<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>MAD arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/stk/mad/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/stk/mad/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Nov 2023 08:49:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>MAD arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/stk/mad/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Mekanda Adalet Derneği ve BAYETAV&#8217;dan Ortak Panel: Dere Tepe Büyük Menderes</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/11/03/mekanda-adalet-dernegi-ve-bayetavdan-ortak-panel-dere-tepe-buyuk-menderes/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Nov 2023 08:49:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[MAD]]></category>
		<category><![CDATA[BAYETAV]]></category>
		<category><![CDATA[mekanda adalet derneği]]></category>
		<category><![CDATA[panel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=85390</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ekolojik farkındalığı ve bir arada yaşama yollarını çoğaltma hedefiyle çalışan kültür, sanat ve tasarım inisiyatifleri için bir karşılaşma alanı olarak tasarlanan Bayetav Sanat, 4 Kasım 2023 – 25 Şubat 2024 tarihleri arasında 'Kendisinden doğup kendisine dönen' adlı sergiye ev sahipliği yapacak. Sergi kapsamında, Mekanda Adalet Derneği (MAD) ve Bir Arada Yaşarız Eğitim ve Toplumsal Araştırmalar Vakfı (BAYETAV) iş birliğiyle gerçekleştirilen Büyük Menderes Havza Çalışması’nın saha gözlem ve izlenimlerinin paylaşılacağı Dere Tepe Büyük Menderes paneli gerçekleşecek.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/11/03/mekanda-adalet-dernegi-ve-bayetavdan-ortak-panel-dere-tepe-buyuk-menderes/">Mekanda Adalet Derneği ve BAYETAV&#8217;dan Ortak Panel: Dere Tepe Büyük Menderes</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li><strong>Panelistler: </strong>Arslan Civan, Hatice Kocalar, Metin Aydın</li>
<li><strong>Moderatörler: </strong>Cemre Kara, Bülent Şık</li>
<li><strong>Tarih: </strong>4 Kasım, Cumartesi</li>
<li><strong>Saat: </strong>14:00 &#8211; 15:30</li>
<li><strong>Mekan: </strong><a href="https://maps.app.goo.gl/HBbg1Gg9bpyoGrvQA"><strong>Bayetav Sanat</strong></a></li>
<li><strong>Adres:</strong> Erzene, 80. Sokak. No:26, 35040 Bornova / İzmir (Fernand Pagy Köşkü)</li>
<li><strong>Katılım formu için<a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSdK2Sqruml4tuvqd_Agypd_sYHFpUuObWCjcd7Ur8TEqtWozQ/viewform" target="_blank" rel="noopener"> tıklayınız.</a></strong></li>
</ul>
<p>Panelde suyun yeryüzündeki hayata can veren, hayatın devamlılığını sağlayan bir fiziksel varlık olmaktan çıkması, kirlenmesi, tüketilmesi ile toplumsal hayatta gözlenen değişim arasındaki ilişkiler ele alınacak. Su karalardan denizlere, oradan yeniden karalara uzanan döngüsünün her aşamasında kirletilen, kirlilik yükünü bir bölgeden diğerine taşıyarak/bırakarak azaltan ya da bünyesine katılan yeni unsurlarla daha da kirlenen bir şey artık. Saflığı, temizliği çağrıştırdığı kadar kirliliği de çağrıştırıyor.</p>
<p>Panel, <strong>Büyük Menderes Havzası</strong>’ndaki madencilik ve enerji odaklı faaliyetlerin yol açtığı çevresel yıkımı, bu yıkımdan olumsuz etkilenen kesimleri, yıkımın faillerini ve yerel çevre mücadelelerini toplumsal hayatın esenliğini gözeten bir perspektiften görünür kılmayı amaçlıyor.</p>
<p><strong>4 Kasım, Cumartesi</strong> günü <strong>14.00-15.30</strong> arası <strong>Bayetav Sanat</strong>’ta yapılacak olan panelde, BAYETAV’dan <strong>Bülent Şık</strong> ve MAD’dan <strong>Cemre Kara</strong>’nın kolaylaştırıcılığında <strong>Ulubey Çevre ve Doğal Yaşamı Koruma Derneği</strong>’den <strong>Arslan Civan</strong>, <strong>Avdan Platformu</strong>’ndan <strong>Hatice Kocalar</strong> ve <strong>Germencik Çevre ve Doğa Derneği</strong>’nden <strong>Dr. Metin Aydın</strong> konuşmacı olarak yer alacak.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/11/03/mekanda-adalet-dernegi-ve-bayetavdan-ortak-panel-dere-tepe-buyuk-menderes/">Mekanda Adalet Derneği ve BAYETAV&#8217;dan Ortak Panel: Dere Tepe Büyük Menderes</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“BM Rehber İlkeleri; Devletlere ve Maden Şirketlerine Önemli Sorumluluklar Yüklüyor”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/14/bm-rehber-ilkeleri-devletlere-ve-maden-sirketlerine-onemli-sorumluluklar-yukluyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurcan Çalışkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Dec 2020 09:44:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[MAD]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Maden Dosyası]]></category>
		<category><![CDATA[mekanda adalet derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Yönleriyle Türkiye’nin Maden Gerçeği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=62459</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Tüm Yönleriyle Türkiye’nin Maden Gerçeği” dosyamızda, madencilik faaliyetlerinin çok geniş bir yelpazede hak ihlallerine sebep olduğunu vurgulayan Mekanda Adalet Derneği’nden avukat Özlem Zıngıl, “Hak ihlalleriyle mücadele etmede devletlere ve maden şirketlerine önemli yükümlülükler yükleyen BM Rehber İlkeleri çok önemli. Bu ilkeler üçlü bir çerçeveye; devletlerin insan haklarını koruma ödevine, şirketlerin insan haklarına saygı gösterme yükümlülüğüne ve hakları ihlal edilenlerin zararlarının telafi edilmesine dayanmaktadır. Devletin ‘koruma yükümlülüğü’, devletlerin hak sahiplerini üçüncü kişilerin yani şirketlerin müdahalesine karşı korumasını ifade ediyor. Dolayısıyla, devletlerin ihlallere göz yuman yasal çerçeve kabul etmesi bu bağlamda doğrudan sorumluluğunu tetikler” diyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/14/bm-rehber-ilkeleri-devletlere-ve-maden-sirketlerine-onemli-sorumluluklar-yukluyor/">“BM Rehber İlkeleri; Devletlere ve Maden Şirketlerine Önemli Sorumluluklar Yüklüyor”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">“Tüm Yönleriyle Türkiye’nin Maden Gerçeği” başlığıyla hazırladığımız maden dosyamızın beşinci bölümünde (MAD) Mekanda Adalet Derneği Kurucu Üyesi Avukat Özlem Zıngıl ile gerçekleştirdiğimiz röportajımızla devam ediyoruz. Zıngıl ile madencilik faaliyetlerinin sebep olduğu hak ihlallerini, bu noktadan hareketle maden şirketlerinin yükümlülüklerini, insan hakları yükümlülüklerini tam olarak karşılamayan yasaların uluslararası insan hakları sözleşmeleri ve ilkelerine ters düşen taraflarını konuştuk. </span></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-62461 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/ozlem-zingil-640x853.jpeg" alt="Özlem Zıngıl" width="284" height="379" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/ozlem-zingil-640x853.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/ozlem-zingil-1024x1365.jpeg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/ozlem-zingil.jpeg 1200w" sizes="(max-width: 284px) 100vw, 284px" /></p>
