<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>MAZLUMDER arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/stk/mazlumder/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/stk/mazlumder/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 18 Mar 2021 11:38:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>MAZLUMDER arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/stk/mazlumder/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>MAZLUMDER: “Parti Kapatma Davası ve Ömer Gergerlioğlu’nun Vekilliğinin Düşürülmesi Kabul Edilemez”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/18/mazlumder-parti-kapatma-davasi-ve-omer-gergerlioglunun-vekilliginin-dusurulmesi-kabul-edilemez/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Mar 2021 11:38:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[MAZLUMDER]]></category>
		<category><![CDATA[Anayasa Mahkemesi]]></category>
		<category><![CDATA[HDP]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Faruk Gergerlioğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=67253</guid>

					<description><![CDATA[<p>MAZLUMDER (İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği) HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun milletvekilliği düşürülmesi ve Halkların Demokratik Partisi'nin kapatılması talebiyle açılan dava hakkında bir açıklama yayınladı. Açıklamada, sivil siyasi alanın güçlendirilmesinin toplumsal barışa ve bir arada yaşama kültürüne katkı sunacağı hatırlatılarak, siyasi partilerin kapatılması yerine, suç işlediği iddia edilenlerin münferiden ve adil bir şekilde yargılamanın gerektiği ve Gergerlioğlu’nun milletvekilliğinin düşürülmesine izin verilmesinin kabul edilemez olduğu vurgulanıyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/18/mazlumder-parti-kapatma-davasi-ve-omer-gergerlioglunun-vekilliginin-dusurulmesi-kabul-edilemez/">MAZLUMDER: “Parti Kapatma Davası ve Ömer Gergerlioğlu’nun Vekilliğinin Düşürülmesi Kabul Edilemez”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>MAZLUMDER tarafından yapılan <a href="https://mazlumder.org/tr/main/faaliyetler/basin-aciklamalari/1/insan-haklari-eylem-plani-gunlerinde-parti-ka/13965" target="_blank" rel="noopener">“İnsan Hakları Eylem Planı Günlerinde Parti Kapatma Davası Ve Ömer Gergerlioğlu’nun Vekilliğinin Düşürülmesi”</a> başlıklı açıklamada şu ifadelere yer veriliyor:</p>
<p>“İnsan Hakları Eylem Planı&#8217;nın tanıtımının yapıldığı günlerde ortaya çıkan böylesi örnekler, “kâğıt üzerindeki taahhütleri değil gerçek uygulamaları takip edeceğiz” şeklindeki çekinceleri maalesef haklı çıkaracak mahiyettedir.</p>
<p>Geldiğimiz noktada vurgulamak isteriz ki sivil siyaset alanının açık tutulması esastır. Suç ve şiddet içermedikçe ve bunları teşvik etmedikçe, aykırı, hatta şok edici söz ve tutuma sahip partilerin kapatılması hukuksuzdur. Bu hukuksuzluğa göz yummamak seçme seçilme hakkına saygının ve seçmen iradesine temsil hakkı sağlanmasının yegâne garantisidir. Refah Partisi ve ardıllarının kapatılması ve AK Parti’ye karşı girişilen hukuksuz kapatma teşebbüsü süreçlerinde; hukuksuz eylemleri varsa şahısların şahsen yargılanmaları gerektiği, kişilerin beyan ya da eylemleri dolayısıyla milyonlarca insanı ilgilendiren ve parti kurumsal kişiliğinin yok edilmesi anlamına gelecek kapatma yöntemine başvurulmasının hukuksuz olacağı defalarca zikredilmişti.</p>
<p>Yine adil yargılanma ilkeleri açıkça ihlal edilerek, zorlama ve kanuna bile aykırı yorumla cezalandırılan HDP milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun milletvekilliğinin düşürülmesi de bu kapsamda hukuksuz bir girişimdir. Doğası itibariyle ifade özgürlüğünün ve seçme seçilme hakkının yanında durması gereken TBMM’nin geçmişte yaşanan onca tecrübeye rağmen böyle bir sürece izin vermesi de oldukça vahimdir.</p>
<p>MAZLUMDER olarak,</p>
<ul>
<li>Sivil siyasi alanın güçlendirilmesinin toplumsal barışa ve bir arada yaşama kültürüne katkı sunacağını hatırlatarak, siyasi partilerin kapatılması yerine, suç işlediği iddia edilenlerin münferiden ve adil bir şekilde yargılanmalarının gerektiğini,</li>
<li>HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun zorlama ve kanuna dahi aykırı yorumla cezalandırılmasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini, ifade özgürlüğü ve seçme seçilme hakkının yanında durması gereken meclisin Gergerlioğlu’nun milletvekilliğinin düşürülmesine izin vermesinin kabul edilemez olduğunu, en güçlü şekilde vurgularız.”</li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/18/mazlumder-parti-kapatma-davasi-ve-omer-gergerlioglunun-vekilliginin-dusurulmesi-kabul-edilemez/">MAZLUMDER: “Parti Kapatma Davası ve Ömer Gergerlioğlu’nun Vekilliğinin Düşürülmesi Kabul Edilemez”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Kayyum Yasasının’ Sivil Alana Getirdiği Riskler…</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/22/kayyum-yasasinin-sivil-alana-getirdigi-riskler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emine Uçak]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Feb 2021 09:13:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kaos GL]]></category>
		<category><![CDATA[MAZLUMDER]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Af Örgütü Türkiye Şubesi]]></category>
		<category><![CDATA[kaos gl]]></category>
		<category><![CDATA[STGM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=65946</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kamuoyundaki tepkilere rağmen Meclis’te kabul edilen Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine Dair Kanun’da yer alan derneklerle ilgili maddelerin sivil toplumda oluşturacağı riskleri STGM Genel Koordinatörü Tezcan Eralp Alpay, Kaos GL Hukuk Koordinatörü Kerem Dikmen ve MAZLUMDER Genel Sekreteri Kaya Kartal ile konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/22/kayyum-yasasinin-sivil-alana-getirdigi-riskler/">‘Kayyum Yasasının’ Sivil Alana Getirdiği Riskler…</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine Dair yasa, başlığındaki konudan ziyade ağırlıklı olarak 5253 Sayılı Dernekler Kanunu ve 2860 Sayılı Yardım Toplama Kanunu’nda değişiklikleri içeriyordu. Sivil toplumdan yükselen tüm itirazlara rağmen teklif, 26 Aralık tarihinde Meclis’te kabul edilerek yasalaştı ve 31 Aralık 2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlandı. Yasanın uygulama süreciyle ilgili belirsizlikler sürerken, sivil toplumda denetimlerin arttığı da konuşuluyor.</p>
<p>Sivil Toplum Geliştirme Merkezi (STGM) Genel Koordinatörü Tezcan Eralp Alpay, Kaos GL Hukuk Koordinatörü Kerem Dikmen, İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) Genel Sekreteri Kaya Kartal yasanın sivil alana getireceği riskleri ve güncel süreci Sivil Sayfalar için değerlendirdiler.</p>
