<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Eylem Sonbahar, Author at Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/author/eylem-sonbahar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/author/eylem-sonbahar/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 21 Jan 2021 13:54:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Eylem Sonbahar, Author at Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/author/eylem-sonbahar/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8220;Anadilli Eğitim İçin Kapıları Zorlayalım&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/21/anadilli-egitim-icin-kapilari-zorlayalim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eylem Sonbahar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Jan 2021 08:50:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Etnik Kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Zaza Dil ve Kültür Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[anadilde eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Zazaca]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=64349</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaşayan Diller ve Lehçeler dersi kapsamında anadil seçimi için başvurular 22 Ocak günü sona erecek. 2021-2022 eğitim-öğretim yılı için seçmeli ders tercih dönemi 4 Ocak'ta başladı. Birçok kurum öğrencilerin tercihlerde anadilini seçme hakkını kullanması için velilere çağrıda bulunurken, Zaza Dil ve Kültür Derneği (Zaza-Der) Başkan Yardımcısı Hıdır Eren, "Anadilli eğitim için kapıları zorlayalım." diyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/21/anadilli-egitim-icin-kapilari-zorlayalim/">&#8220;Anadilli Eğitim İçin Kapıları Zorlayalım&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">2021-2022 eğitim-öğretim yılı için 4 Ocak&#8217;ta başlayan Yaşayan Diller ve Lehçeler dersi kapsamında anadil seçimi başvuruları yarın sona eriyor. Birçok kurum öğrencilerin tercihlerde anadilini seçme hakkını kullanması için velilere çağrıda bulunuyor. </span><span style="font-weight: 400;">Abazaca, Adigece (Kiril), Adigece (Latin), Arnavutça, Boşnakça, Gürcüce, Kurmancca, Lazca ve Zazaca/Kırmancki dillerini içeren seçmeli dersler elden veya elektronik ortamda eğitim kurumu müdürlüklerine başvuru yapılarak seçiliyor.</span></p>
<h5><b>Laz Enstitüsü: &#8220;2019-2020 Eğitim Yıllarında Lazca Dersi Açılmadı&#8221;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">2013-2020 Seçmeli Lazca Dersi raporunu yayımlayan Laz Enstitüsü, Milli Eğitim Bakanlığı&#8217;nın (MEB) Yaşayan Diller ve Lehçeler dersi kapsamında, 2013’ten itibaren okullarda seçmeli olarak sunulmaya başlayan Lazca derslerindeki öğrenci sayısının 2013-2014’te 65 olduğunu bir sonraki yıl ise öğrenci sayısının 214’e yükseldiğini belirtiyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Seçmeli dersler konusundaki eksiklerin giderilmesi gerektiği belirtilen raporda 2017-2018 ve 2019-2020 eğitim yıllarında Lazca dersin açılmadığı ifade ediliyor. Rapora göre öğrenciler ve öğretmenlerin Lazca derslere bakışı olumlu iken veliler ve okul müdürlerinin tutumları ise değişken.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-64353 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/hidir-eren-640x649.jpg" alt="Hıdır Eren" width="276" height="280" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/hidir-eren-640x649.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/hidir-eren-1024x1038.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/hidir-eren.jpg 1124w" sizes="(max-width: 276px) 100vw, 276px" />Seçmeli dersler kapsamında Zazaca&#8217;nın tercih edilmesi için çağrıda bulunan Zaza Dil ve Kültür Derneği (Zaza-Der) Başkan Yardımcısı Hıdır Eren anadilin seçmeli dersler listesinde yer almasını şöyle değerlendiriyor: &#8220;Cumhuriyetin kuruluş kodları göz önünde bulundurulunca elbette olumlu. Ancak, olması gereken bir anadil grubunun kendi anadilini okullarda öğreneceği bir dil mi olmalı yoksa okullarda eğitim dili mi olmalı?&#8221; </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Devletin, diğer kültürel grupların nüfusça yoğun oldukları bölgelerde anadillerinde eğitim taleplerini reddetmesinin anlaşılır olmadığını belirten Eren, Türkiye’nin yerine getirmekle yükümlü olduğu uluslararası sözleşmeler olduğunu ifade ediyor. Eren, &#8220;Kopenhag Siyasi Kriterleri (AB’ye tam üyelik hedefiyle hareket eden Türkiye, aday ülke statüsünün resmen ilan edildiği 1999 Helsinki Zirvesi’nde Kopenhag Kriterleri&#8217;ne uymayı taahhüt etmiştir) arasında yer alan azınlık hakları, devletlere azınlıkların dil haklarının tanınması konusunda belli ölçüde bir hareket alanı sağlar.&#8221; diyor.</span></p>
<h5><b>“Toplumsal Baskı Artarsa Devlet Yüzleşmek Zorunda Kalacak&#8221;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Eren, azınlık hakları hukukunun anadilde eğitim hakkı konusunda devletlere sunduğu iki seçeneğin olduğunu &#8220;Birincisi azınlıklara ilköğretim okullarında anadillerinde “eğitim” yapma hakkı tanımak, bunun yanında resmi dil “öğrenimini” zorunlu kılmak, diğeri ise resmi dilde “eğitimi&#8221; zorunlu kılarken, azınlıklara anadillerini “öğrenme” hakkı tanımak. Devletin buradaki tercihi tahmin edeceğiniz üzere 2. madde doğrultusunda olmuş ve 2011 yılı sonunda ortaokullarda “Anadolu’da yaşayan diller ve lehçeler” başlığı altında seçmeli dersi koyarak, anadilini haftada 2 saat ile “öğrenme” hakkı tanımıştır.&#8221;  diye açıklıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2020 yılı 21 Şubat Dünya Anadil Günü&#8217;nde İstanbul’da gösterilen dayanışmanın büyütülerek sürdürülebilmesi gerektiğini vurgulayan Eren, &#8220;Ötekileştirilmiş kültürel gruplar birlikte, dayanışarak toplumsal baskıyı ne kadar arttırabilirlerse; bir yandan Lozan’ı, diğer yandan Kopenhag’ı ne kadar zorlayabilirlerse devlet azınlık hakları (ötekileştirilmiş kültürlerin hakları) ile şimdiye kadar olmadığı bir biçimde yüzleşmek zorunda kalacaktır.&#8221; diyor.</span></p>
<h5><b>“Bakanlığın Hazırladığı Ders Kitapları Tüm Zaza Coğrafyasına Hitap Etmiyor&#8221;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-64354 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/zazaca.jpg" alt="zazaca" width="304" height="297" />Eren, Bakanlığın Zazaca için hazırlattığı ders kitaplarında görsellerin geleneksel Zaza figürlerinden oluşmadığını belli bir siyasi yapının propagandasını yürütür nitelikte olduğunu ifade ediyor: &#8220;Sipariş yoluyla bir üniversiteye ihale edilmiş, Zaza toplumsal grubun dil dernekleri bu işe paydaş edilmemiştir. Söz konusu üniversite de (Öncesinde Artuklu, devamında Bingöl Ünv.) Zazaca’nın diğer lehçelerini hiç göz önünde bulundurmadan Bingöl ve çevresinde kullanılan diyalekti temel aldığından tüm Zaza coğrafyasına hitap edememektedir.&#8221;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Derneğin çalışmalarına da değinen Eren, &#8220;Bir önceki yıl ‘Farkındayım ve Mutluyum’ adıyla başlattığımız seçmeli ders kampanyası nedeniyle Dêsim, Çolig ve Diyarbekir’de ders seçimi hakkında bir fikir sahibiyiz. Pilot bölge olarak seçtiğimiz Dêsim’de önceki yıla oranla tercihler %135 oranında arttı. Bu yıl kampanya birçok dil grubu tarafından ortaklaşa yürütüldü.&#8221; diyor.</span></p>
