<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Aybala Arslantürk, Author at Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/author/aybala-arslanturk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/author/aybala-arslanturk/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 27 Nov 2019 13:16:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Aybala Arslantürk, Author at Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/author/aybala-arslanturk/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kent Enstitüleri: &#8220;Tek Alanda Var Olmayalım Hayatın Her Alanına Dokunalım!&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/12/kent-enstituleri-tek-alanda-var-olmayalim-hayatin-her-alanina-dokunalim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aybala Arslantürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 Jan 2019 12:44:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[evrim atölyesi]]></category>
		<category><![CDATA[kent enstitüleri]]></category>
		<category><![CDATA[safsata okulu]]></category>
		<category><![CDATA[Sena Çakır]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=34209</guid>

					<description><![CDATA[<p>Evrim atölyesinde tartışmalar yürütüyorlar, 'Evim Sulukule’deydi' belgeselini izliyorlar. Bir bakıyoruz "Safsata ne ola ki?" sorusuna yanıt arıyorlar, oradan çeviri grubuyla yeni çeviriler kazandırıyorlar. Bir bakıyoruz Mimarlar, kent savunmaları ve işçiler bir araya geliyor kentin inşasına farklı üç bakış açısını anlatıyor, bir sonraki hafta mekansız mekanları tartışıyorlar. Kim onlar? Kent Enstitüleri...</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/12/kent-enstituleri-tek-alanda-var-olmayalim-hayatin-her-alanina-dokunalim/">Kent Enstitüleri: &#8220;Tek Alanda Var Olmayalım Hayatın Her Alanına Dokunalım!&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kent Enstitüleri meramlarını söyle özetliyor, &#8220;Bugüne dek Kent Enstitülerinde gerçekleştirdiğimiz okullar, paneller, atölyeler bizi görmezden gelip kendi isteklerini dikte edenlerin tam karşısında bizim özgür alanımızı yaratarak durdu. Bu koskoca kentin unutulmuş mahalleleriyle, bu mahallelerde yaşayanlarla, sansürün karşısında duran sanat emekçileriyle, üniversitelerinin parçalanmaması için direnen öğrencilerle, KHK ile işlerinden edilenlerle bir arada olma; birlikte üretme hali bize öz gücümüzü fark ettirdi, bizi hayatın her alanına götüren bir yol haritası oldu. Sanata, bilime, ekolojiye, politikaya dair sözümüzü nasıl söyleyeceğimizi birlikte tartıştığımız okullara; bütün bir gençliği kendi sözümüzü söylemek, kendi yolumuzu yaratmak için çağırıyoruz.&#8221;</p>
<p>Gönüllü bir oluşum olan Kent Enstitülerinin çalışmalarını Sena Çakır&#8217;la konuşuyoruz.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-34211 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/IMG_20190106_111746-640x905.jpg" alt="" width="330" height="467" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/IMG_20190106_111746-640x905.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/IMG_20190106_111746-1024x1448.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/IMG_20190106_111746.jpg 1280w" sizes="(max-width: 330px) 100vw, 330px" /></p>
<p><strong>Sahi nedir bu &#8216;Kent Enstitüleri&#8217;? Hangi amaçla, nasıl kuruldu?</strong></p>
<p>Kent enstitüleri henüz bir oluş halinde olan ve kentin öznelerinin kendini var edebileceği alanları yaratmayı amaçlayan bu anlamda felsefeden siyasete sanattan edebiyata bilgi hiyerarşisinin karşısında duran bir tavırla tüm bu alanlarda üretimi hedefleyen bir fikir. Bu fikrin oluşumundaki tüm aşamalarda içinde bulunmak isteyen herkesin kurucu rol edinmesini oldukça önemsiyoruz. Esasında kentin özneleri olarak bizler, hepimiz bir araya gelme ve üretme ihtiyacı içindeyiz bu ihtiyacın doğurduğu bir çaba kent enstitüleri.</p>
<p><strong>Biraz da ekibinizle ilgili bilgi verebilir misiniz?</strong></p>
<p>Kurucu ekip demek biraz zor ama belki yürütücüleri denebilir çoğunluğu öğrenci olan bir grup genç. Hepimizin farklı ilgi alanları var. Bir araya geliyoruz ve biri &#8220;bence bunu tartışmalıyız bu konuda ortaya bir söz, bir üretim süreci koymalıyız&#8221; diyor ve o konuda düşünmeye başlıyoruz. Kiminle konuşabiliriz, nasıl daha yapıcı ve yaratıcı bir süreç ilerletebiliriz düşünüyoruz. Aynı konuda okumalar ve tartışmalar yürütüyoruz. Asıl istediğimiz şey aynı konuda bizimle bir araya gelen insanların oradan dinleyici olarak değer kent enstitülerinin bir öznesi olarak ayrılması ve &#8220;bu konuda başka ne yapabiliriz?&#8221; diye sorması.</p>
<p><strong>&#8216;Safsata ne ola ki?&#8217; sorusunu merak ediyoruz, &#8216;Safsata Okulu&#8217; nedir? </strong></p>
<p>Safsata okulu bizim kış bültenimizin son atölyesiydi. Birçok tartışmada fazla aceleci, önyargılı, genellemeci veya niyet okuyucu olabiliyoruz. Bu çoğu zaman iletişimin sağlıklı ilerlemesini önlüyor. İfadelerimiz arasında kurduğumuz bağ ile ilgili eğer birbiri ile bağlı kıldığımız ifadelerin birbiri ile bağında bir mantık hatası varsa buna safsata deniyor. Bu aslında hukuk öğrencisi olan bir arkadaşımızın okulda aldığı bir dersti. Biz de bunu kent enstitülerine taşıdık. Konuşurken nelerin safsata olduğunu safsataların nelere sebep olduğunu ve nasıl safsata yapılmaz&#8217;ı öğrendik.</p>
<p><strong>&#8216;Bir olmanın deneyimini keşfetmek için yola çıktık&#8217;</strong></p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34212" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/IMG_8788-1-780x405-640x332.jpg" alt="" width="640" height="332" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/IMG_8788-1-780x405-640x332.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/IMG_8788-1-780x405.jpg 780w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><strong>Etkinliklerinizi neye göre planlıyorsunuz? </strong></p>
<p>İçimizdeki kalabalıkların dışımızdakilerden daha fazla olduğunu biliyoruz ve insanların yaşam alanı olan kentlerde bu kalabalıklar, etkileşimler ve ilişkiler fazlaca tüketilebilir oluyor. Keza bilgi de öyle. Bizim için tasarlanmış yerimizin ve rolümüzün belli olduğu yerlerde yaşıyor öğreniyoruz. Bu, kentte yaşayan herkes için ortak durum. Biz buna kent özneleri diyoruz ve kent enstitülerinin aslında zamanında köy enstitülerinin yaptığı gibi kentte özneyi ihtiyaç duyduğu her alanda kurmasını hedefliyoruz. Bir veren-alan ilişkisi olarak hedeflemeyi tercih etmiyoruz. Bu yola, bir olmanın deneyimini ve üretkenliğini keşfetmek için girdik ve birlikte üretme ile ortaya çıkan dayanışmaya hiçbir not sisteminin paha biçemeyeceğini biliyoruz.</p>
<p><strong>Belirli bir mekân kullanıyor ve mekânı genel kullanıma da açıyorsunuz, buradan bahsedebilir misiniz? İnsanlar hangi günler/saatler; hangi kullanım amacı ile buradan faydalanabilir?</strong></p>
<p>Evet kentin orta yerinde taksimde mekânımız, ama belirlenen okula göre mekân her yer olabilir aslında. Şimdiye kadar okullarımız istiklal caddesi üstündeki Hazzopulo pasajı içindeki binamızda gerçekleşti. Mimari açıdan oldukça ilgi çekici ve kullanışlı bir yer. En üst kat bizim ofis ve kütüphane olarak kullandığımız kat, alt kat bir tiyatro sahnesi, onun altı toplantı salonu. Aslında binanın kendisi de kent özneleri tarafından ortak kullanılıyor bizim yaptığımız çağrıyla bu insanlar artmış oluyor sadece. Bu sıralar üniversitelerde final zamanı ve kendi deneyimlerimizde de gördüğümüz şey ders çalışmak isteyen insanların rahat, sıcak, ucuz ve sessiz bir yer bulamıyor olması. Bunun üzerine insanlar neden burada gelip ders çalışmasın diye düşündük ve pazartesi günleri hariç hafta içi her gün saat 10:00 ile 18:00 arasını çalışma saati olarak belirledik. Biz zaten orda oluyoruz çayımızı kahvemizi demleyip oturup kitap okuyup çay içiyoruz bazen sohbet ediyoruz neden başka insanlar da bize katılmasın diye düşündük.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34213" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/IMG-20181227-WA0032-640x480.jpg" alt="" width="640" height="480" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/IMG-20181227-WA0032-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/IMG-20181227-WA0032-1024x768.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/IMG-20181227-WA0032.jpg 1280w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><strong>2018&#8217;de gerçekleştirdiğiniz çalışmalardan bahsedebilir misiniz?</strong></p>
<p>İlk etkinliğimiz 2018 kışında Süreyya Karacabey ile gerçekleşmişti. Kendisi ile &#8220;gündelik hayata direnmek&#8221; üzerine konuştuk, Nebil Sayın ile &#8220;oyunculuğun ameleliği&#8221;ni konuştuk, Sine-Sen başkanı Zafer Ayden ile sansüre karşı yürüyüşü anlatan &#8220;düştük yollara&#8221; belgeselini izledik daha sonra Ozan Takış ile çocuk işçiliği anlatan ve Ahmet Yıldız&#8217;a ithaf edilmiş olan &#8220;Şekure Pembe&#8221;yi izledik ve konuştuk.</p>
<p>#üniversitemedokunma eylemleri sırasında üniversite nedir ve neden bölünür sorularına EĞİTİM-SEN 6 Nolu Üniversiteler Şube Başkanı M. Görkem Doğan ve Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Sekreteri Akif Burak Atlar ile cevap aradık ve daha sonra İstanbul Kent Savunması ile kent hakkını konuştuk. Güz döneminde ise kentin inşasını dayanışmacı mimarlar, dev-yapı-iş işçileri ile beraber tartıştık. İTÜ moleküler biyoloji kulübü ile evrimi, Sevinç Öztürk ile spinoza ve özgürlüğü ve Esra Derya Dilek ile safsatayı konuştuk.</p>
<p>Aynı zamanda ünlü filozofların karikatürlerini ve ilginç videoları çeviren bir çeviri grubu ve belli aralıklarla sayfalarımızda paylaştığımız #kitaptabugün hashtagini güncelleyen bir ekip oluştu.</p>
<p><strong>2019&#8217;a yeni girdik. 2019 için planlarınız nedir? Biraz kopya verir misiniz?</strong></p>
<p>Bahar okulunu henüz planlama aşamasındayız ama bir dayanışma okulu gerçekleştirmeyi düşünüyoruz. Daha önce Değirmen Sanatevi ile gerçekleştirdikleri bir yaz okulu kapsamında bir araya gelmiştik. Bu tarz faaliyetlerin giderek yok olmaya mahkûm edilen mahalleler ve kentte yaşayan tüm insanlar için önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu pratiklerin yeni yollarını aramak üzere tecrübeli arkadaşlarla bir araya geleceğiz gibi görünüyor. Diğer okullar sürpriz olsun.</p>
<p>Ayrıca burada herkes gönüllü aslında, fonlu bir iş değil. Kendi çabamızla yürüyen bir şey ve bu anlamda sınırlarını burada kendini var eden insanlar hep beraber belirler. &#8216;Kent enstitüleri ne yapar? Ne yapsın? Nasıl yapsın&#8217;a ilkini 2 hafta içinde gerçekleştireceğimiz koordinasyon toplantısında hep beraber karar vereceğiz. Km bilir belki buradan bir kent meclisleri fikri çıkar. Kent enstitülerine dair fikri olan herkesi bekliyoruz.</p>