<blockquote><p>Bu yasa “terörün finansmanı” ile ilgili suçların sınırları konusundaki halihazırdaki müphemliği dernek örgütlenmesi alanına ciddi bir “Demokles kılıcı” olarak taşımasıdır. Bunun ilk somut etkisi, bu suçlardan hüküm giymiş olanların, cezalarını çekmiş ya da affa uğramış olsalar dahi dernek yöneticisi olamayacak olmalarıyla yaşanacaktır.</p></blockquote>
<h5>Sivil Toplumun Karşı Karşıya Kaldığı Risk</h5>
<figure id="attachment_65951" aria-describedby="caption-attachment-65951" style="width: 265px" class="wp-caption alignleft"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-65951" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/IVZzsP2__400x400.jpg" alt="" width="265" height="265" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/IVZzsP2__400x400.jpg 400w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/IVZzsP2__400x400-160x160.jpg 160w" sizes="(max-width: 265px) 100vw, 265px" /><figcaption id="caption-attachment-65951" class="wp-caption-text">MAZLUMDER Genel Sekreteri Kaya Kartal</figcaption></figure>
<p>Yasada dernekler açısından en sıkıntılı maddenin Dernekler Kanunu&#8217;na 30/A maddesi olarak eklenen, 15. Madde olduğuna işaret eden Kaya Kartal, söz konusu maddede yer alan ‘soruşturma’ ibaresinin ‘kovuşturma’ olarak değiştirildiğini ancak bu maddeyle derneği kapatmaya kadar varan bir sürecin açıldığını ifade ediyor. Hakkında kovuşturma açılan kişilerin görev yaptığı organlardan uzaklaştırılabileceğini belirten Kartal, “Maddede devamla bu tedbirin yeterli görülmemesi ve gecikmesinde sakınca bulunması durumunda İçişleri Bakanı&#8217;nın durumu mahkemeye taşımak şartıyla derneği geçici olarak faaliyetten alıkoyabileceği de düzenlenmiştir. Öncelikle buradaki geçicilik vurgusunun bizleri aldatmaması gerektiğini ifade etmek gerekir. Zira Türkiye yargı pratiğinde kovuşturmaların yıllara sari bir şekilde devam ettiği, özellikle gündemi meşgul eden meseleler söz konusu olduğunda İçişleri Bakanı kararlarına mahkemelerin direnebilme kabiliyetleri dikkate alındığında basit bir ithamın, ortada henüz kesin bir mahkeme kararı olmamasına rağmen masumiyet karinesine ve suçun şahsiliği ilkesine aykırı olarak bir derneğin yönetimine hatta varlığına müdahale anlamında bir sürecin önünü açacağı örneklerle karşılaşılabilecektir. Özetle yargılamaların uzunluğu ve niteliği, basit bir gizli tanık beyanı ile bile kişi ve kurumların rahatlıkla soruşturmalara dahil edilebildikleri dikkate alındığında sivil toplumun karşı karşıya bulunduğu risk anlaşılacaktır.” Diye konuştu.</p>
<p>Yasadaki ‘geçici’ ibaresinin göreceliğine katılan STGM Koordinatörü Tezcan Eralp Abay da, “Ülkemizde açılan bu gibi davaların yıllarca sürebildiği düşünüldüğünde “geçici” nitelikteki bu tedbirlerin uzun yıllar sürebilecektir. Bu noktada kamuoyunda belki de en çok tartışılan konulardan birine de değinmek gerekir, bu yasa ile derneklere kayyım atanması mümkün hale getirildi.” Dedi.</p>
<figure id="attachment_65954" aria-describedby="caption-attachment-65954" style="width: 259px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" class="wp-image-65954 " src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/tezcan-eralp-abay.jpg" alt="" width="259" height="256" /><figcaption id="caption-attachment-65954" class="wp-caption-text">STGM Genel Koordinatörü Tezcan Eralp Abay</figcaption></figure>
<p>Yasanın iki açıdan sivil toplum için sorun oluşturacağını belirten Abay, “Birincisi, bu yasa değişikliği idarenin takdir yetkisini ölçüsüzce genişletti. İkinci önemli sorun, bu yasa “terörün finansmanı” ile ilgili suçların sınırları konusundaki halihazırdaki müphemliği dernek örgütlenmesi alanına ciddi bir “Demokles kılıcı” olarak taşımasıdır. Bunun ilk somut etkisi, bu suçlardan hüküm giymiş olanların, cezalarını çekmiş ya da affa uğramış olsalar dahi Dernek yöneticisi olamayacak olmalarıyla yaşanacaktır. Ama daha önemlisi, dernek organlarında görevli olanlar veya ilgili personel bu suçlara yönelik bir kovuşturma başlatılması halinde bu kişiler veya bu kişilerin görev yaptığı organların geçici olarak İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılabilecek. Hatta bunun yeterli olmaması halinde dernek geçici olarak faaliyetten alıkonabilecek. Bu tedbirlerin hepsinin adil yargılanma, savunma hakkı, masumiyet karinesi gibi temel evrensel normlar açısından problemli sonuçlar doğurması muhtemeldir.” Diye konuştu.</p>
<h5>Artan Denetimler ve Oluşturduğu İş Yükü</h5>
<p>Diğer önemli sorunun denetimler olduğunu belirten Abay, “Yasa denetimler için bir risk değerlendirmesi yapılacağını öngörüyor. Ancak bu risk değerlendirmesinin esaslarına ya da riski olarak değerlendirilenlerin bu karara karşı girişebilecekleri çarelere dair hiçbir düzenleme getirmiyor. Bu da risk değerlendirmesi konusunda idareye sınırlandırılmamış bir takdir yetkisi veriyor.” Dedi.</p>
<p>Kaos GL Hukuk Koordinatörü Kerem Dikmen de yasayla denetimlerle ilgili düzenlemelerin sorun oluşturan alan olduğu noktasına katılarak, denetimlerin artmasının ve bu denetimlerin İçişleri veya dernekler denetçisi tarafından değil farklı mesleklerden kişiler tarafından yapılmasının sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerini zorlaştıracağını kaydediyor. Abay’a göre diğer bir sorun ise, yardım toplama kanununda yapılan değişiklik… Yeni yasa ile “Yurt içine ve yurt dışına yapılacak yardımlar”ın düzenlemesi için bir yönetmelik çıkarılması öngörüldüğünü belirten Abay, “Bu noktada şunun altını çizmek gerekir: Osmanlı’dan bugüne yardımlarla ilgili yapılan bütün düzenlemeler yardım “toplama” faaliyetini kapsarken, ilk kez “yardım yapma” faaliyeti de sınırlandırılmış oldu. “ dedi.</p>
<blockquote><p>Yasa bırakın muhataplarının dinlenilmesini meclise sunulduktan çok kısa bir süre sonra kanunlaşarak yürürlüğe girmiştir.</p></blockquote>
<h5><strong>Yasa Süreci ve Sonrası Kapsayıcılıktan Uzak</strong></h5>
<p>STK temsilcileri, İçişleri Bakanlığı’nın yasanın kabul edilmesinin ardından yayınladığı  bilgi notunun tatmin edici olmadığı noktasında ortaklaşıyor. Toplumsal etkisi anlamında ciddi bir kitleyi ilgilendiren, yasanın hiçbir toplumsal tartışma yapılmadan, asıl muhatabı olan sivil toplum kuruluşlarıyla müzakere edilmeden Meclis’e getirilmesinin başlı başına bir sorun olduğunu vurgulayan Kaya Kartal, “Yasa yapım süreçlerine konunun muhataplarının dahil edilmesi, farklı gözlerin ve pratiklerin yasa tekliflerine dair çekincelerini dile getirilmesi ve bu çekincelerin dikkate alınması bu anlamda önemlidir. Bu yasa bırakın muhataplarının dinlenilmesini meclise sunulduktan çok kısa bir süre sonra kanunlaşarak yürürlüğe girmiştir.” Diyor. Tezcan Eralp Abay da bilgi notunun yasanın oluşturacağı sorunları  aydınlatmaktan çok kanunun gerekçesinde yer alan önermeleri tekrarladığını belirterek, “Yurt dışına yapılacak yardımlara ilişkin bir sınırlandırma getirilmediği üzerinde durulurken, kanunun bir yönetmelikle düzenleneceği dışında başka hiçbir hüküm taşımadığı göz ardı ediliyor. Yönetmelik henüz yayınlanmadığına göre, bilgi notundaki bilgilerin bir dayanağı bulunmuyor. Öte yandan, kanun yurt içine yapılacak yardımların düzenleneceğini öngörmüşken bilgi notu bunu da görmezden geliyor.  Dernekler Kanunu’nda yapılan değişiklere dair verilen bilgiler de getirilen yenilikleri ele almaktan ziyade, bunların gerekliliğini ispat etmeye yönelik kısmi bilgilerden oluşuyor.” Dedi.</p>
