<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Özlem Temena, Author at Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/author/ozlem-temena/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/author/ozlem-temena/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 13 Jan 2020 19:15:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Özlem Temena, Author at Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/author/ozlem-temena/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İstanbul’un Artık Kent Konseyi Var Uzaktaki Kalabalıklar Değil Karar Veren Katılımcılar Olmak</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/25/istanbulun-artik-kent-konseyi-var-uzaktaki-kalabaliklar-degil-karar-veren-katilimcilar-olmak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özlem Temena]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Oct 2019 08:44:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[Aslı Aydıntaşbaş]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükşehir Kent Konseyi]]></category>
		<category><![CDATA[Çiçekçiler Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Demet Evgar]]></category>
		<category><![CDATA[Ekrem İmamoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Tabip Odası]]></category>
		<category><![CDATA[Mert Fırat]]></category>
		<category><![CDATA[TMMOB]]></category>
		<category><![CDATA[Tülin Hadi]]></category>
		<category><![CDATA[Ümit Şahin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=43648</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun girişimiyle  İstanbul’un ilk Büyükşehir Kent Konseyi kuruldu. İstanbul Kent Konseyi Başkanlığı’na ise mimar Tülin Hadi seçildi. Bünyesinde bir çok dernek ve STK olan Kent Konseyi’nin çalışmaları merakla bekleniyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/25/istanbulun-artik-kent-konseyi-var-uzaktaki-kalabaliklar-degil-karar-veren-katilimcilar-olmak/">İstanbul’un Artık Kent Konseyi Var &lt;br&gt;Uzaktaki Kalabalıklar Değil Karar Veren Katılımcılar Olmak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Uzun süredir hem İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi hem de yerel yönetimler ve STK’ların kurulmasını istediği İstanbul Büyükşehir Kent Konseyi geçtiğimiz hafta sonu Olağan Kurul Toplantısını gerçekleştirerek kuruluşunu ilan etti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-43655 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/tulin1.jpg" alt="" width="247" height="268" />İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun seçim vaatleri arasında yer alan İstanbul Büyükşehir Kent Konseyi’nde, Yönetim Kurul Başkanıyla birlikte 42 asil üye 42 de yedek üye yer alıyor. Başkanı Mimar Tünde Tülin İlhan (Tülin Hadi) olarak belirlenen İstanbul Kent Konseyi’nde, Çiçekçiler Derneği, TMMOB, İstanbul Tabip Odası tarafından yetkilendirilen üyeler de yer alıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sabancı Üniversitesi’nde İklim Uyum Politikası çalışanı Dr. Ümit Şahin, gazeteci Aslı Aydıntaşbaş, oyuncu Mert Fırat ve Demet Evgar, TFF İstanbul İl Temsilcisi Ali Tanrıyaşükür ve Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü&#8217;nden Öğretim Üyesi Feyza Akınerdem gibi isimler de konseyin çalışmalarına katkıda bulunacak.</span></p>
