<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Barış Vakfı arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/stk/baris-vakfi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/stk/baris-vakfi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 22 Apr 2022 10:32:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Barış Vakfı arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/stk/baris-vakfi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>‘Kürt Sorununa Tedbirli Bir İyimserlikle Yaklaşılmalı!’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/04/21/kurt-sorununa-tedbirli-bir-iyimserlikle-yaklasilmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Apr 2022 13:43:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Barış Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA["Dijital Benim İşim" Projesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Betül Çelik]]></category>
		<category><![CDATA[Bekir Ağırdır]]></category>
		<category><![CDATA[Evren Balta]]></category>
		<category><![CDATA[hakan tahmaz]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Sorununa Toplumsal Bakış (2010-2022)]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=80592</guid>

					<description><![CDATA[<p>Barış Vakfı’nın 'Kürt Sorununa Toplumsal Bakış (2010-2022)' başlıklı raporu, kamuoyunda ekonomik kriz gibi konuların gerisinde kalsa da sorunun önemini koruduğunu hatırlatıyor. Rapor, Kürt sorununun 'tedbirli bir iyimserlikle' ele alınması gerektiğini çünkü çözüm sürecinden ikna edilmesi zor yüzde 55 ve gri alanda olan yüzde 20’lik blok olduğunu ortaya koyuyor. Rapora göre, 'partiler üstü uzlaşı ile liderlerin müzakere gündemine öncülük etmesiyle' barış süreci tekrar başlayabilir.     </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/04/21/kurt-sorununa-tedbirli-bir-iyimserlikle-yaklasilmali/">‘Kürt Sorununa Tedbirli Bir İyimserlikle Yaklaşılmalı!’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Barış süreçleri ağır yürüten, duraksayan, geri dönen ve tekrar başlayabilen farklı evreler içerebilir. Bu açıdan Kürt sorunun çözümünde de bir gün tekrar barış adımlarının atılabileceğini göz ardı etmemek gerekir.”</p>
<p>Bu ifadelerle çatışma sürecinin zorlu ve sancılı boyutlarını hatırlatan “Kürt Sorununa Toplumsal Bakış (2010-2022)” raporu, Prof. Dr. Ayşe Betül Çelik, Prof. Dr. Evren Balta ve Prof. Dr. Mehmet Gürses tarafından kaleme alındı. İstanbul’da basın mensupları ve çeşitli sivil toplum temsilcilerinin katılımı ile yapılan bir toplantı ile tanıtılan rapor, 2010 sonrası, tarihsel okuma ile Türkiye’de barışın temini “hangi gri alanları bulabilir ve nerelerde barış için ortaklaşma bulunabilir?” sorusundan yola çıkılarak hazırlandı.</p>
<p>Toplantının başında Barış Vakfı Başkanı Hakan Tahmaz, Vakıf olarak son birkaç yıldır “Türkiye’de barışın olanakları nedir?” ve “farklı aktörler ne yapmalı?” sorusuna yanıt aradıklarını söyledi. Tahmaz, bu kapsamda hazırladıkları raporla birlikte, Türkiye’de yüzde 35 düzeyinde olan barış umuduna katkı sağlamaya gayret ettiklerini; çeşitli kentlerde düzenleyecekleri toplantılar ile barışın imkânları ve sorunlarını konuşmayı sürdüreceklerini aktardı.</p>
<p>Raporunu sunumunu yapan Prof. Dr. Ayşe Betül Çelik, barış süreci ve sürecin sonladığı dönemin ardından konunun toplumsal boyutunun en az çalışılan konulardan biri olduğunu belirtti. Bu tespitten hareketle raporu hazırlarken 2010 sonrasını tarihsel okuma ile “gri alanları” bulabilme ve nerelerde ortaklaşma olabileceği sorusu ile yola çıktıklarını aktaran Çelik, KONDA’nın her ay düzenli yaptığı anketler tarandı ve bu veriler üzerinden analiz yaptıklarını kaydetti.</p>
<p>Çelik, raporda Türkiye’de Kürt sorununun tanımına dair toplumdaki farklılıklar, çözüm konusundaki tutumlar, kültürel ve siyasi haklara dair farklı grupların yaklaşımlarını analiz ettiklerini ve “kalıcı ve sürdürülebilir bir barış siyasetinin nasıl inşa edileceğini tartışmayı” hedeflediklerini vurguladı.</p>
<p>“Kürt Sorununa Toplumsal Bakış (2010-2022)” raporu; Kürt Sorununun Kökeni ve Endişe Siyaseti, Ayrımcılık ve Toplumsal Kutuplaşma, Kültürel Haklar ve Tanınma Sorunu, Siyasi Haklar, Dış Politika ve Kürt Siyaseti, Kürt sorununun çözüm Yaklaşımları ve Müzakere Gündemi ile sonuç ve değerlendirme bölümlerinden oluşuyor.</p>
<h5><strong><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-80595 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/04/kurt-sorununa-tedbirli-bir-iyimserlikle-yaklasilmali.jpg" alt="" width="677" height="312" /></strong></h5>
<h5><strong>Türkiye’de Barışa Destek Verenler Yüzde 30’un Üzerinde! </strong></h5>
<p>KONDA verilerine dayanan raporun bulgularına göre, Kürt sorununun çözülmesinde güvenlikçi- askeri yaklaşım kendisini etnik olarak Türk olarak tanımlayan gruplar arasında önemini yitirdi. Dahası, Türkler, Kürt sorununu,  Türkiye’nin eğitim, enflasyon, göçmenler, demokratikleşme, kadın-erkek eşitliği gibi yakıcı sorunlarından sonra, sadece yüzde 12 düzeyinde “öncelikli sorun” olarak değerlendiriyor. Buna karşın, kendisini Kürt olarak tanımlayanlar Kürt sorununu yüzde 40 düzeyinde öncelikli sorun olarak görüyor. HDP seçmenleri ise yüzde 60 civarında sorunu önceliklendiriyor.</p>
<p>Rapor, bu yönüyle Türkiye’de “Kürt sorununun göreceli olarak gündemden düştüğü”  buna karşın Türkiye’nin demokratikleşme sürecinde yakıcı bir sorun olma niteliğini yitirmediği bir döneme tekabül ediyor.</p>
<blockquote><p>Türkiye’de Kürt sorununun tanımlanmasında ve çözüm önerilerinde, etnik kimlik ve siyasi tercihler hala ana belirleyici.</p></blockquote>
<p>Ayşe Betül Çelik’in sunumun sonunda, KONDA verileri ile raporun bulgularını değerlendirdi. “Türkiye’nin yakıcı baskıcı dönemlerinde bile barışa destek yüzde 30’un altına inmiyor.” tespiti öne çıkan bulgulardan biri idi. Rapordaki en önemli bulgulardan bir diğeri ise Türkiye’de Kürt sorununun tanımlanmasında ve çözüm önerilerinde etnik kimlik ve siyasi tercihlerin hala ana belirleyici olmayı sürdürmesi.</p>
