<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>KEİG arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/stk/keig/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/stk/keig/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 08 Oct 2019 07:57:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>KEİG arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/stk/keig/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>“Kadın Emeği İstihdamın Artırılmasına Yönelik Politikalarla Sınırlanamaz”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/07/kadin-emegi-istihdamin-artirilmasina-yonelik-politikalarla-sinirlanamaz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsa Uğur Erdogan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Oct 2019 17:19:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[KEİG]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Begüm Acar]]></category>
		<category><![CDATA[İdil Soyseçkin]]></category>
		<category><![CDATA[kadın emeği ve istihdamı girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[keig]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=43021</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi (KEİG)'nden Begüm Acar ve İdil Soyseçkin ile kadınların istihdam, çalışma yaşamı ve dışındaki emeğinin erkeklerle eşitlenmesinin ne koşullarda olacağı ve  ekonomik politikaların kadın istihdamına etkilerini konuştuk.  </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/07/kadin-emegi-istihdamin-artirilmasina-yonelik-politikalarla-sinirlanamaz/">“Kadın Emeği İstihdamın Artırılmasına Yönelik Politikalarla Sınırlanamaz”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">İstihdama dair gerek kamu kurumları gerek sivil toplum sürekli düşünme ve çalışma halinde. Kadın istihdamı ise çalışma yaşamı ve kriz gibi özel koşullarda toplumsal cinsiyet bağlamında ayrı bir başlık olarak ele alınıyor. Nitekim kadın istihdamına yönelik veriler eşitsizliği sürekli kanıtlar nitelikte. Çalışma fırsatını yakalayabilen kadınlar; ücret, yapılan işin niteliği ve iş yaşamının dışında kadınlara yüklenen ‘angarya’ işlerle birlikte düşünüldüğünde, sorunun sadece istihdam değil başka yönlerle de ele alınmasını gerekli kılıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-18353 alignleft" src="https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2017/01/keig.jpg" alt="" width="339" height="149" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/01/keig.jpg 500w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/01/keig-320x141.jpg 320w" sizes="(max-width: 339px) 100vw, 339px" />Avrupa Birliği ile başlayan müzakarelerde kadın istihdamına yönelik ‘politika önerilerinin zayıf ve toplumsal cinsiyet bakış açısından yoksun’ olarak görülmesi Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi (KEİG)’nin kurulmasını önceledi. 2006 yılından itibaren bu alanda çalışma yürüten KEİG’e dair Begüm Acar ve İdil Soyseçkin sorularımızı cevapladı.  </span></p>
<p><b>KEİG’in kuruluş sürecini ve amaçlarını aktarabilir misiniz?</b></p>
<p><b>Begüm Acar:</b><span style="font-weight: 400;"> Avrupa Birliği ile müzakerelerin başlamasının ardından Kadın istihdamı konusu gündemde önemli bir yer almaya başladı ve bunu birçok toplantı ve rapor hazırlığı takip etti. Ancak, kadınların istihdamını artırmaya yönelik politika önerileri son derece zayıf ve toplumsal cinsiyet bakış açısından yoksundu. Bu nedenle Kadın İstihdamı Zirvesi’nden sonra Mart 2006’da </span><a href="http://www.keig.org/?p=589"><i><span style="font-weight: 400;">Kadın Örgütleri Ortak Basın Açıklaması </span></i></a><span style="font-weight: 400;">başlığı altında bir basın açıklaması kaleme aldık ve kadın örgütlerinin imzasına sunduk. 2 Nisan 2006’da kadın emeği ve istihdamı alanında çalışan bir grup kadın aktivist ve akademisyen bir araya gelerek Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi (KEİG)’ni kurdu. </span></p>
<p><b>KEİG bireysel olarak kadınlara ne şekilde faydalı olabilir?</b></p>
