İşçi Hakları Haberler

“Şırnak’ta facia ‘geliyorum’ dedi”

Geçtiğimiz hafta Şırnak’taki bir kömür ocağında meydana gelen göçük sebebiyle yaşamını yitiren işçi sayısı 8’e çıktı. Göçüğün yaşandığı madeni ziyaret eden insan hakları heyeti ‘insan hayatını hiçe sayan’ çalışma koşulları olduğunu dile getirdiler.

Şırnak’ta geçtiğimiz hafta bir kömür ocağında meydana gelen  göçük sebebiyle 7 işçi yaşamını yitirmiş, bir kişi yaralanmıştı. Sekvan Üstün, Yılmaz Mağrur, Mesut Mağrur, Yüksel Uğur, Mehmet İzer, Vedat Özden ile Abdullah Kayaş’ın ölümünden sonra yaralı kurtulan 18 yaşındaki Sıddık Kabak da tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Böylece kömür ocağındaki göçükte yaşamını yitirenlerin sayısı 8’e çıktı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Şırnak Valiliği, göçüğün yaşandığı maden sahasının ruhsatsız olduğunu ve kömür çıkarma işleminin kaçak yapıldığını açıkladı. Valilik, olayla ilgili soruşturma başlattığını duyurduktan sonra gözaltına alınan firma sahibi ve iki çalışan, daha sonra serbest bırakıldılar. Bakanlıktan yapılan açıklamada söz konusu maden sahasının 2013 yılında “iş güvenliği riski olduğu gerekçesiyle” faaliyete durdurulduğu vurgulanırken bölgeyi inceleyen siyasetçi ve sivil toplum heyetleri askeri hareketliliğin bu kadar yoğun olduğu bölgede ruhsatsız bir madenin bu kadar rahat çalışabilmesine anlam veremiyorlar? Madenin “kaçak” olduğu yönündeki resmî açıklamalar karşın oda kaydı ve elektrik aboneliğinin olduğunu vurgulayan CHP ve HDP heyetlerinin yanı sıra göçüğün yaşandığı madeni yerinde inceleyen insan hakları heyeti de çalışma koşullarının gayriinsani olduğunu aktardı.

Şırnak’ta göçüğün yaşandığı ocakta incelemelerde bulunan heyette yer alan İHD Genel Başkan Yardımcısı Raci Bilici Mezopotamya Ajansı’na, “Bugüne kadar burada çalışan insanların hayatta kalması bir mucize” açıklamasında bulundu.  Hazırladıkları raporu önümüzdeki günlerde kamuoyu ile paylaşacaklarını duyuran Bilici, ‘ocaktan çıkarılan kömürün, tüm Şırnaklıların, kolluk kuvvetlerinin ve bürokratların gözleri önünde çıkarıldığını, işçilerin güvenlik önlemleri alınmadan ve madenin ruhsatsız olmasına rağmen çalıştırıldığını, her şeye göz yumulduğunu’ aktardı. Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Mehmet Şerif Demir de kömür ocağının sağlık adına bir belirti göstermediğini vurgulayarak göçüğün yaşandığı maden için “iş sağlığı ve güvenliği hakkında konuşmak mümkün değil.” dedi.

Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz hak savunucuları şu değerlendirmelerde bulundular:

Recep Yavuz (Hak İnisiyatifi – Diyarbakır Üyesi)

Bu denli bir iş faciasının gündemde yer bulamaması bile, kamuoyunun ölümleri nasıl kanıksadığını gösteriyor. Şırnak’ta, tabir yerindeyse kuş uçurtulmayan bir bölgede kimse maden ocağının gizli saklı, kaçak çalıştığını söyleyemez. O kömürler her gün kamyonlalrla nereye taşınıyor, hiç bir güvenlik noktasında kontrol edilmiyorlar mı, buna inanmak mümkün değil. Göz yumulan bir ihmaller zinciri var ve bu ihmaller ağır ihlal doğurmuş. Türkiye’de iş koşullarının insanî olmadığını hepimiz biliyoruz ancak bölgede insaniyet ölçülerinin asgarisi dahi aranmıyor maalesef, bunu bu göçükle tekrar gördük. Sorumluların ve göz yumanların şeffaf ve adil bir şekilde yargılanması gerekiyor, aksi halde cezasızlıkla sonuçlanan her ihlal başka bir ihlali teşvik eder.

 

Cihan Ülsen (Diyarbakır Barosu Yönetim Kurulu Üyesi)

Türkiye’de iş güvenliği ve işçi sağlığı meselesi nicedir bir gündem olmaktan çıktı artık. Sadece toplu ölümler yaşandığında oluşan bu gündem, sadece toplumun duyarsızlığıyla açıklanamaz. Yeterli inceleme ve düzenli kontroller yapmayan idarenin de başat rolünü yadsımamak gerekiyor. Kanıksatılmış bu duruma karşı gelmek ve buradan bir itiraz büyütmemiz gerekiyor.  Tam da bundan dolayı  17 Ekim günü Şırnak’ta kömür ocağında meydana gelen  göçük sebebiyle 8 işçinin yaşamını yitirmesini bir iş kazası olarak değil, ihmal suretiyle kasten insan öldürme olarak değerlendirmeliyiz. Orada ihmaller zincirini de herkes biliyordu, bu facianın gelmekte olduğunu da. Çünkü ilk kez yaşanmıyor bu, böyle devam ederse korkarım son da olmayacak. Bile isteye göz yumulan “iş kazası” olarak nitelendirilen cinayetlerin sorumlusu sadece kömür ocağı sahipleri veya sorumlu şantiye müdürleri değildirler. Denetleme ve kontrolden sorumlu ve yükümlü olan devlet yetkilileri yaşanan ölümlerden sorumludurlar. Yapılması gereken soruşturmanın bu anlamda yürütülmesi ve sorumluların tespit edilmesidir. Aksi taktirde sadece toplu ölümlerle gündeme gelen bu cinayetler hayatımızın bir parçası olmaya devam edecek

Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

E-Bültenimize Abone Olun

E-Bültenimize Abone Olun

You have Successfully Subscribed!