<h5><b>“Madencilik Faaliyetleri Geniş Bir Yelpazede İnsan Haklarını Olumsuz Etkiliyor&#8221;</b></h5>
<p><b>Maden </b><b>çıkaran şirketlerin, faaliyetlerini yürütü</b><b>rken do</b><b>ğrudan ve dolaylı olarak neden olduğu hak ihlalleri nelerdir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şirketlerin faaliyetleriyle neden oldukları insan hakları ihlallerinden bahsederken, faaliyetin kendisine ilişkin olumsuz insan hakları etkilerinin olduğu bu anlamda da riski belirgin bazı sektörlerden bahsediyoruz. Madencilik de bunların başında geliyor. Çünkü madencilik faaliyetinin yürütülmesi doğası gereği çevresel bozulmaya neden olmaktadır.  Madenciliğin tehlikeli maddelerin kullanımını içermesi, bunun yanında faaliyetin yürütülmesi için yapılan kamulaştırma ve ormansızlaştırma beraberinde suya erişim hakkı ve gıda hakkından yerinden edilmeye kadar uzanan çok geniş bir yelpazede insan hakları üzerinde olumsuz etki doğurmaktadır. Bu olumsuz etkiler sadece faaliyetin yürütüldüğü yerde yaşayan halkı etkilememekte, hepimizi etkilemektedir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tam da bu noktada, başka yaygın insan hakkı ihlallerini vurgulamak gerekir. Sadece Türkiye değil genel olarak madencilik faaliyetlerinin yürütüldüğü her yerde yüksek olan olumsuz insan hakları etkilerine rağmen hem ihlallerden doğrudan etkilenen halk hem de kamuoyu ile istişare süreçlerinin olması gerektiği şekilde yürütülmemesi, itirazların dikkate alınmaması karşısında demokratik toplumun olmazsa olmazı toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını kullanarak kendilerini ifade etmek isteyenler, hedef gösterilme ve kriminalize edilme, bu hakkın kullanılmasına müdahale edilmesi, idari para cezaları ve haklarında soruşturulma başlatılması gibi yaptırımlarla karşı karşıya kalmakta.  </span></p>
<h5><b>BM Rehber İlkeleri ile Maden Şirketleri İnsan Haklarına Saygı Göstermek Zorunda </b></h5>
<p><b>İnsan hakları ihlalleri söz konusu olduğunda devletin sorumluluğundan bahsediyoruz. Peki doğayı tahrip eden ve bir sürü hak ihlaline sebep olan maden şirketlerinin yükümlülükleri nelerdir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Uluslararası insan hakları hukukunun, şirketlerin sorumluluklarını da içerecek şekilde tartışılması yeni değil ancak şirketlerin sorumlulukları üzerine temel ilkeler üzerinden ele alınması yaklaşık on yıllık bir geçmişe sahip. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Devlet odaklı bir sistematiğe sahip olan uluslararası hukukun temel öznesi de devletler olmuştur. II. Dünya Savaşı sonrasında insan haklarının açtığı alanda bireyler hakkın öznesi olarak öne çıksa da yükümlülükler devletlere yüklenmiştir. Bu denklemde, devlet dışı aktörler olan şirketlerin insan hakları alanındaki yükümlülükleri ve hesap verebilirlikleri 1970’lerden beri tartışılmaktadır. Birleşmiş Milletler bünyesinde, iş dünyası ve insan hakları ilişkisine odaklanan çalışmalar 70’lerden bugüne çeşitli başarısız denemelerden sonra 2011 yılında İş Dünyası ve İnsan Hakları Rehber İlkeleri’nin (BM Rehber İlkeleri) kabul edilmesiyle önemli bir aşamaya gelmiştir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">BM Rehber İlkeler, uluslararası insan hakları yükümlülüklerinin şirketlere doğrudan uygulanabilir olduğunu henüz öngörmemekle birlikte uluslararası insan hakları hukukunda devletlerin münhasıran yükümlü olduğuna dair kabulü kırdı. Henüz diyorum çünkü BM Rehber İlkelerinin kabul edilmesinin ardından BM İnsan Hakları Konseyi 2014 yılında hükümetler arası bir çalışma grubu kurdu ve bu çalışma grubu şirketler için hukuken bağlayıcı uluslararası metin üzerinde çalışıyor. Şu anda, bir taslak metin üzerinde tartışılıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bugün, BM Rehber İlkeleri’nin kabulü ile birlikte, devletlerin yükümlülüklerini ve şirketlerin de insan haklarına saygı gösterme sorumluluğunu somut ilkelere dayanarak ileri sürüyoruz. Bu somut ilkeler, kaynağını uluslararası insan hakları metinlerinden; İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, BM Uluslararası Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi ve BM Uluslararası Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi’nden alıyor. Dolayısıyla maden sektörünü de içine alan boyutu, yapısı ne olursa olsun her türlü şirket bu denklemin içinde.</span></p>
<figure id="attachment_62464" aria-describedby="caption-attachment-62464" style="width: 430px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" class=" wp-image-62464" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/kazdağlari-mekanda-adalet-bekir-dindar-640x427.jpg" alt="kazdağlaarı" width="430" height="287" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/kazdağlari-mekanda-adalet-bekir-dindar-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/kazdağlari-mekanda-adalet-bekir-dindar-1024x683.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/kazdağlari-mekanda-adalet-bekir-dindar.jpg 1200w" sizes="(max-width: 430px) 100vw, 430px" /><figcaption id="caption-attachment-62464" class="wp-caption-text">Fotoğraf: Bekir Dindar</figcaption></figure>
<h5><b>Devletlerin Uluslararası İnsan Hakları Hukukundaki Koruma Yükümlülüğü</b></h5>
<p><b>Madencilik faaliyetlerinin yürütüldüğü bölgelerde hak ihlali yapanlar şirketler. Fakat hem yasaya rağmen hem de yasalarla göz yuman bir devlet var. Bu durumda asıl suçlu kim? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Her ikisinin de hesap verebilirliği söz konusu. Devletler, insan haklarına saygı göstermek, onları korumak ve geliştirmekle yükümlüdür. İhlal edil mesi halinde de sorumludurlar. BM Rehber İlkeleri, üçlü bir çerçeveye; devletlerin insan haklarını koruma ödevine, şirketlerin insan haklarına saygı gösterme yükümlülüğüne ve hakları ihlal edilenlerin zararlarının telafi edilmesine dayanmaktadır.</span></p>
<h5><b>Şirketlere Karşı Koruma Yükümlülüğü </b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">BM Rehber İlkeleri’nin ilk sütunu olan devletlerin insan haklarını koruma ödevi, devletlerin uluslararası insan hakları hukukundaki koruma yükümlülüğüne dayanmaktadır. Koruma yükümlülüğü, devletlerin hak sahiplerini üçüncü kişilerin müdahalesine karşı korumasını ifade ediyor ve burada ‘üçüncü kişiler’ de şirketleri de kapsıyor. Dolayısıyla maden şirketlerini de kapsıyor. Devletin koruma yükümlülüğü, üçüncü kişilerin müdahalesini bertaraf etmeye elverişli tedbirlerin alınmış olmasını gerektirir. Diğer bir ifadeyle, hakkı korumak için etkili bir yasal ve idari çerçeve kabul etme yükümlülüğüdür. Uluslararası insan hakları hukukundaki koruma yükümlülüğüne dayanarak BM Rehber İlkeler de, koruma yükümlülüğünün devletlerin etkili politikalar, yasalar, yönetmelikler ve kararlar yoluyla şirketlerin insan hakları ihlallerinin önlenmesi, soruşturulması, cezalandırılması, giderimi için uygun adımları atması gerektiğini belirtmektedir (Rehber İlke 1). Dolayısıyla, devletlerin ihlallere göz yuman yasal çerçeve kabul etmesi bu bağlamda doğrudan sorumluluğunu tetikler.</span></p>
