<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İlke Derneği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/stk/ilke-dernegi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/stk/ilke-dernegi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 22 Feb 2021 07:50:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>İlke Derneği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/stk/ilke-dernegi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkiye’de Sivil Toplumun On Yılı: Daralan Sivil Alanın Genişletilmesi ve Rahatlatılmasına Yönelik Öneriler</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/17/turkiyede-sivil-toplumun-on-yili-daralan-sivil-alanin-genisletilmesi-ve-rahatlatilmasina-yonelik-oneriler/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/17/turkiyede-sivil-toplumun-on-yili-daralan-sivil-alanin-genisletilmesi-ve-rahatlatilmasina-yonelik-oneriler/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Feb 2021 10:12:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İlke Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[İlke Eğitim Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[İlke Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’de Sivil Toplumun On Yılı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=65706</guid>

					<description><![CDATA[<p>İLKE Vakfı’nın hazırladığı “Türkiye’de Sivil Toplumun On Yılı” isimli raporda, sivil toplumda son on yılda meydana gelen değişim ve veriler ele alınıyor. Türkiye’nin 2010 yılından itibaren sarsıntılı bir dönem geçirdiği belirtilen raporda, toplumda ve siyasette yaşanan değişimlerin sivil toplum üzerinde bıraktığı etki analiz ediliyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/17/turkiyede-sivil-toplumun-on-yili-daralan-sivil-alanin-genisletilmesi-ve-rahatlatilmasina-yonelik-oneriler/">Türkiye’de Sivil Toplumun On Yılı: Daralan Sivil Alanın Genişletilmesi ve Rahatlatılmasına Yönelik Öneriler</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de Sivil Toplumun On Yılı raporu, ondan fazla yazar ve uzman görüşü doğrultusunda hazırlandı. Raporda, sivil toplum alanında son on yılda meydana gelen değişimler ve veriler, kronolojik olarak sıralanıyor. Sivil toplumun son on yılı, sivil toplum ve devlet ilişkileri, sayısal göstergelerle sivil toplum, sivil toplum kuruluşlarının temel meseleleri ve bu meselelere yönelik çözüm önerileri, sivil toplumu derinden etkileyen önemli olaylardan olan 15 Temmuz darbe girişimi ve salgın, STK’ların türlerine göre son on yıldaki değişimler ve sivil toplum kuruluşları için önemli olabilecek farklı konular ele alınıyor.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-65707 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/statulere-gore-stklar-640x361.jpg" alt="Türkiye’de Sivil Toplumun On Yılı" width="371" height="209" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/statulere-gore-stklar-640x361.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/statulere-gore-stklar.jpg 679w" sizes="(max-width: 371px) 100vw, 371px" />Türkiye’de Sivil Toplumun On Yılı raporunda, 2010-2020 yıllarına dair çalışmaya esas olan birkaç tespit şu:</p>
<ul>
<li>Türkiye 2010 sonrasında hem hızlı bir değişim sürecine girdi hem de çok sarsıntılı bir dönemi geçirdi. Son on yıllık dönemde Türkiye toplumunda ve siyasetinde yaşanan değişimler sivil toplum üzerinde büyük izler bıraktı. 2010 yılına kadar devam eden sivilleşme eğilimleri, bir taraftan genişlerken bir taraftan da daraldı. Sivil toplum kuruluşlarının alanını genişletmeye yönelik ilgi ve istek de azaldı.</li>
<li>Türkiye’de darbeler önemli tarihsel süreçler; son on yılda sivil toplum kültürünün geçirdiği değişikliğe darbelerin nasıl zemin hazırladığı, 1982 anayasasının; devleti, toplum üzerinde bir kontrol aygıtı olarak kurgulayışı, Türkiye’de sivil toplum alanına nasıl zarar verdiği dikkatle ele alınmalı.</li>
<li>Son on yılda gerçekleşen toplumsal hadiseler, siyasal değişimler, bürokratik yönelimler, iktisadi krizler ve COVID-19 salgını gibi büyük ölçekli sarsıntıların sivil toplum alanında derin izleri ve etkileri oldu.</li>
</ul>
<h5><strong> 2010’lu Yıllar Çalkantılı ve Gerilimli Bir Dönem</strong></h5>
<p>Dört ana bölümden oluşan Sivil Toplumun On Yılı Alan İzleme Raporu’nun Lütfi Sunar tarafından ele alınan ilk bölümünde “Devlet-Toplum İlişkileri Bakımından Son On Yılda Sivil Toplum” başlığı altında, son on yıl içinde sivil toplumu etkileyen olaylar çerçevesinde sivil toplum ve devlet ilişkisi irdeleniyor. Buna göre, sivil toplum 2000’lerin ilk on yılında bir rahatlama ve genişleme dönemi yaşamışken, 2010’lu yıllarda çalkantılı ve gerilimli bir dönem geçirdi.</p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-65708 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/bolgeler-bazinda-stklar-640x371.jpg" alt="Türkiye’de Sivil Toplumun On Yılı" width="373" height="217" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/bolgeler-bazinda-stklar-640x371.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/bolgeler-bazinda-stklar.jpg 717w" sizes="(max-width: 373px) 100vw, 373px" />Bu on yıllık dönem dört ana etken ve dönüm noktasına göre inceleniyor: 2010 Anayasa Değişikliği ve sivil toplumun değişen yüzü, toplumsal gerilimler ve sivil toplumun farklılaşan bölmeleri, 15 Temmuz darbe girişimi ve devlet-toplum münasebetlerinin değişimi ve son olarak küresel salgında sivil toplum.</p>
