“Gönüllülüğün Sürdürülebilir Olmasındaki En Önemli Unsur Motivasyon”

GHD3.jpg
Dünya Gönüllüler Günü vesilesiyle çalışmalarını ve gönüllülük olgusuna bakışlarını konuştuğumuz Gönüllü Hizmetler Derneği Genel Koordinatörü Barış Bilim, gönüllülüğün sürdürülebilir olmasının altında yatan en önemli unsurun motivasyon olduğunu belirtiyor.

Gönüllü Hizmetler Derneği’nin 1959 yılında Türkiye Gönüllü Çalışma Kamplarını Teşvik Derneği adıyla kurulan ve 70’li yıllara gelindiğinde Gönüllü Hizmetler Derneği (GHD) olarak çalışmalarını sürdüren oluşumun devamı olduğunu söyleyen Bilim, derneğin hedefini toplumu oluşturan tüm bireylerin katılımcı yurttaşlar olmasına olanak sağlamak olarak açıklıyor. Gönüllü Hizmetler Derneği bünyesinde yurt içi ve yurt dışı uluslar arası gönüllü çalışma kampları, Avrupa Gönüllü Hizmeti (AGH-EVS), Düşlerim Gerçekleşiyor, YAŞÖM (Yaşayarak Öğrenme Merkezi), Doğu Batı Kampı, İmece2006 Sosyal Dayanışma Grubu gibi çalışmaların ve projelerin barındığını ifade ediyor.

“Bireylerin kişisel, sosyal ve kültürel gelişimlerine destek olacak her türlü gönüllü etkinliğe en uygun koşullarda katılmalarını ve var olan olanaklara en kolay şekilde ulaşmalarını sağlamak olan bir sivil toplum kuruluşuyuz.”

“ 2019’da Gönüllülüğe İlginin Arttığını Gözlemledik”

Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından 2019 yılının gönüllülük yılı olarak ilan edilmesi ile Türkiye’de birçok kişinin gönüllülüğe olan bilgi ve ilgisinin arttığını gözlemlediklerini belirten Bilim, ”2019 içerisinde 60. kuruluş yıldönümünü de kutlayan bir kurum olarak biz de daha çok kişiyi gönüllülükle buluşturmak için yıl boyu programlarımızı sürdürdük. Bunun yanı sıra her ayın ikinci cumartesi günü kişilerin gönüllülüğe başlangıcı ve yönlendirilmesi amacı taşıyan 6 ayrı “Gönüllü Buluşması” düzenleyerek gönüllülüğün toplumda yaygınlaşması için çalıştık. Gönüllü adayları bu buluşmalara derneğimize ücretsiz bir şekilde gönüllü üyelik gerçekleştirerek katılabiliyorlar.” diyor.

Bilim, 2019 yılında Türkiye genelinde gönüllülükte yaşanan en büyük değişimin gönüllülüğün ulusal tanınırlığının artması olduğunu ifade ederek, ”Özellikle bizim de kurum olarak bir üyesi olduğumuz Ulusal Gönüllülük Komitesi (UGK)’nin bu yıl yaptığı bilinçlendirme ve savunuculuk faaliyetlerinin bunda çok etkili olduğunu düşünüyoruz. UGK üyelerine ve sekretaryasına da buradan bir kez daha teşekkür etmek isteriz. Bu doğrultuda 2020 yılından en büyük beklentimiz ise toplumu oluşturan birçok kişinin özellikle daha önce gönüllülükle hiç tanışamamış olanların gönüllülüğün bireysel ve toplumsal kazanımları hakkında farkındalık yaşaması ve gönüllülüğe adım atmasıdır.” dedi.

