<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>DİKAD arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/stk/dikad/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/stk/dikad/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Jan 2020 10:13:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>DİKAD arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/stk/dikad/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Jiyan Semt Pazarı’nın Hikayesini Konu Alan ‘’Terazi’nin’’ Galası Yapıldı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/02/jiyan-semt-pazarinin-hikayesini-konu-alan-terazinin-galasi-yapildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Meryem]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 May 2019 13:24:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DİKAD]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Bağlar]]></category>
		<category><![CDATA[Cosmos Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[jiyan semp pazarı]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Semt Pazarı]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet İsmail Çeçen]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan Akkuş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=38112</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin ilk ‘Kadın Semt Pazarı'nın hikayesi 'Terazi' belgeseliyle beyaz perdeye taşındı. DİKAD'ın katkılarıyla hazırlanan belgeselin yönetmenliğini ise Cosmos Medya'nın ödüllü iki genç yönetmeni, Ramazan Akkuş ve Mehmet İsmail Çeçen üstlendi. İlk galası Diyarbakır'da yapılan Terazi'nin ikinci gösterimi 20 Haziran’da İstanbul’da gerçekleştirilecek.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/02/jiyan-semt-pazarinin-hikayesini-konu-alan-terazinin-galasi-yapildi/">Jiyan Semt Pazarı’nın Hikayesini Konu Alan ‘’Terazi’nin’’ Galası Yapıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-38118 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/05/FB_IMG_1556781841152.jpg" alt="" width="367" height="237" />Diyarbakır’ın Bağlar İlçesi’nde 2013 yılında kurulan Jiyan Semt Pazarı, Türkiye’nin ilk kadın semt pazarı özelliğini taşımakta. Şiddete maruz kalan ve maddi durumu kötü olan kadınları istihdam etmek için dönemin Bağlar Belediyesi tarafından 250 kadınla kurulan pazar, şiddet mağduru, boşanmış, ayrıldığı için ailesi tarafından reddedilen, çalıştığı işten çıkarılan, eşi çalışamayan ya da cezaevinde ve maddi durumu kötü olan onlarca mağdur kadının yer aldığı bir pazar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> Türkiye’nin ilk kadın semt pazarının direnişi  ve pazarcı kadınların yaşadıkları sıkıntı ve hayat mücadelelerinin konu olduğu belgeselin yapımını Diyarbakır İş Kadınları Derneği ve çekimini ise Cosmos Medya üstlendi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> Galaya, Ahlat Ağacı, Kış Uykusu filmlerinin yapımcısı Zeynep Atakan; Üç Maymun, Kelebeğin Rüyası, Dedemin İnsanları gibi birçok yapıtın görüntü yönetmeni Gökhan Tiryaki; Şair, yazar ve gazeteci Yılmaz Odabaşı, Haber Global Televizyon Kanalı Program Koordinatörü Cansel Poyraz, Sunucu Begüm Bağca gibi isimlerin yanı sıra, pazarcı kadınlar, aktivistler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, siyasetçiler, gazeteciler ve iş insanları katıldı. </span></p>
<p><b><img decoding="async" class=" wp-image-38119 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/05/FB_IMG_1556781835533.jpg" alt="" width="370" height="239" /></b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Galanın açılış konuşmasını belgeselin yapımını üstlenen DİKAD Başkanı Reyhan Aktar yaptı. Örgütlü ve kamusal alanda var olan kadının eğitimli kadınlardan daha iyi bir noktada olduğuna dikkat çeken Aktar, bu belgesel ile pazarcı kadınların yaşadıkları zorluklar ve ayakta kalma mücadelesine dikkat çekmek istediklerini belirtti.   </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Belgesel ile pazarcı kadınların hikayesi anlatılırken, iş gücüne katılmak isteyen kadınların cesaretlendirmeyi amaçladıklarını belirten Aktar, &#8220;Aynı zamanda bu belgesel; yaşadıkları zorluklar karşısında birbirlerine tutunan kadınların, örgütlü hareket ederek, hangi zorlukların üstesinden gelebildiklerini göstermekte. Hayat hikayeleri ve hayata karşı duruşları karşısında hayranlık duyacağımız, çokça rol model kadının yer aldığı bir çalışma oldu. Özellikle son iki yıldır kadınların pazar kurdukları bölgelere erkek pazarcıların göz dikmiş olması karşısında büyük bir mücadele örneği gösteren kadınlar, bu belgeselde de, bu pazarın onlar için neden bu kadar önemli olduğunu ifade etmekteler. Ekmek kavgalarının onlar için, kadınlar için, neyi ifade ettiğini anlatmaktalar.’ diye konuştu.</span></p>