<p><b>Acar</b><span style="font-weight: 400;">: Kadın emeği ve istihdamı konusunun ücretli, ücretsiz çalışan, günümüzün neoliberal politikalarıyla etrafı kuşatılmış her kadının hayatına değen bir yanı var. Kadınların ev içinde görünmeyen emeği, işyerinde cinsiyet kimliği ya da cinsel yönelim sebebiyle maruz kaldığımız ayrımcılıklar, eşitsiz çalışma koşuları, kayıt dışı çalışma gibi her birimizin hayatına değen birçok problemi içeriyor. Son dönemde gündeme getirilen ve özellikle kadınlar için teşvik edilen esnek çalışma; kadınların hayatın her alanına katılımının önünde en büyük engellerden birini oluşturan çocuk, yaşlı, hasta, engelli bakımı gibi konular yaşadığımız coğrafyada feminist perspektifle politika yapmaya en çok ihtiyaç duyduğumuz alanlardan birkaçı. </span></p>
<p><strong>Çalışma Yaşamında Güvenceli Ve Sürekli Bir Yer&#8230;</strong></p>
<p><b>Kadın emeğinin istihdamı derken nasıl bir istihdam tahayyül ediyorsunuz?</b></p>
<p><b>Acar</b><span style="font-weight: 400;">: Kadın emeği ve istihdamı alanında mücadele etmek sadece kadın istihdamının artırılmasına yönelik politikalarla sınırlanamaz. Ev içindeki karşılıksız emeği ya da kadınların ve LGBTİ’lerin istihdamda yaşadığı ayrımcılıkları görünür kılmak ve bunların dönüştürülmesine yönelik mücadele etmek gerekiyor. Kadınların çalışma yaşamında güvenceli ve sürekli bir yer edinmesini amaçlıyoruz. Esnek çalışma düzenlemeleri içerisinde kadınların seçeneksiz bırakılmasını ve bu tür çalışma biçimlerinin kadın emeğini daha çok güvencesiz bırakma riskini ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Bakım emeğinin ve ev işlerinin sadece kadınların sorumluluğu olarak görülmediği, erkekler ve devlet tarafından da paylaşıldığı bir dünya istiyoruz. </span></p>
<p><b>Kadın emeği ve istihdamı açısından Türkiye’ye ilişkin bir tablo çizersek ne söyleyebiliriz?</b></p>
<p><b>İdil Soyseçkin</b><span style="font-weight: 400;">: Öncelikle herkesin çok iyi bildiği bir gerçek olarak kadınların iş gücü piyasasına ve istihdama katılımı AB ve OECD ülkelerinin ortalamasının çok altında. Diğer taraftan Türkiye’de erkeklerin istihdama katılımı da kadınların neredeyse iki katı. Altı çizilmesi gereken diğer bir nokta da kadın istihdamının neredeyse yarısının kayıt-dışı olması. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Diğer taraftan kadınların eğitim seviyesi arttıkça işsizlik oranının da arttığını görüyoruz. Yani daha düşük eğitim seviyesindeki kadınlara göre çalışma istekleri daha fazla olan kadınlar, bu oranda iş bulamıyorlar. Bu da işsizlik oranını yükseltiyor. Kadınların yoğun olarak yer aldığı ve “kadın mesleği” olarak adlandırılan öğretmenlikte dahi kadınlar yönetici pozisyonlarında yer bulamıyorlar. Benzer şekilde akademisyen kadınların sayısının fazlalığına rağmen, dekan ya da rektör olan kadınların sayısı fazlasıyla düşük. Kısacası cam tavan kadınların üstünde kalın ama şeffaf bir duvar gibi duruyor.</span></p>
<p><b>Kadın emeğinin eşit ve adil biçimde değerlenmesi ve istihdama yansıması için yöneticilerin yapması gerekenler nedir, nasıl düzenlemeler yapılabilir? </b></p>
<p><b>Soyseçkin</b><span style="font-weight: 400;">: Kadın örgütlerinin, feminist aktivistlerin yıllardır üzerinde durduğu gibi kadınlara geleneksel cinsiyet rollerinden kaynaklı olarak yüklenen hane ve aile bireylerinin bakımı konusunda bu yükü hafifletecek ve erkeklerin de eşit bir şekilde rol alacağı düzenlemelere ihtiyaç var. Yerel ve ulusal yönetimler her mahallede her çocuğu ulaşabileceği ücretsiz ya da düşük ücretli nitelikli okul öncesi bakım ve eğitim olanakları sunmalı. Bunun yanı sıra yaşlı/hasta veya engelli bireyler için de ulaşılabilir ve kaliteli kamu hizmeti çok önemli. Aksi takdirde kadınlar beceri eğitim kazanmak için imkan bulamazlar bu da onları istihdamdan uzak tutar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ayrıca haneye ve bakıma dair her türlü sorumluluğun erkekler tarafından da paylaşılması gerektiği gerçeği çeşitli kampanyalarla, yayınlarla ve etkinliklerle tüm topluma yayılarak cinsiyet eşitsizliğinin aşındırılması için adımların atılması olmazsa olmaz bir gereklilik. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İşe alımlarda aynı iki aday arasından kadınların teşvik edilmesi, işyerlerinde cinsiyetçi/ayrımcı dil ve pratiklerin ortadan kaldırılması için çalışmalar yapılması, iş ve iş dışı yaşam dengesinin cinsiyet eşitliği perspektifinden tanımlanması ve uygulanması, yalnızca annelik izni değil babalık ve erkekten kadına devredilemez ücretli ebeveyn izni gibi düzenlemelerin yasalarla zorunlu hale getirilmesi ve tüm bu düzenlemelerin uygulanmasının takibi yapılacak çok temel noktalar arasında sayılabilir.</span></p>