<blockquote><p>Denetlenecek derneklerin ve denetim süreçlerinin hangi ölçütlere göre yapıldığının bilinememesinin sivil toplumda ciddi bir endişe yarattığını gözlemleyebiliyoruz.</p></blockquote>
<h5>Tehdit Tüm Derneklere Yönelik</h5>
<p>Yasanın Türkiye’de faaliyet gösteren tüm dernekler için aynı sıkıntıları oluşturacağını kaydeden Kerem Dikmen, “Yasanın uygulamasında bir istisna hükmü yok. Türkiye’de tescilli 100 binin üzerinde dernek var, aslında hepsi aynı tehditle karşı karşıya. Yöre derneğinden okul mezunu derneğe kadar. STK&#8217;lar arası koordinasyon önemli, federasyon gibi üst kuruluşları çoğaltmak önemli.” Dedi.  Kaya Kartal da bu süreçte derneklerin yasanın muhtemel etkileri konusunda değerlendirme yapması gerekliliğine işaret ederek, “Türkiye’de çok farklı alanlarda örgütlenmiş, aynı alanda olsa bile çok farklı usullerde çalışmalar yapan kuruluşlar bulunmaktadır. Başta bir şekilde yardım toplayan ve dağıtan kuruluşlar olmak üzere her kuruluşun gerekirse hukuki ve mali uzman desteği de alarak, çalışma şeklini ve faaliyetlerini masaya yatırıp yasanın muhtemel etkileri anlamında bir değerlendirme yapması gerektiği kanaatindeyim. Her STK’nın kendi özelinde dikkat etmesi gereken meseleler olacaktır. Özellikle yurtdışı yardım faaliyeti yürüten ya da yurt dışı kaynakları bulunan kuruluşların ekstra hassasiyet göstermesi gerekmektedir.” Dedi. Kamuoyunun kanun ve riskleri ile ilgili bilgilendirilmesinin önemine işaret eden Tezcan Eralp Abay, “Kanun idare için geniş bir takdir yetkisi alanı yaratmış olduğu için idarenin uygulamalarının izlenmesi ve raporlanması önem taşıyor. Öte yandan sivil toplum örgütlerinin şeffaflık ve hesap verebilirlikleri konusunda kendi iç hukuklarına dayanmaları gerektiğini hatırlamak yararlı olabilir. Derneklerde iç denetim esastır ve bu aslında yönetimlerin kamu idaresinden önce kendi üyelerine karşı sorumluluklarına işaret eder.” Dedi.</p>
<figure id="attachment_62624" aria-describedby="caption-attachment-62624" style="width: 360px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" class="wp-image-62624" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/kaos-gl-kerem-dikmen.jpg" alt="kerem dikmen" width="360" height="346" /><figcaption id="caption-attachment-62624" class="wp-caption-text">Kaos GL Hukuk Koordinatörü Kerem Dikmen</figcaption></figure>
<h5><strong>Denetimler Neyin Habercisi?</strong></h5>
<p>Sivil toplumda denetimlerin arttığıyla ilgili haberleri de değerlendiren Tezcan Eralp Abay, “Kanun yapılacak yardımları bir yönetmelikle düzenlemesini öngörüyor ve yönetmelik henüz yayınlanmadı. İçişleri Bakanlığı bu yönetmelik yayınlanana kadar geçen süre içinde, bildirimleri bir dilekçeyle kabul ediyor. Ancak bu da geçici bir tedbir elbette ve ne kadar yaygın olarak uygulandığını bilemiyoruz. Öte yandan devam edegelen denetim uygulamalarının çoğu da genel amaçlı denetimler olarak gerçekleştirildiğini biliyoruz. Ancak bu konuyla ilgili Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nden henüz bir açıklama yapılmadığı için daha kapsamlı bir değerlendirme yapamıyoruz. Denetlenecek derneklerin ve denetim süreçlerinin hangi ölçütlere göre yapıldığının bilinememesinin sivil toplumda ciddi bir endişe yarattığını gözlemleyebiliyoruz” dedi. Kerem Dikmen denetimlerin yasayla ilgili olup olmadığı noktasında biraz daha izlemek gerektiğini belirtirken, denetimlerin yoğunlaşmasının STK&#8217;lar asıl faaliyetlerini bırakıp, evrak yetiştirmek zorunda kalmalarıyla sonuçlandığını kaydediyor. Kaya Kartal, yasanın getirdiği yükümlülükler bağlamında çoğunlukla yardım toplama ve dağıtma faaliyeti yürüten kuruluşlardan çeşitli taleplerle karşılaştıklarını, yönetmeliklerle birlikte yasanın tesirinin sivil toplumda hızla artacağını ifade ediyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/22/kayyum-yasasinin-sivil-alana-getirdigi-riskler/">‘Kayyum Yasasının’ Sivil Alana Getirdiği Riskler…</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Birlikte Yaşama ve Mülteciler Paneli</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/19/birlikte-yasama-ve-multeciler-paneli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Feb 2020 08:33:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[MAZLUMDER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=47985</guid>

					<description><![CDATA[<p>MAZLUMDER kamuoyunda mültecilerin sıkıntılarına dönük farkındalık oluşturmak amacıyla 7 Mart'ta bir panel düzenliyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/19/birlikte-yasama-ve-multeciler-paneli/">Birlikte Yaşama ve Mülteciler Paneli</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span class="text_exposed_show">Düzenlenen panelde alanında uzman kişilerin değerlendirmeleri ve tecrübeleri ile “birlikte yaşama” kültürüne katkı sunmak hedefleniyor.</p>
<p>Panelin tarih, yer ve program bilgileri şöyle:</p>
<p>Tarih: 7 MART 2020<br />
Saat: 14:00 – 18:30<br />
Yer: Üsküdar Bağlarbaşı Kültür Merkezi</p>
<p><strong>Program</strong></p>
<p>14:00 – 14:15: Açılış<br />
Açılış konuşması: Ramazan BEYHAN (MAZLUMDER Genel Başkanı)</p>
<p>14:15 – 16:00: 1. OTURUM<br />
Moderatör Mehmet Yaşar SOYALAN (Araştırmacı Yazar, MAZLUMDER GYK Üyesi)</p>
<p>14.15 &#8211; 14:45<br />
Türkiye’de Mülteciler ve Mevcut Durumun Analizi<br />
Av. Halim YILMAZ (Mazlumder Üyesi ve Eski Genel Başkan Yard.)</p>
<p>14:45 – 15:15<br />
Bir Suriyeli Mülteci Olarak Türkiye’de Birlikte Yaşama Deneyimi / تجربة لاجئ سوري في التعايش المشترك بتركيا<br />
Maher AL HARİRİ (İstanbul 29 Mayıs Üniv. Arapça Bölümü Öğrt. Görv.)</p>
<p>15: 15 – 15:45<br />
Irkçılık, Milliyetçilik ve ‘Ne Mutlu Türk’üm’ diyemeyenler<br />
Roni MARGULİES (Gazeteci, Yazar)</p>
<p>15:45 – 16:00<br />
Soru Cevap ve Değerlendirme.</p>
<p>ARA 16:00 – 16:30</p>
<p>16:30 – 18:30: 2. OTURUM:<br />
Moderatör Prof. Dr. Ramazan YELKEN (Ankara Yıldırım Beyazıt Üniv. Sosyoloji Bölümü, Mazlumder GYK Üyesi)</p>
<p>16:30 – 17:00<br />
Travmatik Toplum, Yabancı Korkusu ve Mültecilik<br />
Prof Dr. Ferhat KENTEL (İstanbul Şehir Üniv. Sosyoloji Bölümü)</p>
<p>17:00 – 17:30<br />
Ekonomiden Çoğulculuğa Göçle Birlikte Doğan İmkan ve Fırsatlar<br />
Prof. Dr. Ömer ÇAHA (İstanbul Sebahattin Zaim Üniversitesi Siyaset Bil. Ve Uluslararası İlişkiler Bölümü)</p>
<p>17:30 – 18:00<br />
Göçmenlerle Birlikte Yaşama ve Toplumsal Tutumlar<br />
Prof. Dr. Yusuf ADIGÜZEL (İstanbul Üniv. Sosyoloji Bölümü)</p>
<p>18:00 – 18:15<br />
Soru cevap ve değerlendirme</p>
<p>18.15-18.30: KAPANIŞ<br />