<p>Bize bir çayımızı içmek üzere adresimizden (Hazzopulo Pasajı No:1 Kat:2 Beyoğlu) ulaşabilir; Twitter, Facebook ve Instagram hesaplarımızdan güncel programımızı takip edebilirler. <a href="http://kentenstituleri.org/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=http://kentenstituleri.org&amp;source=gmail&amp;ust=1547382776122000&amp;usg=AFQjCNF4qt3z9_s1d6mzuAJU3wKRkPnFAw">kentenstituleri.org</a> adresli web sitemizden iletişim formunu doldururlarsa hem koordinasyon toplantıları için bir araya gelmemizin yolu açılmış olur hem de sürekli iletişim halinde kalmış oluruz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/12/kent-enstituleri-tek-alanda-var-olmayalim-hayatin-her-alanina-dokunalim/">Kent Enstitüleri: &#8220;Tek Alanda Var Olmayalım Hayatın Her Alanına Dokunalım!&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cinsel Şiddet Sonrası Destek Sistemi Nerede?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/05/cinsel-siddet-sonrasi-destek-sistemi-nerede/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/05/cinsel-siddet-sonrasi-destek-sistemi-nerede/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aybala Arslantürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Dec 2018 08:12:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[CŞMD]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel şiddet sonrası destek programı]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[SPoD]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=32923</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği 1 Aralık Cumartesi günü ‘Cinsel Şiddet Sonrası Destek Sistemi Nerede?’ panel/forumunu gerçekleştirdi. Etkinlik; cinsel şiddete maruz bırakılan kişilerin “Cinsel şiddete maruz kaldım, ne yapmalıyım? Nerelere, nasıl başvurabilirim? Kimlerden, hangi kurumlardan destek veya hizmet alabilirim?” vb. sorularına cevap vermeyi amaçlayarak alanda çalışan isimleri ve kurumları bir araya getirdi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/05/cinsel-siddet-sonrasi-destek-sistemi-nerede/">Cinsel Şiddet Sonrası Destek Sistemi Nerede?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi Müdürü Nermin Fügen Özer, ŞÖNİM’ ler hakkında bilgi verdi. 2012 yılında kurulan ŞÖNİM, pilot olarak 6 ilde açıldı ve şu an 73 ilde mevcut. ŞÖNİM olmayan illerde ise il müdürlükleri bu görevi yürütüyorlar. İstanbul’da bir tane ŞÖNİM var ve koordinasyonla yükümlü. Yerel yönetimler ve bakanlığa bağlı olmak üzere toplamda 19 tane kadın konuk evinin koordinasyonu da ŞÖNİM’ lerce yapılmakta. Şiddet verileri aktaran Özer, ‘İş alanımızda konuya sadece cinsel şiddet olarak konuya bakmıyoruz, her türlü şiddete maruz bırakılanla ilgileniyoruz. Dünyada en çok kadınlar, göçmenler, yaşlılar ve çocuklar maruz bırakılıyorlar. Dünya Sağlık Örgütü 1.4 milyon insanın şiddet nedeniyle hayatını kaybettiği verisini sunuyor. Türkiye’de de her 10 kadından 3 tanesi fiziksel şiddet, her 10 kadından 1 tanesi cinsel şiddet, 2 kadından 1’i psikolojik şiddet görüyor.’</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-32925" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_0007-640x384.jpg" alt="" width="640" height="384" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_0007-640x384.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_0007-1024x614.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_0007.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_0007-610x366.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_0007-320x192.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Geçtiğimiz hafta sosyal medyada sıkça yer bulan, bir sinema bekleme salonunda teşhirle tacizde bulunan kişi ile maruz bırakılan kişinin aynı araçta emniyete götürülmesi konusunu örnek veren Prof. Dr. Şebnem Korur, devlet kurumlarında personele verilen eğitimlerin önemine değindi. Şiddete maruz bırakılan kişinin ilk muhatap olduğu kişiler olan emniyet güçleri yetkililerinin, hangi pozisyonda olursa olsun belirli psikolojik eğitimleri alması gerektiği, davranış değişikliklerinin zaruri olduğundan bahsetti. Korur; ‘Mevcut eğitimler yeterli olmuyor, bu eğitimlerin planlanmasında davranış değişikliğine yol açacak eğitim modellerinin oluşturulması kullanılması gerekli. Erişkin eğitim modelleri gerekiyor. Vitrin düzenlemesi yapmamak gerekiyor Avrupa istiyor, uyum yasaları gereği diye düzenlenen eğitim olmaz. Eğitim içten gelerek bu ülkede yaşayan bütün insanlar için, bu ülkede yaşayan insanlar ihtiyaç duydukları için yapılmalı.’ </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Korur ayrıca, şiddetin hayatta kalanına yöneltilen, kişiye maruz bırakıldığı muameleyi ‘hak ettiğini’ ima eden soruların sorulmaması gerektiğini hatırlattı. Prof. Dr. Şebnem Korur ‘Kişiye, Ne giyiyordun? Ne kadar içtin? Neden o arkadaşının evinde kaldın? gibi sorular sorulmamalıdır. Bu soruların sorulmayacağı koşullar oluşturulmalıdır. Savcı bu şekilde yöneltebilir ama bir ruh sağlığı uzmanının ya da bir sosyal çalışmacının, bu soruları uygun hale dönüştürerek koşulları anlamaya dönük sorular halinde yöneltebileceği bir ortama ihtiyacımız var. Bu birlikte çalışma ortamı önemlidir.’ sözleri ile çalışanların eğitimlerinin ve alanının uzmanları ile birlikte çalışmanın önemini vurguladı.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-32926" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_9975-640x581.jpg" alt="" width="640" height="581" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_9975-640x581.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_9975-1024x930.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_9975.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_9975-610x554.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_9975-320x290.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Prof. Dr. Ayşen Ufuk Sezgin;</span><span style="font-weight: 400;"> ‘İyiye giden şeylerden de bahsetmek gerek, bunlardan biri çocuklarla çalışırken özellikle cinsel istismarlar konusunda daha iyi eğitimli ekip oluştuğu konusudur. Özel görüşme odaları yapıldı, bu odalarda görüşme yapan uzmanlar eğitimliler. Çocuğu çok zorlamadan, rahatsız etmeden, aynalı odanın öbür tarafında görüşmelere başladılar. Çocuğu çok daha az örseleyerek çok daha iyi bilgi alınabiliyor. Bu, bütün verilen mücadelelerin olumlu sonuçlandığını göstergesidir.’ dedi.  Tecavüz kriz merkezlerinin oluşturulması için baskı yapılması gerektiğini belirten Sezgin ‘Tüm travmalar için ruhsal anlamda en büyük onarıcı destek sistemleridir. Sadece sağlık, hukuk, aile veya arkadaşlar yeterli değil. Bütün destek sistemleri aslında kişiye torba torba ilaçlardan günlerce gidilen terapi ve tedavi süreçlerinden çok daha iyi onarır. Ve tabii adaletin gerçekleşmesi, adalet gerçekleşirken kullanacağı destek sistemleri, aracılık eden sivil toplum örgütleri çok önemli. Bence Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği’nin böyle bir misyonu da var. Baskı unsuru oluşturup kesinlikle tecavüz kriz merkezlerinin kurulması lazım. Bu kriz merkezlerinde çalışan kişilerin de korunacağı sistemlerin oluşturulması lazım.’ dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İkinci kısım olan forumda ise sivil toplum kuruluşları, çalışma alanlarından ve verdikleri hizmetlerden bahsettiler. Bu oturumda; Kadınlarla Dayanışma Vakfı, </span><span style="font-weight: 400;">Sosyal Politikalar, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği, Sen de Anlat Dayanışma Platformu, Boğaziçi Üniversitesi Cinsel Tacizi Önleme Komisyonu ve Mor Çatı’dan temsilciler yer aldılar.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-32927" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_9957-640x386.jpg" alt="" width="640" height="386" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_9957-640x386.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_9957-1024x617.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_9957.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_9957-610x368.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/IMG_9957-320x193.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2001’de kurulan KADAV’ dan Esin Epli çalışma alanlarını; şiddet, hapishanedeki kadın ve lgbti+lar, mahpusluk deneyimi yaşamış kadın ve lgbti+lar, göç ve emek alanı olarak belirtti. KADAV’da hukuki ve psikolojik desteklerin yanı sıra temel hizmetlere erişim için de destek sunuluyor. Epli ‘Kişi bize maruz bırakıldığı şiddetten dolayı başvuruyorsa, önce o kişiyi mağdur olarak görmemekle çalışmaya başlıyoruz’ dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İstanbul’da yerel bir örgüt olmasına rağmen tüm Türkiye’den başvuru alan Mor Çatı’ dan Zuhal Güreli; ‘Mor Çatı’ nın daha fazla sığınak açmak, şube açmak gibi bir gayesi yok. Amaç daha fazla sığınak çalışması yapmak değil, sığınaksız bir dünyayı mümkün kılmak, kadınların sığınağa ihtiyaç duymadığı bir dünya kurmak.’</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-32928" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Untitled-1-640x360.jpg" alt="" width="640" height="360" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Untitled-1-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Untitled-1-1024x576.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Untitled-1-1280x720.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Untitled-1-610x343.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Untitled-1-320x180.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Untitled-1.jpg 1366w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">SPOD’dan Görkem Aypar ve Mustafa Sarıyılmaz, genel çalışmalarından, Spod Danışma Hattı’ndan ve üzerinde çalıştıkları yeni uygulamadan bahsettiler. Spod’un danışma hattı Nisan 2017’de kurulup tüm Türkiye’deki lgbti+lara ulaşabildiği yüz oldu, sadece mağduriyet değil, deneyim paylaşımları, açılma süreci ile ilgili konuşmak isteyen kişiler de arıyor. (Aile çağrıları Listag’a yönlendiriliyor) Sarıyılmaz; ‘6ayda aldığımız 420 çağrının en büyük oranı cinsiyet uyum süreci ile ilgili. Bu konuda daha fazla destek sağlayabiliriz diye düşünürken, teknoloji çağında neden bu konuyu bir telefon uygulaması haline getirmeyelim dedik. Bunun üzerine çalışmaya başladık. Mart başında kullanıma hazır halde olacak.’ </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">HarassMap’in Türkiye ayağı olan Sen de Anlat Dayanışma Platformundan Gizem Dikmen, platformdan ve nasıl işlediğinden bahsetti. ‘Sen de Anlat, kamusal alanda cinsel taciz veya saldırıya maruz bırakılan veya tanık olanların ne yaşadığını anonim olarak anlatabilecekleri bir dijital platform. Yaşanan tacizlerin niteliğini, niceliğini göstermeyi de planlayan bir açık veri platformu.’  Web sitesine girdiğinizde olay/müdahale bildir formları ile anonim olarak bildirim yapabileceğiniz gibi; karşınıza çıkan haritadan daha önce bildirilmiş tüm olayları inceleyebilirsiniz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Panel/forum, açık mikrofon bölümünde katılımcıların gün için değerlendirmeleri ve paylaşımları ile son buldu.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/05/cinsel-siddet-sonrasi-destek-sistemi-nerede/">Cinsel Şiddet Sonrası Destek Sistemi Nerede?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/05/cinsel-siddet-sonrasi-destek-sistemi-nerede/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meydanda Mülteci Meselesi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/20/meydanda-multeci-meselesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aybala Arslantürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Nov 2018 11:08:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Özlem Ekşi]]></category>
		<category><![CDATA[Meydan]]></category>
		<category><![CDATA[Meydan buluşmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Mülteci Meselesi Kimin Meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[mültecilik]]></category>