<h5><b>Maden Şirketlerinin Geniş Kapsamlı Sorumlulukları Var</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">İkinci sütun olan şirketlerin insan haklarına saygı gösterme yükümlülüğü ise, şirketlerin insan haklarını ihlal etmekten kaçınmasını, faaliyetlerinin insan haklarına olumsuz etkilerini araştırması ve ortadan kaldırmasını öngörmektedir. Burada, basit olarak zarar vermeme söz konusu değildir; şirketlerin pasif bir sorumluluğun ötesinde pozitif edimlerde bulunması gerekli kılınmıştır. Şirketlerin, sadece kendi faaliyetleri yoluyla insan hakları üzerinde olumsuz etkilere neden olması veya katkıda bulunması durumunda değil; ayrıca kendileri olumsuz etkiye katkıda bulunmasalar dahi, iş ilişkisi içinde oldukları şirketlerin faaliyetleri, ürünleri veya hizmetleri ile doğrudan bağlantılı olan olumsuz insan hakları etkilerini bakımından da farklı seviyelerde atmaları gereken adımlar bulunmaktadır. Şirketler bakımından da dar kapsamlı bir sorumluluktan bahsetmiyoruz bu bakımdan.</span></p>
<figure id="attachment_62465" aria-describedby="caption-attachment-62465" style="width: 368px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" class=" wp-image-62465" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/kazdağlari-mekanda-adalet-volkanişil-640x360.jpg" alt="kazdağları" width="368" height="207" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/kazdağlari-mekanda-adalet-volkanişil-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/kazdağlari-mekanda-adalet-volkanişil.jpg 1000w" sizes="(max-width: 368px) 100vw, 368px" /><figcaption id="caption-attachment-62465" class="wp-caption-text">Fotoğraf: Volkan Işıl</figcaption></figure>
<blockquote><p>Yasalar, insan hakları yükümlülüklerini tam olarak karşılamıyor.</p></blockquote>
<p><b>Enerji Torba Yasasında yer alan ve madencilik sektörünü ilgilendiren 6.madde çıkarıldı. Bu yaşam savunucularının mücadelesi sonucunda kazanılan bir başarı. Fakat yasaların tam anlamıyla çevre dostu olduğu söylenemez. Ülke kanunları yeterli gelmediğinde; çevre örgütleri, aktivistler ve vatandaşlar nereye başvurmalı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">‘Tam anlamıyla çevre dostu olduğu söylenemez’ dediğiniz noktada, ben bunu “Yasalar, insan hakları yükümlülüklerini tam olarak karşılamıyor” olarak anlıyorum. Ancak, uluslararası insan hakları hukukundan doğan devletlerin insan haklarına saygı gösterme, koruma ve gereğini yerine getirme yükümlülükleri devletlerin ‘tam anlamıyla çevre dostu olduğu söylenemez’ bir mevzuat çıkarmasını bu yükümlülüklerin ihlali olarak tanımlıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Anayasa’nın 90. maddesine de bu çerçevede bakabiliriz. Anayasa’da 2004 yılında değişiklik yapılmıştı ve bu değişik “… </span><i><span style="font-weight: 400;">diğer yandan dünyada, gelişen yeni demokratik açılımlara uyum sağlanması açılıma uygun bir şekilde temel hak ve hürriyetlerin, evrensel düzeyde kabul edilmiş standart ve normlar ile Avrupa Birliği kriterleri seviyesine çıkarılması amacıyla kanunlarımızda düzenlemeler yapılması ihtiyacı temel yasamız olan Anayasa’da da değişiklikler yapma zorunluluğu doğurmuştur</span></i><span style="font-weight: 400;">” şeklinde gerekçelendirilmişti. 2004 değişiklikleri kapsamında 90. maddenin son fıkrasına yapılan eklemeyle usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümlerinin esas alınacağı eklenmiştir.</span></p>
<h5><b>“Şirketlerin İnsan Haklarına Saygı Gösterme Sorumluluğu Mevzuata Uygunluk Göstermekten Fazlasıdır”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Anayasa’nın 90. Maddesindeki bu hüküm, esasen devletin yükümlülükleri bağlamında hareket edeceğine dair taahhüdünü Anayasa’da ifadesidir. Çünkü, bu hüküm mahkemelere, yasa hükmüyle temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası antlaşmalar çeliştiğinde yasaya değil uluslararası anlaşmaya öncelik ver diyor. Aynı zamanında, yasama organı yönünden de kabul edilecek yasaların, temel hak ve özgürlükler bakımından uluslararası antlaşmalara aykırı hükümler içerme diyor. Dolayısıyla, yasa tasarılarının hazırlık süreci de dahil olmak üzere yasama organı da bunu gözetmelidir.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sorunuz bağlamında özellikle vurgulanması gereken ise, BM Rehber İlkeler’in ikinci sütunda şirketlere yönelik ilkelerin başlangıcında şirketlerin, insan haklarına saygı gösterme sorumluluğunun devletin insan hakları yükümlülüklerini yerine getirme becerisinden veya isteğinden bağımsız olduğunu kabul etmektedir (Rehber İlke 11). Yani, şirketlerin insan haklarına saygı gösterme sorumluluğu ülke mevzuatına uygunluk göstermekten fazlasıdır. Bu açıdan, şirketler devletin koruma yükümlülüğünü karşılamayan yasalarına uyuyorum diyerek bu sorumluluğu bertaraf edemez. </span></p>
<h5><b>“BM Rehber İlkeleri, ‘Ulusal Eylem Planı Hazırla’ Diyor ama Türkiye Hiçbir Adım Atmadı”</b></h5>
<p><b>2011</b><span style="font-weight: 400;">’</span><b>de Birleşmiş̧ Milletler İnsan Hakları Konseyi’nde kabul edilen </b><span style="font-weight: 400;">‘</span><b>BM İş Dünyası ve İnsan Hakları Rehber İlkeleri</b><span style="font-weight: 400;">’</span><b>nin getirdiği yükümlülükleri şirketler ve devletler açısından bağlayıcılığını değerlendirebilir misiniz? Hükmü yok mu bu ilkelerin? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">BM Rehber İlkeleri, yasal bağlayıcılığı olmayan bir metin (</span><i><span style="font-weight: 400;">soft law</span></i><span style="font-weight: 400;">) niteliğinde. Ancak, devletler bakımından yukarıda detaylı olarak bahsettiğimiz gibi koruma yükümlülükleri, devletlere karşı ileri sürülebilmesinde bu ilkelere dayanak oluşturuyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">BM Rehber İlkeler de bu bağlamda, devletlerin bir Ulusal Eylem Planı (National Action Plan) hazırlamasını ve bu plan kapsamında mevcut yasalarını BM Rehber İlkeler’deki esaslar çerçevesinde gözden geçirip gerekli adımları buna göre atmasını söylüyor. Türkiye henüz bu konuda hiçbir adım atmadı, en azından bu yöndeki niyetini veya planlamasını kamuoyu ile paylaşmadı. Dünya genelinde ülkelerin durumu ise globalnaps.org sayfasından izlenebilir. Görülebileceği gibi eylem planının üçüncü revizyonunu yapan ülkeler mevcut.</span></p>