Prof. Dr. Ramazan YELKEN (Panel Genel Değerlendirme)</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/19/birlikte-yasama-ve-multeciler-paneli/">Birlikte Yaşama ve Mülteciler Paneli</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilim Ve Sanat Vakfı’na Kayyum Atanması Tepkiyle Karşılandı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/22/bilim-ve-sanat-vakfina-kayyum-atanmasi-tepkiyle-karsilandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jan 2020 09:14:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim Ve Sanat Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İlke Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[MAZLUMDER]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim ve Sanat Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İNİSİYATİFİ]]></category>
		<category><![CDATA[İlke İlim Kültür Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Vakıflar Genel Müdürlüğü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=47183</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Bilim ve Sanat Vakfı’nın yönetimine yapılan atamalar tepkiyle karşılandı. Bilim ve Sanat Vakfı Mütevelli Heyeti adına Mustafa Özel’in yaptığı açıklamada karar ‘keyfi’ olarak değerlendirilirken, birçok sivil toplum kuruluşu da uygulamanın 'haksız' ve 'kabul edilemez' olduğunu dile getirdi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/22/bilim-ve-sanat-vakfina-kayyum-atanmasi-tepkiyle-karsilandi/">Bilim Ve Sanat Vakfı’na Kayyum Atanması Tepkiyle Karşılandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden dün gece yapılan açıklamada, Şehir Üniversitesi’nin YÖK tarafından Marmara Üniversitesi’ne devredildiği hatırlatılarak, Bilim ve Sanat Vakfı’nın yönetimine yapılan atamanın yasal prosedür olduğu belirtildi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-47188 size-boldthemes_small" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/20200122-bu-bir-kayyum-atamasi-degil-bisavin-tuzel-kisiliginin-korunmasi-205817-dc55ca5a227d3b0e03f1-320x172.jpg" alt="" width="320" height="172" />Bilim ve Sanat Vakfı Mütevelli Heyeti adına Mustafa Özel adına yapılan açıklamada ise, yapılan atamanın Şehir Üniversitesi’ne yönelik haksız uygulamanın devamı olduğu ifade edilerek, “Kırk yıldır ülkemizin eğitim ve kültür hayatına hizmet etmekte olan vakfımıza böyle bir muamelenin reva görülmesi hiçbir şekilde hakka ve adalete uygun değildir. Bu keyfi tutum yüzlerce yıllık vakıf geleneğimizde büyük bir tahribata yol açabilecek vahim bir adım; sadece Bilim ve Sanat Vakfı’nı değil ülkemizdeki bütün vakıfları ilgilendiren tehlikeli bir girişimdir. “ uyarısında bulunuldu.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-47194 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/b.png" alt="" width="313" height="202" />İlke İlim ve Kültür Derneği de yaptığı açıklamada kararın kabul edilemez olduğunu savunarak, “Bilim ve Sanat Vakfı&#8217;na kayyum atanması kabul edilemez. Bu hususta kamuoyunu ikna edici bir açıklama yapılmalıdır. Yöneticilerin açık bir suistimali söz konusu değilse vakıflar dokunulmazdır. Bu yolu açmanın vebali büyüktür ve güven kaybının sonuçları ülkemiz için vahim olur.” Denildi. İlmi Etüdler Derneği de kararın, ‘endişe verici’ olduğunu dile getirerek, “Politik olanın üstünde bir duyarlılıkla, vakıf kurumunu ve ilmi üretim mecralarının bağımsızlığını korumak gerekir. Karar alıcıları bunun vebali ve vakıflarla ilgili doğuracağı ileri sonuçlar hususunda muhasebeye davet ediyoruz.” çağrısında bulundu.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-47185 size-boldthemes_small" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/hak-320x121.png" alt="" width="320" height="121" />Hak İnisiyatifi kararı kınayarak, “Hiçbir farklılığa tahammül edemeyen, hukuk dahil her şeyi aletselleştiren baskıcı anlayışın yansımasıdır. Bu vahim karardan acilen geri dönülmesini istiyoruz.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-47184 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/mazlumder.png" alt="" width="289" height="217" /></p>
<p>MAZLUMDER ise yaptığı açıklamada, “Üniversiteyi gerekçe göstererek Bilim ve Sanat Vakfı gibi köklü vakıflara yaptırım uygulanması, vakıf kültürünü derinden zedeleyecek ve tamamen yok edecek bir geleneğin başlangıcıdır. Gönüllülüğün esas olduğu vakıf kültüründe isimler de mekanlar da geçicidir. Bilim ve Sanat Vakfı’nı kuranlar elbette çalışmalarına başka bir isim ve mekânda devam edebilirler, ancak vakıflara siyasi saiklerle yaptırım uygulanması yüzlerce yıllık vakıf kültürünü ve vakfetme düşüncesini zedeleyecek bir uygulama olup asırlara meydan okumuş vakıf kültürünün tehlikede olduğunun işaretidir.” diyerek, tüm toplumsal kesimleri ‘bu yanlışa karşı’ durmaya çağırdı.</p>
<p>İnsan ve Medeniyet Hareketi YİK Başkanı Kemal Özden de açıklamasında, siyasi olarak yaşanan rekabetin binlerce insanı ve kurumu tedirgin ettiğini belirterek, &#8220;Yaşananların vakıf kültürümüze ve geleneğimize büyük bir zarar vereceği aşikârdır. Bir akıl tutulması olarak gördüğümüz bu süreç devam ettirilmemelidir. Ezcümle, bugün şahıslarımızın ve kurumlarımızın kuruluş gayelerine uygun olarak ortaya koyduğu fedakârane çalışmaların bu şekilde sekteye uğratılması birbirimize karşı duyduğumuz güveni sarsmaktadır. Bize göre bir an önce bu vahim hatadan dönülmeli ve vakıf, sahiplerine itibarlarıyla birlikte iade edilmelidir.&#8221; dedi.</p>
<p>İHH, ÖNDER, Çocuk Vakfı, Aksa Eğitim ve Dayanışma Vakfı, Özgürder, Medeniyet Vakfı, Umran Hareketi, İstikamet Vakfı, Yedi Hilal Derneği, Siyer Vakfı, Hukukçular Derneği, Akabe Vakfı ve İGİAD, Boğaziçi Yöneticileri Vakfı  da açıklama yaparak, karara tepki gösterdi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/22/bilim-ve-sanat-vakfina-kayyum-atanmasi-tepkiyle-karsilandi/">Bilim Ve Sanat Vakfı’na Kayyum Atanması Tepkiyle Karşılandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MAZLUMDER:&#8221;Güvenlik Soruşturması Düzenlemesi Kaygı Verici!&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/20/mazlumderguvenlik-sorusturmasi-duzenlemesi-kaygi-verici/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Dec 2019 20:48:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[MAZLUMDER]]></category>
		<category><![CDATA[Güvenlik Soruşturması Yasa Tasarısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=46066</guid>

					<description><![CDATA[<p>MAZLUMDER, düzenlediği basın toplantısında Anayasa Mahkemesinin “Güvenlik Soruşturması” hakkındaki iptal kararından sonra, aynı hususta hazırlanan yasa teklifinin Meclis gündemine getirileceğini belirterek, bu düzenlemeyi kaygı verici olarak bulduklarını bildirdi. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/20/mazlumderguvenlik-sorusturmasi-duzenlemesi-kaygi-verici/">MAZLUMDER:&#8221;Güvenlik Soruşturması Düzenlemesi Kaygı Verici!&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-13559 alignleft" src="https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2017/04/mazlumder-1-640x306.jpg" alt="" width="297" height="142" />Mazlumder Genel Başkanı Ramazan Beyhan, Genel Merkez&#8217;de düzenlediği basın toplantısında açıklamasına, &#8220;Bilindiği üzere OHAL kapsamında çıkarılan 676 sayılı KHK ile devlet memurluğuna girişte güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılması zorunluluğu getirilmişti. Bu düzenlemeyle devlet memurluğu için ilgili maddedeki şartlar yanında sınav ve mülakatlarda başarılı olmak yetmemekte, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasından da başarıyla geçmek gerekmekteydi.&#8221; şeklinde başladı.</p>