<h5><strong><img decoding="async" class="wp-image-80596 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/04/kurt-sorununa-tedbirli-bir-iyimserlikle-yaklasilmali-3.jpg" alt="" width="728" height="336" /></strong></h5>
<h5><strong>Kürt Sorununun Çözülmesinde İkna Edilmesi Zor Yüzde 55 ve Gri Alandaki Yüzde 20!</strong></h5>
<p>Çelik, söz konusu bulgular ışığında, raporu şu şekilde analiz ettiklerini söyledi: “Tedbirli bir iyimserlikle sorunu ele almalıyız. Türkiye’de Kürt sorununun çözülmesinde ikna edilmesi zor olan yüzde 55’lik kesim var. Bu konuda gri alanda kendini ifade eden ise yüzde 20 civarında. Bu sorunda, etnik kimlik ve siyasi tercihler ana belirleyici.”</p>
<p>Raporda altı çizilen kutuplaşma konusunu hatırlatan Çelik,  Barış Süreci’nin yarattığı olumlu gelişmelerin bazı alanlarda devam etmesine karşım siyasi kutuplaşmanın Kürt sorununun tanımlanması ve çözüm yöntemlerinin belirlenmesinde olumsuz etkisini sürdürdüğünü söyledi. Bunu bir sonucu olarak, Türkiye’de Kürtlerin yaşadığı ayrımcılığa dair algılar siyasi ortamdan etkileniyor. Öyle ki, toplumda Kürtlerin eşit vatandaşlık haklarına sahip olduğu algısı baskın çıkıyor.  Bu da Kürtlerin yaşadıkları sorunların demokratik ortamda tartışılmasının önüne geçiyor.</p>
<p>Bu tespitlerinin yanı sıra, Türkiye’de siyasi parti liderlerinin gücüne ve önemine vurgu yapan Çelik, Kürt sorununun “partiler üstü uzlaşı ile müzakere gündemine” liderlerin öncülük edebileceğini kaydetti.</p>
<p>“Kürt sorununun yakıcı bir sorun olarak algılanmadığı böyle bir dönemde, liderlik ve zamanlama önemli. Kürt sorununun taktiksel araçsallandırılması ve özellikle CHP’li seçmen duruşunun barış süreçlerinde belirleyici olacak. Bu seçmen grubu barış sürecine sanılandan daha kolay ikna edilebilir.” değerlendirmelerini paylaşan Çelik, Kürt sorunun kamusal alanda demokratik ortamda tartışılması gerektiğini hatırlattı.</p>
<blockquote><p>Çözüm Süreci kalıcı olmadı ve yapısal bir süreç yaratmadı. Biz barışın umudunu yaşadık ama barışı yaşamadık.</p></blockquote>
<p>Raporda dikkat çeken bulgulardan biri olan “genç neslin sorunun çözümüne dair zayıf bir inanca sahip ve demokratik çözüm yollarına dair desteğinin düşük olmasının” gençlerin çoğunun” barışı bilmeden yaşadıklarından” anlaşılabilir bulduğunu söyleyen Çelik, gençlere özel çalışmalar geliştirilmesinin aciliyetini vurguladı ve liderlere bu konuda da önemli görevler düştüğünü kaydetti.</p>
<p>Raporun sunumunun ardından gelen sorular üzerine Ayşe Betül Çelik, “Çözüm Süreci kalıcı olmadı ve yapısal bir süreç yaratmadı. Biz barışın umudunu yaşadık ama barışı yaşamadık.” tespitini de paylaştı.</p>
<h5><strong><img decoding="async" class=" wp-image-80597 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/04/kurt-sorununa-tedbirli-bir-iyimserlikle-yaklasilmali-2.jpg" alt="" width="274" height="348" />Yeni Bir Siyaset Dili Üretilmeli; Diyalog Artmalı</strong></h5>
<p>Çelik’in ardından söz alan KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır ise araştırmanın bulguları çerçevesinde kısa bir değerlendirme yaptı. &#8220;Umut yorgunuyuz. Toplum da temkinli ve tedirgin bir iyimserlik içinde&#8221; sözleriyle mevcut durumu özetleyen Ağırdır’ın hem Türkler hem Kürtler açısından Kürt sorununda geline aşamaya dair: “ Türk kimliğinin de bir güvenlik arayışı var, bunu ihmal ediyoruz… Kürtlerin kimlik talebi ile Türklerin güvenlik talebini dengelemek gerekiyor.” tespiti öne çıktı.  &#8220;Barışın olanaklarını çoğaltmak için önümüzde zihni bir toplumsal eşik var.&#8221; diyen Ağırdır’a göre,  çözüm gri alanları çoğaltmakta. &#8220;Yeni bir siyaset dili üretmeli, mümkün olduğunca temas diyalog ve platformları çoğaltmalı. Bunun için emek harcamak zorundayız.”</p>
<p>Barış Vakfı’nın “Kürt Sorununa Toplumsal Bakış (2010-2022)” başlıklı raporuna <a href="http://barisvakfi.org/kurt-soruna-toplumsal-bakis-2010-2022-baslikli-rapor-aciklandi/">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/04/21/kurt-sorununa-tedbirli-bir-iyimserlikle-yaklasilmali/">‘Kürt Sorununa Tedbirli Bir İyimserlikle Yaklaşılmalı!’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Barış Vakfı&#8217;ndan Siyasi Tutuklamalara Tepki</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/02/baris-vakfindan-siyasi-tutuklamalara-tepki/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Oct 2020 13:11:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Barış Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=58950</guid>

					<description><![CDATA[<p>Barış Vakfı "Tuz Koktu Çaresiz Değiliz" başlıklı açıklamasında, "Türkiye’nin diyalog, dayanışma, müzakere ve çözüm yönünde siyasal iklim geliştirmesine herkesin en azami katkısına ihtiyaç duyulduğu bir dönemden geçiyoruz." dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/02/baris-vakfindan-siyasi-tutuklamalara-tepki/">Barış Vakfı&#8217;ndan Siyasi Tutuklamalara Tepki</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-58953 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/baris-vakfi.jpg" alt="barış vakfı" width="222" height="222" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/baris-vakfi.jpg 512w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/baris-vakfi-160x160.jpg 160w" sizes="auto, (max-width: 222px) 100vw, 222px" />Barış Vakfı açıklamasında, gözaltılar, tutuklamalar ve siyasal yargılamaların Türkiye’de her gecen gün artan bir biçimde otoriter bir rejimin kurumsallaştırılması çabalarının önemli halkası haline geldiğini savunarak, başta iktidar partisi olmak üzere Meclis’teki partilerin, kanaat önderlerinin ve sivil toplum kurumlarının toplumun çok büyük bir kesimindeki bu istemleri görmeleri, gereğini yapmaları için zamanın geçtiğini hatırlattı.</p>