<p><b><img decoding="async" class=" wp-image-38120 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/05/FB_IMG_1556781826112.jpg" alt="" width="333" height="215" />‘’Hikayemiz Evinden Çıkamayan Kadınlara Cesaret Olsun‘’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Jiyan Semt Pazarı Dernek Başkanı Gazal Tunç ise bu belgeselin kendileri için bir umut olduğunu ve hikayelerini evinden dışarı çıkamayan bütün kadınlara da örnek olması gerektiğini belirterek, &#8221;Jiyan Semt Pazarının kurulduğu günden bu güne büyük zorluklar yaşadık. Geçen yıl erkek pazarının Bağlar Belediyesinin kararı ile Bağcılar bölgesine girmesi oradaki kadın pazarcılar olarak hepimizi zor durumda bıraktı. Biz 1. erkek pazarının, bizim için belirlenen Bağcılar bölgesinden çıkarılması için mücadele ederken şimdi 2. Erkek pazarının da alanlarımıza girmesi riski ile karşı karşıyayız. 2. Erkek pazarı da bağcılar bölgesine girerse hiçbir kadının pazarcılıkla ayakta kalma gücü kalmaz.&#8221; dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kuruldukları günden bugüne yaşadıkları sorunlarla mücadele ederken, birçok kuruma ulaştıklarını ve şimdi kurumlardan çeşitli sözler aldıklarını ifade eden Gazal Tunç; ‘’Ticaret Odası, Esnaf Sanatkarlar Odası, Baro, İHD ve gittiğimiz tüm partiler seçimlerden sonra uzlaşma ve yanımızda olma adına harekete geçeceklerini ifade ettiler. Bu projenin sonlanmaması ve kadınlar olarak devam edebilmemiz için Diyarbakır halkının yanımızda olduğunu görmek istiyoruz. Bu vesile ile tüm işçi kadınların ev emekçisi kadınların da işçi bayramını kutluyorum. Birbirlerine dayanmaktan vazgeçmesinler.’’ şeklinde konuştu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İlk gösterimi Diyarbakır’da yapılan belgeselin ikinci gösterimi 20 Haziran’da İstanbul’da gerçekleştirilecek. Eylül ayından itibaren İzmir, Ankara, Adana ve daha birçok ilde gösterilecek belgesel, TÜRKONFED çatısında bulunan 42 kadın derneği ile de paylaşılacak.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/02/jiyan-semt-pazarinin-hikayesini-konu-alan-terazinin-galasi-yapildi/">Jiyan Semt Pazarı’nın Hikayesini Konu Alan ‘’Terazi’nin’’ Galası Yapıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DİKAD’dan Kadın Hakları Savunuculuğunda Yeni Yönelimler Çalıştayı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/08/dikaddan-kadin-haklari-savunuculugunda-yeni-yonelimler-calistayi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Meryem]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Oct 2018 08:42:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DİKAD]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[DTSO]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNTİAD]]></category>
		<category><![CDATA[iş insanları]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hakları]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hakları aktivizmi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=31207</guid>

					<description><![CDATA[<p>Reyhan Aktar’ın başkanlığını yaptığı Diyarbakır iş kadınları derneği özellikle Diyarbakır ve bölge kadınlarının sorunlarını dinlemek bunlara yönelik yeni yönelimler ışığında çözüm önerileri geliştirmek amacıyla bir çalıştay düzenledi. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/08/dikaddan-kadin-haklari-savunuculugunda-yeni-yonelimler-calistayi/">DİKAD’dan Kadın Hakları Savunuculuğunda Yeni Yönelimler Çalıştayı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Çalıştaya DİKAD Başkanı Reyhan Aktar’ın yanı sıra Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Aziz Odabaşı, Güneydoğu Tekstil Sanayi ve İşadamları Derneği (GÜNTİAD) Başkanı İhsan Oğurlu, Aile sosyal politikalar il müdür yardımcısı Faysal Yaşa, çeşitli Kurum temsilcileri ve iş insanları katıldı. </span></p>
<p><b><i>‘’Sahada özellikle kadın iş gücünün arttırılması adına çalışmalar yapmaktayız.’’</i></b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> Çalıştay ile ilgili bilgi veren DİKAD Başkanı Reyhan Aktar, bölge ile ilgili DİKAD olarak 2004 yılından bu yana aktif olarak çalışan bir iş örgütü olduklarını belirterek, “Sahada özellikle kadın iş gücünün arttırılması adına çalışmalar yapmaktayız. Bunlar kimi zaman mesleki eğitim olmakta kimi zaman girişimciliği teşvik edici kimi zaman da girişimci kadının niteliğini artırabilecek politikalar olmaktadır. Bizler burada öncelikle toplumsal cinsiyet eşitliği nedir? Buna temel kavramı ile bakacağız. Toplum cinsiyet eşitliğinden ne anlıyoruz, gündelik yaşamımızda bununla nasıl karşılaşıyoruz? gibi sorulara cevap arayacağız.&#8221; dedi.</span></p>
