İntiharlara Karşı Herkesin Bir Sorumluluğu Var!

intiharsoyut-3.png
Türkiye Psikiyatri Derneği’nden Yunus Hacımusalar, intihara eğilimi arttıran risk faktörlerinin yok edilmesi ve koruyucu faktörlerin artırılmasının gerekliliğini vurgulayarak, eğitim çalışmaları, farkındalık oluşturma, beceri eğitimleri, intihar araçlarına ulaşımın kısıtlanması ve medya haberleri ile ilgili düzenlemeler yapılmasının önemine işaret ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2014-2016 yıllarında Türkiye’de 9 bin 479 kişi intihar etmiş. Son süreçte de intiharlar gündemde. Bu kadar çok intihara sebep ne?

Dünya Sağlık Örgütü; 2015 yılında Dünyada 800.000 kişinin intihar sonucu öldüğünü bildirdi. Bu sayı dünyada her 40 saniyede bir kişinin intihar sonucu yaşamını kaybettiğini gösteriyor ve 2030 yılında bu sayının dünyada bir milyonun üzerine çıkacağı öngörülüyor. Türkiye İstatistik Kurumu 2018 yılında Türkiye’de intihar hızının yüz binde 3.8, intihar sonucu yaşamını kaybeden kişi sayısının ise 3.161 olduğunu bildirmiştir. İntihar için çok sayıda risk faktörü var. Ruhsal hastalığa sahip olmak intihar için önemli bir risk yaratır. Duygudurum bozuklukları (depresyon ve bipolar bozukluk) intiharla en çok ilişkili olanlardır. Ailevi, sosyal, ekonomik, ilişki sorunları gibi stres oluşturan çok sayıda faktör de intihar için tetikleyici faktörlerdir. 

Peki bu intiharlar bireysel mi, toplumsal mı?

İntihar daha çok bireysel faktörlerle ilişkilidir. Ancak toplumsal olaylar sonuçta bireyleri etkileyerek intihar davranışı üzerinde etki oluşturabiliyor. Yazılı, görsel ve sosyal medyada intihar haberlerinin sıklıkla yer alması, medyanın bu haberleri detaylı olarak iletmesi, görsel materyalleri sıklıkla kullanması, intihar vakalarının tüm detaylarıyla, dramatize edilerek, sunulması, intihara eğilimli insan üzerinde olumsuz etkiler yarattığı biliniyor. Bu durum toplumu etkileyerek benzer yöntemlerle intihar davranışını artırabilir.

Yaşam koşulları, şiddet, tecavüz, mobbing, yoksulluk, işsizlik, (atılma, atanamama) bu gibi durumların intihara etkisi ne?

Önemli stres olayları kişileri çaresizlik ve umutsuzluğa düşürerek intihar davranışını artmasına neden olabilir. Yaşam koşulları, şiddet, tecavüz, mobbing, yoksulluk, işsizlik gibi durumlar da önemli stres olaylarıdır ve kişilerde ruhsal hastalık oluşmasına ya da var olan ruhsal sorunların artmasına da neden olarak intihar davranışını arttırabilir.

Yapılan Haberlere Dikkat Edilmeli 

İntihara ilişkin yapılan haberlere dikkat çektiniz. İntihar haberleri, intihara meyilli olanları etkiliyor ve intihara sürüklüyor mu? Ayrıca intihardan caydırıcı haberi nasıl yapmak gerekir?

