Kavala’nın Avukatı Aytöre: “Tutuklu Yargılamaya Son Verilmeli”

Dq1RreLXQAART62.jpg
Sivil toplum çalışmalarıyla bilinen iş insanı ve Anadolu Kültür Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kavala’nın tutuklanmasının üzerinden bir yıl geçti.

Hakkında henüz iddianame olmadan tutuklu yargılanan Osman Kavala’nın avukatı Deniz Tolga Aytöre, “Bizim sorunumuz iddianame değil, tutuklu yargılamaya son verilmeli” dedi. Yurttaşlık Derneği’nden de yapılan açıklamada kurucu üyeleri olan Osman Kavala’nın bir yıldır özgürlüğünden keyfi bir şekilde mahrum bırakıldığı vurgulanarak, bir an önce serbest bırakılması istenildi.

Osman Kavala’nın avukatları İlkan Koyuncu, Deniz Tolga Aytöre ve Prof. Dr. Köksal Bayraktar Taksim Hill Otel’de düzenlenen basın toplantısında bir yılı bulan tutukluluk süreci ile ilgili bilgilendirmede bulundular. Kavala’nın arkadaşları ve insan hakları savunucularının da katıldığı toplantıda önce Kavala’nın tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nden gönderdiği mektup okundu.  Mektubundan kendisini anayasal düzeni ve hükümeti devirmeye teşebbüsle suçlayanların her geçen gün bu suçlarla alakası olmadığını fark ettiklerine inandığını belirten Kavala, “Ancak bu öğrenme süreci benim özgürlüğüm pahasına oluyor, hayatımdan aylar eksiliyor. Bir an önce özgürlüğüme, aileme, dostlarıma kavuşmak istiyorum. Bununla birlikte, yıllardır sakıncalarını vurgulamaya çalıştığımız, peşinen ceza haline gelmiş mahkeme öncesi uzun tutuklamalara ve tutuklu yargılamalara artık bir son verilmesini de hayati önemde görüyorum. Benim durumumun bu sakat tutuklama rejiminin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına ve yargısına verdiği zararın daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunacağını ümit ediyorum. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi normlarına aykırı, insan özgürlüğüne değer vermeyen bir anlayış nedeniyle mağdur olanlara özgürlüklerinin iade edilmesinin devletin en önemli önceliklerinden birisi olduğunu düşünüyorum.” Şeklinde seslendi.

Avukat Deniz Tolga Aytöre, dosyada gizlilik kararı olduğu için delillere ulaşamadıklarını ancak bazı basın yayın organlarına bu delillerin servis edildiğini belirtti. Kavala’nın tartışmaların kendisi üzerinden değil hukuk ilkeleri üzerinden yürümesini istediğini belirten Aytöre, “Bir yıl geçmesine rağmen iddianame hazırlanmadı. İddianamenin uzun sürebilme ihtimali hukukta ön görülebilir. Bizim sorunumuz iddianame değil. Tutuklu yargılamaya son verilmeli. Birkaç medya organına dosyadaki delillerin servis edildiğini gördük. Bir kere bu doğru bir bilgi değil. Bunun üzerine başvurular yaptık. Biz lekelenmeme, adil yargılanma hakkı gibi ilkelerden yoksun kaldık. Dosya savcısı dahi Osman Kavala’nın ifadesini almadı. Bunları sorgulamak için buradayız. OHAL döneminde aylık yapılan tutuk incelemeleri dosya üzerinden yapılabilir diye bir düzenleme getirildi. Bu düzenlemeye karşı biz Osman Bey’in SEGBİS’le bağlanmasını ve tutuksuz yargılanmasını talep ettik. Kabul edilmedi. OHAL kalktıktan sonra baktık ki bu karar kabul edilmiş ama o duruşmada biz yoktuk. Kavala da yoktu. Üç avukatın 20’ye yakın dilekçesi varken bu tutukluluk incelemesi için duruşma yapılmış ama biz yoktuk. Türkiye Avrupa Konseyi’nin kurucu üyesi. Bu kurucu üyeliğinin gereklerini yerine getirmemiz lazım.” Diye konuştu.

Konuşmasında hukuki süreçle ilgili bilgilendirmede bulunan Prof. Dr. Köksal Bayraktar, hak arama olayını bu davada göremediklerini belirtti. Anayasa Mahkemesi’nin  Osman Kavala’yla ilgili hiçbir işlem yapmadığını belirten Bayraktar, “ AYM, savunmamızı isteyebilirdi ya da devlete müracaat edebilirdi. Normal prosedür budur. 6 Haziran 2018’de de AİHM’e müracaat ettik. 24 Ağustos’ta AİHM konunun öncelikli ele alınmasını istedi. AİHM 10 Ocak 2019’a kadar yanıt beklediğini iletti. Hak arama hürriyetini Osman Kavala olayında göremiyoruz. Biz neyle suçlandığımızı bilmiyoruz. Yaşama hakkı ihlal ediliyor. Ayrıca bir yıldan beri süregelen bu uygulama bir işkence. Eğer Türkiye’de hukuk varsa Osman Kavala’nın serbest bırakılması lazım.” dedi.

Birçok ülkede insan hakları savunucuları Osman Kavala’nın serbest bırakılması için gösteriler düzenlerken, Yurttaşlık Derneği de konuyla ilgili bir açıklama yaptı. Açıklamada Kavala’nın derneğin kurucularından olduğu hatırlatılarak, “Hayatını insan haklarına, Türkiye’nin kültürel ve toplumsal mirasını korumaya ve geliştirmeye adayan, hem Türkiye’de hem de çevreleyen coğrafyada yaşanan çatışmalara barışçıl ve kalıcı çözümler üretilmesi için emek harcayan Osman Kavala, kendisini tanıyan herkesin derin sevgi ve saygısını kazanmıştır.” Denildi. Osman Kavala’nın, keyfi bir şekilde bir yıldır özgürlüğünden mahrum bırakıldığı belirtilen açıklamada, “İnsan hakları ve barış savunucusu, arkadaşımız Osman Kavala’nın tutukluluğuna derhal son verilmesini talep ediyoruz.” çağrısında bulunuldu.

Yorum Yap

Epostanız paylaşılmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.



Sivil Sayfalar, sivil toplumun içine kapanma halinin aşılmasına ve etkisinin artmasına katkıda bulunmak amacıyla kuruldu. Sivil toplum haberciliği yaparak sivil toplumun tecrübesini medyaya, kamu yönetimine, siyasete, kanaat dünyasına ve diğer STK’lara görünür kılmayı amaçlıyoruz. Sivil toplum dünyasının sözcülerine, tartışmalara katılabileceği, yeni tartışmalar açabileceği bir mecra sunmayı hedefliyoruz.


E-Bülten

You have Successfully Subscribed!



Send this to a friend