<p><b>“Tek Kişi Bile Olsa Derslerde Anadil Seçilebilmeli”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kazanılan bir hak varsa o hakka sahip çıkılması gerektiğini vurgulayan Eren&#8217;in tüm dil gruplarından velilere çağrısı şöyle: &#8220;Her nerede olurlarsa olsunlar, bir okulda tek kişi dahi olsalar seçmeli ders çizelgesinde kendi anadillerini mutlaka işaretlemeleri gerekir. Öncelikle aile içinde, arkadaş gruplarımızda, sokakta, devlet kurumlarında kendi dilimizi konuşalım, seçmeli derslerde dilimizi seçelim ve anadilli eğitim için kapıları zorlayalım.&#8221;</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/21/anadilli-egitim-icin-kapilari-zorlayalim/">&#8220;Anadilli Eğitim İçin Kapıları Zorlayalım&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Mesleki Faaliyetler Gazeteciler Aleyhinde Delil Olarak Kullanılıyor”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/13/mesleki-faaliyetler-gazeteciler-aleyhinde-delil-olarak-kullaniliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eylem Sonbahar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 2020 08:09:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[ifade özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[IPI]]></category>
		<category><![CDATA[mahkum gazeteciler]]></category>
		<category><![CDATA[MLSA]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=55888</guid>

					<description><![CDATA[<p>MLSA ve IPI işbirliği ile hazırlanan Türkiye'deki İfade Özgürlüğü Davaları İzleme Raporu yayımlandı. Rapora göre, ifade özgürlüğü temelli davalarda sanıklar uluslararası standartlara aykırı olarak yargılanıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/13/mesleki-faaliyetler-gazeteciler-aleyhinde-delil-olarak-kullaniliyor/">“Mesleki Faaliyetler Gazeteciler Aleyhinde Delil Olarak Kullanılıyor”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği 2019 Şubat ayı ile 2020 Mart ayı arasında 15 ilde takip ettiği 169 ifade özgürlüğü davasına ait 319 duruşmanın verilerini raporlaştırdı. Duruşmaları takip edilen sanıkların çoğu gazeteci olmakla beraber aralarında akademisyenler, yazarlar, sanatçılar da yer alıyor.</span></p>
<h5><b>‘Gazetecilerin Çoğu Terörle İlgili Suçlarla İtham Ediliyor’</b></h5>
<p><img decoding="async" class="size-medium wp-image-55890 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/mlsa-rapor-640x241.jpg" alt="MLSA rapor" width="640" height="241" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/mlsa-rapor-640x241.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/mlsa-rapor.jpg 929w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Davaları izlenen gazetecilerin yüzde 61’i Terörle Mücadele Kanunu kapsamında terörle ilişkili suçlamalara maruz kaldı. Bu suçlamalar arasında; terör örgütü propagandası (71 dava), terör örgütüne üyelik (38 dava), terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım ve yataklık (11 dava), terör örgütü adına suç işleme (3 dava), terör örgütü kurma ve yönetme (5 dava), terörle mücadelede görev alan kamu görevlilerinin hüviyetlerini açıklamak, yayınlamak veya bu yolla hedef göstermek (4 dava), terör örgütünün açıklamalarını yayınlama (2 dava) yer aldı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Suçlamaların yüzde 10’unu (22 dava) Türk Ceza Kanunu’nun 299. Maddesi kapsamında cumhurbaşkanına hakaret oluştururken, yüzde 7’si de (15 dava) kamu görevlilerine hakaret veya iftira kapsamındaydı. Sekiz dava ise Türk Ceza Kanunu’nun 301. Maddesi uyarınca Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, devletin kurum ve organlarını aşağılama suçlamasına ilişkindi.</span></p>
<h5><b>&#8217;89 Gazeteci Mahkûm Edildi’</b></h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-55891 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/mahkum-gazeteciler-640x324.jpg" alt="" width="640" height="324" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/mahkum-gazeteciler-640x324.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/mahkum-gazeteciler.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Terör örgütü üyeliği” suçlamasına verilen en yüksek ceza ise Ziya Ataman’a verilen 169 ay (14 yıl), en düşüğü 75 ay, ortalaması ise 105 ay olmak üzere 13 mahkumiyet kararı verildi. “Cumhurbaşkanına hakaret” davalarının üçünde 11,5 ay ile 25,5 ay arası ertelenmiş hapis cezası verilirken, diğer üç davada 1.740 TL 7.000 TL arası para cezası verildi.</span> <span style="font-weight: 400;">Mahkûmiyet kararı verilen 89 davanın 69’u, yani yüzde 78’i terörle alakalı suçlardan açılan davalardı.</span></p>
<h5><b>‘Hakimlerin Sanıklara Tutumu Masumiyet Karinesinin İhlalidir’</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Raporda, Temmuz ve Aralık 2018 tarihleri arasında hakimlerin davaların yüzde 20’sinde savunma avukatlarına, yüzde 27’sinde ise sanıklara kaba ya da agresif davrandığını tespit edildiği belirtilerek, bu tür davranışların masumiyet karinesini ihlal ettiği ve adil yargı normlarının da ciddi bir ihlali olduğu vurgulanıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son raporda ise, “(Ocak-Şubat 2020), bu rakamlar hızla düştü ve rapor edilen vaka sayısı dörde indi. Bu vakalardan üçünde hakim mükerrer olarak savunmaya müdahale ederken, dördüncü vakada hakim sanığa hitaben resmiyet ifade eden “siz” sözcüğü yerine gayrı resmi “sen” sözcüğünü kullandı. Hakim kürsüsünün bağımsızlığı ve tarafsızlığı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6.1 Maddesi ve bu kapsamda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarınca kurumsal gereklilikler olarak güvence altına alınmıştır. Bağımsızlık görüntüsü, AİHM’in bir mahkemenin bağımsız olup olmadığının belirlenmesi için ortaya koyduğu dört kriterden biridir.” diye belirtiliyor.</span></p>
<h5><b>‘SEGBİS Kullanımı, Teknik Sorunlar Yüzünden Sıklıkla Olumsuz Etkilendi’</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Raporda video konferansla duruşma uygulaması olan SEGBİS’e ilişkin ise şu açıklamalar yer almakta:</span><b> “</b><span style="font-weight: 400;">2018 raporunda izlenen 44 duruşmanın 15’inde (yüzde 34) başvurulan video konferans sistemi SEGBİS kullanımı, ciddi bir sorun olarak belirtildi. Sanıkların kendi davalarına katılmalarına izin verilmeyerek kaldıkları cezaevinden SEGBİS aracılığıyla ifade vermeleri istendi. Bu sistem, ağırlıklı olarak davanın görüldüğü şehirden uzak mesafede cezaevlerinde tutulan Kürt gazetecilerin davalarında kullanıldı. SEGBİS’in halen işlevde ve suistimale açık olmasına rağmen, geçtiğimiz 12 ay içinde kullanımı belirgin bir şekilde düşerek son raporda (Ocak/Şubat 2020) iki duruşmaya indi.&#8221;</span></p>
<p>Raporun tamamı için<a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/medya-ve-hukuk-calismalari-dernegi-turkiyedeki-ifade-ozgurlugu-davalari-izleme-raporu/"> tıklayınız.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/13/mesleki-faaliyetler-gazeteciler-aleyhinde-delil-olarak-kullaniliyor/">“Mesleki Faaliyetler Gazeteciler Aleyhinde Delil Olarak Kullanılıyor”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8221;Hedefimiz &#8216;Kadın Her Alanda Var&#8217; Misyonunu Yaygınlaştırmak&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/14/hedefimiz-kadin-her-alanda-var-misyonunu-yayginlastirmak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eylem Sonbahar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 May 2020 12:01:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İşte Kadın Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[Elif Nur Tosun]]></category>
		<category><![CDATA[kadın istihdamı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=53817</guid>

