<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Emir Gürsoy, Author at Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/author/emir-gursoy/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/author/emir-gursoy/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 04 Dec 2019 08:58:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Emir Gürsoy, Author at Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/author/emir-gursoy/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İslam Ekoteolojisi: Ekosistemi Korumak İçin Dini Bir Çağrı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/18/islam-ekoteolojisi-ekosistemi-korumak-icin-dini-bir-cagri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emir Gürsoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Jan 2019 10:06:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Çevresel kriz]]></category>
		<category><![CDATA[Islami ekoteoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüman ekoteolojistler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=34369</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ekolojik adalet çağrıları, her zamankinden daha hızlı ve gürültülü bir şekilde yoğunlaşıyor. Çevre uzmanları ve iklim bilimciler, hummalı araştırmaların ardından, iklim değişikliğinin insan ırkının hayatta kalmasını tehdit altında bırakan işlevsel bir gerçeklik olduğuna dikkat çekiyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/18/islam-ekoteolojisi-ekosistemi-korumak-icin-dini-bir-cagri/">İslam Ekoteolojisi: Ekosistemi Korumak İçin Dini Bir Çağrı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Araştırmalar, 1970’lerden beri her asrın dünya çapında bir öncekinden daha sıcak olduğunu ve kutuplardaki buzullar ile buz örtüsünün bilimsel tahminlerinden daha hızla eridiğini destekliyor. Bu denli hassas bir durumda dünyanın her yanından devletler, sivil toplum kuruluşları ile farklı uluslararası çevresel araştırma komiteleri, dini organizasyonlar ve inanç önderleri; dünya için adalet, jenerasyonlar arası adalet ve tümüyle yaradılış için adalet açısından sorumlulukları ve rolleri hakkında bilinçlenmiştir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çevresel kriz; temelinde, insan’ın doğal dünyaya karşı sömürgeci tavrından ortaya çıkan bir “dengesizlik” sorunudur. Bu sebeple siyasi-bilimsel değerlendirmelerin yanı sıra, insan’ın “bilincinin” fiziksel ve psikolojik boyutlarını çevresinin biyolojik ve fiziksel bileşimine eğilimini arttıracak potansiyeli olan sistematik bir teolojik bakış açısı istemektedir. Dini bilincin ekolojik adalet karşısında “uyanışı” için;  bütün dinlerden inanç-aktivistlerinin “ekolojik adalet’i” ortak sorumluluk olarak görmesi ve bu dünyayı yaşanabilir hale getirme çabalarında el ele vermeleri gerekiyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Günümüzde dünya, inanç liderlerinin gün aşırı büyüyen katılımıyla “kutsal kitaplara ilişkin bağlam içinde kullanılmış” hızla artan sera gaz yayılımı, yükselen küresel sıcaklık, tayfunlar, seller ve öldüren kuraklık gibi çevresel sorunların konu edinildiği ekolojik yazılarının gün yüzüne çıkışına tanıklık ediyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İnanç liderleri, tereddütsüz şekilde, prensipte ve pratikte adil bir toplum kurmanın, &#8211; bütün iletişim kanallarında “ekolojik adaletin” dini yazıtlar ve teolojik ifadelerde nasıl değerlendirildiği konusunda hummalı toplu tartışmalar olmadığı sürece &#8211; imkansız olduğu gerçeğini kabul ediyorlar. “Adil toplum” olarak adlandırılan “ütopya”; din-temelli grupların “iklim değişikliği üzerine küresel eylemler” gibi çevreci hareketleri ulusal ve uluslararası seviyede teşvik edilmez ise gerçekleşemez.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">1960’ların sonlarından beri yükselen dinen-ilham almış “iklim değişikliği üzerine küresel eylem” çağrılarına, Müslüman alimler ve çevre uzmanları kendi seslerini ekliyorlar. İslami eko teolojiyi geliştirme çalışması artıyor.  Müslüman alimler </span><span style="font-weight: 400;"> “teolojik metinleri” güncel ekolojik sorunlarla bağdaştırıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Müslüman âlimlerin farklı çevresel projelerle etkileşim halinde olmaları sebebi ile insan ve onun ekosistemi arasındaki karşılıklı bağı anlamlandırmaları mümkün oluyor.  Onların daha önce “az çıkan” sesleri artık anlamlı bir “eylem” haline geliyor.  17-18 Ağustos 2015’te, Müslüman inanç önderleri, 20’den fazla ülkeden ekolojist ve politikacılarla İstanbulda bir seminer topladılar ve oy birliği ile Küresel İklim Değişimi İslam Beyannamesi başlattılar. Dünyada sayıları 1.6 milyarı bulan Müslümanlara ekolojik dengesizlik karşısında hemen harekete geçmeleri, organize şekilde ilgili eylemlere başlamaları için çağrıda bulunan bir belgeydi bu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu beyanname; bu yılın başlarında Vatikan tarafından yapılan benzer bir genelgeye ilham oldu. Papa Francis, uzun süredir beklenen, 192 sayfalık iklim değişikliği genelgesi ile </span><span style="font-weight: 400;"> &#8220;</span><span style="font-weight: 400;">eğer iklim değişikliğinin mekaniklerine karşı koymada başarısız olunursa, ekosistemin benzeri görülmemiş yıkımı ve ciddi sonuçları” hakkında dünyayı uyardı.<br />