<p>Bu bölümde, STK’ların pek çok sosyal alandan çekilmekte olduğu ve bu alanların bürokratik aygıtlarca doldurulmakta olduğuna, salgın sürecinde “sosyal mesafenin artmasıyla gönüllüler ile kurumların ilişkisinin zayıfladığına, STK’ların işlerini uzaktan yapmakta zorlanmaları ile faaliyetlerini durma noktasına geldiğine dikkat çekiliyor. Pandemiyle birlikte devletin sivil topluma bakış açısının, salgının oluşturduğu sorunları çözmek için paydaş yerine, kriz zamanlarında en erken vazgeçilen alan olduğunun görüldüğü tespiti yapılıyor.</p>
<p>Bu bölümün sonunda Lütfi Sunar, son yirmi yılda yasal ve siyasal olarak sivil toplumun gelişiminin önünü açan uygulamalara hızla yeniden geri dönülerek devlet-sivil toplum ilişkilerinin güçlendirilmesi gerektiğini ve bu sayede toplumsal kesimler arasındaki gerilimin azalacağı ve STK’ların sosyal işlevlerinin güçlendirebileceği tespitini yapıyor.</p>
<h5><strong>Sayılarla Türkiye’de Dernek ve Vakıflar </strong></h5>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-65709 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/faal-dernek-sayilari-640x344.jpg" alt="Türkiye’de Sivil Toplumun On Yılı" width="370" height="199" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/faal-dernek-sayilari-640x344.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/faal-dernek-sayilari.jpg 772w" sizes="(max-width: 370px) 100vw, 370px" />Raporun ikinci bölümünde, sayısal göstergelerle STK’lar ele alınıyor. Merve Bircan Altınsoy tarafından ele alınan bu bölümde, ayrıca sivil toplum alanında yapılmış akademik çalışmalar, araştırmalar ve yayınlar da yer alıyor. Bölümde öncelikle faal dernek sayıları, bölgelerdeki faal dernekler, dernek türlerine göre sayısal dağılım, derneklerin üye sayılarındaki değişim, gönüllü ve profesyonel çalışan sayıları, derneklerde tam zamanlı, yarı zamanlı ve proje bazlı çalışan sayıları bu kapsamda inceleniyor. Bu veriler, dernek sayılarındaki artışa ve faal olarak en fazla derneğin Marmara Bölgesi’nde olduğuna, “mesleki ve dayanışma derneklerinin dernek türleri kapsamında en fazla sayıya sahip olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Ayrıca derneklerde çalışan profesyonel sayısının 2010-2019 yılları arasında incelendiğinde, artış eğilimi, gönüllü çalışan sayısının ise 2013 yılında ciddi bir artış göstermesi ve bu artışın ardından bir düşüşe rağmen artışın devam etmesi dikkat çekici veriler olarak sıralanıyor.</p>
<p>Vakıflar konusunda vakıf çeşitlerinden olan mülhak vakıflar, cemaat vakıfları, esnaf vakıfları ve yeni vakıflar şeklinde ayrıma gidilerek veriler inceleniyor. Türlerine göre vakıf sayılarının dağılımı, vakıf türlerindeki çalışan sayıları ve üye sayıları bu veriler kapsamında ele alınıyor ve türlerine göre vakıflar incelendiğinde, en fazla eğitim alanına ait vakıf olduğu dikkat çekiyor. Yeni vakıflardaki üye sayılarının gerçek kişiler kapsamında artış eğiliminde olduğu, tüzel kişilerin ise 2014-2016 yılları arasında azaldığı, 2016-2018 yılları arasında ise arttığı bulguları raporda yer alıyor.</p>
<p>Yine bu bölümde sivil toplum alanında yapılmış akademik çalışmalar, araştırmalar ve yayınlar da ele alınıyor. Türkiye’de bu alanda 2020 yıl sonu itibariyle 8 araştırma merkezi ve 4 lisansüstü program bulunduğu; sivil toplum alanında yazılan tezlerin yıllara göre dağılımında, 2010-2019 yılları arasında, genel olarak bir artış olduğu görüldüğü ancak farklı alanlara kıyasla yapılan tezlerin azlığı kaydediliyor.</p>
<h5><strong>STK’ların Temel Meseleleri ve Çözüm Önerileri </strong></h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65710 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/gonullu-ucretli-calisan-640x386.jpg" alt="Türkiye’de Sivil Toplumun On Yılı" width="357" height="216" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/gonullu-ucretli-calisan-640x386.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/gonullu-ucretli-calisan.jpg 716w" sizes="auto, (max-width: 357px) 100vw, 357px" />Nihat Erdoğmuş’un kaleme aldığı “Sivil Toplum Kuruluşlarının Temel Meseleleri ve Çözüm Önerileri” bölümü raporun üçüncü bölümünü oluşturuyor.  Bu bölümde, STK’ların temel meseleleri olarak belirlenen tanım ve sınıflandırma, yönetim ve organizasyon, gönüllü ve profesyonel istihdamı, mali sistem ve STK hukuku meseleleri ele alınıyor.</p>
<p>STK’larda yönetim ve organizasyona dair kısımda yönetim tarzı ve yetkinliği, organizasyonel yapılanma (örgütlenme), görev tanımları, organların uygun rol ve sorumluluklar üstlenmesi, iş süreçleri ve unvan kullanımı gibi sorunlar ele alınırken,  gönüllü ve profesyonel çalışma meselesi kapsamında gönüllü sorunları, katılım, STK algısı, bağlılık, gönüllü yönetimi ve yasal mevzuat eksikliği inceleniyor. Profesyonel çalışmanın geliştirilmesi ihtiyacı ise bu bölümde bir diğer sorun olarak ele alınırken, mali sistem oluşturulması ihtiyacı ile sivil alanda yapılması gereken kanun ve mevzuat sorunu da irdeleniyor.</p>
<p>Bu bölümde söz konusu sorunlara dair çözüm önerileri sunuluyor; sınıflandırma ve tanım meselesi için dünyadaki sınıflamaları göz ardı etmeden Türkiye’deki sivil toplum alanının tarihsel geçmişi, toplumsal dinamikler, STK birikimi ve gelecek ihtiyaçları da dikkate alarak sivil alanının dış sınırları (kamu ve özel sektör) ve iç sınırları (çok farklı türler arasındaki farklar) ile bunlar arasındaki geçişimleri dikkate alarak tanım ve tasnif çalışmaları yapılması öneriliyor.</p>