<p>&#8221;İnsanlar artık günlerine tutuklamalarla, gözaltına alınmalarla, kayyım atamalarıyla, yargının siyasi kararıyla değil, demokrasi, hukuk, adalet, barış, çözüm, diyalog haberleriyle başlamak istiyor<strong>.&#8221; </strong>denilen açıklamada, siyasi tutuklamalara, yargılamalara, kayyım atamalarına son verilmesi gerektiği vurgulanarak, &#8221;Bu politikaların sürdürülebilir olmadığının görülmesi, bütün toplumun barış ve huzuru ve ülke demokrasisinin gelişimi için çözüm odaklı barışçıl adımların atılması gereklidir.&#8221; çağrısında bulunuldu.</p>
<p>Açıklamanın tamamına ulaşmak için <a href="http://barisvakfi.org/tuz-koktu-caresiz-degiliz/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">tıklayınız.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/02/baris-vakfindan-siyasi-tutuklamalara-tepki/">Barış Vakfı&#8217;ndan Siyasi Tutuklamalara Tepki</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye Barış Ağı’na Doğru: Barış Vakfı, STK’lar İle Mersin’de Buluştu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/11/turkiye-baris-agina-dogru-baris-vakfi-stklar-ile-mersinde-bulustu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Tolga Akkuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Nov 2019 12:09:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Barış Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Betül Çelik]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Gül Yılgör]]></category>
		<category><![CDATA[Başkent Kadın Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Fatma Akdokur Aktaş]]></category>
		<category><![CDATA[Hayır Diyebilen Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Kamuran İnan]]></category>
		<category><![CDATA[Mersin]]></category>
		<category><![CDATA[Peace Foundation]]></category>
		<category><![CDATA[Weqfa Aşitiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yakup Levent Korkut]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=44295</guid>

					<description><![CDATA[<p>Barış Vakfı’nın (Weqfa Aşitiye, Peace Foundation), “Barış Açısını Savunmak ve STK’ları Güçlendirme/Geliştirme” başlıklı toplantısı 9 Kasım’da Mersin Liva Otel’inde gerçekleştirildi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/11/turkiye-baris-agina-dogru-baris-vakfi-stklar-ile-mersinde-bulustu/">Türkiye Barış Ağı’na Doğru: Barış Vakfı, STK’lar İle Mersin’de Buluştu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ayşe Betül Çelik, Medipol Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Yakup Levent Korkut ve Yrd. Doç. Dr. Fatma Akdokur Aktaş’ın sunumları ile katıldığı toplantının moderasyonunu ise Mersin Üniversitesi’ndeki görevinden khk ile uzaklaştırılan Prof. Dr. Ayşe Gül Yılgör üstlendi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-44298 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/bar%C4%B1%C5%9F-vakf%C4%B1-3.jpg-hakan-tahmaz-640x441.jpg" alt="" width="348" height="240" />Toplantının açılış konuşmasında vakfın amacına dair açıklamalarda bulunan</span> Barış Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Tahmaz<span style="font-weight: 400;">, çözüm süreci tecrübelerinden çıkartılan dersler ile yeni ve kıymetli bir süreci tekrar başlatmanın imkanları üzerinde çalıştıklarını belirtti. Vakıf olarak kendilerinin ve toplantıya katılan sivil toplum örgütlerinin kendilerine sorması gereken sorunun, “AKP, HDP ya da PKK ne yapmalıdır?” yerine “Bizler ne yapabiliriz?” olması gerektiğinin altını çizen Hakan Tahmaz, “Bir çözüm sürecini deneyimledik. Masada oturmanın da kuralları ve usulü var. Bu süreçte bunu tecrübe etme imkanımız oldu. Şimdi yapılması gereken çatışma çözümü üzerine çalışan sivil toplum kuruluşlarının da içerisinde olduğu bir dayanışma ağı meydana getirerek nihayetinde Türkiye Barış Ağı’na giden yolu açabilmektir. Zifiri karanlık bir dönemden geçiyor ve adeta bir Kayyım Cumhuriyeti’ne doğru gidiyoruz. &#8216;Kim ne yapıyor&#8217;dan ziyade &#8216;biz ne yapabiliriz?&#8217;e odaklanmalıyız.” şeklinde konuştu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hakan Tahmaz’ın konuşmasının ardından sözü alan </span>Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ayşe Betül Çelik<span style="font-weight: 400;">, kendisinin yıllarca çatışma çözümü üzerine akademik çalışmalar yürüttüğünü ifade etti. Sivil Toplumun barış inşasındaki süreçlerini; Cenevre Enstitüsü Kapsayıcı Barış ve Geçiş Girişimi Direktörü Thania Paffenholz’un belirttiği şekilde vatandaşları tüm taraflardan gelecek şiddete karşı koruma, insan hakları ihlallerini ve barış anlaşması uygulamalarını izleme, barış ve insan haklarını savunma, marjinalleştirilmiş grupların kimliğini yeniden inşa edip demokrasi ve barış değerleri üzerinden Grup İçi Sosyalleşme, karşıt grupları bir araya getirerek Gruplar Arası Sosyalleşme, tüm aktörler arası yerel ve ulusal diyalog süreçlerinin Kolaylaştırıcısı olma ve son olarak bu sayılan 6 işlev için giriş kapısı niteliğinde Hizmet Etme olarak özetledi. Çözüm sürecinin ilk günlerinde Radikal Gazetesi’nde yazı dizisi olarak başlatılan IRA’nın İngiltere, ETA’nın da İspanya ile sürdürdüğü görüşmelere dair detay bilgi aktaran “Onlar Nasıl Çözdü!” dosyasını da anımsatan Prof. Dr. Çelik, barışın sadece müzakere yolu ya da anayasa kapsamında yapılacak değişikliklerden ziyade çok katmanlı bir şekilde ve aşağıdan yukarı barış girişimleri sonucu sağlanabileceğini kaydetti.