</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ekolojik adaletsizlik ve İslamik tepkiler etrafında oluşan tartışmalar, İslami Eko-teolojinin temelini oluşturmuştur. Şimdi, konsantre olunması gereken nokta, İslami Eko teolojinin nedir ve nasıl işler, sorularıdır.<br />
</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Benim anladığıma göre, İslami ekoteoloji (dini çevrebilimci) İslamın, kendi sağlam temelli çevresel yapı konsepti var. İslami ekoteolojinin felsefi yapıları esasen şeriatta (İslam Kanunu) sıkça bahsedilen kavram ve ilkelerin hepsini (Tanrı’nın dünya doğasını yaratış tasarımı -bilim- ve insan’ın onu korunması, bakımı ve kullanımı konusundaki sorumlulukları vb&#8230;) kapsıyor.<br />
</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İlginç olarak Müslüman ekoteolojistler -ilahiyat formülasyonları ışığında çevresel sorunlarla başa çıkmaya çalışan alimler- Kur’an’da 750 ayetin doğrudan veya dolaylı yoldan, doğal dünyanın yaratılışı, insan hayatının kalitesine etkileri ve onu yöneten kanunlarla alakalı olduğunu savundu. Örnek olarak, Kur’an’da maa’ (su) kelimesi 60’dan fazla yerde geçmekte ve biyolojik hayatın başladığı nokta olarak bahsedilmektedir (21:30). Aynı zamanda kaynağını, hallerini, dönüşümünü ve bütün ekosisteme etkisini en ince detayına kadar anlatmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Müslüman ekoteolojistler aynı zamanda Kur’an’da bir çok sûrenin; ‘İnek’, ‘Sığır’, ‘Şimşek’, ‘Arı’, ‘Karınca’, ‘Gün Işığı’, ‘Güneş’, ‘Gece’, ‘İncir’ ve ‘Fil’ gibi belli hayvanlar ve doğa unsurlarıyla isimlendirildiğine dikkat çekiyor, İslamın insanı çevresinden ve onun kanunlarından bağımsız olarak “yaşayan bir canlı” olarak tanımadığını gösteriyor. İslam; su,hava, toprak, bitkiler ve hayvanlar gibi bütün ekolojik faktörlerin “fiziksel olarak” insan hayatına destek için yaratıldığını savunuyor. Bu sebepten dolayı, insan’ın onun çevresine karşı tutumu adalet (‘adl), akıl (hikmah), ve şevkat (rahmet) ilkelerini temel alması gerektiği savunuluyor. Aynı zamanda alimler; İslam’ın bütün doğa olaylarının, Tanrı’nın bilgisini, aklını ve gücünü gösterdiği kutsal işaretler ((Ayetullah) olarak yorumluyorlar.<br />
</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bunlardan yola çıkarak çevremizin bize Tanrı’nın varlığını farketmemiz adına engin ve daimi fırsatlar verdiği ve çevresel faktörlere karşı herhangi olumsuz davranışın insan’ın Tanrı’nın belirgin işaretlerine karşı “saygısızlığına” eşdeğer olduğunu söylemek yanlış olmaz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ancak, saygılı olmak, insanın doğadan ve onun bol kaynaklarından olumlu yönde yararlanmaması anlamına gelmiyor. Daha çok yarar sağlarken kişinin İslami eko-teolojinin temeli olan belli prensiplerine uyması gerekiyor. Bu prensipler aşağıdaki gibi tanımlanabilir:</span></p>
<p><strong>Halifelik (Amanah):</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Halifelik kavramını anlamak için, Tanrı, insan ve dünya arasındaki ilişkiyi anlamak gerekiyor. İslami bakış açısına göre, dünyanın bütünü ve bulundurduğu bol kaynakları Tanrıdan gelen kutsal bir hediye ve insan ise Tanrı’nın dünyadaki temsili (halife) olarak görülüyor (2:30, 6:165, 35:39). İnsanın temsili ilkeleri bize, dünyanın kaynaklarının tamamen Tanrıya ait olduğuna ve insanın bu kaynakları yaratıcı şekilde kullanması, denetlemesi ve en iyi durumda Tanrıya geri vermesi için dünyaya konulmuş bir vekil olduğunu söylüyor. Belirtilen Kur’an ayeti bu noktayı vurguluyor,  “Allah ve Resûlü’ne iman edin. Size üzerinde tasarrufla yetkili kıldığı şeylerden harcayın&#8230; (57:7).” Bu ayetin anlamı Ali ibn Abi-Talib tarafından “yok edici değil; yetiştirici, yağmacı değil; bağışçı olduğunuz sürece sevinçle paylaşın… insan’ın herhangi bir kaynağı suistimali yasaktır“ şeklinde yorumlanmıştır. Hz. Ali’nin açıklamasına göre insana diğer yaratılanların üzerinde “özel bir statü” bahşedildiği fakat bunun insana dünyanın kaynaklarını sömürme veya müsrifçe kullanma hakkı vermediğini söyler.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çağdaş dönemlerde, modern tekno-odaklı insan, enerji kaynaklarına tümüyle bağlı olan, teoride ve uygulamada Vesayetin bütün ilkelerini terketmiştir. Dolayısı ile o “vekil” yerine “sahip” gibi davranmaya başlamıştır. “Sahip” &#8211; “vekil” değişimi bütün doğal dengesizliğin temel kökü haline gelmiştir. Bu nedenle “mutlak sahiplik” yerine “vesayet” kavramını modern teknolojiyi dünyaya ve onun kaynaklarına uygulayarak yeniden inşa etmek, dünyanın durumunu ve ekolojiyi insan’ın sömürgeci davranışından kurtararak iyileştirmenin etkili yollarından biri olabilir.</span></p>
