi-3-4-5-agustosta/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Jul 2018 10:23:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Mor Dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[yaz kampı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=28623</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mor Dayanışma üçüncü yaz kampını düzenliyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/10/mor-dayanisma-yaz-kampi-3-4-5-agustosta/">Mor Dayanışma Yaz Kampı 3-4-5 Ağustos’ta</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tarih:</strong> 3-4-5 Ağustos 2018<br />
<strong>Mekan:</strong> Kemal Türkler Eğitim ve Dinlenme Tesisleri<br />
<strong>Adres:</strong> Çifteçeşmeler Köyü Uzunada Mevkii, Gönen – Balıkesir</p>
<p>Kadınların şiddete, çaresizliğe, mahkumiyete, karanlığa itildiği bu günlerde bir araya gelerek birbirlerine umut olmak, kahkahalarını buluşturmak, birlikte mücadelelerine dair daha fazlasını öğrenmek için buluşuyorlar.</p>
<p>Kampta; birçok şehirden kadınlarla yaratıcı drama, kitap tartışması, film gösterimi, şiddet-öz savunma-çocuk istismarına karşı yöntemler atölyeleri, kadın mücadelesine dair panel ve müzik, dans, deniz, kum , havuz ve bolca neşe, bolca kahkaha var.</p>
<p>Kayıt için <a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSfFF_yor_u4mBuXV6pBzoUaArGSWcoo1gK3NGvRTp1arCMP3g/viewform?c=0&amp;w=1&amp;includes_info_params=true" target="_blank" rel="noopener">tıklayın</a>.</p>
<p>Facebook etkinlik sayfası için <a href="https://www.facebook.com/events/281175849119984/" target="_blank" rel="noopener">tıklayın</a>.</p>
<div id="jp-relatedposts" class="jp-relatedposts">Kaynak: <a href="http://siviltoplum.la/mor-dayanisma-yaz-kampi-3-4-5-agustosta/" target="_blank" rel="noopener">Siviltoplum</a></div>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/10/mor-dayanisma-yaz-kampi-3-4-5-agustosta/">Mor Dayanışma Yaz Kampı 3-4-5 Ağustos’ta</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadınlardan Çocuk Ölümlerine Tepki: Eylül ve Leyla Son Olsun</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/04/kadinlardan-cocuk-olumlerine-tepki-eylul-ve-leyla-son-olsun/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Jul 2018 09:39:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Mor Dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk ölümleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=28420</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadıköy'de 'Eylül, Leyla son olsun. Çocukları yaşatacağız' diyen kadınlar eylem yaptı. Eylemde 'Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin etkin bir biçimde uygulanması' talep edildi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/04/kadinlardan-cocuk-olumlerine-tepki-eylul-ve-leyla-son-olsun/">Kadınlardan Çocuk Ölümlerine Tepki: Eylül ve Leyla Son Olsun</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="preview-block">
<div class="img-holder">Türkiye’nin bir çok bölgesinde çocuk kaçırılma olaylarına karşı çıkan kadınlar Kadıköy’de eylem düzenledi. Mor Dayanışma üyesi Kadınlar, pankart ve sloganlarla tepkilerini gösterirken “failleri ve sorumluları biliyoruz” dedi.</div>
</div>
<p><strong>Gazete Kadıköy’den Seyhan Kalkan Vayiç’in haberine göre,</strong> Mor Dayanışma üyesi kadınlar, çocuklara yönelik artan şiddete dikkat çekmek için Süreyya Operası önünde ses çıkarma eylemi ve ardından basın açıklaması gerçekleştirdi. “Eylül, Leyla son olsun. Çocukları yaşatacağız” pankartı açan kadınlar ,“Eylül için Leyla için ses çıkar” , “Çocuk cinayetlerine karşı ses çıkar”, “Bağır herkes duysun çocuk şiddeti son bulsun”, “Cinayetlere ve tecavüzlere alışmayacağız”, “Sorumlular bir kereden bir şey olmaz diyenlerdir” sloganlarıyla tepkilerini dile getirdi.</p>