					<description><![CDATA[<p>İşte Kadın Derneği, kadınların iş gücüne katılmalarının önündeki engelleri ortadan kaldırmak amacıyla yürüttükleri çalışmalarına online eğitimlerle devam ediyor. Kadın istihdamının desteklenmesi ve bu yöndeki faaliyetlerin teşvik edici olmasının önemli olduğuna değinen derneğin Proje Yöneticisi Elif Nur Tosun ile çalışmalarını, pandemi sürecinin bu çalışmalara etkisini konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/14/hedefimiz-kadin-her-alanda-var-misyonunu-yayginlastirmak/">&#8221;Hedefimiz &#8216;Kadın Her Alanda Var&#8217; Misyonunu Yaygınlaştırmak&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Derneğin 2015 yılında kurulduğunu belirten Tosun, amaçlarının “Sosyal, ekonomik ve çevresel konularda toplumda var olmalarını sağlayan öncü bir Sivil Toplum Kuruluşu (STK) olmak ve sürdürülebilir sosyal girişimci olarak varlığını gelecek nesillere taşımak” olduğunu ifade etti. Tosun, “Kadınların sosyal, ekonomik ve çevresel konularda sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlaması için, kadınları desteklemek, onlara rehberlik etmek ve toplumda “Kadın Her Alanda Var” misyonunu yaygınlaştırmayı hedefliyoruz.” diyor.</span></p>
<p><b>“Projelerin Sonunda Kadınlar İçlerindeki Gücü Fark Etmiş Oluyor”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-53819 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/Elif-Nur-Tosun-640x640.jpeg" alt="Elif Nur Tosun" width="276" height="276" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/Elif-Nur-Tosun-640x640.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/Elif-Nur-Tosun-1280x1280.jpeg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/Elif-Nur-Tosun-160x160.jpeg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/Elif-Nur-Tosun-1024x1024.jpeg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/Elif-Nur-Tosun.jpeg 1823w" sizes="auto, (max-width: 276px) 100vw, 276px" />Derneğin yürüttüğü projelere katılan kadınların önce tereddüt ettiğini söyleyen Tosun, “Projelerin sonunda ne istediğini bilen, içlerindeki gücü fark etmiş ve her alanda çalışmaya hazır halde oluyorlar. Özellikle mentorlarımızdan birinin proje kapanış toplantısında söyledikleri durumu çok güzel resmediyor; &#8221;Ben ürkek bir serçeydim her şeyden korkardım ama aslında bir kartal olduğumu öğrendim.” dedi. Tamamen hayatlarını başkalarının hayatları üzerine kurmuş kadınlara kendi hayatlarını ve hayallerini öncelemeleri gerektiğini gösteriyoruz.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tosun, eğitimlere katılan ve sonrasında iş hayatına başlayan kadınlarla ilgili durumu ise şöyle özetliyor: “2018 yılında yürüttüğümüz T.C. İçişleri Bakanlığı Dernekler Dairesi&#8217;nin finanse ettiği Şimdi Sıra Bizde projemizin 57 katılımcısından 17 kişiye istihdam sağlandı. 2019 yılında yürüttüğümüz Avrupa Birliği’nin finanse ettiği İş Bilen Kadınlar Geliyor projemizin 100 katılımcısından 10 kişiye de mentörlük eğitimi vererek iş hayatına adım atmaları sağlandı. Son zamanlarda oluşan ekonomik krizden ve salgından dolayı kadınlarımız beklenen oranda iş sahibi ve iş yeri açma faaliyetinde bulunamadı.”</span></p>
<p><b>“Eğitimlerimizi Online Olarak Devam Ettireceğiz”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-53820 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/işte-kadın-derneği1-640x639.jpg" alt="İşte Kadın Derneği" width="304" height="304" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/işte-kadın-derneği1-640x639.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/işte-kadın-derneği1-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/işte-kadın-derneği1.jpg 800w" sizes="auto, (max-width: 304px) 100vw, 304px" />Covid-19 sürecinden dolayı çalışmalarına ara vermek durumunda kaldıklarını belirten Tosun, “Pandemi sürecinden dolayı dernek faaliyetlerimize ve 01.01.2020 tarihi itibariyle başlattığımız İstanbul Esnaf Sanatkarlar ve Odaları Birliği işbirliğiyle Dijital Dünyada Kadın Girişimciler projemize ara verdik. Projemizdeki eğitimleri tamamen dijital ortamlarda online olarak vermeyi düşünüyoruz.” diye konuştu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İstanbul Kalkınma Ajansı Genel Sekreterliği&#8217;nin Covid-19 ile Mücadele ve Dayanıklılık kapsamındaki çalışmaya proje yazdıklarını da ifade eden Tosun, “Proje kapsamında kadınların ev eksenli çalışmasının teşviki, pandemi sürecinde eğitim ve çalışma iş akışlarının üzerinde oluşan olumsuz etkinin azaltılması ve kadınların mesleki ve günlük yaşamlarında kalitenin arttırılması için web tabanlı eğitim ve online eğitim belgelendirme sistemi oluşturulması planlanmıştır. Bu sistem içerisinde girişimcilik ve dijital alanda 20 online eğitim modülü ile ilk uygulamada yaklaşık 100 kadına ücretsiz eğitim verilmesi sağlanacaktır. Eğitimler pandemi süresince ve pandemi sonrasında da online olarak devam edecektir.” dedi.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/14/hedefimiz-kadin-her-alanda-var-misyonunu-yayginlastirmak/">&#8221;Hedefimiz &#8216;Kadın Her Alanda Var&#8217; Misyonunu Yaygınlaştırmak&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Yerel Yönetimler Kadınlarla İlgili Politikalarını Afet Öncesi Oluşturmalı”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/04/yerel-yonetimler-kadinlarla-ilgili-politikalarini-afet-oncesi-olusturmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eylem Sonbahar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 May 2020 09:53:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[EŞİTİZ]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel yönetimler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=53346</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eşitlik Kadın İzleme Grubu'nun (Eşitiz) düzenlediği online söyleşide Covid-19 sürecinde belediyelerin kadınlara yönelik çalışmaları konuşuldu. Söyleşinin ortak noktası yerel yönetimlerin kadınlarla ilgili politikalarını afet öncesi oluşturmasıydı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/04/yerel-yonetimler-kadinlarla-ilgili-politikalarini-afet-oncesi-olusturmali/">“Yerel Yönetimler Kadınlarla İlgili Politikalarını Afet Öncesi Oluşturmalı”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-53367 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/sevgi-cubukcu-640x359.jpg" alt="Sevgi Çubukçu" width="292" height="164" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/sevgi-cubukcu-640x359.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/sevgi-cubukcu-1024x574.