Güncel Röportaj

Bağımsızlık referandumuna bildirili destek

Türkiye Kürtlerinin, Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin 25 Eylül’de yapmayı kararlaştırdığı Bağımsızlık Referandumu’na ‘nasıl baktığının’ tartışıldığı bugünlerde, cevap bölgeden sivil toplum, iş dünyası, akademi ve edebiyat insanlarının yer aldığı farklı inanç, görüş ve mesleklerden  100 imzacının çağrıcı olduğu bildiri ile geldi.

Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY), geçen haziran ayında aldığı kararla 25 Eylül’de Bağımsızlık Referandumu yapacağını duyurmuştu. Bugüne kadar birçok ülkeden gelen referandumu erteleme taleplerini geri çeviren Mesud Barzani, ‘ikna edici bir alternatif’ olmadığı sürece sandığa gidileceğini açıkladı. KBY partilerinin tamamı bağımsızlığa onay verirken Goran ve Komel partileri de zamanlamayı önemli bir gerekçe göstererek referandumun ertelenmesini istiyor. Bu yıl Diyarbakır’da kurulan Rawest İnsani ve Siyasi Araştırmalar Merkezi, Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin 25 Eylül 2017’de yapacağı “Bağımsızlık Referandumu” için Erbil, Duhok, Süleymaniye ve Kerkük’te toplam 1.285 kişiyle yüz yüze görüşerek yaptığı kamuoyu yoklamasının sonuçlarını geçen hafta bir raporla açıkladı. Katılımcıların yüzde 45.8’i zamanlamanın doğru olmadığını düşünse de, referanduma katılacağını söyleyenlerin oranı yüzde 83.9. Türkmen ve Arapların tamamına yakını boykot edeceği için Kerkük’te ‘evet’ oylarının yüksek çıkacağının vurgulandığı raporda, 5 Ağustos itibariyle bölgede yüzde 65.5 oranında olan bağımsızlığa desteğin, Gorran ve Komel gibi partilerin ‘hayır’ oyuna yakın olan tutumlarını esnetmeleri durumunda %77’ye çıkabileceği öngörülüyor.

Referandum kararının alındığı haziran ayından bu yana Türkiye ve İran gibi bölge ülkeleri de ABD ve İngiltere gibi batı ülkeleri de yüksek sesli reaksiyon göstermediler. Ancak referandumun yapılacağı tarih yaklaştıkça konu uluslararası gündemi daha çok meşgul etmeye başladı. Bugün artık sertleşen tepkilerle birlikte Türkiye siyasetinin de önemli bir gündemi haline gelen bağımsızlık referandumu, son günlerde siyaset ve medya camiasında “Türkiye Kürtleri bağımsızlık referandumuna nasıl bakıyor?” sorusu etrafında düşünülüp konuşuluyor. Bu soruya cevap olacak bir açıklama, bölgeden 100 imzacılı bir bildiri ile geldi.

Aralarında sivil toplum, iş dünyası, akademi ve edebiyat insanlarının yer aldığı farklı inanç, görüş ve mesleklerden 100 kişinin yayınladığı bağımsızlık referandumuna destek bildirisi şu şekilde:

“Birleşmiş Milletlerin 1966 tarihli İkiz Sözleşmelerinin müşterek 1. maddesine göre; “Bütün halklar, kendi kaderlerini tayin etme hakkına sahiptirler. Bu hak uyarınca kendi siyasal statülerini serbestçe oluştururlar ve ekonomik, sosyal ve kültürel gelişimlerini serbestçe sağlarlar.”

Kürdistan Bölgesel Yönetimi, bu hak doğrultusunda 25 Eylül 2017 tarihinde bir bağımsızlık referandumu yapma kararı almıştır.

Bizler aşağıda imzası bulunanlar*;

Kürdistan’ın bağımsızlık referandumunu, bir halkın demokratik ve meşru bir hakkını kullanması olarak görüyor ve destekliyoruz.

Uluslararası kuruluşları ve bağımsız heyetleri, referandum sürecini izlemeye davet ediyoruz.

Referandum  neticesinde ortaya çıkacak demokratik iradeye herkesin saygı duymasını istiyoruz.

Bağımsız bir Kürdistan’ın Ortadoğu’da barışa, güvenliğe ve istikrara katkı sağlayacağına inanıyoruz.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.”

Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin bağımsızlık referandumuna destek bildirisi imzacılarına Sivil Sayfalar olarak bölgeden referanduma yaklaşımları sorduk.

