“Müfredat Hem Özgürlüğü Hedefler Hem de Sınırlar’

iho_ahmet_o%CC%88rs.jpg
HAK İnisiyatifi Derneği Diyarbakır Temsilciliği’nin bu dönem ‘Eğitim Sistemi ve Çocuk Hakları’ temasıyla düzenlediği Diyarbakır İnsan Hakları Okulu’nun ikinci haftasında eğitim müfredatı, ayrımcılık ve çok kültürlülük konuşuldu. Müfredatla ilgili konuşan Eğitim İlke-Sen Genel Başkanı Ahmet Örs, "Müfredatlarda süslü kelimelerle hem özgürlükten bahsedilir, özgürlük hedeflenir hem de sınırlar çizilip, özgürlük sınırlandırılır” dedi.

Diyarbakır İnsan Hakları Okulu’nun ‘Eğitim Sistemi ve Çocuk Hakları’ temalı eğitiminin ikinci haftasında Eğitimci Ahmet Örs ve hukukçu Mustafa Koçak birer sunum yaptılar. Programın ilk oturumunda ‘Müfredatın İnsan Hakları Perspektifinden Değerlendirilmesi’ başlığıyla konuşan Eğitim İlke-Sen Genel Başkanı Ahmet Örs, milli eğitim müfredatının insan hakları çerçevesinden eleştirel bir değerlendirmesinde bulundu.

Müfredatta dayatmaların söz konusu olduğunu dilegetiren Örs, “Müfredat  çelişkilerle dolu, tam bir yamalı bohça. Müfredatlarda süslü kelimelerle hem özgürlükten bahsedilir, özgürlük hedeflenir hem de sınırlar çizilip, özgürlük sınırlandırılır” dedi. Zorunlu eğitime de değinen Örs, zorunlu eğitimin kişiyi istendik davranış sergilemeye zorladığını ve mevcut sistemin öğretmenler açısından da ciddi problemler barındırdığını söyledi.

‘Dil, Kültürün Bir Parçasıdır’

‘Eğitim Sistemi ve Çocuk Hakları’ temalı okulun ikinci oturumunda ise Dicle Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Koçak ‘Ayrımcılığın Aşılması: Çok Dilli ve Çok Kültürlü Eğitim’ konulu seminerini gerçekleştirdi.

Kültürün, bireyi belli bir yönde hareket etmeye sevk ettiğini ifade eden Mustafa Koçak, “İdeolojilerde değişim olur fakat kültürde değişim olmaz” dedi. Koçak ayrıca, kültürlerin reddedilemeyeceğini, dilin de kültürün bir parçası olduğunu bu bakımdan bir dil konuşmanın yanlışlığından söz edilemeyeceğini vurguladı. Alt Kültür, Karşıt Kültür ve Alternatif Kültürlerin özelliklerinden ve bu kültürlerin dile getirdiği genel talepleri anlatan Koçak, çok kültürlülüğün, daha çok azınlıkların talepleri olduğunu söyledi. Geçmişte yaşayan çok kültürlü toplumlar ile günümüzdeki çok kültürlü toplumlar arasındaki farklılıklardan söz eden Koçak, “Çok kültürlülük, farklılıkları bünyesinde barındıran bir oluşumdur” dedi.

Yorum Yap

Epostanız paylaşılmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.



Sivil Sayfalar, sivil toplumun içine kapanma halinin aşılmasına ve etkisinin artmasına katkıda bulunmak amacıyla kuruldu. Sivil toplum haberciliği yaparak sivil toplumun tecrübesini medyaya, kamu yönetimine, siyasete, kanaat dünyasına ve diğer STK’lara görünür kılmayı amaçlıyoruz. Sivil toplum dünyasının sözcülerine, tartışmalara katılabileceği, yeni tartışmalar açabileceği bir mecra sunmayı hedefliyoruz.


E-Bülten

You have Successfully Subscribed!