”Mültecilerin Yaşamlarını Yitirdiği Yönünde Somut Bir Bilgi yok”

vanda-13-multeci-donarak-oldu.jpg
İHD Van Şube Başkanı Murat Melet, Çaldıran ilçesinde kaçak yollarla Türkiye’ye giren 13 mültecinin donarak yaşamını kaybettiği yönündeki haberlerle ilgili, hava koşulları nedeniyle söz konusu alana ulaşılmadığını söyledi.

Hava sıcaklığının eksi 25 dereceye kadar düştüğü Van’ın Çaldıran ilçesinde, İran’dan kaçak yollarla Türkiye’ye giren 13 mültecinin dağlık alanda tipiye yakalanarak öldüğü iddia edilmişti. Basına da yansıyan olayda Jandarma ve AFAD ekiplerinin, yoğun kar ve tipi nedeniyle bölgeye gidemediği öğrenilmişti. Sivil Sayfalar’a konuşan İnsan Hakları Derneği (İHD) Van Şube Başkanı Murat Melet, göçmen ailelerden birinin başvurusuyla olaydan haberdar olduklarını aktardı. Melet, “Bu insanların yaşamlarını yitirip yitirmediğini net olarak bilmiyoruz” dedi.

Bölgedeki olumsuz hava koşullarının söz konusu yere ulaşımı aksattığını belirten Melet, “Çaldıran’da hem kaymakam Bey ile hem de Çaldıran ilçe jandarma komutanıyla görüştük. Onlara bir ihbar yapılmış, bize yapılan ise bir başvuru. Hava koşulları el vermiyor. 10 dakika dışarıda kalınamayacak bir hava var. Fırtına ve tipi el vermiyor. Bu insanların yaşamlarını yitirip yitirmediğini net olarak bilmiyoruz. Somut bir şey yok. Ekipler gitmişler ama havanın düzelmesi bekleniyor. Hava iyi olduğunda UMKE, AFAD ve asker sınır bölgesine gidecekler, böyle bir şey varsa cenazeleri alınacak. Bir iki gün havanın düzelmesi beklenecek. Bize Şanlıurfa’daki akrabaları ulaştı. Ailenin şöyle bir beyanı var: burada insanların yaşamlarını yitirdiği, karın altında oldukları yönünde bilgi var. Fakat adresleri ve bilgilerini belirtmemişler. Mevki olarak Çaldıran’ın Sarıçimen Köyü belirtilmiş. Bu kişiler Kuzey Irak’ta Erbil kentinde yaşıyorlarmış. Oradan İran ve Türkiye üzerinden Yunanistan’a geçmeyi planlamışlar. Aileye son görüntüleri İran’dan atılmış. Türkiye sınırına gelince aile bir daha haber alamamış. 13 kişilik bir grup oldukları 3’ünün Suriye vatandaşı geri kalan 10 kişinin de Afgan olduğu söylenmiş aileye. Perşembe gününden beri haber alınamamış.” diye konuştu.

Dünya ülkelerinin mülteci, sığınmacı sorunun çözmesi gerektiğini kaydeden Melet, “Türkiye’de bir geçiş noktası. Türkiye üzerinden Avrupa’ya gitmek istiyorlar. Sınırlardaki yoğun güvenlik önlemleri, bu insanların kimliksiz, pasaportsuz olmaları, kış koşulları gibi nedenlerle yaşamlarını yitirebiliyorlar. Bu insanların onursal kimliklerini zedeleyici davranışlar söz konusu oluyor. Kaçakçı ve insan tacirlerinin yeterli cezayı almadıklarını düşünüyoruz. Eğitilmesi gereken, rehabilite edilmesi gerek bu insan tacirleridir. Bu coğrafyayı, bu koşulları bile bile insanları oraya sürüklemişlerse asıl mücadelenin kimlere karşı verilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.” dedi.

“Herkesin Göçmen Olabileceğini Unutmamak Lazım”

İHD olarak, tüm ülkelerin hazırlayacakları ortak bir yasa ya da mutabakatla bundan sonraki olaylarda yaşanabilecek üzücü olayların önüne geçilebileceğini savunduklarını ifade eden Melet, her yıl bahar aylarında özellikle sınırlarda insan cenazeleriyle karşılaşmamak için mülteci sorunuyla tüm ülkelerin yakından ilgilenmesi gerektiğini dile getirdi. Melet şunları kaydetti: “Tüm devlet politikalarında insana değer veren, insani değer ölçülerini esas alan yeni bir anayasa hazırlanmalıdır. Aksi takdirde bu durumlar devam ederse daha fazla insanın hayatını kaybedeceği aşikardır. 2019 yılında karların eridiği aylar olan Nisan ve Mayıs aylarında Başkale, Özalp, Çaldıran gibi sınır ilçelerinde insan cenazelerine denk geldik. Tek Van için değil tüm sınırlar için geçerlidir. Böylesi bir durumda bütün insanlığın ortak bir ses olması lazım. Bu konunun üzerinde çok durmamızın nedeni de bir daha bahar olduğunda aynı cenazelere denk gelmek istemiyoruz. Coğrafyanın bir kader olmadığını, bütün insanların ortak yaşam haklarının olduğunu ve yaşam hakkının kutsal olduğunu belirtiyoruz. Kimin nerede, ne zaman, nasıl mülteci olacağı bilinmez, bu konuya herkesin sahip çıkmasını istiyoruz ve herkesin sorumluluğunu yerine getirmesi lazım diyoruz. Eğer insanlar kendi yurtlarını terk ediyorlarsa bütün ülkeler bu insanlara sahip çıkmalı. Bu dünyada herkesin mülteci olabileceğini, göçmen olabileceğini ve bu dünyadan göçeceğini unutmamak lazım.”  

Yorum Yap

Epostanız paylaşılmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.



Sivil Sayfalar, sivil toplumun içine kapanma halinin aşılmasına ve etkisinin artmasına katkıda bulunmak amacıyla kuruldu. Sivil toplum haberciliği yaparak sivil toplumun tecrübesini medyaya, kamu yönetimine, siyasete, kanaat dünyasına ve diğer STK’lara görünür kılmayı amaçlıyoruz. Sivil toplum dünyasının sözcülerine, tartışmalara katılabileceği, yeni tartışmalar açabileceği bir mecra sunmayı hedefliyoruz.


E-Bülten

You have Successfully Subscribed!