<h5><b>BM Rehberi Şirketler İçin Durum Tespit Zorunluluğu </b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">BM Rehber İlkeleri’nin şirketlere karşı doğrudan ileri sürülebilmesi bağlamında da son birkaç yıldır yeni bir dalga ile karşı karşıyayız. BM Rehber İlkeleri, şirketlerin insan haklarına saygı gösterme sorumluluğunu yerine getirebilmek için uygun politika ve süreçler oluşturması gerektiğini benimsemektedir. Bu süreç, şirketlerin kendi faaliyetleri ile doğrudan bağlantılı faaliyetlerinin neden olabileceği veya katkıda bulunabileceği olumsuz insan hakları etkilerinin tespit edilmesi, önlenmesi, azaltılması ve nasıl ele alındığının açıklandığı ve süreklilik gösteren bir ‘insan hakları durum tespit süreci’ (</span><i><span style="font-weight: 400;">human rights due diligence</span></i><span style="font-weight: 400;">) olarak tanımlanmaktadır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Karşı karşıya olduğumuz bu yeni dalga, şirketler için insan hakları durum tespit sürecini zorunlu kılan ve yaptırım öngören yasaların kabul edilmesidir. Şu anda Birleşik Krallık, Hollanda, Avusturalya ve Fransa’da sektör ve yaptırım bakımından farklı içeriklerde kabul edilmiş yasalar söz konusudur. Almanya ve İsviçre’de de yasa taslakları hazırlanmaktadır. Tüm bunlara ilaveten, Avrupa Birliği de insan hakları durum tespit sürecini zorunlu kılan ve yaptırım öngören bir regülasyon üzerinde çalışmaya başlamıştır. Özellikle yaptırımları güçlü bu yasalar, BM Rehber İlkeleri’ni içererek şirketler bakımından da </span><i><span style="font-weight: 400;">soft law</span></i><span style="font-weight: 400;"> niteliğini, yasal olarak bağlayıcı hale (</span><i><span style="font-weight: 400;">hard law</span></i><span style="font-weight: 400;">) dönüştürmektedir. </span></p>
<h5><b>Maden Şirketleri Uluslararası Şikayet Mekanizması NCP’ye Şikayet Edilebilir</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Son olarak, OECD Çokuluslu İşletmeler Rehberi’nden (OECD Rehberi) ve öngördüğü şikayet mekanizması olan NCP’den</span><i><span style="font-weight: 400;"> bahsedebiliriz.</span></i><span style="font-weight: 400;"> (</span><i><span style="font-weight: 400;">National Contact Point / </span></i><span style="font-weight: 400;">Ulusal İrtibat Noktası) 1976 yılında kabul edilen OECD Rehberi’nde, karşılaşılan gelişmeler çerçevesinde çeşitli değişiklikler yapılmıştır. En son değişiklik, BM Rehber İlkeleri’nin kabul edilmesi üzerine 2011 yılında yapılmış ve bu değişiklikle OECD Rehberi’nin insan haklarına ilişkin bölümü BM Rehber İlkeleri’ne uyumlu olacak şekilde değiştirilmiştir. Bu değişiklik sonucunda, maden şirketlerin veya diğer sektör şirketlerinin yaptığı insan hakları ihlalleri şikayet mekanizmasına taşınabilmektedir. Şikayet mekanizmasının tavsiye kararı vermesi, mahkeme kararı bu kararın uygulanmasını sağlamamaktadır. Fakat, OECD Rehberi’ni kabul eden ülkelerin NCP’leri tarafından verilen 400’e yakın karar bulunmaktadır ve bu kararlar, şirketlerin insan hakları sorumluluğunun kapsamını belirlemede önemli kaynak oluşturmaktadır. Türkiye de OECD Rehberi’ni kabul etmiştir. Dolayısıyla, özellikle Türkiye’de faaliyet gösteren çokuluslu şirketler bakımından OECD Rehberi’ne dayanarak NCP’ye başvurmak mümkündür. Buna ilişkin en yakın tarihli örnek Zeynel Bey Türbesi’nin taşınması bağlamında Hollanda NCP’sine yapılmıştır. Hem bu şikayete ilişkin belgelere, hem de tüm şikayetlere ilişkin belgelere </span><a href="http://www.oecdwatch.org" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><span style="font-weight: 400;">www.oecdwatch.org</span></a><span style="font-weight: 400;"> adresindeki veritabanından ulaşılabilir.    </span></p>
<blockquote><p>BM Rehber İlkeleri’nin, şirketlerin ihlal edebileceği insan hakları bakımından bu hakları sınırlı olarak saymadığını da hatırlamak gerekir. BM Rehber İlkeleri, şirketlerin ihlal edebileceği hakları tahayyül ederken, asgari olarak İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nde, BM Uluslararası Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi’nde, BM Uluslararası Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi’nde ve İLO’nun temel sözleşmelerinde tanımlı hakları göz önüne almamız gerektiğini ifade ediyor.</p></blockquote>
<h5><b>“Madencilik ve İnsan Hakları Çalışma Grubu Genel Bir Çerçeve Çizmekte”</b></h5>
<p><b>Madencilik faaliyetlerinin insan hakları üzerindeki etkilerini araştıran 7 sivil toplum kuruluşundan oluşan, Latin Amerika</b><span style="font-weight: 400;">&#8216;</span><b>daki ‘Madencilik ve İnsan Hakları Çalışma Grubu’ madencilik sektörünün hangi hak ihlallerine neden olduğuna dair bir çerçeve çizer mi? Türkiye</b><span style="font-weight: 400;">’</span><b>de büyük halk eylemlerine sebep olan madencilik faaliyetlerini örnek gösterebilir miyiz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Madencilik sektörü, faaliyetin kendisine ilişkin olumsuz insan hakları etkilerinin olmasıyla ilintili olarak riski belirgin sektörlerin başında geliyor. Tıpkı, inşaat sektöründe, tekstil sektöründe olduğu gibi. Dolayısıyla, madencilik sektörüyle ilgili olumsuz insan hakları etkileri için global bir tespit yapmak mümkün. Faaliyetlerin çevresel, ekonomik, sosyal ve kültürel olumsuz etkileri ilgili ülkenin kendine özgü koşullarına göre değişiklik gösterse de temelde bu başlıklar altında sayılmaktadır. Latin Amerika’daki Madencilik ve İnsan Hakları Çalışma Grubu</span><span style="font-weight: 400;">’</span><span style="font-weight: 400;">nun çalışmaları da hak ihlalleri bakımından genel bir çerçeve çizmekte.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">BM Rehber İlkeleri’nin, şirketlerin ihlal edebileceği insan hakları bakımından bu hakları sınırlı olarak saymadığını da hatırlamak gerekir. BM Rehber İlkeleri; şirketlerin ihlal edebileceği hakları tahayyül ederken, asgari olarak İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nde, BM Uluslararası Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi’nde, BM Uluslararası Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi’nde ve İLO’nun temel sözleşmelerinde tanımlı hakları göz önüne almamız gerektiğini ifade ediyor.  BM Rehber İlkeleri, aslında ‘insan hakları durum tespit süreci’ söz konusu faaliyeti tüm bu geniş hak skalasında düşünerek olumsuz etkileri buna göre belirlemeyi içeriyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">OECD Çokuluslu İşletmeler Rehberi, 2011 yılında BM Rehber İlkeleri’ne uyumlu hale getirildikten sonra yüksek risk içeren sektörler bakımından ‘insan hakları durum tespit süreci’nin nasıl yapılması gerektiğine dair kılavuzlar yayınlamaya başladı. Bu kılavuzlardan biri de maden sektörüne yönelik. Bu kapsamda hangi haklara bakmak konusunda yönlendirici önemli bir kaynak. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/14/bm-rehber-ilkeleri-devletlere-ve-maden-sirketlerine-onemli-sorumluluklar-yukluyor/">“BM Rehber İlkeleri; Devletlere ve Maden Şirketlerine Önemli Sorumluluklar Yüklüyor”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mekânda Adalet ve Konut: İyi Uygulamalar, Yerel Yönetimler</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/07/mekanda-adalet-ve-konut-iyi-uygulamalar-yerel-yonetimler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Oct 2020 07:21:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[MAD]]></category>