<p>Yönetim ve organizasyon konusunda standart çözüm önerileri yerine her kuruluşun faaliyet, ölçek, uluslararası faaliyet yürütme gibi farklı özelliklerine göre, yani kendi kurumsal yapılarına göre çözümler oluşturulması tavsiye ediliyor. Bu bölümde ayrıca, gönüllülük için yasal düzenlemelerin yapılması, motivasyonlarının artırılması; profesyonel istihdam için nitelikli profesyonellerin kuruma çekilebilmesi amacıyla özel çalışma yapılması, yapısal ve yönetsel alt yapının oluşturulması önerileri sıralanıyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65711 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/gonullu-ve-ucretli-calisan-sayilari-640x410.jpg" alt="Türkiye’de Sivil Toplumun On Yılı" width="334" height="214" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/gonullu-ve-ucretli-calisan-sayilari-640x410.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/gonullu-ve-ucretli-calisan-sayilari.jpg 674w" sizes="auto, (max-width: 334px) 100vw, 334px" />Mali sistem meselesi kapsamında düzgün işleyen mali sistemin kurulabilmesi için nitelikli insan kaynağı ve doğru mali kaynak planlaması önerilirken, STK’ların hukuki statüleri, kurumsal yapıları, finans kaynakları, faaliyetleri, kamu kurumları ve diğer yapılar ile ilişkileri ve iş birlikleri bütünsel bir yaklaşımla ele alan bir çerçeve yasa önerisinde bulunuluyor.</p>
<p>Türkiye’de Sivil Toplumun On Yılı adlı raporun tümüne <a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/ilke-vakfi-sivil-toplumun-on-yili-alan-izleme-raporu-2010-2020/" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/17/turkiyede-sivil-toplumun-on-yili-daralan-sivil-alanin-genisletilmesi-ve-rahatlatilmasina-yonelik-oneriler/">Türkiye’de Sivil Toplumun On Yılı: Daralan Sivil Alanın Genişletilmesi ve Rahatlatılmasına Yönelik Öneriler</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/17/turkiyede-sivil-toplumun-on-yili-daralan-sivil-alanin-genisletilmesi-ve-rahatlatilmasina-yonelik-oneriler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilim Ve Sanat Vakfı’na Kayyum Atanması Tepkiyle Karşılandı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/22/bilim-ve-sanat-vakfina-kayyum-atanmasi-tepkiyle-karsilandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jan 2020 09:14:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim Ve Sanat Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İlke Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[MAZLUMDER]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim ve Sanat Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İNİSİYATİFİ]]></category>
		<category><![CDATA[İlke İlim Kültür Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Vakıflar Genel Müdürlüğü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=47183</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Bilim ve Sanat Vakfı’nın yönetimine yapılan atamalar tepkiyle karşılandı. Bilim ve Sanat Vakfı Mütevelli Heyeti adına Mustafa Özel’in yaptığı açıklamada karar ‘keyfi’ olarak değerlendirilirken, birçok sivil toplum kuruluşu da uygulamanın 'haksız' ve 'kabul edilemez' olduğunu dile getirdi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/22/bilim-ve-sanat-vakfina-kayyum-atanmasi-tepkiyle-karsilandi/">Bilim Ve Sanat Vakfı’na Kayyum Atanması Tepkiyle Karşılandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden dün gece yapılan açıklamada, Şehir Üniversitesi’nin YÖK tarafından Marmara Üniversitesi’ne devredildiği hatırlatılarak, Bilim ve Sanat Vakfı’nın yönetimine yapılan atamanın yasal prosedür olduğu belirtildi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-47188 size-boldthemes_small" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/20200122-bu-bir-kayyum-atamasi-degil-bisavin-tuzel-kisiliginin-korunmasi-205817-dc55ca5a227d3b0e03f1-320x172.jpg" alt="" width="320" height="172" />Bilim ve Sanat Vakfı Mütevelli Heyeti adına Mustafa Özel adına yapılan açıklamada ise, yapılan atamanın Şehir Üniversitesi’ne yönelik haksız uygulamanın devamı olduğu ifade edilerek, “Kırk yıldır ülkemizin eğitim ve kültür hayatına hizmet etmekte olan vakfımıza böyle bir muamelenin reva görülmesi hiçbir şekilde hakka ve adalete uygun değildir. Bu keyfi tutum yüzlerce yıllık vakıf geleneğimizde büyük bir tahribata yol açabilecek vahim bir adım; sadece Bilim ve Sanat Vakfı’nı değil ülkemizdeki bütün vakıfları ilgilendiren tehlikeli bir girişimdir. “ uyarısında bulunuldu.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-47194 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/b.png" alt="" width="313" height="202" />İlke İlim ve Kültür Derneği de yaptığı açıklamada kararın kabul edilemez olduğunu savunarak, “Bilim ve Sanat Vakfı&#8217;na kayyum atanması kabul edilemez. Bu hususta kamuoyunu ikna edici bir açıklama yapılmalıdır. Yöneticilerin açık bir suistimali söz konusu değilse vakıflar dokunulmazdır. Bu yolu açmanın vebali büyüktür ve güven kaybının sonuçları ülkemiz için vahim olur.” Denildi. İlmi Etüdler Derneği de kararın, ‘endişe verici’ olduğunu dile getirerek, “Politik olanın üstünde bir duyarlılıkla, vakıf kurumunu ve ilmi üretim mecralarının bağımsızlığını korumak gerekir. Karar alıcıları bunun vebali ve vakıflarla ilgili doğuracağı ileri sonuçlar hususunda muhasebeye davet ediyoruz.” çağrısında bulundu.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-47185 size-boldthemes_small" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/hak-320x121.png" alt="" width="320" height="121" />Hak İnisiyatifi kararı kınayarak, “Hiçbir farklılığa tahammül edemeyen, hukuk dahil her şeyi aletselleştiren baskıcı anlayışın yansımasıdır. Bu vahim karardan acilen geri dönülmesini istiyoruz.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-47184 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/mazlumder.png" alt="" width="289" height="217" /></p>
