Haberler Çevre

Sürdürülebilir Kentler: Kararlara nasıl katılırız?

Sürdürülebilirlik ilkesinin hayata geçirilmesi ve dolayısıyla gezegenimizin karşı karşıya olduğu sorunları aşabilmenin yollarından biri kentlerde demokratik yönetişim anlayışının tesisi. Bu da ancak katılımcı pratik ve mekanizmaların geliştirilmesi ile mümkün. TESEV’in raporu, hem sürdürülebilir kent kavramına ve katılım mekanizmalarına mercek tutuyor, hem de yurttaşların kent tartışmalarına ve politika üretme süreçlerine katılımını arttıracak politika önerileri sunuyor.

Türkiye Sosyal ve Ekonomik Etüdler Vakfı (TESEV), Özgürlük İçin Friedrich Naumann Vakfı (FNF) ortaklığında yürütülen “Sürdürülebilir Kentleri Desteklemek” projesi kapsamında “Sürdürülebilir Kentler Yerel Müşterekler Siyaseti İçin e-Katılım” raporunu yayınladı. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin gerçekleştirilmesinde kentlerin ve kent yönetimlerinin rolü ve katılımcı demokrasinin kentlerde nasıl hayata geçirilebileceğinin tartışıldığı  Rapor, sürdürülebilir kent tartışmalarına ve politika üretme süreçlerine yurttaşların katılımını arttıracak bir dizi politika önerisi sunuyor.

Sürdürülebilirlik ve sürdürülebilir kent kavramları 1970’lerden günümüze dünyada ve kısmen Türkiye’de tartışılıyor olsa da, yurttaşlar kendilerini doğrudan ilgilendiren bu tartışmanın epey uzağındalar. Yurttaşlar yaşadıkları kentin sürdürülebilir olup olmadığı, değilse ne yapabilecekleri, kararlara nasıl ve ne düzeyde dahil olabileceklerini bilmiyorlar. Bunun nedeni ise bu kavramların günlük kent hayatımızda bir türlü somutlaşamaması. Somutlaşamamanın en önemli nedenlerinden biri ise hemşehrileri doğrudan ilgilendiren kavramlar olmalarına rağmen, sürdürülebilirlik ve sürdürülebilir kent tartışmalarına ve politika üretme süreçlerine hemşehrilerin ancak kısıtlı dahil olabilmesi. Oysa sürdürülebilir kentin gerçekleşebilmesi için, katılımcı bir yönetişim modeli, sürdürülebilirliğe yardımcı olacak teknoloji ve kent politikalarına katılarak (sürdürülebilir) kenti sahiplenecek hemşehrilerin biraraya gelmesi gerekiyor.

Buradan hareketle rapor, dört temel araç öneriyor:

  1. Yaşanılan mekana yönelik aidiyet bağının geliştirilmesi adına kentin herkesçe paylaşabilecek değerlerinin öne çıkarılması ve bunların paylaşılmasına yönelik olarak kente dair güncel ve popüler bilginin üretilip, yaygınlaştırılacağı web sayfaları, sosyal medya kampanyaları, sosyal etkinlikler düzenlenmesi;
  2. Aynı kentin sakini oldukları halde hemşehrilik ilişkisini geride bırakılan memleketle kurmaya devam eden kesimlerin birbirlerini tanımalarına ve nihayetinde birbirlerine asgari bir güven beslemelerine izin verecek kamusallaşma imkanları yaratılması adına kamusal alanda karşılaşma ve buluşmaları teşvik edecek kentsel tasarımlar (parklar, meydanlar, rekreasyon ve spor alanları vb.) ve sosyal etkinlikler (mahalle şenlikleri, toplu kutlamalar, kültürel buluşmalar vb) planlanması;
  3. Katılımın gerekli ve anlamlı olduğunun anlaşılmasını sağlayacak ve hem planlanan ve/veya yürürlükte olan politikaların kamuoyu tarafından izlenebilmesi hem de kent yöneticilerinin halkın beklenti ve tercihlerinden haberdar olabilmesi için kentin gündemini kolay ve hızlı bir şekilde ulaşılabilir kılacak bilgi mekanizmalarının (kent portalları, etkin sosyal medya ağları, bilgi ekranları, mobil uygulamalar vb.) hayata geçirilmesi;
  4. Benzer sorunlar ve tercihleri paylaşan kesimlerin alışıldık hiyerarşik örgütlenmelerin dışında bir araya gelmesini kolaylaştıracak ve teşvik edecek pratiklerin (spor, sanat, hobi gruplarının desteklenmesi, hedef grupları bir araya gelmesine yönelik teşvikler vb.) geliştirilmesi.

 

Rapora ulaşmak için tesev.org.tr

 

Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

E-Bültenimize Abone Olun

E-Bültenimize Abone Olun

You have Successfully Subscribed!