<p><b>&#8216;İnsana Yakışır İş Olanakları Temel Hareket Noktamız Olmak Zorunda&#8217;</b></p>
<p><b>Kadınların iş yaşamına kavuşmasının yanında eşit ücret ve sosyal güvence meselesi eksiklikler olarak görülüyor. Bu neden önemli ve ne yapılabilir?</b></p>
<p><b>Soyseçkin</b><span style="font-weight: 400;">: Yalnızca istihdam temelli baktığımızda kadınların hangi koşullarda nasıl işlerde çalıştıklarını göz ardı etmiş oluyoruz. Oysa kadın istihdamının artırılmasından bahsederken insana yakışır iş olanakları temel hareket noktamız olmak zorunda. Kadınlar çalışmaya başladıklarında kazandıkları para üstünde kontrolleri var mı, ev içindeki kararlarda belirleyiciklikleri nedir, kendilerini geliştirme olanaklarına sahipler mi gibi sorulara cevabımız evet olmadığında yalnızca para kazanmasının dönüşüm yaratacak kadar bir etkisi olmuyor maalesef. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Diğer taraftan neredeyse tüm çalışan kadınların işten eve geldikten sonra “ikinci vardiya” olarak hane içi tüm işleri yerine getirmeleri de üstünde ısrarla durulması gereken bir durum. Dolayısıyla sadece bu gerçeklik bile kadınların sigortalı çalışmasının ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Yani kadınlar hem işte hem evde çalıştıklarından erkeklere göre çok daha çabuk yıpranıyorlar, sağlık sorunları yaşıyorlar. Türkiye’de emeklilik sisteminde yer alabilmeniz için sigortalı çalışmanız gerekiyor. Kadınların büyük bir kısmı hem çoğu zaman çocukları belirli bir yaşa gelip kendilerine yetebildiklerinde çalışmaya başladıklarından emeklilik sistemine de çok geç girmiş oluyorlar. Dolayısıyla sigortalı çalışsalar dahi emeklilik kriterleri nedeniyle emekli olabilmeleri neredeyse imkansız görünüyor. Eğer boşanırlarsa ya da eşlerini kaybederlerse bu durumda sağlık hizmetlerinden bile yararlanamama gibi bir durum ortaya çıkıyor. </span></p>
<p><b>Mikro-Krediler Düşük Kazançlı Çalışma Ve Borçlanmayı Getiriyor</b></p>
<p><b>Kadınların iş yaşamına dahil olması noktasında ulusal ve uluslararası birçok kurumun çalışmaları ve belirlemeleri mevcut. Birleşmiş Milletler, bakanlıklar, kalkınma ajansları gibi özellikle bir dönem hala devam eden mikro kredi verilmesi yönünde bir çaba mevcut. Bu ne kadar etkili oldu?</b></p>
<p><b>Soyseçkin</b><span style="font-weight: 400;">: Mikro-kredilerin Türkiye&#8217;de ve genelde dünyada uygulamalarına baktığımızda, kadınların yine ev içinde kalarak hatta çocuklarını da bu emek sürecine katarak çalıştıkları, düşük kazanç getirecek işler yaptıklarını görüyoruz. Verilen kredi miktarı başka türlü bir çalışmayı olanaklı kılmıyor. Diğer taraftan çoğu zaman çok yüksek faiz oranları ödemek durumunda kalıyorlar. Mikro-kredi borçlarını kapatmak için başka yerlerden borç aldıkları böylece bir borçlanma döngüsü içine girdikleri durumlar sık yaşanıyor. Diğer taraftan kadın sivil toplum kuruluşları kredi borçlarının ödenmesinin takibini yapan yapılara dönüştürülüyor. </span></p>
<p><b>Mikro kredi, hibe ve benzeri  yöntemlerle kadınların iş yaşamına dahil edilmesi çabaları bir yandan fayda sağlarken diğer yandan benzer işleri yapan, çoğunlukla ev yaşamından gelen yeteneklerin ticarileştirilmesi gibi bir durum ortaya çıkarıyor: Temizlik şirketleri, ev yemekleri ve el işi dükkanları gibi. Kadın emeğinin nitelikli istihdamı önündeki engeller nedir, ne yapılmalıdır?</b></p>
<p><b>Soyseçkin</b><span style="font-weight: 400;">: En temel engelin toplumsal cinsiyet eşitsizliği olduğunu düşünüyorum. Bunun değişmesi için yasa yapıcıların kısa, orta ve uzun vadeli planlamalar yapıp bunu kararlılıkla uygulamaları gerekiyor. Bu konuda kadın örgütlerine ve bu alanda yıllardır çalışan aktivistlere danışılması mühim. </span></p>