<p><b><i>‘’Kadın örgütleriyle işbirliği bütüm kurumlarla diyalog ortamı kurulmalı’’</i></b></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-31209" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/IMG-20181007-WA0005-640x426.jpg" alt="" width="640" height="426" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/IMG-20181007-WA0005-640x426.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/IMG-20181007-WA0005-1024x682.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/IMG-20181007-WA0005.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/IMG-20181007-WA0005-610x406.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/IMG-20181007-WA0005-320x213.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> Çalıştayın ilk oturumu Berfin Abdaloğlu dünya ve Türkiye feminizm tarihini,  Kadın haklarının tarihsel süreçlerini ve arka planını anlattı. Kadınlık ve erkelik kavramları üzerinden başlattığı tartışmada toplumun kadına ve erkeğe verdiği rolleri devam ettirdiğini dile getirerek bu durumu şöyle özetledi :‘’  Kadınlık ve erkeklik rolleri biz doğmadan bize verilen bir elbise, siyasal, hukuksal faaliyetler ve eğitim faaliyetleri bu eşitsizliği yeniden üreterek sistemin devam etmesini sağlıyor. Yasa ihlallerinden bahsedildiğinde, eşi tarafından şiddete maruz kaldı dendiğinde, eşit işe eşit ücret talepleri dile geldiğinde kimsenin aklına bu mağdurların erkek olduğu gelmiyor. Özellikle çalışma yaşamında kadının haklarının ihlalleri kadının mağduriyetini katmerliyor. Bu ihlaller bazen doğrudan bazen de dolaylı olabiliyor; personel alımında erkeklerin tercih edilmesi,  hamilelikte işten çıkarmalar doğrudan ihlal, evli ve çocuklu kadınların tercih edilmemesi dolaylı bir ihlali oluşturuyor. Bunu önlemek için tüm kadın örgütlerinin birlikte çalışması ve ihlallere karşı yaptırımlar için kamu kurum ve kuruluşlarıyla dirsek teması kurmak lazım ‘’</span></p>
<p><b><i>‘’Miras hukukuna riayet edilmiyor’’</i></b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Berfin Abdaloğlu’nun  ardından sözü Faysal Yaşa alarak kadın sığınma evlerindeki problemlerle birlikte ŞÖNİM verilerini katılımcılarla paylaştı. Türkiye’de her 10 kadından 8’inin şiddete uğradığını özellikle bölge kadınlarının en büyük probleminin mülksüzleştirme olduğunu ifade eden Yaşa miras hukukuna riayet edilmediğini özellikle bölgedeki din adamları ve imamlardan bu konuda özel çalışmalar istediklerini belirtti. Miras hukukuna riayet edilmemesinin kadının ekonomik haklarından mahrum kaldığına ve bu mülksüzleşmenin şiddeti ve erkeğin hegemonyasını beslediğini söyledi. </span></p>
<p><b><i>‘’Tekstil bölgesine kreş açma projemiz var.’’</i></b></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-31210" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/IMG-20181007-WA0027-640x426.jpg" alt="" width="640" height="426" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/IMG-20181007-WA0027-640x426.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/IMG-20181007-WA0027-1024x682.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/IMG-20181007-WA0027.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/IMG-20181007-WA0027-610x406.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/IMG-20181007-WA0027-320x213.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Güneydoğu Tekstil Sanayi ve İşadamları Derneği (GÜNTİAD) Başkanı İhsan Oğurlu, istihdam edilen 7300 işçiden 5000’in kadın olduğunu belirterek kadın ve istihdam konusunda şunları söyledi : ‘’ Kadınlar nişan yüzüğünü takar takmaz işten ayrılıyorlar. Biz evlendikten sonra da çalışabilsin diye kadının iş hayatına devam edebilmesini teşvik ediyoruz. Tekstil bölgesine kreş açmak gibi projemiz var. Kadınlar işi öğrenip artık kalifiye olacakken işten ayrılıyorlar bu hem onların emeklerini heba ediyor hem de işverenler olarak aynı süreçleri sil baştan yapmak zorunda kalıyoruz.  Bizim en büyük sorunlarımızdan biri de toplumsal cinsiyet gibi önemli konuların eğitimlerine gitmeye çekiniyoruz. Bu konuda DİKAD veya herhangi bir derneğin yapacağı kadın politikası ve istihdamı noktasında iyileştirmeye gidecek her projenin arkasındayız. Üzerimize ne düşerse yapmaya hazırız. </span></p>
<p><b><i>‘’Oda seçimlerinde listeye ekleyecek zar zor kadın bulduk, bu bizim için bir travmadır‘’</i></b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> DTSO Başkanı Mehmet Kaya çatışma süreçlerinden beri bölgeden hem ekonomik hem de beyin göçünün olduğunu ifade ederek kadın hakları savunuculuklarını erkeklerin yapmasını ve erkeklerin bu konudaki konformist davranışlarını eleştirdi.  Eş başkanlık sistemine geçerek bu cinsiyet eşitsizliğini ş dünyasında rahatlatmaya çalıştıklarını özellikle DTSO’da kadın meclisi oluşturmaya ve burada kadınların kendilerini ilgilendiren sorunlara kendilerinin karar verdikleri bir sistemi oturtmaya çalıştıklarını söyleyen Kaya; &#8221;Erkek egemenlerin kadınları şekillendirdiği bir sistemdeyiz. Kadınların kendi meclislerini kurdukları, karara mekanizmalarının kadınlar olduğu en küçük ölçekten bir kadın meclisi kurduk. Diyebiliriz ki şirketlere, yöneten ve bu şirketlere üye olan tüm kadınlara ulaşan bir çalışma yürütüyoruz. Oda seçimlerinde alana çıktık ve bu eşitsizliğin ne kadar bariz olduğunu listeye zar zor iki kadın ekleyebildik.