Erday-Der Başkanı Alaca: İyilik Siyaset Üstüdür

Erkan-Alaca1-1280x853.jpg
4 yıldır evsizlere barınma imkânı sağlayan Erday-Der, ikinci evsizler evini açmak için kolları sıvadı. Başkan Erkan Alaca, evsizlere çorba dağıtmanın onları köle yapan bir yanı olduğunu vurguluyor. Çorba dağıtan STK’ların da bu işi artık bir adım öteye taşımaları gerektiğini söylüyor. Bastıran kışla beraber yakında evsiz ölümleriyle ilgili haberler duyabileceğimizi belirten Alaca, “İmam ve muhtarlar bir araya gelerek mahalle evleri açmalı. Onlar STK’ların yaptığından çok daha iyisini yapma imkânına sahip.” diyor.

2015 yılından beri Üsküdar’daki evsizler eviyle sokakta kalanlara hizmet veriyor Erdemliler Dayanışması Derneği (Erday-Der). Barınma imkânı sağlayamadıkları evsizlere ise duş alma ve temiz kıyafet olanağı sunuyorlar. Haftanın 5 günü de çorba dağıtımı için sokaktalar.

Başkan Erkan Alaca’nın bu girişimi, bir akşam çuval içinde uyuyan bir amcayla karşılaşmasıyla başlıyor. O an Beled Sûresi’nin ayetleri yankılanıyor zihninde. Sûrede bir köleyi hürriyetine kavuşturmanın, onu kıtlık zamanında doyurmanın, yetime, barınağı olmayan yoksula sahip çıkmanın öneminden bahsediliyor. Alaca, ‘yiyeceği, barınağı olmayan perişan bir yoksulu doyurma’ emrini bir kez daha idrak ediyor. Kolları sıvıyor, eşe dosta haber salıp evsizlere ev açacağını duyuruyor. Babası ona “Bu iş sana mı kaldı?” dese de Alaca, bu ve benzeri tepkilerden dolayı vazgeçmiyor. Hazreti Muhammed’in mensubu olduğu Hılfu’l-Fudul’den (Erdemliler İttifakı) ilham alarak Erdemliler Dayanışması Derneği’ni kuruyor.

Şimdilerde ikinci evsizler evini açmak için uğraşan Başkan Alaca, derneğin kapılarını Sivil Sayfalar’a açtı:

İkinci bir evsizler evi açma girişiminiz var…

Evet, 2015’te ilkini Üsküdar’da açtık. 15 olan kapasitemizi 35’e çıkarmak istiyoruz. Yine Üsküdar’da ikinci bir eve ihtiyacımız var. Tabi bunun için imkân oluşturmak gerek. Maddi zorlukların olduğu bir dönemden geçmenin getirdiği riskler olsa da bu riski alacağız. Sadece çorba dağıtmakla, karın doyurmakla olmuyor. Evsizlerin ilk ihtiyacı barınma.

Evsizlere verdiğiniz hizmetler neler?

11 evsize barınma imkânı veriyoruz, 60’a yakın evsize her akşam çorba dağıtıyoruz, barınma sağlayamadığımız evsizlere de duş alma imkânı ve temiz kıyafet temin ediyoruz.

Evsizler evinde kalacak kişileri neye göre seçiyorsunuz?

Sokaktan kurtulmayı gerçekten istemesi ve evdeki arkadaşlarıyla uyum sağlaması yeterli.

Evsizler yoğun olarak nerelerde?

Kışın hastanelerin acil servislerinde kalıyorlar. Ağırlıklı olarak Siyami Ersek ve Haydarpaşa Numune Hastanesi’ndeler. İstanbul’da hangi acil servise giderseniz gidin en az bir evsiz muhakkak görürsünüz. Oralarda da çok kötü muamele görüyorlar, kovuluyorlar. Cami avlularında da durum böyle.

Neden?

İyi imamlarımız var, evsizlerin gelmesini sorun etmiyorlar ancak cemaat, evsizleri istemiyor. İmam da cemaate uyuyor!

Camiler bu konuda işlevsel hale getirilemez mi?

Camilerin asıl görevlerinden biri bu. Ashab-ı Suffa örneği var. Evsizlere yemek veriliyor, barınma imkânı sağlanıyor. Bugün de camiler işlevsel hale getirilebilir ama genelde camii cemaati bundan rahatsız.

Diyanetle temasınız oldu mu?

Bir proje kapsamında görüşmek istediler, davet ettik. Ama bir şart koştum: Evsizler Allah’ı ve peygamberi biliyorlar, buna inananlara inanmıyorlar! Aktif Müslüman görmek istiyorlar. Din dayatmayacaksanız ‘buyrun gelin’ dedim, öyle kaldı.

Herhangi bir devlet kurumundan destek alıyor musunuz?

Belediyeler davet ediyor, teşekkür belgeleri veriyor. Bu kadar… Erday-Der’in 4. yılı, bunca zaman ne faturamızı ne de kiramızı üstlendiler. Bir defa nasıl olduysa 15 torba odun gönderdiler. Destek almıyoruz, köstek olmasınlar yeterli.