<p>MAZLUMDER ise yaptığı açıklamada, “Üniversiteyi gerekçe göstererek Bilim ve Sanat Vakfı gibi köklü vakıflara yaptırım uygulanması, vakıf kültürünü derinden zedeleyecek ve tamamen yok edecek bir geleneğin başlangıcıdır. Gönüllülüğün esas olduğu vakıf kültüründe isimler de mekanlar da geçicidir. Bilim ve Sanat Vakfı’nı kuranlar elbette çalışmalarına başka bir isim ve mekânda devam edebilirler, ancak vakıflara siyasi saiklerle yaptırım uygulanması yüzlerce yıllık vakıf kültürünü ve vakfetme düşüncesini zedeleyecek bir uygulama olup asırlara meydan okumuş vakıf kültürünün tehlikede olduğunun işaretidir.” diyerek, tüm toplumsal kesimleri ‘bu yanlışa karşı’ durmaya çağırdı.</p>
<p>İnsan ve Medeniyet Hareketi YİK Başkanı Kemal Özden de açıklamasında, siyasi olarak yaşanan rekabetin binlerce insanı ve kurumu tedirgin ettiğini belirterek, &#8220;Yaşananların vakıf kültürümüze ve geleneğimize büyük bir zarar vereceği aşikârdır. Bir akıl tutulması olarak gördüğümüz bu süreç devam ettirilmemelidir. Ezcümle, bugün şahıslarımızın ve kurumlarımızın kuruluş gayelerine uygun olarak ortaya koyduğu fedakârane çalışmaların bu şekilde sekteye uğratılması birbirimize karşı duyduğumuz güveni sarsmaktadır. Bize göre bir an önce bu vahim hatadan dönülmeli ve vakıf, sahiplerine itibarlarıyla birlikte iade edilmelidir.&#8221; dedi.</p>
<p>İHH, ÖNDER, Çocuk Vakfı, Aksa Eğitim ve Dayanışma Vakfı, Özgürder, Medeniyet Vakfı, Umran Hareketi, İstikamet Vakfı, Yedi Hilal Derneği, Siyer Vakfı, Hukukçular Derneği, Akabe Vakfı ve İGİAD, Boğaziçi Yöneticileri Vakfı  da açıklama yaparak, karara tepki gösterdi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/22/bilim-ve-sanat-vakfina-kayyum-atanmasi-tepkiyle-karsilandi/">Bilim Ve Sanat Vakfı’na Kayyum Atanması Tepkiyle Karşılandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Türkiye Ekonomisinde Temel Sorun Eşitsizlik’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/30/turkiye-ekonomisinde-temel-sorun-esitsizlik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ersin Dilli]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Apr 2019 15:02:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İlke Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Geleceğin Türkiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[İKAM]]></category>
		<category><![CDATA[İLKE İlim Kültür Eğitim Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[İslam İktisadı Araştırmaları Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Lütfi Sunar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=38088</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ekonomi politikalarının çok konuşulduğu bir dönemde, İslam iktisadı alternatifini gündeme getiren ve bu alanda fikir ve teoriler üretilmesini teşvik etmeyi amaçlayan İLKE’nin ve alt kuruluşu İKAM’ın Yürütme Kurulu Başkanı Lütfi Sunar, adil, müreffeh ve sürdürülebilir bir ekonomi inşası gerektiğini söyleyerek, “Bunu yaparken de bölüşüm ve sosyal adaleti vurgularken üretkenliği ve verimliliği kaybetmemek gerekiyor. Türkiye ekonomisinde kısa vadeli tedbirlerle uzun vadeli çözümler getirilmeye çalışılıyor. Bizim sorunlarımız daha derinlikli, daha uzun vadeli” açıklamasında bulundu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/30/turkiye-ekonomisinde-temel-sorun-esitsizlik/">‘Türkiye Ekonomisinde Temel Sorun Eşitsizlik’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">İLKE, (İlim Kültür Eğitim Derneği) &#8220;Geleceğin Türkiye’si&#8221; projesi kapsamında eğitim, yükseköğretim, dış politika, iktisat, kültür, yönetim, sivil toplum ve sosyal politika alanlarında, Türkiye için gelecek vizyonu oluşturmak amacıyla 3 yıldır raporlar yayımlıyor. Bu rapor serisinin 3’üncü çalışması &#8220;Geleceğin Türkiye’sinde Ekonomi&#8221; raporunu geçtiğimiz günlerde kamuoyuna sunan İLKE Derneği ve İKAM’ın (İslam İktisadı Araştırmaları Merkezi) Yürütme Kurulu Başkanı Lütfi Sunar ile İslam iktisadını, mevcut ekonomik düzen hakkındaki düşüncelerini ve önerilerini konuştuk. </span></p>
<p><b>İKAM ne zaman ve ne amaçla kuruldu?  </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İKAM 2016 yılının Aralık ayında kuruldu. İKAM, İLKE Derneği çatısı altındaki kuruluşlardan biri. İLKE çatısı altında yer alan İGİAD, İLEM ve YEKDER gibi kuruluşlara ek olarak İslam iktisadı alanına odaklanan İKAM ve sivil toplum kuruluşlarına destek veren Kurumsal Yönetim Akademisi (KYA) yer alıyor. İKAM, İslam iktisadı hakkında araştırmalar ve yayınlar yapan, eğitimler düzenleyen ve çeşitli kamuoyu geliştirme faaliyetleri yürüten bir araştırma merkezi. İKAM, 7 yıldır yürüttüğümüz İslam İktisadı Atölyesi’nin neticesinde meydana çıktı. Bu atölye, her yıl bir konu çerçevesinde, dünya çapında alanında önemli isimlerini bir araya getiren, tartışmaları yayınlayan bir oluşum. İlkini 2013 yılında gerçekleştirdik. Bu yıl ise 7’incisini düzenledik.</span></p>