Mehmet Emin Aktar

Mehmet Emin Aktar (Avukat): Yaşadığımız coğrafya özellikle son iki yılda geleceğe ilişkin umudunu, heyecanını ve beklentisini yitirmiş durumdaydı. Toplumsal olay ve siyasal gelişmelere karşı sessizleşen toplum, haziran ayında alınan Bağımsızlık Referandumu kararına ilgi duymuştu. Ancak bu ilgi gerek siyaset kurumu ve gerekse sivil toplum tarafından yeterince gündemleştirilememişti. Bunun birçok nedeni olabilir. Ancak referandum tarihi yaklaştıkça birçok ülkeden referandumun ertelenmesi yönünde çağrılar yapılmaya başlanmış, ana akım Kürt siyasetini temsil iddiasında bulunan bir siyasal partinin “anlaşılmaz bir dilde” referandum karşıtlığını dile getirmesi üzerine toplumun gerçek bakışını ortaya çıkarma ihtiyacı kendini daha fazla göstermişti. Bu inançla farklı görüşte ve ayrı mesleklerde insanların ortak bir metin ile yapacakları bir açıklama ile toplumun bağımsızlık referandumuna genel bakışını ortaya çıkarma düşüncesi ortaya çıktı. Amaç Peşewa Qazi Mihemed’in vasiyetinde söylediği gibi “Biz gerçekleştiremiyorsak gerçekleştirene destek olmak, o da olmuyorsa engel olmamak.”

Vahap Coşkun (Akademisyen): Referandumu tarihi bir dönüm noktası; Kürtlerin asgari yüzyıllık “bağımsız devlet” rüyasının gerçekleşmesi yolunda atılmış en ciddi adım. Kürdistan Bölgesel Yönetimi, bu hamlesini geri çevirmek veya bilinmeyen bir tarihe ertelemek için yapılan bütün telkinlere ve baskılara göğüs gerdi, referandumu yapma iradesinden taviz vermedi. Eğer beklenmedik bir facia ya da siyasi gelişme olmazsa, 25 Eylül’de Kürdistan’da sandık kurulacak.

Dcle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Vahap.Coşkun

Buradan bakınca, Türkiye’deki Kürtlerin kahir ekseriyetinin referandum kararının arkasında durduğunu görüyorum. Bilindiği üzere Türkiye’deki altı Kürt siyasi partisi bir araya gelerek “Bağımsızlık Referandumunu Destekleme İnisiyatifi” kurdular. Bu inisiyatif, kamuoyunda referanduma yönelik müspet bir algının oluşması için yaptığı çalışmalarının yanında, siyasi parti ve diplomatik temsilciliklerle de görüşmeler yapıyor. İnisiyatif oluşturan partilerin PKK’nin tavrına burada ayrıca değinmek gerekiyor. Bilindiği gibi PKK, referanduma karşı olduğunu açıkladı. Ancak bana göre, PKK tabanı PKK yönetiminden farklı bir noktada duruyor ve tabanın çok ağırlıklı bir kısmı 25 Eylül’ü destekliyor. Nitekim HDP’nin referandumun yanında aldığı pozisyon da, tabandaki bu desteğin bir sonucu olarak değerlendirilebilir.

Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nde Goran ve Komel referandum aleyhtarı bir çizgideler. Öncelikle belirtmek gerekir ki, bu partiler de bağımsızlık fikrine ve bağımsız Kürdistan devletine karşı değiller. Onlar zamanlamanın ve şartların uygun olmadığını belirtiyorlar, bunun için referanduma ‘hayır’ diyorlar. Tabi ‘hayır’ tercihinin arkasında siyasi çekişmelerin de yattığı unutulmamalı.

Zannımca Kürdistan’daki seçmenler de referanduma kısır politik çatışmaların ötesinde bir anlam atfediyorlar. Mesela KDP’yi ya da Barzani’yi tasvip etmemeleri, bağımsızlık referanduma karşı oldukları anlamına gelmiyor. Bağımsızlığın oylandığı bir vasatta bir Kürdün elinin ‘hayır’a gitmesi çok zor. Bu sebeple, Goran ve Komel’de de tavan ile taban arasında, bağımsızlık oylaması noktasında bir ayrışmanın yaşanması beklenebilir. Parti yönetimleri ‘hayır’ için çabalasa da, bu iki partinin seçmenlerinin önemli bir bölümünün ‘evet’ yönünde bir irade ortaya koyacaklarını tahmin ediyorum.

