Sosyal Girişimciler Müjde! Türkiye’nin Sosyal Girişimcilik Ağı Kuruldu

sosyalgirisimcilik_toplantı.jpeg
Vehbi Koç Vakfı’nın projelendirdiği, Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen ve 500 bin Avro hibe alan ‘Türkiye Sosyal Girişimcilik Ağı Projesi’ hayata geçirildi.

Sosyal girişimcilik alanında ortaya koyduğu projelerle toplumsal faydalar sağlayan Vehbi Koç Vakfı’nın, Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı iş birliğiyle hayata geçirdiği Türkiye Sosyal Girişimcilik Ağı Projesi’nin tanıtım toplantısı bugün Koç Holding’de gerçekleşti.

Türkiye’de hala erken aşamada olan sosyal girişimcilik ekosisteminin gelişimini odağına alan proje, sosyal girişimcilerin ve sosyal girişimci adaylarının güçlendirilmesi adına, bilgi ve becerileri geliştirmeyi ve destek mekanizmaları oluşturmayı hedefliyor. Bunun yanında özel sektörün özellikle de finans kurumlarının ve kamu kurumlarının sosyal girişimcilik konusundaki farkındalıklarını artırarak, sosyal işletmelerin finansal ve finansal olmayan yatırımlara erişimini kolaylaştırmayı amaçlıyor.

Toplantıya Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı, Vehbi Koç Vakfı Genel Müdürü Erdal Yıldırım, Koç Üniversitesi Araştırma ve Geliştirmeden Sorumlu Rektör Yardımcısı İrşadi Aksun, Koç Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Zeynep Gürhan Canlı,  bakanlık temsilcileri, sivil toplum sektörü, özel sektör temsilcileri, sosyal girişimciler ve proje ortakları katıldı. Toplantının açılış konuşmalarını Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı ve Vehbi Koç Vakfı Genel Müdürü Erdal Yıldırım gerçekleştirdi.

Faruk Kaymakcı / Dışişleri Bakan Yrd. ve Avrupa Birliği Başkanı Büyükelçi

Türkiye’de sosyal girişimciliğin geliştirilmesinin hem AB politikalarına uyum kapsamında hem de ülkemizdeki toplumsal sorunların çözümüne yapacağı katkı açısından öneme vurgu yapan Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı, Türkiye-AB ilişkilerinde en önemli itici gücün sivil toplum olduğunu, Avrupa Birliği Başkanlığının sivil toplum sektörünün lider kuruluşu olarak sivil toplum kuruluşlarıyla her zaman iş birliği içerisinde çalışmalarına devam ettiğini ve Türkiye’nin AB sürecinde sivil toplum kuruluşlarını önemli bir destek olarak gördüklerini söyledi.

500 proje içinden seçilen bir proje

15 yılı aşkın süredir Türkiye ve AB sivil toplumları arasındaki diyaloğun güçlenmesini ve Türkiye’deki sivil toplumun kapasitesinin geliştirilmesini hedefleyen projelere destek sağladıklarını vurgulayan Kaymakcı, “Sosyal girişimcilik alanı Türkiye için yeni bir alan ama bugün açılışı yapılan ve yaklaşık 500 bin Avro hibe almaya hak kazanmış Türkiye Sosyal Girişimcilik Ağı Projesi’ni Türkiye’ye güçlü bir şekilde taşıyacağız. Beşyüze yakın proje içerisinden elenerek seçilen bu projeyi çok önemsiyorum ve Türkiye’ye yararlı olacağını düşünüyorum.” dedi. Kaymakçı ayrıca yıl içerisinde duyuruya çıkılacak başka hibe programlarının da bulunduğunu ve 10.5 milyon Avroluk bir hibe desteğinin daha sivil toplumun kullanımına sunulacağı bilgisini paylaştı.

Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı: HIPA fonlarından yarattığımız bu projeyi de ülkemizin çıkarları için ve AB üyelik süreci için en etkin şekilde kullanmamız lazım

AB, HIPA fonlarından 1milyar avro kesme kararı aldı

Türkiye-AB mali işbirliğinde sıkıntılar olduğuna dikkat çeken Kaymakcı, “AB’nin 2018, 2019 ve 2020 yılları için Türkiye’ye tahsis edilen HIPA fonlarından 1 milyar avroyu kesme kararı aldı. 2019 yılı itibariyle yapabileceğimiz bir şey yok ama 2020’de mümkünse bu kesintiyi yaptırmamaya çalışacağız. Bu kolay bir iş değil, bu nedenle şimdi yapacağımız en iyi iş HIPA fonlarını en verimli şekilde kullanmaktır. HIPA fonlarından yarattığımız bu projeyi de ülkemizin çıkarları için ve AB üyelik süreci için en etkin şekilde kullanmamız lazım. HIPA fonlarının sivil sektör ile ilgili bölümünü AB Başkanlığı yürütüyor. Biz buna özellikle öncelik veriyoruz. Çünkü sivil toplum kuruluşlarının itici gücü ile AB üyelik sürecinde reformları hızlandırabileceğimize inanıyoruz. Sizlerden gelen katkıların bizi doğru yönlendireceğine inanıyoruz. Bu nedenle Koç Vakfı’ndan gelen bu güzel proje bugün başarıyla artık uygulama aşamasına geldi. Sivil sektörle birlikte çalışmalarımıza hızla devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.

 

Erdal Yıldırım / Vehbi Koç Vakfı Genel Müdürü

“Sosyal girişimcilik ‘Üstümüze Vazife’ diyen insanların  oluşturduğu bir alan”

Bu yıl 50. yaşını kutlayan Vehbi Koç Vakfı olarak toplantıya ev sahipliği yapmaktan ve Türkiye’de sosyal girişimcilik alanına ivme kazandıracak bu projeyi hayata geçirmekten memnuniyet duyduklarını ifade ederek konuşmasına başlayan Vehbi Koç Vakfı Genel Müdürü Erdal Yıldırım, “Üstümüze Vazife sloganını benimseyerek yıllar boyu güzel işlere öncü olduk. Aslında sosyal girişimcilik de ‘Üstümüze Vazife’ diyen insanların  oluşturduğu bir alan. Hatta ötesine geçip sosyal katkı için canla başla çalışanların oluşturduğu bir alan. Bugün bir araya gelme vesilemiz olan Türkiye Sosyal Girişimcilik Ağı da bugüne kadarki çalışmalarımızı bir adım öteye taşımayı hedeflediğimiz odak alanlarımızdan biri.”diyerek sözlerine devam etti.

“Sosyal girişimciler, toplumsal sorunlara sürdürülebilir çözümler sunuyor”

Bütün büyük vakıfların ve derneklerin Türkiye için çok önemli işler yaptığını dile getiren Yıldırım,  “Profesyonel hayatımın çok önemli bir bölümünü sivil toplum örgütlerinde yöneticilik yaparak geçiren bir kişiyim. Şunu görüyorum ki; artık geleneksel modeller bugünün ihtiyaçlarına ve sorunlarına tam anlamıyla cevap vermiyor. Ama sosyal girişimciler, toplumsal sorunları tespit edip bu sorunlara sürdürülebilir çözümler sunuyor ve sosyal geri dönüşü olan bir hizmet ya da ürün üretiyor. Ölçülebilir, olumlu sosyal etki yaratırlar. Vehbi Koç Vakfı olarak sosyal girişimcilik bir adım öteye taşımayı hedeflediğimiz odak alanlarından biri. Örneğin, yakın dönemde UniCredit Foundation ortaklığı ve Koç Üniversitesi Sosyal Etki Forumu ile yürüttüğümüz Change With Business projesi ile sosyal girişimcilik kavramının ülkemizdeki sosyal ve ekonomik sisteme entegrasyonunun önündeki engelleri ortadan kaldırmayı hedefledik. Bugün ise ülkemizde sosyal girişimcilik alanına ivme kazandıracağına inandığımız yeni bir projeyi hayata geçirmenin heyecanını yaşıyoruz.” dedi.

 

Sosyal girişimciler hikayelerini anlattı

Türkiye’den sosyal girişimcilik hikayelerinin anlatıldığı oturumda, Duygu Vatan, Mesut Keskin ve Renay Onur sosyal girişimcilik hikayelerini anlattı. 