<p><strong>Muhafaza ve Özdenetim:</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kaynaklara müsrifçe (israf) davranılması insan’ın dünyada “yaşamını” olumsuz etkileyecek şartların ortaya çıkmasında büyük rol oynamaktadır. Araştırmacılar, uzmanlar ve politika belirleyiciler doğal kaynakları tüketirken tutumlu ve muhafazakar bir yaklaşım için kamu farkındalığı yaratmak adına yorulmadan çalışıyorlar. Ancak Müslümanlar için kaynaklar için “muhafazakarlık” gelecekte “kaynakların yok olması” korkusuna tepki olarak bir yöntem değil; daha çok inancın ana parçalarından biri olarak betimlenen “aktif bir süreç” olarak görülmektedir. Müslümanlar “devrimci toplum” olarak “fakat israf etmeyin, çünkü Allah israf edenleri sevmez(6:141)”  ve “Elbette israfçılar Şeytanın dostlarıdır ve Şeytan, Rabbine nankördür (7:31).” Bu ayetlerin ışığında, “tüketimin” sınırlarını aşmak ve başkalarının pahasına ihtişamlı yaşamak -buna dünyadaki bütün biyolojik ve fiziksel elementler dahildir- İslamda büyük günah ve “kutsal dengeyi” bozmak olarak nitelendirilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Muhafazanın ilkelerini, hadis-i şerif kitaplarında geçtiği söylenen Peygamber’in altın sözlerinin ışığında daha iyi anlayabiliriz. Abdullah bin Amr tarafından yazılana göre Tanrının elçisi S’ad’ın yanından boy abdesti alırken geçmiştir. Peygamber der ki, “Bu müsriflik nedir böyle?” S’ad cevap olarak “Boy abdesti alırken suda müsriflik olur mu?” der. Peygamber ise “Evet, akan bir nehrin kıyısında olsan bile (Sunan İbn Majah).” Bu Peygamber geleneğinin ana mesajı, her şey için “muhafaza etmek”, geniş bir bağlamda uygulanırsa yararları şaşırtıcı olabilir.</span></p>
<p><strong>Yozlaşma ve Vandalizm:</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İslami öğretilere göre yaratılışçılık, Tanrı (Khaliq veya Yaradan) her şeyi en iyi halinde ve bununla birlikte Kur’an’da geçtiği gibi “dengede” yaratmıştır, ”O (Allah) ki, yarattığı her şeyi güzel yapmıştır.(32:7).” Yaratılışın “yapısına ve amacına” mükemmeliyet aşılandıktan sonra, Tanrı,  bütün yaratılışı arasında güç ve kontrol bahşedilen insana yaratılanları öyle tutmasını buyurdu. “Islah edilmesinden sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın (7:56).” Bu emirler altında İslamın kötülüğün (fesat) ve yozlaşmanın (zulüm) bütün türlerine karşı olduğu belirginleşti. Ancak, bu ayetlerin sadece kişiler arası ilişkilerden bahsettiği konusunda tartışmalar var, ama, Tarik Ramazan, Seyyid Hüseyin Nasr, ve Muhammed Aslam gibi birçok alim bu ayetlerin yelpazesini insanın yaşadığı çevrenin sorunlarını kapsaması adına genişletmiş. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Burada İslami içtihat biliminde sıkça kullanılan bir atasözünden bahsetmenin faydası olacaktır, “La dhararwa la dhirarafi’l Islam” yani “İslamda ne zarar verir ne de karşılık bulur.” Bu atasözü uygulamada kişisel, çevresel ve toplumsal olmasını gözetmeden zararın bütün türlerini kapsamaktadır. Böylece çevreye zarar sağlayan her şey yasak (haram) ve cezalandırılacak bir hareket olarak algılanmalı ve tekrardan gerçekleşmesini önlemek için gerekli bütün adımlar atılmalıdır.</span></p>
<p><strong>Temizlik ve Hijyen:</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İslam temizliği sadece cazip bir özellik olarak değil inancın vazgeçilmez bir parçası olarak görmektedir. Kur&#8217;an’a göre, “Allah tevbe edenleri de sever, temizlenenleri de (2:222).” İslam temizliğe hem fiziksel hemde ruhsal boyutlarda büyük önem verdiğinden, hadis (Peygamberin söz ve davranışları) ve fıkıh (İslami içtihat bilimi) üzerine bütün eşsiz yapıtlar metodolojik olarak dünya tarihi literatüründe değişik bir uygulama olan temizlik (abdest) ile tartışmaya başladıklarını görüyoruz. Temizliğin etkisine dair “temizlik imanın yarısıdır (İmam Müslim tarafından alıntılanmıştır)” ve “Şüphesiz ki Tanrı temizdir ve temizleri sever, bu yüzden avlunuzu (çevrenizi) temizleyin (Sunan İbn Majah)” gibi çok sayıda Peygamberin sözleri bulunmaktadır. Peygamber aynı zamanda “Şüphesizdir ki elbiseler güzel gösterir,(ancak) kirli ve pis olduklarında güzel göstermezler (Mizan al-Hikmah).” Peygamberin sünnetlerinden anlaşılabileceği üzere imanın bütünlüğü düzgün bir temizlik anlayışı olmadan “tamamlanamaz”.