Haberler Kültür

Şehre Bak gençlerin hikâyelerinden yakın tarihin izini sürüyor

Diyarbakır Sanat Merkezi program koordinatörü Övgü Gökçe, Hatırlamak ve Anlatmak İçin Şehre Bak Projesi’nin gençlerin üretimleri üzerinden Türkiye’nin son beş yıllık tarihini anlama imkanı sunduğunu belirtiyor.

Övgü Gökçe

Diyarbakır Sanat Merkezi’nin (DSM) 2002 yılında Anadolu Kültür’ün Diyarbakır ayağı olarak kurulduğunu belirten program koordinatörü Övgü Gökçe, bölgedeki sanat ortamıyla Türkiye’nin diğer yerleri ve uluslararası sanat kurumları arasında köprü kurmak ve yereldeki sanatçıları desteklemek gibi amaçları olduğunu ifade ediyor. DSM olarak şu anda iki programa yoğunlaştıklarını belirten Gökçe, her iki projenin de ‘görünürlülük’  çalışması olduğunu belirterek, ‘’Şu an devam eden ana işlerimiz iki program alanı üzerinde yürüyor. Bunlardan ilki gençlerin fotoğraf ve video üretimine yönelik, Anadolu Kültür ve DSM’nin birlikte yürüttüğü 2013’ten beri devam eden ‘Hatırlamak ve Anlatmak İçin Şehre Bak’ projesi, diğeri ise Kurdilit web sitesi. Şehre Bak, gençlerin sözünü, hikayelerini, KurdiLit de Kürtçe edebiyat üretimini görünür kılmaya çalışıyor’’ diye konuştu.

‘Hatırlamak ve Anlatmak İçin Şehre Bak” projesinin Türkiye’nin batısı ve doğusundaki çeşitli şehirlerden gençleri bir araya getirerek fotoğraf ve video aracılığı ile hikâyeler anlattıkları uzun soluklu bir üretim programı olduğunu belirten Gökçe, fikir aşamasından, işlerin sergilenmesine kadar ki tüm süreci danışman ve yürütücü ekiple birlikte yaklaşık 20 ila 25 gencin yürüttüğünü belirterek, bu yıl Antep ve Bursa’nın da projeye dahil olduğunu ifade etti.

Şehre Bak’ın Türkiye’nin değişen siyasal konjonktürü ile birlikte gençlerin şehirlerine, ülkelerine anlatmak istediği meseleye bakışlarının nasıl değiştiğini gözlemleme imkanı veren bir proje olduğunu da belirten Gökçe,  “2013’te BAK başladığında Türkiye’nin batısından doğusuna ümitli bir atmosfer vardı. İyimser bir geliş gidiş fark ettik gençler arasında ve birbirlerinin hikâyelerine dair bilmedikleri şeyi keşfettiler. Geçtiğimiz 2.dönem tam tersi, çatışma süreci başlamak üzereyken gerçekleşti. Yani gençlerin bir arada olma, iş üretme iradesinde bir değişiklik olmasa da daha farklı bir tedirginliğin baş gösterdiğini, bölgedeki gençlerin, diğer illerdeki gençlerden daha kaygılı olduklarını gördük. Bu son dönemde ise tamamıyla doğu- batı olmaksızın karamsar ve kendi hayatlarında çok fazla tutunacak bir hikaye kalmadığını söyleyen, bu hikâyelere ortak üretim sürecine tutunarak ilerleyen gençlerin olduğu bir dönemle karşılaştık. Bizim içinde son beş yıllık Türkiye’nin tarihini izlemenin bir yolu aslında” şeklinde anlatıyor.

 

Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

E-Bültenimize Abone Olun

E-Bültenimize Abone Olun

You have Successfully Subscribed!