<p><b>‘STK’lar Katkı Sunmak İçin Heyecanlılar’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Uzun süredir beklenen Kent Konseyi’nin ilanının ardından İstanbullar merakla çalışmaları beklemeye başladılar. ‘İstanbul’u katılımcı bir anlayışla yönetmek’ şiarıyla kurulan Kent Konseyi’nin üyesi Feyza Akınerdem, “Konseyin ilk defa kurulması İstanbul Büyükşehir belediyesinin daha katılımcı bir yönetimi benimseyeceğine dair bir iyi niyet göstergesi olarak oldukça önemli. Benim gözlemlediğim kadarıyla çok sayıda yerel STK bu konseyin bir parçası ve bu konseyin çalışmalarına katkı sunmak konusunda da oldukça heyecanlılar. Mahalle düzeyinde örgütler, kadın dernek ve vakıfları, çocuk, yaşlı, engelli, kent yaşamı gibi bir çok konuda hak temelli çalışan sivil toplum örgütleri ile bunu paylaşmak oldukça heyecan verici.” yorumunda bulunuyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-43653 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/feyza.jpg" alt="" width="298" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/feyza.jpg 500w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/feyza-160x160.jpg 160w" sizes="(max-width: 298px) 100vw, 298px" />Feyza Akınerdem’e ‘katılımcı bir kent yönetimi’ soruyoruz. ‘Uzaktaki kalabalıklar olmak yerine katılımcı olma fikrinin’ hayata geçmesinin kıymetli olduğunun altını çizen Akınerdem, “Ben katılımcı anlayıştan, yöneticilerin kullanıcısı olmadıkları halde kendi önceliklerine göre tasarladıkları kent hizmetlerinin yerini, o hizmetin gerçekten alıcılarının tasarımına katkı sundukları hizmetlerin sunulmasını anlıyorum. Uzaktaki kalabalıklar olmak yerine karar veren katılımcılar olma fikri kent sakinleri için çok kıymetli. Ancak bu sözde kalmamalı, gerçekten icraata geçmeli diye düşünüyorum.” diyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Konsey üyelerinin, İstanbul’un farklı bileşenleriyle nasıl bir çalışma yürüteceği de yakından takip edilecek konular arasında. Birçok STK’nın Kent Konseyi içerisinde yer aldığının alını çizen Akınerdem sözlerini şöyle sonlandırıyor; “Nasıl çalışacağı ise bileşenlerinin benim gözlemlediğim kadarıyla çok sayıda yerel STK bu konseyin bir parçası ve bu konseyin çalışmalarına katkı sunmak konusunda da oldukça heyecanlılar. Mahalle düzeyinde örgütler, kadın dernek ve vakıfları, çocuk, yaşlı, engelli, kent yaşamı gibi bir çok konuda hak temelli çalışan sivil toplum örgütleri ile bunu paylaşmak oldukça heyecan verici.”</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/25/istanbulun-artik-kent-konseyi-var-uzaktaki-kalabaliklar-degil-karar-veren-katilimcilar-olmak/">İstanbul’un Artık Kent Konseyi Var &lt;br&gt;Uzaktaki Kalabalıklar Değil Karar Veren Katılımcılar Olmak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Sözleri, Talepleri, İsyanları ,Olan Kadınlar Olarak Yüzde Çoğuz&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/23/sozleri-talepleri-isyanlari-olan-kadinlar-olarak-yuzde-coguz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özlem Temena]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Jun 2018 11:40:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Yüzde Çoğuz]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Hikayeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=28070</guid>

					<description><![CDATA[<p>24 Haziran seçimlerine yaklaştığımız şu günlerde büyük siyasi arenada vaatler, polemikler havada uçurken bu toz duman içerisinde bir çok sivil toplum örgütü, platform, dayanışma grubu kendisine yer bulmaya çalıştı. Toplumun yüzde çoğunluğunu temsil eden kadınlar ise aday olma sürecinden tutalım taleplerini dile getirmeye kadar önlerine çıkan bir çok engellere rağmen sandıkları aşıp gelmeye başladı. 24 Haziran seçimlerinin dip dalgası olan kadınlar sözlerini seslerini bir çok platformda birleştirdi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/23/sozleri-talepleri-isyanlari-olan-kadinlar-olarak-yuzde-coguz/">&#8216;Sözleri, Talepleri, İsyanları ,Olan Kadınlar Olarak Yüzde Çoğuz&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&#8216;Bir cins olarak dünyanın yarısı olmamıza rağmen, taleplerimiz, haklarımız, mücadelemiz yok sayılıyor&#8217; diyen kadınlar &#8216;Yüzde Çoğuz&#8217; ismiyle bir çalışma grubu kurdu. Seçimlere ilişkin çektikleri video ise çok fazla paylaşıldı. Kendilerini feminist bir çalışma grubu olarak tanımlayan &#8216;Yüzde Çoğuz&#8217; kuruluş amaçlarını ise &#8216;erkek siyaset anlayışına da itirazlarımızı dile getirmek istedik&#8217; sözleriyle anlatıyor.</p>