“Gönüllülük Ülkelere Göre Değişkenlik Gösteriyor”

Türkiye’de ve dünyada kişilerin ve kurumların gönüllü olmaya olan bakışlarının değişkenlik gösterdiğini söyleyen Bilim, bunun da kişisel ve toplumlar arası farklılıklardan kaynaklandığını dile getiriyor. Bundan dolayı gönüllük için evrensel bir bakış açısından bahsedilemeyeceğini kaydeden Bilim, ”Ama bireyler ve kurumlarda en çok karşılaştığımız yaklaşım türlerinden bahsetmemiz gerekirse: bireylerde gönüllülüğe dair üç temel yaklaşımdan bahsedebiliriz. Bunlar; kişisel gelişim amacıyla yapılan gönüllülük, özgecil dediğimiz kendini tamamen arka plana atarak sadece başkalarını düşünme amacıyla yapılan gönüllülük ve pragmatik yani faydacı bir yaklaşımla yapılan gönüllülüktür. Kurumlarda ise, gönüllülüğün ücretsiz iş gücü olarak görülmesi karşılaştığımız en sorunlu yaklaşımlardan bir tanesi. Ayrıca gönüllü olan bireylerin istek ve ihtiyaçlarının göz ardı edilerek yalnızca kurum ihtiyaçlarının karşılanmasını beklemek de yanlış yaklaşımlardan bir diğeri.” diyor.

Bilim, gönüllülükte esas olan üç prensi ise şöyle açıklıyor: ”Bunlar kişinin özgür iradesi ile gönüllü olması, yapılan gönüllü işin kâr amacı gütmemesi ve kamu yararını gözetmesidir. Kişi gönüllü bir iş yaparken her zaman bu üç prensibi kafasında eşleyebilirse yaptığı işte motivasyonunun yükseldiğini dolayısıyla da kişisel kazanımlarının ve topluma faydasının arttığını görebilir. Gönüllülüğün sürdürülebilir olmasının altında yatan en önemli unsurun ise motivasyon olduğunu düşünüyorum. Kişinin gönüllülüğe gereğinden fazla zaman ayırması, diğer sorumluluklarını göz ardı etmesi bir zaman sonra onun motivasyonunu düşürebilir ve gönüllülük süreci kesintiye uğrar.”

“Dünya Gönüllüler Günü Farkındalık Yaratılması İçin Bir Fırsat”

Dünya Gönüllüler Günü’nün her yıl artan katılım ve coşkuyla kutlandığını görmenin gönüllülük temelli çalışan tüm sivil toplum kuruluşlarını mutlu ettiğini belirten Bilim, “Ben bu günü tüm sivil toplum kuruluşlarının ortak bir ses olarak gönüllülüğün kazanımları ve faydaları hakkında farkındalık yaratılması için büyük bir fırsat olarak görüyorum. Biz Gönüllü Hizmetler Derneği olarak bu yıl Dünya Gönüllüler Günü’nde bünyemizdeki programlardan biri olan “İmece2006” sosyal dayanışma grubu  ile bir eşya üretim atölyesi düzenliyoruz. Üretilen eşyaların satışından elde edilen gelirlerle de başta kız öğrenciler olmak üzere, eğitim hayatında maddi ihtiyacı olanlara burs vererek destek olmayı amaçlıyoruz. Herkese bundan sonraki Dünya Gönüllüler Günleri’nde herhangi bir sivil toplum kuruluşunun bu gün için düzenlediği gönüllü etkinliğe katılması çağrısında bulunuyoruz!” diyor.

Yorum Yap

Epostanız paylaşılmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.



Sivil Sayfalar, sivil toplumun içine kapanma halinin aşılmasına ve etkisinin artmasına katkıda bulunmak amacıyla kuruldu. Sivil toplum haberciliği yaparak sivil toplumun tecrübesini medyaya, kamu yönetimine, siyasete, kanaat dünyasına ve diğer STK’lara görünür kılmayı amaçlıyoruz. Sivil toplum dünyasının sözcülerine, tartışmalara katılabileceği, yeni tartışmalar açabileceği bir mecra sunmayı hedefliyoruz.


E-Bülten

You have Successfully Subscribed!