Joon’nun kurucusu Duygu Vatan ODTÜ işletme mezunu. Üniversite yıllarında sosyal fayda odaklı bir iş yapmak istediğini bilerek okuluna devam etmiş, bir yandan da tasarım üzerine yan dal yapmış. Tasarımı insanları ve toplumları anlamak için ilginç bir araç olarak düşünmeye başlayan Vatan’ı bardağın bile insan için tasarlanıyor olması sebebiyle tasarım işinden çok etkilenmiş. Bu etkileşim Kapasite Geliştime Platformu olan Joon’u kurması için büyük bir motivasyon olmuş. Joon, üreten becerisi olan ancak toplumda dezavantajlı konuma geçmiş olan bireylere tasarım desteği sağlayarak, onların üretimine katma değer kazandırıp, onları daha farklı platformlarla buluşturan bir sosyal gelişim.

Duygu Vatan / Joon Kurucusu

“Tasarım desteği vererek, satış kanalı yaratıyoruz”

Katıldıkları bir sosyal girişimcilik yarışması vesilesiyle Joon’u kurduklarını anlatan Vatan, “Dünyanın her yerinden insanların katıldığı bir yarışmaya katıldık. Bu yarışmada da mültecilerin, Türkiye’deki tabiriyle geçici koruma altında yaşayan bireylerin potansiyelini arttırmayı hedef olarak koymuşlardı. Biz de hemen sahaya indik. Çünkü bizim için çok güzel bir amaçtı. Türkiye’de geçici koruma altında olan mülteciler, özellikle Ankara’da emek temelli mesleklerini icra etmeye çok yatkın ancak ciddi bir sömürü içerisindeler. Saha araştırması yaparken bir hattat ile tanıştık. Mesleğini icra edemiyor, bahçıvanlık yapıyordu. Bu hikaye bir sürü insan için geçerli. Türkiye’de belli bir üretim becerisi olan ama mesleğini yapamayan emek temelli üretici mevcut. Biz onlara tasarım desteği vererek belli bir satış kanalı yaratıyoruz. Bu yolla satış ve etkileşim potansiyellerini arttırabiliyoruz.” dedi. 

 

Mesut Keskin / E-Bursum Kurucusu

“15 milyon TL’nin demokratik bir şekilde dağıtılmasını sağladık”

2011 yılında Van’dan İstanbul’a Galatasaray Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünde okumaya gelen Mesut Keskin’in hikayesi de Van Depremi’yle başlamış. Depremden sonra finansal bir destek arayışına giren Keskin, beklediğinden daha hantal işleyen ve hiç adil olamayan bir burs sistemi ile karşı karşıya kalmış. Yavaş ilerleyen burs sürecinin bir parçası olmak istemeyen ve kendi yaşadığı sorunları başkalarının da yaşamasını istemeyen Keskin, bilgisayar mühendisliği okumanın da avantajını kullanarak, şimdilerde Türkiye’nin en büyük burs platformu olan ‘e-bursum’u kurmuş. Türkiye’deki burs sistemini dijitalize ve demokratize eden E-Bursum, burs  sistemine daha ulaşılabilir, daha adil, daha eşitlikçi ve daha yeterli bir eğitim finansman çözümü sunan sosyal girişim projesi.

“Türkiye’deki burs sistemi adil bir sistem değil”

Türkiye’de burs veren kurumların büyük bir kısmının merkezinin İstanbul’da olduğuna söyleyen Keskin, “Merkezi İstanbul’da olan bir kuruma başvurmak isteyen öğrenciler ya posta yoluyla ya bireysel olarak İstanbul’a gelmek zorunda. Hakkari’den İstanbul’a gelmek zaten maliyetli, burs alıp alamayacağın da belli değil. Türkiye’deki burs sistemi adil bir sistem değil. Türkiye’de 25 milyon öğrenci var. Son 3 yılda 1.1 milyon öğrenci finansal destek ulamadığı için eğitimine devam edememiştir. Yani o bireyleri kurtaramadık sayabiliriz. E-Bursum’u kullanan 250 binden fazla öğrenci var. Çok yüksek değil ama Türk eğitim sistemi için iyi olan 15 milyon TL’nin demoktarik bir şekilde dağıtılmasını sağladık.” dedi.

i. Renay Onur / Adım Adım Kurucusu

“Adım Adım  bir gönüllü makinesi”

Adım Adım’ın kurucusu olan Renay Onur’un hikayesi de 2007 yılında insanların spor aktiviteleriyle STK’lara bağış yapmasını teşvik edici çalışmalar yapması sonucunda, bunun kollektif bir yardımseverlik hareketine dönüşmesiyle başlamış.