<p><b><img decoding="async" class="wp-image-28071 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/yuzdecoguz-640x1138.jpg" alt="" width="127" height="226" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/yuzdecoguz-640x1138.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/yuzdecoguz-610x1085.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/yuzdecoguz-320x569.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/yuzdecoguz.jpg 899w" sizes="(max-width: 127px) 100vw, 127px" /></b></p>
<p><b>4200 ADAYDAN 939&#8217;U KADIN 3261&#8217;İ İSE ERKEK ADAYLARDAN OLUŞUYOR.</b></p>
<p>Yüzde Çoğuz Kollektifi kadınlarından Demet Bolat seslerinin bir araya geliş sürecini ise şöyle anlatıyor;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>GÖRÜNÜR OLMAYI HEDEFLEDİK: </strong></p>
<blockquote><p><em>Kadınlar sadece seçimden seçime -ve eksik bir şekilde- siyasetçilerin aklına geliyor. Seçim dönemlerinde sıkça “kadın oyları” vurgusu yapılmasına rağmen kadınların sözünü, taleplerini görmezden gelen bir siyaset anlayışının hala baskın olduğunu gördük. Buradan yola çıkarak kadınların kendi deneyimlerine dayanarak dile getirdikleri taleplerinin, beklentilerinin, itirazlarının, isyanlarının görünür olmasını hedefledik. Aynı zamanda seçimleri “oyları bölmek-bölmemek” denklemine hapseden “erkek” siyaset anlayışına da itirazlarımızı dile getirmek istedik.</em></p></blockquote>
<p><strong>FARKLILIKLARIMIZLA BİR ARAYA GELDİK:</strong></p>
<blockquote><p><em>Esas olarak “yüzdeçoğuz”, homojen değil farklılıkları olan, bunları müzakere eden, daha çok ortaklıkları üzerinden söz üretmeye çalışan feminist bir çalışma grubu olduğunu söyleyebiliriz. İçimizde birbirini tanıyan, ortak feminist politika deneyimleri olan kadınlar olduğu gibi sadece sosyal medya kampanyası ile bir araya gelen kadınlar da var. Çalışmalarının çeşitliliği veya devamlılığıyla ilgili önüne kendi sınırlarını aşan büyük hedefler koymayan, ürettikçe çoğalmayı hedefleyen bir grubuz.</em></p></blockquote>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-28076 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/yuzdecoguz4-640x329.png" alt="" width="640" height="329" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/yuzdecoguz4-640x329.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/yuzdecoguz4-1024x527.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/yuzdecoguz4-610x314.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/yuzdecoguz4-320x165.png 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/yuzdecoguz4.png 1054w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Açıklamalarında &#8216;Hem herkes hem hiç kimse&#8217; olan kadınlar ifadesi yer alan &#8216;Yüzde Çoğuz&#8217; ekibi “<strong>Kimseyi temsil etmiyoruz; sözleri, talepleri, istekleri, itirazları ve isyanları olan kadınlar olarak bir araya geldik</strong>” diyor. Feminist hareketten yola çıktıklarını anlatan &#8216;Yüzde Çoğuz&#8217; kadınların bir araya gelmesi için için taleplerini şöyle sıralıyor;</p>
<p><strong>FEMİNİZM FİKİR VERMEZ FİKİR SUNAR: </strong></p>