		<category><![CDATA[sivil sayfalar]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşama Dair Vakıf (YADA Foundation)]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=32544</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaşama Dair Vakıf ve Sivil Sayfalar tarafından düzenlenen Meydan Buluşmalarının ikincisi ‘Mülteci Meselesi Kimin Meselesi?’ konu başlığı ile 13 Kasım tarihinde Ankara’da gerçekleştirildi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/20/meydanda-multeci-meselesi/">Meydanda Mülteci Meselesi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum kuruluşlarından temsilcilerin katılımıyla gerçekleşen etkinliğin açılışında konuşan YADA Vakfı’ndan Ceylan Özünel, Meydan Buluşmaları ile hem sivil toplumun içerisindeki diyalog eksikliğinin giderilmesi; hem de yeni işbirlikleri ve ortak çözümlere adımlar atılmasını hedeflediklerini ifade etti. YADA’nın kurucularından Ulaş Tol da, gerçekleştirdikleri araştırmaların sonuçlarını hem sivil toplumla paylaştıklarını hem de kendi araçlarını ürettiklerini ifade ederek, “Bu tür etkinliklerde genelde birbirine alan olarak daha yakın olan kuruluşlar bir araya geliyor. Biz yaptığımız iş ve etkinliklerde herkesin kendi içinde toplanmasından ziyade, alanların birlikteliklerini sağlamaya çalışıyoruz. Sivil Sayfalar bunun bir örneği, diğeri de Meydan Buluşmaları. Buluşmalar üç temel amaca hizmet ediyor; </span></p>
<ol>
<li><span style="font-weight: 400;"> Farklı çalışma alanlarındaki sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirmesi, bu da alan geçişlerini görebilmeyi sağladı. </span></li>
<li><span style="font-weight: 400;"> Kendine benzemeyen ve söylediklerine güçlü itirazları olan yerlerle bir araya gelmek. </span></li>
<li><span style="font-weight: 400;"> Yeni yöntemlerle neler yapabiliriz konusunda etkin karşılaşmayı sağlamak” diye konuştu.</span></li>
</ol>
<p><b>Farklı Kurumlar, Ortak Meseleler&#8230;</b></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-32546" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0396-640x427.jpg" alt="" width="640" height="427" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0396-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0396-1024x683.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0396.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0396-610x407.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0396-320x213.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Katılımcıların birbirleri ile tanıştıkları açılış etkinliğinden sonra ‘Mülteci Meselesi Kimin Meselesi?’ başlığında katılımcıların mülteci çalışmalarındaki  deneyimleri paylaşıldı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İnsan hakları aktivisti </span><a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/31/meydan-soylesileri-sahada-bulunan-aktorler-guclendirilmeli/"><span style="font-weight: 400;">Ayşe Özlem Ekşi</span></a><span style="font-weight: 400;">; mülteci meselesinin çok boyutlu olduğunu dile getirerek, “İşin uluslararası boyutu, iç siyaset politik boyutu, insan hakları boyutu var; sivil toplum açısından farklı, kamudan baktığımızda farklı. Yürüttüğümüz projeler kapsamında aynı gün içerisinde kaymakamla, belediye başkan yardımcıları ile, bürokrasi ile; bir yandan sivil toplum kuruluşları ile, uluslararası örgütlerle ve mülteciler ile temasa girip birbirinden çok daha farklı ihtiyaçları ve perspektifleri gözlemleme imkânı buluyorum. Gözlemlediğim en önemli sorun koordinasyon sorunu. Etkileşim çok az, iletişim çok az, koordinasyon çok sorunlu olduğu için ve herkesin elinde bulunan veriler açıklıkla paylaşılmadığı için sürekli mükerrer faaliyetler ve yardımlar dillendiriliyor. Sivil toplumun kendi arasındaki etkileşimin de dönemsel olarak zayıflaması ve güçlenmesi de ayrı bir mesele. Göçmen toplumun sivil topluma katılımı, mültecilerin kendini ifadesi bambaşka bir boyut, kamuda politik katılımları ayrı bir boyut bütün bunlar hem kamunun hem sivil toplumun hem de mültecilerin kendi inisiyatiflerinin etkin olması, iletişimin sağlanması, koordinasyonun güçlenmesi ile gelişecek.’ dedi.</span><a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/07/yerelden-yola-cikarak-uretiyoruz/"><span style="font-weight: 400;"> Mavi Kalem Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nden </span><span style="font-weight: 400;">Arzu Karacanlar</span></a><span style="font-weight: 400;"> da konuşmasında, “Mülteciler yararlanıcı olarak projelerde yer alırlar. İlk defa burada mültecilerin sadece yararlanıcı değil, toplumda yaşayan bireyler de olduklarının vurgulandığını gördüm ve çok mutlu oldum.” dedi.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-32547" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0402-640x509.jpg" alt="" width="640" height="509" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0402-640x509.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0402-1024x815.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0402.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0402-610x485.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0402-320x255.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İzmir merkezli Uluslararası Yardımlaşma ve Entegrasyon Derneği’nden Muhammed Abdullatif Alsairavan, medyada Suriyelilerle ilgili olumsuz algı oluşturacak yayınlardan duyduğu üzüntüyü ifade ederek, “‘Suriyeliler olarak bizler keyif için değil zor durumlardan geldik. Mültecilerin yük geldiğinin farkındayız. Bir mülteci olarak şöyle bir problem yaşıyorum, hepimiz yaşıyoruz aslında ve bunun için bir şey yapabilir miyiz merak ediyorum. Bu da bizimle ilgili çıkan; yardım parası aldığımız, okullara sınavsız girdiğimiz gibi söylentiler.’ dedi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Suriyeli Hanımlar Derneği Başkan Maaisa Said</span><span style="font-weight: 400;"> de, </span><span style="font-weight: 400;">sadece Suriyeli kadınlara hizmet verdiklerini, hizmetlerinin arasında psikolojik destek, sosyal destek bölümü (aile huzuru, Türkçe kursu) sosyal uyum kursları olduğundan bahsetti. Said, d</span><span style="font-weight: 400;">ernek ile ilişki içerisinde olan 4000 kişi ile yaptıkları çalışma sonucu kadınların %56&#8217;sının eğitimli olduğunu ve kendi ayakları üzerinde durmak istediklerini; bu nedenle kendi işlerini açabilmeleri için mikro kredi verdiklerini anlattı. </span><span style="font-weight: 400;">Türkiyeli ve Suriyeli sivil toplum kuruluşlarının bir arada çalışması ile sürdürülebilirliğinin sağlanacağını belirten Said</span> <span style="font-weight: 400;">kendi dernekleri özelinde de başka Türkiyeli dernekleri ile çalışmak istediklerini ve iş birliklerine açık olduklarını belirtti.</span></p>
<p><strong>Açık meydanda tartışmalar çözüm önerileri ile son boldu</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-32548" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0530-640x427.jpg" alt="" width="640" height="427" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0530-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0530-1024x683.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0530.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0530-610x407.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0530-320x213.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Etkinliğin son bölümünde katılımcıların önerileri ile belirlenen konu başlıkları ile açık meydanlar kuruldu ve konu başlıkları tartışıldı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Birinci grup, dil bariyeri konusunu ana dilde eğitim ve entegrasyon-uyum başlığı ile ele aldı. Türkiye’nin mülteci politikalarının konuşulduğu bölümde, sosyal sivil hayata katılımın mevcut durumu  ve nasıl olması gerektiği tartışıldı. Uyum denilen kavramın tek yönlü olmaması gerektiğinin vurgulandığı tartışmada, ‘bir arada yaşam’ ifadesinin daha doğru bir kavram olduğu ve bunun öğrenilen bir süreç olduğunun altı çizilelerek bunu hayata geçirecek projelere ihtiyaç olduğuna dikkat çekildi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir diğer grup nefret söylemi ve ‘neden sosyal uyumu sağlayamıyoruz?’ sorusunu tartıştı. Kalıcı olmaları ile yüzleşememe, misafir/geçici koruma altında olunması yerel halkın kabullenememesine ve nefret söylemlerinin sürekliliğine neden olabileceği konuşuldu. Bu noktada da temelin aslında bilgi eksikliği ve doğru bilinen yanlışlar olduğu yinelendi. Çözüm önerilerinde; yerel seçim sürecini etkileyecek bir kampanya oluşturmak, meydan etkinliğinin çıktılarını sadece sivil toplumla değil devlet kurumları ile paylaşmak, ders kitaplarında ayrımcılık karşıtı bölümlerin olması için adım atmak, temel olarak Türkiyelileri sosyal uyuma katmak, platformlar üzeri bir sosyal medya kampanyası yapmak vardı. Mülteci kalıbından çıkıp iş arkadaşı, komşu, yol arkadaşı gibi bakılabildiğinde normalleştirme sürecine girileceğinin ve bunun fayda sağlayacağına değinildi.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-32550" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0571-640x427.jpg" alt="" width="640" height="427" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0571-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0571-1024x683.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0571.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0571-610x407.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/0H4A0571-320x213.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">3. grupta, engelli Suriyeli çocukların rehabilitasyon merkezlerine erişimleri, bu hizmetten yararlanamıyor olması ile sığınma evlerine erişemeyen mülteci kadınların sorunları tartışıldı. Sivil toplum kuruluşlarının fon sağlayıcılardan fon alıp sonrasında ise hizmeti tam sağlamadıkları yarım bırakıldığı gözlemleri paylaşıldı. Mülteci konusunun tek başına ele alınmasının doğru olmayacağı, daha önce gerçekleştirilmiş ayrımcılıklarla ortak noktalarının olduğu ve her şeyi kapsayan bir mücadelenin yürütülemeyeceğine değinildi. Sağlık konusunda sivil toplum arasında bilgi aktarımını sağlayabilecek bir raporlama yapılması çözüm önerisi olarak dile getirildi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dördüncü grupta mültecilerin istihdamı, uluslararası mülteci politakaları ve göç alanında bilgi üretimi konuları konuşuldu. Çalışma iznini iş verenlerin bürokratik nedenlerden dolayı genelde almak istemediği belirtilerek, istihdamın artması için özel sektöre vergi indirimine gidilebilir önerisi getirildi. Suriyelilerin seyahat hakkıyla ilgili yaşadıkları sıkıntıların istihdam konusuna da olumsuz etki ettiği vurgulandı. Seyahat hakkının önlenmesinin istihdama ket vurması konu edildi. Akademide ve sivil toplumda her kurum her fona erişemediği, bu alanda eşitsizlikler olduğu vurgulandı.Bilgi üretimine sivil toplumun araştırmacı vasfı ile katılamaması ve araştırmaların etik kurallara uygun olarak yapılması ve araştırıcıların güvenliğinin  sağlanmasının önemine işaret edildi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir diğer grup, iş birliği ve ortak çalışmalar üzerine konuştu. Mülteci meselesi diyalog eksikliğinin ve işbirliği kurulmasının sorunlu olduğu mesele olarak nitelendirildi. Hem sivil toplumun kendi içinde hem de devletle kurmaya çalıştığı ilişkilerin önünde engeller olduğu konuşuldu. ‘Bazı ağlara girmek zor, nasıl aşabiliriz’ sorusuna cevap arandı. Sahada ise daha çok yan yana olmaya ihtiyaç var özellikle insani yardım kuruluşları ile kapasite geliştirici kuruluşların bir arada olması aslında birlikteliğin ilk adımı olabilir; tematik geçişkenliğe de ihtiyaç var örneğin insani yardım kuruluşları çalışmalarına kadın çalışmaları gruplarının da katılması ve toplumsal cinsiyet perspektifinden konuya müdahil olması önerisi getirildi. Bir araya gelme etkinliklerinin yerelde daha etkili olabileceği konuşuldu. Almanya’da yaşamış bir katılımcı bir Facebook grubu ile birçok sivil toplum kuruluşlarının bir araya geldiği deneyim paylaşımı yapıldığını aktardı. Böyle bir topluluk örneğinin Türkiye’de kurulması önerisi getirildi ve sonrasında tüm grupların tartışmaları paylaşılırken de mümkünlüğü üzerine görüş bildirildi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Etkinlik, grup tartışmalarında konuşulan konuların ve çözüm önerilerinin tüm katılımcılarla paylaşılması ile sona erdi.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/20/meydanda-multeci-meselesi/">Meydanda Mülteci Meselesi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meydan Söyleşileri: &#8216;Mültecileri Kabullenen Bir Toplumsal Gerçekliğe İhtiyacımız Var&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/16/meydan-soylesileri-multecileri-kabullenen-bir-toplumsal-gerceklige-ihtiyacimiz-var/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aybala Arslantürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Nov 2018 08:00:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Greenpeace Akdeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Meydan Söyleşileri]]></category>
