AİHM’deki Dosya Sayısında Türkiye İkinci Oldu!

Ekran-Al%C4%B1nt%C4%B1s%C4%B1-19.jpg
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 2019 yılı faaliyet raporunu açıklandı. Raporda Türkiye, inceleme aşamasında bulunan en çok dosya sayısına sahip 2. ülke oldu.

2018 yılında 43.100 dosya kabul eden AİHM, 2019 yılında %3 artışla 44.500 dosyayı kabul etti. Mahkemenin inceleme aşamasında olan 59,800 dosyası daha bulunmakta. Rusya ise 15.037 ile inceleme aşamasında bulunan en çok dosya sayısına sahip ülke.

AİHM’nin kabul ettiği 44.500 dosya içinde %25 ile en çok adil yargılanma hakkının ihlaline ilişkin başvurular bulunmakta. Söz konusu rakam Mahkeme’ye gelen her dört başvurudan birinin üye ülkelerde adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini göstermekte. İkinci olarak ise %19 ile işkence yasağına ilişkin ihlaller yer almakta. Özgürlük ve güvenlik hakkına ilişkin ihlaller ise üçüncü sırada yer alıyor.

Türkiye için AİHM gündeminde işlem gören veya görmeyi bekleyen toplam başvuru sayısı ise 2018 yılına göre 557 dosya artarak 7.274 oldu. Son dört yıl içinde ise en çok başvuru 2017 yılında gerçekleşti. 15 Temmuz 2016’da gerçekleşen darbe girişiminin ardından Türkiye’den AİHM’e giden dosya sayısı 25.978 oldu.

2019 yılında Türkiye’den toplamda 113 dosya karara bağlandı. AİHM’e göre Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde en çok ihlal ettiği başlık ifade özgürlüğünü düzenleyen 10. madde oldu. 2019 yılında Mahkeme’nin karara bağladığı dosyaların 35’ini ifade özgürlüğünün ihlali oluşturuyor.

Bunun yanında 2019’daki Türkiye dosyalarının 16’sını özgürlük ve güvenlik hakkının, 14’ünü mülkiyet hakkının, 13’ünü ise adil yargılanma hakkının ihlali oluşturmakta.

Türkiye’nin AİHM’e üye olduğu tarih olan 1959 yılından bu yana toplamda 3.645 dosyası karara bağlandı. Tarih içinde 932 dosya ile en çok adil yargılanma hakkının ihlaline ilişkin davaların yer aldığı gözlemlenmekte. Türkiye’nin AİHM önünde bekleyen toplam dava sayısı ise 59 bin 800.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Hakkında

AİHM, merkezi Strazburg’da bulunan Avrupa Konseyi’nin en önemli organlarından biridir. Bu noktada Avrupa Konseyi’nin Avrupa Birliği ile karıştırılmamasını vurgulamakta fayda bulunmakta. Türkiye de Avrupa Konseyi’nin kurucu üyelerinden ve 47 üyesinden biri konumunda.

Günümüzde Avrupa Birliği’ni oluşturan temel metinler 1957 yılındaki kuruluşundan önce Avrupa Konseyi bünyesinde hazırlandı. Söz konusu metinlerin insan hakları zeminini AB’nin Kopenhag siyasi kriterlerinin olmazsa olmazı konumundaki Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) oluşturuyor. Türkiye’nin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ise Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi metni çerçevesinde oluşturulan ve bağlayıcılığa sahip 1959 yılında kurulan bir yargı sistemi.

AİHM, özel ve tüzel kişilerin iç hukuk yoluyla adaleti sağlayamadığı düşünülen devletlere karşı bir üst adalet mekanizması niteliğindedir. Bu nedenle Mahkeme’ye başvuru için iç hukuk yollarının tüketilmesi gerekmektedir. AİHM’e gelen başvuruların büyük bir çoğunluğu iç hukuk yollarının tüketilmemiş ve başvuru kriterlerinin yerine getirilmemiş olması nedeniyle elenir.

AİHS’ne taraf olan 47 devlet 835 milyon kişilik nüfusa sahip. Söz konusu nüfus iç hukuk yollarının tüketilmesi kaydıyla üye devletlerin insan hakları ihlallerine karşı AİHM’nin koruyucu şemsiyesi altındadır.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Türkiye İlişkileri

Avrupa Konseyi’nin kuruluşunda birinci derecede rol oynayan Türkiye’nin AİHM sistemine katılımı ise 1987 yılında gerçekleşti. Fakat Türkiye sisteme dâhil olduğu günden bugüne en çok dosya sayısına sahip ülkelerden biri oldu. Mahkeme 3.645 kararda 3.225’inde Türkiye’nin en az bir Sözleşme maddesini ihlal ettiğine karar verdi. Türkiye’nin mahkumiyet birinciliğinden inmesinin tek nedeni ise 1998 yılında Rusya’nın AİHM sistemine dahil olması oldu.

Mahkemeye yargıçların seçimi ve kabulü özel ve katı esaslara dayanmaktadır. Üye ülkeler AİHM’ye yargıçlar listesi sunmakta ve söz konusu liste içinden Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin oyu ile bir yargıç seçilmektedir. Seçilen yargıçlar kendi ülkelerini temsil etmemekte veya çıkarlarını kollamamaktadır.

AİHM’nde Türkiye’yi yargıç Işıl Karakaş temsil ediyordu. Görev süresi dolan Karakaş, Türkiye’nin Konsey’e sunduğu yargıç listesinin reddedilmesi nedeniyle 1,5 yıl daha görevini sürdürmeye devam etmişti. 9 Nisan 2019 tarihinde yapılan AKPM Genel Kurulu’nda gerçekleşen seçimde 111 oy alan Saadet Yüksel’in AİHM hakimi olarak 9 yıl boyunca görev yapması kararlaştırıldı.

Kaynaklar

European Court of Human Rights | Annual Report 2019

Euronews

Yorum Yap

Epostanız paylaşılmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.



Sivil Sayfalar, sivil toplumun içine kapanma halinin aşılmasına ve etkisinin artmasına katkıda bulunmak amacıyla kuruldu. Sivil toplum haberciliği yaparak sivil toplumun tecrübesini medyaya, kamu yönetimine, siyasete, kanaat dünyasına ve diğer STK’lara görünür kılmayı amaçlıyoruz. Sivil toplum dünyasının sözcülerine, tartışmalara katılabileceği, yeni tartışmalar açabileceği bir mecra sunmayı hedefliyoruz.


E-Bülten

You have Successfully Subscribed!