<blockquote><p><em>Feminist hareketin bize öğrettiği önemli şeylerden biri; feminist taleplerin, sözün, itirazın, eylemin kadınların genel talepleri haline gelmesidir. Bugün dünyanın her yerinde kadınlar, hem kendi hakları, talepleri, gelecekleri ve hem de özgürce yaşanabilecek bir dünya için mücadele ediyor. Feminizm, sorunlara ve onların çözümlerine dair kadınlara sadece fikir vermez, aynı zamanda yöntem sunar. Bugün dünyanın neresine bakarsak bakalım miras aldığımız tarihimiz ve bugünün koşullarında oluşan yeni sorunlara dair ürettiğimiz her şey, aslında bu mücadelenin ortak değer ve kazanımlarıdır. Sözgelimi nafaka meselesi, son zamanlarda Meclis&#8217;e getirilen çocuk istismarı, kadın cinayetleri, işte-evde ayrımcılık, taciz, tecavüz gibi sorunların çözümü farklı kadınlık hallerini ortak paydada buluşturan taleplerdir.</em></p></blockquote>
<p><strong>ÇOK OLMAK EZİLMEYE ENGEL DEĞİL: </strong></p>
<blockquote><p><em>Bugün hangi siyasi düşünceye sahip olursa olsun her kadın tacizin, tecavüzün, kadına yönelik şiddetin, çocuk istismarının karşısında yer alır. Bir cins olarak dünyanın yarısı olmamıza rağmen, taleplerimiz, haklarımız, mücadelemiz yok sayılıyor. Yani sadece niceliksel olarak “çok” olmak, tek başına bizleri ezilmekten ve sömürülmekten azade kılmıyor. Sorun erkeklerin kadınlar üzerinde kurduğu egemenliktir. Erkekler bu gücünü kendilerince oluşturulan bir sistemden, erkek egemen düzenden alıyor. Erkek egemenliği devam ettikçe bizler sayıca az ya da çok olmaktan bağımsız olarak “azınlık” kalmaya devam edeceğiz. Ancak bir araya gelerek, “varız ve çoğuz” dememiz ve erkek egemen sistemden beslenen siyaset yapma biçimlerine karşı koymamız mümkün. Bir cins olarak ortak ezilmişliğimiz üzerinden bir araya gelmek, feminist bir yordam ile temas etmek, farklılıklarımızla birlikte ortak taleplerimizi ve itirazlarımızı çoğaltmanın her birimizi güçlendireceğini düşünüyoruz. Ortak paydada buluştuğumuz, ortak ezilmişliklerimizi, taleplerimizi, arzularımızı hep beraber dillendirdiğimizde yüzdeçoğuz; öte yandan bu talepleri tek tek kadınlar olarak kimin ya da kimlerin dile getirdiğinin çok da önemi yok; o anlamda hiç kimseyiz. Kimseyi temsil etmiyoruz; sözleri, talepleri, istekleri, itirazları ve isyanları olan kadınlar olarak #yüzdeÇoğuz</em></p></blockquote>
<p><iframe loading="lazy" title="Yüzde ÇoĞuz" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/av-JA6Lj_ls?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><em><strong>24 Haziran seçimlerine ilişkin hazırladığınız video çokça paylaşıldı. Nasıl bir hazırlık süreci geçirdiniz?</strong></em></p>
<p>Aslında biz seçimlerin 2019 yılında yapılacağını ve önümüzde uzun bir çalışma sürecinin olduğunu düşünerek çalışmamızı zamana yaymayı ve seçimden önce sözümüz ve eylemliliklerimizi çoğaltarak Yüzde Çoğuz&#8217;un bir parçası olmayı düşünüyorduk. Ancak bir baskın seçim kararı alındı ve planladığımız gibi bir çalışma yürütecek zamanımız olmadı ve ancak sosyal medyayla sınırlı bir çalışma yapabildik. Öte yandan bu sürece en hızlı feministlerin ve kadın hareketinin adapte olduğunu söyleyebiliriz. Bunun nedeni, sanırız kadınların bu seçim sonucunda olası bir rejim değişikliğinin kendilerinin hayatını nasıl olumsuz etkileyeceğini iyi okumuş olmalarıdır. Çok farklı alanlarda irili ufaklı örgütlenmeler, ‘kadınların oyu eşit ve özgür hayata’ kampanyası gibi sokak ayağı da olan kampanyalar bunun göstergeleridir. Biz de kendi gücümüz oranında itiraz ve taleplerimizi, nasıl bir memlekette yaşamak istediğimizi duyurmaya çabaladık. Her çalışma biraz da çalışanların örgütlenmesidir. Bu süreç biraz da buna vesile oldu diyebiliriz.