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/sevgi-cubukcu.jpg 1080w" sizes="auto, (max-width: 292px) 100vw, 292px" />Eşitiz üyelerinden akademisyen Sevgi Çubukçu’nun moderatörlüğünde düzenlenen söyleşide Ankara, Eskişehir, Dersim, Gaziantep, İstanbul, İzmir ve Kars belediyelerinden temsilciler çalışmalarını anlattı. İlk olarak Ankara Büyükşehir Belediyesi Kadın Çalışmaları Birimi Şefi Şenay Yılmaz, Türkiye’de ilk vakanın görüldüğü günden itibaren pek çok kadın çalışmalarına, projelere ara vermek durumunda kaldıklarını belirtti. Yılmaz, “Şiddetle ilgili tuttuğumuz kayıtları Kadın Dayanışma Vakfı ile paylaştık. Sivil toplum kuruluşları, üniversitelerin de katıldığı online eylem planı toplantısı yaptık ve bu toplantıda pandemi sürecinde, sonrasında neler yapabileceğimizi planladık. Bizim için en kıymetli iş birliği gerçekleştirdiğimiz bu toplantıydı diyebilirim. Pandeminin olduğu ikinci hafta bir şiddet hattı açtık. Hattımız 7/24 hizmet verdi. Maalesef çok fazla şiddet başvurusu aldık, daha öncesinde bu kadar başvuru gelmiyordu. ŞÖNİM’le barınma sorununu çözdük, eşya bankası ile eşya desteğimizi sağlamaya devam ediyoruz. Sayın Belediye Başkanımız Mansur Yavaş’ın daha önce ev temizliğine giden kadınlar için nakdi yardım kampanyası oldu. Bu sürede kadın sığınma evlerini kapatmadık, kapasiteyi arttırdık. Çalışmamız gereken tüm kamu kurumları ile iletişim halinde olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” diye konuştu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Pandemi sürecinde en başarılı çalışmalarının sürecin hemen başında online danışmanlık hizmetine geçmeleri olduğunu ifade eden Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Hale Kargin Kaynak da çalışmalarına, “Baro ve ŞÖNİM ile beraber ortak hazırladığımız broşürleri insanlara nasıl ulaştırabiliriz düşüncesindeydik. Belediyemize ait suyu insanlara ulaştırmak için kullandığımız 140 tane aracımız var. İki yüz bin adet broşürü bu araçlarla insanlara su temininde ulaştırmayı planlıyoruz. Bu süreçte belediyemizde çalışan ve 12 yaş altı çocuğu olan kadın arkadaşlarımızı çalıştırmadık. Bu konuda herhangi bir talimat olmadı, sadece öneri şeklinde sunuldu. Kadın çalışanlarımızın sayısına ilişkin de 104 kişilik yöneticilik kadrosunda 28 kadın bulunuyor, toplamda 3900 çalışan içinde de 593 tanesi kadın.” diyerek değindi.</span></p>
<p><b>“Bugünün İhtiyacı Sığınak Sonrası Yaşam Değil, Acil Sığınaktır”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-53365 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/zelal-yalcin-640x360.jpg" alt="Zelal Yalçın" width="316" height="178" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/zelal-yalcin-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/zelal-yalcin-1280x720.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/zelal-yalcin-1024x576.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/zelal-yalcin.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 316px) 100vw, 316px" />İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sosyal Politikalar Koordinatörü Zelal Yalçın da çok yoğun bir süreçten geçtiklerini ve birçok çalışmalarını devre dışı bırakmak durumunda kaldıklarını belirtti. Yalçın, “150 mahalleye 150 kreş çalışmamız için her şeyimiz hazırken süreçten dolayı askıya aldık. Kadın dernekleriyle aciliyeti olan kadınlara öncelik tanımak konusunda iletişim halindeyiz. Psikolojik destek merkezinde çalışmalarımızı online sürdürüyoruz ve psiko sosyal destek hattını açtık. Sığınak sonrası yaşam destek merkezi olarak tariflediğimiz bir model çalışmamızı hayata geçirecektik. Sığınaklarda çok fazla yığılmaz oluyor, kadınlar buradan çıkmakla ilgili tedirginlikler yaşıyordu. Çünkü ekonomik zorlukla karşı karşıyalar. Sığınaklarda risk süreçlerini atlatmış kadınları bu alanlara geçirerek bir yıla kadar kalabilecekleri bir model.&#8221; dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yalçın, ekonomik ve meslek edinme konusunda kadınların destekleneceği bir hedef koyduklarını ancak İstanbul’da olduğu gibi sığınakları kapatma, tadilat etme gibi çeşitli nedenlerle hizmet vermeme durumlarıyla karşılaşınca bugünün ihtiyacı sığınak sonrası yaşam değil bugünün ihtiyacı acil sığınaktır diyerek hemen devreye aldıklarını söylüyor; &#8221;Sığınağımız açık, İlk Adım Destek Birimimiz hazır. Ve bu hizmetimiz başladı. 5-6 yaşındaki çocukların desteklenmesi için online kreş grubu oluşturduk. Eğer yerel yönetimler kadınlarla ilgili politikalarını önceden oluşturmuyorsa afet dönemlerinde ayrıca zorluk içinde kalıyorlar. Yani psikososyal destek yoksa bunu online ortama çekmek bir o kadar zor aslında. Pandemi sonrasını  eksikleri görme açısından değerlendirmeli diye düşünüyorum. Ayrıca bu süreçte yerel yönetimlerin bağış, yardım gibi kampanyalarının engellenmesi de son bulmalı.”</span></p>
<p><b>“Çocuk Evlilikleri Noktasında Kurduğumuz Hatta Çok Fazla Çağrı Geldi”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Belediyenin 19 daire başkanlığından 5 tanesini kadınların temsil ettiğini belirten Gaziantep Belediyesi Kadın Şube Müdürü Kübra Çinkılıç, 5 bin personelden bin 100’ünün de kadınlardan oluştuğunu söyledi. Çinkılıç, “Saha hakimiyeti olan bir belediyeyiz ve salgın sürecinde bu durumun faydasını gördük. Pandemi öncesinde yürüttüğümüz ihtiyaç tespit çalışmasını pandemi sürecinde telefon ile yürütmeye başladık. UNICEF ile ortaklaşa çalıştığımız ve çocuk evliliklerini kapsayan bir çalışmamız için kurduğumuz bir hat vardı. Açıkçası bu hat pandemi öncesi süreçte biraz durağanlaşmış olmasına rağmen pandemi sonrası süreçte aktifleşmesi bizim için ilgi çekici bir nokta. Çocuk evlilikleri noktasında kurduğumuz  bu hat pandemi sonrasında daha fazla çağrı almaya başladı. Şiddet konusunda çok fazla çağrı aldık. Kadın konuk evimiz bu süreçte de açık.” şeklinde belediye çalışmalarını aktardı.</span></p>
<p><b>“Barınma ile İlgili Çok Talep Oldu”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Kadın dostu belediye kimliğimiz varken bu kimliğe uygun çalışmalar üretmeye devam ediyoruz” diyerek konuşmasına başlayan İzmir Büyükşehir Belediyesi Kadın Çalışmaları Şube Müdürü Sinem Tankoç, bu süreçte kadına yönelik  artan şiddetle nasıl mücadele edilmesi gerektiği üzerine kadın örgütleri ve kurumlarla toplantı yaptıklarını belirtti. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyon Başkanı Nilay Kökkılınç ise, “Komisyon olarak kadınlarla ilgili çalışmalarımızı bu süreçte kesmedik aksine hızlandırdık. ŞÖNİM ile çalışmaları yürütüyoruz. İkinci sığınma evimizin açılması için çalışmaları hızlandırdık yakın zamanda açacağız. Bu süreçte barınma ile ilgili çok talep oldu. Barınmaya yönelik bazı yerler tespit ettik ve bu konudaki çalışmalarımız da başladı.” diye konuştu.</span></p>
<blockquote><p>İlimizde sığınak olmaması kadınların şiddete karşı adım atmasını engelliyor.</p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Kars Belediyesi Eş Başkanı Şevin Alaca ise; “Belediyemizin bizden önceki sürecine bakıldığında kadına yönelik pek fazla çalışma yapılmamış. O dönemde çalışmalar kadın birimi üzerinden yürütülüyordu şu an ise özellikle eş başkanlıkla birlikte kadın temsiliyeti açısından Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü’müzü kurduk. Çalışmalarımızın başındayız diyebilirim. Kadına yönelik şiddetle ilgili bildirimler ne yazık ki bizlere gelmiyor. Erkek egemenliğinin hakim olduğu, kadınların daha kapalı bir yaşam içinde olmasından kaynaklı. İlimizde bir sığınak olmaması kadınların bu konuda adım atmasına engel oluyor diyebiliriz ve aslında bu konuda  birçok neden sayabiliriz. Kars’ta kadınların en çok talebi istihdam. Salgın öncesinde kadınların ürettiği ürünleri satabildikleri bir pazar kurmuştuk, salgın nedeniyle ara verdik. Belediyelere yönelik kısıtlamaları kınıyor, kardeş aile kampanyamız ile insanlara destek olmaya çalışıyoruz.” dedi.</span></p>