		<category><![CDATA[Nefes Projesi]]></category>
		<category><![CDATA[REŞİT ELÇİN]]></category>
		<category><![CDATA[sınır tanımayan doktorlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yurttaşlık Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=32441</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kendi ülkelerinde veya göç yolunda kötü muameleye maruz kalmış göçmen ve mültecilere, yasal statülerine bakılmaksızın, psikolojik ve sosyal destek ile tıbbi vaka yönetimi hizmetler sunan Nefes projesi koordinatörü Reşit Elçin ile mültecilerin sağlık hizmetlerine erişimleri ve alanda sivil toplumun rolü üzerine görüştük. Elçin, sağlık alanında sivil toplum kuruluşlarına bütüncül hizmet verme imkânı tanıyan politika değişikliklerine ihtiyaç olduğunu, ancak bu şekilde sağlık sisteminde bir rahatlama sağlanabileceğini belirtti.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/16/meydan-soylesileri-multecileri-kabullenen-bir-toplumsal-gerceklige-ihtiyacimiz-var/">Meydan Söyleşileri: &#8216;Mültecileri Kabullenen Bir Toplumsal Gerçekliğe İhtiyacımız Var&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Sivil toplumda farklı alanlarda deneyimleriniz mevcut, genel olarak bahsedebilir misiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Uzun bir süre iklim koruma alanında çalıştım. Hayatımın bu dönemini Bursa’da yerel bir STK’da başlatıp Greenpeace Akdeniz iklim ve enerji kampanyası sorumlusu olarak sonlandırdım. Greenpeace’teki son yıllarımda iklim değişikliği ve savaş kaynaklı insani krizlerin kesiştiği noktalarda projeler gerçekleştirdim, ardından da insani yardım alanına geçmeye karar verdim. Bu yılın ortasından itibaren Yurttaşlık Derneği’nin yürüttüğü, Sınır Tanımayan Doktorlar’ın (MSF) teknik ve finansal olarak desteklediği “Nefes: Kötü Muameleden Hayatta Kalan Göçmenlere Yönelik Rehabilitasyon Merkezi” projesinde koordinatörlük yapıyorum.</span></p>
<p><b>Mültecilerin sağlık hizmetlerine erişimlerinde gözlemlenen ana sorunlar nelerdir ve bunlarla ilgili iyileştirmenin hangi noktadan başlanarak yapılması gerekir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Birçok başlık altında ele alınması gereken bir konu. Geçici koruma ya da uluslararası koruma altında olan mültecilerin sorunları ile herhangi bir koruma statüsü olmayan mültecilerin ortak sorunları var ama koruma statüsü olmayan mültecilerin sorunları daha ağır. Koruma altında olanlar ikamet bölgelerinde sağlık hakkına erişebiliyorlar, ancak statüsüz mülteciler maalesef herhangi bir erişime sahip değiller.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Genel olarak bütüncül yaklaşım ve adil muamele eksikliği mültecilerin sağlık alanında devlet kurumlarından uzak durmalarına, sivil toplum kuruluşlarının sağladığı hizmetlere ya da kendi tampon mekanizmalarına, yani merdiven altı sağlık hizmetlerine yönelmesine yol açıyor. Bu sorunun aşılmasının önündeki en büyük engel toplumsal ve siyasal statü eksikliğinden kaynaklanıyor. Türkiye’de kalma iradesi gösteren mültecileri kabullenen bir toplumsal gerçekliğe ihtiyacımız var.</span></p>
<p><b>Sivil toplumun katkısı elbette çok önemli fakat yeterli mi?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son 10 yılda insani yardım alanında çalışan STK’ların sayısı ve kapasitesi bir hayli büyüdü ve gelişti; uluslararası kuruluşlarla birlikte sivil toplumun bu alanda büyük bir etkisi var. Özellikle sağlık sistemine sivil toplumun aktör olarak girmesi bu alanda bir rahatlama yaratır diye düşünüyorum. Bu konuda STK’lara bütüncül sağlık hizmeti verme imkânı tanıyan bir politika değişikliğine ihtiyacımız var.</span></p>
<p><b>Daha önce verdiğiniz bir </b><a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/27/insan-haklari-ve-cevre-mucadelesi-veren-sivil-toplum-kuruluslari-arasinda-vizyon-birlikteligi-yok/"><b>röportajda</b></a><b> “örneğin…mülteci hakları üzerinden çalışan sivil toplum kuruluşlarının bir ağı yok. Geçici iş birlikleri ya da proje ortaklıkları oluyor ama böylesi bir ağ yok” beyanınız var. Bu konuda yol alındığını gözlemlediniz mi?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Evet, bu konudaki beyanım genel olarak sivil toplumun yapılanma biçimine dairdi ve hala geçerli. Kurumsallaşma amacı güden tematik ağların sivil toplumun etkisini, politika belirleme gücünü geometrik olarak artıracağını düşünüyorum.</span></p>
<p><b>Meydan etkinlikleri gibi toplanmaların ağ oluşturma anlamında da fayda sağlayacağını düşünür müsünüz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Evet, böylesi etkileşimlerin yakın teması artıracağını ve birlikte ihtiyaç analizi yapma imkânı sunması açısından çok kıymetli sonuçlara sahip olacağını düşünüyorum.</span></p>
<p><b>STK’lar arası iş birliklerini -dönemsel de olsa- etkili buluyor musunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kesinlikle çok etkili buluyorum, örneğin bizim projemizde desteklediğimiz danışanlarımızın büyük bir çoğunluğu başka STK’lar aracılığıyla bize erişiyorlar. Bu da halihazırda etkili bir iş birliğinin varlığını gösteriyor.</span></p>
<p><b>Sivil Toplum ‘bir arada yaşam’ konusunda neler yapıyor ya da neler yapabilir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mülteci alanını düşünürsek toplumsal entegrasyon için mültecilerin edinmesi gereken formlara dair büyük çabalar, projeler ve hizmetler mevcut. Sadece STK’larda değil, kamu kurumlarında da mevcut. Ancak Türkiye toplumunun kendi bir aradalığı sorununun dışında, mültecilerle entegre olmasına dair herhangi bir siyasal ya da toplumsal zemin inşasının olmadığını görüyoruz. Mülteciler bir arada yaşamaya hazır ama Türkiye toplumu buna hazır ve istekli değil gibi görünüyor.</span></p>
<p><b>Meydan toplantısında ön plana çıkarmayı planladığınız sorunlar/tespitler ya da çözüm önerileriniz neler olacak?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Açıkçası meydan katılımcılarının görüşlerini dinlemek en önemli beklentim. Ancak daha güçlü bir sivil toplum inşasına her alanda ihtiyacımız var; çevre ya da insani yardım pek farklı değil bu açılardan. Dolayısıyla sivil toplumun aktör olarak gücünü artıracak bir perspektifte görüşlerimi sunacağım.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/16/meydan-soylesileri-multecileri-kabullenen-bir-toplumsal-gerceklige-ihtiyacimiz-var/">Meydan Söyleşileri: &#8216;Mültecileri Kabullenen Bir Toplumsal Gerçekliğe İhtiyacımız Var&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meydan Söyleşileri: Yerelden Yola Çıkarak Üretiyoruz</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/07/yerelden-yola-cikarak-uretiyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aybala Arslantürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Nov 2018 14:02:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Mavi Kalem]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Arzu Karacanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Mavi Kalem Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Mavi Kalem Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Meydan Söyleşileri]]></category>
		<category><![CDATA[UNHCR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=32252</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mavi Kalem Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği 1999 Marmara Depremi sonrasında, Eylül 2000’de gönüllü çalışan birlikte çalışma uyumunu yakalayan, paylaşma ve dayanışmanın önemine inanan küçük bir grup tarafından kuruldu. 18 yıllık yerel bir sivil toplum kuruluşu olarak Fatih-Balat bölgesinde çalışmalarına devam ediyorlar.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/07/yerelden-yola-cikarak-uretiyoruz/">Meydan Söyleşileri: Yerelden Yola Çıkarak Üretiyoruz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Meydan Buluşması öncesi görüşlerini aldığımız Arzu Karacanlar mevcut projelerini ‘</span><span style="font-weight: 400;">Mavi Kalem halen Suriyeli ve Suriyeli olmayan mülteci çocuklara yönelik, çocuk koruma risklerinin tespiti, risk azaltmaya yönelik hizmetlere erişim, ev sahibi toplum ile sosyal temas alanları oluşturulması’ ve ‘Suriyeli kız çocuklarına yönelik, eğitime kazandırma, güçlendirme ve sosyalleşmelerini desteklemeye yönelik projeler’ olarak belirtti.</span></p>
<p><b>Derneğinizin kuruluş amacı ve çalışma alanları nelerdir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Uluslar arası insani yardım prensiplerinin yaygınlaştırılması; kadınların güçlendirilmesi, kadın  sağlığı ve sağlık hakları ile çocukların eğitime yönlendirilmesi ve eğitimlerinin desteklenmesi Mavi Kalem’in öncelikli çalışma alanlarıdır. </span></p>
<p><b>Hali hazırdaki çalışmalarınız nelerdir? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mavi Kalem halen Suriyeli ve Suriyeli olmayan mülteci çocuklara yönelik, çocuk koruma risklerinin tespiti, risk azaltmaya yönelik hizmetlere erişim, ev sahibi toplum ile sosyal temas alanları oluşturulması,  çocuk dostu çevrenin güçlendirilmesi ve toplum temelli çocuk koruma anlayışının yerleştirilmesine yönelik çalışmalar yapmaktadır. Bu çalışmalarda kamu kurumları ve UNHCR ile işbirliği yapmaktadır. Bunun dışında, devam eden bir diğer proje kapsamında Suriyeli kız çocuklarına yönelik, eğitime kazandırma, güçlendirme ve sosyalleşmelerini desteklemeye yönelik projeler uygulamaktadır.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-32253" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/MK2-640x453.jpg" alt="" width="640" height="453" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/MK2-640x453.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/MK2-1024x725.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/MK2-610x432.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/MK2-320x227.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/MK2.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><b>Uzun yıllar boyunca bulunduğunuz Fatih/Balat bölgesinden sizi İstanbul’un bir başka semtinde Zeytinburnu’na da çalışma alanınızı genişleten ‘Çocuk Koruma Projesi’nden bahsedebilir misiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mavi Kalem tarafından yürütülen Çocuk Koruma Projesi; İstanbul Fatih ve Zeytinburnu bölgesinde Suriyeli aileler ve çocuklar için nitelikli çocuk koruma hizmetlerini geliştirmeyi amaçlar. Bu proje, amacı sığınmacı toplumla çocuk koruma üzerine çalışan yerel aktörlerin genel kapasitesini güçlendirmek ve onlara destek olmak amacı taşıyan bir programdır. Projenin nihai hedefi; belirtilen bölgelerde şiddet, istismar, sömürü ve ihmal olarak dört kategoriye ayrılan temel Çocuk Koruma riskleri altındaki çocukları tespit etmek, bu çocuklara psiko-sosyal destek sağlamak, çocuk koruma konusunda hem yerel toplumda hem sığınmacı toplumda farkındalığı arttırmak üzere bilgilendirici çalışmalar yapmak, sığınmacı topluluktan aileleri ve çocukları;  geçici kimlik edinme, sağlık, eğitim ve hukuksal ihtiyaçları hakkında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Devlet Hastaneleri, Milli Eğitim Bakanlığı ve Kızılay tarafından verilen hizmetler konusunda bilgilendirmektir. Mavi Kalem, proje kapsamında; Türkçe-Arapça-İngilizce bilen, sosyal hizmetler eğitimi almış ve insani yardım çalışmalarında deneyimli kız ve erkek çalışanlardan oluşan Saha Çalışanı ve Vaka Yönetimi Ekibi istihdam etmektedir. Bu ekipler, Mavi Kalem veri tabanında mevcut olan adreslere ek olarak, yerel otoriteler ve diğer STK’ların yönlendirdiği adreslere ziyaretler yaparak, hane içindeki Çocuk Koruma riskleri altında bulunan çocukları tespit etmekte ve hangi hizmetlere yönlendirme yapılacağına karar vermekte, çocuk işçilik ve çocuk evlilikleri konusunda farkındalık yaratma amaçlı kampanyalar yürütmektedir.</span></p>