<p><strong>‘SORUMLULARI BİLİYORUZ’</strong></p>
<p>Ses çıkarma eyleminin ardından Mor Dayanışma adına basın açıklamasını okuyan Gamze Özkök, “Çocuklar için harekete geçiyoruz ve çocukları yaşatacağız” diyerek başladığı açıklamaya şöyle devam etti; “Kadın, doğa, çocuk düşmanı politikalarınız can almaya devam ediyor. Yapılan tecavüz ve katliamlar AKP döneminde daha da derinleşen erkek egemenliğinin bir sonucudur. Hayattan koparılan çocukların faillerini ve sorumlularını biliyoruz. Bir kereden bir şey olmaz diyenler, çocuk yaşta evliliği övmek için vaaz verenler, çocuk istismarını ve ölümlerini normalleşmesini salık verenlerdir.”</p>
<p><strong>CİNAYET MEŞRULAŞTIRILMASIN</strong></p>
<p>Çocukların, üzerinde tahakküm kurulabilecek nesneler olarak değil, hak ve özgürlük sahibi bağımsız bireyler olarak kabul edilmesini istediklerini dile getiren Gamze Özkök, konuşmasını şu bilgileri ekleyerek sürdürdü; “İstismar ve şiddet gibi durumlarda çocukların güvenip, başvurabileceği mekanizmalar yaratılmasını, taciz, tecavüz, istismar, kadın ve çocuk cinayetlerinin herhangi bir gerekçeye dayandırılarak meşrulaştırılmasının engellenmesini, güvenli parklar, kreşler ve bakım merkezlerinin oluşturulmasını, ve İstanbul Sözleşmesi’nin etkin bir şekilde uygulanmasını talep ediyoruz.”</p>
<p>Kaynak: <a href="https://www.gazeteduvar.com.tr/gundem/2018/07/04/kadinlardan-cocuk-olumlerine-tepki-eylul-ve-leyla-son-olsun/" target="_blank" rel="noopener">Duvar</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/04/kadinlardan-cocuk-olumlerine-tepki-eylul-ve-leyla-son-olsun/">Kadınlardan Çocuk Ölümlerine Tepki: Eylül ve Leyla Son Olsun</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Kadın Dayanışmasını Yükseltmek İçin Yeryüzü Sofrasına’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/23/kadin-dayanismasini-yukseltmek-icin-yeryuzu-sofrasina/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 May 2017 11:50:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Mor Dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[Kadıköy]]></category>
		<category><![CDATA[Yeryüzü Sofrası]]></category>
		<category><![CDATA[Yoğurtçu Parkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=14943</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mor Dayanışma, kadın dayanışmasını yükseltmek için İstanbul Kadıköy&#8217;de yeryüzü sofrası kuruyor. Mor Dayanışma, 28 Mayıs’ta Kadıköy Yoğurtçu Parkı’nda &#8216;yeryüzü sofrası&#8217;nda buluşuyor. Kadın dayanışmasını yükseltmek için bir araya gelecek olan kadınlar birlikte akşam yemeği yeyip, bolca sohbet edecek. Kadın atölyelerinin de yapılacağı yeryüzü sofrası, 28 Mayıs Pazar 20.00’da Kadıköy Yoğurtçu Parkında kurulacak. Kaynak</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/23/kadin-dayanismasini-yukseltmek-icin-yeryuzu-sofrasina/">‘Kadın Dayanışmasını Yükseltmek İçin Yeryüzü Sofrasına’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mor Dayanışma, kadın dayanışmasını yükseltmek için İstanbul Kadıköy&#8217;de yeryüzü sofrası kuruyor. Mor Dayanışma, 28 Mayıs’ta Kadıköy Yoğurtçu Parkı’nda &#8216;yeryüzü sofrası&#8217;nda buluşuyor. Kadın dayanışmasını yükseltmek için bir araya gelecek olan kadınlar birlikte akşam yemeği yeyip, bolca sohbet edecek. Kadın atölyelerinin de yapılacağı yeryüzü sofrası, 28 Mayıs Pazar 20.00’da Kadıköy Yoğurtçu Parkında kurulacak.</p>
<p><a href="http://gazetekarinca.com/2017/05/kadin-dayanismasini-yukseltmek-icin-yeryuzu-sofrasina/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Kaynak</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/23/kadin-dayanismasini-yukseltmek-icin-yeryuzu-sofrasina/">‘Kadın Dayanışmasını Yükseltmek İçin Yeryüzü Sofrasına’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