<p><b>“Bu Süreçte Bizlere Gelen Taleplerin Çoğu Ekonomik Nedenler”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-53366 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/Canan-Ay-Doğan-640x360.jpg" alt="Canna Ay Doğan" width="368" height="207" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/Canan-Ay-Doğan-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/Canan-Ay-Doğan-1280x720.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/Canan-Ay-Doğan-1024x576.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/Canan-Ay-Doğan.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 368px) 100vw, 368px" />Belediyede kadın meclislerini kurduklarını belirten Dersim Belediyesi Başkan Yardımcısı Canan Ay Doğan, belediye meclisinde alınan karar doğrultusunda Toplumsal  Cinsiyet Eşitlik Komisyonu’nu oluşturduklarını belirterek şöyle devam etti; &#8221;Oluşturduğumuz bu komisyon ile çocuğa, kadına yönelik eğitim ve paneller düzenledik. Bu dönem içerisinde bizim gördüğümüz sorunlardan bir tanesi de ekonomik nedenlere dayalı sorunlardı. Dersim Belediyesi’nde kadın yaşam merkezimiz, psikoloğumuz mevcut. Süreç içerisinde gelen çağrılara uzman psikolog arkadaşımız telefon ile görüşme sağladı. Diğer belediyeler gibi kadına yönelik şiddet konusunda bir hat çalışmamız var ama bu süreci genel çağrı merkezi üzerinden toparlayarak destek olmaya çalıştık. Halkımızın talepleri doğrultusunda gıda desteğinde bulunuyoruz. Dersim’in nüfusu itibariyle ve belediyenin bir önceki yönetimden aldığı yıkıntı bir ekonominin etkisi yapacağımız çalışmalar önünde engel teşkil ediyor. Ama bu engellere, sıkıntılara rağmen mümkün olduğunca kendi gelirlerimiz üzerinden destek olmaya çalışıyoruz. Beraber çalıştığımız kurumlara da bizlere de bu süreçte şiddet ile ilgili şikayetler gelmedi, taleplerin çoğu ekonomik nedenler. Ovacık Belediyesi’nden gelen kooperatifçilik anlayışını bu süreçle bütünleştirerek kadınlar olarak özellikle üretim ve toprağa yönelik projeler gerçekleştiriyoruz. Bunlardan bir tanesi komün bahçeciliği. Üç mahalle üzerinden meyve bahçelerinin ekimini yaptık. Atalık tohumlar dediğimiz yerel tohumlar üzerinden yetiştirdiğimiz fideleri üretim yapmak isteyen herkese ücretsiz olarak veriyoruz. Ayrıca sizlerin aracılığıyla da Gülistan Doku’nun akıbetine ilişkin “Gülistan Doku Nerede?” sloganıyla sormak istiyorum.” </span></p>
<p>Kapak görseli: <a href="https://kockam.ku.edu.tr/covid-19-salgini-surecinde-farkli-yonleriyle-kadinlarin-durumu-asli-e-mert/">KOÇKAM</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/04/yerel-yonetimler-kadinlarla-ilgili-politikalarini-afet-oncesi-olusturmali/">“Yerel Yönetimler Kadınlarla İlgili Politikalarını Afet Öncesi Oluşturmalı”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜSEV Yerel yönetimler ile STK’ların Sürdürülebilir Katılım Sürecine İlişkin Rehber Yayınladı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/11/tusev-yerel-yonetimler-ile-stklarin-surdurulebilir-katilim-surecine-iliskin-rehber-yayinladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eylem Sonbahar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Feb 2020 13:14:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Kuruluşlarının Karar Alma Mekanizmalarına Katılımı: Yerel Yönetimlerde Kaliteli ve Anlamlı Bir Katılım İçin Uygulama Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[TÜSEV]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=47763</guid>

					<description><![CDATA[<p>TÜSEV'in yayınladığı Sivil Toplum Kuruluşlarının Karar Alma Mekanizmalarına Katılımı: Yerel Yönetimlerde Kaliteli ve Anlamlı Bir Katılım İçin Uygulama Rehberi’nde yerel yönetimlerin STK’lar ile işbirliği yapmalarının sağlayacağı faydalara ve katılım süreçlerinde STK’ların etkin şekilde yer almalarının önemine vurgu yapılıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/11/tusev-yerel-yonetimler-ile-stklarin-surdurulebilir-katilim-surecine-iliskin-rehber-yayinladi/">TÜSEV Yerel yönetimler ile STK’ların Sürdürülebilir Katılım Sürecine İlişkin Rehber Yayınladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/02/InShot_20200211_141428107.jpg" data-fancybox="gallery"><img loading="lazy" decoding="async" class="imgpopup alignleft wp-image-47770" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/02/InShot_20200211_141428107.jpg" alt="" width="342" height="342" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/02/InShot_20200211_141428107.jpg 620w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/02/InShot_20200211_141428107-160x160.jpg 160w" sizes="auto, (max-width: 342px) 100vw, 342px" /></a></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de güçlü bir sivil toplumun varlığı için çalışmalarını sürdüren Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı (TÜSEV), yerel yönetimlerin görevlerini hayata geçirirken, STK’lar ile işbirliği yapmalarının sağlayacağı faydalara ve katılım süreçlerinde STK’ların etkin şekilde yer almalarının önemine vurgu yaptığı rehberin tanıtım toplantısını düzenledi. TÜSEV Genel Sekreteri Rana Kotan’ın açılış konuşması ile başlayan toplantıda rehberde öne çıkan noktalar paylaşıldı.</span></p>
<h4>“Katılım, Kamusal Alanın Birlikte Şekillendirilmesi Fırsatıdır”</h4>
<p><span style="font-weight: 400;">Yedi ana başlıktan oluşan rehberde katılım şöyle tanımlanıyor: “Katılım, alınan kararlar ve hizmetlerden etkilenen tüm kesimlerin, karar alma ve hizmet geliştirme süreçlerine dahil olmasıdır. Kamusal yaşamı birlikte şekillendirmek için karşılıklı isteğin, kapasitenin, birlikte çalışma fırsatının yaratılmasıdır.”  Yetkinin ve gücün paylaşılması, kararlara ve sonuca etkisi, bilginin yönü şeklinde katılım süreçlerinin niteliğini belirleyen unsurlar olduğu da belirtiliyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Katılım süreçlerinde dikkat edilmesi gereken ilkeler ise amaç, süreç bir fark yaratmalı, kapsayıcı olmalı, doğru zamanda gerçekleştirilmeli, şeffaf olmalı, saygılı olmalı olarak ifade ediliyor.</span></p>
<h4>“Doğru Tasarlanan Katılım Süreci Topluluk Duygusunu Güçlendirir”</h4>
<p><span style="font-weight: 400;"><a href="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/02/InShot_20200211_141526445.jpg" data-fancybox="gallery"><img loading="lazy" decoding="async" class="imgpopup alignright wp-image-47771" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/02/InShot_20200211_141526445.jpg" alt="" width="395" height="395" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/02/InShot_20200211_141526445.jpg 620w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/02/InShot_20200211_141526445-160x160.jpg 160w" sizes="auto, (max-width: 395px) 100vw, 395px" /></a>Katılımın önemine vurgu yapılan rehberde, katılımın daha yerinde kararların geliştirilmesine kaynakların etkin kullanılmasına ve sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağladığı, alınan kararların meşrutiyetini ve toplumsal desteğini artırdığı, toplumsal kapasiteyi ve vatandaşlığı geliştirdiği yer alıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ayrıca doğru tasarlanan bir katılım sürecinin yalnızca bilgi almak ya da vatandaşların desteğini almaktan öte, topluluk duygusunun güçlendirilmesi ve vatandaşlık bilincinin oluşmasına da katkı sağladığı belirtiliyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Rehberde, yerel yönetimlerde katılımın belli alanlarla sınırlı olmadığı politika, strateji geliştirmeden hizmet geliştirmeye, çok farklı ölçek ve sorumluluk alanlarının olduğunu ifade edilirken karar alma aşamaları ve katılımın doğru planlanması kaliteli, anlamlı bir paydaş katılım sürecinin belirlenmesi ile bu sürecin yürütülmesinin önemine de vurgu yapılıyor.</span></p>
<p>Raporun tamamına <a href="https://www.sivilsayfalar.org/portfolio/tusev-sivil-toplum-kuruluslarinin-karar-alma-mekanizmalarina-katilimi-yerel-yonetimlerde-kaliteli-ve-anlamli-bir-katilim-icin-uygulama-rehberi/">buradan u</a>laşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/11/tusev-yerel-yonetimler-ile-stklarin-surdurulebilir-katilim-surecine-iliskin-rehber-yayinladi/">TÜSEV Yerel yönetimler ile STK’ların Sürdürülebilir Katılım Sürecine İlişkin Rehber Yayınladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Afetler Konusunda Japonya Rol Model Alınmalı”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/05/afetler-konusunda-japonya-rol-model-alinmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eylem Sonbahar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Feb 2020 11:34:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Afet]]></category>