		<category><![CDATA[#MADakademi Buluşmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Konut Günü]]></category>
		<category><![CDATA[mekanda adalet derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=59087</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mekanda Adalet Derneği, Dünya Konut Günü haftasında İstanbul’daki konut sorunu, yerel yönetimlerin bu alandaki çalışmaları ve çözüme ilham olabilecek iyi uygulama örneklerinin konuşulacağı bir etkinlik düzenliyor. Etkinlik 8 Ekim 2020 Perşembe 16.00’da! </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/07/mekanda-adalet-ve-konut-iyi-uygulamalar-yerel-yonetimler/">Mekânda Adalet ve Konut: İyi Uygulamalar, Yerel Yönetimler</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>MADakademi Buluşmaları’nın yeni sezonunun ilk etkinliğinde Dünya Konut Günü vesilesiyle İstanbul’da konutun mekânda adalet boyutu masaya yatırılıyor. Aynı zamanda, MAD’ın basılı ve süreli yayını <em>beyond.istanbul</em><strong>’</strong>un son sayısı “Mekânda Adalet ve Konut Aktivizmi”nin tanıtımı olarak kurgulanan etkinlik, yayının konuk editörü Yaşar Adnan Adanalı’nın moderatörlüğünde KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt, İPA Vizyon 2050 Uzmanı Murat Güney ve araştırmacı Cihan Uzunçarşılı Baysal’ın katılımıyla gerçekleşecek.</p>
<p>Etkinliğe <a href="https://event.webinarjam.com/register/24/oxzg6bw2">buradan</a> kayıt yapılabilir.</p>
<p><strong>Not:</strong> Etkinlikte işaret dili tercümesi gerçekleştirilecektir.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/07/mekanda-adalet-ve-konut-iyi-uygulamalar-yerel-yonetimler/">Mekânda Adalet ve Konut: İyi Uygulamalar, Yerel Yönetimler</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MAD, Beyoğlu’na Ses Oluyor: Yıkılmadım Ayaktayım</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/06/mad-beyogluna-ses-oluyor-yikilmadim-ayaktayim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emel Altay]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Oct 2020 10:12:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[MAD]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Beyoğlu Yıkılmadım Ayaktayım Haritası]]></category>
		<category><![CDATA[kent hafızası]]></category>
		<category><![CDATA[mekanda adalet derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşar Adnan Adanalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=59110</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mekanda Adalet Derneği’nin 2018 yılından beri yürüttüğü projesi Beyoğlu Yıkılmadım Ayaktayım Haritası, Beyoğlu’nun hafızasını korumayı amaçlıyor. Mekanda Adalet Derneği kurucularından ve direktörü Yaşar Adnan Adanalı ile projenin güncel durumunu ve pandeminin etkisiyle değişimi hızlanan Beyoğlu’nu konuştuk. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/06/mad-beyogluna-ses-oluyor-yikilmadim-ayaktayim/">MAD, Beyoğlu’na Ses Oluyor: Yıkılmadım Ayaktayım</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Mekanda Adalet Derneği, iki yıldır Beyoğlu üzerine bir kent hafızası çalışması</span> <span style="font-weight: 400;">yürütüyor. Anket yoluyla katılımcılardan Beyoğlu’nda hafızalarında yer etmiş mekanları ve buralara dair hikayeleri anlatmalarını isteyen dernek, bu yolla topladığı hikayelerden bir harita çıkarıyor. Beyoğlu Yıkılmadım Ayaktayım Haritası adını taşıyan proje üzerine MAD Direktörü Yaşar Adnan Adanalı ile konuştuk. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Beyoğlu Haritası ile ilgili gelişmeleri Beyoğlu Haritası<a href="https://www.instagram.com/beyogluharitasi/"> Instagram</a></span><span style="font-weight: 400;"> adresinden takip etmek mümkün.  </span></p>
<p><b>Beyoğlu Yıkılmadım Ayaktayım Haritası çalışmaları nasıl gidiyor? Projenin işleyiş yapısını, amacını ve şu anki güncel durumunu anlatabilir misiniz?</b></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-79466" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/yasar-adnan-adanali-640x426.jpg" alt="Yaşar Adnan Adanalı" width="291" height="194" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/yasar-adnan-adanali-640x426.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/yasar-adnan-adanali.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 291px) 100vw, 291px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Proje ilk olarak Darmstadt Teknik Üniversitesi Mundus Urbano şehircilik yüksek lisans programından öğrencilerimin staj için Mekanda Adalet Derneği’ne gelmeleri ile 2018 yılında hayata geçirildi. Küçük bir ekip oluşturduk. Önce sosyal medya üzerinden bir anket düzenledik. İnsanlardan Beyoğlu’ndaki bellek mekanlarını ve buralara dair hikayelerini paylaşmalarını istedik. Yürüyüşler, haritalama çalışmaları, atölyeler bu anketlerle bir araya geldi ve ağırlıklı olarak Taksim &#8211; Karaköy hattında yaklaşık 400 mekan belirlendi. Bu mekanların halen açık olanlarını, dönüşmüş olanlarını ve kapatılmış olanlarını ayrıca işaretledik. Haritayı Türkçe ve İngilizce olarak bastık.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şu an bir taraftan yeni ve dijital versiyonları üzerinde çalışırken diğer taraftan da Instagram hesabından içerik paylaşmaya devam ediyoruz. Beyoğlu insanları üzerine kısa film prodüksiyonları yapıyoruz. Mekanda Adalet Derneği’nin süreli yayını Beyond.İstanbul’un önümüzdeki sayısı Mekanda Adalet ve Beyoğlu olacak. Bu sayı için bir sürpriz de hazırladık.  </span></p>
<p><b>Beyoğlu’nun değişimini ve dönüşümünü belgelemek için çıktığınız yolda size gelen görüşlerden derlediğiniz gözlemleriniz neler? Semt, nasıl bir dönüşümden geçiyor, neler kaybedildi, insanlar neleri özlüyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bizim sorduğumuz sorular Beyoğlu’nda gündelik hayatın mekanlarının dönüşümü üzerineydi. Dolayısıyla gelen yorumlar da ağırlıklı olarak insanların hayatlarının bir parçası olarak gördüğü, vakit geçirdiği, sosyalleştiği, kültürel olarak kendilerini besledikleri yerlerin hızla dönüşmesine odaklanıyor. Bu dönüşüm de ne yazık ki olumlu karşılanmıyor. Birçok bellek mekanı kapanmak zorunda kaldı. Kültürel olarak bir çölleşme yaşanıyor. Eski demokratik ortam yok, basın açıklamaları, gösteri ve ifade özgürlüğü kısıtlanmış durumda. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Beyoğlu devinim içinde dönüşmeye devam edecek. Kentin kültürel merkezi olarak misyonunu doldurduğunu düşünmüyorum. Biraz üzerindeki baskıların, yasakların hafiflemesi ile sivil hayatı tekrardan canlanacaktır. Bunun da kültürel ve ticari ve gece hayatını beslemesi  kaçınılmaz. Sonuçta sunduğu kent dokusu İstanbul için eşsiz. AVM’lerde veya yeni yerleşim alanlarında böyle bir dokuyu tekrar etmek pek de mümkün değil. </span></p>