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kişinin kendi vücut temizliğinden ayrı olarak, İslam evlerin, yolların, sokakların, parkların, sağlık merkezlerinin ve eğitim kuruluşlarının, toplumun değerleri ve yaşam standartlarını yükseltmek adına, temizliğini talep ediyor. Örnek olarak, hadislerinden birinde “evlerinizi temizlemeli ve Yahudilerin izinden gitmeyin (ruhbaniyet Tirmizî’ye göre dünyevi sorumlulukların terk edilmesidir) ve “Yollardan zararlı şeylerin (pislik ve kirlilik de dahildir) kaldırılması hayırsever bir davranıştır (Buhârî ve Müslüman)”. Peygamber aynı zamanda yaşayan başka canlılara sorun çıkaranları azarlamış ve Tanrı’nın gazabına uğramanın nedenlerinden biri olarak algılanır. Peygamber, “Başkalarının size lanet etmesini sağlayacak üç davranıştan kaçının; suvatlara, yaya yoluna veya gölgelik alanlara ve umumi parklara küçük abdestinizi yapmak (Sunan Ebu Davud)”. İslam açısından temizlik büyük önem taşıdığından, Müslümanlar bu talimatları çevrenin korunması ve ekolojik adaletin sağlanması ile birlikte birer görev olarak kabul etmelidir.</span></p>
<p><strong>Ekolojik Sorumluluk ve İyi Tavırlar:</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Peygamber&#8217;in vecibe ve ihtiyati teşvik ettiği ve bizi “ekolojik adalet” ile yüzleştiren, hayvanları korumak, toprağın verimliliğini korumak, suyu tutumlu bir şekilde kullanmak, haklı bir sebepten dolayı bir ağaç kesiliyor ise yenisini ekmek, ve nehirleri pis su ile kirletmemek gibi birçok hadisi vardır. Enes bin Mâlik’e göre anlatılan bir sünnette, Peygamber (s.a.v.) Müslümanlara Tanrı’nın yarattıklarına iyi bakmalarını teşvik eder. “Eğer bir Müslüman bir ağaç diker veya tarla biçer, sonradan bir insana, kuşa, veya yaratığa, ona beslerse hayırsever bir iyilik (sadaka) olur (Buharî).”  Bitkilerin gereksiz yere kesimi veya yok edilişini kınarken, Peygamber “ Çitlembik ağacını keseni [sebepsiz yere], Tanrı onu cehennem ateşine yollayacaktır (Sunan Ebu Davud).” Peygamberin çevresel farkındalığı kendi sözlerinde muazzam bir şekilde ortaya çıkıyor,“Eğer kıyamet (son saat) geldiğinde elinizde bir fidan var ise ve eğer Saat gelmeden ekme imkanınız var ise ekiniz (Müsned).”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Hayvan Bakımı” kavramını söz konusu olduğunda ise, Tarık Ramazan aydınlatıcı olan Peygamber’in İzinde kitabında Peygamberin mahşer günü hakkında belli başlı ana hadislerinin altını çizmiştir. Örnek olarak Peygamber’in “eğer kim bir serçeyi veya daha büyük bir canlıyı, onun var olma özgürlüğüne saygı duymadan öldürür, Mahşer Günü Allah’a hesap verecektir (Sünen-i Nesâî).” hadisinden alıntı yapmıştır. Peygamber’in yoldaşları tarafından ona “Hayvanlara hizmet etmemizin bir mükafatı olacak mı?” sorusu sorulduğunda cevap olarak “Herhangi bir canlıya hizmet etmenin mükafatı vardır (Buhârî).” Hal böyleyken başka bir sünnette ise “Bir kadın bağladığı bir kedi yüzünden ateşe girdi, ne yiyecek veriyor, ne de dünyanın haşaratlarından yemesine izin verdi (Buhârî).”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">1400 yıldan önce gelen bu sünnetler, ekolojik sorumluluk algısını teşvik etmekle kalmayıp, aynı zamanda “hayat zinciri” bilimsel kavramını, ve bütün yaşayan türlerin, insan da dahil olmak üzere, hayatta kalmak için birbirine muhtaç olduklarını desteklemektedir. Bu anlamda, Tanrı bize O’nun yüce dengesini hatırlatıyor “ (burada ölçü olarak ima ediliyor) “Göğü Allah yükseltti ve mîzanı O koydu; Sakın dengeyi bozmayın; Ölçüyü adaletle tutun ve eksik tartmayın. (55:7-9).”</span></p>
<p><strong>Sonuç:</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kısacası, ben İslami ekotoelojinin çevreyi çok kutsal ve çevreye hizmeti diğer dua ve oruç gibi diğer İbadet şekillerine eşdeğer gördüğünü ileri sürüyorum. Bu “kaynak krizi” olmasa bile, Müslümanların dünyayı ve kaynaklarını gözeteceğini, hayvanları ve bitkileri koruyacağını, ve daha önemlisi, “hayat” kalitesinin iyileşmesi için dünyada çevrelerine hem görev hem de ahlak anlayışı ile bakarak çalışacaklarını ima ediyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bunun için, güçlü bir “eko-bilinç” geliştirmeleri ve çevreye verilen zarara küresel farkındalık kazandırabilmek için farklı çevresel gruplar ve enstitüler kurmalılardır. Sağlıklı çevre sağlıklı yaşam getirdiğinden, her bir Müslüman için hayatın “iyiliğini” korumak mecburi oluyor. İmam Ca&#8217;fer es-Sâdık’ın dediği gibi, “Üç şey mevcut olmadıkça yaşamda neşe yoktur: temiz ve açık hava, bol saf su ve verimli topraklar”.</span></p>
<ul>
<li><strong>Bu makale esasen 4 Nisan 2107’de The Companion’da yayınlanmıştır.<br />
