İBB Önündeki Yaşam Nöbeti Yağmur Altında Sürüyor:
“Zulme Son Verilsin”

sara%C3%A7hane-eylem-1-1280x853.jpg
Hayvan Hakları aktivistlerinin, Büyükada'da 81 atın öldürülmesinin ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) önünde 19 Aralık'ta başlattığı Yaşam Nöbeti, yağmur altında ve zor koşullarda sürüyor. Eylemin sürdüğü parkta bir ağaç fırtınanın etkisiyle devrilirken, çadırların üzerine devrilme ihtimali olan birkaç ağacın etrafına da güvenlik tarafından şerit çekildi. Eylemle ilgili görüştüğümüz HAKİM Koordinatörü Fatma Biltekin ve İstanbul Vegan İnisiyatifi’nden Doğa Altınsay tüm kurumların harekete geçmesini ve zulme bir an önce son verilmesi gerektiğini belirtiyor. 

Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM) Koordinatörü Fatma Biltekin, Adalar’da 19 Aralık’ta 81, 21 Aralık’ta ise 24 atın ruam sebebi ile öldürüldüğünü ve bunun üzerine hayvan hakları aktivistlerinin İBB’nin Saraçhane binası karşısındaki parkta, faytonların kaldırılması talebi ile yaşam nöbetine başladığını hatırlattı.

Faytonların kaldırılması talebinin yeni olmadığını yıllardır atların yaşadığı zulmün bitmesini istediklerini belirten Biltekin, “Bunun için eylemler yapıyoruz, hem yerel hem de meclis düzeyinde bu taleplerimizi yineliyoruz ancak değişen hiçbir şey yok, atlar ölmeye devam ediyor. Atlar, Adalar’da 45 dereceye varan yokuşlarda ölümüne çalıştırılıyor, kötü koşullarda yaşamak zorunda kalıyorlar. Yazın sıcakta hiç durmadan çalıştırılan bir at, kışın faytoncunun işine yaramadığı ve masraflı olduğu için uçurumdan atılabiliyor. Bu düzen yıllardır sürüp gidiyor, her sene adaya kaçak sokulan atlar ve koşullar sebebi ile ruam yüzünden de pek çok at ölüyor. Adalar’da yazın at sayısının bin 800’e ulaştığı söyleniyor. Net bir sayıya ulaşamıyoruz çünkü adaya giren kaçak atlar ve ölen at sayısını bilmiyoruz, resmi makamlar bilinmiyor maalesef” diye konuşuyor. 

“Hayvanların Nereye Gideceği ile İlgili Hiçbir Çalışma Yapılmadı”

“İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Adalar’da simgesel olarak 35 faytonun kalacağını belirtmesi üzerine  insanlarda faytonların kalkacağı algısı oluştu” diyen HAKİM Koordinatörü Biltekin, şöyle konuşuyor: “35 faytonun ve en az 140 atın insan menfaati için kullanılmaya devam etmesinin her sene ölen atlar için yenilerinin adaya getirilmesi demek. Biz tek bir at kalsa bile bunu kabul etmeyeceğimizi, bu köleliğin tamamen ortadan kaldırılması gerektiğini söylüyoruz. Nostalji, simge denilerek, hissedebilen bireyler olan atların yaşadıklarının görmezden gelinmesi kabul edilemez. Hayvan hakları aktivistleri faytonların kaldırılması için bu hava koşullarında, 20 gündür yaşam nöbetinde ancak hiçbir kurumdan henüz resmi bir açıklama gelmedi. Yaşam Nöbeti olarak Büyükada’daki 640 atın tutulduğu İSPARK parkındaki ahırlarda yaptığımız gözlemler hayvanların durumlarının içler acısı olduğunu gösterdi. Valiliğin apar topar aldığı karantina kararından sonra bütün atlar ahırlara alındılar. Karantina ahırlarının hazır olmaması ve zaten en başında ruam hastalığına sebep olan kötü koşulların devamı endişe vericiydi.”