<p><b>İslam İktisadı çalışmaları alanında bir boşluk mu gördünüz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-38090 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/DSC_4998_1280x853-1.jpg" alt="" width="369" height="238" />Evet, bir boşluk oluşmuştu. Daha önce alan nispeten hareketliyken 90’lardan itibaren bir düşüş ve 2000’lerde de ciddi bir ilgi kaybı söz konusu olmuştu. 2009’da biz bu alanda faaliyetlere başladığımızda hemen hemen unutulmuş bir konuydu. Alanla ilgili yayınları ancak sahaflarda, diplerden bulup çıkarıyordunuz. Biz biraz da Türkiye için gerekli olduğunu, önemli olduğunu düşündüğümüz için bu alanda faaliyetlere başladık. Sonrasında Türkiye’de ortaya çıkan ilgi ve canlanmada yürütülen atölye çalışmalarının ciddi bir katkısı oldu. Atölye bu anlamda dünyayla teması sağlamak, alandaki yeni çalışmaları takip etmek açısından bir ilginin oluşmasına, Türkiye’de bu konuyla ilgili önemli isimlerin bir araya gelmesine, yavaş yavaş bir zemin oluşmasına vesile oldu. 2016 yılının sonunda, bu atölye çalışmalarından ortaya çıkan bilgi ve birikimi somut bir çıktıya, uzun vadeli alanı besleyecek bir zemine dönüştürmek için İKAM’ı kurduk. Kurulalı 2 yıl olmasına rağmen, hem ülke çapında, hem de küresel çapta çok ciddi mesafeler kaydeden, bu anlamda alanın gelişimine ileri düzeyde katkı yapan bir merkez oldu. Atölyenin uluslararası bir faaliyeti olarak yılda bir kez yapılmasını arzu ediyoruz. İlerleyen zamanlarda İslam İktisadı Atölyesi’nin odağını derinleştirme çabasındayız. Atölye çıktıları her yıl Türkçe ve İngilizce olarak yayımlanıyor. Biz burada finansı ele almıyoruz. Zira finansla ilgili çok sayıda çalışma var. Biz iktisat odaklı, sistem odaklı bir yaklaşımla devam ediyoruz. </span></p>
<p><b>‘İslam İktisadı Sadece Müslümanlar İçin Gerekli Bir Sistem Değil’</b></p>
<p><b>İslam İktisadı nedir? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Burada çok çeşitli bakışlar var. Bizim bakışımıza göre, İslam iktisadı iktisadi yaşamı sosyal adalet eksenli bir şekilde kurma arayışıdır. Kurucu babalarına, ortaya çıkış gayesine baktığımızda, postkolonyal (sömürgecilik sonrası) dönemde bağımsızlığını yeni kazanmış ülkelerin kalkınma macerasının parçası olarak ortaya çıktı. Bu da küresel düzeyde iktisadi eşitsizliğe, adaletsizliğe bir karşı çıkış olduğunu gösteriyor. Çünkü küresel düzeyde, iktisadi olarak eski sömürge düzeninin bir yansıması olan, daha müreffeh olanların, sanayileşmiş olanların diğerlerini yoksullaştırdıkları bir düzen söz konusu.  Sömürge sonrası dünyalarda, bir iktisadi kalkınma macerası gerçekleştirilirken biraz da buna tepki olarak ortaya çıkmış arayış mevcut. İslam iktisadı, kalkınma öncelikli bir iktisat. Çünkü bu ülkeler yakılmış, yıkılmış, bağımsızlığını yeni kazanmış. Fakat zamanla, kalkınma ihtiyacı zayıfladıkça, biraz daha sosyal adalet, eşitlik, hem doğal dengeyi, hem de insani dengeyi gösteren bir iktisadi sistem olarak karşımıza çıkıyor. Biraz da bugünkü küresel iktisat düzeninin oluşturduğu çok temel sorunlara karşı bir alternatif arayışı olarak görüyoruz. Elbette ki küresel kapitalist sistem çok güçlü ve dönüştürücü. İslam iktisadını dönüştürüyor zamanla. Özellikle İslami finans tarafında, bir eklemlenme arayışı var. Finans sahası ana akım iktisadın oluşturduğu sorunlara bir yama bulma çabasına yenik düşebiliyor. Ama aslında İslam iktisadı biraz da farklı bir sistem vurgusuna sahip. Bu anlamda ben İslam iktisadını, sadece Müslümanlar için geçerli ve gerekli olan bir sistem olarak görmüyorum. Küresel düzeyde, mevcut küresel eşitsizlikten, iktisadi sömürüden rahatsız olan herkesin başvurabileceği alternatif bir iktisadi bakış söz konusu. </span></p>
<p><b>‘Küresel Kapitalizm Eşitsizlik Doğuruyor’</b></p>
<p><b>Mevcut ekonomik düzene eleştirileriniz neler? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-38091 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/Foto-KYA.jpeg" alt="" width="362" height="383" />Her şeyden önce çok ciddi düzeyde küresel eşitsizlikler var. Bu eşitsizlikler, aslında yapısal eşitsizlikler. İnsanların az çalışmaları, tembellikleri, beceriksizliklerinden ya da bu ülkenin kaynaklarının yetersizliğinden kaynaklanan eşitsizlikler değil; bizatihi sistem tarafından üretilmiş olan yapısal bir mahiyet azrediyorlar. Küresel kapitalizm eşitsizlik doğuruyor. Refahı belirli bölgelere, Kuzey ülkelerine yığıyor. Küresel Kuzey ile Küresel Güney arasında çok büyük bir eşitsizlik var. Aynı zamanda sadece bölgesel eşitsizlik değil, ülkelerde sınıflar arasında da eşitsizlik var. Çok müreffeh ülkelerde bile bu böyle. Yoksulluk ve zenginliğin birbirini besleyecek şekilde iç içe olduğunu görüyoruz. Küresel kapitalizm kendi içsel sorunlarını da üretiyor aslında. Kapitalizmin sürekli krize girme nedenlerinden biri eksik tüketim. İnsanların kazançları düştükçe tüketemiyorlar. Fazla üretim krize yol açıyor. Sermaye miktarları, sermaye dolaşımı ile mal miktarları ve mal dolaşımı arasında çok ciddi bir orantısızlık söz konusu. Dünyadaki günlük sermaye dolaşımı, mal dolaşımının 3 katı. Bu anlamda bir şişkinlik var. Sermayenin belirli ellerde toplandığı ve dolayısıyla üretimi ve tüketimi besleyemediği bir dünyadan bahsediyoruz. Tüm bunlar reel bir iktisadi fayda ve üretim etrafında iktisadi yaşamın örgütlenmemesinden kaynaklanıyor. İnsanların ihtiyaçlarını ve faydalarını eksene alan bir iktisadi sistem ihtiyacı aciliyet kesbediyor. </span></p>
<p><b>‘Sistem, Örgütlenmeyi Engelleyecek Şekilde Kurgulanmış’</b></p>
