Alman Parlamentosu Doğum Belgelerine Üçüncü Toplumsal Cinsiyeti Ekleme Kararı Aldı

Ekran-Alıntısı-4.png
Almanya Şansölyesi Angela Merkel’in kabinesinin Ağustos ayında onayladığı interseks bebeklerin doğum belgelerine üçüncü toplumsal cinsiyet seçeneğini ekleyen yasa değişikliği parlamento tarafından da geçtiğimiz hafta onaylandı.

Almanya’nın 2013 yılında uygulamaya başladığı doğum ardından verilen formlar üzerindeki boş seçenek Avrupa çapında bir ilki temsil ediyordu. Yasada yapılan yeni değişiklikler ise anatomileri sebebiyle ikili cinsiyet sistemine uymayan yeni doğmuşlar için yeni olanaklar sağlayacak.

İnterseks vatandaşlar ayrıca toplumsal cinsiyetlerini ve doğum belgelerinde yer alan ilk isimlerini kendilerine uygun olmayan cinsiyete atanmış olduklarını hissetmeleri durumunda değiştirebilecekler. Fakat tüm bu değişiklikler ancak bir doktor raporu ile yapılabilecek.

Neden Almanya Üçüncü Toplumsal Cinsiyeti Ekledi?

2017 yılının Kasım ayında resmi dökümanlara üçüncü toplumsal cinsiyetin eklenmesine yönelik karar veren en yüksek karar mercii Almanya Federal Adalet Mahkemesi’nin ardından, yasada interseks bireylerin lehine olacak şekilde yapılması istenen değişiklikler ülkedeki ikinci en güçlü otorite olan Alman Federal Parlamentosu Bundestag tarafından 13 Aralık Perşembe günü yürürlüğe geçirildi.

Federal Adalet Mahkemesi, 2018’in sonuna kadar Alman Federal Parlamentosu Bundestag’dan yasal olarak bireylere doğuştan başka bir toplumsal cinsiyet seçeneği tanımalarına veya dökümanlardan tamamen toplumsal cinsiyeti çıkarmalarına yönelik bir karar vermişti. Bu karar, daha düşük rütbeli bazı mahkemelerin yeni doğan interseks bireyin birkaç davasıyla ilgili red kararlarını hükümsüz kılmıştı. Ağustos ayında da Şansölye Angela  Merkel başkanlığında yürütülmekte olan Alman Federal Parlamentosu Bundestag doğum belgelerine üçüncü bir toplumsal cinsiyet ekleme yönünde karar vermişti.

LGBT Aktivistler Verilen Kararın Yeterli Olmadığını Söylüyorlar

Almanya Yeşiller Partisi’nin parlamenter parti lideri Anton Hofreiter’in da aralarında bulunduğu  LGBT topluluğunun insan haklarının savunuculuğunu yapan bazı aktivistler yasada yapılan değişikliğin yeterli özgürlüğü sağlamadığını söylediler.

Hofreiter dökümanlarda herhangi bir değişiklik yapmadan önce bir doktorun raporuna ihtiyaç duyulmasına karşı çıktı. Deutsche Welle’nin haberine göre Hofreiter, Funke Media Group gazetesine yaptığı açıklamada verilen karar için “Karar, modası geçmiş toplum görüşüne uymayanların, özellikle de Almanya Hristiyan Demokrat Birliği’nin (CDU) ve Bavyera Hristiyan Sosyal Birlik’in (CSU) duydukları güvensizliğin bir işareti ve absürd,” yorumlarında bulundu.

Almanya Gey ve Lezbiyen Federasyonu kurul üyesi Henny Engels, yasada yapılan değişiklik kararının çok fazla fiziksel özellikler odağında verildiğini söyleyerek kararı eleştirdi. Engels Toplumsal cinsiyet yalnızca fiziksel özelliklere göre tanımlanamaz, sosyal ve fizyolojik faktörlerin de göz önünde bulundurulması gerekir,” dedi.

Daha muhafazakar meclis üyeleri ise doktor raporu şartını destekledi. Alman Federal Parlamentosu Bundestag’da da yer alan Almanya Hristiyan Demokrat Birliği’nden (CDU) politikacı Marc Henrichmann bu şartın insanların kendi toplumsal cinsiyetlerini kendilerinin atamalarının önüne geçilebileceği anlamına geldiğini söyledi.

Aşırı sağ Almanya İçin Alternatif Partisi’nin (AfD) faal parlamenter parti lideri Beatrix von Storch da insanların toplumsal cinsiyetlerini kendilerinin atayabilmelerine ilişkin yapılan tartışmalarda karşı görüşlerini net bir şekilde ifade etti; “Hangi toplumsal cinsiyete ait olduğunuz zamanın başlangıcından beri objektif bir gerçek olmuştur, tıpkı yaş ve vücut ölçüleri gibi.”

Kaynak: Pinknews

Yorum Yap

Epostanız paylaşılmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.



Sivil Sayfalar, sivil toplumun içine kapanma halinin aşılmasına ve etkisinin artmasına katkıda bulunmak amacıyla kuruldu. Sivil toplum haberciliği yaparak sivil toplumun tecrübesini medyaya, kamu yönetimine, siyasete, kanaat dünyasına ve diğer STK’lara görünür kılmayı amaçlıyoruz. Sivil toplum dünyasının sözcülerine, tartışmalara katılabileceği, yeni tartışmalar açabileceği bir mecra sunmayı hedefliyoruz.


E-Bülten

[et_bloom_inline optin_id=”optin_1″]


Send this to a friend