Hem ülkemizde hem de dünyada medyada intihar haberlerinin veriliş biçimine dikkat edilmediği zaman intihar girişimlerinin arttığını gösteren çok sayıda örnek bulunuyor. Yıllar önce Boğaziçi Köprüsü’nde intihar girişimi haberlerinin verilmesinin kesilmesinden sonra intihar girişimlerinin azalması, Avusturya’da intihar haberlerinin kısıtlanmasından sonra intihar olgularının azalması gibi örnekler intiharın medyada yer alması ile gerçekleşmesi arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktadır. Medyada ayrıntılı resim ve görüntülerle verilen haberlerden sonra benzer yöntemi kullanarak intiharların arttığı bildirilmiştir. Aynı zamanda tehlikeli davranışlarda bulunma ve depresyon oranlarında da artış gözlenmiştir.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hak ve Sorumluluklar Bildirgesi’nde “İntihar olayları hakkında haber çerçevesini aşan ve okuyucu veya izleyiciyi etki altında bırakacak nitelikte ve genişlikte yayın yapılmamalıdır. Olayı gösteren fotoğraf, resim veya film yayınlanmamalıdır” denilmektedir. Ancak çoğu zaman bildirgeye uyulmadığı görülüyor. Medya intihar haberi yapmadan önce azami çekinceyi göstermeli ve haber yapılacaksa; yalnız gerekli bilgilerle yetinilmeli, yönteme değinilmemeli, en basit ve yoksun bilgilerle, ayrıntılara değinilmeden haber yapılmalı, intihar davranışına yönelik alternatifler vurgulanmalı ve intihar hiçbir zaman yüceltilmemelidir. Bunun yanında kişileri bilgilendirici, eğitici, yardım alma davranışını artıracak, alanında uzman kişilerle yapılacak programlar faydalı olacaktır.

İntihar bulaşıcılığı ve kopya intiharlar da var… Örneklerine ilişkin çalışmalar var mı?

1970’lerde, Britanya’da, bir kendini yakarak intihar etme eylemi uluslararası medyada oldukça fazla yer bulmuştur. Bunu takip eden 12 ay içerisinde Britanya’da kendini yakarak intihar etme eylemi (taklit intihar) normalde beklenenden 60 adet daha fazla arttığı saptanmıştır. Avustralya’da yapılan bir araştırma, ülkenin iki ulusal gazetesinde intihar haberlerinin yer almasından sonra Avustralyalı erkeklerde intihar oranının yükseldiği görülmüştür. 1985 yılında ABD’de genç yaş intiharlarını önlemeye yönelik 4 film hazırlanmış, değişik haftalarda yayınlanarak, ailelerin ve gençlerin intihar davranışına dikkat çekmesi hedeflenmiştir. Ancak bu filmlerin gösteriminden sonra intihar girişiminde bulunan gençlerin sayısında artış görülmüştür. 

İntihar Örnekleri Azalabilir, Ama Nasıl?

Ne yapmak gerekir, intiharı en aza indirmek, artmasının önüne geçmek için? Sivil topluma, sosyal mecralara, sağlık kurumlarına, kuruluşlara, devlete, medyaya ne gibi sorumluluklar düşüyor?

Ruhsal hastalıkların erken dönemde saptanması, intihar riski olan bireylerin uygun tedavisi önemli. Daha da önemlisi birincil düzey koruma olarak insanların intihara eğilimini arttıran risk faktörlerinin ortadan kaldırılması ve koruyucu faktörlerin artırılmasıdır. Bu aşamada eğitim çalışmaları, farkındalık oluşturma, beceri eğitimleri, intihar araçlarına ulaşımın kısıtlanması ve medya haberleri ile ilgili düzenlemeler bulunmaktadır.

Ruhsal hastalıklar ve intihar ile ilgili önyargılar intihar düşünceleri olan kişilerin uygun ruh sağlığı hizmetlerine ulaşımını engeller. Toplumun her bireyinin bu konuda bir sorumluluğu bulunuyor. Tarama çalışmaları ve intihar riski yüksek olan kişilerle karşılaşabilecek personelin eğitimi de önemlidir. İntihar davranışlarının tekrar ortaya çıkmasının önlenmesi ve bunun sonucunda intiharın kişilere ve çevresine verebileceği zararların en aza indirgenmesi gerekir. Hastaların ruhsal hizmetlere ulaşımının kolaylaştırılması, sağlanan hizmetin sürekliliği, hasta ve hasta yakınlarının da rehabilitasyon sürecine katılımı, intihar araçlarına ulaşımın engellenmesi, intiharla ilgili medya haberlerinin yapılmamasının intihar oranları azalttığı gösterilmiştir.