<p><b>Küresel adaletsizliğe maruz kalanların sayısı daha çokken neden bahsettiğiniz şekilde bir örgütlenme hayata geçirilmiyor? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu dünyanın her tarafında böyle. Sistem, insanların örgütlenmesini engelleyecek, sorunlu hale getirecek bir biçimde yapılanmış. Bugünün sanayi sonrası sistemlerinde üretim kolayca ülkeler arasında kaydırılabiliyor; farklı tedarik zincirleri kolayca oluşturulabiliyor. Bu açıdan bakıldığında hızlı bir şekilde sermayenin dolaşımının daha kolay ve serbest olduğu, işçi dolaşımının ise bizzat ulus devlet nedeniyle engellendiğini ve o kadar kolay ve serbest olmadığını görüyoruz. Sermayenin hareketli, işçinin sabit olduğu bir sistemde, doğal olarak işçilerin örgütlenmesi ve hak talepleri de zorlaşıyor. Burada 90’larda beklendiğinin aksine ulus devletler, tam da küresel sermayenin işbirlikçileri olarak yerel emeğin denetlenmesini, kontrolünü sağlamak üzere aktif bir rol üstlendiler. 90’larda küreselleşmenin ulus devletleri eriteceği düşünülüyordu. Fakat sonra ortaya çıktı ki; ulus devletler küreselleşme için bir engel değil, hatta belirli açılardan bir kontrol aracı. Bunda bazen haklılar da. İş imkânlarının oluşturulması, sermayenin çekilmesi, bazı alanların işler hale getirilmesi gibi bir durum söz konusu olabilir. Ama o haklılığın çok da uzun vadeli bir geçerliliğe sahip olmadığını görüyoruz. Çünkü ne ulus devletler, ne de buralardaki halklar kazançlı çıkmadı. Belki bu devletler içinde küresel sermayeye aracılık eden çok küçük gruplar karlı çıkmış olabilir. Bu gruplar siyaseti etkilemede başarılılar. Dolayısıyla mücadele etmek, örgütlenmek o kadar kolay değil. </span></p>
<p><b>Kanaat Ekonomisi nedir? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kanaat ekonomisi tabiri bireyler ve haneler için çok makul. Bir birey olarak ihtiyaçlarınızı sınırlandırır ve çılgın bir tüketim gerçekleştirmezseniz daha kazançlı çıkar, daha müreffeh bir hayat yaşarsınız. Ama ben bu tabirin sistem için kullanılmasını uygun bulmuyorum. Zira toplumlar söz konusu olduğunda burada bireyler gibi, tekil isteklerini, arzularını yönlendiren bir iradeden bahsetmiyoruz. Burada ortak ihtiyaç, ortak faydalardan söz ediyoruz. Yapılacak şey, insanlara ihtiyaçlarını kısıtlamalarını söylemek değil, insanların ihtiyaçlarını giderebilecek uygun yolları, verimli bir ekonomiyi oluşturmaktır. Aynı zaman da bu verimlilik ve üretkenliğin doğru bölüşülmesini sağlamak önemli. Kanaat ekonomisi birey için önemli bir kavram, ama toplumda üretkenlik, verimlilik ve adil bölüşüm kavramları daha fazla öne çıkıyor. </span></p>
<p><b>‘Din Zannedildiği Gibi Bir Avantaj Sağlamıyor’</b></p>
<p><b>İslam Dünyasındaki ekonomi yönetimlerini nasıl buluyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çok genel bir soru bu. İslam Dünyası ekonomik bakımdan çok çeşitlilik arz ediyor. Henüz sanayileşenler olduğu gibi, küresel ekonomiye eklemlenen ülkeler de var; Bangladeş gibi, Etiyopya gibi henüz tarım toplumları olduğuiçin. Türkiye gibi görece daha entegre olmuş, hizmet ekonomisine geçiş yapmış ülkeler var. Bir taraftan da Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri güneyin doğal kaynak ekonomileri var. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ancak genel olarak Müslüman ülkelerin küresel üretimde, katma değer zincirinde çok yukarıda olmadığını söyleyebiliriz. Bu çok önemli bir sorun. Tasarım, satış sonrası hizmetler, bilişim, Ar-Ge gibi alanlarda çok etkin değiller. İkincisi, sanayiden post endüstriye geçiş sorunlarını çok ciddi biçimde yaşıyor bu ülkeler. Özellikle emeğin de stabilize olması, sermayenin hareketliliğinin oluşturduğu sorunları aşırı düzeyde yaşıyorlar. Üçüncüsü de bütün bu ülkelerde hepsinde çok ciddi bir toplumsal eşitsizlik söz konusu. Kaynakların dağılımı, çıktıların dağılımı, fırsat eşitliği hususunda çok ciddi sorun var. Bu anlamda İslam dünyasında dini değerler düşünüldüğü gibi bir avantaj sağlamıyor. Hatta bazı hususlarda Latin Amerika ülkelerine benzer şekilde kötü durumlar çıkıyor. Halkı Müslüman olan ülkelerde yönetimlerin odaklanması gereken konular; verimliliği, katma değeri öncelemeleri, buna yönelik bir ekonomi yönetimini gerçekleştirmeleri, buna mukabil de çıktıların ve kaynakların adil bölüşümünü sağlamaları.</span></p>
<p><b>‘Uluslararası Sermaye, Vergi Reformuna Engel’</b></p>
<p><b>Türkiye Ekonomisinin geleceğini nasıl görüyorsunuz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Biz ‘Geleceğin Türkiye’sinde Ekonomi Raporu’nu yayımladık. O raporda şöyle bir vurgu vardı; adil, müreffeh ve sürdürülebilir bir ekonomi inşası gerekiyor. Bunu yaparken de bölüşüm ve sosyal adaleti vurgulamak ve üretkenliği ve verimliliği kaybetmemek gerektiği belirtiliyor. Türkiye ekonomisinde birtakım stratejik sektörlere yönelik dönüşümün ve katma değeri yüksek ürünlerin üretilmesine yönelik bir ekonomik yapılanmanın gerçekleştirilmesi gerektiğini görüyoruz. Savunma, enerji, tarım ve bilişim stratejik sektörler olarak ön plana çıkıyor. Dünyadaki gelişmeleri yakalayacak şekilde yatırımların ve Ar-Ge faaliyetlerinin yürütülmesi gerekiyor. Türkiye ekonomisinde kısa vadeli tedbirlerle uzun vadeli çözümler getirilmeye çalışılıyor. Bizim sorunlarımız daha derinlikli, daha uzun vadeli sorunlar. Elbette ki kısa vadedeki sorunlara hızlıca çözüm bulmak gerekiyor. Ama aynı zamanda da uzun vadeli sorunlara odaklanmak, daha yapısal çözümleri yürütmek gerekiyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu yapısal dönüşüm de çok kullanılan bir laf. IMF jargonu. IMF’nin talep ettiği yapısal reformlar, 3 yıllık bir iyileştirmeyi getiriyor, 3 yıl sonra da ekonomiyi bozuyor. Ben bunu kast etmiyorum. Krediyle büyüyen, uluslararası müdahaleye daha fazla açık hale gelmiş bir ekonomidense üretimi, en aşağıdaki dezavantajlı grupların refah artışını eksene alan, belki kısa vadede hızlı çözümler getirmese de uzun vadede daha sağlam bir ekonomik zemini oluşturan dönüşümlere odaklanılması gerektiğini düşünüyorum. Yapısal dönüşüm derken vergi reformu önemli bir husus. Fakat Türkiye’de vergi reformu yapılmasının önündeki en önemli engellerden biri uluslararası sermayedir. Uluslararası sermayeye olan ihtiyaç her zaman vergi reformunu engeller. Çünkü büyük sermayeyi vergilendiremiyorsunuz. Vergilendirdiğinizde kaçma riski var. Ama onu vergilendirmediğiniz sürece de sürekli tekrarlayan krizlerle, yükün ekonomik olarak orta sınıfın sırtına bindiği bir malî sistem ortaya çıkıyor. Bu da tüketim sorununu doğuruyor. Tüketim sorunu ortaya çıkınca, üretim sorunu ortaya çıkıyor ve ekonomide 8-10 yılda bir tekrarlanan krizler oluşuyor. Hâlbuki belki bunu bir kere tercih ederek bu geçişi sağlayıp sonrasında daha sağlam bir ekonomik zemine erişilebilir, böyle bir vergi reformu bunu sağlayabilir. </span></p>