<p>Açıklamada, düzenlemenin iptal edilip yeni teklifle memur alımlarının tamamına devletin güvenliği açısından kritik olan gizlilik dereceli kurumlara alımları düzenleyen 4045 sayılı kanun kapsamında güvenlik soruşturması/arşiv araştırması şartının getirilmesine, mevzuat değişikliği sonrası mağdur olduğunu iddia eden kişilerce açılmış davaların 6 ay süreyle durdurularak yeniden güvenlik soruşturması yapılmasına, 4045 sayılı kanun kapsamında &#8220;Değerlendirme Komisyonu&#8221; kurularak ve çalışma usulleri ile güvenlik soruşturmasındaki kıstaslara ilişkin düzenlemeler içerdiğine vurgu yapıldı.</p>
<p>Beyhan açıklamasına şöyle devam etti: &#8221;Belirtmek gerekir ki devlet memurluğuna alımlarda idarenin; yasal, meşru ve objektif kıstaslara dayanması yerinde bir uygulamadır. Ancak sübjektif kıstaslar, duyuma/tahmine dayanan tespitler ya da asıl kişi dışında akrabalara ilişkin şahsilik ilkesiyle bağdaşmayacak veriler üzerinden “güvenlik soruşturması/arşiv araştırması” yapılarak kişilerin hayatlarına müdahale edilmesi meşru değildir.&#8221;</p>
<p>Meclis gündemine gelmesi beklenen bahse konu güvenlik soruşturması düzenlemesinde:</p>
<ul>
<li>Sübjektif kıstaslar yerine, hukuki, meşru ve objektif kıstasların tesis edilmesi</li>
<li>Suç ve cezanın şahsiliği ilkesinin her koşulda korunması gerektiği</li>
</ul>
<p>ifade edildi.</p>
<p>Basın açıklamasının tamamına <a href="http://www.mazlumder.org/tr/main/faaliyetler/basin-aciklamalari/1/guvenlik-sorusturmasi-duzenlemesi-kaygi-veric/13710">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/20/mazlumderguvenlik-sorusturmasi-duzenlemesi-kaygi-verici/">MAZLUMDER:&#8221;Güvenlik Soruşturması Düzenlemesi Kaygı Verici!&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MAZLUMDER, Vedat Ekinci&#8217;nin Öldürülmesiyle İlgili Etkin Soruşturma İstedi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/05/mazlumder-vedat-ekincinin-oldurulmesiyle-ilgili-etkin-sorusturma-istedi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Aug 2019 09:17:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[MAZLUMDER]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Vedat Ekinci]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=41269</guid>

					<description><![CDATA[<p>MAZLUMDER'den yapılan açıklamada, Hakkari Derecik'te Vedat Ekinci'nin öldürülmesiyle ilgili olayın etkin bir soruşturma yapılması ve faillerin açığa çıkarılması istendi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/05/mazlumder-vedat-ekincinin-oldurulmesiyle-ilgili-etkin-sorusturma-istedi/">MAZLUMDER, Vedat Ekinci&#8217;nin Öldürülmesiyle İlgili Etkin Soruşturma İstedi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği&#8217;nden (MAZLUMDER) yapılan yazılı açıklamada, Hakkâri’nin Derecik ilçesine bağlı Samanlı Köyü Çemekurk mevkiinde 1 Ağustos&#8217;ta meydana gelen vakada, Vedat Ekinci&#8217;nin (14) ateşli silahla öldürüldüğü, Burhan Ekinci&#8217;nin (19) ise ayağından yaralandığı belirtildi.  Hakkari Valiliği&#8217;nin konuyla ilgili olarak, dur ihtarına uymayan şahısların uyarı ateşi sonrasında, bölgenin engebeli ve kayalık olması sebebiyle seken kurşunla yaralandığı şeklinde bilgilendirmede bulunduğu belirtilen açıklamada, &#8220;Olayın yaşandığı köydeki yerel kaynaklarımızın iddialarına göre ise, Kuzey Irak-Kürdistan bölgesinden gıda yardımını almak için sınırın geçildiği, sınırı geçtikten sonra askerle tartışıldığı, kovalamaca yaşandığı, 14 yaşındaki Vedat Ekinci’nin uzak olmayan bir mesafeden sırtından vurulduğu, diğerlerinin ise darp edildiği ifade edilmiştir. Olay yerine ait maktul Vedat Ekinci’nin yaralı halde iken bir askerin kendisine tıbbi müdahale eden aşamadaki sosyal medyaya yansıyan video görüntülerinden ise bir grup askerin ateşli yaralamadan sonra tıbbi yardım ve sevk işlemi için gayret ederek ilk yardımda bulunduğu görülmüştür.&#8221; denildi.</p>
<p>Olayla ilgili kasıt veya kusuru bulunan askerlerin etkin bir soruşturma ile açığa çıkarılarak yargılanmaları istenen açıklamada şu taleplere de yer verildi: &#8220;Ateş açtığı söylenen ilk asker gurubunun, ateşli silahla ağır şekilde yaralanan sivilin ambulans veya araçla sevki için gerekli çalışmaları acilen yapıp yapmadıklarının tespitini, Burhan Ekinci isimli sivilin ateşli silahla değil, silah dipçiğiyle vurularak ayağının kırıldığı iddiasının aydınlatılmasını, söz konusu soruşturma işleminin olaya karışan kolluk mensuplarının dışındaki kişilerce yapılması ile delillerin derhal toplanması ve kaybolmadan tespiti için mahallinde keşif yapılmasını, soruşturmanın selameti için olaya karışan personelin açığa alınıp haklarında yasal sürecin başlatılmasını talep ederiz.&#8221;</p>
<p>Açıklamanın tamamı için <a href="http://www.mazlumder.org/tr/main/faaliyetler/basin-aciklamalari/1/hakkari-derecikteki-olay-etkin-bir-sekilde-so/13611" target="_blank" rel="noopener">tıklayınız.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/05/mazlumder-vedat-ekincinin-oldurulmesiyle-ilgili-etkin-sorusturma-istedi/">MAZLUMDER, Vedat Ekinci&#8217;nin Öldürülmesiyle İlgili Etkin Soruşturma İstedi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İhvan Üyesi Abdulhafiz Hüseyin’in Geri Gönderilmesine Tepkiler Sürüyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/06/ihvan-uyesi-abdulhafiz-huseyinin-geri-gonderilmesine-tepkiler-suruyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Feb 2019 22:57:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[MAZLUMDER]]></category>
		<category><![CDATA[Abdülhafız Hüseyin]]></category>
		<category><![CDATA[İhvan]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Mülteci Hakları Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=34922</guid>