“Yetkili Tüm Kurumlar Harekete Geçmeli ve Zulme Son Verilmeli”

Ahırlarda yaptıkları gözlemler sırasında, atların seyisler tarafından düzenli gezdirilmediğine de dikkat çeken Biltekin, adada şu an bin 380 at olduğunu öğrendiklerini paylaştı. Biltekin şunları ifade etti: “Yaşam Nöbeti olarak yetkili kurumlar ile yaptığımız görüşmelerde faytonlar kaldırıldığında faytondan kurtulan atların, ömürlerinin sonuna kadar sömürülmeyecekleri yerlerde, koruma altında yaşamaları gerektiği vurgusunu yaptık. Bunun üzerine bize bu atların bir daha insan menfaati için kullanılmayacağı söylendi ancak henüz hayvanların nereye gideceği ile ilgili hiçbir çalışma yapılmadığını fark ettik. Bu süreç yine bir Türkiye klasiği olarak yetkili kurumlar tarafından kötü yönetildi. Bu bakış açısı ile bu sorunun çözülemeyeceği aşikar. Adada fayton kaldığı sürece ruam da atların yaşadığı hak ihlalleri de bitmeyecek. Yetkili bütün kurumların bir an önce harekete geçmesi ve bu zulme son vermesi gerekiyor. Faytonlar kaldırıldıktan sonra atlara ne olacağı ile ilgili süreç de hayvan hakları aktivistleri ile birlikte, şeffaf olarak yürütülmeli.”

Vegan İnisiyatifi Aktivisti: “Sembolik Kölelik Yoktur”

İstanbul Vegan İnisiyatifi’nden Doğa Altınsay ise, seçimlerden önce Ekrem İmamoğlu’nun söz verdiğini lakin seçimlerden sonra bunun gerçekleşmemesiyle sonucun eylem noktasına vardığını söyledi. İmamoğlu’yla yapılan toplantıda faytonların tamamen kaldırılmasını beklediklerini ancak yüzde 5 sembolik olarak kalınacağının belirtildiğini kaydetti. Altınsay sözlerini şöyle sürdürdü: “Sembolik kölelik yoktur. Hangi at neye göre seçilecek, neden atlar bu devirde bir keyif ve ulaşım aracı olarak kullanılıp özgürlükten mahrum kalacaklar. Biz yaşam nöbetine başlayacağımızı belirttik. İmamoğlu, soğukta durmak istiyorsanız o sizin tercihiniz dedi. İyi niyetli bir söylem olmadı. Onları köle, araç ve mal statüsünden çıkartmamız gerekiyor. İmamoğlu da sonradan vicdanen istemediğini belirtti. İBB ve valilik görüştüler. İki tarafla da irtibatta kalacağız.”

“Siyaset Üstü Durum”

Hayvanlara yapılan zulme son verilmesini gerektiğini aktaran aktivist Altınsay sözlerini şöyle tamamladı: “Bu siyaset üstü bir durum. Hayvanların da hakları var ve bunu bizim korumamız lazım. Acilen şu anki atların durumunun geliştirilmesi, adadan gidince nereye götürüleceği süreçleri önemli. Sembolik kalmasıyla ilgili eylemimiz devam ediyor. Biz hayvanların araç olarak kullanılmasını doğru bulmuyoruz. Çadırlarımız ve bizler hava şartları nedeniyle kötü durumdayız. Tüm STK’ların da desteğini bekliyoruz. Duyarsızlık içimize sinmiyor.”

Yorum Yap

Epostanız paylaşılmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.



Sivil Sayfalar, sivil toplumun içine kapanma halinin aşılmasına ve etkisinin artmasına katkıda bulunmak amacıyla kuruldu. Sivil toplum haberciliği yaparak sivil toplumun tecrübesini medyaya, kamu yönetimine, siyasete, kanaat dünyasına ve diğer STK’lara görünür kılmayı amaçlıyoruz. Sivil toplum dünyasının sözcülerine, tartışmalara katılabileceği, yeni tartışmalar açabileceği bir mecra sunmayı hedefliyoruz.


E-Bülten

You have Successfully Subscribed!