		<category><![CDATA[elazığ]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul depremi]]></category>
		<category><![CDATA[Rezzak Elazat]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Afet Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=47575</guid>

					<description><![CDATA[<p>Acil durum ve afet koordinasyonu çalışmaları yapan Toplumsal Afet Derneği birçok eğitim programı düzenleyerek insanların afetlere karşı hazırlıklı olmasını sağlıyor. Derneğin Genel Genel Koordinatörü Rezzak Elazat, afet eğitimlerinin ilkokuldan itibaren verilmesi gerektiğine vurgu yaparken 'Afetler konusunda Japonya rol model alınmalıdır.' diyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/05/afetler-konusunda-japonya-rol-model-alinmali/">“Afetler Konusunda Japonya Rol Model Alınmalı”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">6 yıldan beri afetlere karşı acil durum koordinasyonu yürüten bir sivil toplum kurumu olduklarını belirten Elazat,  belediyeler, kaymakamlıklar, kent konseyleri, meslek odaları, mahalle muhtarları, dernekler ve federasyonlar ile birçok projeyi dayanışma içerisinde gerçekleştirdiklerini ifade ediyor.</span></p>
<p><b>“Afet Bilinci Sadece Sosyal Medyadan Öğrenildiği Kadar”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-47577 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/02/77399202_2418456868403784_7756425849531793408_n-640x640.jpg" alt="" width="235" height="235" />Mahallelerde düzenlenen deprem seferberliği ile ilgili çalışmalara değinen Elazat, “Halkımız afetleri görmezden gelip unutunca tekrar olmayacak sanmakta ve belli bir süre içinde ilgisini kaybetmektedir. Bilinç konusu sadece sosyal medya üzerinden olduğu kadar oluşmakta. Bunun yerine okullarda ilkokuldan itibaren afet eğitimleri verilmeli ve bu tip çalışma yapan kurumlar desteklenmelidir. Sonuç olarak dünyanın en iyi arama kurtarma ekiplerinin İstanbul’da olduğunu varsaysak bile afet zamanı bu sayı her daim eksik ve yetersiz olacaktır. Bunu geçen sene Kartal’daki çöken binada ve geçen hafta Elazığ depreminde gördük. Bu yüzden bireysel hazırlık ve yerel ekipler bağımsız olarak bölgelerde kurulmalı. Afetler konusunda Japonya rol model alınmalıdır.” diyor.</span></p>
<p><b>“Ne Yapılması Gerektiğini İnsanlara Anlatmak Çok Önemli”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-47602 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/02/Rezzak2.jpg" alt="" width="281" height="352" />Beklenen İstanbul depremi için alınan önlemlerin yetersiz olduğunu vurgulayan Elazat, “Önceki senelere göre üst üste gelen deprem nedeniyle ilgi yüksek. Bizlerin bunu iyi değerlendirmesi gerekli. Uzun soluklu projeler planlanmalı. Şu an için alınan önlemlerin yetersiz olduğunu ve ne yapılması gerektiğini  insanlara anlatmak çok önemli. Maalesef şu an deprem tedirginliği ile internette dolaşan bilgilerle hazırlık yapan insanlar büyük bir hata yapıyorlar. Bunun yerine mutlaka deprem bilimci etkinlikleri ile 6 ayda bir bilgileri güncellemek gerekli.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yeni eğitim programlarında arama-kurtarma ekip eğitimlerinin yanı sıra yerel afet eğitimlerine başladıklarını belirten Elazat, ”Bu konuda duyarlı dostlarımızın okullarına, mahallelerine, işyerlerine gidip temel afet eğitimleri veriyoruz. Böylelikle olası İstanbul depreminde oluşacak hasarı minimum düzeyde tutmamız için bir şansımız oluyor. Risk azaltma çalışmaları ile ihtimal dahilinde olan yaralanma, ölüm vakalarını azaltmak mümkün, biz de bu yüzden ne kadar çok kişiye ulaşabilirsek o kadar kişinin hayatını kurtarabileceğimizi düşünüyoruz.” diye belirtiyor.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/05/afetler-konusunda-japonya-rol-model-alinmali/">“Afetler Konusunda Japonya Rol Model Alınmalı”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Devletin Aleviliğin Ne Olduğunu Söyleme Yetkisi Yok”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/30/devletin-aleviligin-ne-oldugunu-soyleme-yetkisi-yok/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eylem Sonbahar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Jan 2020 07:50:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anadolu Din ve İnançları Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Etnik Kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[AİHM]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[Doğan Bermek]]></category>
		<category><![CDATA[İbrahim Kaboğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Mine Yıldırım]]></category>
		<category><![CDATA[Rıza Türmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=47437</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anadolu Din ve İnançları Platformu’nun düzenlediği panelde “Alevilerin sorunları ve temel haklar ile uygulamada AİHM kararları” konuşuldu. Panelin konuşmacılarından Rıza Türmen, devletin Alevilikle ilgili tanım yapma yetkisi olmadığını belirterek, ''Devletin bunu yapması inanç özgürlüğüne müdahaledir.'' dedi..</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/30/devletin-aleviligin-ne-oldugunu-soyleme-yetkisi-yok/">“Devletin Aleviliğin Ne Olduğunu Söyleme Yetkisi Yok”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Taksim Hill Oteli&#8217;nde düzenlenen ve cem evlerine ibadethane statüsü, zorunlu din dersleri gibi konularda AİHM’in verdiği kararların uygulanmaması üzerine tartışılan panelde, Aleviler kendilerini nasıl tanımlıyorsa devletin de bu şekilde kabul etmesi gerektiği vurgulandı. Panelin açılış konuşmasını yapan Doğan Bermek, “Alevilere yönelik katliamlar yaşandı, bu katliamlar öyle bir noktaya geldi ki Alevi toplumu kendisine hukuk içerisinde yer aramaya başladı. Yüzlerce dernek kuruldu. Bunun ardından Aleviler kendilerini görünür hale getirmek için bu görünürlüğün sembolü olarak da cem evlerini inşa etmeye başladılar. Bu belki de son yüzyıllarda karşılaşılmamış sivil itaatsizlik hareketiydi.” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-47441 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/InShot_20200130_094948351-640x360.jpg" alt="" width="348" height="196" />Türkiye’de altı bin civarında cem evi olduğunu söyleyen Bermek, “Bu cem evleri tümüyle devletin kontrolü ve denetimi dışında kurulmuş, devletin desteğini olmadan toplumun sırtında taşıdığı taşlarla kurulmuştur. Kabul görmeyen Aleviliğin hukuksal mücadelesindeki davalar 1996 yılından itibaren iç hukukun tükenmesiyle AİHM’e gitti ve AİHM 2014-2016 yılları arasında üç önemli karar verdi. Bunlar eğitim konusunda zorunlu din dersleri, cem evlerinin de diğer ibadethanelerin yararlandığı haklardan yararlanması ve devlet-inanç grubu ilişkilerindeki kararlardır. Aleviler hak kazanmayı başardı ama kazandıkları haklara nasıl sahip çıkacakları konusunda pek deneyim sahibi değil. Bu yeni süreci nasıl takip edip nasıl aşılacağını göreceğiz.” diye konuştu.</span></p>