<p><b>Platform sadece istihdam edilmeyi değil sonrası ile ilgili kısımla da ilgileniyor. Bu konuda önümüzdeki günlerde bir panelde düzenlenecek. Hem  panelin içeriğine yönelik hemde kadınların iş yerlerinde yaşadığı sorunlara ilişkin bilgi verebilir misiniz?</b></p>
<p><b>Acar</b><span style="font-weight: 400;">: </span><span style="font-weight: 400;">İşyerlerinde erkek şiddeti, taciz ve mobbing gibi kadınların maruz kaldıkları temel yapısal problemlerle birlikte kadınların çalışma hayatındaki durumu daha da zorlaşıyor. Kriz koşullarında ise işyerlerinde kadın işçi sağlığı, genel güvenliği, şiddet, mobbing, taciz gibi sorunlar üzerine konuşmanın ve politika üretmenin aciliyeti daha fazla ortaya çıkıyor. Bu konuda kadınlar olarak bir araya gelmek, sorunlarımızı ve mücadele yöntemlerimizi konuşmak, işyerlerinin kadınlar için nasıl daha güvenli hale gelebileceğini tartışmak istiyoruz. Bütün kadınları 13 Ekim Pazar günü 13.00-17.00 arasında Tarih Vakfı’ndaki panelimize bekliyoruz.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/07/kadin-emegi-istihdamin-artirilmasina-yonelik-politikalarla-sinirlanamaz/">“Kadın Emeği İstihdamın Artırılmasına Yönelik Politikalarla Sınırlanamaz”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İşyerleri Kadınlar İçin Ne Kadar Güvenli?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/03/isyerleri-kadinlar-icin-ne-kadar-guvenli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Oct 2019 10:56:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[KEİG]]></category>
		<category><![CDATA[KEİG Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[panel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=42911</guid>

					<description><![CDATA[<p>KEİG Platformu kadınları bir araya gelip, sorunları ve mücadele yöntemlerini konuşmak, işyerlerinin kadınlar için nasıl daha güvenli hale gelebileceğini tartışmaya çağırıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/03/isyerleri-kadinlar-icin-ne-kadar-guvenli/">İşyerleri Kadınlar İçin Ne Kadar Güvenli?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;">Güvencesizlik, esnekleşme, kötü çalışma koşulları, düşük ücret ve sendikasızlık… Türkiye’de çalışma hayatının temel karakteristiği haline gelen bu tablo kadınlar için çok daha kötü. Çalışma hayatında cinsiyete dayalı ayrımcılıkla birlikte işyerlerinde erkek şiddeti, taciz ve mobbing kadınların maruz kaldıkları temel yapısal problemler. Krizin katmerleştirdiği güvencesizlik koşullarında ise işyerlerinde kadın işçi sağlığı genel güvenliği, şiddet, mobbing, taciz gibi sorunlar üzerine konuşmanın ve politika üretmenin aciliyeti daha fazla ortaya çıkıyor. Bu mesele aynı zamanda kadın örgütlerinin, sendikaların ve emek örgütlerinin gündeminde olması gerektiğini düşündürüyor.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Tarih</strong>: 13 Ekim 2019</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Yer</strong>: Tarih Vakfı</p>
<p style="font-weight: 400;"><a href="https://www.google.com/maps/search/Sar%C4%B1demir+Mah.+Rag%C4%B1p%0D%0AG%C3%BCm%C3%BC%C5%9Fpala+Cad.+No:10+Emin%C3%B6n%C3%BC,+%C4%B0stanbul?entry=gmail&amp;source=g" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.google.com/maps/search/Sar%25C4%25B1demir%2BMah.%2BRag%25C4%25B1p%250D%250AG%25C3%25BCm%25C3%25BC%25C5%259Fpala%2BCad.%2BNo:10%2BEmin%25C3%25B6n%25C3%25BC,%2B%25C4%25B0stanbul?entry%3Dgmail%26source%3Dg&amp;source=gmail&amp;ust=1570175230481000&amp;usg=AFQjCNGYnFzCp4mxfBFsFf1wKjfmkchr-Q">Sarıdemir Mah. Ragıp Gümüşpala Cad. No:10 Eminönü, İstanbul</a></p>
<p style="font-weight: 400;">Yol Tarifi: Marmara Belediyeler Binası 1. Kat (Turyol iskelesine yakın)</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Saat</strong>: 13.00 &#8211; 17.00</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Program</strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>13.00 &#8211; 13.20 Çerçeve Sunuş – Necla Akgökçe</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Kadın İşçi Sağlığına Toplumsal Cinsiyet Perspektifi İle Yaklaşım: Kavramlar ve Sorunsallaştırma</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>13.20 &#8211; 13.40 – Kadriye Bakırcı</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Hukuksal Boyutuyla İşyerinde