&#8221; dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İkinci oturum beyin fırtınası ile tartışmaya açılarak kurum temsilcileri ile STÖ temsilcilerinin fikirlerini paylaşarak sona erdi. Toplantı sonunda DİKAD’ın ev sahipliğini üstlendiği 1 Kasımda yapılacak 1.Kadın zirvesinde kadın politikalarının irdelenmesi ve kadın ekonomisi ve istihdamının geliştirilmesi için stratejiler geliştirilmesi gerektiğine karar verildi. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/08/dikaddan-kadin-haklari-savunuculugunda-yeni-yonelimler-calistayi/">DİKAD’dan Kadın Hakları Savunuculuğunda Yeni Yönelimler Çalıştayı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DİKAD Diyarbakırlı 20 Kadını İş Dünyasına Kazandırıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/01/29/dikad-diyarbakirli-20-kadini-is-dunyasina-kazandiriyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Reha Ruhavioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Jan 2018 08:24:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DİKAD]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Dicle Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[işkur]]></category>
		<category><![CDATA[kadın istihdamı]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer ve Girişimcilik Fuarı]]></category>
		<category><![CDATA[Reyhan Aktar]]></category>
		<category><![CDATA[Social Support Programme (SODES)]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=24043</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyarbakır İş Kadınları Derneği, dezavantajlı 20 kadına istihdam garantili tekstil eğitimi  içeren bir proje başlattı. Proje hem Diyarbakır’da potansiyeli yüksek olan tekstil sektörüne dikkat çekmeyi hem de kadınları iş dünyasına kazandırmayı amaçlıyor. &#160; Diyarbakır İş Kadınları Derneği (DİKAD), SODES ve İşkur ile ortaklaşa yürüteceği projede Diyarbakır’daki 20 dezavantajlı kadına tekstil alanında istihdam garantili eğitim verecek. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/01/29/dikad-diyarbakirli-20-kadini-is-dunyasina-kazandiriyor/">DİKAD Diyarbakırlı 20 Kadını İş Dünyasına Kazandırıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Diyarbakır İş Kadınları Derneği, dezavantajlı 20 kadına istihdam garantili tekstil eğitimi  içeren bir proje başlattı. Proje hem Diyarbakır’da potansiyeli yüksek olan tekstil sektörüne dikkat çekmeyi hem de kadınları iş dünyasına kazandırmayı amaçlıyor.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Diyarbakır İş Kadınları Derneği (DİKAD), SODES ve İşkur ile ortaklaşa yürüteceği projede Diyarbakır’daki 20 dezavantajlı kadına tekstil alanında istihdam garantili eğitim verecek. Projenin paydaşları ile birlikte tanıtım toplantısı düzenleyen DİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Reyhan Aktar şu açıklamalarda bulundu: “Bilhassa Diyarbakır’da yoksulluk ve işsizlik, dezavantajlı bireylerin ekonomik ve sosyal hayata tam anlamıyla katılımlarında yaşadıkları ana zorluklardır. Dezavantajlı bireyler işgücü piyasasına veya istihdama katılamamaktadır. İstihdamları durumunda da düşük veya düzensiz gelir, kayıtsız çalışma ve sosyal güvenlikten mahrum olma gibi sorunlar dezavantajlı bireylerin çalışan yoksul haline gelmelerine neden olmaktadır. 15-64 yaş arası çalışabilir yaştaki nüfus toplam nüfusun %59’unu oluşturmaktadır. Ancak işgücüne katılım ve istihdam oranları açısından Diyarbakır 81 il içinde sonuncu sıradadır. Sahip olduğu işgücü potansiyeli nedeniyle özellikle işgücüne dayalı sektörlerde son bir iki yılda yatırımlarda artış görülmekte ancak dezavantajlı kişiler istihdam alanlarında ayrımcılık, dışlanma, düşük ücret politikaları, kayıt dışı istihdam gibi sorunlarla karşı karşıya kalmaktadırlar.”</p>
<p>Diyarbakır’ın  tekstil ve hazır giyim sektörleri için avantajının, işsiz genç nüfus ve işgücüne katılımı gerçekleşmeyen kadın oranı olduğunu vurgulayan Aktar hem tekstil yatırımları için şehirdeki mevcut potansiyele dikkat çekmek hem de kadınların bu sektörde istihdamını sağlamak için 2018 yılında uygulanacak bu proje ile 20 kadına; kesim, dikim, makina, kalite kontrol  gibi temel hazır giyim eğitimlerinin uygulamalı olarak 6 ay verileceğini söyledi. Tekstil atölyesinde verilecek bu eğitimin ardından 1 ay işyerlerinde staj gören kadınların en az yarısına istihdam garantisi sağlanacak.</p>
