‘Ayşe, Fatma, Berivan Abla Salçasını, Eriştesini Maide Markası Altında Çıkarsın’

Maide-Mutfak-2..jpg
İstanbul İzzetpaşa’da faaliyete geçen Maide Mutfak, göçmen kadınları istihdam etmeyi ve onların toplumsal uyumuna katkıda bulunmayı amaçlıyor. Listelerinde Suriyeli, Yemenli, İranlı ve Etiyopyalı göçmenler var şimdilik. Sivil Toplum Kuruluşları üzerinden kadınlara ulaşan Maide ekibi, “Amacımız, kadınların sosyo-ekonomik hayata katılmalarını sağlamak, onların haklarını koruyarak sigortalı bir şekilde çalışmalarına katkıda bulunmak ve hepsini birer girişimci haline getirmek.” diyor.

Video: Taner Eser

Maide Mutfak, hayallerinin peşinden koşan genç bir ekibin hayata geçirdiği bir istihdam projesi. Bu proje sosyo-ekonomik açıdan yeterli imkanı elde edemeyen, ‘öteki’ kadınları bir araya getiriyor. Maide ekibi, bu kadınları finansal okur-yazarlıktan fotoğrafçılık eğitimine varıncaya kadar bir dizi eğitimden geçirmeyi ve onları birer girişimciye dönüştürmeyi amaçlıyor. Berivan ablanın eriştesi, Fatma teyzenin salçası derken kadınlar Maide ekibiyle üretmeye devam edecek ve hakları korunarak sosyo-ekonomik hayata kazandırılacak.

Kadın istihdamı ve sosyal uyumu amaçlayan Maide Mutfak’ın kurucu ortağı Shirley Kaston ve koordinatörü Lale Çakıroğlu sizi bu hikâyenin parçası olmaya davet ediyor:

Yola çıkış hikâyenizi paylaşır mısınız?

Shirley Kaston: Maide Mutfak’ın yolculuğu İzmir’de başladı aslında. İzmir Tarih Tasarım Atölyesi işbirliğinde yürütülen, Kök Basmane projesiyle birlikte ilk saha araştırmalarını yaptık. Düzenlenen çalıştayda Kadifekale’deki tandır fırınları gündeme geldi. Orası sit alanı olduğu için tandır fırınlarının merkeze taşınması gerekiyordu. Ancak orda tandır fırını, fırından ibaret değil; bir yaşayış tarzı.

‘Yetenekleri ekonomik değere dönüştürdük’

Tandırlar en temel geçim kaynaklarından biri olduğu için onları taşırken insanları da taşımanız gerek. Bu da imkânsız. Çünkü merkezde geçim daha zor. “Nasıl gelir yaratabiliriz?” diye düşünmeye başladık. Sadece Afgan ve Suriyeli göçmenler değil, Türkiye içinden de çok fazla göç var o bölgeye. Kadınlara odaklanmaya karar verdik. Onların doğada olan yeteneklerini nasıl bir ekonomik değere dönüştürebiliriz diye baktık.

İlk başta reçeteleri araştırıp arşivlemeyi düşündük ama bu, bir ekonomik değere dönmüyor. En fazla kitap çıkartır, gelirini bağışlarsınız. Sürdürülebilir olmaz. Ortaya koyacağımız ürünler, finansal değere dönmeliydi. Basmane’deki pazar yerinde ürün satarak Kök Basmane olarak başladık.

Sonra İmece’nin toplumsal cinsiyet eşitliği programına katıldık, oradaki takımlar arasından kuluçkaya seçildik ve hibe almaya hak kazandık.

‘Bin kadına ulaşmamız için ne yapmalıyız’ 

Biz istihdam projesiyiz. Dolayısıyla İmece’de de bize kaç kadın istihdam edeceğimiz soruldu. Tam gün 20, yarım gün 40 kadın diye düşünürken “Bin kadına ulaşmak için ne yapmanız gerek?” diye soruldu. Bu soru bizi başka yerlere yönlendirdi. Evet, biz bir girişimiz. Ürün satarak gelir elde etmeye çalışıyoruz ve daha fazla kadına ulaşmak istiyoruz. Diğer yandan kadınlara verdiğimiz eğitimlerle onların başka yerlerde de istihdam edilmelerini amaçlıyoruz. Ancak baştan itibaren ürün çıkartırsak hepsinin finansını bizim sağlamamız gerekecek, ürün pazara konacak, bunun geri dönüşü ise uzun zaman alacak. Gıda satabileceğimiz farklı alanlar açtık; catering hizmeti, şirket toplantıları ve organizasyonlar, bireysel ürünler… Fikir böyle evrildi ve pazara girişimiz böyle oldu.