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-44297 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/bar%C4%B1%C5%9F-vakf%C4%B1-1-640x453.jpg" alt="" width="355" height="251" />Medipol Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Yakup Levent Korkut<span style="font-weight: 400;"> ise barış hakkı kavramının tarihsel sürecine dair bilgilendirmede bulundu. Birleşmiş Milletleri kuran ve 26 Haziran 1945’te ABD’nin San Francisco kentinde imzalanan Birleşmiş Milletler Şartı’nda “devletler arası anlaşmazlıklar karşılıklı müzakere ile çözülür” maddesinin yer aldığını ve bunun “savaş yasaktır” olarak tanımlanabileceğini aktaran Korkut, bu anlaşmada “Barış Hakkı” teriminin yer almadığını da sözlerine ekledi. BM Şartı’ndan üç yıl sonra 10 Aralık 1948’de Paris’te kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nde de, “barış hakkı” ifadesinin yer almadığını kaydeden Levent Korkut, ilgili belgenin antlaşma değilde bildirge olması hasebi ile bir bağlayıcılığı bulunmadığını da sözlerine ekledi. Dr. Yakup Levent Korkut, savaş propagandasının 16 Aralık 1966 tarihli BM Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi ile yasaklandığını, halkların barış hakkına dair bildirinin ise BM’nin 12 Kasım 1984 tarihli genel kurulunda kabul edildiğini, bu bildirgenin ilk maddesinde “Gezegenimizde yaşayan halkların kutsal barış hakları bulunduğunu ilan ederiz;” ifadesinin de yer aldığını aktardı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Barış Açısını Savunmak ve STK’ları Güçlendirme/Geliştirme” başlıklı toplantısının son sunumunu gerçekleştiren </span>Yrd. Doç. Dr. Fatma Akdokur Aktaş<span style="font-weight: 400;">, Ankara’da faaliyet gösteren Başkent Kadın Platformu kapsamındaki çalışmalarından söz ederken, barış dilini inşa etmenin kolay bir şey olmadığını, “Hayır” diyebilecek bir iradeyi ortaya koymak gerektiğini ifade etti. Bu noktada 90’lı yıllarda Kamuran İnan’ın başlattığı “Hayır Diyebilen Türkiye” konferanslarının önemine de değinen Akdokur Aktaş, “Bir barış süreci geçirdik ve o barış havasının tecrübesini yaşamış insanlarız. Barış dilinin de inşası tek başına olmaz. Farklı yaşayışlarla karşılaşıp kendimizi etüd edebildiğimiz noktada bir barış dili de neşet edebilir. Berfo Ana’nın “Tek istediğim oğlumun kabrini ziyaret etmek” diyen sesine kulak vermemiz gerekiyor.  Barış türkümüzü yükselterek sesimizi çoğaltmalıyız” diye konuştu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-44300 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/DPESLz0b_400x400.jpg" alt="" width="351" height="351" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/11/DPESLz0b_400x400.jpg 400w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/11/DPESLz0b_400x400-160x160.jpg 160w" sizes="auto, (max-width: 351px) 100vw, 351px" /></span>Barış Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Ayşe Aydoğan, p<span style="font-weight: 400;">rojenin farklı kesimleri bir araya getirmek, onların barışa dair düşünce ve fikirlerini açığa çıkarmak amacında olduğunu belirterek, “Barışa dair STK’ların kendilerine sorduğu soruları açığa çıkaracak bir toplantılar dizisi düzenledik. Bu proje hem STK’ların güçlendirilmesi, geliştirilmesi hem de nihayetinde bir Türkiye Barış Ağı’nın kurulmasına yönelik bir çalışma. Barış Vakfı, 2007’de oluşturulan Barış Meclisi faaliyetlerinin ardından 2016 Mart’ında kuruldu. Mersin’de sonuncusunu gerçekleştirdiğimiz toplantılar dizisinin önceki durakları Van, İzmir ve Ankara idi. Bugün ise Mersin’de sonuncu toplantıyı gerçekleştiriyoruz. Bu toplantıların öncesinde DİTAM (Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi) ve uluslararası kuruluşlar ile Türkiye Barış Ağı’nın kurulmasına dair faaliyetlerimiz olmuştu. Bundan sonraki süreçte de ağ yapısına geçilmesi adına yoğun çalışmalarımıza devam edeceğiz.” dedi.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/11/turkiye-baris-agina-dogru-baris-vakfi-stklar-ile-mersinde-bulustu/">Türkiye Barış Ağı’na Doğru: Barış Vakfı, STK’lar İle Mersin’de Buluştu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kayyım Kararlarına Tepkiler Sürüyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/20/kayyim-kararlarina-tepkiler-suruyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Aug 2019 07:22:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Barış Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Türk]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Ardahan]]></category>
		<category><![CDATA[Artvin]]></category>
		<category><![CDATA[Batman]]></category>
		<category><![CDATA[Bedia Özgekçe Ertan]]></category>
		<category><![CDATA[Bingöl]]></category>
		<category><![CDATA[Bitlis]]></category>
		<category><![CDATA[Bursa]]></category>
		<category><![CDATA[Denizli]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İNİSİYATİFİ]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkari]]></category>
		<category><![CDATA[kayyım]]></category>
		<category><![CDATA[Şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuk Mızraklı]]></category>
		<category><![CDATA[Siirt]]></category>
		<category><![CDATA[Şırnak]]></category>
		<category><![CDATA[tunceli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=41572</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediye Başkanlarının görevden alınıp yerlerine kayyım atanmasına sivil toplum kuruluşları ve barolardan tepkiler geldi. Barış Vakfı açıklamasında, ‘Kayyımla yönetilen memlekete barış gelmez’ derken HAK İnisiyatifi de ‘gayrı meşru’ olarak tanımladığı kararların geri alınmasını istedi. 28 baro da ortak açıklama yaparak, karara tepki gösterdi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/20/kayyim-kararlarina-tepkiler-suruyor/">Kayyım Kararlarına Tepkiler Sürüyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Barış Vakfı açıklamasında, yerel seçimlerin üzerinden beş ay geçmeden Diyarbakır seçmenin yüzde 63 oyunu alan Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı, Mardin seçmenin yüzde 56 oyunu alan Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk ve Van seçmenin yüzde 53 oyunu alan Büyükşehir Belediye Başkanı Bedia Özgökçe Ertan&#8217;ın İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alındığını, çok sayıda belediye meclisi üyesi ve çalışanın da gözaltına alındığını belirterek, “Seçilmiş üç belediye başkanın yerine İçişleri Bakanlığı tarafında o ilin valisinin kayyım atanması kabul edilemez.” denildi. 2016 yılındaki kayyım kararlarının ülkeye ve siyasete çok zarar verdiği hatırlatılan açıklamada, “Şimdi geçerli, makul ve kabul edilebilir hiçbir gerekçe veya delil ortaya koymadan aynı politikada ısrar etmek, seçmen iradesine, seçimlere, seçimlerin kural ve yasalara uygun yapılmasını sağlamakla görevli başta Yüksek Seçim Kurulu olmak üzere devlet kurumlarının yerine siyasal iradeyi geçirmektir. Bu demokratik ve hukuk devleti olmak iddiasıyla bağdaşır bir tutum değildir. Bu tutum,  toplumun geniş kesimlerinde son birkaç aydır yaşanan gelişmeler nedeniyle yeniden yeşermeye yüz tutan barış umudunu solduruyor.” denildi. Seçilmişler yerine kayyım atama siyasetinin barışı imkansızlaştırdığı da belirtilen açıklamada, “Bu politikalara bir an önce son verilmeli, barışın önüne yeni engeller çıkarılmamalıdır” çağrısında bulunuldu.</p>