<p>Sivil Sayfalar için mikrofon uzattığımız Reyhan Aktar şu açıklamalarda bulundu: Diyarbakır’da iş arayan İşkur’a kayıtlı 31 bin 500 civarında kadın var. Tekstil ve hazır giyim sektöründe verilecek eğitimlerle birlikte kadınların üretime katılmaları diğer sektörlere göre daha kolay oluyor. Bu nedenle tekstil sektörü dezavantajlı grupların istihdama katılımı için uygun bir sektör. Diyarbakır’ın sektördeki hammadde potansiyeli, işgücü avantajı ve ayrıca son yıllarda artan tekstil yatırımları ve sektörün geliştirilmesi için yapılan Organize Sanayi Bölgesi gibi altyapı ve destek çalışmaları da özellikle istihdamın sağlanması açısından önemlidir.</p>
<p>Diyarbakır’da Kürt Meselesi odaklı gündem bütün sivil toplum kuruluşlarını önemli ölçüde etkilese de DİKAD olarak esas çalışma alanımıza yoğunlaşmaktan geri durmamaya özen gösteriyoruz. Bu bağlamda yakın zamanda derneğimizde “Kadın Odaklı Haber Atölyesi” toplantısına ev sahipliği yaptık. Geçtiğimiz haftalarda Dicle Üniversitesi’nde gerçekleşen İstihdam, Kariyer ve Girişimcilik Fuarı’na katılarak gençlerle bir araya geldik. İki hafta önce de gençlerle bir araya gelerek girişimcilik konusunda tecrübe aktarımında bulunduk.</p>
<p>Evet Diyarbakır Kürt Meselesinin merkezinde bir şehir ve işsizlik ile yoksulluk başta olmak üzere bir çok problemin, bu büyük meselenin yan etkileri olduğunun farkındayız. Bu yüzden bir yandan makro ölçekte huzur ve barışın tesisi için yapılan çalışmalara katkı vermeye çalışırken diğer yandan mikro ölçekte yapabileceğimiz işleri yapmayı sürdürüyoruz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/01/29/dikad-diyarbakirli-20-kadini-is-dunyasina-kazandiriyor/">DİKAD Diyarbakırlı 20 Kadını İş Dünyasına Kazandırıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DİKAD Başkanı Reyhan Aktar: Dünya deneyimlerinin çoğunda çözüm  ‘artık olmaz’ denilen noktada geliyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/08/02/dikad-baskani-reyhan-aktar-dunya-deneyimlerinin-cogunda-cozum-artik-olmaz-denilen-noktada-geliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Reha Ruhavioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Aug 2017 08:18:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DİKAD]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Çatışma ve Barış Süreçleri]]></category>
		<category><![CDATA[DPI]]></category>
		<category><![CDATA[İrlanda Kadın Koalisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[kuzey irlanda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=17347</guid>

					<description><![CDATA[<p>“İrlanda örneğini birinci ağızdan dinlerken, çatışma süreçleri içinde sizin için takıntıya dönen konuları fark ediyorsunuz. Çok hayati olarak gördüğünüz meselelerin ön koşul olmadığını fark ediyorsunuz. Ülkelerin kültürel, toplumsal, dinsel yapılarının çözüme dair davranışlarını nasıl etkilediğini fark ediyorsunuz. O yüzden statik çözümlerden ziyade zamanın, koşulların, toplumsal davranışların esas olduğu çözüm yöntemlerine yönelmeniz gerektiğini daha yakından görüyorsunuz” [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/08/02/dikad-baskani-reyhan-aktar-dunya-deneyimlerinin-cogunda-cozum-artik-olmaz-denilen-noktada-geliyor/">DİKAD Başkanı Reyhan Aktar: Dünya deneyimlerinin çoğunda çözüm  ‘artık olmaz’ denilen noktada geliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>“İrlanda örneğini birinci ağızdan dinlerken, çatışma süreçleri içinde sizin için takıntıya dönen konuları fark ediyorsunuz. Çok hayati olarak gördüğünüz meselelerin ön koşul olmadığını fark ediyorsunuz. Ülkelerin kültürel, toplumsal, dinsel yapılarının çözüme dair davranışlarını nasıl etkilediğini fark ediyorsunuz. O yüzden statik çözümlerden ziyade zamanın, koşulların, toplumsal davranışların esas olduğu çözüm yöntemlerine yönelmeniz gerektiğini daha yakından görüyorsunuz”</strong></h3>
<p>Çatışma çözümleri ve demokratik gelişim konusunda çalışmalar yapan Londra merkezli sivil toplum kuruluşu Demokratik Gelişim Enstitüsü (Democratic Progress Institute &#8211; DPI), daha çok Kuzey İrlanda modeli olmak üzere uluslararası çözüm deneyimlerinin Türkiye gündemine girmesi için bugüne kadar Türkiye’den birçok heyetle hem deneyim paylaşımı ziyaretleri yaptı hem de istişari çalışmalarda bulundu. Toplumlararası diyaloğu ve halkın sürece katılımı yoluyla barışın inşasını teşvik etmeyi amaçladığını belirten kuruluş,  10-13 Temmuz tarihlerinde Türkiye’den iş insanlarını kapsayan bir heyeti Belfast ve Dublin’de ağırlayarak Kuzey İrlanda’daki çözüm sürecinde iş dünyasının rolü ile ilgili yuvarlak masa toplantıları düzenledi. 29 Temmuz’da da sivil toplumdan kadınlarla Ankara’da bir toplantı yapan kuruluş, &#8216;Kadınların Barış Süreçlerine Katılımı&#8217; konusunu masaya yatırdı.</p>
<p><span id="more-17347"></span></p>