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-28075 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/yuzdecoguz3-640x329.png" alt="" width="640" height="329" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/yuzdecoguz3-640x329.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/yuzdecoguz3-1024x527.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/yuzdecoguz3-610x314.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/yuzdecoguz3-320x165.png 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/yuzdecoguz3.png 1054w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/23/sozleri-talepleri-isyanlari-olan-kadinlar-olarak-yuzde-coguz/">&#8216;Sözleri, Talepleri, İsyanları ,Olan Kadınlar Olarak Yüzde Çoğuz&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küçük Kara Balıklar Sesleniyor: Ben Gazeteciyim</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/08/kucuk-kara-baliklar-sesleniyor-ben-gazeteciyim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özlem Temena]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 May 2018 10:37:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Meslek Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Basın Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Sınır Tanımayan Gazeteciler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=26489</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü'nü sayıları giderek artan tutuklu gazetecilerle karşıladı. Ancak bu tablonun gerisinde ise bir dayanışma ağı büyüyor: Ben Gazeteciyim!</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/08/kucuk-kara-baliklar-sesleniyor-ben-gazeteciyim/">Küçük Kara Balıklar Sesleniyor: Ben Gazeteciyim</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&#8216;Başka yerlerde neler olup bittiğini bilmek istiyorum&#8217; demiş Küçük Kara Balık engin sulara dalmadan önce. Gözünü karartıp yola çıkmıştı, neler olduğunu öğrenmek için. İçindeki merak onu nerelere götürdü bilemeyiz ama gitmeseydi Küçük Kara Balık gibi bir kahraman olamayacağı kesindi.</p>
<p>Gazetecileri o sulara iten meraklar şimdilerde muktedirler tarafından pek hoş karşılanmıyor. Keza Küçük Kara Balık kitabının yazarı Samed Behrengi de &#8216;çok hoş karşılanmayan&#8217; gazeteci yazarlardandı. İçindeki öğrenme ve anlatma duygusunu Küçük Kara Balık&#8217;la anlatan Behrengi&#8217;nin, daha 29 yaşındayken, Aras Irmağı karşısında ölüsü bulundu.</p>
<p>Küçük Kara Balık kadar meraklı gazeteciler 3 Mayıs Basın Özgürlüğü Günü&#8217;nü, tutuklu gazetecilerin, süregelen davaların, sansürlerin, bir gecede çıkarılan KHK&#8217;larla erişime engellenen basın yayın organların, işsiz gazetecilerin gölgesinde &#8216;kutladı&#8217;. Ancak bu tablo başka bir dayanışma örneğini beraberinde getirdi. Küçük Kara Balıklar bir dayanışma platformu kurdu ve seslendi: BEN GAZETECİYİM</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-26491" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/bengazeteciymi-640x640.jpg" alt="" width="640" height="640" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/bengazeteciymi-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/bengazeteciymi-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/bengazeteciymi-610x610.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/bengazeteciymi-320x320.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/bengazeteciymi.jpg 900w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><strong>RAPORLAR, SAYILAR&#8230;</strong></p>
<p>Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü&#8217;ne (RSF) göre Türkiye şu anda basında &#8216;özgür olmayan ülkeler&#8217; kategorisinde yer alıyor. Birkaç yıl öncesine kadar &#8216;kısmen özgür&#8217; kategorisinde olan Türkiye Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü&#8217;ne (RSF) göre şu an 180 ülke arasında 157. sırada bulunuyor.</p>