Adınız çok manidar… 

Lale Çakıroğlu: Maide ‘üzerinde ziyafet olan sofra’ anlamına geliyor. Aynı zamanda bir kadın ismi. Biz bu ismi çok sevdik.

Maide mutfak ekibi nasıl bir araya geldi?

S.K: Farklı projelerde çalışırken tanıştık. Maide kadını ve erkeği diyebileceğimiz arkadaşlarımız, piyasadan çok daha düşük maaşlarla çalışıyor. Her şeyden önce gönlümüz burada. Dünyayı daha güzel bir yere dönüştürme amacı taşıyan bir ekibiz. Şu an mekânımız çok soğuk ama arkadaşlarımız mutfakta üretime devam ediyor örneğin.

Hedef kitleniz sadece göçmenler mi?

S.K: Şimdilik listede Suriyeli, Yemenli, İranlı, Etiyopyalı göçmenler var. Geçici koruma altındaki iki Suriyeli kadının işlemlerini başlattık. Sonrası için farklı etnik gruplardan Türk vatandaşlarıyla da birlikte çalışacağız. Örneğin Romanlarla da çalışmak istiyoruz.

Mülteci yerine ısrarla göçmen demeyi tercih etmenizin sebebi ne?

S.K: İnsanların soru sormasını sağlıyor. Mülteci denince direkt akla Suriyeli geliyor. Göçmen deyince kimlerle çalıştığımızı soruyorlar. Böylece kendimizi anlatabilmemiz için fırsat doğuyor. Ayrıca amacımız hibrit bir topluluk yaratmak ve sosyal entegrasyonu sağlamak, bunu da öncelikle Maide’nin içinde yapmak istiyoruz.

Kısa vadede kaç kadın istihdam etme hedefiniz var?

S.K: Sürdürülebilir gelirimiz artarsa tam gün çalışan 20, yarım gün çalışan 40 kadın istihdam etmeyi planlıyoruz. Kadınlar haftada 5-6 gün çalışmak yerine 2-3 gün çalışmayı tercih ediyor. Amacımız yarım gün çalışan kadın istihdamını daha da artırmak. Önümüzde bazı setler var tabi. Herkesin formasyondan geçip eğitim programını bitirmesi gerekiyor. Geçici koruma altındaki iki kadınla çalışıyoruz henüz.

Verdiğiniz eğitimler neler?

S.K: Sürekli eğitimlerle farklı alanlarda uzmanlaşma, finansal okuryazarlık gibi kendi ürünlerini geliştirmelerine fırsat veren ve Maide Mutfak dışında da istihdam edilme potansiyellerini artıran kurslar düzenliyoruz.

Çalışma sisteminiz nasıl?

L.Ç: Usta çırak ilişkisine dayanan bir sistem planladık. Gelen kadınlar, kendilerinden sonra gelenlere destek olsun. Ayşe abla, Fatma Abla, Berivan Abla kendi salçasını, eriştesini vs. Maide markası altında çıkarsın. Sürecin tüm sorumluluğunu biz alalım. Onlar aldıkları eğitimlerle birer girişimci olsunlar ve Maide dışında da sigortalı olarak çalışabilsinler.

Kaç yaşında kadınlara kapınız açık ve başvuru şartlarınız neler?

L.Ç: 18-55 yaş arasında, az çok Türkçe bilen kadınlarla çalışmak istiyoruz.

İstihdam edeceğiniz kadınlara nasıl ulaşıyorsunuz?

S.K: Kızılay Bağcılar Toplum Merkezi, İnsan Kaynakları Geliştirme Vakfı, Temel İhtiyaç Derneği ile birlikte çalışıyoruz. Onların bize yönlendirdikleri yararlanıcılar arasından bizimle çalışmaya en uygun kadınları, ihtiyaçlarına göre sıraya koyarak istihdam etmek istiyoruz.

Kadınların istihdama katılması neleri değiştirir?