<p><b>Beyoğlu haritasını oluştururken sorduğunuz soruyu biz de size yöneltmek istiyoruz; sizin Beyoğlu’nuz nasıl bir yer? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Benim Beyoğlu’m oldukça heterojen bir yer. Her şeye rağmen çok kültürlü, kozmopolit ve farklı sınıfların kendilerini ait hissedebildikleri bir yer. Yani birbirlerine benzemeyenlerin karşılaşma yeri. Gerçek anlamda bir kamusal mekan. Ama bir taraftan da geçmişinde birçok acılar biriktirmiş ve bu acılarla hakkıyla yüzleşememiş bir yer. Ülkedeki büyük dönüşümlerin en görünür olduğu yer. </span></p>
<p><b>Aslında proje, 2018 yılının ikinci yarısında tamamlanmıştı. İlk çalışma sonucunda elde edilen veriler ve paylaşımlar neler oldu? Yeniden devam etme kararını alma sebepleriniz nelerdi? Şimdiye geldiğimizde, pandemi şartları çalışmalarınızı nasıl etkiledi? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-59113 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/mad-proje-640x287.jpg" alt="MAD proje" width="488" height="219" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/mad-proje-640x287.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/mad-proje-1024x458.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/mad-proje.jpg 1280w" sizes="auto, (max-width: 488px) 100vw, 488px" />Basılı harita ile projenin ilk etabını tamamlamıştık. Ancak nihai hedef bir dijital harita yapmak ve Beyoğlu’nda çok hızlı gerçekleşen dönüşümlerin kaydını gerçek zamanlı ve katılımcı bir şekilde tutabilmekti. Pandemiden en sert etkilenen yerlerin başında Beyoğlu geliyor. Özellikle İstiklal Caddesi ve civarı. Burası çok sayıda mekanı barındırıyor ve bu mekanlar zaten pandemi öncesi mekansal dönüşümlerden olumsuz etkilenmişti. Üzerine pandemi de gelince işler iyice zorlaştı. </span></p>
<p><b>Projeye katılım yoğunluğu olarak dönemden döneme farklılıklar gözlemliyor musunuz? Genel olarak nasıl bir talepten bahsedebilirsiniz? Katılımcıların yaşadıkları yerlerle ilgili nasıl bir dağılım var? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Beyoğlu sadece ilçede yaşayanların hatta İstanbul’da yaşayanların değil Türkiye’nin geri kalanı için de önemli bir yer. Tabii herkesin ‘Beyoğlu’su farklı. Kimisi çok spesifik ikonik mekanları gündeme getiriyor. Kimisi kendisinin de parçası olduğu toplumsal olaylarla anıyor. Kimisi de kişisel tarihinde ve ilişkilerinde unutamadığı anlar, kişiler ve dönemler üzerinden.  </span></p>
<p><b>Kent hafızası, kültürel hafıza, toplumsal bellek gibi konular üzerine çalışan bir dernek olarak, bu alanlarda oldukça kötü bir karneye sahip bir ülkede faaliyet göstermenin zorlukları neler? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">En büyük zorluktan biri bilgi, belge, arşive erişim konusunda. Ülkede çok az işte, kurumda süreklilik var. Bir diğer mesele ise genel olarak hafıza ile sıkıntılı ilişkimiz. Yüzleşmek yerine inkar ve belleği sık sık formatlamak tercih ediliyor. Hafıza mekanlarının da yukarıdan bir yerlerden değil, toplumsal çeşitliliği öne çıkartacak şekilde aşağıdan ve katılımcı bir şekilde oluşturulması gerekiyor. Son dönemde bu alana ilgi gösteren ve yenilikçi metotlar deneyen sivil toplum kuruluşlarının ve çalışmalarının sayıları da artıyor. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/06/mad-beyogluna-ses-oluyor-yikilmadim-ayaktayim/">MAD, Beyoğlu’na Ses Oluyor: Yıkılmadım Ayaktayım</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Salgını Maskeden Görmek&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/05/salgini-maskeden-gormek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Oct 2020 13:49:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[MAD]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[Salgını Maskeden Görmek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=59054</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mekanda Adalet Derneği'nin "MADaraştırma Programı 2020" kapsamında desteklenen "Salgını Maskeden Görmek" başlıklı araştırması çatısında gerçekleştirilen anket çalışması ile yaygın bir şekilde insanların maske deneyimlerine, maskeyle ilgili duygularına ve görüşlerine dair veri toplamak amaçlanıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/05/salgini-maskeden-gormek/">&#8220;Salgını Maskeden Görmek&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Araştırma, salgını, Covid-19 pandemisiyle mücadelenin önemli bir bileşeni olan ve kitlesel olarak kullanılan maskeyi merkeze alarak görmeye çalışıyor. Aynı zamanda imalatından sevkiyatına, dağıtımından kullanımına, üretim ve kullanım kriterlerine dair tartışmalardan, erişilebilirlikle ilgili eşitsizlik ve sorunlara kadar maskeyi, salgında bir fail veya yarı-fail olarak merkeze alan ve salgın deneyimini bu merkezden yakalamaya çalışan bir araştırma.</p>
<p>Ayrıca maske aracılığıyla, iktidar ve sermaye ağlarının pandemiye nasıl dahil oluğu da görülmeye çalışılacakt. Bu açıdan bu araştırma bir tür &#8220;maske etnografisi&#8221; olarak görülebilir. Maskelerin &#8220;doğumundan ölümüne&#8221; yaşam döngüsünü, yani üretiminden bir atığa dönüşümüne kadar maskenin girdiği etkileşimleri, mümkün ve imkânsız kıldıklarını anlamaya çalışmak, salgından ilk bakışta görülmeyen şeyleri görmeyi, halihazırda görülenleri farklı bir açıdan görmeyi sağlayabilir.</p>
<p>Anket sırasında kimlik bilgileriniz istenmemektedir. Vermiş olduğunuz yanıtlar anonim olarak depolanıp analiz edilecek, bilimsel yayın ve sunumlarda da anonim olarak kullanılacaktır.</p>
<p>Araştırma hakkında daha fazla bilgi edinmek ve/veya görüşlerinizi iletmek için araştırmayı yürüten Dilan Alataş&#8217;a (dilan.alatas1@gmail.com) ve Oğuz Karayemiş&#8217;e (oguzkarayemis@gmail.com) ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Katılmak için<a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSeRO6n3TLs2EkSeNxHeZSXtuafpwyTP9SMQiXeg2gAYiDbwKQ/viewform"> tıklayınız.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/05/salgini-maskeden-gormek/">&#8220;Salgını Maskeden Görmek&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mekanda Adalet Derneği, MADakademi Buluşmaları Arama Anketine Davet Ediyor!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/29/mekanda-adalet-dernegi-madakademi-bulusmalari-arama-anketine-davet-ediyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Sep 2020 07:10:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[MAD]]></category>
		<category><![CDATA[#MADakademi Buluşmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Anket]]></category>