<p>Öte yadan Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) verilerine göre 161, Türkiye Gazeteciler Sendikası&#8217;na (TGS) göre 148, Çağdaş Gazeteciler Derneği&#8217;ne (ÇGD) göre 140 ve Bağımsız Gazetecilik Platformu P24&#8217;e göre ise en az 184 basın çalışanı cezaevinde.</p>
<p>Bu korkunç rakamlar ve raporlar arka arkaya yansırken diğer bir taraftanda da, gazeteciler son zamanların en büyük dayanışma örneklerini sergiliyorlar. Haber masasından, adliye koridorlarında buluşan gazeteciler bu süreçte bir an olsun tutuklu meslektaşlarını yalnız bırakmıyor.</p>
<p><strong>BEN GAZETECİYİM DOĞDU!</strong></p>
<p>Bu dayanışmanın en güzel örneğini ise &#8216;Ben Gazeteciyim İnisiyatifi&#8217; oluşturuyor. Gazeteci davalarını daha yakından takip etmek isteyen Türkiye Gazeteciler Sendikası&#8217;na bağlı gazeteciler, geçtiğimiz yıllarda &#8220;Ben Gazeteciyim&#8221; adıyla inisiyatif kurdu.</p>
<p>Haber alma hakkını savunmak ve gazetecilere yönelik baskıları deşifre edip dayanışmayı büyütmeyi amaçlayan Ben Gazeteciyim İnisiyatifi gazetecilik mesleğinin etkin bir şekilde yapılması ve halkın haber alma hakkının savunulması için eşine az rastlanır bir dayanışma örneği gösteriyor.</p>
<p>&#8216;Ben Gazeteciyim İnisiyatifi&#8217;nin kurulduğu günden bu yana içerisinde yer alan serbest gazeteci Kumru Başer İnisiyatifin kuruluşunu ve çalışmalarını şöyle anlatıyor;</p>
<p><strong>BEN GAZETECİYİM: İKİ YILLIK BİRİKİM</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-26492" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/KUMRU.jpeg" alt="" width="400" height="400" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/KUMRU.jpeg 400w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/KUMRU-160x160.jpeg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/KUMRU-320x320.jpeg 320w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></p>
<p>Ben Gazeteciyim, Türkiye’de muhalefetin çok parçalı yapısı içinde yan yana gelmeye her zamançok istekli olmayan bireyleri ve kurumları, kritik anlarda asgari müştereklerde bir araya getirebilecek güven ağlarına sahip, yaratıcı, kapsayıcı, ısrarcı bir yapılanma.</p>
<p>İşler sayısı 15-20 arasında değişen bir grup tarafından yürütülüyor. Kararlar oylama değil ikna yoluyla alınıyor, iş bölümü gönüllülük esasına göre yapılıyor. Basın ve ifade özgürlüğü ve haber alma hakkının bir bütün olduğu, kişilerin değil ilkelerin savunulduğu anlayışı ve birlikte uzun yol yürümenin sağladığı güvenle fikir ayrılıklarının çoğu çözümleniyor.</p>
<p>İnisiyatif, çevresinde ve kendi içindeki bu güven birikimini içinden çıktığı Haber Nöbeti kampanyası sürecinde inşa etmeye başladı. Ben Gazeteciyim, çekirdek ekibi, çalışma biçimi ve yaklaşımı bakımından, mesleki dayanışma tarihinde kapsamı ve içeriği bakımından benzeri bulunmayan bir kampanya olan Haber Nöbeti’nin devamıdır.</p>
<p>Haber Nöbeti fikri 2015 sonbaharında oluşmaya başlamıştı. Kürt illerinde çatışmalar yaygınlaşmış ve meslektaşlarımızın çalışma koşulları iyice güçleşmişti. Kimi haber yaptığı için tutuklanıyor, kiminin kafasına silah dayanıyor, kimi ateş açılıp vuruluyordu. Bir yandan da büyük bir haber karartması yaşanıyordu. Bu kaygılarla İstanbul ağırlıklı bir grup gazeteci bir çalışma grubu oluşturdu. TGC, TGS, DİSK Basın-iş ve Özgür Gazeteciler Cemiyeti’nin de destekleri alındı.</p>