					<description><![CDATA[<p>Somali’den Türkiye’ye giriş yaparken göz altına alınan İhvan Üyesi Abdulhafiz Hüseyin’in idam cezasıyla yargılandığı Mısır’a geri gönderilmesine tepkiler sürüyor. MAZLUMDER ve Özgür-Der’in ‘zulüm’ olarak nitelediği olayla ilgili değerlendirmelerde bulunan Uluslararası Mülteci Hakları Derneği Başkanı Uğur Yıldırım, “Hukuki anlamda böyle bir geri gönderme yapanlar aslında hem kanunları hem de uluslararası sözleşmeleri çiğnemiştir. “ dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/06/ihvan-uyesi-abdulhafiz-huseyinin-geri-gonderilmesine-tepkiler-suruyor/">İhvan Üyesi Abdulhafiz Hüseyin’in Geri Gönderilmesine Tepkiler Sürüyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Abdülhafiz Hüseyin’in, Somali Mogadişu Havalimanı’ndan İstanbul Atatürk Havalimanı&#8217;na geldiği sırada göz altına alındıktan sonra THY uçağıyla Mısır’a geri gönderilmesi kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor. İstanbul Valiliği, geri gönderme işlemiyle ilgili 8 polisin açığa alındığını ve konuyla ilgili soruşturma başlatıldığını duyururken; insan hakları kuruluşları da basın açıklamalarıyla tepkilerini dile getiriyorlar. MAZLUMDER’den yapılan açıklamada, mazlumun zalime teslim edilmesinin zulüm olduğu vurgulanarak, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 4. Maddesi hatırlatıldı. Hüseyin’in geri gönderilmesinin açık bir hukuksuzluk olduğu belirtilen açıklamada, “Sorumlular hakkında gerekli işlemler yapılmalı, herhangi bir menfaat temini ya da başka kirli ilişkilerin bulunup bulunmadığı ortaya çıkarılmalıdır. Masum bir insanın ölüme gönderilmesi büyük bir insanlık suçudur. MAZLUMDER olarak konunun takipçisi olacağımızı vurgularız.” denildi.</p>
<p>Özgür Der Başkanı Rıdvan Kaya da açıklamasında, “Başta İçişleri Bakanlığı olmak üzere, yetkililerin konuyla ilgili kamuoyunu bilgilendirme zorunluluğu olduğunu hatırlatıyor; Mısırlı kardeşimiz Muhammed Abdulhafız Hüseyin’in Türkiye’de maruz kaldığı zulmün üzerinin kapatılıp, geçiştirilmemesini; bu insanlık dışı muamelenin sorumlularından mutlaka hesap sorulmasını talep ediyoruz.” Dedi.</p>
<p>Doğru Haber’e konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Uluslararası Mülteci Hakları Derneği Başkanı Uğur Yıldırım, geri göndermeyle hem kanunların hem de uluslararası sözleşmelerin çiğnendiğini belirterek, “Çok ciddi bir soruşturma yapılması gerekiyor. Bu kararı alan ve süreç içerisinde payı olanların özellikle tektik edilmesi gerekiyor. Bunun haricinde bu tip olayların olmaması için hava alanlarındaki serbest bölgelere avukatların ve sivil toplum kuruluşu yetkililerinin alınmasında kolaylıklar sağlanması gerekiyor. Bu alanda boşluk ve keyfiyet oluşuyor. Sistemin daha şeffaflaştırılmasına yönelik adımların atılması lazım. Aynı zamanda mevcut olayların üzerine gidilerek bir daha böyle acı olayların yaşanmasının önüne geçilmesi gerekiyor.” Dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/06/ihvan-uyesi-abdulhafiz-huseyinin-geri-gonderilmesine-tepkiler-suruyor/">İhvan Üyesi Abdulhafiz Hüseyin’in Geri Gönderilmesine Tepkiler Sürüyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sen İmkânsızsın, Sensizlik İmkânsız: Acıları Ortaklaştırmak</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/21/sen-imkansizsin-sensizlik-imkansiz-acilari-ortaklastirmak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal Aktaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 May 2017 11:30:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etnik Kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İHD]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[MAZLUMDER]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu’nun Sürgünleri]]></category>
		<category><![CDATA[Çerkes]]></category>
		<category><![CDATA[Çerkes Sürgün ve Soykırımı’nın 153. yılı]]></category>
		<category><![CDATA[Çetin Yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[Ferhat Kentel]]></category>
		<category><![CDATA[hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[Hayal Etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[soykırım]]></category>
		<category><![CDATA[sürgün]]></category>
		<category><![CDATA[Ufuk Uras]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=14855</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayal Etkinlik&#8217;in &#8216;Çerkes Sürgün ve Soykırımı’nın 153. yılı&#8217; vesilesiyle düzenlediği etkinlik tüm soykırım/sürgün mağdurlarının acılarının tanınması için bir çeşit çağrı niteliğinde; bir ihtimal daha var, o da sükûtun sessizliğine artık bir son vermek. Cem Yıldız’ın “İmkansız Aşk” adlı şarkısının sözleriydi üstteki başlığın ilk kısmı. Adı üzerinde imkansız aşkı anlatıyordu. Hayal Etkinlik’in düzenlediği “Çerkes Sürgün ve Soykırımı’nın [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/21/sen-imkansizsin-sensizlik-imkansiz-acilari-ortaklastirmak/">Sen İmkânsızsın, Sensizlik İmkânsız: Acıları Ortaklaştırmak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hayal Etkinlik&#8217;in &#8216;Çerkes Sürgün ve Soykırımı’nın 153. yılı&#8217; vesilesiyle düzenlediği etkinlik tüm soykırım/sürgün mağdurlarının acılarının tanınması için bir çeşit çağrı niteliğinde; bir ihtimal daha var, o da sükûtun sessizliğine artık bir son vermek.</strong><span id="more-14855"></span></p>
<p>Cem Yıldız’ın “İmkansız Aşk” adlı şarkısının sözleriydi üstteki başlığın ilk kısmı. Adı üzerinde imkansız aşkı anlatıyordu. Hayal Etkinlik’in düzenlediği “<a href="https://www.sivilsayfalar.org/cerkes-surgununun-153-yilinda-anadolunun-surgunleri/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Çerkes Sürgün ve Soykırımı’nın 153. yılı</a>” başlıklı etkinlik, edindiğim izlenimler  ve yaptığım mülakatlar tam da bu başlığa uygun düşüyordu. Zira Türkiye toplumu devletiyle beraber hala geçmişiyle yüzleşmiş değil ve geçmişle yüzleşmedeki bu imkansızlık, aslında yarını inşaa etmeyi de imkansız kılıyor. Üstelik toplumda da  hafızalar arasında öncelikler, hiyerarşiler, “ama ve nedenler” oluşmuş durumda. Başka bir dille söylersek herkes kendi acısına ağıt yakıyor ya da kendi acısını tanınır kılmak istiyor. Zaten Hayal Etkinlik’in kurucusu Kelemet Çiğdem’in de açılış konuşmasında dile getirdiği gibi “Bu topraklar fazla acı biriktiren topraklar. Ne yazık ki, bu acıların yarattığı çok ciddi hatıralar da var hafızalarda. Artık biz bu acıları kendi içimizde cemaatleşerek yaşamayalım ve hep beraber paylaşarak acımızı iyileştirelim.”</p>
<p>Cezayir Toplantı Salonu’nda düzenlenen etkinlikte “soykırım/sürgün” temalı birçok sanat eseri mevcut. Eserler özel olarak Çerkes Soykırımı’ndan çok, üstbaşlık olarak soykırım temasına odaklanmış. Duvara yansıtılan projeksiyonda ise her ne kadar sürgündeki Çerkes ailelere ait fotoğraflar gösterilse de, fon müziğinde sürgün/soykırıma uğramış farklı halklara ait kendi dillerindeki ezgiler duyulabiliyor.</p>
<figure id="attachment_14857" aria-describedby="caption-attachment-14857" style="width: 351px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-14857" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/IMG_4447.jpg" alt="" width="351" height="263" /><figcaption id="caption-attachment-14857" class="wp-caption-text">Hayal Etkinlik’in kurucusu Kelemet Çiğdem Türk</figcaption></figure>