<p><b>“Kazanılan Alevi Davalarında Uygulama Problemi Var”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">AİHM’e gelen Alevi insan hakları davaları artık bir uygulama dönemine girdi diye konuşan Dr. Rıza Türmen, “Uygulamada ne yapılması, nasıl davranılması gerekir bunları tartışmak lazım. Bu davaların uygulanması sağlanırsa Türkiye’deki Alevilerin sorunları büyük ölçüde giderilmiş olur. AİHM Sözleşmesinin 46. maddesi diyor ki; AİHM’in verdiği kararlar bağlayıcıdır ve uygulanması zorunludur. Anayasanın 90. maddesi de AİHM kararlarıyla Türk yasaları arasında bir çelişki varsa AİHM kararları esas alınır. AİHM kararı sonrası işleyişe değinen İhlal kararı sonrası uygulamada ihlali yapan devlete yönelik baskı ve iddiaya yönelik bir çalışma düzenlenir. Devleti karara uygulamaya yönelik uyarır.” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türmen, “Alevi davaların bir uygulama problemi var. Kararların uygulanmadığı kesinleşirse o zaman başvuruculara yeni bir dava imkanı doğuyor. Bütün bu talepler aslında Alevilerin tanınmamasından ileri geliyor. Çünkü talepleri reddederken Türk yargı organları Diyanet İşleri’nden de görüş alarak “Alevilik bir Sufi tarikatıdır”, &#8221;Alevilik ayrı bir inanç değildir&#8221; dediler. AİHM diyor ki sorunun temelinde Aleviliğin ayrı bir inanç olarak tanınmaması yatıyor. Halbuki özerk bir inanç olarak tanınması bir din özgürlüğünün ayrılmaz bir parçası. Devletin Aleviliğin ne olup olmadığını söyleme yetkisi yoktur. Devletin bunu yapması inanç özgürlüğüne müdahaledir. Verilen kararların uygulanması için Aleviler kendini nasıl tanımlıyorsa devletin de kabul etmesi lazım.” diye devam etti.</span></p>
<p><b>“AİHM’de Alevi Davalarından Çok Vicdani Ret Davaları Var”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İnanç Özgürlüğü Girişimi adına Dr. Mine Yıldırım, girişimin 2013 yılından beri Türkiye’de her kesim için inanç özgürlüğü hakkını savunmak doğrultusunda çalışmalar yürüttüğünü belirterek konuşmasına başladı. Yıldırım, inanç özgürlüğünün tek başına değil bütün insan hakları hükümleri ile birlikte anlam taşıdığını belirterek, &#8220;Adalete erişim, adil yargılama, eğitim hakkı da inanç özgürlüğü ile kesişim haline geliyor. İnsan hakları birbirine bağlı ve bölünemezdir.  İnanç özgürlüğü herkesin hakkı. İnanmama hakkı, inancını değiştirme hakkı bu özgürlüğün kapsamında. AİHM’de Alevi davaları kararından daha fazla vicdani ret davalarının kararları var. Türkiye bunları da henüz uygulamadı. İnancınız gereği elinize silah alamıyorsanız bu da inanç özgürlüğü sınırları içindedir.” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yıldırım, “Eğitim Reformu Girişimi ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinin programı ve kitaplarını insan hakları standartları açısından incelediğimiz bir rapor hazırlamıştık. Rapordaki bulguları Bakanlar Komitesi’ne göndermek, bilgilendirmek gibi durumlar komiteyi gerçekten bilgilendiren şeyler. Ve nitelikli izlemeye alınmasını sağlaması açısından önemli. Şunu belirtmek isterim, bu kararlar sadece Aleviler için önemli değil bütün herkesin din ve inanç özgürlüğü için önemli kararlar.” diye konuştu.</span></p>
<p><b>“Konu Artık Demokrasi Mücadelesi Haline Geldi”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Anayasanın 15. maddesini hatırlatan Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, “Kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz. Ve bunlardan dolayı suçlanamaz. Savaş ortamında bile olsanız sizin inancınızı, inançsızlığını hiç kimse sorgulayamaz. İnsan hakları öğretinde herkes için geçerli bir durumdur.&#8221; dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kaboğlu konuşmasını, “Alevi yurttaşlarımızın açtığı davalar Türkiye’deki laiklik anlayışı Avrupa Mahkemesi kararlarına kazındı. Bu açıdan bütün emek verenleri kutluyorum. Çünkü Avrupa Mahkemesi kararlarında laiklik tescil edildi. 2020’de gelinen noktada AİHM kararları uygulanacak mı sorusu tekrarlanıyor. Konu sadece artık hak ve özgürlük mücadelesi değil aynı zamanda demokrasi mücadelesi haline geldi. AİHM kararlarını uygulatmak gerekiyor. Özetle, toplumu dinden inşa etme projesinin şu anda Türkiye’de uygulamasını görüyoruz. Bunu çok iyi kavramamız gerekir. Bugün burada konuştuğumuz konuların sorunu ne bütçe ne de başka bir şey, esas sorun zihniyette.” diye noktaladı.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/30/devletin-aleviligin-ne-oldugunu-soyleme-yetkisi-yok/">“Devletin Aleviliğin Ne Olduğunu Söyleme Yetkisi Yok”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gençler Her Platformda Desteklenmeli</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/14/gencler-her-platformda-desteklenmeli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eylem Sonbahar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Jan 2020 09:41:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Abdullah Pehlivan]]></category>
		<category><![CDATA[Gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[Gülbahar Kurtuluş]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=46861</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de kadın hakları, gençlerin gelecek kaygıları ve sivil toplum kuruluşlarındaki rolünün konuşulduğu “Kadın, Gençlik, Gelecek” sempozyumunda; toplumsal birçok konu ele alınırken, gençlerin her platformda desteklenmesi gerektiği vurgulandı.  </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/14/gencler-her-platformda-desteklenmeli/">Gençler Her Platformda Desteklenmeli</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Avcılar Belediyesi ve Rumeli Balkan Kadınları Derneği&#8217;nin organize ettiği sempozyumda: Ege Üniversitesi doktora öğrencisi Gülbahar Kurtuluş, gençliğin gelecek kaygısı başlıklı konuşmasına; “Bugün burada kadına şiddeti, adaleti, haksızlığı konuştuk ama ben size liyakat ve mobingden bahsedeceğim. Çünkü gençlerin en önemli sorunlarından biri de liyakat ve mobing.” diyerek başladı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İş hayatına başlamadan önce liyakat kelimesini bilmediğini belirten Kurtuluş, “Kimsenin gelini, damadı olmadığımız için ne yazık ki hak ettiğimiz eğitimi, hak ettiğimiz donanımın karşılığını Türkiye’de alamıyoruz. Fakat şunu biliyoruz ki hiç kimse bizden diplomalarımızı alamaz. Bir diğer mesele de mobing. Özellikle iş hayatında karşılaştığımız bir durum. Ben de mobing mağduru bir genç olarak 3,5 yıl çalıştığım bir kurumdan ayrılmak zorunda kaldım. Akademide de mobingle karşı karşıyayız. Tüm liyakatsızlığa ve mobinge rağmen gençler olarak birbirimize her platformda desteklemeliyiz.&#8221; diye konuştu.</span></p>
<p><b>“Gönüllülük, Kişisel Gelişimin Yanı Sıra Toplumsal Bütünleşmeyi De Sağlar”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gençlerin sivil toplum kuruluşlarındaki rolü üzerine konuşma yapan Abdullah Pehlivan gönüllülük kavramının tanımını yaparak başladı. Gönüllülüğü herhangi bir karşılık beklemeden yapılacak bir çalışma olarak nitelendiren Pehlivan, toplumsal yapının güçlendirilmesinde önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gençlerin gönüllü faaliyetlere katılımının kişisel gelişimlerinin yanı sıra toplumsal bütünleşmeyi sağlayacağını belirten Pehlivan, &#8220;En temel anlamıyla gönüllülük kavramının içerisinde maddi çıkar, bireyi kendi iradesi dışında zorlama ve baskıcı unsurlar yer almamaktadır. Sivil toplum kuruluşları bu noktada önem kazanarak bireyin gönüllü faaliyetlerde bulunmalarının temelini oluşturuyorlar. Nitekim Türkiye özelinde değerlendirildiğinde eğitimden sağlığa birçok sivil toplum kuruluşu gönüllü faaliyetlerde bulunmaktadır. Bir örnek olarak Türkiye Eğitim Gönüllleri Vakfı’ndan bahsetmek istiyorum. Eğitim alanındaki faaliyetlerini gönüllü desteği ile yürütmektedir. 2014 yılında Türkiye geneline yayılan çalışmalarıyla birçok çocuğa eğitim desteğini vermişlerdir.” dedi.</span></p>