<p><b>Bölgedeki çocuklardan, esnaftan, bölgenin yaşayanından şahsi gözlemim Mavi Kalem’e karşı duyulan güven. Bu güveni ilk sağlamak ve elbette devam ettirmek bölgenin demografik yapısı itibarı ile de zor. Bunu bir stk olarak nasıl sağladınız?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öncelikle saha çalışmasını temel almak, çalışma alanında yerleşik olmak ve nitelikli hizmet üretmek Mavi Kalem’in çalışmalarının temel adımlarıdır. Çalışma alanında yerleşik olmak, alanın dinamiklerini anlamayı, içeriden bir bakışla çalışma yapmayı sağlamakta. Bunun yanında Mavi Kalem Derneği, bağımsız, hesap verebilir, şeffaf, yararlanıcıların katılımını destekleyen bir yaklaşımı önemser ve savunur. Çalışmalarda yerelden yola çıkarak üretmek ve yararlanıcının her aşamada katılımını önemsemek, Mavi Kalem’i kuruluşundan itibaren geçen 18 yıl içinde Balat’ın bir parçası haline getirdi. </span></p>
<p><b>Bir yandan çocuklarla çalışırken bir yandan da kadın çalışmalarınız var, bahseder misiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kadın sağlığı ve sağlık hakları, cinsiyete dayalı şiddetin önlenmesi, kadınların gelir getirici işlerle güçlendirilmesi, kadın dayanışması ve bireysel psikoterapi desteği Mavi Kalem’in hayata geçirdiği kadın çalışmaları arasında yer aldı.  Bu çalışmalarda yararlanıcıların doğrudan uygulamaları yönlendirmesini sağlayacak yöntemler kullanıldı. Kadın sağlığı, sağlık politikaları, sağlık hakları konularında yararlanıcılara yönelik bilgilendirme ve farkındalık geliştirme amaçlı yayın ve interaktif atölyeler uygulandı. Sorunlar, ihtiyaçlar ve çözüm seçenekleri kadınların katılımı ile ve kadın bakış açısından ele alınmaktadır. Yerel çalışmalarda kadınlara yönelik sosyo-demografik araştırmalar yapılarak, ihtiyaç analizi ve yararlanıcı profili belirlemede kullanıldı. Türkiye’deki kadın sağlığı politikalarının kadınların gözünden değerlendirilmesi ve talep oluşturmak amacıyla,  4 büyük ilde kadın kuruluşları ile kadın sağlığı politikaları forumları yapıldı ve sonuçları yayınlandı. 2016 yılından itibaren Mavi Kalem, çalışma alanları arasında etkin bağlantılar oluşturmayı hedeflemekte. Kız çocuklarına yönelik programlar ve afet ve acil durumlarda kadınların zarar görebilirliğine yönelik çok disiplinli çalıştay yapıldı, sonuç raporu yayınlandı.</span></p>
<p><b>Toplumsal cinsiyet alanında çalışmalarınız nelerdir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mavi Kalem toplumsal cinsiyet alanını bir proje konusu olarak ele almak yerine, toplumsal cinsiyet analizine dayanan bir bakış açısını yaptığı tüm çalışmaların zemini olarak görür. Bu nedenle toplumsal cinsiyet eşitliğini çalışmalarında ana akım olarak ele alarak çalışmalarını sürdürmektedir. Bu nedenle Mavi Kalem kadınlardan oluşan çalışma ekipleri oluşturmaya öncelik verir. Operasyonel ve idari alanlarda kadınların söz ve karar sahibi olmasını destekler. Hem projelerinde hem de kurumsal işleyişte şiddet, cinsiyetçilik, ayrımcılık, yolsuzluk yaklaşımlarını ve tutumlarını dışlar.</span></p>
<p><b>Çalışmalarınızı yürütürken kimlerle işbirliği gerçekleştiriyorsunuz? Bu süreci nasıl işletiyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İnsani yardım alanında çalışan uluslararası ve ulusal STK’lar, ilgili kamu kurumları, akademisyenler, konuyla ilgili profesyoneller, yerel toplum, gönüllüler  ve projelerin yararlanıcıları Mavi Kalem’in çalışmalarında işbirliği yaptığı kişi, topluluk ve kurumlardır. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/07/yerelden-yola-cikarak-uretiyoruz/">Meydan Söyleşileri: Yerelden Yola Çıkarak Üretiyoruz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meydan Söyleşileri: STK&#8217;ların Bilgi Birikimleri Bir Araya Gelmeli Ortak Bir Yol Haritası Çizilmeli</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/06/stklarin-bilgi-birikimleri-bir-araya-gelmeli-ortak-bir-yol-haritasi-cizilmeli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aybala Arslantürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Nov 2018 12:04:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[bir arada yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Birİz Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Meydan Söyleşileri]]></category>
		<category><![CDATA[Özlem Mumcuoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=32225</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ayrımcılığı önleyici her türlü çalışma ve ruh sağlığını ilgilendiren her türlü konuyu çalışma alanı belirleyen Bir İz Derneği’nden, Dernek Başkanı Özlem Mumcuoğlu mülteci meselesinin kalıcı çözümü için bir arada yaşamda önyargılı olan ‘ev sahibi’nin de çalışma alanına alınması gerektiğini belirterek ‘Mültecilere yönelik yapılan çalışmalar  kadar, toplumun önyargılarını azaltıcı, bir arada yaşam kültürüne dair çalışmaların da acilen artırılması gerekmektedir. Toplumsal barışa hizmet edecek en önemli şey bu önleyici çalışmalar olacaktır. ‘ dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/06/stklarin-bilgi-birikimleri-bir-araya-gelmeli-ortak-bir-yol-haritasi-cizilmeli/">Meydan Söyleşileri: STK&#8217;ların Bilgi Birikimleri Bir Araya Gelmeli Ortak Bir Yol Haritası Çizilmeli</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Derneğinizin kuruluş amacı ve çalışma alanları nelerdir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2013 yılında Bir IZ’le yola çıktığımızda toplum ruh sağlığı için </span><i><span style="font-weight: 400;">toplumdaki herkes </span></i><span style="font-weight: 400;">çalışma alanımıza giriyordu. Çocuklar, kadınlar, sosyal dezavantajlı tüm bireyler ve onlarla çalışan öğretmenler, ruh sağlığı çalışanları, sağlık çalışanları vb geniş bir kesimi hedef almıştık. 6.yılımızda geldiğimiz nokta kadınlar, çocuklar ve mülteciler öncelikli olmak üzere sosyal dezavantajlı herkes çalışma alanımıza girmektedir. Toplumsal barışa hizmet edecek her konu Bir IZ in konusudur</span></p>
<p><b>Halihazırdaki çalışmalarınız nelerdir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ayrımcılığı önleyici her türlü çalışma ve toplum ruh sağlığını ilgilendiren her türlü konu çalışma alanımıza girmektedir. Kentin ruh sağlığına etkisinden mülteci sorununa, anne babalar öğretmenler gibi çocuğa dokunan her türlü kurum ve kişilerin güçlendirilmesinden şiddet önleyici çalışmalara kadar geniş bir yelpazede çalışmaktayız. Ağırlıklı olarak önleyici çalışmalar yapmaktayız. Yanyana projemizde önleyici çalışmaların yanı sıra tedavi edici çalışmalara da dahil olduk.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-32234" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/1541450554899blob.png" alt="" width="400" height="274" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/1541450554899blob.png 400w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/1541450554899blob-320x219.png 320w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></p>
<p><b>Yan yana projesinin yürütücüsüsünüz. Bu proje özelinde yapılan çalışmalardan bahsedebilir misiniz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Suriyeli mülteci çocukların karşılaştığı ayrımcılığı azaltmayı ve mültecilerin sosyal uyumunu desteklemeyi hedefleyen YanYana &#8211; Suriyeli Çocuklar için Psikososyal Destek Projesi Bir İZ Derneği tarafından, Yuva Derneği ve Oyun Terapileri Derneği işbirliğiyle ve Avrupa Birliği Avrupa Komisyonu Temsilciliği, Demokrasi ve İnsan Hakları için Avrupa Aracı (DIHAA) desteğiyle yürütülmüştür. 1 Şubat 2017 tarihinde başlayan proje faaliyetleri 20 ay boyunca İstanbul ilinde gerçekleştirilmiştir. Suriyeli mülteci çocukların topluma kazandırılmasıdır. Bu kapsamda projenin hedefleri “mültecilere ilişkin ayrımcılık ve zenofobinin (yabancı düşmanlığının) azalması”, “Suriyeli çocuklar ile Türkiyeli çocukların okul ortamında kaynaşmasına ilişkin araçlar geliştirilmesi” ve “Suriyeli çocukların travmalarının iyileşmesi yoluyla iyilik halinin geliştirilmesi” dir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">YanYana Psikososyal Destek Programı İstanbul ilinde 3500 öğrenciye uygulanmıştır. Ayrımcılığı azaltma ve kaynaştırma odaklı interaktif etkinliklerden oluşan program YanYana kutu oyununu da kapsamaktadır. Programı yürüten 120 öğretmen 3 günlük Öğretmen Eğitimine katılmış ve 10 haftalık program süresince 8 adet 16 saat süpervizyon desteği almıştır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Travma mağduru Suriyeli çocuklara yönelik geliştirilen YanYana Grup Terapi Programı kapsamında 550 Suriyeli çocuk 10 hafta süreyle düzenli grup terapisine katılmıştır. Programı yürüten 73 terapist 3 günlük Uygulayıcı Eğitimine katılmış ve program süresince düzenli olarak 15 Günde bir olmak üzere toplamda 30 adet 60 saat süpervizyon desteği almıştır. Program Grup Psikoterapileri, Oyun Terapisi ve EMDR teknikleri temel alınarak geliştirilmiştir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Proje faaliyetleri süresince 120 öğretmen, 73 terapist, 32 tercüman, okul örnekleminde 3500 çocuk, terapi örnekleminde 550 Suriyeli çocuğa ulaşılmıştır. 72 okul, 17 stk ve 26 gönüllü işbirliği ile 1200 okul ders saati, 1980 grup terapi saati sürecinde psikososyal destek programı faaliyetleri yürütülmüştür. 500 kutu oyunu basılmış ve ilgili kurum ve kişiler ile paylaşılmıştır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Projenin sürdürülebilirliği açısından bakacak olursak:</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Okullar için geliştirilmiş psikososyal destek programı: Suriyeli ve Türkiyeli çocukların kaynaşması ve çok kültürlü sınıf ortamı inşası için geliştirilmiştir. Proje faaliyetleri süresince İstanbul genelinde 120 öğretmen ile paylaşılmıştır.</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Kutu Oyunu: YanYana Kutu Oyunu Suriyeli ve Türkiyeli çocukların bulunduğu sınıf ortamında oynanması amacıyla iki dilli olarak geliştirilmiştir. Proje süresince İstanbul genelinde ve ülke çapında kullanımı yaygınlaştırılması hedefi ile 37 sivil toplum kurumu, 120 öğretmen ile paylaşılmıştır. </span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Grup Terapi Modeli: Travmanın stabilizasyonu ve Suriyeli çocukların iyilik halinin geliştirilmesi amacıyla geliştirilen Grup Terapi Modeli psikologların erişebileceği yapılandırılmış bir program olarak farklı kurumların erişime açılmıştır. Proje süresince 73 psikolog ile 17 merkezde uygulanmış ve 550 çocuğa ulaşılmıştır. </span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Ayrıca Unicef Alfarah Programı kapsamında Adana, İzmir, Gaziantep, Ankara, İstanbul, Antakya illerinde çalışmalarına devam eden 18 psikolog, 18 tercümana eğitimler verilmiş ve açılan gruplar sürecince 25 Eylül 2018 tarihine kadar 5 adet süpervizyon çalışması gerçekleştirilmiştir. Süpervizyonlar halihazırda devam etmektedir.</span></li>