Türkiye’de eksik olan toplumsal dayanışmaya katkı verme amacıyla hareket ettiklerinin altını çizen Onur, “Adım Adım esasında bir gönüllü makinesi. Şu anda 56 bini aşkın bir destekçisi var. Türkiye’de gönüllülük adımı olmadığı ve çok ölçülemediği için Türkiye’deki en iyi gönüllülük hareketlerinden biri. Bireylere olduğu kadar sivil toplum kuruluşlarına da çok ciddi bir katkısı var. STK’lara spor yoluyla toplumsal dayanışmaya nasıl destek verebilecekleri gösteriyoruz. Bunu da yardımseverlik koşuları sayesinde yapıyoruz. Bugüne kadar kırkı aşkın sivil toplum kuruluşu ile beraber koştuk.” dedi.

PROJE HAKKINDA BİLGİ NOTU:

Koç Üniversitesi Sosyal Etki Forumu, Ashoka Türkiye, Sosyal İnovasyon İnisiyatifi Derneği, Sürdürülebilir Kalkınma için Yenilikçi Çözümler Derneği, TED Üniversitesi, Mozaik Foundation (Bosna Hersek) ve Social Enterprise UK (İngiltere) ortaklığı ile yürütülecek ve iki yıl sürecek Türkiye Sosyal Girişimcilik Ağı projesi kapsamında belirlenen hedefler şöyle:

  • Pilot il olarak belirlenen Ankara, İstanbul, Bursa, Van, Gaziantep, Kayseri, Muğla ve Samsun’da sosyal girişim potansiyelini ve bu alandaki ihtiyaçları anlamak üzere; sivil toplum kuruluşları, kamu kurumları, girişim ve sosyal girişim ekosisteminden aktörlerle yüz yüze görüşmeler ve danışma atölyeleri düzenlenecek. Bu görüşmelerin ve proje boyunca yapılan aktivitelerin ışığında sosyal girişimcilik alanı hakkında kapsamlı bir ihtiyaç analizi raporu hazırlanacak.
  • Sosyal girişimcilik alanında çalışan ve bu alanda kendini geliştirmek isteyenlere Koç Üniversitesi bünyesinde sosyal girişimcilik eğitimleri düzenlenecek. Ülke çapında eğitim verebilecek yeni eğitmenler yetiştirilecek.
  • Türkiye’nin dört bir yanından gelen paydaşların diyalog kurup iş birliği fikirleri oluşturabileceği, bu alandaki en yeni gelişmelerden haberdar olabileceği, referans niteliğindeki bilgi kaynaklarına ulaşabileceği online bir platform oluşturulacak.
  • Sosyal girişimcilerin yasal statülerini iyileştirmek amacıyla yasa koyucular, devlet kurumları, kalkınma ajansları ve ekosistem aktörleriyle bilgilendirici atölyeler ve yuvarlak masa toplantıları düzenlenecek.
  • Sosyal girişimleri birbirleriyle, yatırımcılarla ve aktif vatandaşlarla buluşturacak etkinliklerde başarılı sosyal girişimciler hikayelerini aktarabilecekler. Katılımcılara yabancı sosyal girişimlerle tanışma ve network’lerini güçlendirme imkanı da sunulacak.

Fotoğraflar: Bengisu Kukul

Yorum Yap

Epostanız paylaşılmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.



Sivil Sayfalar, sivil toplumun içine kapanma halinin aşılmasına ve etkisinin artmasına katkıda bulunmak amacıyla kuruldu. Sivil toplum haberciliği yaparak sivil toplumun tecrübesini medyaya, kamu yönetimine, siyasete, kanaat dünyasına ve diğer STK’lara görünür kılmayı amaçlıyoruz. Sivil toplum dünyasının sözcülerine, tartışmalara katılabileceği, yeni tartışmalar açabileceği bir mecra sunmayı hedefliyoruz.


E-Bülten

[et_bloom_inline optin_id=”optin_1″]


Send this to a friend