<p><strong>“Kayyım Kararları Derhal Geri Alınmalıdır”</strong></p>
<p>HAK İnisiyatifi de açıklamasında, başkanların görevden alınmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, “Demokratik siyasete darbe vuran, halkın temsiliyet hakkını gaspeden bu uygulama Türkiye’nin en önemli meselesi olan Kürt sorununun meşru siyaset alanı içinde çözümüne dair umutları da kırmaktadır. Seçilmiş başkanlar yerine kayyım atanması seçme ve seçilme hakkının açık ihlalidir. Bu karar belediye başkanlıkları ile beraber seçilen Belediye Meclislerini de işlevsizleştirmektedir. Şehirlerinin yönetimine hiçbir şekilde katılım gösteremeyecek şekilde seçme hakları ellerinden alınan Diyarbakır, Van ve Mardin halkının tercihlerine saygı duymak merkezi yönetimin vazgeçilemez yükümlülüğüdür. HAK İnisiyatifi olarak, seçme ve seçilme hakkını hedef alan, demokratik siyaset alanını yok eden bu kararı kınıyoruz! Hukuka aykırı bu keyfi kararın derhal geri alınmasını ve meşru başkanlara unvanlarının, belediye meclislerine yetkilerinin iadesini acilen talep ediyoruz. “ çağrısında bulundu. Açıklamada, Kürt sorununun ancak barışçıl yollarla ve meşru siyaset alanının dinamiklerini güçlendirerek çözülebileceğinin altı çizilerek, “Hükümeti halkın tercihlerine ve hukuka saygılı olamaya davet ediyoruz.” ifadelerine yer verildi.</p>
<p><strong>&#8220;Türkiye&#8217;nin Demokrasisine Bir Yarar Sağlamayacak&#8221;</strong></p>
<p>Adana, Adıyaman, Ağrı, Ankara, Antalya, Artvin, Batman, Bingöl, Bitlis, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Gaziantep, Hakkari, Hatay, İstanbul, İzmir, Kars-Ardahan, Mardin, Mersin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak, Tunceli, Van ve Yalova baroları da yaptıkları ortak açıklamayla kayyım kararına tepki gösterdi. Kararın ‘darbe’ olarak nitelendirildiği açıklamada bunun Türkiye’nin demokrasisine yarar sağlamayacağı vurgulandı. İstanbul ve Ankara ve başka illerde belediyelerde uygulandığı üzere; görevden alınan belediye başkanlarının yerine, belediye meclis üyelerinden birinin başkan vekili olarak seçimine olanak vermeden doğrudan kayyum atanmasının çifte standart bir uygulama olduğu da belirtilen açıklamada, “Bizler;  barış içinde bir arada yaşama fikrini, demokratik hukuk devleti idealine olan inancı da tümden ortadan kaldıran bu hukuk dışı uygulamayı kabul etmiyoruz. OHAL uygulamalarının devamı olan bu hukuksuz uygulamadan vazgeçilerek, görevden uzaklaştırılan belediye başkanlarının derhal görevlerine iadesini talep ediyoruz. “ çağrısında bulunuldu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/20/kayyim-kararlarina-tepkiler-suruyor/">Kayyım Kararlarına Tepkiler Sürüyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Barış Vakfı Uluslararası STK Deneyimi Çalıştayını Kitaplaştırdı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/12/baris-vakfi-uluslararasi-stk-deneyimi-calistayini-kitaplastirdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Mar 2019 09:15:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Barış Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Çatışma Çözümünde Uluslararası STK Deneyimleri Çalıştayı]]></category>
		<category><![CDATA[Demokratik İlerleme Enstitüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Derek Mooney]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları ve Hürriyetleri Vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=36208</guid>

					<description><![CDATA[<p>Barış Vakfı’nın 3 Kasım 2018 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirdiği Çatışma Çözümünde Uluslararası STK Deneyimleri Çalıştayı’nın sunumları Türkçe, İngilizce ve Kürtçe olarak basıldı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/12/baris-vakfi-uluslararasi-stk-deneyimi-calistayini-kitaplastirdi/">Barış Vakfı Uluslararası STK Deneyimi Çalıştayını Kitaplaştırdı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Barış Vakfı&#8217;nın 3 dilde hazırladığı kitapta; Demokratik İlerleme Enstitüsü’nden Derek Mooney, Kuzey İrlanda deneyimine odaklanırken,  gönüllü olarak çalıştığı Glencree Barış ve Uzlaşma Merkezi’nin çalışmaları hakkında da bilgi veriyor. Kolombiya’dan Corporación Humanas adlı insan hakları örgütünden  Luz Piedad Caicedo, Kolombiya’daki  barış girişimlerini aktarıyor ve kadın örgütlerinin barış sürecindeki rolünü ele alıyor. <img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-23217 size-thumbnail" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/baris-160x160.jpg" alt="" width="160" height="160" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/baris-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/baris-320x320.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 160px) 100vw, 160px" />Barselona Özerk Üniversitesi’nden Ana Villellas, Barselona Barış Kültürü Okulu Merkezi çalışma deneyimlerini paylaşıyor. Villellas ayrıca, dünyadaki diğer barış süreçlerinden çıkarılan dersleri özetliyor. İnsan Hakları ve Hürriyetleri Vakfı’nı (İHH) Başkan Yardımcısı Hüseyin Oruç, Filipinler’deki barış anlaşmasının uygulanmasını izleyen uluslararası heyetin çalışmasını değerlendirirken,  aralarında Türkiye’nin de bulunduğu ülkelerin Filipinler’deki arabulucu çalışmalarına da yer veriyor.</p>