<p>Organizasyonu düzenleyen Hayal Etkinlik’in kurucusu Kelemet Çiğdem’le başlıyoruz ilk olarak etkinlik hakkında konuşmaya. Çiğdem, Kafkasya’dan sürülmüş bir Çerkes kızı olarak bir sorumluluk hissettiği için böylesi bir etkinliğe imza attığını söylüyor sözlerinin başında. Etkinliğin hedefini ise “Bu topraklar çok ciddi sürgün ve soykırımları taşıyan topraklar. Dolayısıyla bizim artık bunları kendi içimizde değil de, ‘diğerleriyle, ötekilerle’ konuşmamızın vakti çoktan geldi” diyerek belirtiyor. Türkiye’yi oluşturan halkların çoğunun sürgüne maruz kaldığını hatırlatarak, halklar arasındaki iletişimsizliğin nedenini soruyoruz. Çiğdem “Ben bunu  konuşmamaya bağlıyorum. Kendi korkularımız var ve o korkularımızın içine hapsolmuşuz. Çok ciddi kalıplar var ne yazık ki ve  o kalıpları aşmakta zorlanıyoruz. O kalıpları bir araya gelip konuşarak aşacağımızı düşünüyorum. Aslında bir yandan şunun da çok farkındayız; gündelik hayatta sanki hiç sorun yokmuş gibi davranıyoruz fakat ufak bir kıvılcım olduğunda ciddi sorunlar yaşayan insanlar gibi davranıyoruz. Bunu aşmanın yolu bence bir araya gelip konuşmak. Ağır ama benzer hafızalar taşıyan insanların birbirini duymalarını ve iyileşebilmelerini dilemiştik Hayal Etkinlik olarak. Ve bugün bu salonda çok çeşit insan var olduğunu görüyorum” şeklinde cevaplıyor.</p>
<p><strong>“Soykırımlarda ‘benimki’ yoktur”</strong></p>
<figure id="attachment_14861" aria-describedby="caption-attachment-14861" style="width: 288px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-14861" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/IMG_4451.jpg" alt="" width="288" height="216" /><figcaption id="caption-attachment-14861" class="wp-caption-text">Sanatçı Çetin Yılmaz</figcaption></figure>
<p>Etkinlikte eserleri yer alan Çetin Yılmaz’la da konuşuyoruz. Yılmaz, Çerkeslerin Kaberdey boyundan. Eserlerinin nasıl ortaya çıktığını sorduğumuzda “Soykırım, sürgün benim bir parçam” ifadelerini kullanarak &#8216;geçmişime yolculuğumun sonucunda çıkan işler bunların hepsi&#8217; diyor. Yılmaz’a eserlerinde neden sadece Çerkes soykırımına değil de ana tema olarak soykırım üzerine yoğunlaştığını sorduğumuzda ise “Bana sorarsanız dünyanın en büyük trajedisi Çerkes soykırımıdır. Ama bir Yahudiye sorarsanız Hitler’in yaptığı Yahudi soykırımı diyecektir. Ya da bir Kürt vatandaşa sorarsanız en büyük acıyı Saddam yaşatmıştır onlara. O yüzden herkesin acısı ve soykırımı büyüktür. ‘Benimki’ diye bir şey yok, olmamalıdır. Ben de, bir sanatçı olarak ne benim düşüncemde ne de işlerimde sınırlar olmamalı, bütün dünyaya hitap edebilmeli diye düşündüm. O yüzden sadece tek bir kitleyi, ırkı ya da milleti, yani Çerkesleri konu olan bir şey değil, daha genel bir söylemde bulunmak istedim acılar ve soykırım üzerine ve o şekilde çıktı bu işler. Yani insanı temel almak istedim. İnsanın, insana dair güzel şeylerin yok edilmesini bence dünyadaki en büyük acıdır. O yüzden bir sanatçı olarak onu dile getirmek istedim” şeklinde yanıtlıyor.</p>
<p>“<strong>İnsanlar birbirlerinin acılarını tanırsa devletin onayına muhtaç olmaz”</strong></p>
<figure id="attachment_14856" aria-describedby="caption-attachment-14856" style="width: 275px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-14856" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/IMG_3087.jpg" alt="" width="275" height="206" /><figcaption id="caption-attachment-14856" class="wp-caption-text">Prof. Dr. Ferhat Kentel</figcaption></figure>
<p>Etkinliğe katılan başka isimlerle de konuşuyoruz. Bunlardan bir tanesi de İstanbul Şehir Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ferhat Kentel. İlk defa tüm  mağdur halkların bir arada anıldığını anımsatarak etkinlik hakkındaki düşüncelerini soruyoruz. Kentel sözlerine başlarken Türkiye’de kendi içine kapanmış cemaatlerden oluşan bir toplum yaşadığını belirterek  “Herkesin kendi derdi var. Bu dertler muhtemelen çok yüksek seviyede seyrettiği için kimsenin başkalarını duymaya mecali bile kalmıyor yani insanları biraz anlayışla karşılamak gerekiyor galiba. Ama herkes kendi içine kapandıkça  ne kendisi iyileşiyor ne de başkalarının iyileşmesine katkı sağlayabiliyor. Yani başkalarını duymuyor, halbuki başkaları da ‘duy beni, duy beni’ diye çağırıyor. Dolayısıyla şimdiye kadar herkes kendi acısını bir şekilde anlatmaya çalıştı ama galiba ilk defa böyle bir etkinlik yaratıldı. Yani Çerkesler kendi başlarına, Ermeniler kendi başlarına dertlerini anarlardı. MAZLUMDER, İHD gibi bir takım sivil toplum örgütleri dernekler vs. ‘birbirimizin derdini duyalım’ falan derlerdi. Ama galiba  bu anlamda benim yaşadığım soykırım, sürgün var ama başkasının yaşadığı da var diyen faaliyet oluyor. Bu açıdan benim inanılmaz bir saygıyla izlediğim bir etkinlik. İnşallah insanlar birbirini duyar, güzel bir etkinlik ve karşılaşma olur” diyerek etkinlik hakkındaki düşüncelerini dile getiriyor.</p>
<p>Kentel’e her mahallenin kendi sivil toplumu olduğunu ve diğer mahalleler söz konusu olduğunda duyarsızlaştıklarını, bu konuda sivil toplumun üzerine düşen görevlerini sorduğumuzda ise  “Bu aslında bir tür sivil toplumun alternatif üretme çabası diyebiliriz. Bu etkinlik pekâlâ örnek olabilir başka dernekler, vakıflar, sivil toplum kuruluşlarına. Aslında mesele sadece etnik, dinsel, cemaat meseleleri de değil yani benimki kültürel toplum seninki kültürel toplum, duyalım birbirimizi meselesi değil. Ayrıca başka şeyleri kurmak gerekiyor, örnek vermek gerekirse, sınıf meseleleri, özellikle şimdi bu kapitalizm denen düzen biraz ortalığı dağıtıyor, insanlar belki o yüzden kendi kimliklerine sarılıyorlar. O zaman şunu duymak lazım: Dünya kadar insan işinden gücünden atılıyor yok KHK oluyor, yok Tuzla’daki tershanede deney için insanlar öldürülüyor. Dolayısıyla bu Türklük, Kürtlük, Alevilik, Sünnilik vs. değil.  İşte, bir takım insanlar açlıkla, ölümle karşı karşıya kalıyor sadece yaşadıkları iş ve sınıf süreçlerinden. Dolayısıyla duyulması gereken şey sadece başkalarının sürgünü de değil, hepsini duymamız gerekiyor. Sivil toplum bütün bunlara kulağını uzatmak zorunda” diyor.</p>
<p>Prof. Dr. Kentel ayrıca bir arada yaşamı kurmak için devletten çok topluma daha çok iş düştüğünü de belirtiyor konuşmamızda. Kentel, “tanımak, bilmek, konuşmak sorun değil ama burada devletin ne yapacağından çok toplumda yaşayan bireylerin, insanların toplulukların galiba birbirlerini tanımaları daha önemli” ifadelerini kullanarak “insanların birbirlerinin acılarını tanıması halinde devletin onayına muhtaç olmadığını ve ancak başkalarının hikayelerinin duyulabilmesi, acılarının paylaşılabilmesi halinde  bir arada yaşanabilir bir toplum olunabileceğinin&#8221; altını çiziyor.</p>
<p><strong>Geleceği kurmak için geçmişle yüzleşmek şart</strong></p>
<p>Etkinliğe katılan diğer bir isim ise İstanbul eski milletvekili Ufuk Uras. Uras, bir hafızanın kendisini ifade etmesinin çok önemli olduğunu söylüyor sözlerinin başında. Amnésie (hafıza kaybı) ile amnesty (af) arasında etimolojik bir ortaklık olduğuna işaret eden Uras “Hafızamızı yenileyebilelim ki, olanları affetmeyelim. Bizim bildiğimiz her şeyi toplumun bildiğini varsayıp bunları geciktiriyoruz, öyle değil yani birçok insan kendi tarihiyle ne yüzleşiyor ne yüz göz oluyor ne de yüzsüzleşiyor, böyle iki arada bir derede gidiyor. O açıdan tabii çok kamusal bir faydası var” diyor etkinlik için.</p>
