dernek sivil toplum

Derneğe “ev” yok

Türkiye’de “bekara ev yok” geleneğine yeni bir kurban daha eklendi: Dernekler

Dernekler Dairesi Başkanlığı verilerine göre İstanbul’da faal 22670 dernek var[1]. Bu derneklerin birçoğunun kuruluş aşamasında yaşadığı en önemli sorunlardan biri, dernek merkezinin neresi olacağı. Şirketlerden farklı olarak dernekler sanal ofis kullanamıyorlar. Daha da önemlisi, binada konutlar varsa, apartman sakinlerinin hepsinden yazılı izin alınması ve merkez olarak gösterilecek adreste başka derneğin, vakfın veya şirketin bulunmaması gerekiyor[2]. Yıllık proje bütçeleriyle ve kısıtlı aidatlarla idame ettirilen derneklerin en önemli harcamalarından birini teşkil eden “kira”, böyle kuruluş şartlarıyla daha da güçleşiyor.

OHAL dönemi ise bu kira durumunu iyice kötüleştirdi, zira artık ev sahipleri dairelerini derneklere kiralamak istemiyorlar. Geçtiğimiz yıldan bugüne yaklaşık 1500 derneğin kapatıldığını düşünecek olursak[3],  bu korkuyu anlamak mümkün. Ev sahipleri için mesele sadece kirasını alamama yahut ofisi bir başka kişiye/kuruma bir süreliğine kiralayamama değil. Kapatılan bir derneğe ofis kiralamış olmanın hukuki ya da politik olarak onlara zarar vereceğini düşünüyorlar.

Çok yakından tanıdığım bir derneğin başından geçenleri aktarayım. Kemal Sunal’ın Kiracı filmindeki arayışına taş çıkarırcasına Etiler, Levent, Beşiktaş, Osmanbey, Mecidiyeköy, Kadıköy ve Üsküdar’da yeni dernek merkezi arayışına giren derneğin yöneticileri, yedi kez bu farklı ilçelerden emlakçılarla el sıkışıyorlar. Ancak anlaştıklarının ertesi günü emlakçıdan bir telefon alıyorlar: “Ev sahibi, derneğe kiralamak istemediğini söyledi, kusura bakmayın.” 3 ay süren dernek merkezi arayışında dernek yöneticilerinin ev sahiplerine artık ilk sordukları şey, “Derneğe kiralıyor musunuz?” oluyor. Faaliyetlerini bir müfettiş edasıyla sorgulayan, yaptıkları etkinliklere katılım gösteren uzmanları isim isim soran ev sahipleri de cabası.

Bu sıkıntıları aşmak için bazı dernekler iktisadi işletme açma yoluna gidiyorlar ve ev sahipleri ile iktisadi işletmeleri üzerinden anlaşıyorlar. Ancak vergi mevzuatına göre dernek iktisadi işletmelerinin vergi mükellefiyeti bulunuyor ve kurumlar vergisi ödemeleri gerekiyor[4]. Hiç kuşkusuz bu ekstra harcama kalemi, küçük çaplı derneklerin/işletmelerin bütçesini zorluyor.

OHAL’in derneklere getirdiği tek zahmet, kiralayacak ofis bulamamak değil. Ne yazık ki bu yeni dönemde bankalar, derneklere hesap açılışlarında keyfi zorluklar çıkarıyor. Banka hesap açılışında gerekli dokümanlar arasında listelenmeyen belgelerin talep edildiği, çeşitli vesilelerle noter masraflarının artırılmaya çalışıldığı ve bu sayede “muhalif” görülen derneklerin bankada hesap açmasının engellenmek istendiği duyumlar arasında.

Kısacası OHAL şartlarında dernekleri daha sıkıntılı günler bekliyor gibi gözüküyor.

Son not: Bundan sonra Sivil Sayfalar’da her ay, ayın ilk günlerinde yazım yayınlanacak. Bekleriz.

[1] Dernekler Dairesi Başkanlığı, İllere Göre İstatistik. https://www.dernekler.gov.tr/tr/Anasayfalinkler/IllereGoreIstatistik.aspx

[2] Dernek merkezi belirlenirken nelere dikkat edilmesi gerektiğine dair bir bilgilendirme yazısı için Ferdi Kibar, “Dernekler ve Sanal Ofisler”, STK Master, 12 Mart 2017. http://www.stkmaster.com/blog/2017/03/dernekler-ve-sanal-ofisler/

[3] Feray Salman ve Aysel Ergün, “OHAL’de Kapatılan Kurumlar”, Bianet, 8 Ocak 2017. http://bianet.org/bianet/siyaset/182427-ohal-de-kapatilan-kurumlar

[4] Gelir İdaresi Başkanlığı, “Derneklerin Vergilendirilmesi Rehberi”, 2012. http://www.gib.gov.tr/fileadmin/beyannamerehberi/DERN_VER_REHBER_2012.pdf

Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

E-Bültenimize Abone Olun

E-Bültenimize Abone Olun

You have Successfully Subscribed!