S.K: Her şeyden önce kadınların özgürleşmesini sağlayacak. Ekonomik hayata katılmaları, kendilerine duydukları güveni artıracak. Kadınların Maide Mutfak’ta girişimci olmalarını hayal ediyoruz. Kendi ürünlerini üretsinler, iş geliştirmelerine yardımcı olalım, satın alınmalarını destekleyelim ve onları istihdam edebilelim.

Ağırlıklı olarak göçmenlerle çalışıyoruz, dili az bildiklerinden ve üzerlerine yapışan sorumluluklarından dolayı kendi mahallelerinden çıkamıyorlar. Onların o alandan çıkmasını sağlayacağız. Bu, onların sosyal uyumunu da beraberinde getirecek.

L.Ç: Kadının istihdamı toplumu değiştirir. O kadınların hayatındaki değişimler, sonraki nesilleri bile etkileyecek. Örneğin cinsiyet eşitliği üzerine de eğitimimiz var. Bu tarz eğitimlerle ayakları yere sağlam basan, daha bilinçli anneler olsun ve daha sağlıklı nesiller yetişsin istiyoruz. Çocukların bakımı ve evin tüm sorumluluğu kadınlarda. Maide Mutfak’ta çocuk oyun alanı da tasarladık. (Sponsor bulmayı ümit ediyoruz.) Bu yolla çocuklara dokunabilmeyi de ümit ediyoruz.

Kadın emeği suistimale çok açık. Bu kadınların sigortası var mı örneğin?

L.Ç: Amacımız onların haklarını korumak, sigortalı bir şekilde, emeklerinin karşılığını alacakları standartlarda çalışmalarını sağlamak.

Kadın Kadına Mülteci Mutfağı ile işbirliği içerisinde misiniz?

S.K: İnanılmaz değerli bir girişim. Henüz iletişime geçmedik ama geçmek istiyoruz.

Benzer projelerden farkınız nedir?

S.K: İstanbul piyasasına daha uyumlu ürünler üretmeyi planlıyoruz. Bugün İstanbul’da yediğiniz Çin yemeği, Çin’de yediğinizden biraz farklıdır değil mi? Dolayısıyla bizim damak tadımıza uyarlamak gerekiyor. Reçeteleri olduğu gibi uygulamaktan ziyade melez reçeteler üretmeyi planlıyoruz. Aramızdaki fark bu olabilir.

Sivil Toplum Kuruluşları arasında dayanışma var mı sizce?

S.K: Dayanışma var. Sivil toplumda çalışanlar birbirlerine haber veriyor, yardımcı oluyor. İş dünyası daha yırtıcı.  Biz tam ortasındayız. Kâr odaklı bir işletme olmak zorundayız ki gelen kârla kadınları istihdam edelim. Sosyal fayda sağlamaya çalışıyoruz, bunun için STK’larla dayanışma içinde olmak müthiş rahatlatıyor.

Gönüllüler Maide Mutfak için neler yapabilir?

S.K: Gönüllerinden ne geçiyorlarsa ☺ Önce bizimle iletişime geçsinler. İsterlerse mutfağımıza gelebilirler. Aynî sponsorlara ihtiyacımız var, örneğin çocuk oyun alanımızın eksiklikleri mevcut. Bizimle çalışmak isterlerse sosyolog ve psikologlara da kapımız açık. Bizim için sosyal faydayı ölçümleyebilmek ve faydayı maksimize edebilmek çok önemli. Bunun dışında bireysel olarak ya da şirketlerine catering hizmeti alıyorlarsa bizi de bir opsiyon olarak düşünebilirler. Hem Maide’nin harika lezzetlerini tatmış olurlar hem de kalpleri ferah olur.

Yorum Yap

Epostanız paylaşılmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.



Sivil Sayfalar, sivil toplumun içine kapanma halinin aşılmasına ve etkisinin artmasına katkıda bulunmak amacıyla kuruldu. Sivil toplum haberciliği yaparak sivil toplumun tecrübesini medyaya, kamu yönetimine, siyasete, kanaat dünyasına ve diğer STK’lara görünür kılmayı amaçlıyoruz. Sivil toplum dünyasının sözcülerine, tartışmalara katılabileceği, yeni tartışmalar açabileceği bir mecra sunmayı hedefliyoruz.


E-Bülten

You have Successfully Subscribed!



Send this to a friend