Rauf Çiçek

Rauf Çiçek (Avukat): Kürdistan bölgesi için, Rawest’in açıkladığı bağımsızlık referandumu anketinde çıkan oranlar yapılmış olduğu tarih olan 5 Ağustos itibariyle ele alındığında ‘evet’ oranlarının yüksek olduğunu düşünüyorum. Zira referandum tarihinin yaklaşmasıyla şu andaki atmosferle birlikte değerlendirdiğimizde bu oranın  yüzde 80’lerin üstüne çıkacağına inanıyorum. Diyarbakır’da referandumun nasıl göründüğüne gelince Kürdistan bölgesinde yapılan bağımsızlık referandumun aslında Kürtlerin zihninde ve de aklının bir köşesinde her zaman olan bir düşünceye eylemsel olarak tekabül ettiğinden hissen ve aklen taraftardırlar.

Diyarbakır ve Türkiye içindeki Kürtler açısından her ne kadar bağımsızlık referandumu şartlar ve zemin açısından müsait değilse de Kürtlerin zihin dünyasında böyle bir referandumu gönülden  desteklediklerine inanıyorum.

 

* Bağımsızlık Referandumuna Destek Bildirisi İmzacıları:

Abdulbaki Erdoğmuş, Abdullah Keskin, Abdurrahman Aslan, Adnan Güllüoğlu, Ahmet Faruk Ünsal, Ahmet Özmen, Ahmet Sayar, Ahmet Sevim, Alaattin Epözdemir, Ali Fuat Bucak, Arzu Yılmaz, Ayetullah Aşitî, Barış Yavuz, Bedrettin Karaboğa, Berivan Bingöl, Beşir Yılmaz, Bilal Medeni, Brusk Solduk, Burç Baysal, Emine Uçak, Erkan Azizoğlu, Eta Pektaş, Fahriye Adsay, Faruk Balıkçı, Fehim Işık, Ferda Cemiloğlu, Feridun Taş, Fikrî Amedî, Fuat Elçi, Fuat Önen, Gafur Türkay, Gülçin Avşar, Günay Aslan, Hamit Çakan, Hüseyin Kalkan, Hüseyin Sarıgül, Hüseyin Siyabend Aytemur, İbrahim Halil Küçük, İlyas Buzğan, İrfan Aktan, İrfan Burulday, Kadri Salaz, M. Xalid Sadînî, Mehmet Alkış, Mehmet Baykara, Mehmet Emin Aktar, Mehmet Kaya, Mehmet Rauf Çiçek, Mehmet Sanrı, Mehmet Vural, Mesut Yeğen, Muharrem Erbey, Murat Timur, Mustafa Özer, Mücahit Bilici, Müzeyyen Nergiz, Naif Bezwan, Nakşi Sayar, Necat Özdemir, Necdet İpekyüz, Nevin İl, Nurcan Baysal, Nurettin Elhüseyni, Nuşirevan Elçi, Ömer Faruk Gergerlioğlu, Raci Bilici, Reha Ruhavioğlu, Reyhan Aktar, Reyhan Yalçındağ, Rojbin Tugan, Roşan Lezgin, Sabahattin Korkmaz, Sabih Ataç, Sabri Vesek, Sait Sever, Sedat Yurtdaş, Seher Akçınar Bayar, Seid Veroj, Selahattin Çoban, Selçuk Mızraklı, Selim Ölçer, Selim Temo, Sıtkı Zilan, Suat Bükün, Şahismail Bedirhanoğlu, Şehmus Ülek, Şemsettin Koç, Şerafettin Kaya, Şerif Derince, Talat İnanç, Tarık Ziya Ekinci,  Umamettin Yetiz, Ümit Fırat, Vahap Coşkun, Veli Encu, Yakup Aslan, Yaşar Abdulselamoğlu, Yüksel Avşar, Zahit Çiftkuran, Zozan Özgökçe.

Yorum

Yorum

  1. abdulgafur ateş

    20 Eylül 2017 at 12:27

    ben dindar bir kürd olarak sonuna kadar destekliyorum.kürd olamasam’da desteklerdim çünkü bu bir insan hakkı dır 300 bin nüfuslu devletler varken 35 milyon kürde neden çok veya tehlikeli görünüyor?

  2. Nizamettin

    20 Eylül 2017 at 19:09

    Bağımsızlık her halkin en doğal hakkıdır ve Kürtler de fazlasıyla bedel ödemişler sonuna kadar destekliyorum. UKKTH

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

E-Bültenimize Abone Olun

E-Bültenimize Abone Olun

You have Successfully Subscribed!