<p><b>“Faaliyetler Sınırlı İmkanlarla Yürütülüyor”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gönüllü faaliyetlerin gerçekleşmesi noktasında gençlerin dinamik bir güç olduğu ifade eden Pehlivan, “Gençler pek çok alanda olduğu gibi bu alanda da başrol oynamaktalar. Gerek Türkiye’de gerekse diğer pek çok ülkede gençler gönüllü faaliyetlere katılmakta ve böylelikle hem kişisel gelişimlerine hem de toplumsal kalkınmaya destek olmaktadırlar. Bu sayede eğitim, sağlık, çevre gibi geniş bir yelpazeye yayılan gönüllülük faaliyetleri sahip olduğu insan kaynağı sayesinde ihtiyaç duyulan alanlara sınırlı imkanlarla hizmet vermektedir. Dolayısıyla, özellikle sivil toplum kuruluşları çatısı altında birleşen gönüllü gençler toplumun aksayan, eksik kalan tamamlama rolünü üstlenmiş bulunarak faaliyetlerin gerçekleştirilmesinde kolaylaştırıcı olmaktadırlar.” diye konuştu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Pehlivan, gönüllükle ile ilgili yapılan bir araştırma sonucuna değinerek şunları söyledi: “Gençlerden beklentiler arasında gönüllü faaliyetlerde bulunurken sorumluluk sahibi olmaları noktasında yoğunlaşmaları yer alıyor. Ayrıca gençlerin faaliyetlerinde süreklilik göstermesi, aidiyet hissetmesi, manevi tatmin sağlaması ve enerjik olması araştırma sorularına verilen yanıtlar arasında bulunmaktadır. Gençlerin gönüllülük faaliyetlerinde bulunmalarının nedenlerine ilişkin verilen cevaplarda ise sosyalleşme, sosyal sorumluluk üstlenmelerinden dolayı kişisel gelişimlerine olumlu etkilerin olacağı yönünde.”</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/14/gencler-her-platformda-desteklenmeli/">Gençler Her Platformda Desteklenmeli</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“İstismarın Affı Olmaz”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/07/istismarin-affi-olmaz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eylem Sonbahar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Jan 2020 08:02:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Nafaka Hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk İstismarı]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[nafaka hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşim Erkan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=46546</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nafaka Hakkı ve TCK 103 Kadın Platformu’nun çağrısıyla 197 kadın örgütü Türkiye’nin birçok ilinde çocuk istismarı affını kapsayan tasarıya karşı basın açıklaması gerçekleştirdi. İstanbul’da da 197 kurumun imzasıyla Taksim Limonlu Bahçe’de düzenlenen basın açıklamasında tasarının çocuk istismarı suçu faillerine cesaret vereceği ve suçu teşvik edeceği vurgulandı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/07/istismarin-affi-olmaz/">“İstismarın Affı Olmaz”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Ocak ayında Meclis’te görüşülmesi planlanan ikinci yargı paketinin başlıklarından biri çocuk yaşta evlilikleri af kapsamına alan düzenlenmeyi de içeriyor. Tasarıda, çocukların cinsel istismar failleri ile evlendirilmesi halinde faile af öngörülüyor ve çocuk ile fail arasındaki yaş farkı 10’un üzerinde ise verilen cezanın ertelenmesi söz konusu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İstismar affının geri çekilmesi için çağrıda bulunan kadınlar Türkiye’nin birçok ilinde basın açıklaması düzenledi. </span></p>
<p><b>“Bu Af Çocuk İstismarını Meşrulaştıracak”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Nafaka Hakkı ve TCK 103 Kadın Platformu adına basın metnini okuyan Yeşim Erkan,&#8221;İ</span><span style="font-weight: 400;">ktidarın, küçük yaştaki kız çocuklarıyla evlenen erkeklerin istismar suçundan affedilmesine yönelik bir tasarı hazırladığıyla ilgili haberler bir süredir basına yansımaktadır. Son çıkan haberlere göre AK Parti tarafından 15 yaş farkının bir kriter olarak benimsenmiş olduğu ve çocuk istismarını meşrulaştıracak bu affın bütçe görüşmeleri tamamlandıktan sonra, Ocak 2020 gibi meclise getirileceği söylenmekte. AK Parti 2016 yılından beri sistematik olarak çocuk yaşta, zorla ve erken evlendirmelerin önünü açacak, çocuk istismarını meşrulaştıracak bu af da dahil, birtakım yasa değişiklikleri ve uygulamaları gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Bu çerçevede, kadın örgütlerinin tüm itirazlarına rağmen 2016 yılında Torba Kanun ile çocukların cinsel istismarına ilişkin cezayı düzenleyen TCK 103. maddesinin 1. ve 2. fıkralarına 12 yaş ayrımı getirilmiş, 12 yaş altındaki cinsel istismar suçlarına ağırlaştırılmış cezalar getirilmiş, 12 yaş sınırının neye göre belirlendiği ise kamuoyuyla paylaşılmamıştır.” dedi.</span></p>
<p><b>“Suçu Teşvik Edeceğini Öngörüyoruz”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Getirilmek istenen affın, 15 yaş altı kız çocuklarına karşı işlenen cinsel istismar suçundan hüküm giyen failleri de kapsayacağını belirten Erkan, &#8221;Yani 12 yaşında bir kız çocuğunun 27 yaşındaki bir erkek ile evlendirilmesi durumunda cezasızlık yoluna gidilmek istenmektedir. Bu cezasızlığın çocuk istismarı suçu faillerine cesaret vereceği ve bu suçu teşvik edeceğini öngörüyoruz. Nitekim, Elbistan Ağır Ceza Mahkemesi kendisinden 9 yaş küçük olan 12 yaşındaki kuzenini evlilik görüntüsü altında istismar eden ve olay gerçekleştiği zamanda, “kız çocuğunun yaşını bilmediğini” savunan faili beraat ettirmiş ve Yargıtay da oy çokluğuyla bu kararı onamıştır. “Geleneksel değer yargıları, birlikteliklerin sorunsuz devam etmesi, mağdurun şikayetçi olmaması, ceza verilmesi halinde aile yapısının zarar göreceği” gibi gerekçelerle verilen bu karar, 15 yaş altındaki çocukların cinsel istismarının meşrulaştırılmasının alt yapısının sağlanmaya çalışıldığını göstermektedir.” diye konuştu.</span></p>
<p><b>“Failleri Değil, Çocukları Koruyun”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Açıklamada af ile 2005 yılında kanundan çıkarılan, “tecavüzcü ile evlilik durumunda cezasızlık sağlayan” maddenin geri getirilmeye çalışıldığını göstermek olduğunu belirten Erkan, “İstismar suçunu evlenme koşullu bir düzenleme ile aklamak çocukların tekrarla istismara maruz  bırakılması ve şiddet dolu hayatlara mahkûm edilmesi anlamına gelmektedir. AK Parti’nin “Affı bir defaya mahsus yapacağız” açıklaması, “Bir kereden bir şey olmaz” zihniyetinin devam  ettiğini göstermektedir. Bu düzenlemeyi yapma gerekçesi olarak, küçük yaşta istismar edilmiş ve evlendirilmiş kız çocuklarının, suç olan bu eylemi gerçekleştiren erkeklerin hapse girmesi sonucunda çocuklarıyla birlikte ortada kalmaları ve mağdur olmaları gösterilmektedir. Çocukları korumakla yükümlü devletin veri dahi paylaşmadan böyle bir gerekçeyle çocukların cinsel istismarını meşrulaştırmaya çalışmasını akıl ve vicdan dışı buluyoruz. İktidara tekrar  sesleniyoruz, amaç gerçekten kız çocuklarını korumak ve mağdur olmalarını engellemekse  neler yapılabileceğini kadın ve çocuk örgütleri yıllardır haykırmakta! Faillerin değil, çocukların  mağduriyetlerini öncelemek ve dahası önlemek elinizde! İstismarcıları affetmek yerine  çocukları koruyacak önlemleri hayata geçirin!” diyerek noktaladı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Toplantıya katılan HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, tasarının henüz Meclis’e gelmediği bilgisini paylaştı.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/07/istismarin-affi-olmaz/">“İstismarın Affı Olmaz”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