</strong></li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/18/islam-ekoteolojisi-ekosistemi-korumak-icin-dini-bir-cagri/">İslam Ekoteolojisi: Ekosistemi Korumak İçin Dini Bir Çağrı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Enerji Üreten Akıllı Çiçek Sistemi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/16/enerji-ureten-akilli-cicek-sistemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emir Gürsoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Aug 2018 10:40:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[akıllı çiçek]]></category>
		<category><![CDATA[fotovoltaik]]></category>
		<category><![CDATA[Smart Flower Enerji Teknolojileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=29752</guid>

					<description><![CDATA[<p>2010 yılında 3 Avustralyalı arkadaşın solar panel alanında bir çığır açmak istemesi ile tasarımı ve daha yeni yeni de üretimine başlanan bu SmartFlower ilk olarak Avrupai evler için tasarlanmış olsa da günümüzde bu paneller standart evlerin çoğunda kullanılabilir. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/16/enerji-ureten-akilli-cicek-sistemi/">Enerji Üreten Akıllı Çiçek Sistemi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Eski tek renk güneş panelleri göze hoş gözükmediğinden ve kurulumu genellikle birden fazla gün aldığından, alıcı ve evleri içini sayıca sorun oluşturuyor. Smartflower Enerji Teknolojileri’nin kurucularından Alex Swatek tasarımları hakkında “Hepsi bir arada bir çözüm olması gerektiği çok açıktı” dedi. Avrupai bir ev her yıl saatte ortalama 3.500 kilovat kullanıyor. SmartFlower yaşadığınız yere göre yıllık 3.400 ila 6.200 KW üretiyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Standart güneş panellerine oranla hem fiyat hem verimlilik olarak alıcıların yanında olduğu iddia edilen SmartFlowerlar, diğer yere monte edilen ve takip yeteneğine sahip panellerden farklı olarak iki yeni özellik sunuyor. İlk olarak açılış ve kapanış evrelerinde kendi kendini temizleyebilme özelliğinin olması pislik ve toprağın panellere yapışması sonucu meydana gelebilen enerji kaybını önlüyor. İkinci yeni özelliği ise kompakt olması, </span><a href="http://smartflowersolar.com/"><span style="font-weight: 400;">SmartFlower web sayfasına</span></a><span style="font-weight: 400;"> göre kurulumu 2-3 saat arasında sürüyor ve ilk kurulumdan sonra kolayca sökülüp taşınabilir bir hale gelebiliyor.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">12 güneş panel yaprağı bulunan SmartFlower güneşin günlük yörüngesini 90 derecelik bir açı ile takip ederek maksimum verimlilik sağlıyor. Egzoz ve fırça ile donatılmış paneller açılış ve kapanış sırasında panellerin kendi kendilerini temizlenmesine yardımcı oluyor. Firmaya göre bu, geleneksel fotovoltaik (güneş pili) panellere oranla %40 daha fazla enerji üretmesini sağlıyor. SmartFlower’ın içine entegre edilmiş kontrol paneli enerji kullanımı gibi bilgileri derleyip kullanıcının SmartFlower telefon uygulamasından takip edebileceği bir hale dönüştürüyor. </span><a href="http://smartflowersolar.com/"><span style="font-weight: 400;">SmartFlower web sayfasına</span></a><span style="font-weight: 400;"> göre sadece 1 günlük şarj ile 360 saat televizyon izleyebilir, 2,424 tane akıllı telefonu tamamen şarj edebilir ve 17 sepet bulaşık yıkayabilirsiniz. Ay çiçeğini andıran bu panellerin Türkiye distribütörlüğünü </span><a href="https://www.facebook.com/ensoelektrik/posts/smartflower-t%C3%BCrkiye-distrib%C3%BCt%C3%B6r%C3%BC-olarak-hizmetimiz-ba%C5%9Flam%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1r-httpswwwsmartflow/1573100443010179/"><span style="font-weight: 400;">Enso Elektrik</span></a><span style="font-weight: 400;"> üstleniyor.</span></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-29754" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/2018-08-16_1330-640x185.png" alt="" width="640" height="185" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/2018-08-16_1330-640x185.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/2018-08-16_1330-610x176.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/2018-08-16_1330-320x92.png 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/2018-08-16_1330.png 676w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Kaynaklar: <a href="https://www.architectmagazine.com/technology/products/smartflower-by-smartflower-solar_o" target="_blank" rel="noopener">Architectmagazine</a>, <a href="https://news.energysage.com/smartflower-solar-complete-review/" target="_blank" rel="noopener">news.energysage</a>, <a href="http://smartflowersolar.com/blog/smartflower-solar-back-story/" target="_blank" rel="noopener">smartflowersolar</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/16/enerji-ureten-akilli-cicek-sistemi/">Enerji Üreten Akıllı Çiçek Sistemi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mark Ashton ve Onur Mücadelesi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/30/mark-ashton-ve-onur-mucadelesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emir Gürsoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Jul 2018 12:43:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTİ]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[HIV/AIDS]]></category>