</ul>
<p><b>Mülteci meselesinde sivil toplumun katkısı gözle görülür derecede büyük bir oranda. Sivil toplumun katkılarının devamlılığı ise elbette düzenli bağışları ve fonları ölçüsünde devam edebilir. Daha kalıcı çözümler için öncelikli adımların neler olduğunu düşünürsünüz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu konuda çalışan pek çok STK nın şu ana kadar biriktirdiği bilgi birikimi ve saha tecrübesi var. Bu bilgilerin bir araya gelip bir yol haritası ve sistem haline getirilmesi gerekiyor.  Sistem haline getirilmediği takdirde aynı döngüde takılıp kalmak ve amaca yönelik olmayan, birbirini tekrar eden çalışmalara dönme tehlikesi ile karşı karşıya kalınacaktır. Bu kadar bilgi birikimi ve proje  fon bulunamadığı takdirde devamlılık gösteremeyecektir. Mültecilere yönelik yapılan çalışmalar  kadar, toplumun önyargılarını azaltıcı, bir arada yaşam kültürüne dair çalışmaların da acilen artırılması gerekmektedir. Toplumsal barışa hizmet edecek en önemli şey bu önleyici çalışmalar olacaktır. </span></p>
<p><b>Toplum ruh sağlığı söyleşileri de 2017’den beri devam ediyor. Bu söyleşi serisini nasıl kurgulandı? Şimdiye kadar gerçekleştirilen söyleşilere ilginin yoğun olduğu gözlemlenebiliyor. Nasıl bir kitleye hitap ediyor ya da nasıl bir kitle oluştu zaman içinde? Bu söyleşilerle ilgili aldığınız geri dönüşler nedir? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2 yıldır devam ettirdiğimiz ve gurur duyduğumuz bir çalışma bu. Toplumun her kesiminden katılım var. İlk zamanlar 10 kişi gelince sevinirdik. Şimdi büyük salonlarda daha fazla kişiyi konuk edebiliyoruz. Hem çok değerli konuşmacılarımız oldu hem de önleyici toplum ruh sağlığına katkıda bulunacak pek çok değerli konuyu tartıştık. Başından beri ücretsiz yaptığımız bu söyleşilerin temaları nöropsikolojiden edebiyata, kentin ruh sağlığına etkisinden delilik tarihine kadar çok geniş bir yelpazede oldu. Amacımız daha yaşanılır bir toplumda nelere ihtiyaç olduğunu masaya yatırmak, çözüm önerilerini tartışabilmek ve toplumun iyilik haline hizmet edecek her konuya dikkat çekmek.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-32232" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/1541450437053blob-640x376.png" alt="" width="640" height="376" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/1541450437053blob-640x376.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/1541450437053blob-610x358.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/1541450437053blob-320x188.png 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/1541450437053blob.png 807w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><b>Toplumsal cinsiyet alanında çalışmalarınız nelerdir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kurulduğumuz günden bu yana çalıştığımız bir konu. Çünkü aile içi şiddetin en temelinde toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yattığına inanıyoruz. Ayrımcılığı önleyici çalışmalardan biri olarak UNFPA den aldığımız destekle Eyüp’de bir okulda yaptığımız Aile İçi Şiddetle Mücadele projesi böyle bir projeydi. Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi ve Gündem Çocuk Derneği ile ortak yaptığımız bu çalışmada öğrencilerle, ailelerle ve öğretmenlerle interaktif, kutu oyunlu ayrımcılığı önleyici bir çalışma gerçekleştirdik. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Firmalarla da toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimleri yapıyoruz. Yetişkinlerle eğitim yaparken kendi geliştirdiğimiz bir kutu oyununu oynuyoruz. Amaç toplumsal cinsiyete dair farkındalığı artırmak. İşe yetişkinler olarak hangi kesimden olursak olalım kendimizden başlıyoruz. İster beyaz yakalı ister mavi yakalı, ister psikolog ister öğretmen önce kendi önyargılarımızla yüzleşiyoruz. Bu yüzleşmeler olmadan başkasına yardım çok gerçekçi olmuyor.</span></p>
<p><b>Çalışmalarınızı yürütürken kimlerle işbirliği gerçekleştiriyorsunuz? Bu süreci nasıl işletiyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Fon veren uluslararası kurumlar, konsolosluklar, belediyeler, farklı STK larla işbirliği yapıyoruz. </span></p>
<p><b>Sivil Toplum &#8220;bir arada yaşam&#8221; konusunda neler yapıyor ya da neler yapabilir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sürdürülebilir projeler yapabilmek en büyük sorun. Bunun için de uzmanlaşmak çok önemli. STK ların birbirleriyle ortak çalışmalar yürütmesi, ortak akıl olması ve interaktif yeni yöntemler geliştirmesi önemli. </span></p>
<p><b>Meydan toplantısında ön plana çıkarmayı planladığınız sorunlar/tespitler ya da çözüm önerileriniz neler olacak?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yanyana projesinin henüz yeni tamamlanan etki raporunu sunmak isteriz. Kısaca özetleyecek olursak:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Proje faaliyetleri sonucunda Türkiye’deki devlet okullarında mülteci çocukların sosyal içermesine ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı ile işbirliği ve ağlar geliştirilmiştir. Okul örnekleminde öğretmenlerin sınıf ortamında duygu ifade etmenin önemine yönelik duyarlılık kazandığı belirlenmiştir. Proje uygulama sınıflarındaki öğrencilerin öğretmenlerinin kendilerine önem verdiğini ve önemli hissettirdiğini ifade ettiği gözlenmiştir. Sınıf içi ilişkilerde gelişmeler gözlenmiştir. Grup terapi örnekleminde psikologlar mülteci çocuklarla travma çalışmaya ilişkin beceriler edinmiştir. Suriyeli öğrencilerin kendilerini ve duygu ifade becerilerinde artış gözlenmiş, Suriyeli çocukların travmatik deneyimlerini çalışabilecekleri güvenli bir alan yaratılmıştır. Programı yürüten psikologlar gruplara devam eden çocukların sosyal becerilerinde gelişim gözlediklerini iletmişlerdir.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/06/stklarin-bilgi-birikimleri-bir-araya-gelmeli-ortak-bir-yol-haritasi-cizilmeli/">Meydan Söyleşileri: STK&#8217;ların Bilgi Birikimleri Bir Araya Gelmeli Ortak Bir Yol Haritası Çizilmeli</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mekanlar Değişse de Toplumsal Cinsiyete Dayalı Sorunlar Sabit</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/26/mekanlar-degisse-de-toplumsal-cinsiyete-dayali-sorunlar-sabit/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aybala Arslantürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Oct 2018 09:02:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Cinsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal cinsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Cinsiyet ve Mekân İlişkisine Yakından Bakmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=31892</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplumsal Cinsiyet ve Mekân İlişkisine Yakından Bakmak konferansı 22 Ekim’de Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. Moderatörlüklerini; Besime Şen, Ceren Lordoğlu, Didem Kılıçkıran ve Selda Tuncer’in paylaştıkları konferansta mekân ile toplumsal cinsiyet arasındaki bağlantıyı feminist bakış açısıyla inceleyen akademisyenler araştırmalarını sundular. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/26/mekanlar-degisse-de-toplumsal-cinsiyete-dayali-sorunlar-sabit/">Mekanlar Değişse de Toplumsal Cinsiyete Dayalı Sorunlar Sabit</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akademisyenlerin sundukları araştırma konularından bazıları: Tarlabaşı’nda Yaşayan ve Çalışan Kadınların Soylulaştırma Deneyimleri, Maden Kentlerinde Toplumsal Cinsiyet İlişkileri, Queer Mekân Olarak Maçka Demokrasi Parkı ve Türkiye’nin Kadınlara Özel ‘Helal’ Tatil Mekânları.</p>
<p>Tüm araştırmalar aslında farklı yerlerde benzer sorunların yaşadığını, sadece olayların biçim değiştirdiğini gösteriyor. Madende yer altında çalışan* kadın bulunduğu mekanın erkek yoğunluğunda  küçümseniyor, tacize uğruyor; sosyal yardım talep eden kadın da yardım bağlanması karşılığında cinsel ilişki/istismara maruz kalıyor, taciz ediliyor. Aynı şekilde Tarlabaşı dönüşümünde yabancı kökenli kadınların kente uyumu, dil bariyerini aşma telaşı nasıl bir savaşımsa ve temelinde ötekileştirme gözlemleniyorsa; Mersin’de yaşayan Hristiyan bireylerin ‘burası bizim kentimiz’ diretmelerinde de aynı ötekileştirme gözlemleniyor.</p>
<p>Konferansta paylaşılan araştırmalardan bir kaçını özetleyerek sunuyoruz.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-31894" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/IMG_3019-640x480.jpg" alt="" width="640" height="480" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/IMG_3019-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/IMG_3019-1024x768.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/IMG_3019.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/IMG_3019-610x458.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/IMG_3019-320x240.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><strong>KENTİN ORTASINDA NE İDÜĞÜ BELİRSİZ BİR PARK</strong></p>
<p>Sabancı Üniversite’sinden araştırma görevlisi Ezgi Yılmaz yüksek lisans tezi kapsamında ne idüğü belirsizliğin kamusal mekanda yansımasını ‘Queer Mekan Olarak Maçka Parkı’ sunumunda aktardı. Yılmaz, lisans eğitiminde mimarlıktan ziyade cinsiyete ve cinselliğe dair dertler edindiğini ve mimarlıkla bunların kesişimini aramaya başladığını belirtti. Metod olarak ‘iyimserliği’ kullanarak İstanbul’un kamusal alanlarında queer mekan aradığını ve kişisel gözlem ve deneyimleri ile Maçka Demokrasi Parkı’nı tercih ettiğini belirtti. Mekan Taksim, Nişantaşı, Beşiktaş, Şişli ilçeleri arasında İstanbul’un en merkezi yerinde; kent merkezindeki en büyük yeşil alanlardan biri olarak konumlanıyor. Mimari tasarımda cinsiyet, cinsellik ve beden neye karşılık geliyor konusunu; mimarlık sosyal bilimleri geriden takip eden mimarlık ve şehir planlama iktidar perspektifinden bakan bir alan ve mimarlar tasarım yaparlarken standart bedenler üzerinden tasarımlarını yaparlar olarak yorumluyor. Bir sandalye 183 cm’lik altın oranlı erkek bedeni üzerinden tasarlanırken; mutfak gibi kadının görev alanı olan iç mekanların tasarımının kadın bedenine uygun tasarlandığını gerçeği, hala 1930’lardan kalan bilgilerin mimarlıkta aktif olarak kullanılmaya devam edildiğini gösteriyor. Hal böyleyken nasıl bir mekana queer denebilir? Maçka Parkı için; ‘Parkın İstanbul’un diğer kamusal alanlarıyla kıyaslandığında, normatif olmayan birçok eyleme sahiplik yapması; kamusal-özel ikiliğini yıkması; cinselliğin mekânı oluşu ve lgbti+ bireyler tarafından sıklıkla kullanılması, Maçka Demokrasi Parkı’nı queer yapan temel argümanlar olduğu iddia edilebilir. Parkın aynı zaman dilimi içinde yemek, içmek, uyumak, güneşlenmek, oyun oynamak, çeşitli sporları yapmak, akrobatik hareketler yapmak, okumak-yazmak, sevişmek, köpek gezdirmek, eylem yapmak, toplantı düzenlemek gibi birbirinden farklı eylemleri barındırması, işlevselci normatif mantıkla bakıldığında burası queer‟in kelime anlamında olduğu gibi “ne idüğü belirsiz” bir mekân olarak görülebilir.’ tezini savunuyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-31895" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/IMG_3034-640x480.jpg" alt="" width="640" height="480" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/IMG_3034-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/IMG_3034-1024x768.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/IMG_3034.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/IMG_3034-610x458.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/IMG_3034-320x240.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><strong>MADEN İŞÇİSİ VARDİYALI, KARISI 24 SAAT ÇALIŞIR</strong></p>