<p>Hem bu seyahate hem de Ankara’daki toplantıya katılan iş dünyası ve sivil toplum temsilcilerinden biri olan Diyarbakır İş Kadınları Derneği (DİKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Reyhan Aktar ile bu toplantıları konuştuk.</p>
<p><strong>DPI ile dört günlük bir İrlanda seyahatine gittiniz. Bu seyahatlerin katkısını nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>
<figure id="attachment_12664" aria-describedby="caption-attachment-12664" style="width: 252px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-12664" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/03/IMG_2225-e1501661696918.jpg" alt="DİKAD Başkanı Reyhan Aktar" width="252" height="248" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/03/IMG_2225-e1501661696918.jpg 451w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/03/IMG_2225-e1501661696918-320x315.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 252px) 100vw, 252px" /><figcaption id="caption-attachment-12664" class="wp-caption-text">DİKAD Başkanı Reyhan Aktar</figcaption></figure>
<p>Çok kısa sürede yoğun bilgi ve deneyim akışının sağlandığı bir programdı. Böyle bir programdan tek seferde hap bilgilere ve deneyime ulaşmak mümkün değil elbet. Kuzey İrlanda barış sürecine dair aklımda onlarca soru ile gittim. Onlarca sorunun cevabını bulurken onlarca soru ile döndüğümü de fark ettim. Sürece dahil olan sivil toplum örgütlerinin nasıl seçildiği, iş dünyası temsilcilerinin kendilerini bu süreçte nasıl koruyabildikleri, kamuoyunun nasıl ikna edildiği, iktidar ve muhalefet partilerinin süreçte nasıl ortaklaştığı, süreçte nasıl bir dil kullanıldığı, medyanın rolü, şeffaflığın ne düzeyde olduğu gibi sorularla gitmiştim. Aldığım cevaplarda ülke olarak uzak olduğumuz hiçbir hususu görmedim. Bu da metodoloji konusunda Kuzey İrlanda örneğinin bizim için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Duvarların kaldırılmasının hangi aşamada mümkün olacağı, Katolik ve Protestan çocukların aynı okullarda eğitim almasının neden sağlanamadığı, &#8216;Brexit’in orta ve uzun vadede sürece nasıl etki edeceği, barışın sürdürülebilirliği konusunda bundan sonra yapacakları, yüzleşme komisyonu kurmakta neden bu kadar çekindikleri; dönerken benim için merak konusu olan hususlardı. Özellikle yüzleşme komisyonu konusunda çeşitli görüşler dinlemek, böyle bir komisyonun bu süreçlerde sanıldığı kadar fayda sağlamayabileceği düşüncesini yer etti bende. Devamlı okuduğumuz, bölgemizde yaşanan olaylara dair kafa yorduğumuz konuların dünya örneklerini görmek, bu işi aktörlerinden dinlemek çok kıymetli. Aktörlerin size karşı şeffaflık düzeyleri arttıkça, sürece dair çokça sorunun cevabını alma şansınız oluyor. Kendi ülkenizde yaşanan durumla kıyas yapmak daha kolay, daha gerçekçi oluyor.  İrlanda örneğini birinci ağızdan dinlerken, çatışma süreçleri içinde sizin için takıntıya dönen konuları fark ediyorsunuz. Çok hayati olarak gördüğünüz meselelerin ön koşul olmadığını fark ediyorsunuz. Ülkelerin kültürel, toplumsal, dinsel yapılarının çözüme dair davranışlarını nasıl etkilediğini fark ediyorsunuz. O yüzden statik çözümlerden ziyade zamanın, koşulların, toplumsal davranışların esas olduğu çözüm yöntemlerine yönelmeniz gerektiğini daha yakından görüyorsunuz.</p>
<h4><strong>&#8220;İrlanda’da barış sürecinin en temel uzlaşısı çatışmasızlık. Katoliklerin ve Protestanların bir arada yaşama kültürü hala gelişkin değil. Toplumlar arasındaki coğrafi ve demografik sınırlar çok keskin ve net. Türkiye’de yaşayanlar olarak biliyoruz ki, çatışmanın en yüksek olduğu zamanlarda bile halklar arasında böyle bir ayrım hiç olmadı. Bir arada yaşama, paylaşım kültürümüz, iç içe geçen nüfus yapımız bizim için önemli bir avantaj&#8221;</strong></h4>
<p><strong>Bu seyahate nasıl bir ekip katıldı, böyle bir ekibin seçilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>
<p>Bu ziyarete ağırlıklı olarak, Türkiye’de iş dünyası temsilciliğinin yanında sivil toplum örgütlerinde aktif rol alan isimlerin aldığı bir ekip katıldı. Bu ekibin seçilmesindeki esas hedef İrlanda’da barışın ekonomik boyutunu ele almak, sağlanan barışta iş dünyasının oynadığı rolü ve barış ekonomisi konseptini görmekti.  Barışın ekonomik boyutunu ele alma  fikrinin ve ekibin oluşturulmasının mimarı  sayın Kezban Hatemi ve DPI oldu. Görüşülen konular arasında Kuzey İrlanda ekonomisine barışın faydaları, işletmelerin barış sürecini nasıl etkilediği, toplumsal bütünlük oluşturmada sosyal girişimlerin rolü, İrlanda ve Kuzey İrlanda arasındaki sınır ötesi ticaret ve çatışma çözümlerinde spor organizasyonlarının rolü sayılabilir.  Heyet, sınır ötesi ticaretle uğraşan iş insanları, eski İrlandalı Başbakan Bertie Ahern ve İrlanda Dışişleri ve Savunma Bakanı Sayın Dermot Ahern gibi gazeteci ve diplomatlarla Dublin ve Iveagh&#8217;daki toplantılara katıldı. Belfast&#8217;ta delegasyon, barış sürecinde doğrudan yer alan iş insanları, akademisyenler ve Kuzey İrlanda sosyal girişim sektörü temsilcileri ile bir araya geldi. Bu, DPI tarafından bu seminal ziyaretin tartışmalarını ve konularını oluşturmak için yapılacak gelecekteki etkinliklerle birlikte barındırılan iş temsilcilerinin ilk toplantısıydı.</p>