<p>Barış Vakfı&#8217;nın kurucularından Cuma Çiçek’in vakıf için hazırladığı ve kısa bir süre önce 2. baskısı yapılan“2013-2015 Çözüm Süreci’nde STK’lar” raporunda yer alan analiz ve tespitlerden hareketle Türkiye değerlendirmesinin de yer aldığı kitapta, çalıştayda tartışmacı olarak yer alan Avukat Gülçin Avşar&#8217;ın Türkiye’deki barış arayışlarıyla ilgili açıklamaları da bulunuyor.</p>
<p>Kitabın  <a href="http://barisvakfi.org/wp-content/uploads/2019/03/TR.pdf">Türkçe</a>, <a href="http://barisvakfi.org/wp-content/uploads/2019/03/ENG.pdf">İngilizce</a> ve <a href="http://barisvakfi.org/wp-content/uploads/2019/03/KURD%C4%B01.pdf">Kürtçe</a> baskısına linklerden ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/12/baris-vakfi-uluslararasi-stk-deneyimi-calistayini-kitaplastirdi/">Barış Vakfı Uluslararası STK Deneyimi Çalıştayını Kitaplaştırdı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Zor Zamanlarda Barış Açısını Savunmak” Paneli</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/23/zor-zamanlarda-baris-acisini-savunmak-paneli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Oct 2018 13:20:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Barış Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[hakan tahmaz]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Tabip Odası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=31779</guid>

					<description><![CDATA[<p>Barış Vakfı, 25 Ekim’de İstanbul'da “Zor Zamanlarda Barış Açısını Savunmak” başlıklı panel düzenliyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/23/zor-zamanlarda-baris-acisini-savunmak-paneli/">“Zor Zamanlarda Barış Açısını Savunmak” Paneli</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Tabip Odası’nda gerçekleştirilecek panelde Ayşe Erzan, “Barış İçinde Yaşam”ı, Prof. Selçuk Erez “Barış ve Sağlık Hakkı”nı, Levent Korkut ise “Hukuk ve Barış Hakkı” başlığını tartışmaya açacak.</p>
<p>Yapılacak toplantıya çağrı yapan Barış Vakfı Genel Başkanı Hakan Tahmaz, iki yıldır Türkiye’de barış talep etmenin suç kapsamına alındığını belirterek, birçok insanın bundan dolayı yargılandığını ve toplumun da barıştan uzaklaştığını söylüyor.</p>
<p>Barış mücadelesini ve talebini yükseltmenin siyasi, hukuksal ve evrensel bir hak olduğunu hatırlatmak için bu toplantıyı düzenlediklerini söyleyen Tahmaz, “Barış talebini en zor koşullarda yükseltmek anlamlı olur” diyor.</p>
<p>Tahmaz, “İnsan yaşamı en kutsaldır. İnsan hayatını güvence altına alan durumlardan biri de barıştır o yüzden bu evrensel hakka herkesin sahip çıkmasını istiyoruz” diyerek toplantıya katılım çağrısı yapıyor.</p>
<p>Kaynak: <a href="http://gazetekarinca.com/2018/10/zor-zamanlarda-baris-acisini-savunmak-paneli-25-ekimde/" target="_blank" rel="noopener">Gazete Karınca</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/23/zor-zamanlarda-baris-acisini-savunmak-paneli/">“Zor Zamanlarda Barış Açısını Savunmak” Paneli</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivil Toplumun Çözüm Sürecindeki Handikapları: Tarafgirlik ve İçe Kapanma…</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/09/sivil-toplumun-cozum-surecindeki-handikaplari-tarafgirlik-ice-kapanma/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emine Uçak]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 May 2018 07:51:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Barış Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Barış için Kadın Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Denge Denetleme Ağı]]></category>
		<category><![CDATA[Hak İnsiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=26526</guid>

					<description><![CDATA[<p>Barış Vakfı’nın İstanbul’da sivil toplum örgütlerinin temsilcileriyle düzenlediği Çözüm Süreçleri ve STK’lar Çalıştayı’nda; 2013-2015 Çözüm Süreci’nde Sivil Toplum Kuruluşları Raporu değerlendirilirken, sivil toplumun bundan sonraki süreçte yapması gerekenler de konuşuldu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/09/sivil-toplumun-cozum-surecindeki-handikaplari-tarafgirlik-ice-kapanma/">Sivil Toplumun Çözüm Sürecindeki Handikapları: Tarafgirlik ve İçe Kapanma…</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akademisyen Cuma Çiçek’in 45 STK temsilcisi ve alanda çalışan 3 uzmanla yapılan görüşmelerle kaleme aldığı raporda, tarafların sivil toplumu sürece katmak istememesi gibi dış sebeplerin yanı sıra, sivil toplumun siyasal angajmanlar, tarafgirlik, içe kapanma ve gettolaşma gibi yapısal sebeplerle çözüm sürecinde etkin olamadığının altı çiziliyor.</p>
<p>Barış Vakfı’nın Taksim’deki Nippon Hotel’de düzenlediği toplantıya, İnsan Hakları Derneği, Hak İnisiyatifi, Barış İçin Kadın Girişimi, Denge Denetleme Ağı, Diyarbakır Barosu, Barış Bloku, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, Yurttaşlık Derneği, Hak ve Adalet Platformu, Hafıza Merkezi temsilcisinin de aralarında bulunduğu yaklaşık 40 kişilik sivil toplum temsilcisi, gazeteci ve akademisyen katıldı.  Barış Vakfı Başkanı Hakan Tahmaz açılışta yaptığı konuşmada, barış kelimesinin dahi kullanılmasından rahatsızlık duyulan bir ortamda ‘barış fikrini unutturmamanın kıymetli bir çaba’ olduğunu belirterek, “Böylesine bir çabanın tarafları barış ve çözüm yoluna girmeleri konusunda teşvik edici olacağından hiç kuşkumuz yok. Geleceğimize umutla bakabilmeyi becerdiğimizde başarma şansımız da doğar. Buna her zamankinden daha çok ihtiyacımızın olduğu günlerden geçiyoruz. Bölgemizde bütün taşlar yerinden oynadı. Büyük oyun kurucularının planları birbiriyle çatışıyor. Bizler barışın yolunu inşa edemediğimiz müddetçe, bunlar arasındaki çatışmadan en fazla siyasal, sosyal ve toplumsal daha fazla zarar görmeye devam ederiz.  