<p>Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden Figen Uzar Özdemir ve Atilla Barutçu, “Yerin Altında – Yerin Üstünde: Maden Kentlerinde Toplumsal Cinsiyet İlişkileri” başlıklı sunumlarında maden kenti olan Zonguldak’ta toplumsal cinsiyet ve mekan ilişkisini merkez alan projelerinin ön çalışmasını; maden işçiliğinin homososyal yapısının ve maden kentlerinin yer altı/yer üstü ayrışmasının kentteki toplumsal cinsiyet dinamiklerine nasıl etki ettiğine odak alarak sundular. Çerçeveledikleri üç ana başlık; 1. Her ne kadar madencilik erkek mesleği olarak düşünülüp sadece erkekleri kabul eden bir alan olsa da, kadınlar yeniden üretim süreçlerinde oynadıkları annelik ve ev kadınlığı rolleri üzerinden bu mesleğin görünmez emekçileri konumundadırlar. 2. Maden işçiliğinin ağır çalışma koşulları, işçilerin boş vakit azlığı, evde geçirilen zamanın kısıtlılığı, yaşanan kazalar/hastalıklar, erken emeklilik gibi faktörler maden kentlerinde o kente özel yerel bir erkeklik formu yaratmaktadır. 3. Yer altı ve yer üstü mekânsal ayrışmasının cinsiyet dinamiklerine etkisi, hem erkeklere hem de kadınlara belli sınırlar yarattığı gibi belli özgürleşme alanları da sağlamaktadır.</p>
<p><strong>DENİZ BENİM İÇİN ÖZGÜRLÜK</strong></p>
<p>Edinburg Üniversitesi Disiplinlerötesi Belgesel Film bölümünde doktora çalışmalarına devam eden Zeynep Merve Uygun, “Türkiye’nin Kadınlara Özel ‘Helal’ Tatil Mekânları” başlıklı sunumu gerçekleştirdi. Uygun, Türkiye’deki helal tatil pratikleri ve mekanlarının beden ve mekan iletişimi üzerinden nasıl etkileşim halinde Osmanlıdan bugüne geldiğini incelemiş. Bir kısmı tarih, coğrafya ve antropoloji; diğer kısmı belgesel çekimi; 3 ayrı plajda 20 derinlemesine mülakat ve 6 belgesel çekimi ile iki ayaklı bir çalışma yürütmüş. Osmanlı’dan günümüze yani haremlik-selamlık deniz hamamlarından; karışık plajlara. İncelemesine denize karışık plajda girmeyi tercih etmeyen Müslüman insanlar ne yapıyorlar sorusu ile devam etmiş. Uygun, bu grupta bulunan kadınlarla yaptığı görüşmelerde, ‘deniz sizin için ne ifade ediyor’ sorusuna ‘deniz benim için tutku, özgürlük, sonsuzluk’ demek’ yanıtını aldığını paylaştı. Aynı görüşmelerde kadınlar denize haşema ile değil (sadece bir görüşmeci sevdiğini ve tercih ettiğini belirtmiş) tenleri ile deniz buluşacak şekilde; denizi hissederek yüzdüklerinde keyif aldıklarını belirtmişler. Elbette su herkesin hayatında olduğu gibi bu kadınların hayatında da önemli. Türkiye’nin ilk kadınlar plajının açıldığı yer Esenköy adlı balıkçı köyünü, bir helal tatil köyü olarak planlanmasa da buna dönüşen ve bu turizmin yaşandığı bir yer olarak tanımlıyor. 300 nüfusluk bir köy olan Esenköy’ün yaz nüfusu 80 bin olan bir tatil beldesine dönüşümünü bedenin nasıl bir mekanı dönüştürdüğüne dair çarpıcı bir örnek olarak gösteriyor.</p>
<p><strong>KURUMLAR TOPLUMSAL CİNSİYET ÖRÜNTÜLERİNİ YENİDEN ÜRETİR</strong></p>
<p>Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Endüstri İlişkileri Anabilim Dalı’ndan Dr. Denizcan Kutlu, “Sosyal Yardım Rejiminde Kadınların Toplumsal Cinsiyet ve Mekân Deneyimleri: Hane, Mahalle, Muhtarlık ve Kurumlardan Saha Gözlemleri” sunuşunu gerçekleştirdi. Kadın ve hane yoksulluğunda; kadını hane için sosyal yardıma başvurmaya iten nedenlerin incelendiğinde erkek faktörüyle (boşanma, terk etme ölüm, cezaevi evle ilgilenmeme) karşı karşıya kalındığını belirtiyor. Gözlemlerinde gerçekleştirmiş olduğu birebir görüşmelerde aldığı yanıtlar da ilgi çekici. Yardımlardan yararlananlar, yardımın her aşamasında psikolojik baskıya maruz bırakıldıkları gibi; hane ziyaretlerinde eşyalarını saklıyor, bir başka komşusunun aldığı yardımı ‘hak etmediğini’ düşünerek şikayet ediyor, kimi muhtarlıklarda belge karşılığı istismar ediliyor. Sosyal yardımlar kadını hanede tutmanın bir aracı olarak işlev görüyor diyen Kutlu, kadının iş gücü piyasasına çıkışını engelleyen bir etmen olarak da tanımlanabileceğini belirtti.</p>
<p>*Türkiye’de kadınlar madenlerde yer altında çalışmamakta fakat çalışmalarına yasal engel bulunmayan başka ülkeler mevcuttur. Araştırmacı yurtdışı araştırma ve gözlemini aktarmıştır.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/26/mekanlar-degisse-de-toplumsal-cinsiyete-dayali-sorunlar-sabit/">Mekanlar Değişse de Toplumsal Cinsiyete Dayalı Sorunlar Sabit</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Camide Kadın Meselesi Gündemleşirken Geçen Bir Yıl</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/08/camide-kadin-meselesi-gundemlesirken-gecen-bir-yil/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aybala Arslantürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Oct 2018 12:47:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Cami Değerlendirme Formu]]></category>
		<category><![CDATA[diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlar Camilerde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=31230</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadınların eşitlik mücadelesi sokaklara taşmaya başladığında, belki erk tarafından öngörülmeyen bir nokta vardı; kadınların eşit haklara her alanda sahip olmak için tüm güçleri ile ısrarcı olacakları; sokakta, okulda, iş yerinde, ibadethanelerde eşitlik mücadelesini sürdürecekleri ve günümüze Kadınlar Camilerde kampanyası gibi örnekler ile taşıyacakları.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/08/camide-kadin-meselesi-gundemlesirken-gecen-bir-yil/">Camide Kadın Meselesi Gündemleşirken Geçen Bir Yıl</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Ekim 2017’de kadınların camilerdeki konumunu iyileştirme amaçlı bir kampanya olarak yola çıkan Kadınlar Camilerde kampanyasının düzenlenmesi konusunda harekete geçtikleri başlıklar arasında ‘camilerde kadınlara ayrılan yerlerin yetersiz olması, camilerin düzensiz, kirli ardiye bölümlerinin kadınlara layık görülmesi, kadınlar için temiz, ücretsiz ve sürekli açık abdesthane bulunmaması, üst katların kadınlara ayrıldığı camilerin dar ve dik merdivenleri, yaşlı ve engellilerin erişimini engellemesi ve kadınlar için ayrılan kısımların camiyi ve cemaati görmeyi engelleyecek şekilde düzenlenmesi kadınların cemaatin bir parçası gibi hissederek ibadet etmesini zorlaştırması’ </span><a href="http://kadinlarcamilerde.com/neyi-hedefliyoruz/"><span style="font-weight: 400;">meseleleri</span></a><span style="font-weight: 400;"> var.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kampanya ekibi birinci yılını doldururken, hem ilk yıl deneyimlerini paylaşmak hem de yeni dönemdeki çalışmalarını kurgulamak için -29.Eylül.2018 tarihinde- genel katılıma açık bir toplantı yaptı. Toplantıya kampanya yürütücüleri ile farklı hikayeler gibi görünse de aslında ortak camii deneyimlerinden geçen kadınlar katıldılar. Kampanya yürütücüleri hangi motivasyonla bir araya geldiklerini, ilk yıl süresince hangi etkinliklerde bulunduklarını paylaştılar. Platform, organizasyon ve benzeri bir yapı oluşturmak yerine; yürütülen çalışmayı sadece cami meselesini ele alan; çözüm odaklı, hedefi camilerin iyileştirmesi olan kurgusu nedeni ile ‘kampanya’ olarak adlandırdıklarını belirttiler. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kadınlar Camilerde yürütücü ekibi, kampanya ilk yılını geride bırakırken en önemli kazanımlarının camide kadın meselesini gündeme getirmek olduğunu belirtiyor. Bu alanda adım atan ilk oluşum olmasalar da ülke çapında konunun konuşulmasını sağlayan ilk kampanyayı yürütüyor olmalarının, bir dönüşümün başlangıcına katkı sağlamış olmanın ve dünya çapındaki hareketlerle paralel olmasının da heyecan vericiliğine vurgu yapıyorlar.  Somut olarak ise bir caminin kadınlar bölümünün iyileştirilmesi gibi bir kazanımdan henüz bahsedilemiyor. Hedeflendiği şekilde somut değişiklikler için ise tabandan tavana bir hareketten ziyade, yukarıdan, karar vericiler tarafından adım atılması elbette daha etkili olacaktır. Cami meselesine baktığımızda bu karar mekanizmalarının tepe noktasında diyanet bulunuyor. Diyanetin dönemsel olarak yoğunlaştığı temalar arasına bu meseleyi almadığı Türkiye çapında genelleşmesi ve camideki cemaate sirayet etmesi adına Cuma hutbesine ve birçok başka kanala dahil etmediği sürece de konunun Türkiye’nin konuştuğu bir konu haline gelmediği görülebiliyor.  Diyanet konuyu ele aldığında, kadınları dinleyerek ve veriler toplayarak, konu ile ilgili yapılan çalışmaları inceleyerek; bir komisyon aracılığı ile her camide iyileştirmeye gideceğini taahhüt etse, bu noktada kaynağın da sağlanabileceği aşikar. Çünkü mesele bir yandan kaynakla ilgili. Bu noktada belirtmek gerekir ki, camilerin iç mekanı diyanetin; tuvalet ve abdest alma yerleri belediyelerin çalışma alanında. Kadınlar Camilerde ekibi talepleriyle hem diyanete hem de belediyelere çağrı yapıyor. Her iki kurum da iş birliği yapsa ve dönüşme konusunda strateji geliştirse, camilerin büyük bir kısmının çok iyi hale geleceği düşünülüyor. Kadınlar Camilerde ekibi tabandaki hareket ve taleplerle ancak önümüzdeki 15-20 sene içinde gözle görülür değişiklikler olabileceğini ön görüyorlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Toplantıda katılımcılar Türkiye ve dünyanın farklı yerlerinde yaşadıkları cami deneyimlerini aktardılar. Modern denilen; cinsiyet eşitliğine göre tasarlandığı duyurulan fakat erkek cemaatin talepleri neticesinde revizyona uğrayan camiler de konuşuldu. Buradan aslında cami iç yapısında cemaatin baskısının ne kadar kritik olduğunu da gözlemliyoruz. Toplumsal baskı bu derece kritikken, büyük değişimler için kadınların daha fazla camide olmasının da çok kritik olduğunu söyleyebiliriz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yerel ve ulusal basının ilgisini yoğun olarak çektikleri Fatih camiinde toplu namaz kılma etkinliğinin hikayesini paylaştılar. Etkinliğin temelinde kadın dayanışması ve mücadelesi var. Kampanya yürütücülerini ilk günden Mart 2018 dönemine kadar farklı camilerde buluşup, tartışmalar yürüttükleri, sahayı deneyimledikleri alandan; ilk ses getiren etkinliklerine götüren sebep ise Fatih Camii’nden bir kadının kadınlara ayrılan kapalı bölüm dışında oturduğu için cami imamı tarafından azarlanarak kovulması. Etkinliklerinden ‘Böylesi olaylar bir daha asla yaşanmasın, hiçbir kadın Allah’ın evinden kovulmasın diye aynı noktada hep birlikte namaz kıldık.’ </span><a href="http://kadinlarcamilerde.com/neler-yaptik/"><span style="font-weight: 400;">şeklinde</span></a><span style="font-weight: 400;"> bahsediyorlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kampanyanın çıkışının İstanbul’da olmasının tesadüfi değil. Bir kadın grubunun bir araya gelme sistematiği harekete yardımcı oluyor. Başka şehirlerden kampanyanın yürütülmesi için talepler mevcut. Fakat ekip olarak iş güçlerinin ancak kampanyanın devam ettirilmesine yettiğini belirtiyorlar. Kampanyayı kendi illerinde sahiplenerek yürütecek kişilerle ellerinde bulunan içerikleri paylaşarak, gerekli desteği sağlayacaklarını da ekliyorlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Haftalık toplantılarına devam eden kampanya ekibi sosyal mecralar vasıtası ile ülkenin dört bir yanından camideki kadın hikayelerinin toplandığı bir nokta olmayı da başarmış durumda. Kadınların site üzerinden ‘İletişim’ sekmesinin altındaki Cami Değerlendirme Formu üzerinden gönderdikleri, #SizdenGelenler hashtagiyle paylaşılan hikayelerin çoğu İstanbul dışından, özellikle Bursa’dan. Çağrılarının ve taleplerinin samimiyeti sayesinde farklı konumlardan, camilerde benzer sorunlar yaşayanların hikayelerini derleyerek kamuoyu ile paylaşıyorlar. Kadınlar Camilerde’ye ulaşmak, hem hikayesini paylaşmak hem de dayanışmak isteyenler kadinlarcamilerde.com web sitesinde bulunan başvuru formu, ‘sizden gelenler’ bölümünü doldurabilir; kadinlarcamilerde@gmail.com adresinden de iletişim sağlayabilirler. Aynı zamanda kampanyanın <a href="https://www.facebook.com/kadinlarcamilerde/?