<figure id="attachment_14858" aria-describedby="caption-attachment-14858" style="width: 237px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-14858" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/05/IMG_3096.jpg" alt="" width="237" height="178" /><figcaption id="caption-attachment-14858" class="wp-caption-text">TBMM 23. Dönem İstanbul milletvekili Ufuk Uras</figcaption></figure>
<p>Uras toplumların yaşadıkları acılar arasında da bir hiyerarşi kurulmaması gerektiğini de belirtiyor. Ufuk Uras “Mağduriyetin nesnelleştirilmemesi, mağduriyet hiyerarşisi oluşturmamak lazım. Herkesin acısı kendisine de diyebileceğimiz bir şey değil. Bu aslında geçmişle ilgili bir tema olmaktan çok geleceğimizi nasıl inşa edeceğimizle ilgili bir şey” diyerek toplum için geçmişle yüzleşmenin geleceği kurmada ne denli önemli bir faktör olduğuna vurgu yapıyor.</p>
<p><strong>Sonuç yerine…</strong></p>
<p>Yahya Kemal’in dediği  gibi “geçmişi mazide olan âtîyiz”. Ve nasıl bir gelecek kuracağımız geçmişle, hafızamızla kurduğumuz ilişkiyle yakından ilgili. Böylesi bir etkinlik farklı dillerde ortak acıları hiyerarşi kurmadan anlamamıza olanak sağlıyor. 22 Mayıs’a kadar sürecek etkinlik toplumun yaralarını sarmada hepimize yardımcı olacaktır. Son olarak yine aynı şarkının sözleriyle bitirelim, birbirimizi dinlemediğimiz, acılarımızı paylaşamadığımız bir mekan ve zamanda; Çığlık atsam sessiz/Sussam yine çaresiz/ Gölgeler içindeyim…</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/21/sen-imkansizsin-sensizlik-imkansiz-acilari-ortaklastirmak/">Sen İmkânsızsın, Sensizlik İmkânsız: Acıları Ortaklaştırmak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mazlumder&#8217;in 16 şubesi kapatıldı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/19/mazlumderin-16-subesi-kapatildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 Mar 2017 21:19:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[MAZLUMDER]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Faruk Ünsal]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan Beyhan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=12535</guid>

					<description><![CDATA[<p>1991 yılında kurulan insan hakları örgütü Mazlumder’in olağanüstü genel kurulunda Diyarbakır, İzmir, Şanlıurfa, Gaziantep, Kocaeli, Batman, Mersin, Van, Şırnak, Sakarya şubelerinin de aralarında bulunduğu 16 şube, delegelerin oylarıyla kapatıldı. Mazlumder genel merkezi ise İstanbul&#8217;a taşındı. Genel Kurul sonucunda mevcut Genel Başkan Ahmet Faruk Ünsal&#8217;ın yerine Mazlumder İstanbul Şube Başkanı Ramazan Beyhan genel başkan olarak seçildi. Ayrıca [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/19/mazlumderin-16-subesi-kapatildi/">Mazlumder&#8217;in 16 şubesi kapatıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>1991 yılında kurulan insan hakları örgütü Mazlumder’in olağanüstü genel kurulunda Diyarbakır, İzmir, Şanlıurfa, Gaziantep, Kocaeli, Batman, Mersin, Van, Şırnak, Sakarya şubelerinin de aralarında bulunduğu 16 şube, delegelerin oylarıyla kapatıldı. Mazlumder genel merkezi ise İstanbul&#8217;a taşındı.</h3>
<p class="p1"><span class="s1">Genel Kurul sonucunda mevcut Genel Başkan Ahmet Faruk Ünsal&#8217;ın yerine Mazlumder İstanbul Şube Başkanı Ramazan Beyhan genel başkan olarak seçildi. Ayrıca tüzük değişikliği yapılarak Genel Merkez İstanbul&#8217;a taşındı.</span></p>
<p class="p1"><strong><span class="s1">Mazlumder’in sitesinde yer alan değişiklikler şöyle:</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">-MAZLUMDER Genel Merkezi Ankara’dan İstanbul’a taşındı.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">-Dernek ve şubeler, siyasi partilerin üye veya bileşeni olduğu platformlara katılamaz hükmü getirildi.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">-Genel ve yerel seçimlerde cumhurbaşkanı, milletvekili veya belediye başkan aday adayı veya adayı olacak üyelerin, bu seçim kararının alınması üzerine on beş gün içinde dernek ve şube organlarında bulunan görevlerinden istifa etme zorunluluğu getirildi.</span></p>
<div id="hicidiv"></div>
<p class="p1"><span class="s1">-Dernek ve şubeler siyasi partilerin faaliyetlerine ev sahipliği yapamaz, siyasi partilerin düzenlediği bildiri ve açıklamalara ortak olamaz, siyasi partilerin aktör olduğu gösteri ve protestolara katılamaz; üyelerini anılan faaliyetlere yönlendiremez kuralı getirildi.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">-Şube Başkanları şube Yönetim Kurulu; Genel Başkan ve Genel Sekreter, Genel Yönetim Kurulu veya acil durumlarda Merkez Yürütme Kurulu kararı olmaksızın, dernek dışı bildiri ve açıklamalara dernekteki görev ve sıfatlarını kullanarak veya kullanmayarak imza veremez ve katılamaz. Bu durumda açıklama ve bildirinin şahsi fikir olduğu savunması yapılamaz kuralı getirildi.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">-Şube organlarında görevli üyeler, Yönetim Kurulu; genel merkez organlarında görevli üyeler Genel Yönetim Kurulu veya acil durumlarda Merkez Yürütme Kurulu Kararı olmaksızın dernek dışı bildiri ve açıklamalara dernekteki görev ve sıfatını kullanarak imza veremez ve katılamaz kuralı getirildi.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">-Dernek ve şube organlarında görev alan üyeler, görevlerinden ayrılmaları sonrasında, dernekteki eski görev ve sıfatlarını kullanarak basına demeç veremez, açıklama yapamaz, beyanda bulunamaz. Bu açıklama ve beyanlar derneği bağlamaz kuralı getirildi.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">-Kapatılan Şubelere bağlı üyelik ve delegeliklerin kendiliğinden sona ermesine karar verildi.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">-Her ilde tek bir şube açılması kuralı getirildi.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">-Temsilciliklerin her yönetim değişiminde tekrar atanması kuralı getirildi.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">-Derneğin bir şubesine başvurusu sonucu üye olarak kabul edilen kişinin, derneğin diğer bir şubesinde üye olarak kabulü imkanı kaldırıldı.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">-Gelecek Genel Kurul’dan itibaren geçerli olmak üzere Genel Yönetim Kurulu üye sayısı 25’e, Merkezi Yürütme Kurulu üye sayısı dokuza indirildi.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">-Genel Kurul Tüzük değişikliği dışında bir kısım Dernek Şubesinin kapatılmasına karar verdi. Kapatılan şubeler; Diyarbakır, Şanlıurfa, Van, Gaziantep, İzmir, Muş, Bitlis, Bingöl, Şırnak, Hakkari, Sakarya, Mersin, Kocaeli, Bursa, Antakya şubeleri oldu.</span></p>
<h6 class="p1"><strong>Kaynak: T24</strong></h6>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/19/mazlumderin-16-subesi-kapatildi/">Mazlumder&#8217;in 16 şubesi kapatıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