Çözüm sürecini ilerletememenin bedelini bugün ağır bir biçimde ödüyoruz. Kürt sorunu sınırlarımızın ötesine taşındı, bölgesel bir soruna dönüştü. Çözüm de çok taraflı, çok aktörlü ve karmaşık bir hal aldı. Bu durum bize zamanı iyi kullanmamız gerektiğini gösteriyor. Şiddetin, çatışmanın ve kopuş duygusunun en güçlü olduğu anda bile, insanlarımızın, tarafların yüzlerini barışa dönmeleri için çok şey yapabiliriz, yapmalıyız.” Diye konuştu.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-26527 " src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/Dca3tqSX0AA0JYc-1-e1525848296680-640x447.jpg" alt="" width="359" height="251" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/Dca3tqSX0AA0JYc-1-e1525848296680-640x447.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/Dca3tqSX0AA0JYc-1-e1525848296680-1024x715.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/Dca3tqSX0AA0JYc-1-e1525848296680-610x426.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/Dca3tqSX0AA0JYc-1-e1525848296680-320x223.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/Dca3tqSX0AA0JYc-1-e1525848296680.jpg 1081w" sizes="auto, (max-width: 359px) 100vw, 359px" />Akademisyen Cuma Çiçek, Barış Vakfı için hazırladığı  “2013-2015 Çözüm Sürecinde Sivil Toplum Kuruluşları” başlıklı raporla ilgili yaptığı sunumda, 3 dilde hazırlanan araştırmanın, Diyarbakır, Van, İstanbul ve Ankara’da, 45 STK temsilcisi ve alanda çalışan 3 uzmanla yapılan görüşmelerle ortaya çıktığını belirtti. Türkiye’de sivil toplum alanının sınırlılığı ve sivil toplum aktörlerinin zayıflığı konusunda katılımcıların çoğunda ortak bir görüş olduğunu belirten Çiçek, “2013-2015 Çözüm Süreci’nde STK’ların sınırlı düzeyde yer aldıkları görülüyor. STK’ların çoğunlukla çözüm sürecinde esas olarak AK Parti hükümeti ve ana-akım Kürt Hareketini merkeze alan lobicilik ve savunuculuk faaliyetlerine odaklandılar. Bunun yanı sıra, arabuluculuk ile Kürt meselesinin kamusal alanda tartışılması barış kültürünün yaygınlaştırılması çalışmaları da kısmi olarak çözüm sürecinde yapıldı. Kürt meselesinin kapsamı ve zorluğu dikkate alındığında, yukarıda özetlenen çalışmalar STK’ların çözüm sürecine katılımının ve katkısının oldukça sınırlı olduğunu gösteriyor. ‘Barışın toplumsallaştırılması’, ‘barışın yerelleştirilmesi’, farklı toplumsal grupların birlikteliğine odaklı çalışmalarla siyasal ve bölgesel gettoların aşılması STK’ların altını çizdikleri ‘eksik kalan’ ya da ‘yapılamayan’ işleri oluşturuyor“ değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Bu sınırlı katkının sebepleri arasında sürecin taraflarından kaynaklı sorunların yanı sıra sivil toplumun kendisinden kaynaklı sorunların altının çizildiğini de belirten Çiçek, “ Tarafların STK’ları sürece katmaması, sivil toplumla kurulan temasların çoğu durumda ‘usulen’ yapılması, sürecin kamusal denetime olanak tanımayacak ölçüde kapalı olması, STK’ların taraf olmaya zorlanması devlet ve AK Parti hükümeti ile ana-akım Kürt Hareketinden kaynaklı temel sorunlar olarak not ediliyor. Öte yandan, sivil toplumun siyasal angajmanları ve tarafgirliği, güçlü toplumsal ilişkilerden ve destekten yoksunluk, çatışma çözümü ve toplumsal barış inşası için hazırlık yapmama, büyük ölçekli ve ülke genelinde etkin STK’ların sürece destek sunmaması, CHP ve etkisindeki STK’ların sürece mesafeli yaklaşması ve son olarak sürece zarar vermeme kaygısıyla inisiyatif geliştirmeme sivil toplumun kendisinden kaynaklı temel sorunları oluşturuyor. Saha araştırması bulguları dikkate alındığında STK-STK ilişkisine dair üç ana hususun altı çizilebilir. Bunlardan ilki, STK’lar arası siyasi/ideolojik ayrışmadır. İkinci olarak, STK’lar arası işbirliklerinin büyük oranda sektörel/konu bazlı olduğu, sektörler/konular arası, birbirini bütünleyen çalışmaların sınırlı olduğu görülüyor. Üçüncü olarak da STK’lar arası bölgesel bir ayrışmanın olduğu gözlemleniyor. “ dedi.</p>
<p>STK-siyaset ilişkileri bağlamında, toplumsal alanda yaşanan siyasi kutuplaşmaya paralel olarak STK camiasında da sert bir siyasi kutuplaşma yaşandığını belirten Çiçek,  sınırlı girişimler dışında STK’ların kendi ‘siyasi mahallelerinde’ kalmayı tercih ettiklerinin gözlemlendiğini ve bunun da sürece katkı sunma noktasında olumsuz etki yaptığını vurguladı.</p>
<p>Kürt meselesinin siyasi çözümüne dönük bir müzakere ve uzlaşı sürecinin yeniden başlayacağı konusunda STK’lar arasında genel bir kabul olduğunu ve çoğu katılımcının masa dışında bir seçeneğin olmadığının altını çizdiğini belirten Çiçek, “Bununla birlikte katılımcılar mevcut koşullar dikkate alındığında yeni bir müzakere ve uzlaşı sürecinin kısa vadede başlamasının zor olduğunu ileri sürüyorlar. Bu konuda sıklıkla hatırlatılan tarih ya da dönüm noktası seçimler. Buna göre, seçimle birlikte Türkiye’de siyasi türbülans bitebilir. Kürt meselesi hem bu siyasi türbülansın sonlandırılmasında bir işlev görebilir hem de siyasi türbülansın sona ermesinden sonra tekrar müzakere ve uzlaşı bağlamında gündeme gelebilir. “ değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Toplantıya katılanlardan Diyarbakır Barosu Başkanı Ahmet Özmen Sivil Sayfalar için yaptığı değerlendirmede, 2013-2015 yılları arasındaki süreçte STK’ların kendini katmak için uğraştığı bir dönem olduğunu belirterek, “Katmaya çalıştı diyorum çünkü iki taraf da buna izin vermedi. Bu süreçte sivil toplumun etkin olamamasında tarafların katma ve bilgilendirme yönünde bir istek, irade göstermemelerinin önemli bir sebep olduğunu görmek gerekiyor. Sivil toplumun bilgilenme dahil sıkıntıları vardı. Ancak kendi çabalarıyla, zorlamalarıyla sürece katıldıkları için etkin olamadılar.” Dedi. Siyasi tarafgirlikten çok sivil toplum kuruluşlarının çok azının sürece dahil olmasının olumsuz etkilerinin yüksek olduğunu belirten Özmen, “Sayının azlığı etkili olamamanın temel faktörlerinden biri. Siyasal angajman bütün sivil toplum kuruluşları açısından öne sürmek çok doğru bulduğum bir şey değil. Ana aktör olarak iyi bir şekilde söz söyleyen sivil toplum kuruluşlarının büyük çoğunluğunun siyasal angajmanın dışında çözüm sürecinin devamını sağlayacak şekilde objektif bir gözle baktıklarını düşünüyorum” diye konuştu.</p>