		<category><![CDATA[mekanda adalet derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=58742</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mekanda Adalet Derneği (MAD) yeni etkinlik programını katılımcı bir şekilde belirlemek ve MADakademi Buluşmaları’nın programanı oluşturmak amacıyla hazırladığı arama anketine katılmaya davet ediyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/29/mekanda-adalet-dernegi-madakademi-bulusmalari-arama-anketine-davet-ediyor/">Mekanda Adalet Derneği, MADakademi Buluşmaları Arama Anketine Davet Ediyor!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="graf graf--p">Anket, mekan çalışmalarını ve toplumsal adalet hedefini odağa alacak, MAD’ın webinar formatında gerçekleşecek bir yıllık programın nasıl olması ve hangi faaliyetleri öncelemesi gerektiğini tespit etmek amacıyla hazırlandı.</p>
<p class="graf graf--p">Derneğin Karaköy ofisinde gerçekleştirilen MADakademi Buluşmaları’nı COVID19 süreci ile beraber webinar formatında sürdürmüştü. 2020 yılında gerçekleştirilen Salgında Adalet serisi ve diğer webinarlara <a href="https://mekandaadalet.org/yontem/akademi/madakademi-anketi2020/">buradan </a>erişebilirsiniz.</p>
<p class="graf graf--p">MADakademi Buluşmaları’nı potansiyel katılımcılarıyla birlikte oluşturmak için hazırlanan ankete <a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSdTnD4kNFerLPr_eUUdZMJY_A8w_ohCS92_6_90rGrjSMKLGg/viewform">buradan</a> katılabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/29/mekanda-adalet-dernegi-madakademi-bulusmalari-arama-anketine-davet-ediyor/">Mekanda Adalet Derneği, MADakademi Buluşmaları Arama Anketine Davet Ediyor!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mekanda Adalet Derneği&#8217;nden &#8220;Kaz Dağları &#8211; Kirli Altın&#8221; Yayımlandı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/31/mekanda-adalet-derneginden-kaz-daglari-kirli-altin-yayimlandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2020 09:08:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[MAD]]></category>
		<category><![CDATA[kaz dağları]]></category>
		<category><![CDATA[Mekanda Adalet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=57435</guid>

					<description><![CDATA[<p>Temmuz 2019’da Kirazlı Maden Sahası’nda kesilen ağaçlarla Kaz Dağları bölgesindeki madencilik faaliyetleri yeniden kamuoyu gündemine oturdu. Mekanda Adalet Derneği, bir yıldır Türkiye çevre hareketinin gündeminde olan Kaz Dağları’ndaki madencilik faaliyetlerini ve maden karşıtı mücadeleyi uzmanlarla konuşarak yayın haline getirdi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/31/mekanda-adalet-derneginden-kaz-daglari-kirli-altin-yayimlandi/">Mekanda Adalet Derneği&#8217;nden &#8220;Kaz Dağları &#8211; Kirli Altın&#8221; Yayımlandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-57437 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/harita-1-640x391.jpg" alt="" width="421" height="257" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/harita-1-640x391.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/harita-1-1024x625.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/harita-1.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 421px) 100vw, 421px" />Geçtiğimiz yıl Kirazlı’da meydana gelen orman kıyımının ardından Türkiye’nin gözü Kaz Dağları’ndaki madencilik faaliyetlerine çevrilmişti. MAD ekibinden Onur Temel, Öncül Kırlangıç ve Volkan Işıl 27 Temmuz 2019&#8217;da bölgeye gidip çekimler yaptı.</p>
<p>MAD Ekibi, eylemcilerle ve yerel çevre örgütleri ile yapılan görüşmeleri takiben ortaya çıkan yayın fikri için madencilik, sosyoloji, hukuk ve doğa koruma alanındaki uzmanların yanı sıra sahadan aktörlerle konuştu. Enerji ve maden projelerine karşı verilen mücadeleleri haritaladı.</p>
<p>Yayının tamamına ulaşmak için <a href="https://drive.google.com/file/d/1JvUhhU-YkBJjY5HiH_t4wzcCzisEJABc/view">tıklayınız.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/31/mekanda-adalet-derneginden-kaz-daglari-kirli-altin-yayimlandi/">Mekanda Adalet Derneği&#8217;nden &#8220;Kaz Dağları &#8211; Kirli Altın&#8221; Yayımlandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8221;Kentleri Planlarken Merkezine Halk Sağlığını Koymalıyız&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/31/kentleri-planlarken-merkezine-halk-sagligini-koymaliyiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Emin İlbeyli]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Jul 2020 12:20:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[MAD]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşar Adanalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=56413</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul ve ötesinde; daha adil, demokratik, ekolojik kent ve kırsal mekanlarda yaşama hedefiyle; disiplinler-arası çalışmalar yapmak; yenilikçi, nitelikli ve kamusal bilgi üretmek, biriktirmek ve paylaşmak amacıyla kurulan Mekanda Adalet Derneği’nin kurucularından Yaşar Adanalı ile derneğin çalışmalarını ve pandemi süreci faaliyetleri üzerine konuştuk. Adanalı, kent planlamalarında önceliğin halk sağlığına verilmesi gerektiğini söylüyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/31/kentleri-planlarken-merkezine-halk-sagligini-koymaliyiz/">&#8221;Kentleri Planlarken Merkezine Halk Sağlığını Koymalıyız&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe loading="lazy" title="&#039;&#039;Kentleri Planlarken Merkezine Halk Sağlığını Koymalıyız&#039;&#039;" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/YSyQX5mkXE8?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><b>Bize</b> <b>Mekanda Adalet Derneği’nden biraz bahsedebilir misiniz? ne zaman kuruldu, hangi alanlara odaklanıyorsunuz?</b><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Dernek; akademi, sivil toplum gibi farklı alanlarda devam eden temasların sonucu 2016 yılının haziran ayında kuruldu. Dernek temelde daha adil, daha ekolojik, daha demokratik kent ve kırsal mekanlar için bilgi üretiyor. Bu bilgiyi interdisipliner yöntemlerle katılımcı araçları kullanarak üretiyor. Dolayısıyla daha adil mekan politikalarını etkileyecek alt yapıları oluşturuyor. İçinde mimarların, şehir plancılarının, belgesel film yapımcılarının, sosyal bilimcilerin, gazetecilerin, coğrafyacıların olduğu genişleyen, büyüyen bir ekibimiz var. 12 kişilik bir takım halinde çalışıyoruz. Onun dışında üyelerimiz ile projelerimizde yakın ortak faaliyetlerde bulunuyoruz. Biraz akademinin yapması gereken işleri yapıyoruz diyebiliriz. Bir taraftan hazırladığımız bilgi içerikleri, belgeseller ve yayın faaliyetleriyle medya ve gazetecilik faaliyeti sürdürüyoruz. Bir taraftan da aslında kamu aktörlerinin ve diğer sivil aktörlerinin iş birlikleriyle kent ve kır politikalarının daha sosyal adalet merkezli olmaları için çaba gösteriyoruz.