		<category><![CDATA[LGSM]]></category>
		<category><![CDATA[Mark Ashton]]></category>
		<category><![CDATA[Pride]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=29253</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hazır Pride ayının sonuna yaklaşmışken bu kutlamaların tarihinde önemli rol oynamış ve etki bırakmış bir kişinin hikayesini anlatalım. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/30/mark-ashton-ve-onur-mucadelesi/">Mark Ashton ve Onur Mücadelesi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Mark Ashton 19 Mayıs 1960’ta İngiltere Oldham kasabasında doğup hayatının çoğunluğunu Kuzey İrlanda, Portrush&#8217;ta geçirmiştir. 18 yaşına geldiğinde tekrar Londra&#8217;ya taşınır ve barmenlik yapmaya başlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">1982&#8217;de Bangladeş&#8217;te ailesini ziyaret ederken geçirdiği üç ay süresince ülkedeki fakirliğin ve insanların onun üzerinde derin bir etki bırakması sonucu, İngiltere&#8217;ye döndüğünde </span><a href="http://www.wiki-zero.co/index.php?q=aHR0cHM6Ly9lbi53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvU3dpdGNoYm9hcmRfKFVLKQ"><span style="font-weight: 400;">Londra Lezbiyen ve Gey Santral</span></a><span style="font-weight: 400;">ine gönüllü olarak katıldı, </span><a href="http://www.wiki-zero.co/index.php?q=aHR0cHM6Ly9lbi53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvQ2FtcGFpZ25fZm9yX051Y2xlYXJfRGlzYXJtYW1lbnQ"><span style="font-weight: 400;">Nükleer Silahsızlanma Kampanyası</span></a><span style="font-weight: 400;">nı destekledi ve </span><a href="http://www.wiki-zero.co/index.php?q=aHR0cHM6Ly9lbi53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvWW91bmdfQ29tbXVuaXN0X0xlYWd1ZV8oVUsp"><span style="font-weight: 400;">Genç Komünist Ligi</span></a><span style="font-weight: 400;">ne katıldı. 1983&#8217;te Lezbiyen Gey Gençlik Video Projesinin </span><a href="http://www.wiki-zero.co/index.php?q=aHR0cHM6Ly9lbi53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvRnJhbWVkX1lvdXRoOl9UaGVfUmV2ZW5nZV9vZl90aGVfVGVlbmFnZV9QZXJ2ZXJ0cw"><span style="font-weight: 400;">Suçlanan Gençlik: Sapık Gençlerin İntikamı</span></a><span style="font-weight: 400;"> adlı filminde yer aldı. Film bir sene sonra en iyi belgesel olarak </span><a href="http://www.wiki-zero.co/index.php?q=aHR0cHM6Ly9lbi53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvR3JpZXJzb25fQXdhcmRz"><span style="font-weight: 400;">Grierson Ödülü</span></a><span style="font-weight: 400;"> kazandı. Arkadaşı Mike Jackson ile </span><a href="http://www.wiki-zero.co/index.php?q=aHR0cHM6Ly9lbi53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvTGVzYmlhbnNfYW5kX0dheXNfU3VwcG9ydF90aGVfTWluZXJz"><span style="font-weight: 400;">Lezbiyen ve Geyler Madencileri Destekliyor</span></a><span style="font-weight: 400;"> (LGSM) grubunu kurdu. 1984’te Londra’da madencilerin grevi ile beraber </span><a href="http://www.wiki-zero.co/index.php?q=aHR0cHM6Ly9lbi53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvUHJpZGVfTG9uZG9u"><span style="font-weight: 400;">Lezbiyen ve Gey Onur</span></a><span style="font-weight: 400;"> yürüyüşünde madenciler ve aileleri için bağış topladılar. Bu olaylardan 1 yıl sonra ülkede 11 tane LGSM grubu oluşmuştu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">1987’de </span><a href="http://www.wiki-zero.co/index.php?q=aHR0cHM6Ly9lbi53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvSElWL0FJRFM"><span style="font-weight: 400;">HİV/AİDS</span></a><span style="font-weight: 400;"> teşhisi konulduktan 12 gün sonra Ashton tedavi gördüğü hastanede 11 Şubat 1987 tarihinde henüz 26 yaşındayken aramızdan ayrıldı. Ölümü gey topluluklar üzerinde büyük bir üzüntü ve tepki yarattı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ashton’un yakın arkadaşı Chris Birch “Her şey insanıydı, komünist, İrlandalı, eylemci ve arasıra kiliseye giden bitik bir katolikti. Çok karizmatik biriydi ve Bangladeş’ten sonra komünizm yaptığı her şeyi yönetiyordu. Onu çok özlüyorum. İnsanlar bana, o öldükten sonra 3 ay boyunca gülümsemediğimi söyledi.” dedi.</span></p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-29258" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/2018-07-30_1535.png" alt="" width="612" height="339" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/2018-07-30_1535.png 612w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/2018-07-30_1535-610x338.