<p>2016 Şubat ve Mart aylarında 8 hafta boyunca İstanbul, Ankara ve İzmir’den farklı medyalardan 70 gazeteci Haber Nöbetçisi oldu, alandaki meslektaşlarla haber yaptı. Haber, röportaj, izlenim ve benzeri toplam 350 içerik üretildi, en geniş şekilde paylaşıldı, <a href="https://habernobetim/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?hl=tr&amp;q=https://habernobetim&amp;source=gmail&amp;ust=1525860004423000&amp;usg=AFQjCNF-MHT3mtOUUgSalsTL-4A7VeNeUw">https://habernobetim</a>. <a href="http://wordpress.com/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?hl=tr&amp;q=http://wordpress.com/&amp;source=gmail&amp;ust=1525860004423000&amp;usg=AFQjCNFbA4Ct4Oc81wuarM0uQrCwx8pTlQ">wordpress.com/</a> ‘da arşivlendi. Sosyal medya da malzemenin gün gün paylaşıldığı bir alana dönüştürüldü.</p>
<p>Bu tarihi dayanışma uluslararası planda da dikkat çekti ve o yıl Almanya’da ana akım medyanın görmediği haberlere dikkat çekmek için kurulan Initiative Nachrichtenaufklarung tarafından Günter Wallraff Eleştirel Gazetecilik Ödülü’ne layık görüldü.</p>
<p>Kampanya sona erdiğinde Haber Nöbeti’nin yarattığı güveni ve tecrübeyi, o ruhla yapılan başka şeylere devredelim dedik. Ve Ben Gazeteciyim doğdu.</p>
<p>İnisiyatifin oluşumu 2016 ilkbaharında Özgür Gündem ile dayanışma amacıyla başlatılan Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği kampanyasıyla da aynı zamana denk düştü. Haber Nöbeti katılımcılarının büyük kısmı bu kampanyaya da katıldı.</p>
<p>Ben Gazeteciyim’in ilk güçlü kampanyası 15 Temmuz darbe girişiminden hemen önce gazeteci tutuklamalarına dikkat çekmek için yapılan “Gazetecilik Suç Değil” çıkışı oldu.</p>
<p>Bu sloganın etkileyici bir görselle Türkçe ve Kürtçe olarak sunulduğu logoyu tam 5 gün boyunca Cumhuriyet, Evrensel, Yurt, ABC, Bianet, Azadiya Welat, Birgün, Özgür Gündem, Posta, T24, P24, Halkın Nabzı, IMC Medya, Solfasol, Jiyan, Sendika.org, Diken, Haberdar’ın da aralarında bulunduğu birçok basılı ve internet yayıncısı haber kuruluşu en görünür yerden paylaştı.<br />
Yine 2016’nın sonunda cezaevindeki meslektaşlarımızla dayanışmak için çağırdığımız Yılbaşı Kartı Toplu Fotoğrafı çekimine çeşitli mecralardan yüzü aşkın gazeteci geldi. Ertesi gün cezaevlerindeki meslektaşlarımız, onlara el sallayan fotoğrafımızı Hürriyet, Posta, Cumhuriyet, Evrensel, Yurt, Birgün ve Özgürlükçü Demokrasi gazetelerinin sayfalarında gördüler.</p>
<p>Ben Gazeteciyim inisiyatifi gazeteci davalarını izlemeye, az bilinen davalara dikkat çekmeye, kampanyaları birleştirmeye de çalıştı. Cumhuriyet, Altanlar davası, Özgür Gündem, Albayrak mailleri, Nedim Türfent davaları bunlardan bazılarıdır.</p>
<p>Ben Gazeteciyim’in önemli bir hizmeti ise OHAL ilanından sonra Twitter ve Facebook’ta başlattığı #OHALdeMedyanınHali bültenleri. Bunlar hafta sonu hariç her akşam Türkçe ve İngilizce yayınlanıyor, yerli-yabancı basın ve ifade özgürlüğü kuruluşları açısından kaynak oluşturuyor.</p>
<blockquote><p>&#8216;ÖZGÜRLÜĞÜMÜZÜ KAZANDIĞIMIZ 3 MAYISLARA…&#8217;</p>
<p>TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş’a göre, Türkiye hiç olmadığı kadar basın özgürlüğünde geriye gitti. Hükümetin medyaya yönelik baskılarına dikkat çeken Durmuş &#8220;gazetecilerin keyfi sebeplerle tutuklandığı, gözaltına alındığı bir dönemde basın özgürlüğünden bahsedilemeyeceğini vurguluyor. İktidar çizgisinde olmayan tüm yayın organlarının soruşturmalara hedef olmadığının altını çizen Durmuş söyle devam ediyor &#8220;Bu baskılardan çıkışın yegâne yolu örgütlenmektir. Yan yana gelen, omuz omuza veren gazetecilerin gerçekleri iktidarların, patronların baskılarından daha güçlüdür.”</p></blockquote>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/08/kucuk-kara-baliklar-sesleniyor-ben-gazeteciyim/">Küçük Kara Balıklar Sesleniyor: Ben Gazeteciyim</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