Köstek derken vergileri mi kastediyorsunuz?

Devletin yapması gereken işi yapıyoruz, bir de üstüne para ödüyoruz! Her ay bin lira stopajımız var. Vekillerle de temasa geçtik, çok fazla dernek olduğu için bu konuda ayrıma gidilemeyeceğini söylediler. Ayırmak çok kolay. Bizim marketimiz, lokalimiz, ticarî girişimimiz yok. Olanlardan alsınlar. Bizden vergi alınmaması gerek.

“Siyaset kokan STK’lardan uzak duruyoruz”

Evsizlere çorba dağıtımında artış var…

Bu işin fitilini biz ateşledik. Çorba dağıtanların sayısı epey arttı ama bir dernek, 1 yıldan fazladır hala çorba dağıtıyorsa ve bu işi, bir adım öteye götürmüyorsa orda rant vardır!

Nasıl bir rant?

Çorbanın maliyeti bellidir. Sayfanda bir paylaşım yaparsın, mercimek, yağ vs. alınır. En fazla su ve doğalgaz masrafı olur. 300 kişilik çorbanın aylık gideri, 3 bin lira civarı. Kıyafetler genelde bağışlanıyor, ona da para verilmiyor. Biz devlete stopaj ödüyoruz; evin elektriği, suyu, evsizlerin tıraş gideri derken maliyetli oluyor. Çorba dağıtanların böyle maliyetleri yok, işi geliştirmeleri gerek.

Çorba dağıtmanın bir adım ötesinde ne yapılabilir?

1 yıl çorba dağıttık, sonra evsizler evini açtık. Bu tarz somut gelişmelerin olması gerekiyor. 3 yıldır aynı bölgede çorba dağıtılıyor mesela. Oradaki evsiz, ‘nasılsa yarın çorbam gelir’ diye düşünüyor. Çorba dağıtmanın böyle kötü bir yanı var: Köle yapıyor! Çorba dağıtılmalı ama bir süre sonra o evsizi oradan almak lazım. Onları hayata döndürüp kendilerini gösterme şansı sunmak lazım.  

Evsizlerle ilgili çalışan diğer derneklerden farkınız ne?

Biz barınma sağlıyoruz. Şefkat-Der ve bizim dışımızda barınma sağlayan STK yok.

Devlet sığınak yapmakla yükümlü mü?

Yükümlü. Sokağındaki evsize bakamayan devlete, devlet demem. Beyaz Masa her gün beni arayıp evsiz göndermek istiyor. Ama evsizler için siz ne yapıyorsunuz? Evsizlere iş ararken temasa geçtiğimizde de ‘göçmen mi, Suriyeli mi’ diye soruyorlar. Geçen derneği arayan biri de ‘ille göçmen kadın lazım’ diyor.  Şimdi de böyle bir şey var.

Mültecilere set çekiyor musunuz?

Ateist, Ermeni, Yahudi… Her çeşit insan geldi. Kapımızı çalanın dini, dili, ırkı önemli değil. Derneğimizin sloganı Yunus Emre’den: “Kapımız açıktır gelene, lokmamız helaldir yiyene.”  

Diğer STK’larla ilişkiniz nasıl?

Eskiden ilişkimiz vardı. Herkes ‘ben’ demeye başlayınca uzaklaştık.

Bu anlamda dayanışmaya karşı mısınız?

Dayanışma olması gerekiyor ama yok. Evsiz gönderdiklerinde kapımız açık. Fazla mont, bot olunca da paylaşıyoruz. Bizim hiçbir partiyle, ideolojiyle ilgimiz yok. Siyaset kokan STK’lardan da uzak duruyoruz. Çünkü iyilik siyaset üstü!

“İstanbul’da evsiz sayısı 7 bini geçmez”

Evsizlerle ilgili istatistikler ne diyor?

Verilen rakamlar tutmaz, söylenen o yüksek rakamlara da inanmıyorum. Şahsî kanaatime göre İstanbul’daki evsiz sayısı 7 bini geçmiyor. Kışın Zeytinburnu’nda toplanan evsiz sayısı 2 bin civarında. Oraya gitmeyen evsizler de var. 20-30 bin kişi olsa çorba dağıtımına bile yetişemeyiz, kışın sokakta ölürler. İşin içine mültecileri katarsak rakam büyür ama yerli olan evsiz sayısı 7 bindir. Hepimiz gizli evsiziz.

Gizli evsiz derken?

Sen, ben, hepimiz… Evsiz olmamız bir travmaya bakar. Hayatta hiçbir şeyin garantisi yok. Diş doktoru, avukat, polis derken neler gördük.

Karşılaştığınız en çarpıcı hikâyeyi paylaşır mısınız?

Ailesini trafik kazasında kaybetmiş bir diş doktoru vardı. Kendisi de uzun zaman komada kalmış. Kendine geldikten sonra kardeşi bir imzayla tüm malvarlığını üzerine geçirmiş. Doktor da ‘en acılı zamanda kardeşim bana bunu yapıyorsa…’ demiş ve kendisini sokağa bırakmış. Çorba verirken felsefe tartışabiliyorsunuz ama ‘çocuk’ kelimesi geçtiği anda öfkeleniyor ve ağzını bıçak açmıyordu. En son İzmir’e gittiğini duyduk.