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/2018-07-30_1535-320x177.png 320w" sizes="(max-width: 612px) 100vw, 612px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Siân James Welsh’de yaşayan madencilerden birinin eşi, grev sırasında haftada 1,000&#8217;den fazla aileye yardımcı oldu ve LGSM hakkında “Hiçbir zıtlık ile karşılaşmadık, onları yeni bir grup insan olarak gördük. Geylerin varlığından haberimiz vardı tabi &#8211; babam gey bir madenci ile çalışmıştı &#8211; ama kimse açıkça konuşmuyordu; kişisel karşılanıyordu. Bizden nasıl farklı oldukları konusunda ve tavırlarımızı değiştirmemiz konusunda karar veremediğimiz şeyler vardı. Vejetaryen olmaları bizi daha da çok şaşırtmıştı.” dedi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dai Donovan, Welsh bir madenci, 1984’te LGSM eşliğinde yapılan </span><a href="http://www.gayinthe80s.com/2013/05/1984-pits-and-perverts-benefit-concert/"><span style="font-weight: 400;">Çukurlar ve Sapıklar</span></a><span style="font-weight: 400;"> adlı yardım konserine katılanlardan biri. Konser büyük bir ilgi ile karşılandı ve 5,650£ bağış toplandı. Donovan ise bütün bu olay hakkında “Lezbiyenler ve Geyler süper düperdi.” dedi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mark Ashton’un ölümünden 28 yıl sonra </span><span style="font-weight: 400;">biyografi/belgesel aynı zamanda komedi ve dram olarak nitelendirilen Onur</span><a href="https://www.imdb.com/title/tt3169706/"> <span style="font-weight: 400;">(Pride)</span></a><span style="font-weight: 400;"> filmi vizyona girdi. Bu film Mark Ashton’un ana karakterlerinden biri olduğu, 1980’ler İngiltere’sinde gerçekleşen olaylardan esinlenerek yapılmıştır. 2015’te ise olayın 30’uncu yılı şerefine bu organizasyonun hayatta kalan üyeleri HIV/AIDS hastalarına yardımcı olması adına Mark Ashton Fonuna filmin vizyona girdiği ay açılan fon 10,000£’dan fazla bağış almıştır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mike Jackson, grev sırasında madencilere yardım için LGSM ile orada bulunanlardan biri “Orada muazzam bir devrim görebilirdiniz, insanların bir araya gelme hayallerinin kıvılcımları ile doluydu. Film bunu çok iyi yansıtmış. LGSM benim hayatımı değiştirdi ve hayatımda en çok gurur duyduğum şeydi.” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Oldukça genç bir oyuncu kadrosuna sahip film 12 dalda aday gösterilip 9 dalda ödül almıştır. Yönetmenliğini Matthew Warchus, hikaye ise Stephen Beresford tarafından sinemaya adapte edilmiştir. Mark Ashton 1984-85’te gerçekleşen bu olaydan 2 yıl sonra hayatını kaybetmiş olsa da, bu olayda önemli rol oynamış insanlar hala aramızda bulunmaktadır.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/30/mark-ashton-ve-onur-mucadelesi/">Mark Ashton ve Onur Mücadelesi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oyun Oynayarak Sınır Tanımayan Doktorlara Destek Olmak</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/27/oyun-oynayarak-sinir-tanimayan-doktorlara-destek-olmak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emir Gürsoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Jun 2018 12:31:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Games Done Quick]]></category>
		<category><![CDATA[Médecins Sans Frontières]]></category>
		<category><![CDATA[sınır tanımayan doktorlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=28235</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her yıl 2 kere yapılan ve oyun oynayarak hayır kurumları için para toplamayı hedefleyen 1 haftalık maraton bu ayın 24’ünde başladı. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/27/oyun-oynayarak-sinir-tanimayan-doktorlara-destek-olmak/">Oyun Oynayarak Sınır Tanımayan Doktorlara Destek Olmak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her sene Games Done Quick tarafından düzenlenen, bir sürü oyun yapımcısı ve yayınevi tarafından desteklenen bu etkinlikler, gönüllü oyun severler tarafından oyunları olabildiğince hızlı bir şekilde bitirip bir yandan dünya rekorları kırmaya çalışırken bir yandan da çeşitli hayır kurumları için para toplamayı amaçlıyor. Canlı veya internet üzerinden izleyebileceğiniz etkinliğin bu sene adına para toplanan hayır kurumu ise Sınır Tanımayan Doktorlar (Médecins Sans Frontières) isimli bağımsız doktor ve hemşirelerden oluşan bir kuruluş.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-28237" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/images.png" alt="" width="367" height="137" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/images.png 367w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/images-320x119.png 320w" sizes="(max-width: 367px) 100vw, 367px" /></p>