</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><b>Derneğiniz şu anda ne tür faaliyetler yürütüyor? Devam eden faaliyetleriniz neler ve hangilerini pandemi süreciyle birlikte sürdürmeye devam ediyorsunuz?</b><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Derneğin çok çeşitli faaliyetleri var. Hepsini sıralamak vakit alacaktır o yüzden pandemi üzerinden nelerin devam ettiğini anlatmak daha faydalı olur. Bizim MAD Akademi diye kamusal etkinlik programımız var. 2019 da 30&#8217;dan fazla mekanda adalet konularını merkeze alan paneller, film gösterimleri, yürüyüşler, farklı atölyeler düzenledik. Tabi pandemiden dolayı mekanları kullanamadığımız için bunları online platforma taşıdık. Salgında Adalet adıyla Webinar serisi başlattık. Burada 13-14 tane program yaptık. Salgının farklı mekansal boyutlarını uzmanlarla ve sahada mücadele veren insanlarla konuştuk. Oldukça ilgi gördü. Bu dönemde başlattığımız Salgın ve Sonrası isimli bir podcast serisi var. Uzun süredir yapmak istediğimiz bir şeydi fakat salgının bize vesile olduğu ya da ittirdiği üretimlerden biri oldu. Bu podcast üretimlerini sürdüreceğiz. Fiziki teması minimuma indirdiğimiz bu dönemde sivil toplum kuruluşları için  podcast önemli bir araç. Bir taraftan “Salgın sonrasını nasıl düşünmek lazım” diye bir manifesto projesi başlattık. Şu anda alanındaki uzman insanların farklı ekolojik boyutları ele alarak daha ekolojik bir dünya için salgından çıkartılan dersler ve geleceğe dönük projeksiyonları içeren bir seri manifesto üzerinde çalışıyoruz. Video haberler yapıyoruz. Mesela salgında adalet ve gıda konusunda, elverişli konut hakkı üzerinde video haberler yaptık. Evde kal, yaşlılık ve salgın, çocuk ve salgın meselesi gibi konularda da içerikler üretildi. Birlikte yakın temas halinde çalıştığımız fotoğraf sanatçılarıyla şu anda salgın döneminin İstanbul’una dair belgesel kitap çalışması içindeyiz. Bunlar pandemi döneminde çalışmalarımızı adapte ettiğimiz alanlar diye özetleyebilirim. Ayrıca iki yıldır devam ettirdiğimiz MADdaraştırma burs programımız var. Mekanda adalet konularında çalışma yapmak isteyen gazeteciler, aktivistler, nispeten kaynak ihtiyacındaki sivil toplum kuruşlarına verdiğimiz bir araştırma desteğimiz var. Bu sene bunun hem meblağsını arttırma şansımız oldu hem de odak olarak salgını ele aldık. Tabi bunun dışında süre gelen birçok farklı projelerimiz ve çalışmalarımız bulunuyor.</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><b>Mekan ve adalet kavramları üzerinde değerlendirecek olursak salgın sürecinin kazandırdıkları ve kaybettirdikleri konusunda bize neler söylersiniz?</b><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Bu başlı başına bir programı hak eden bir soru. Ama kısaca cevap vermem gerekirse özellikle salgından çıkan en temel derslerden birisi yaşadığımız mekan; ev. Evde kalda insanların zorunlu olmadıkça evden çıkmadığı o dönemde konutun anlamını bir kere daha düşünme fırsatımız oldu. Evimizin olması aslında konut hakkımız olduğu, elverişli bir yaşama imkan veren konutlarda yaşadığımız anlamına gelmiyor. Ciddi olarak konut politikalarının elden geçmesi gerekiyor. Bir diğer mesele çok net şekilde kentin kamusal mekanlarının, yeşil alanlarının, ormanlarının, kıyılarının herkese erişiminin ne kadar değerli olduğunu anlamış bulunduk. Biz kentlerimizi yıkıp yeniden inşa ettiğimiz 15-20 yıllık bir dönemden geçtik. Yıkıp yeniden yaparken merkezine halk sağlığını, kamusal değerleri, insanların iyiliğini koymak yerine karlılığı, ekonomik büyümeyi koyduk. Dolayısıyla pek de yaşamak istemeyeceğimiz kentler üretmiş olduk. Pandemi döneminde kenti hiç kullanamadığımız zaman ilk çıktığımızda yapmak istediğimiz temiz hava almak, parklarda oksijen almak gibi şeylerin ne kadar önemli olduğunu ve artık kentleri planlarken merkezine halk sağlığını koymamız gerektiğini anlamış olduk diye özetleyebilirim.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/31/kentleri-planlarken-merkezine-halk-sagligini-koymaliyiz/">&#8221;Kentleri Planlarken Merkezine Halk Sağlığını Koymalıyız&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mekanda Adalet Derneği&#8217;nden “Salgın ve Sonrası” Podcast Serisi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/24/mekanda-adalet-derneginden-salgin-ve-sonrasi-podcast-serisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 2020 13:15:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[MAD]]></category>
		<category><![CDATA[Podcast]]></category>
		<category><![CDATA[podcast]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=55203</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mekanda Adalet Derneği, salgının toplumsal boyutunu bireysel tanıklıklar ve gündelik mekânlar üzerinden görünür kılmaya çalışacakları 'Salgın ve Sonrası' podcast serisine başladı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/24/mekanda-adalet-derneginden-salgin-ve-sonrasi-podcast-serisi/">Mekanda Adalet Derneği&#8217;nden “Salgın ve Sonrası” Podcast Serisi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>MAD ekibinden Ceren Yartan <span class="css-901oao css-16my406 r-1qd0xha r-ad9z0x r-bcqeeo r-qvutc0">ve Onur Temel&#8217;in </span><span class="css-901oao css-16my406 r-1qd0xha r-ad9z0x r-bcqeeo r-qvutc0">hazırladığı ilk bölüm, </span><span class="r-18u37iz">COVID 19</span><span class="css-901oao css-16my406 r-1qd0xha r-ad9z0x r-bcqeeo r-qvutc0"> salgınının </span><span class="r-18u37iz">ruh sağlığı</span><span class="css-901oao css-16my406 r-1qd0xha r-ad9z0x r-bcqeeo r-qvutc0"> açısından yarattığı sorunları, bu süreçte aktif olarak çalışan bir psikiyatrın deneyimleri üzerinden işliyor.</span></p>
<p><span class="r-18u37iz">Salgın ve Sonrası,</span><span class="css-901oao css-16my406 r-1qd0xha r-ad9z0x r-bcqeeo r-qvutc0"> pandemi bağlamında ruh sağlığı, düğün tekstilinde yaşananlar, evine dönemeyenler, müzisyen deneyimleri gibi farklı başlıklar ile salgının toplumsal ve mekânsal boyutlarını ele alacak. </span></p>
<p><span class="css-901oao css-16my406 r-1qd0xha r-ad9z0x r-bcqeeo r-qvutc0">Yeni bölümler için <a href="https://www.youtube.com/watch?v=4pe5S6v_n4o&amp;feature=youtu.be">Youtube</a> ve <a href="https://open.spotify.com/show/6jYNS4WZ2IyIBGoIad1xwE?si=dIK1gky4Rb2gYndoZd0iuw">Spotify</a> sayfalarına üye olabilirsiniz!</span></p>
<p><iframe title="Spotify Embed: Kentte İyilik Hâli ve KIYILARA ERİŞİM / Hüseyincan Eryılmaz" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/show/6jYNS4WZ2IyIBGoIad1xwE?si=dIK1gky4Rb2gYndoZd0iuw&#038;utm_source=oembed"></iframe></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/24/mekanda-adalet-derneginden-salgin-ve-sonrasi-podcast-serisi/">Mekanda Adalet Derneği&#8217;nden “Salgın ve Sonrası” Podcast Serisi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