Birden fazla kurumun içinde yer aldığı programların sinerjik etki ile çok daha etkin sonuçlar sağladığı çalışmalarla gösterilmiştir

Ulusal İntihar Önleme programlarına İhtiyaç Var 

İntihara meyilli bireyleri kurtarmak için herhangi bir çalışma var mı peki? Örneğin herhangi bir kuruluşun bu konuda dikkat çektiği bir çalışma var mı? Devletin buna ilişkin bir adımı var mı?

Ülkemizin ölçülebilir hedefleri olan, etkinliğinin değerlendirilebildiği, tüm toplumu kapsayan ve süreklilik gösteren ulusal  intihar önleme programlarına ihtiyacı bulunmaktadır. Bu programlar halk sağlığı uygulamalarının bir parçası olarak yürütülmelidir. İntihar davranışında genetik, psikolojik, sosyal  ve kültürel bir çok değişken etkilidir. Bu nedenle bu alanda yapılacak önleme programlarının birden çok alanı kapsayan, çalışanların ve uzmanların dahil olduğu şekilde planlanması gereklidir. İntihar önlemede yöneticiler, ruh sağlığı çalışanları, eğitimciler, medya, aile ve arkadaşlar hep birlikte çalışmalıdır. Tek bir disiplin tarafından uygulanan önleme programlarının belirgin bir etkisi olmazken, birden fazla kurumun içinde yer aldığı programların sinerjik etki ile çok daha etkin sonuçlar sağladığı çalışmalarla gösterilmiştir.İntiharla ilgili ulusal ve uluslararası dernekler ve sivil toplum örgütleri bulunmaktadır ancak bu çalışmalar devlet politikaları ile de desteklenmelidir.

İntiharı Düşünenler Ne Yapmalı 

İntihar etmeyi düşünen kişi ne yapmalı? Nasıl bir yol izlemeli, arayacağı, cevap ve yardım alacağı herhangi bir kuruluş, yol, yöntem var mı?

Bu konuda hepimizin sorumluluğu var. İntihar ve ruhsal hastalıklar konusunda kendi ön yargılarımızın farkında olmak, etrafımızdakileri ve kendimizi bu konuda eğitmek ve geliştirmek, intihar riskinin arttığı durumları öğrenmek ve yakınlarımızda bu riski gördüğümüzde uygun hizmetlere yönlendirmek hepimizin sorumluluğu olmalıdır. İntihar düşüncesinden bahseden kişilerle karşılaşıldığında en yakın sağlık kuruluşuna başvurmaları konusunda desteklenmelidir.

Sağlık kuruluşları intihar düşüncesi olan kişilerin ruh sağlığı uzmanı tarafından değerlendirilmesi konusunda gereken yardımı yapacaktır. Bu nedenle genel sağlık hizmeti sunan pratisyenlerin eğitimi intiharın önlenmesinde önemli bir yer almaktadır.

Yorum Yap

Epostanız paylaşılmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.



Sivil Sayfalar, sivil toplumun içine kapanma halinin aşılmasına ve etkisinin artmasına katkıda bulunmak amacıyla kuruldu. Sivil toplum haberciliği yaparak sivil toplumun tecrübesini medyaya, kamu yönetimine, siyasete, kanaat dünyasına ve diğer STK’lara görünür kılmayı amaçlıyoruz. Sivil toplum dünyasının sözcülerine, tartışmalara katılabileceği, yeni tartışmalar açabileceği bir mecra sunmayı hedefliyoruz.


E-Bülten

[et_bloom_inline optin_id=”optin_1″]


Send this to a friend