Şiddet, Mobbing ve Taciz</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>13.40 &#8211; 14.00 – Nuran Gülenç</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">İşyerlerinde Kadına Yönelik Şiddet ve Tacizin Önlenmesinde Sendikaların Rolü</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>14.00 &#8211; 14.20 – Fikriye Sarıgül</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Kadın İşçilerin Sorunları: İşyerlerinden Deneyimler</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>14.20 &#8211; 14.50 Ara</strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>14.50 &#8211; 17.00 Tartışma</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Hep birlikte konuşuyoruz: İşyerleri kadınlar için nasıl güvenli hale gelebilir?</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>İletişim</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">E-mail: <a href="mailto:iletisim@keig.org">iletisim@keig.org</a></p>
<p style="font-weight: 400;">Telefon: 545 523 4479 (Sare Öztürk)</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/03/isyerleri-kadinlar-icin-ne-kadar-guvenli/">İşyerleri Kadınlar İçin Ne Kadar Güvenli?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Genç Kadınlar İş Yaşamından Çekiliyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/07/genc-kadinlar-is-yasamindan-cekiliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Dec 2018 12:05:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[KEİG]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[keig]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=33028</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi Platformu'nun (KEİG) yayınladığı bilgi notuna göre bir yıl önce çalışan her yüz kadından 16’sı iş yaşamından çekildi. Bu oran erkeklere göre dört kat daha yüksek. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/07/genc-kadinlar-is-yasamindan-cekiliyor/">Genç Kadınlar İş Yaşamından Çekiliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Araştırmada en çok sanayi sektöründe çalışan kadınların iş yaşamından çekilip evine döndüğü bulgusuna erişirken, kadın-erkek arasında iş yaşamından çekilme oranı bakımından en büyük fark ise 25-34 yaş grubunda oldu.</p>
<p>Bilgi notunda öne çıkan bazı önemli noktalar şöyle:</p>
<p>– İş yaşamından en yüksek oranda çıkan grup genç kadınlar. Erkekler daha çok çırak/stajyer, eğitim ve öğretim nedeniyle işlerini bırakırken; genç kadınların yüzde 71’i ev işleri, çocuk, hasta ve yaşlı bakımı nedeniyle iş yaşamından çıkıyor.</p>
<p>– Kadın erkek eşitsizliğine ilişkin iş yaşamından çekilme oranı bakımından en büyük fark 25-34 yaş grubunda. Bu yaş grubundaki her yüz kadından 14’ü işgücü dışında kalırken bu rakam erkeklerde yüzde 1’i bile bulmuyor.  Genellikle çocuk doğurma ve bakım ihtiyacını karşılama amacıyla bu yaş grubu iş yaşamından çekilmek zorunda kalıyor.</p>
<p>– Okur-yazar olmayan her dört kadından biri iş hayatının dışında kalırken bu oran aynı eğitim düzeyindeki erkeklerde yüzde 12.</p>
<p>– Sosyal güvence çalışma yaşamından çekilme bakımından çok kritik. Güvencesiz çalışma hem kadın hem de erkeklerin işgücü dışına çıkma riskini arttırıyor, ancak kadınlardaki etkisi çok daha belirgin.</p>
<p>– Sosyal güvenceden yoksun çalışan her yüz kadından 23’ü bir sonraki yıl işgücü dışında kalıyor. Erkeklerde bu oran yüzde 8. Kadınlar güvenceli bir işte çalışıyor olsalar dahi işten çekilme oranı erkeklere kıyasla dört kat daha yüksek.</p>
<p>– Kadın çalışanların sahip olduğu meslekler arasında en üst sıralarda yer alan sanatkârlar, nitelik gerektirmeyen işler, hizmet ve satış elemanlığı gibi meslekler aynı zamanda işgücü dışına çıkma riskinin de yüksek olduğu meslekler.</p>
<p>– Evde bakıma ihtiyaç duyan çocuk sayısı üç ve daha fazla olan iki yetişkinli hanelerde yaşayan kadınların iş yaşamını bırakma oranı diğerlerine göre en yüksek düzeyde. Türkiye’de ev içinde eşitsiz işbölümü, çocuk bakım hizmetlerinin yetersiz olması ve işgücü piyasasının cinsiyetçi yapısı kadınların aleyhine sonuçlar doğuruyor.</p>
<p>– Çalışan kadınların çoğunlukla kadın işlerini içeren mesleklerde yoğunlaşması, cinsiyete dayalı meslek ayrımı, onların iş bulmakta zorlanmasına, yüksek işsizlik oranlarına ve işgücünün dışına çıkmalarına yol açıyor.</p>