<p><strong>Peki, oradaki barış sürecine dair nasıl izlenimler edindiniz?</strong></p>
<p>İrlanda’da barış sürecinin en temel uzlaşısı çatışmasızlık. Katoliklerin ve Protestanların bir arada yaşama kültürü hala gelişkin değil. Toplumlar arasındaki coğrafik ve demografik sınırlar çok keskin ve net. Türkiye’de yaşayanlar olarak biliyoruz ki çatışmanın en yüksek olduğu zamanlarda bile halklar arasında böyle bir ayrım hiç olmadı. Bir arada yaşama, paylaşım kültürümüz, iç içe geçen nüfus yapımız bizim için önemli bir avantaj. İrlanda’da kendi barış süreçlerini anlatırken, sürecin çatışmaların en yoğun yaşandığı dönemden sonra geldiğine sıkça vurgu yapıldı. Çatışma sonrası tüm kesimlerdeki yorgunluk, sonuçsuzluk, barış isteği ve arzusu mutabakata giden en önemli unsur olmuş. &#8216;Hayırlı Cuma Anlaşması&#8217;na kadar çokça denenen ama başarısız olan bir süreçten geçmişler. Tabi &#8216;Hayırlı Cuma Anlaşması&#8217;na kadar kesimlerin barışa ve başarıya olan inançlarının zayıf olduğunu görmek de mümkün. Sivil toplum örgütleri, din adamları, iş insanları, kadın örgütleri bu anlaşmadan sonra sürecin dinamiği haline gelmişler. Bu da şunu gösteriyor: Çatışan taraflar barışa hazır olmadıkça, uzlaşıya varmadıkça toplumsal dinamiklerin harekete geçmesi ve süreci geliştirmesi diğer dünya örneklerinde de zor olmuş. Ama bu konuda bizim bir avantajımız var, sürecin birincil aktörü olamasa da bunu arzulayan, yol açan bir sivil toplum vardı</p>
<h4><strong>&#8220;Avila ve Jane’in barış süreçlerinde aldıkları rol, Türkiye’deki kadın hareketleri tarafından yakından incelenmeli bence. Çatışmalı süreçlerde birbirini anlamaktan ziyade birbirini düşmanlaştıran kesimlerin diyalog kanallarını açmışlar. Ve bunu yaparken mikro ölçekli sorunları ortaya koyarak yapmışlar. Özellikle ifade ettikleri büyük &#8216;S&#8217; (Siyaset) yerine küçük &#8216;s&#8217; (siyaset), büyük &#8216;P&#8217; (politika) yerine küçük &#8216;p&#8217; (politika) anlayışı ufuk açıcı. Katolik ve Protestan kadınları yan yana getirirken yaşamsal ortak meseleler üzerine hareket etmişler&#8221;</strong></h4>
<p><strong>İrlanda programınız sonrasında Ankara’da yine DPI tarafından düzenlenen &#8216;Kadınların Barış Sürecine Katılımı&#8217; konulu bir toplantıya katıldınız ve Kuzey İrlanda Kadın Komisyonu’ndan insanları dinlediniz. Kadın hareketlerinin içinden biri olarak o toplantıyı nasıl değerlendirdiniz? Türkiye’deki kadın hareketi de barış süreci adına neler yapabilir?</strong></p>
<p>Toplantı, dediğiniz gibi, DPI’ın &#8216;Kadınların Barış Süreçlerine Katılımı&#8217; başlıklı çalışma serisinin devamıydı. Farklı siyasi, sosyal ve kültürel kesimlere mensup kadınların bir araya geldiği bir toplantıydı. Konuşmacılar, Kuzey İrlanda Kadın Koalisyonu kurucu üyeleri Avila Kilmurray ve Jane Morrice idi.  Bunlar, biri Katolik biri protestan olan iki kadın. Avila, &#8216;Hayırlı Cuma Anlaşması&#8217; müzakerelerinde yer almıştı. Böyle bir sürecin kadınlar olmadan eksik kalacağını düşünen, bunun için bir kadın partisi kuran cesur bir kadın. Jane Morrice de hâlihazırda Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi Başkan Yardımcısı. Bir dönem Kuzey İrlanda siyasetinde aktif rol almış, Kuzey İrlanda’ya yetki devri verilmesinden sonra kurulan yeni meclisin işleyişini düzenleyen &#8216;İç Tüzük Komitesi’nde yer almış.</p>
<p>İrlanda, kadınların toplumsal yaşama katılımı, kamusal görünümü, siyasal pozisyonları açısından Avrupa ülkelerinin çok gerisinde. Çatışmanın, eğitim sisteminin ve başka bir çok şeyin bütün olumsuzlukları kadınları fazlaca etkilemiş. Avila ve Jane’in barış süreçlerinde aldıkları rol, Türkiye’deki kadın hareketleri tarafından yakından incelenmeli bence. Çatışmalı süreçlerde birbirini anlamaktan ziyade birbirini düşmanlaştıran kesimlerin diyalog kanallarını açmışlar. Ve bunu yaparken mikro ölçekli sorunları ortaya koyarak yapmışlar. Özellikle ifade ettikleri büyük &#8216;S&#8217; (Siyaset) yerine küçük &#8216;s&#8217; (siyaset), büyük &#8216;P&#8217; (politika) yerine küçük &#8216;p&#8217; (politika) anlayışı ufuk açıcı. Katolik ve Protestan kadınları yan yana getirirken yaşamsal ortak meseleler üzerine hareket etmişler. Ama her mesele için ortaya diyalog yöntemi koymuşlar. İletişim dillerinin kuralları vardı. Yani çoğu zaman çözüm her şeyin açık konuşulması ya da ifade edilmesinden geçmiyordu onlara göre. Toplumsal uzlaşmayı, farklı grupları bir araya gelebilecekleri konular üzerinden, birbirleri ile tanıştırarak, birbirlerinin hayatlarına dokunarak sağlamışlar. Türkiye’deki kadın hareketleri olarak birbirimizi tanıma sorunumuz yok ama maalesef meselelerimizi ele alırken bulunduğumuz politik durumları öncelik kılmaktayız. Kadın hareketleri olarak barışa dair mikro ölçekli çalışmaları çoğu zaman küçümsüyoruz.</p>
