Tematik Akvaryumlar: Hayvanlar İçin Sistematik İşkence Ve Esaret

Ekran-Alıntısı.jpg
AVM’leri daha cazip hale getirmek için, içerisinde açılan tematik akvaryumların sayısı gün geçtikçe artıyor. Okul gezilerinin, özel etkinliklerin yapıldığı bu işletmeler; Kızıldeniz, Güney Amerika gölleri, Amazon Nehri gibi konseptlerle dünyanın farklı coğrafyalarından getirilen balık türlerini esir ediyor ve sergiliyor. Neredeyse hepsinde timsahlar, köpek balıkları ve vatozlar var. Tematik akvaryumlar ve bu akvaryumlara kapatılan hayvanların durumunu Hayvan Hakları ve Etiği Derneği’nden Burak Özgüner ile konuştuk.

İstanbul, Ankara, Eskişehir, Antalya, Diyarbakır, İzmir, ve Osmaniye’de, hayvanat bahçesi ruhsatına sahip 12 tematik akvaryum mevcut. Bu akvaryumlarda kaç hayvanın esir edildiğini dair kesin bir bilgiye ulaşamamakla  birlikte işletmelerin web siteleri incelendiğinde 7 tanesinin tutsak ettikleri hayvan sayılarını yayınladıkları görülüyor. Bu 7 akvaryumun yayınladığı sayılara göre tematik akvaryumlarda en az 55.650 hayvan tutsak ediliyor. Bu sayıya timsahlar, penguenler, foklar, kaplumbağalar, kuşlar dahil değil. Sayının çok daha fazla olduğu maalesef aşikar. 

Tematik akvaryumlara da tıpkı yunus parkları, hayvanat bahçeleri, hayvanlı sirkler gibi işkencehanelerde yaşanan tutsaklık, zorbalık nedeniyle karşı çıktıklarını belirten Burak Özgüner, Türkiye’deki tematik akvaryumların sayısında, son beş yılda bir artış olduğunu ve bu artışa yapılan reklam ve insanlar için yaratılan o sunî sualtı dizaynının, bizzat o ortamın içinde bulunabilme vaadinin sebep olduğunu düşündüğünü söylüyor. Buralara giden insanların, camekânlara kapatılan o hayvanların ne şekilde temin edildiği ya da doğal davranışları, yaşam ortamları hakkında genelde bir fikirleri olmadığına dikkat çeken Özgüner, geçtiğimiz günlerde İstanbul Sea Life Akvaryum’a ait ticarî bir aracın, Saros Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde (ÖÇKB) hayvanları denizden çıkarıp araca yüklerken suçüstü jandarmaya yakalandığını öğrendiklerini, Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün, yapılan başvuru sonucunda üç şahsa, kişi başına sadece 1635 TL idarî para cezası uyguladığını aktardı. Ancak bu cezanın yeterli olmadığı ve işletmeye de yaptırım uygulanması gerektiği görüşünde.

Hisseden, strese giren hayvanların birer tüketim nesnesi hâline getirilmesi ve “eğlence” adı altında pazarlanmasında büyük bir etik sorun gördüğünü belirten Özgüner, hayvan hakları savunucularının bu tür hapishanelerin, işletmelerin boykot edilmesini sağlayabilmek için bu etik sorunu ve bu sorunun nelere yol açtığını tüm topluma ısrarla anlatması gerektiğini savunuyor. TBMM Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu’nda bu işletmelerin kapatılmasını talep ettiklerini aktaran Özgüner, bu devirde, hayvanların o ya da bu sebeple kapatılmasının, kapatılabilmesinin ve esaretleri üzerinden para kazanılmasının hala yasal olabilmesinin, insanlığın, insanmerkezciliğin ne kadar vahim boyutlara ulaştığını gösterdiğini söylüyor.

Buralarda, koşullar itibarı ile tutsak hayvanların etolojileri ve doğal yaşamlarına uygun bir ortamın dizayn edilmesinin tamamen imkânsız olduğunu belirten Özgüner, Hayvanlar doğal yaşamları ile alakasız olan yapay ortamlarda tutsak edildiklerinden, ısıtma, soğutma gibi özel iklimlendirme sistemleri olsa dahi bunların yapaylıklarının, hayvanların metabolizmasını da davranışlarını da olumsuz etkilediğini ekliyor. İngiltere’de, “Hayvanlar İçin Özgürlük” grubunun, hayvanat bahçelerindeki akvaryumlarda yaptığı bir araştırmayı hatırlatan Özgüner, teşhir edilen hayvanların % 41’inin türlerini tanımlayan hiçbir işaret göstermedikleri bulgusuna ulaşıldığını aktardı. Hayvanları kapatmaya, kapatmak için üretmeye ve doğal ortamlarından koparmaya, esaretleri üzerinden çıkar sağlamaya hakkımız olduğunu düşünmediğini dile getiren Özgüner, “Bazı tematik akvaryumlarda, müşterilere köpek balıkları, vatozlar gibi hayvanlar ile yüzme “fırsatı” verildiğini biliyoruz. Bu, büyük bir şuursuzluk ve yaşama, hayvanlara karşı işlenen bir suç. Bu suçların, Türkiye’nin kanunlarında net bir şekilde yasaklanması ve bu tür işkencehanelerin, hapishanelerin açılması durumunda yüz binlerce TL’lik para cezaları uygulanmalı” dedi.

Hayvan hakları savunucuları tematik akvaryumlara hayvanların yaşadığı tutsaklık ve işkence son bulması için karşı çıkıyor; çocuklara hayvanların alınıp satılabilir birer mal olduğunu öğreten bu işletmeler için boykot çağrısı yapıyor.

Yorum Yap

Epostanız paylaşılmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.



Sivil Sayfalar, sivil toplumun içine kapanma halinin aşılmasına ve etkisinin artmasına katkıda bulunmak amacıyla kuruldu. Sivil toplum haberciliği yaparak sivil toplumun tecrübesini medyaya, kamu yönetimine, siyasete, kanaat dünyasına ve diğer STK’lara görünür kılmayı amaçlıyoruz. Sivil toplum dünyasının sözcülerine, tartışmalara katılabileceği, yeni tartışmalar açabileceği bir mecra sunmayı hedefliyoruz.


E-Bülten

You have Successfully Subscribed!



Send this to a friend