Evsizler şehirden şehire dolaşıyorlar mı?

İmkân bulan dolaşır. Gelir, bir bilet ister, alırsan gider.

Neden dolaşıyorlar?

Bu şehirde umduğunu bulamadıysa gider, iş bulamadıysa gider. Kışın belediye evsizleri toplar, 650 kişilik yere 2 bin kişiyi koyar, zaten yer bulamayacağı için gider.

“İmam -muhtar bir olup mahalle evi açmalı”

Toplumun evsizlere yaklaşımı nasıl?

Bırakın toplumu, babam bu dernek işini duyunca “Sana mı kaldı?” dedi. Allah yardım eder, deyip kenara çekiliyorlar. Pasif Müslüman çok. Topu Allah’a atıyorlar da bu, Allah’ın bize yüklediği bir iş. Her sene donarak ölenler oluyor. Bugün yarın yine haberlerini duyarız, o da en fazla 5 dakika!

Evsizler ‘öteki’ muamelesi mi görüyor?

Bu ötekileştirme ‘sen şusun, sen busun’ diye diye çekirdek aileden başlayıp topluma yayılıyor. Evsizler de ötekileştiriliyor işte.

Evsizlerle ilgili pozitif bakış açısı nasıl oluşturulur?

Çorba dağıtmanın mantığı budur. Evsizleri görerek, onlarla aynı havayı soluyarak ve empati yaparak pozitif bakış açısı oluşur. Empati yapmak için illa başımıza bir iş gelmesine gerek yok.

Evsizlerin barınma ihtiyacıyla ilgili çözüm önerileriniz neler?

Mahalle evleri açılmalı. Her mahallede cami, imam, muhtar var. Artık muhtarlar direkt cumhurbaşkanıyla muhatap. İmam ve muhtar bir araya gelip bizim yaptığımızdan çok daha iyisini yapma imkânına sahip.

Gönüllü sürekliliğiniz nasıl?

Hiçbir dernekte gönüllülerde süreklilik olmaz, devamlı değişir. Bir gelir, bir gelmez ya da ‘nasıl olsa para verdim, başkası yardım eder…’ gibi düşüncelerle elini taşın altına koymayan çok.

Komşumuz aç yatarken biz tok yatıyoruz öyleyse…

Evet. İş adamları, iş kadınları bizi davet ettiler. Yaptığımız işleri anlattık, alkış kıyamet… ‘Allah razı olsun’ deyip geçtiler. Allah razı ki bu işle meşgulüz, sizin de razı olmanız lazım! Herkes taşın altına elini koyacak.

“İmece usülü çalışmaya açığız”

Derneğe nakdî bağışın dışında kıyafet, erzak gibi yardımlar gönderilebilir mi?

Nakdi bağışın yanı sıra erzak ve kıyafet alıyoruz. Şu sıra kıyafet alımını azalttık. Çünkü kışın yazlık, yazın kışlık kıyafet geliyor ve benim onları tutabilmek için depoya ihtiyacım var. Bu da ayrıca depo kirası demek. Depoya vereceğim kirayla ev tutar, evsizlere barınma sağlarım. Kimse açlıktan ölmüyor ya da çıplak kalmıyor ama donarak ölüyor. Ev şart.

Size katkı sağlamak isteyenler neler yapabilir?

Destek olmak isteyenler, evinde yemek yapıp getirebilir, ‘tadilatınızı yapayım, camınızı takayım’ diyebilir, evsizlerle sohbet edebilir. İmece usulü çalışmaktan yanayız. Facebooktan ve web sitemizden derneğimizle iletişime geçebilirler.

Şeffaf bir dernek olduğunuzu düşünüyor musunuz?

Düşünmeyi bırakın, iddia ediyorum ki bu kadar şeffaf bir STK yok. Web sitemizde günlük gelir-giderimize kadar her detayı görebilirsiniz.

Sabahçı kahvesi açma planınız ne durumda?

Bu kişisel bir plan olsa da evsizlere hizmet veren bir yönü olacak. Gün içinde müşterileri ağırlayacağız; askıda çorba, simit, çay gibi uygulamalarımız olacak. Kahve, gece 12’den sonra sadece evsizlere hizmet verecek.

Yorum Yap

Epostanız paylaşılmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.



Sivil Sayfalar, sivil toplumun içine kapanma halinin aşılmasına ve etkisinin artmasına katkıda bulunmak amacıyla kuruldu. Sivil toplum haberciliği yaparak sivil toplumun tecrübesini medyaya, kamu yönetimine, siyasete, kanaat dünyasına ve diğer STK’lara görünür kılmayı amaçlıyoruz. Sivil toplum dünyasının sözcülerine, tartışmalara katılabileceği, yeni tartışmalar açabileceği bir mecra sunmayı hedefliyoruz.


E-Bülten

[et_bloom_inline optin_id=”optin_1″]


Send this to a friend