Danıştay Kararı: Diyanet, Erenler Cemevi’nin Elektrik Giderlerini Karşılayacak

semah.jpg
Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı’nın elektrik faturalarının devlet tarafından ödenmesi talebiyle 2015 yılında açılan dava sonuçlandı. Danıştay 13. Dairesi’nin verdiği karara göre Erenler Cemevi’nin elektrik giderleri devlet tarafından ödenecek.

İstanbul Esenyurt’ta bulunan Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Cemevi’nin elektrik faturalarının ödenmediği gerekçesiyle BEDAŞ tarafından cemevi icraya verilmiş ve cemevi yönetimi karşı dava açarak icrayı durdurmuştu. Cemevi yönetiminin, cemevlerinin Alevilerin ibadethanesi olduğu için elektrik giderlerinin devlet tarafından karşılanması istemiyle açtığı davada Danıştay 13. Dairesi Erenler Cemevi’nin elektrik giderlerinin Diyanet bütçesinden karşılanması gerektiğine kanaat getirdi. Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı mahkeme kararına ilişkin basın toplantısı düzenleyerek süreç hakkında bilgilendirmede bulundu.

 Yavuz Selçuk: Başvurularımız Cemevleri İbadethane Değildir Denilerek Reddedildi

1998 yılında vakıflaşan Erenler Cemevi’nin Alevi inancına ve kültürüne hizmet ettiğini belirten vakıf başkanı Yavuz Selçuk, 16 Mayıs 2015 tarihinde CLK Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından cemevine başlatılan icranın cemevinin itirazı sonucu durdurulduğunu ifade etti. Aydınlatma ve elektrik giderlerinin devletçe ödenmesi için Esenyurt Kaymakamlığı’na ve Müftülüğü’ne başvurduklarını ancak başvurularının “Cemevleri ibadethane değildir” denilerek reddedildiğini söyledi.

Selçuk, “ Yürürlükte olan 6446 sayılı Enerji Piyasası kanununda “Toplumun ibadetine açılmış ve ücretsiz girilen ibadethanelere ilişkin aydınlatma giderleri Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanır” ibaresi yer almakta, ibadethaneler de “ Toplumun ibadetine açılmış olma ve ücretsiz girilme” dışında herhangi bir şart belirtilmemektedir. Cemevleri Alevi inancına mensup insanların inançları çerçevesinde ibadet ettiği yerlerdir.” dedi.

“Türkiye Açısından Utanç Verici Bir Durum”

Alevilerin yüzyıllardır maruz bırakıldıkları baskı, katliamlara karşın inançlarından vazgeçmediklerini belirten Selçuk, “ Cemevlerinin ibadethane olup olmadığını tartışmak ve bütün ibadethanelere tanınan hakların cemevlerine de tanınması için hukuk mücadelesi yürütmenin Türkiye açısından utanç verici bir durum olduğunu belirtti. Tüm bu uygulamaların Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi’ne, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ve AİHM kararlarına aykırı olduğunu ifade etti.

“Bir Yerin İbadethane Olup Olmadığına Orada İbadet Edenler Karar Verebilir”

Avukat Zeynel Çambeli ise söz alarak, “AİHM kararına göre bir yerin ibadethane olup olmadığına ancak orada ibadet edenlerin karar vereceğini söyledi. Çambeli, Cemevlerinin ibadethane olduğuna ve elektrik giderlerinin devlet tarafından ödenmesine yönelik kararlar olduğunu hatırlattı.

Yorum Yap

Epostanız paylaşılmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.



Sivil Sayfalar, sivil toplumun içine kapanma halinin aşılmasına ve etkisinin artmasına katkıda bulunmak amacıyla kuruldu. Sivil toplum haberciliği yaparak sivil toplumun tecrübesini medyaya, kamu yönetimine, siyasete, kanaat dünyasına ve diğer STK’lara görünür kılmayı amaçlıyoruz. Sivil toplum dünyasının sözcülerine, tartışmalara katılabileceği, yeni tartışmalar açabileceği bir mecra sunmayı hedefliyoruz.


E-Bülten

You have Successfully Subscribed!



Send this to a friend