__tn__=kC-R&amp;eid=ARAymZtXWmIX-VizWi6-jfnSA2FnHhyUuEXPonEPAIoWoEN4zfvzZIOryGQ-WgkeU7dRMXzaBKQ6vz3K&amp;hc_ref=ARS1An_HCz1U2JMzQEA-ljOm-F1T312m1RsLDUn2L0eYpqgJLG56mt9UYgR-L85C3eA&amp;__xts__[0]=68.ARCFXU1_JiguhV2drVaaxY-ghgPDJs1fPjDAFvjUohaLDp6UCjy7tNorM-gY6d5AMnncte1Wzi_w8Eu6ZuxQEghz187nIN8WyoHRf84Ux_tpnI4n1yMXSdcdJUnE_SFArCVfd9PQYs8PDERinnEYvAB0B4CkxbIidekKY44qgPymVqRjU_wZhA" target="_blank" rel="noopener">Facebook</a>, <a href="https://twitter.com/kadinlarcamiler" target="_blank" rel="noopener">Twitter</a> ve <a href="https://www.instagram.com/kadinlarcamilerde/" target="_blank" rel="noopener">Instagram</a> hesaplarımız aktif, takip edebilir, bu mecralardan da iletişime geçebilirler.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/08/camide-kadin-meselesi-gundemlesirken-gecen-bir-yil/">Camide Kadın Meselesi Gündemleşirken Geçen Bir Yıl</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği habercilik dilini değiştiriyor!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/13/cinsel-siddetle-mucadele-dernegi-habercilik-dilini-degistiriyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aybala Arslantürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Jul 2017 12:01:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[CŞMD]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Birgün]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Şiddet Alanında Hak Temelli Habercilik Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği (CŞMD)]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsiyetçi Dil]]></category>
		<category><![CDATA[Evrensel Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Habercilik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadir Has Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=16708</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Dilimizi Dönüştürüyoruz: Cinsel Şiddet Alanında Hak Temelli Habercilik” Eğitimi Cinsel şiddetin varlığının, meşruiyetinin ve yarattığı hasarların ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmalar yürütmek amacıyla resmi olarak 2014 yılında kurulan Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği (CŞMD);  ‘Dilimizi Dönüştürüyoruz: Cinsel Şiddet Alanında Hak Temelli Habercilik” projesi eğitimlerini Kadir Has Üniversitesi ve Bilgi Üniversitesi öğrencileri ile gerçekleştirdikten sonra projenin medya ayağında [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/13/cinsel-siddetle-mucadele-dernegi-habercilik-dilini-degistiriyor/">Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği habercilik dilini değiştiriyor!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8220;Dilimizi Dönüştürüyoruz: Cinsel Şiddet Alanında Hak Temelli Habercilik” Eğitimi</strong></p>
<p>Cinsel şiddetin varlığının, meşruiyetinin ve yarattığı hasarların ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmalar yürütmek amacıyla resmi olarak 2014 yılında kurulan Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği (CŞMD);  <a href="http://cinselsiddetlemucadele.org/dilimizi-donusturuyoruz/">‘Dilimizi Dönüştürüyoruz: Cinsel Şiddet Alanında Hak Temelli Habercilik”</a> projesi eğitimlerini Kadir Has Üniversitesi ve Bilgi Üniversitesi öğrencileri ile gerçekleştirdikten sonra projenin medya ayağında Evrensel Gazetesi ve BirGün Gazetesi’nde görev alan editörler, muhabirler ve içerik üretimi yapan katılımcılar ile devam etti.</p>
<p>Gerçekleştirilen eğitimlerde ilk olarak  toplumsal cinsiyet, toplumsal cinsiyet kimliği ifadesi, cinsel yönelimler gibi temel kavramlardan başlanılarak toplumsal cinsiyet temelli şiddet ve cinsel şiddet başlıkları ele alındı. Eğitimin devamında; cinsel şiddet haberleri, haber çerçevesi, haber dili, hayatta kalan ile yapılacak görüşmelerde izlenmesi gereken yol ve kullanılması gereken dil konularında bilgiler aktarıldı. Yazılı ve görsel medyada kullanılan dilin dönüştürülmesi ile dönüşümün sağlanabileceğini hedefleyen  CŞMD ‘Toplumsal dönüşüm için, toplumsal iletişim ve dayanışma’ amaçlarına ulaşmada eğitimlerin faydalı olacağı inancında olduklarını; aldıkları geri bildirimlerin bunu doğrular nitelikte olduğunu belirtti.</p>
<p>Proje eğitmeni Şehlem Kaçar; üniversite öğrencileri ile yapılan eğitimlerde öğrencilerin toplumsal cinsiyet alanında gelişimlere açık, farkındalıkları yüksek, yurtiçi kaynakların yanı sıra yurtdışındaki kaynakları, alan çalışmalarını takip eden, hak temelli habercilik yapma idealinde olduklarını gözlemlediğini belirtti.  Ayrıca ana akım medyanın içinde yaşadığımız toplumlarda şiddete  dair nasıl konuştuğumuzu şekillendirme gibi bir gücü olduğunu vurgulayan Kaçar, doğru kelimeleri kullanmak için Kanadalı femifesto örgütünün “Use the Right Words” kitabını çevirdiklerini ve yerelleştirdiklerini; eğitimlerde kullandıkları bu kitabın gazeteciler, medya çalışanları, topluluk örgütleyicileri, eğitimciler ve tecavüz kültürünün onay kültürüne nasıl dönüştürülebileceği üzerine düşünen, konuşan ve yazan herkes için değerli bir araç ve kaynak olacağını umduklarını söyledi.</p>
<p>Proje Koordinatörü Pınar Büyüktaş ise medya kuruluşlarında gerçekleştirdikleri eğitimlerde, hali hazırda zaten haber diline dikkat eden ilgili katılımcıların normalize edilen ve dile yerleşen kalıpların aslında şiddet piramidinde yer aldığının bilgisi verildiğinde, bu bilgileri dikkate alarak yeni içerik üreteceklerini iletmelerinin projenin amacına uygun ilerlediğini doğruladığını iletti.</p>
<p>Kadir Has ve Bilgi Üniversitesi öğrencileri ile yapılan eğitimlerde öğrenciler, cinsel şiddet haberlerine  medyada yer alışında bir artış olduğunu belirttiler. Sadece yazılı, görsel basının içerik üretiminde değil; şarkı sözlerinde, medya görünürlüğü yüksek kişilerin söylemlerinde eleme olmaksızın yayınlanmasının da cinsel şiddet mitlerini  yeniden ürettiğine dikkat çektiler. Bu noktada medyanın algıyı oluşturmada önemli olduğu; hak temelli, cinsel şiddeti, cinsiyetçi söylemi yeniden üretmekten kaçınan bir tavırda olması ile bu durumun önüne geçilme ihtimallini tartıştılar.</p>
<p>Bu eğitimlerle ayrıca medya kuruluşlarında çalışanların haber dili, haberlerde kullanılan fotoğraflar, haber çerçevelerini oluştururken karşılaştıkları zorluklar ve yaşadıkları deneyimler üzerinden bir tartışma ortamı oluştu. Cinsel şiddet haberlerini verirken sansasyon yaratmaya çalışmadan, hayatta kalanın haklarını gözeterek oluşturdukları haber içeriklerinde cinsel şiddetin yarattığı hasarı ve olayın ciddiyetini vurgulamak için seçilebilecek kelimeler üzerinden de fikir alışverişlerinde bulunuldu.  Medya kuruluşlarının cinsel şiddeti önlemede yapabilecekleri koruyucu ve önleyici çalışmalar da tartışmaya açıldı.</p>
<figure id="attachment_16711" aria-describedby="caption-attachment-16711" style="width: 282px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-16711" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/19399579_1951386688466252_5373209367117121851_n.jpg" alt="" width="282" height="211" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/19399579_1951386688466252_5373209367117121851_n.jpg 960w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/19399579_1951386688466252_5373209367117121851_n-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/19399579_1951386688466252_5373209367117121851_n-610x458.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/07/19399579_1951386688466252_5373209367117121851_n-320x240.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 282px) 100vw, 282px" /><figcaption id="caption-attachment-16711" class="wp-caption-text">Evrensel Gazetesi çalışanları ile &#8216;Dilimizi Dönüştürüyoruz: Cinsel Şiddet Alanında Hak Temelli Habercilik&#8217; eğitimi.</figcaption></figure>
<p>Evrensel Gazetesi’nde gerçekleştirilen eğitime katılan Hilal Tok, ‘Medyadaki cinsiyetçi dile karşı mücadele şiddetin ve cinsiyet ayrımcılığının önüne geçmek için çok önemli. Bunu sağlamaya çalışan ve bunun için çabalayan CŞMD&#8217;nin medya eğitimleri gazetelerde, internet haberlerinde ve televizyonlarda sunulan haberin şiddet ve cinsiyetçilik içermemesi ve bu söylemlerden arındırılması  hatta bu söylemlere alternatif neler söylenebilir bunu ortaya koyuyor. Cinsiyet hiyerarşisine karşı verilen mühim bir iş medya dilini değiştirmek ve bunun imkansız olmadığını da görmüş oluyoruz bu eğitimlerle. Eğitimlerin ana akım ve yerel medyada çalışan gazeteciler, öğrenciler ve medya çalışanları tarafından talep edilmesi de çok önem arz ediyor’ dedi.</p>
<p>Sevgim Denizaltı ile BirGün Gazetesi eğitiminden sonra gerçekleştirdiğimiz görüşmede ise kendisi; gerçekleştirilen atölyede, akıllarındaki birçok soruya yanıt bulduklarını, somut örnekler üzerinden iyi ve kötü habercilik örneklerini tartışma imkânı elde ettiklerini belirtti. ‘Hem bildiklerimizi pekiştirip somutlaştırdık, hem de yeni bilgiler edindik. Bu nedenle atölyenin biz editörlere de, gazetecilik bölümünde okuyan stajyer arkadaşlarımıza da çok şey kattığını düşünüyorum, hatta düşünmekle kalmıyor gözlemliyorum. Bu yüzden CŞMD’ye çok teşekkür ediyor, atölyelerin yaygınlaşarak daha çok meslektaşıma ulaşmasını diliyorum’ dedi.</p>
<p>BirGün ve Evrensel gazetelerindeki eğitim sonrasında, hem kullanılan görsellerin hem de haber dilinin belirgin bir şekilde değiştiği gözlemlendi.</p>
<p>Açık Toplum Vakfı, ABD Büyükelçiliği ve Rosa Luxemburg Vakfı’nın desteklediği  proje, medyada cinsel şiddet alanında hak temelli habercilik konusunda bir dönüşümün oluşması; cinsel şiddetin gündemleştirilmesini sağlayarak cinsel şiddet alanındaki sessizliğin kırılması; basın özgürlüklerine müdahalelere karşı medya çalışanları ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliklerinin geliştirilmesi, sivil toplum haberciliği ile ana akım habercilik arasında köprüler kurulması amaçlarını taşıyor. CŞMD bu amaçlar ile medya kuruluşlarında ve üniversitelerin iletişim fakülteleri öğrencilerine eğitimler düzenlemeye devam edecek.</p>
<p>Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği’nin <a href="https://www.facebook.com/cinselsiddetlemucadele/?fref=ts" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Facebook</a> ve <a href="https://twitter.com/cs_mucadele" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Twitter</a> hesaplarından proje ile ilgili gelişmeleri takip edebilir, sorularınız için <strong>medya.csmd@gmail.com </strong>adresinden iletişime geçebilir ve medya çalışanlarına yönelik oluşturulan <a href="http://cinselsiddetlemucadele.org/wp-content/uploads/2016/08/Medya-brosur.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer">“Cinsel Şiddet Alanında Hak Temelli Yayıncılık”</a> broşürünü inceleyebilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/13/cinsel-siddetle-mucadele-dernegi-habercilik-dilini-degistiriyor/">Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği habercilik dilini değiştiriyor!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