<p><a href="http://www.keig.org/wp-content/uploads/2018/11/KEIG_Bilgi_Notu.pdf">Bilgi notunun tamamına ulaşmak için tıklayın.</a></p>
<p>Kaynak: <a href="http://www.stgm.org.tr/tr/manset/detay/genc-kadinlar-is-yasamindan-cekiliyor" target="_blank" rel="noopener">STGM</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/07/genc-kadinlar-is-yasamindan-cekiliyor/">Genç Kadınlar İş Yaşamından Çekiliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Kreş Nasıl Kamu Zararına Dönüşür?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/02/02/bir-kres-nasil-kamu-zararina-donusur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Feb 2018 10:37:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[KEİG]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[kadın emeği]]></category>
		<category><![CDATA[kadın emeği ve istihdamı girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[kreş hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=24131</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uzun zamandır çocuk bakım sorumluğunun sadece kadınlara yüklenmesinin ne anlama geldiği, nelere yol açtığı hakkında araştırmalar yapıyoruz, raporlar yayınlıyoruz, bilgi notları paylaşıyoruz. Ancak maalesef ilgililer konuyu görmezden gelmeye devam ediyor. Yalnızca bizim değil devletin bir kurumu olarak TÜİK’in istatistikleriyle[1] de ortaya koyduğu gibi, kadınların istihdama katılmaları ve/veya istihdamda kalmaları ancak ve ancak haneye ait, özellikle de [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/02/02/bir-kres-nasil-kamu-zararina-donusur/">Bir Kreş Nasıl Kamu Zararına Dönüşür?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun zamandır çocuk bakım sorumluğunun sadece kadınlara yüklenmesinin ne anlama geldiği, nelere yol açtığı hakkında araştırmalar yapıyoruz, raporlar yayınlıyoruz, bilgi notları paylaşıyoruz. Ancak maalesef ilgililer konuyu görmezden gelmeye devam ediyor. Yalnızca bizim değil devletin bir kurumu olarak TÜİK’in istatistikleriyle<a href="http://www.keig.org/?p=3578#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a> de ortaya koyduğu gibi, kadınların istihdama katılmaları ve/veya istihdamda kalmaları ancak ve ancak haneye ait, özellikle de çocuk bakımına dair sorumlulukları devredebildikleri ölçüde mümkündür. Yalnız, burada önemli bir noktanın altını çizmek gerekiyor. Daha önce “büyükannelere bakım parası” olarak duyurulan uygulamada belirttiğimiz gibi, çocuklar ya da diğer bakıma muhtaç bireyler hane içinde bakılmak istense bile devletin görevi, öncelikle kurumsal bakım hizmetlerini geliştirmektir.<a href="http://www.keig.org/?p=3578#_ftn2" name="_ftnref2">[2]</a> Bu hizmetlerin yok denecek kadar az olduğu bir ortamda hane içinde bakımı istek/sevgi üzerinden değerlendirmek ise en hafif ifadeyle manipülasyon yapmaktır. Gelelim bu yazıyı yazmaktaki amacımıza.</p>
<p>Ankara’da bulunan Sami Ulus Hastanesi’nin 40 yıldır hizmet veren kreşinin 30 Nisan 2016 tarihinde kapatıldığını öğrendik.<a href="http://www.keig.org/?p=3578#_ftn3" name="_ftnref3">[3]</a>Bu durumu öğrenmemize de daha güncel başka bir haber vesile oldu. Bu habere göre Sayıştay büyükşehir belediyelerinin kreş hizmetini kamu zararı olarak nitelendirdi ve bunun üzerine İstanbul Büyükşehir Belediyesi verdiği kreş hizmetini kaldırdı.<a href="http://www.keig.org/?p=3578#_ftn4" name="_ftnref4">[4]</a></p>
<p>Yaklaşık 9 ay önce kapatılan Sami Ulus Hastanesi Kreşinden hizmet alan Dr. Eriş Bilaloğlu’nun yerinde sorusuyla “çocuklarımıza kreş kamu zararı mıdır?” İçinde ne çalışan ne veli temsilcisi bulunan hastane “kreş komisyonunun” kreşi kapatma kararını oybirliği ile alma nedeni ise Maliye Bakanlığı’nın tebliğidir. Aslında tebliğe gönderme yapılmasının nedeni de 2014 yılında kurum kreşlerinin sosyal tesis kapsamına alınması ve Maliye Bakanlığı’nın her yıl yayınladığı Sosyal Tesislere İlişkin tebliğe uyulması zorunluluğudur. Bu tebliğde 2017 yılı için “Kamu kurum ve kuruluşlarına ait kreş ve çocuk bakımevlerine kabul edilecek devlet memurları ile diğer kamu personelinin her çocuğu için aylık bakım ücreti asgari 165,00 TL olarak tespit edildi. Ancak, belirlenen asgari aylık ücretlerin kreş ve çocuk bakımevi hizmetlerinin karşılanmasında yeterli olmadığı durumlarda, kurum ve kuruluşlar belirlenen ücretin üzerinde bedel tespit etmeye yetkilidir” deniliyor.