<p>Avila ve Jane barış süreçlerinde aldıkları pozisyonlar ne olursa olsun, edindikleri misyondan ve çalışma modelinden vazgeçmemişler. Partilerinin seçilmediği, mecliste yer almadıkları dönemde yeni bir arayışa girmemişler mesela. Bizde kişisel kariyerler, mesela siyaset koltuklarına oturanların koltuklarını koruma kaygıları onları çoğu zaman duruşlarını değiştirmeye zorlayabiliyor. Ne yapabilirim duygusu da insani, iyi niyetli önemli bir duygu. Ama bu duygunun da hedeften saptırıldığını bu deneyimlerde görmek mümkün. Daha büyük düşünme, makro sorunlara yönelme, hareket kabiliyetlerimizi kısıtlayarak ve zaman kaybına sebep olabiliyor. Kuzey İrlanda örneğinde mikro ölçekli çalışmalarının istikrarlı ve uzun vadeli yapıldığı zaman nasıl bir makro sonuca dönüştüğünü görmek çok mümkün. Kuzey İrlanda’da barışın sürdürülebilirliği bir arada yaşama kültürünün oturması ile mümkün ve insanları en uzun süreli bir arada tutacak şey mikro ölçekli sorunlar ve yaklaşımlar olmuş. Bu kadınlar makro meseleler ile birbirini hiç tanımayan grupları bir arada tutamazlardı. Erkekler iktidardan bakarken kadınlar yaşamdan bakar. Türkiye’deki kadın hareketi de zaman zaman hataya düşerek erkeğin baktığı makro alandan bakabiliyor, mikro ilişkilerin tabandan yukarıya doğru bir ortak yaşam ve barış düzeni kurabileceğini ıskalamamak gerekiyor.</p>
<h4>Filipinler, Kolombiya, Kuzey İrlanda… Gözlemlediğim dünya deneyimlerinin hemen hepsinde çözümün, ‘artık olmaz’ denilen noktadan sonra geldiğini gördüm. Çünkü, Barselona’daki &#8216;Barış Kültürü Okulu’nun da kurucusu olan barış müzakerecisi Vicenç Fisas’ın da dediği gibi “Tanrı hiçbir çatışmayı sonsuza dek sürsün diye planlamadı”</h4>
<p><strong>Türkiye’de bir çözüm ihtimalinin konuşulmaktan dahi çekinildiği bir zamandayız. Böyle bir dönemde olması bu seyahat ve toplantılara nasıl bir anlam yüklüyor?</strong></p>
<p>Aslında bunu programa katılanlarla ve programı dizayn eden DPI ekibi ile de sıkça konuştuk. Öncelikle burada esas amaç, Türkiye’de yeni bir süreç başlatmak değil. Keşke böyle bir imkanımız olsa, o ayrı. Orada Türkiye’yi çok az konuştuk. Esas mesele önümüzdeki örneği, Kuzey İrlanda’yı anlamaktı. Ama kıyas yapmamak, kendimizi sorgulamamak mümkün değil elbette. Bu tecrübe aktarımlarının en iyi tarafı da bu, her sorunun özgül çözüm koşulları olduğunu ama genel geçer evrensel benzerlikler olduğunu görüyorsunuz. Hem bu genel geçer benzerliklerin çözüme nasıl katkı sağlayabileceğini hem de farklı koşullardan nasıl dersler alınabileceğini düşünüyorsunuz. Sizinle de konuştuğumuzda sürekli bir kıyaslama yapıyoruz ister istemez. Bu gerekli de, daha çok dünya örneği tecrübe etmek ve her zaman Türkiye’deki durumla kıyaslamak, benzerlik ve farklılıkları üzerinde uzun uzun düşünüp tartışmak gerekiyor.</p>
<p>Bugün çözüm ihtimalinin konuşulmasından çekinilmesinin birçok sebebi var. Bu sebeplerin ebedi olacağını düşünmüyorum. Bizler Türkiye’nin içinde bulunduğu veya bulunacağı her sürece hazırlıklı olmak zorundayız. Bu sorumluluğu bu ülkede sivil toplum temsilcisi olduğumuz için değil sadece, bu ülkenin vatandaşı olduğumuz için hissetmeliyiz. Bizler barışı inşa edecek birincil aktörler değiliz ancak o yola gireceklerin ayağı takılmasın diye yola küçük taşlar döşeyebiliriz. Ve en önemlisi benzer ya da farklı dünya örnekleri, bir çözüm süreci başladığında ona daha hazırlıklı olmamız gerektiğine dair dersler veriyor, önceki tecrübelerde böyle bir hazırlık da bu hazırlığa duyulan ihtiyaç da belirgin değildi. Filipinler, Kolombiya, Kuzey İrlanda… Gözlemlediğim dünya deneyimlerinin hemen hepsinde çözümün, ‘artık olmaz’ denilen noktadan sonra geldiğini gördüm. Çünkü, Barselona’daki &#8216;Barış Kültürü Okulu’nun da kurucusu olan barış müzakerecisi Vicenç Fisas’ın da dediği gibi “Tanrı hiçbir çatışmayı sonsuza dek sürsün diye planlamadı.” Umarım bir an önce Türkiye’de de kalıcı bir barışın tesis edilmesi için gerekli sorumluluklar alınır, adımlar atılır. Buna istisnasız herkesin, ekmek, su kadar ihtiyacı var…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/08/02/dikad-baskani-reyhan-aktar-dunya-deneyimlerinin-cogunda-cozum-artik-olmaz-denilen-noktada-geliyor/">DİKAD Başkanı Reyhan Aktar: Dünya deneyimlerinin çoğunda çözüm  ‘artık olmaz’ denilen noktada geliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