<p>İHD’den Gülşen Yoleri de raporun, yaşanan sorunları ortaya çıkardığı, nerede ne yapıldığını, neyin yapılamadığını gösterdiği için önemli olduğunu belirterek, “Sivil toplumun kendi içinde meseleyi tam halletmemiş olmadığını biliyoruz. Sivil toplum örgütlerinin daha fazla toplumla buluşması yani gerçek anlamda toplumla buluşması, onların isteklerini, iradelerini temsil noktasında daha çok çaba göstermeleri bu tür süreçlere daha fazla müdahil olması gerektiği ortaya çıkmış oluyor. Sivil toplum örgütlerinde bu tür süreçlere dahil olan hep yönetici kadrolar esas olarak  sivil toplum örgütlerinin tabanında ne tür şeyler tartışılıyor, taban tam olarak ne söylüyor çok fazla görünür olmuyor. Ve genel olarak bu tür örgütleri temsil edenler ilkelerle konuşuyor. Misal barışı, çatışma çözümünü ilkesel olarak tartışıyor ama altta toplumdaki o sorular, örgütün tabanında var. Toplumda ne kadar anlam karmaşası, istek karmaşası, ötekileştirme ya da düşmanlık olarak tabir edeceğimiz şey varsa sivil toplum örgütlerinde de var, O yüzden kendi tabanı için de kültürel dönüşüm hazırlamak kendi iç işleyişinde de barış ve demokratik teamüller içinde hareket etmesi gerekiyor. Ötekileştirmeden yanındakiyle konuşabileceği bir kültürel yapının oluşması lazım, bunu siyaset yapmıyorsa sivil toplumun bu alana talip olması lazım.” dedi.</p>
<p>Barış Vakfı&#8217;nın çalıştayla ilgili sonuçlarını okumak için <a href="http://barisvakfi.org/index.php/2018/05/14/5-mayis2018-catisma-cozumleri-ve-stklar-calistayi-sonuclari/" target="_blank" rel="noopener">tıklayınız.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/09/sivil-toplumun-cozum-surecindeki-handikaplari-tarafgirlik-ice-kapanma/">Sivil Toplumun Çözüm Sürecindeki Handikapları: Tarafgirlik ve İçe Kapanma…</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Barış Vakfı’ndan “Çözüm Sürecinde STK’ler” Raporu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/19/baris-vakfindan-cozum-surecinde-stkler-raporu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Dec 2017 07:41:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Barış Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Alev Erkilet]]></category>
		<category><![CDATA[Bekir Ağırdır]]></category>
		<category><![CDATA[Çözüm Süreci]]></category>
		<category><![CDATA[Cuma Çiçek]]></category>
		<category><![CDATA[etyen mahçupyan]]></category>
		<category><![CDATA[reha ruhavioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Veysi Altıntaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=20919</guid>

					<description><![CDATA[<p>Barış Vakfı, Kürt sorununun çözüm sürecinde sivil toplum örgütlerinin rolünü konu alan rapor yayımladı. Hazırlık çalışmalarına 2017 Mayıs ayında başlanan “2013-2015 Çözüm Süreci’nde Sivil Toplum Kuruluşları” başlıklı rapor Cuma Çiçek tarafından hazırlandı. Saha araştırmasını Reha Ruhavioğlu ile Veysi Altıntaş’ın yaptığı rapora Alev Erkilet, Bekir Ağırdır ve Etyen Mahçupyan danışman olarak katkıda bulundu. Raporda, çözüm sürecinde sivil toplum [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/19/baris-vakfindan-cozum-surecinde-stkler-raporu/">Barış Vakfı’ndan “Çözüm Sürecinde STK’ler” Raporu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Barış Vakfı, Kürt sorununun çözüm sürecinde sivil toplum örgütlerinin rolünü konu alan rapor yayımladı.</p>
<p>Hazırlık çalışmalarına 2017 Mayıs ayında başlanan <strong>“</strong><strong>2013-2015 Çözüm Süreci’nde Sivil Toplum Kuruluşları”</strong> başlıklı rapor Cuma Çiçek tarafından hazırlandı.</p>
<p>Saha araştırmasını Reha Ruhavioğlu ile Veysi Altıntaş’ın yaptığı rapora Alev Erkilet, Bekir Ağırdır ve Etyen Mahçupyan danışman olarak katkıda bulundu.</p>
<p>Raporda, çözüm sürecinde sivil toplum kuruluşlarının barış inşasına dair çalışmalarının muhasebesi ile pozisyonlarının ve kapasitelerinin analizini bulabilirsiniz.</p>
<p>Aynı zamanda, yeni bir barış sürecinin gelişmesi için sivil toplum kuruluşlarına ve siyasi aktörlere dönük önerileriler de raporda yer alıyor.</p>
<p>Çalışma sırasında Ankara’da 11, İstanbul’da 10, Diyarbakır’da 13, Van’da 11 sivil toplum kuruluşu temsilcisiyle ve Diyarbakır’da 1, İstanbul’da 2 sivil toplum kuruluşu üzerine çalışan uzmanlarla olmak üzere, toplam 48 kişi ile görüşme yapıldı.</p>
<p>Barışın inşasıyla ilgili teorik bir çerçeve sunularak başlanan raporun ikinci bölümde müzakere süreçlerinin katmanları ele alınıyor. Devamında ise Türkiye’de sivil toplumun ve çatışma çözümünün genel bir değerlendirmesi ve geniş olarak 2013-2015 yıllarında çalışma yürüten sivil toplum kurumları analiz ediliyor.</p>
<p>Çözüm sürecinde sivil toplum kuruluşlarının etkinliklerinin muhasebesinin yapıldığı sonraki bölümde aynı zamanda çözüm sürecinde çalışma yürüten sivil toplum kuruluşlarının ortak yönleri tespit ediliyor.</p>
<p>Sonuç bölümünde ise Kürt meselesinde müzakere ve uzlaşının imkanları ile çözüm ve uzlaşı için sivil toplum kuruluşlarının rolüne yönelik öneriler yer alıyor.</p>
<p>Rapor, Türkçe, İngilizce ve Kürtçe dillerinde yayınlandı.</p>
<p><a href="http://www.barisvakfi.org/2017_turkce_rapor.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Raporun Türkçesine ulaşmak için tıklayın</a>.</p>
<p>Kaynak:<a href="https://bianet.org/bianet/insan-haklari/192549-baris-vakfi-ndan-3-dilde-cozum-surecinde-stk-ler-raporu" target="_blank" rel="noopener noreferrer"> Bianet </a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/19/baris-vakfindan-cozum-surecinde-stkler-raporu/">Barış Vakfı’ndan “Çözüm Sürecinde STK’ler” Raporu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