<a href="http://www.keig.org/?p=3578#_ftn5" name="_ftnref5">[5]</a> Komisyon, hizmet alan velilerin 270 TL ödemesini az bularak ya kreşin kapatılmasını ya da ücretlerin 650 TL’ye çıkarılmasını gerekli buldu. O süreçte hem velilerin birçoğunun hem de sendikaların içler acısı tavrını Eriş Bilaloğlu’nun yazısından okuyabilirsiniz. Bilaloğlu, bu karar sonrası geçen yıllardaki ücret farkının istenmemiş olmasına biraz da ironik bir biçimde sevinirken, devlet aklının (kendisini devlet yerine koyanların diyelim) ‘geçmiş hatalardan’ nasıl da öğrendiğine güzel bir örnek, Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) kreşini kapatmakla kalmayıp geçmiş yıllar için kreş ücretinin hizmet alan çalışanların maaşlarından kesintiye gitmesi; üstelik İBB’nin Sayıştay’ın bu kararına itiraz etmesine rağmen, itiraz sonuçlanmadan böyle bir adım atmasıdır.</p>
<p><em>Sosyal Bakım Hizmetlerine Kamu Yatırımlarının İstihdam, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Yoksulluğa Etkileri: Türkiye Örneği</em> (2015) başlıklı raporda<a href="http://www.keig.org/?p=3578#_ftn6" name="_ftnref6">[6]</a> ortaya konulduğu üzere bırakın kreşlerin kamu zararına yol açmasını “erken çocukluk bakımı ve okul öncesi eğitimi için yapılacak harcamaların, kadın işgücü arzı üzerindeki etkilerine ek olarak, insana yakışır işler yaratılması, kadın işgücüne talep yaratarak cinsiyet eşitliğini geliştirmesi, yoksulluğun azaltılması ve mali sürdürülebilirlik bakımından talep tarafında güçlü bir ekonomik rasyonalitesi vardır” (s.10) deniliyor. Benzer şekilde UNICEF’in teknik desteği ve Kalkınma Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın aktif katılımı ile, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı öncülüğünde hazırlandığı belirtilen<em> Erken Yaşlarda Çocuk Refahı ve Kadın İstihdamı Politika Belgesi’nin </em>(2013)<a href="http://www.keig.org/?p=3578#_ftn7" name="_ftnref7">[7]</a> ortaya koyduğu üzere çocuk gelişimi açısından en kritik dönem olan 0-6 yaş arası verilecek eğitim, kişinin hayatının kalanını da doğrudan belirliyor. Politika Belgesi, “etkin erken çocukluk eğitim ve bakım programlarına yapılacak kamu yatırımlarının eğitsel, toplumsal ve ekonomik anlamda çok büyük getirileri vardır” diyor ve “Türkiye’de de konuyla ilgili bilimsel araştırmalar, okul öncesi eğitime yapılan 1 TL’lik yatırımın, 6-7 TL olarak geri döndüğünün altını çizmektedir” bilgisini paylaşıyor (s.12). Diğer bir deyişle erken çocukluk eğitim ve bakım hizmetlerine yapılacak yatırım hem çocukların, hem kadınların hem de tüm toplumun refahı açısından büyük önem taşıyor.</p>
<p>Hal böyleyken Sayıştay bu kararı hangi hesaplara dayanarak alıyor? Ya da Sayıştay böyle bir karar verirken İŞKUR Genel Müdürü’nün “Kadınlarımızın sanayi kuruluşlarında işgücüne katılımının sağlanması için bazı teşvikler getirdik. Çocuklarının kreşlerde kalması için ayda 400 TL yardım yapılacak” demesinin anlamı nedir?<a href="http://www.keig.org/?p=3578#_ftn8" name="_ftnref8">[8]</a> Ya da<em> Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşmesi</em> Madde 41 Kreş Hizmeti Başlığı altında “Kamu kurum ve kuruluşları, imkanları çerçevesinde personeline hizmet sunma, kalitesini ve kapasitesini arttırma konusunda ihtimam gösterir” şeklindeki ifade kamu zararı düşüncesinin tam tersini savunmuyor mu?</p>
<p>Devlet kurumlarının birbirinden bağımsızmışçasına hareket etmesi, birisinin teşvik dediğine diğerinin zarar demesi, kadınların hayatını doğrudan etkileyen çok önemli bir meselenin ne kadar ciddiyetsiz bir şekilde ele alındığını da gösteriyor. Aslında kadınlara “asli” görevleri olarak ev işlerini ve bakım sorumluluklarını gösteren, ama bir yandan da giderek yoksullaşan kadınları yarı zamanlı ve düşük ücretli işlerde çalışmaya teşvik eden politikaların uygulandığı bir ortamda kamu kreşlerinin zarar ve yük olarak görülmesi şaşırtıcı değildir. Kreşler kamu zararı olarak görülürken, ya birçok kadın kreş ücretini karşılayamadığı için evine dönmek zorunda kalıyor ya bu ücreti ödeyip yoksullaşıyor ya da bu sorumluluğu başka kadınlara devretmek zorunda bırakılıyor. Hiçbir yakın desteği olmayan kadınların içine düştüğü çıkmazı ise kimse görmüyor. ‘Zarar mı teşvik mi’ hesapları yapılırken, işe gitmek için çocuklarını evde bırakmak zorunda kalan ve çıkan yangın sonucunda onları kaybeden Döndü Yenilmez ve onun gibi daha birçok kadın alternatifsizlik içinde yaşam kavgası veriyor.</p>