<p>MSF 1971 yılında Fransa&#8217;da kurulmuş ve o dönemden beri doğal felaketlerden dolayı, salgın hastalıklar yüzünden, ülkede sağlık kuruluşlarının yetersiz olması veya ülkedeki silahlı çatışmaların arasında kalmış insanlara yardım etmek için neredeyse 70 ülkede faaliyet gösteriyor. Games Done Quick ise bu kuruluşlara ellerinden geldiğince yardım etmek amacıyla, kışın Winter Games Done Quick  yazın da Summer Games Done Quick olmak üzere 1 haftalık oyun maratonları düzenleyerek yardım etmeye çalışıyor.</p>
<p>Canlı yayınlarını Twitch kanalından yapan bu kurum 2017 senesinde Kanser Önleme Kuruluşu&#8217;na 2.2 milyon dolar, Sınır Tanımayan Doktorlar kuruluşuna da 1.7 milyon dolar bağışlayarak bir günde 1 milyon dolardan fazla para toplamıştır. Yayın sırasında oyun sever insanlar ve oyun dünyasını büyük isimlerinden çokça bağış almakta ve bağış sistemini de eğlenceli bir hale getirmek için izleyicilere bir sonraki oyun için üzerine açık arttırma usulü ile oylayabilecekleri, oyun kayıt dosyasının adı, oyun karakterinin adı veya oyun dilini seçmek gibi insiyatifler sunmaktadır.</p>
<p>Bağış yapanlar arasında gönderdiğiniz miktara bağlı olarak özel hediyeler de dağıtılmaktadır. Summer Games Done Quick 3 gün önce başlatmış olduğu program ise bu haberin yazılma zamanında 523.540 dolar toplamış olup, online yayın platformu olan Twitch.tv sitesinde yayına başladığı günden beri en çok izlenen yayın olmayı sürdürmektedir. 4 gün daha sürecek olan etkinlik izleyenlerinin karşısına çocukken oynayıp geçemediği oyunların üstesinden gelmek için çok değişik ve kolay yollar olduğunu kanıtlayarak para toplamaya devam ediyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/27/oyun-oynayarak-sinir-tanimayan-doktorlara-destek-olmak/">Oyun Oynayarak Sınır Tanımayan Doktorlara Destek Olmak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nuri Bilge Ceylan&#8217;ın Ahlat Ağacı&#8217;na Hızlı Bir Bakış</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/14/nuri-bilge-ceylanin-ahlat-agacina-hizli-bir-bakis/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emir Gürsoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Jun 2018 10:25:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Ahlat Ağacı]]></category>
		<category><![CDATA[cannes]]></category>
		<category><![CDATA[Nuri Bilge Ceylan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=27852</guid>

					<description><![CDATA[<p>3 Maymun ve Kış Uykusu adlı filmleri ile Cannes Film Festivallerinde önemli ödüller kazanmış olan ünlü yönetmen Nuri Bilge Ceylan 4 yıl aradan sonra, en yeni filmi Ahlat Ağacı ile bizlere geri dönüyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/14/nuri-bilge-ceylanin-ahlat-agacina-hizli-bir-bakis/">Nuri Bilge Ceylan&#8217;ın Ahlat Ağacı&#8217;na Hızlı Bir Bakış</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ahlat Ağacı, edebiyata ilgisi olan ve yazar olmak isteyen genç bir adamın hikayesini anlatıyor. Taşra hayatı ve zorlukları, aşk acısı sevdiğine kavuşamama ve yalnızlık gibi konuları ele alıyor. Sinan (Doğu Demirkol) tipik bir Türk ailesinin çocuğudur fakat aşırı derece edebiyat tutkunu olduğundan odası kitaplar ile doludur. Kendi yazdığı kitabı yayımlatmak için verdiği uğraşlar, bu köyde karşılaştığı Hatice  karakterine (Hazar Ergüçlü) aşık olması ama Hatice’nin bir kuyumcu ile elvenecek olmasının baskısı ve bunların üstüne babası İdris’in (Murat Cemcir) acizliği ve bundan doğan sorunları eklenince içinden çıkılması çok zor bir durumda kalan Sinan bir şekilde kendi ve ailesinin dertlerinin üstesinden gelmeye çalışıyor. KPSS için yola çıkacakken son parasını babasına vermek zorunda kalıyor. Daha sonra ise geri döndüğünde babasını ip bağlı bir ağacın altında görüyor, bu olaydan sonra filmin ilerleyen sahnelerinde Sinan kendi hayatını ve kişiliğini sorgulamaya başlıyor ve bu onu babasınınki gibi karanlık yollara itiyor. Filmin özetinde “Bazıları için taşra, tüm umutların eninde sonunda yalnızlıkla kesiştiği bir sürgün yeridir. Tıpkı babaların ve oğulların kesişen kaderleri gibi, tüm umutların, hayallerin, çaresizlikle kesiştiği hudutsuz bir sürgün yeri&#8230;” aslında az önce bahsettiklerim olmadan da filmin konusunu belirtmeye yetiyor.</p>
<p>Nuri Bilge Ceylan’ın ustalık ile yönettiği bu 3 saatlik dram yolculuğunda başrolleri Murat Cemcir, Bennu Yıldırımlar, Hazar Ergüçlü ve Doğu Demirkol gibi ünlü isimler patlaşıyor. Film 1 Haziranda vizyona girmiş olup yapımcılığının Türkiye ayağını Zeynep Özbatur Aktan üstleniyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/14/nuri-bilge-ceylanin-ahlat-agacina-hizli-bir-bakis/">Nuri Bilge Ceylan&#8217;ın Ahlat Ağacı&#8217;na Hızlı Bir Bakış</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