<p><b>Raporu ekonomi yönetimiyle paylaştınız mı? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Seçim sonrası yoğun bir gündemin olduğu bir dönemdeyiz. Ama daha önce yayınladığımız raporlardan gördüğümüz kadarıyla bu raporlara ciddi bir ilgi ve talep oluyor. Politika yapıcılar tarafından bizim önerilerimiz tartışılıyor. Elbette onların farklı bakışları da olabilir. Ancak biz meselelerin anlaşılmasına ve tartışılmasına bir tarafından katkı yapmayı arzu ediyoruz. Daha önceki raporumuza ileri düzeyde dönüşler aldık ve meselelerin anlaşılmasına ciddi katkıları oldu. Bu raporun önemli katkılar yapacağını düşünüyoruz. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/30/turkiye-ekonomisinde-temel-sorun-esitsizlik/">‘Türkiye Ekonomisinde Temel Sorun Eşitsizlik’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İLKE Gündem Konuşmaları: Türkiye’de Sivil Eğitim</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/25/ilke-gundem-konusmalari-turkiyede-sivil-egitim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Apr 2019 14:17:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[İlke Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[İbrahim Hakan Karataş]]></category>
		<category><![CDATA[ilke derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’de Sivil Eğitim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=37965</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Türkiye’de Sivil Eğitim: Korkuyla Ümit Arasında”, 2 Mayıs 2019 saat 18.00’da İLKE Derneği’nde müzakere edilecek.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/25/ilke-gundem-konusmalari-turkiyede-sivil-egitim/">İLKE Gündem Konuşmaları: Türkiye’de Sivil Eğitim</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İLKE İlim Kültür Eğitim Derneği, çeşitli alanlarda Türkiye ve dünya meselelerine dair bütünlüklü, odaklı, uygulanabilir politika önerileri içeren yayın serisinin yanısıra Takip Raporları yayınlamaya başladı. Takip Raporları, Geleceğin Türkiyesi Projesi kapsamında yayınlanan raporlarda ele alınan konuları daha derinlikli ve odak biçimde incelemek için hazırlanmakta. Bu bağlamda yayınlanan takip raporlarının ilki İbrahim Hakan Karataş tarafından hazırlanan “Türkiye’de Sivil Eğitim: Korkuyla Ümit Arasında” oldu.</p>
<p>Takip Raporu’nda, sivil eğitim eğitim kavramı incelenerek, meselenin Türkiye’de ele alınış biçimlerine ve yönelimlerine yer veriliyor. Araştırmada sivil eğitimin kapsamı, gelişimi, kuramsal temelleri, güncel durumu ve geleceğe yönelik öngörüler doğrultusunda analizi yapılıyor. Sivil eğitimin, modern eğitim sistemine gerçek bir alternatif olup olmadığı ve hükümetlerin sivil eğitime dair tereddütlerini anlamaya yarayacak ipuçları sunması amaçlanıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/25/ilke-gundem-konusmalari-turkiyede-sivil-egitim/">İLKE Gündem Konuşmaları: Türkiye’de Sivil Eğitim</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Geleceğin Türkiyesi İçin Adil, Müreffeh ve Sürdürülebilir Bir Ekonomi”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/16/gelecegin-turkiyesi-icin-adil-mureffeh-ve-surdurulebilir-bir-ekonomi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Apr 2019 14:02:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İlke Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Geleceğin Türkiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[ilke derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Nihat Erdoğmuş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=37556</guid>

					<description><![CDATA[<p>İLKE İlim Kültür Eğitim Derneği’nin "Geleceğin Türkiyesi" Projesi kapsamındaki üçüncü çalışma olan "Geleceğin Türkiyesinde Ekonomi" raporu kamuoyuna sunuldu. İLKE Derneği Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Nihat Erdoğmuş törende yaptığı konuşmada, “Raporun ortaya koyduğu ‘erdemli bir toplum için adil, müreffeh ve sürdürülebilir bir ekonomi’ vizyonu çerçevesinde ekonominin farklı alanları veriye dayalı olarak analiz edilmekte ve yeni bir ekonomik çerçeve oluşturmak adına yapıcı öneriler geliştirilmektedir." Dedi. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/16/gelecegin-turkiyesi-icin-adil-mureffeh-ve-surdurulebilir-bir-ekonomi/">“Geleceğin Türkiyesi İçin Adil, Müreffeh ve Sürdürülebilir Bir Ekonomi”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Grand Cevahir Otel’de düzenlenen toplantının açılış konuşmasını yapan İLKE Derneği Yürütme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Lütfi Sunar, ekonomi alanındaki politikaların uzun vadeli olmadığını, kısa vadeli ve günü kurtarma niteliğinde tedbirler alındığına üzülerek şahit olduklarını söyledi. Sunar, İLKE Derneği olarak geleceğe bakan, gelecek vizyonu çizen uzun vadeli işler yapma gayreti içerisinde olmaya gayret ettiklerini belirterek, Geleceğin Türkiyesi projesinin de böyle bir çabanın ürünü olduğunu kaydetti.</p>