<p><strong>Kreşler zarar değil, herkes için bir kamusal haktır!</strong></p>
<p><strong>KEİG Platformu</strong></p>
<p>26 Ocak 2018</p>
<p><a href="http://www.keig.org/?p=3578#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> TÜİK HHİA 2012 Ağustos ayı verilerine göre işgücüne katılmayan 100 kadından 62,1’i işgücüne katılmama nedeni olarak “ev kadını” olmalarını gösteriyor. Bu oran, bazı bölgelerde son derece yükseliyor.</p>
<p><a href="http://www.keig.org/?p=3578#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> “Kadın İsterse Torununa Bakar Ama Bakım Hizmetini Devlet Sunmalı”, Bianet, 6 Ocak 2017, <a href="https://bianet.org/bianet/toplumsal-cinsiyet/193580-sur-karsiyaka-cebeci-babiali">https://bianet.org/bianet/toplumsal-cinsiyet/193580-sur-karsiyaka-cebeci-babiali</a></p>
<p><a href="http://www.keig.org/?p=3578#_ftnref3" name="_ftn3">[3]</a> “Çocuklarımıza Kreş” Kamu Zararı mıdır?, Dr. Eriş Bilaloğlu, Bianet, 5 Mayıs 2016, <a href="https://m.bianet.org/bianet/saglik/174470-cocuklarimiza-kres-kamu-zarari-midir">https://m.bianet.org/bianet/saglik/174470-cocuklarimiza-kres-kamu-zarari-midir</a></p>
<p><a href="http://www.keig.org/?p=3578#_ftnref4" name="_ftn4">[4]</a> Sayıştay’dan garip karar: Belediye kreşleri kamuya zararmış, Cumhuriyet, 19 Ocak 2018, <a href="http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/egitim/908934/Sayistay_dan_garip_karar__Belediye_kresleri_kamuya_zararmis.html">http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/egitim/908934/Sayistay_dan_garip_karar__Belediye_kresleri_kamuya_zararmis.html</a></p>
<p><a href="http://www.keig.org/?p=3578#_ftnref5" name="_ftn5">[5]</a> Söz konusu haberin yapıldığı yıl bu ücret 150 TL olarak belirlendi.</p>
<p><a href="http://www.keig.org/?p=3578#_ftnref6" name="_ftn6">[6]</a> İpek İlkkaracan, Kijong Kim ve Tolga Kaya (2015) Sosyal Bakım Hizmetlerine Kamu Yatırımlarının İstihdam, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Yoksulluğa Etkileri: Türkiye Örneği, <a href="http://www.tr.undp.org/content/dam/turkey/docs/povreddoc/rapor-son-t%C3%BCrk%C3%A7e.pdf">http://www.tr.undp.org/content/dam/turkey/docs/povreddoc/rapor-son-t%C3%BCrk%C3%A7e.pdf</a></p>
<p><a href="http://www.keig.org/?p=3578#_ftnref7" name="_ftn7">[7]</a> Fatma Umut Beşpınar, Ayşe İdil Aybars (2013), Erken Yaşlarda Çocuk Refahı ve Kadın İstihdamı Politika Belgesi, <a href="http://www.sck.gov.tr/oecd/Erken%20Yas%CC%A7larda%20C%CC%A7ocuk%20Refah%C4%B1%20ve%20Kad%C4%B1n%20%C4%B0stihdam%C4%B1%20Politika%20Belgesi.pdf">http://www.sck.gov.tr/oecd/Erken%20Yas%CC%A7larda%20C%CC%A7ocuk%20Refah%C4%B1%20ve%20Kad%C4%B1n%20%C4%B0stihdam%C4%B1%20Politika%20Belgesi.pdf</a></p>
<p><a href="http://www.keig.org/?p=3578#_ftnref8" name="_ftn8">[8]</a> İŞKUR’dan çalışan annelere kreş yardımı açıklaması, Birgün, 25 Ocak 2018, <a href="https://www.birgun.net/haber-detay/iskur-dan-calisan-annelere-kres-yardimi-aciklamasi-201528.html">https://www.birgun.net/haber-detay/iskur-dan-calisan-annelere-kres-yardimi-aciklamasi-201528.html</a></p>
<p>Kaynak: <a href="http://www.keig.org/?p=3578">http://www.keig.org/?p=3578</a></p>
<p>Görsel: &#8220;İzmir Büyükşehir Belediyesi çalışanları 22 Şubat 2017&#8217;de, belediyeden taleplerini belediye avlusuna bedenleriyle yazmışlardı: Ulaşım, yemek, kreş!&#8221;</p>
<p><a href="https://ekmekvegul.net/dergi/kres-hakki-ve-anayasa-degisikligi">https://ekmekvegul.net/dergi/kres-hakki-ve-anayasa-degisikligi</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/02/02/bir-kres-nasil-kamu-zararina-donusur/">Bir Kreş Nasıl Kamu Zararına Dönüşür?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