<p>İLKE Derneği Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Nihat Erdoğmuş da konuşmasında; sivil toplumun karar alma mekanizmaları üzerindeki rolüne değindi. Dernek olarak faaliyetlerini karar alıcılar ile toplum arasında bir köprü vazifesi icra edecek şekilde biçimlendirmeye çalıştıklarını belirten Erdoğmuş, uygulamaya yönelik çözüm önerileri içeren politika notları ve araştırma raporları hazırladıklarını vurguladı. Prof. Erdoğmuş, Geleceğin Türkiyesi raporlarının da bu çerçevede hazırlandığını ve daha önceki raporlara gösterilen ilginin geleceğin Türkiyesi’ni inşa etme noktasında kendilerini ümitlendiğini de belirterek, “Geleceğin Türkiyesinde Ekonomi  başlıklı üçüncü raporumuzu paylaşmanın mutluluğu içerisindeyiz. Raporun ortaya koyduğu ‘erdemli bir toplum için adil, müreffeh ve sürdürülebilir bir ekonomi’  vizyonu çerçevesinde ekonominin farklı alanları veriye dayalı olarak analiz edilmekte ve yeni bir ekonomik çerçeve oluşturmak adına yapıcı öneriler geliştirilmektedir.&#8221; Diye konuştu.</p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-37558" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/D4Q1mSyXkAAcsZv-640x898.jpg" alt="" width="321" height="450" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/D4Q1mSyXkAAcsZv-640x898.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/D4Q1mSyXkAAcsZv.jpg 855w" sizes="auto, (max-width: 321px) 100vw, 321px" />&#8220;Ekonomik Büyüme Ve Sürdürülebilirlik Birbirine Alternatif Değil&#8221;</strong></p>
<p>Törende, raporu hazırlayan  İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Taşdemir de bir sunum yaptı.  Raporun temel motivasyonunu “Geleceğin Türkiyesi’nde nasıl bir ekonomide yaşamak istiyoruz?” sorusunun oluşturduğunu belirten Taşdemir, &#8220;bir ekonomi vizyonu ortaya koymak, bu vizyon doğrultusunda odaklanılması gereken hususlara dikkat çekerek temel bir çerçeve sunmak&#8221; amacıyla bu raporu hazırladıklarını belirtti. Çalışmanın farkının sosyal adalet, ekonomik büyüme ve sürdürülebilirliği birbirlerinin alternatifleri olarak değil, birbirlerini tamamlayan olgular olarak görmesi olduğunu belirten Taşdemir, iyi bir ekonomi için uzun vadeli hedeflere odaklanılmasının önemine vurgu yaptı.</p>
<p>Raporun tamamına <a href="https://www.sivilsayfalar.org/portfolio/ilke-dernegi-gelecegin-turkiyesinde-ekonomi/" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/16/gelecegin-turkiyesi-icin-adil-mureffeh-ve-surdurulebilir-bir-ekonomi/">“Geleceğin Türkiyesi İçin Adil, Müreffeh ve Sürdürülebilir Bir Ekonomi”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Geleceğin Türkiye&#8217;sinde Yükseköğretim Raporu Açıklanıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/01/gelecegin-turkiyesinde-yuksekogretim-raporu-aciklaniyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Feb 2019 13:56:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[İlke Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğin türkiyesi yükseköğretim raporu]]></category>
		<category><![CDATA[ilke derneği]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[yükseköğretim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=34827</guid>

					<description><![CDATA[<p>İlke Derneği Geleceğin Türkiye'sinde Yükseköğretim raporunu 12 Şubat 2019 Salı günü açıklıyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/01/gelecegin-turkiyesinde-yuksekogretim-raporu-aciklaniyor/">Geleceğin Türkiye&#8217;sinde Yükseköğretim Raporu Açıklanıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 300;">Bir kurum olarak üniversite, merak, arayış, varoluş, bilgi, evren, anlamlandırma, eleştiri, özerklik ve sorumluluk kavramları etrafında şekillenen uzun bir geçmişe ve köklü bir geleneğe sahiptir. Bu geçmiş ve gelenek üniversitenin hem en güçlü hem de en zayıf yönünü oluşturmaktadır. Uzun yıllar içinde oluşmuş derin, sistematik ve güvenilir bilgi üniversiteye güç katarken; sahip olduğu bu özgüven ve gelenek aynı zamanda değişime direnç ya da geç cevap verme ile sonuçlanmaktadır. Üniversitenin kurumsal düzeyde değişime açık olması ve kendi iç dinamikleriyle değişimi gerçekleştirmesi büyük önem arzetmektedir. Bu bağlamda raporun amacı, stratejik bir yaklaşımla yükseköğretim sistemininde değişimi yönetimi modeli önermek ve yükseköğretimde gelecek vizyonu ortaya koymak olarak ifade edilebilir.</p>
<p style="font-weight: 300;">Bu rapor yükseköğretimde değişim ihtiyacı ve yükseköğretim vizyonu olmak üzere iki temel bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde yükseköğretimde geleceğe hazırlık ve değişim ihtiyacı ele alınmaktadır. İkinci bölümde ise yükseköğretim vizyonu ortaya konulmaktadır. İkinci bölümde yükseköğretim vizyonu on iki tematik başlıktan oluşmaktadır. Raporun vizyon bölümünde önem, öncelik ve zincirleme etkisi gözetilerek yükseköğretimde değişim ve yeniden yapılanma temaları öncelikle ele alınmıştır. Daha sonra öğrencileri merkeze alan yükseköğretime erişim, eğitim ortamı, kariyer ve istihdam becerileri gibi öğrenciye değer katacak temaları içeren vizyon ortaya konulmuştur. Bu temaları akademisyenler, araştırma ve bilgi üretimine yönelik temalar izlemiştir. Raporun ilerleyen bölümlerinde sosyal ve ekonomik katkı, uluslararasılaşma ve finansman temaları ele alınmıştır.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/01/gelecegin-turkiyesinde-yuksekogretim-raporu-aciklaniyor/">Geleceğin Türkiye&#8217;sinde Yükseköğretim Raporu Açıklanıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
